Yazılar

Egzama oluşmasını önlemenin yolları

Egzama oluşmasını önlemenin yolları

Birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkan egzama, cildi kurutarak kaşıntıya ve su kabarcıklarına yol açabiliyor. Kış aylarında nem oranının düşmesi ve soğuk hava nedeniyle daha sık görülen egzamanın tedavi edebilmesi için sorunun kaynağının belirlenmesi önem taşıyor. Egzamanın oluşmaması için bazı pratik önlemlerin de alınması gerekiyor. Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Ayşe Gökçe Tümtürk, egzama belirtileri ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Uygun olmayan sabunlar egzama nedeni

Tıbbi adı “dermatit” olan egzama cildi kurutan, kaşıntı ve kabarcıklarla kendini belli eden bir deri hastalığıdır. Toplumda çok sık görülen ve değişik tipleri olan egzama, birden fazla sebebe bağlı olarak görülebilmektedir. Egzamanın en önemli nedenleri alerjik reaksiyon, ciltteki kuruluk ve strestir. Ayrıca uygun olmayan sabunların kullanılması, ortamdaki toz ve bazı kimyasalların deriyle teması egzamaya neden olabilmektedir. Ancak egzamanın kesin nedeni tam olarak bilinmemekte, bünyesel uygunluğun da etkisi olduğu düşünülmektedir. Ev kadınları, kuaförler, temizlik işiyle uğraşanlar ile meslekleri gereği ciltleri kimyasallara maruz kalan kişilerde daha çok görülmektedir.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Ayşe Gökçe Tümtürk

Egzamanın 5 önemli belirtisi

  • Vücudun çeşitli yerlerinde orta çıkan kızarıklıklar.
  • Cildin kuruması nedeniyle belirginleşen kaşıntı.
  • Bölgenin özellikle geceleri kaşınması sonucunda cildin gerginleşerek çatlaması.
  • Zamanla ortaya çıkan küçük ve içi sıvı dolu kabarcıklar.
  • Ciltte başlayan döküntüler ve kabuklar.

Egzama eller, ayaklar, bacaklar ve saç diplerinde; kızarıklık, kaşıntı, pullanma, yanma hissi gibi belirtilerle ortaya çıkar. Derideki kuruluk ilk belirtilerdendir. Egzamalı bölge kaşındıkça tablo daha da ağırlaşmaktadır. Belirtilerin birbirini takip etmesi kaşımaya bağlı olarak devam etmekte, kısırdöngü nedeniyle şikayetler yenilenmektedir.

Egzamanın teşhisi için yama testi yapılmalı

Egzamanın teşhisi dermatoloji hekimlerinin fiziki muayenesiyle konulabilmektedir. Tanıyı netleştirebilmek için yama testi( patch)  yapılır. Şüpheli hastaların sırtına alerjen maddelerin düşük konsantrasyonları yapıştırılır. 48 ile 72 saat arasında deriyle temas eden alerjen maddelere cildin verdiği tepki ölçülür. Test süresince kişinin duş almaması ve terlemeye neden olabilecek aktiviteleri yapmaması gerekir.  Alerji ilacı bu dönemde kullanılmamaktadır aksi halde test negatif çıkar. Bu sürenin sonunda test yapılan bölgede kızarıklık, kabarma ve sulanma varsa sürülen maddenin alerjik etkisi olduğu ortaya çıkacaktır.

Risk faktörlerinden kaçınmak önemli

Egzamanın kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Egzamanın tedavisinde bu soruna neden olan etkenlerden uzak durmak çok önemlidir. Cildin hangi maddeye karşı reaksiyon geliştirdiği belirlenmeli, kaynağa yönelik tedavinin ilk adımı atılmalıdır. Tedavide kortizon dışı bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar, cildi rahatlatan pansumanlar ve lokal kortikosteroidli pomadlar kullanılmaktadır. Nötral sabunlar, bariyer kremleri, nemlendiriciler ve egzama şampuanları rahatlama sağlayacaktır.

Egzamadan koruyan önlemler

  • Egzamaya aday olan kişilerin bulundukları ortam yeterli nem ve ısı oranına sahip olmalıdır.
  • Bulunulan ortamlar sık sık havalandırılmalıdır.
  • Duş alma sıklığı mevsime göre ayarlanmalı, günlük banyo yapılmamalıdır. Banyoda cildi tahriş edecek kese ve lifler kullanılmamalı, su kesinlikle çok sıcak olmamalıdır. Banyodan sonra uygun nemlendirici ürünler ile tüm vücut nemlendirilmelidir.
  • Duşta ve günlük el-yüz yıkamada nötr sabunlar kullanılmalıdır.
  • Bağışıklık sistemini destekleyen gıdalar tüketilmeli ve düzenli spor yapılmalıdır.
  • Egzamaya neden olan alerjenin mutlaka kullanılması gerekiyorsa, teması engelleyen eldivenler kullanılmalıdır.
  • İçinde toz barındıran halı ve battaniye gibi eşyalar uyuma saatlerinde yatak odasında bulundurulmamalıdır.
  • Günlük olarak yeterli miktarda su içilmelidir.

Güneş yanığı değil alerji çıkabilir

Güneş yanığı değil alerji çıkabilir

Güneş alerjisi, güneş ışınlarına doğrudan maruz kalınması sonucunda ciltte kızarıklık, kaşıntı, kabarıklık, şişlik ve döküntü ile kendini belli ediyor. Güneş ışınlarının uzun süreli oluşturduğu maruziyetin devam ettiği durumlarda ise güneş hassasiyeti şiddetlenebiliyor. Ancak genelde yaz aylarında oluşan güneş yanığı ile güneş alerjisi karıştırılabiliyor. Güneş alerjisi oluşması durumunda ise diş macunu ve yoğurt gibi maddelerin cilde kesinlikle sürülmemesi ve vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna gidilmesi gerekiyor. Memorial Kayseri Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Ayşe Gökçe Tümtürk, güneş alerjisiyle ilgili bilgi vererek, konu ile ilgili önemli uyarılarda bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Güneş alerjisi nadir görülüyor

Güneş alerjisi ile güneş yanığını birbirinden ayırmak gerekir. Pek çok insan güneş yanığı ile güneş alerjisinin aynı şey olduğunu zannetmektedir. Güneş alerjisi çok nadir görülen bir sağlık sorunudur. Güneş alerjisi güneşe çıkıldığı anda başlayarak kendini kaşıntı, kızarıklık, kabarıklık ve şişlikle belli eder. Aslında güneş alerjisi ürtiker gibi aşırı duyarlılık reaksiyonudur. Çeşitli ilaçlar ile kozmetik maddelerin ultraviyole radyasyon (UVR) ile birlikte etki göstermesi sonucu ortaya çıkan döküntüler ve bağışıklık sisteminin etkili olduğu güneş alerjileri, güneş ışınlarına karşı vücudun gösterdiği bir reaksiyondur. Ancak her döküntü güneş alerjisinin belirtisi değildir. Güneş yanığı ise ölçüsüz güneşe maruz kalan her insanda cilt renginde koyulaşmayla(bronzlaşma) ve kızarmayla başlamaktadır. Güneş alerjisi kadınlarda erkeklere oranla 3 kat fazla görülmektedir.

Güneş alerjisinin 4 belirtisi

Güneş alerjisinin belirtileri; kaşınma, batma hissi, döküntü ve ciltteki kırmızımsı lekelerdir. Kurdeşen cildin büyük bir bölümüne yayılırsa farklı belirtiler de görülebilmektedir.

  • Düşük tansiyon ortaya çıkabilir.
  • Şiddetli baş ağrısına neden olabilir.
  • Mide bulantısı bile olabilmektedir.
  • Nefes alıp vermede zorluk yaşanabilmektedir.

Güneş alerjisi hızlı başlar

Güneş yanığı, güneş ışınlarına maruz kalınmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Korumasız uzun süre güneş altında kalmak ciltte yanığa neden olacaktır. Ancak güneş alerjisinin oluşması için güneş altında 1-2 dakika bile kalmak yeterli olmaktadır. Hatta saniyeler içinde güneş alerjisi olanlarda kaşıntı, şişlik, yanma, batma gibi ürtiker denilen reaksiyon ortaya çıkmaktadır. Güneş yanığı ise en erken 15-20 dakika içinde güneşle temas eden vücudun açık bölgelerinde oluşmaktadır. Esmer tenlilerde cilt koyulaşması şeklinde, beyaz ve kızıl tenlilerde ise kızararak gerçekleşmektedir. Esmer tenlilerde yanığın oluşması, beyaz ve kızıl tenlilere göre daha uzun sürmektedir. Güneş yanığı foto alerji ve güneşle tetiklenebilen pek çok hastalığa neden olabilmektedir. Yanık, uzun vadede ciltte tamiri mümkün olmayan DNA hasarına, malignmelanom olarak bilinen cilt kanserine, göz çevresinde ve deride erken yaşlanmaya yol açacaktır. Bunun için güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunmak gerekmektedir. Güneş ürtikeri de olarak bilinen güneş alerjisi ise ciltte kurdeşen tablosuna neden olan nadir görülen bir alerjik reaksiyondur. Kırmızı renkli lekeler ya da şeritler ile kendini belli eden alerji, ağrılı ve kaşıntılı bir sürecin başlamasına neden olmaktadır. Uzun veya kısa süreli olabilen alerji, güneşe maruz kaldıktan hemen sonra başlamakta, vücudun bu duruma neden tepki verdiği tam olarak bilinmemektedir. Kronik hale gelebilen güneş alerjisi tedavi edilebilmektedir.

Güneşten korunmak için koruyucu kullanın

Güneş koruyucular kimyasal ve fiziksel olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu koruyucular kendi içinde avantaj ve dezavantajlara sahiptir. İkisi arasındaki tercih; kişinin cilt tipine, cilt hassasiyetine ve tercih ettiği dokuya göre yapılmalıdır.

Kimyasal güneş koruyucular organik bileşikler içerir. UV ışınlarını absorbe eder. Cilt yüzeyinin altında gerçekleşen kimyasal reaksiyonla cildi UV ışınlarından koruyan bir güneş koruyucu olarak düşünülebilir. Hafif ve yapışkan olmayan bir dokuya sahiptir. Fiziksel güneş koruyuculara kıyasla ciltte daha kolay yayılır.

Bununla birlikte cilt tarafından emildiği için gözenekleri tıkama olasılığı vardır, ayrıca mutlaka güneşe çıkmadan dakikalar önce uygulanmalıdır.

Fiziksel güneş koruyucular cilt yüzeyinde işlev gören titanyum dioksit veya çinko dioksit gibi aktif mineral bileşenler içerir.

Bu koruyucular UVA ve UVB ışınlarına karşı koruma sağlar, genellikle geniş spektrumludur.

Cilt yüzeyinde çalıştığı ve cilde nüfuz etmediği için gözenekleri tıkama olasılığı daha azdır.

Eğer aceleyle dışarı çıkılması gerekiyorsa, önceden güneş koruyucu uygulayacak vakit yoksa cildi güneş ışınlarından korunduğundan emin olmak için fiziksel bir güneş koruyucu tercih edilmelidir. Kimyasal güneş koruyucudan farklı olarak ter ve sebum nedeniyle pütürlenerek ciltten dökülebilir. Bu nedenle birkaç saatte bir yeniden uygulanması bir zorunluluktur. Ayrıca ciltte beyazlık bırakacağı için cilt tonunu değiştirebilir.

Güneş alerjisi için alınması gereken tedbirler

Güneş yanığı kışın kardan yansıyan ışınlarla bile oluşurken, güneş alerjisi en sık yaz mevsiminde ortaya çıkmaktadır. Güneş alerjisi olanların yazın tatile çıkmadan dermatoloji hekiminden öneri alması gerekir. Cilt alerjisi olanlar güneşin zararlı ışınlarından korunacak ekstra tedbirler almalıdır.

  • Güneşin zararlı etkilerinden korunmak için 11.00-16.00 saatleri arasında uygun güneş koruyucular kullanılmalıdır.
  • Vücudun D vitamini sentezi ihtiyacının %90’ı güneş ışınları vasıtasıyla deri tarafından karşılanır. Cildin ürettiği D vitamini depolanır ve kışın yeterli güneş alınamayan durumlarda depodan kullanılır. Günde 10-15 dakika güneş ışınlarının dik geldiği öğlen saatlerinde güneşlenmek D vitamini sentezi için yeterlidir. Güneş alerjisinden korunmak için şapka ve gözlük kesinlikle kullanılmalıdır.
  • Uzun kollu, hava alabilen kumaştan yapılmış açık renkli geniş kıyafetler tercih edilmelidir.
  • Güneş alerjisi olan çocuklar için yaz mevsimi boyunca daha fazla tedbir alınmalıdır. Güneş koruyucu kullanmadan kesinlikle güneşe çıkartılmamalıdırlar. Çocuklar suya her girip çıktığında güneş koruyucuları yenilenmelidir.