Yazılar

Bebeğiniz kusmasından çok neden kustuğu önemli!

Bebeğiniz kusmasından çok neden kustuğu önemli!

Her zaman bebeklerin kustuğuna şahit olmuşuzdur. Genellikle de mama yerken ya da gaz çıkardıklarında. Hatta normalde hoşumuza gitmeyecek bu görüntü söz konusu bebeklerimiz olduğunda şirin bile olabiliyor. Ancak zaman zaman olsada bu kusmaların altında daha ciddi sebepler yatıyor olabilir. Avrasya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr.Ersin Sarı bebeklerde kusma ile ilgili bilinmesi gerekenleri anlatıyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Her bebek kusar mı?

Yeni doğan bebekler birçok farklı nedene bağlı olarak kusabilir. Özellikle de ilk aylarda yediği şeyleri sık sık çıkarma veya şiddetli kusma ile karşılaşılabilir. Ancak bebeklerdeki kusma faaliyeti biz yetişkinlerden farklı işliyor. Bu durum kimi zaman normal bir süreçken kimi zaman büyük bir tehlikenin habercisi olabiliyor.

Tükürme refleksini kusmayla karıştırmayın

Her ebeveyn bebeklerinin yemek yedikten sonra beyaz renkte kusma belirtisi gösterdiğine şahit olmuştur. Çoğu kişi bu durumu kusma olarak yorumlayabilir ancak bebeğin gösterdiği bu davranış tükürme refleksidir. Yani mukus ve tükürük salgısıyla karışık biraz yiyecekten başkası değildir. Bebeğin bu refleksi göstermesinin sebebi; fazla beslenme, hazımsızlık, yanlış pozisyonda yemek yedirmek, gazını çıkarmadan yatırmak reflü gibi sebepler olabilir. Kusma ile karıştırılmamalıdır.

Bebeğin kusması normal midir?

Her bebek az ya da çok miktarda kusabilir. Bu kusmalar genel olarak ilk aylarda ve beslenmeden hemen sonra gerçekleşir. Bunun ana sebebi ise yeni doğan bebeklerin yemek borusuyla mide arasındaki sfinkterin henüz gelişimini tamamlamamasıdır. Bebek büyüdükçe kusma seviyesi de sıklığı da azalır. Bebeğin kilo almasını ve gelişimini engellememesi durumunda 6 aya kadar görülen kusmalar normal olarak kabul edilir.

Bebeklerde kusmanın nedenleri

En önemli neden virüslerdir. Bunun dışında;

  • Mide sorunları,
  • Soğuk algınlığı,
  • Mide-bağırsak geçişi darlığı,
  • Ağlama krizleri,
  • Besin alerjisi,
  • Şiddetli öksürük.
  • Beslenme sonrası, gazı çıkarılmazsa, sallanırsa ( altını değiştirmek, değiştirmek, hoplatmak )

Ne zaman doktora başvurulmalı?

  • Kusma ile beraber ishal başladıysa,
  • Ateşi yükseldiyse,
  • Halsizlik başladıysa,
  • Cilt renginde solgunluk gözlemleniyorsa,
  • Kusmuğun kokusu keskin, rengi sarı veya turuncu bir renk almışsa mutlaka doktora gidilmelidir.

Bebeğinizin kusmasının sebebi reflü olabilir

Erken doğan bebeklerde daha sık karşılaşılan bir durum olan gastroözofageal reflü, zamanında doğan bebeklerde de görülebilir. Mide ile yemek borusu arasında yer alan kasın zayıflaması, besinlerin mideye değil ağza geri kaçmasına yol açar. Bu durum kusma ile sonuçlanır. Bebeklerde görülen reflü, fizyolojik ve geçici olabileceği gibi kalıcı da olabilir. Ancak kalıcı olan reflü bebeğin kilo almasını engelleyebilir. Bu durumda mutlaka uzman bir doktora başvurulmalıdır.

Eğer bebeğiniz fışkırır gibi kusuyorsa…

Fışkırarak kusmalarda en tipik nedenler; bebeğe çok yemek yedirilmesi,reflü gibi mide problemleri, bebeğin anne karnında amniyos sıvısını fazladan yutması, süt alerjisi, doğumsal metabolik hastalıklar veya pilorstenozuolarak adlandırılan bir tıkanma problemidir. Pilorstenozu, mide ile on iki parmak bağırsağı arasındaki darlık sebebiyle meydana gelir ve bebeklerde ağızdan ve burundan fışkırarak kusmaya yol açabilir. En doğru teşhis için mutlaka uzman bir doktora götürülmelidir. Doğru teşhis edilip tedavi edilmediğinde bebeklerde ciddi kilo kayıplarına sebep olabileceği gibi büyüme ve gelişimini de olumsuz etkileyebilir.

Kusan bebek için ne yapılmalı?

  • Bebek yatar pozisyonda yemek yedirilmemelidir.
  • Çok yemesi için zorlanmamalıdır.
  • Bebek emzirdikten hemen sonra yatırılmamalıdır.
  • Aynı şekilde hemen sallanmamalıdır.
  • Çok fazla kusuyor diye katı gıdalara yüklenilmemelidir.

Arkası kesilmeyen kabuslar çocuklardaki gelişimi olumsuz etkiliyor

Arkası kesilmeyen kabuslar çocuklardaki gelişimi olumsuz etkiliyor

Çocuklar büyürken en çok zorlanılan konuların başında uyku düzeni geliyor. Birçok çocuk kendi odasında uyuma alışkanlığı kazanırken birçok çocuk da anne babasının yanında uyumayı tercih ediyor. Uyku problemlerinin ortaya çıkmasında birçok faktör rol oynayabiliyor. Avrasya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Ersin Sarı çocukların uyku problemlerinin nedenlerini açıkladı.

Çocuklarda yaşanan uyku problemlerinin nedenleri nelerdir?

  • Kabuslar: Çocuklarda en sık görülen uyku bozukluklarının başındadır. Bu durum 3 – 5 yaş arasında daha fazlayken tüm yaş gruplarında da meydana gelebilir. Stresli ve kaygılı dönemlerde daha sık kabus görülebilir. Bunun belli bir tedavisi yoktur fakat vakalarda uyaranlar önemlidir mesela çocuklar etkilenebilecekleri çizgi filmler seyrettiklerinde, şiddet içeren oyunlar oynadıklarında veya korku hikayeleri duyduklarında kabuslar artabilir.
  • Uyku Terörü: Kabuslardan sonra en çok karşılaşılan uyku problemidir. Çocuk uyuduktan iki üç saat sonra ağlayarak ve bağırarak korku içinde gözlerini açar bunu yaparken aslında ağır uykudadır. Ancak yaşanan uyku teröründe gözler açık olduğu için ebeveynler onları uyanık zannederler. Çocuk bu sırada uyandırılmaz ve tekrar yatırılırsa sabah bu durumu hatırlamaz.
  • Uyurgezerlik: Sıklığı önemlidir, genellikle 4 – 8 yaş civarında başlayıp ergenliğe doğru azalma gösterir. Uyurgezerlikte de yine gözler açıktır ama bakışlar donuk ve hareketsizdir. Emniyet tedbirleri çok önemlidir çünkü çocuk uyku sırasında bilinçsizce yaptığı eyleme devam edebilir.
  • Narkolepsi: Uyanıkken aniden gelen uyku ataklarıdır. Kişi konuşurken veya yemek yerken bir anda uykuya dalar, buna bazen ayaktayken yere düşmelerde eşlik edebilir. Gündüz olan bu uyku ataklarının sıklığı kişinin günlük yaşam kalitesini olumsuz yönde etkiler. Aniden düştüğünde kafasını çarpıp çocukta ciddi bir hasar oluşmasına neden olabilir.
  • Huzursuz Bacak Sendromu: Gündüz genellikle fazla sıkıntı yaratmaz, gece uykuda veya istirahat halinde ortaya çıkar. Bacaklarda ağrı, karıncalanma gibi bir huzursuzluk hissidir. Huzursuz bacak sendromunun altında yatan farklı tıbbi durumlar olabilir. Çocuklarda demir ve B12 eksikliği, böbrek hastalığı bunlardan bazılarıdır.

Tetikleyici faktörler var!

  • Çocuğun mizacı,
  • Anne, baba ve çocuk arasındaki iletişim,
  • Beslenme,
  • Hastalık,
  • Fiziksel koşullar,
  • Yatma saatleri,
  • Evlilik çatışması.

Bu önerilerle çocuğunuzun uyku kalitesini artırın!

  • Yatağın korunaklı olması,
  • Yatağa uyanık halde bırakılması ve kendi kendine uyumayı öğrenmesinin sağlanması,
  • Sallanma ve emme gibi bir araç kullanılmadan uyumanın öğretilmesi,
  • Odanın çok karanlık olmaması,
  • Uyku saatlerinden ödün verilmemesi,
  • Uyuduktan sonra yerinin değiştirilmemesi,
  • Sevdiği bir oyuncağı ile uyumasına izin verilmesi,
  • Uykudan önce masal anlatılması veya ninni söylenilmesi,
  • Yatağa aç olarak yatırılmaması,
  • Gece uyarıcı özelliği olan besinlerden uzak tutulmasıdır.

Yeni doğan döneminde sarılığa dikkat!

Yeni doğan döneminde sarılığa dikkat!

Doğumdan sonra bebeğinizi kucağınıza almanın mutluluğu paha biçilemez. Fakat bazı hastalıklar, bu mutluluğumuza gölge düşürebilir. Özellikle de hemen hemen tüm bebeklerde görülen, kötü sonuçlar doğuran sarılık gibi. Avrasya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ersin Sarı, yenidoğan sarılığı ile ilgili çok önemli bilgiler verdi.

Dr. Ersin Sarı

Yenidoğan sarılığı nedir?

Bilirubin olarak bilinen ve cilde sarı tonda renk veren maddenin, yeni doğan bebeğin kanında yükselmesi ve deride birikmesi ile oluşan duruma sarılık denir. Bebeğin ilk 28 günlük döneminde sık sık rastlanan yenidoğan sarılığı, genellikle kalıcı olmamaktadır.  Bebeğin karaciğerinin yetersiz gelmesiyle beraber atılamayan bilirubinin fazlası, dokularda ve kanda birikir ve cilt üzerinde sarı bir tabaka gözlemlenir. Genellikle fizyolojiktir ve 1-2 hafta içerisinde kendiliğinden geçer.

Yenidoğan sarılığı neden oluşur?

  • Bilurubinin vücuttan atılımını engelleyen doğumsal hastalıklar,
  • Bebeğin anne karnında geçirdiği hastalıklar,
  • Bebeklerdeki alyuvarların anormal şekilde daha hızlı parçalanması,
  • Kalıtsal karaciğer ve kan hastalıkları,
  • Annenin diyabet hastası olması.
  • Fizyolojik sarılıklar
  • Enfeksiyonlar,
  • Hepatit

Sarılık her bebekte oluşur mu?

Sarılık hakkında ortaya konulan istatistiksel verilere göre, normal olarak doğan bebeklerin %65’inde, normale göre erken doğan bebeklerin ise %85’inde sarılık gözlemleniyor. Fakat çoğu bebeklerde sarılığın etkisi hafif geçerken, bazı bebeklerde sarılık daha ağır hissedilebiliyor. Genel olarak patolojik ve fizyolojik olarak 2 gruba ayrılan sarılık, patolojik olduğunda tehlikeli olabilir.

Patolojik sarılık neden çok tehlikelidir?

Kan hastalıkları, kan uyuşmazlığı, tiroit, bağırsak hastalıkları gibi sorunların olduğu durumlarda meydana gelen sarılık çeşidi patolojiktir. Bilirubin seviyesi çok yüksektedir ve kontrol altına almak ancak ışık tedavisi, ilaç veya kan değişimi ile mümkün olur. Tedavi edilmediğinde çok ciddi şikayetleri beraberinde getirir.

Sarılık ne kadar sürer?

Bebekte görülen sarılığın ne kadar süreceği, sarılığın türüne ve ortaya çıkma nedenlerine göre değişiklik gösterebilir. Eğer sarılık fizyolojikse, genellikle 1-2 hafta sürer. Diğer hastalıklara zemin hazırlayan patolojik sarılık ise çok daha uzun sürer. Bu durumda bebeğin doktor kontrolünde tedavi edilmesi gereklidir. Tedavinin seyrine göre hastalığın iyileşme süresi de değişim gösterir.

Sarılığın belirtileri nelerdir?

  • Bebeğin cildinde ve gözün beyaz kısmında oluşan sarılıklar,
  • Süt emme konusunda isteksiz olması,
  • İştahsızlık,
  • Kilo kaybı,
  • Uykudan zor uyanma,

Doktora ne zaman gidilmelidir?

  • Bebeğin doğumundan itibaren ilk 24 saat içinde sarılık belirtileri başlamışsa,
  • Vücutta gözlemlenen sarı tabaka giderek artıyor ve koyulaşıyorsa,
  • Bebeğin ateşi 37,5’ten fazlaysa,
  • Bebek çok halsiz ve hasta görünüyorsa,
  • Uykudan uyanmak istemiyor ya da güçlük çekiyorsa mutlaka bir doktora gidilmelidir.

Sarılık nasıl tedavi edilir?

Fizyolojik sarılık kendiliğinden sona erdiği için herhangi bir tedavi gerektirmez. Patolojik sarılığın tedavisi ise hastalığın nedenine göre gerçekleştirilir. Bu hususta en sorun teşkil eden durum artan bilirubin seviyesinin sinirlere ve beyne zarar vermesidir. Bu durumu önlemek için ışık tedavisi adı verilen fototerapi tedavisi uygulanır. Bu tedavinin yeterli durumlarda ise kan değişimi yapmak gerekir. Kanın değiştirilmesine karar verilirken bebeğin kilosu, kaç günlük olduğu gibi kriterler göz önünde bulundurulur.

Sarılık tedavi edilmezse ne olur?

Bebekteki gözlemlenen sarılık çok yüksek seviyelere gelirse çok ciddi sorunlara neden olabilir. Çünkü fazla bilirubin beyne yerleşir ve bebeğin beyninde kalıcı hasarlara yol açabilir.

Çocuklarda yüksek ateşe dikkat!

Çocuklarda yüksek ateşe dikkat!

Farklı sebeplerle sıklıkla görülen yüksek ateş, ebeveynlerin bebeklerinde karşılaşmaktan en korktukları durumlar arasında yer alır. Bir hastalık bulgusu olarak algılanan ateş, kimi zaman vücudun geliştirdiği bir savunma hareketiyken, kimi zamansa bir rahatsızlığın ilk belirtisi olabiliyor. Bu noktada bebeklerde görülen ateşin önemsenmesi gerektiğini vurgulayan Avrasya Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ersin Sarı, konu hakkında önemli bilgiler veriyor.

Ateş, çocuğunuzun vücudunun enfeksiyonla mücadele ettiği anlamına gelir

Bebeklerin bağışıklık sistemi büyümelerine bağlı olarak gelişmekte, bebekler bu süreçte çeşitli hastalıklara karşı daha savunmasız olabilmektedir. Çeşitli sorunlara bağlı olarak ortaya çıkan ateş ise ebeveynlerin en önemli endişelerinin başında gelmektedir. Genel anlamda bilinmesi gereken en önemli unsur, ateş bir hastalık değil, bir rahatsızlığın göstergesi olarak vücudun gösterdiği tepkimedir.

Bebeklerde normal kabul edilen vücut ısısı kaçtır?

Bir bebeğin normal vücut sıcaklığı yetişkin bir bireye oranla daha yüksektir. Bu noktada normal kabul edilen 35- 37 derece iken bir bebeğin vücut sıcaklığı ise 35-37,5 arasında değişmektedir. 38 derece ise bebekler için önemli bir sınırdır ve hafif derecede ateş olarak kabul edilir. Ancak bu sınırı aşan derecelerde mutlaka kontrol altına alınması gerekmektedir. Bu durumda bebeğin vücut sıcaklığı 38,5 derece olduğunda menenjit başta olmak üzere birçok hastalık riski göz önünde alınarak doktora gidilmelidir.

Bebeğin vücut ısısı ölçülen bölgelere göre farklılık gösterir. Bu sebeple bu durum göz önüne alınarak bir değerlendirme yapılmalıdır.

  • Kulak: 38 derece
  • Alın: 37,5 derece
  • Koltukaltı: 37,3 derece
  • Makat: 38 derece ise yüksek ateş olarak tanımlanır.

Bebeklerde ateşin yükselme nedenleri nelerdir?

  • Diş çıkarma dönemleri,
  • Gribal enfeksiyonlar,
  • İdrar yolu enfeksiyonları,
  • Üst solunum yolu hastalıkları,
  • İshal,
  • Orta kulak iltihabı,
  • Bulaşıcı hastalıklar,
  • Zaman zamansa güneş çarpması gibi sebepler yüzünden bebeklerde yüksek ateş görmek mümkündür.

Belirli faktörler risk oranını artırıyor

  • Zayıf ve hassas olmak,
  • Kansız olmak,
  • Kalabalık bir ortamda yaşamak,
  • Anne sütü ile beslenmemek vb.

Yüksek ateş hangi durumlarda tehlikeli hale gelir?

Bebeklerde ateş hastalıklarla başa çıkmak için vücudun kullandığı bir yöntemdir. Ancak yüksek ateş özellikle de 1 yaşın altındaki bebeklerde çok ciddi sonuçlara yol açabilir. Yüksek ateşin tehlikeli olduğu kriterler ise;

  • Ateşin derecesi 40 ve üzeriyse,
  • Ateşe kusma eşlik ediyorsa,
  • Ateş 2 gündür devam ediyorsa,
  • Yutkunma ve nefes almada zorluk çekiyorsa,
  • Sürekli uyku eğilimi gösteriyorsa,
  • Ciltte mor döküntüler oluşuyorsa,
  • Ateşi ilaç içmesine rağmen düşmüyorsa,
  • Beslenmek istemiyorsa,
  • Ateşle birlikte ishal görülüyorsa tehlikelidir.

Bebeklerde yüksek ateş durumunda nasıl müdahale edilebilir?

Daha öncede belirttiğimiz gibi yüksek ateş özellikle de 1 yaşın altındaki bebekleri etkiliyor. Bu noktada erken ve doğru müdahale çok önemlidir. Eğer bebeğinizin ateşi çok yükseldiyse yapabileceğiniz uygulamalar;

  • Ateşin yükselmesi vücutta ciddi sıvı kaybına yol açar. Üstelik terleme olmasa bile buharlaşmayla birlikte vücut çok fazla sıvı kaybeder. Bu noktada bebeğinizin kaybettiği sıvıyı karşılamanız gerekir. Bol bol su verebilir, bunun yanında taze sıkılmış meyve suları ve çorbaları tercih edebilirsiniz.
  • Bebeğinizin ateşi varsa ve siz hasta olduğunu düşündüğünüz için onu sarıp sarmalıyorsanız en büyük hatayı yaparsanız. Bebeğinizin vücut sıcaklığını düşürmek için daha serin bir yere alın. Kalın giysiler yerine daha ince kıyafetleri tercih edin. İçinde bulunduğu odanın sıcaklığı 20-22 dereceyi geçmemelidir.
  • Ilık su ile ıslattığınız temiz bir bez ile vücudunun sıcaklığını düşürmeye yardımcı olabilirsiniz.
  • Eğer bu yöntemler işe yaramıyorsa ateş düşürücü ilaçlar deneyebilirsiniz. Ancak buna rağmen bebeğinizin ateşi düşmüyorsa mutlaka doktora götürülmelisiniz. Çünkü geç kalınması durumunda bebeğin havale veya menenjit gibi çok ciddi hastalıklarla karşı karşıya kalma riski artar.