Yazılar

Sosyal medya burun estetiğine olan ilgiyi arttırıyor!

Sosyal medya burun estetiğine olan ilgiyi arttırıyor!

Burun ameliyatları hem çok sık yapılan hem de “Acaba nasıl olacak?” sorusundan kaynaklı çok fazla aklı kurcalayan estetik işlemlerin başında geliyor. Kimileri nefes sorunundan kaynaklı uzmana başvururken kimileri de memnun olmadığı burun görünümünü değiştirmek için uzmanların kapısını çalıyor. Peki açık ve kapalı şekilde uygulanabilen burun ameliyatları nasıl yapılıyor ve hangi teknikler kullanılıyor? Piezo burun estetiği nedir? Akla takılanların başında gelen diğer soru ise ameliyat sonrası yüzdeki morarma ve şişliklerle ilgili. Peki morarma ne zaman geçer, ödemler ne kadar zaman sonra iner, burun tam olarak ne kadar süre sonra olması gereken görüntüsüne kavuşur? Liv Hospital Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Irmak Uçak yanıtladı.

Dr. Irmak Uçak

Dr. Irmak Uçak

Burun estetiği (rinoplasti) nedir?
Burun estetiği, kişinin burnunun görünümünü beğenmemesi nedeniyle, istenmeyen şekil bozukluklarının düzeltilmesi amacıyla yapılan estetik bir işlemdir. Burun ucunun düşük olması, burnun kemerli olması, burun sırtındaki eğrilikler, asimetriler, yüze göre büyük veya küçük olması gibi şikayetlerden dolayı burun estetiği yapılabilir. Çeşitli travmalara bağlı gelişen şekil bozuklukları da burun estetiği ile düzeltilebilir.
Burun estetiği yaş sınırı var mıdır?
Burun ameliyatları için kıkırdak ve kemik gelişiminin tamamlanması beklenir. Kızlarda 16-17 yaş, erkeklerde 17-18 yaşlarda burun gelişimi büyük oranda tamamlanır. Burun estetiği için genellikle 18 yaş ve üzeri önerilir. Hastanın genel durumu uygunsa, herhangi bir üst yaş sınırı yoktur.

Burun estetiği ile burun tıkanıklığı şikayeti de düzelir mi?
Burun estetiği isteğiyle gelen hastalarda, muayene sırasında burun içindeki yapılar ve bunların havayoluna etkisi de incelenmektedir. Hastada burundan nefes alma güçlüğü yaratacak kıkırdak eğriliği, burun etlerinde büyüme gibi ek problemler tespit edilirse, burun estetik ameliyatı sırasında bu yapılara da müdahale edilerek nefes problemleri de düzeltilmektedir.

Burun estetiği nasıl yapılır, hangi teknikler kullanılır? Piezo burun estetiği nedir?
Burun estetik ameliyatlarında temel olarak kullanılan 2 yöntem vardır: Açık teknik ve kapalı teknik. Kapalı teknikte cilt kesisi bulunmaz, burun içinden yapılan kesilerle kıkırdak ve kemik yapılara ulaşılır. Açık tekniğe göre daha sınırlı bir görüş açısı bulunduğu için daha küçük çaplı müdahaleler gereken hastalar için daha uygundur. Açık rinoplastide kapalı teknikten farklı olarak burun delikleri arasında bulunan cilde küçük bir kesi yapılır, daha geniş görüş alanı nedeniyle daha sık tercih edilen bir yöntemdir. Piezo, yumuşak dokuya zarar vermeden burun kemiklerini daha kontrollü kesmek için kullanılan ultrasonik kemik kesici cihazın adıdır, her iki teknikte de kemikleri şekillendirmek için kullanılabilir.

Burun estetiği lokal anestezi altında yapılabilir mi?
Burun estetiği çoğunlukla genel anestezi altında yapılır. Burun ucuna ve burun kanatlarına yapılan küçük müdahaleler lokal anestezi ile de yapılabilir.

Burun estetik ameliyatları hangi mevsimde yapılır?
Burun estetiği her mevsimde yapılabilen bir ameliyattır. Yaz mevsiminde yapıldığında hastanın leke oluşma riskine karşı güneşten korunması gerekir. Terlemeye bağlı burun üzerindeki bantlarda gevşeme olabilir. Ayrıca ameliyat sonrası bir süre gözlük kullanımı (numaralı ve/veya güneş gözlüğü) ve denize/havuza girme önerilmez. Kış mevsiminde üst solunum yolu enfeksiyonları daha sık görüldüğünden, ameliyat sonrası iyileşme döneminde hastalıklardan korunmaya daha fazla dikkat etmek gerekebilir.

Liv Hospital

Burun estetiği ameliyatı öncesi nelere dikkat edilmelidir?
Burun ameliyatlarından önce genellikle bir hazırlık gerekmez. Diğer tüm ameliyatlarda olduğu gibi kan sulandırıcı ilaçlar kullanılıyorsa bunlar doktor kontrolünde bir süre önce kesilmelidir. Yine kanamayı arttırabileceği için yeşil çay, sarımsak, alkol gibi ürünlerden uzak durulmalıdır. Kadınlarda regl döneminde ameliyat yapıldığında kanama ve ödem bir miktar daha fazla olabilmektedir.

Burun estetiği sonrası şişlik (ödem) ve morluklar ne kadar sürer?
Burun estetik ameliyatı sonrası ödem ve morarma miktarı kişiye göre değişiklik gösterebilmektedir. Yapılan işleme bağlı olarak da değişmekle birlikte, bazı hastalarda hiç ödem ve morluk görülmeyebilir.  Ameliyatın 3. gününe kadar ödem ve morluk miktarı artar ve en fazla seviyeye ulaşır; hastaların çoğunluğunda 1. haftada büyük oranda düzelir.

Burun estetiği ameliyatı sonrası yara izi kalır mı?
Cilt kesisi yapılan her durumda iz kalma ihtimali vardır. Açık teknik rinoplastide burun delikleri arasındaki cilde küçük bir kesi yapılır. Bu bölgede kişinin yara iyileşmesine bağlı olarak hafif bir iz kalabilir. Uygun olarak kapatıldığında genellikle ilk bakışta fark edilmeyecek kadar belirsiz bir iz olur.

Burun estetiği ameliyatı sonrası nelere dikkat edilmelidir?
Burun estetiği ameliyatı sonrası iyileşme sürecinde, burnu travmalardan korumak ve buruna baskı uygulamayacak pozisyonda uyumak gerekir. Baş yüksek pozisyonda yatmak yüz bölgesindeki ödemin daha hızlı geçmesini sağlar. 1-7 gün içinde silikon tamponlar, 7-10 gün arasında burun üzerindeki alçı çıkartılır. Ameliyat sonrası 7 – 10 gün istirahat edilmesi ve yorucu aktivitelerden kaçınılması önerilmektedir. 10. günden sonra sosyal aktivitelere rahatlıkla geçilebilir. 1 ay ağır spor yapılmaması, 2-3 ay buruna baskı yapan gözlük takılmaması önerilir. Sigara içmek yara iyileşmesini olumsuz etkilediği için ameliyat öncesi ve sonrası dönemde sigara içmemesi önerilir.

Gürültü kalıcı duyma kaybına yol açar

Gürültü kalıcı duyma kaybına yol açar

Yüksek ses müzik dinlemek bazen enerjimizi atma anlamında bize kendimizi iyi hissettirse de kalıcı işitme hasarlarına sebep olabiliyor. Özellikle son dönemlerde kablosuz kulaklıkların hayatımıza kullanım pratikliğinden dolayı dahil olması kulaklıklarla ikiz yaşamamıza sebebiyet verdi. Bununla birlikte kalıcı sorunlara da davetiye çıkardı. Elbette sadece kulaklıklar değil, yüksek sese maruziyet iş ortamı, sosyal ortamlar, trafik gibi farklı ortamlarda olabilir. “Yüksek ses nedeniyle iç kulaktaki hücreler hasara uğrar; bu hasarın miktarı sesin şiddetine ve maruziyet süresine göre değişir.” diyen Liv Hospital KBB Uzmanı Op. Dr. Irmak Uçak, yaşlanmaya bağlı gelişen işitme kayıplarından sonra, ikinci en sık görülen işitme kaybının gürültüye bağlı işitme kayıpları olduğunu belirterek konu hakkında bilgiler verdi.

Dr. Irmak Uçak

Dr. Irmak Uçak

Gürültüye bağlı oluşan işitme kayıpları önlenebilir
Gürültüye bağlı işitme kayıpları, yaşlanmaya bağlı gelişen işitme kayıplarında sonra, ikinci en sık görülen işitme kaybı şeklidir. Gürültüye bağlı işitme kayıpları önlenebilir bir sağlık problemidir.

Sesin şiddeti ve maruziyet süresi önemlidir
Yüksek sese maruziyet iş ortamı, sosyal ortamlar, trafik gibi farklı ortamlarda olabilir. Yüksek ses nedeniyle iç kulaktaki hücreler hasara uğrar; bu hasarın miktarı sesin şiddetine ve maruziyet süresine göre değişir.

Geçici çınlamalar genellikle 48 saat içerisinde düzelir
Birçok insan hayatlarının bir döneminde yüksek sesli ortamlarda bulunduktan sonra, kulak çınlaması ve işitmede azalma hissetmiştir. Kalıcı bir hasar oluşmamışsa, yüksek sese maruziyet sonrası gelişen işitme kaybı ve çınlamalar genellikle 48 saat içerisinde düzelmektedir.

Yüksek ses, ani patlayıcı veya kronik gürültü şeklinde olabilir
Yüksek sese bağlı işitme kayıpları akustik travma veya kronik gürültüye bağlı işitme kaybı şeklinde görülebilir:

  • Akustik travmalar; genellikle kısa süreli, ani patlayıcı sesler sonucunda ortaya çıkarlar. İşitme kaybı ani başlar, genellikle tek taraflıdır veya işitme kaybı asimetriktir.
  • Kronik gürültüye bağlı işitme kayıpları genellikle yıllar içerisinde yavaş ilerler, bu nedenle fark edilmeleri daha zordur. İşitme kaybı çift taraflıdır ve genellikle simetriktir.

Devamlı sese maruziyet daha riskli
Aralıklı şekilde maruz kalınan gürültü, devamlı şekilde maruz kalınan gürültüye kıyasla daha az işitme kaybına neden olur. Bu nedenle gürültülü ortam çalışanlarının saatlerinin buna göre düzenlenmesi işitme kaybı riskini azaltabilir.

Kalıcı işitme kayıplarında işitme cihazı kullanılır
Medikal ya da cerrahi olarak kesin bir tedavi seçeneği bulunmamakla birlikte gürültüye bağlı işitme kaybı, çoğunlukla önlenebilir bir hastalıktır. Gürültüye bağlı kalıcı işitme kaybı geliştiğinde ise kullanılan tek tedavi şekli işitme cihazıdır.

Koruyucu kulaklık ve tıkaç kullanımı önemli
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), işitme bozukluğunu önlemek için gürültüye maruz kalma seviyelerinin gün içinde 70 desibeli, 1 saatlik süre boyunca ise 85 desibeli aşmamasını önermektedir. Düzenli olarak 85 desibelin üzerindeki gürültünün yakınında bulunmak işitme kaybına neden olabilir.

Çok yüksek gürültülü ortamlarda kulak tıkaçları, koruyucu kulaklıklar veya ikisi birden kullanılmalıdır. Kulak tıkaçları 15-30 desibel, koruyucu kulaklık 30-40 desibel ses zayıflatma etkisine sahiptir. Koruyucu kulaklık ve tıkaçlar kulak kanalından sesi azaltmada etkilidir ancak kafa kemikleri ile iç kulağa iletilen ses de göz önünde bulundurulmalı ve yüksek sese maruziyetten mümkün olduğunca kaçınılmalıdır.

Yüksek sesli oyuncaklar risk yaratabilir
Gürültüye bağlı işitme kaybının en yaygın nedenleri arasında yüksek sesli müziğe, ağır makinelere veya elektrikli aletlere ve silah ateşine maruz kalma yer alır. Çok yüksek ses çıkaran oyuncak tabanca gibi oyuncaklarla oynayan çocuklarda yüksek frekanslarda işitme kaybı görülebilir.

İşitme kaybı kalıcı ve geri döndürülemez olabilir
Gürültüye bağlı işitme kaybı kalıcı ve geri döndürülemez olabilir. Bu nedenle aşırı yüksek seslere maruz kalmayı önlemek veya sınırlandırmak önemlidir. Ani işitme kaybı, devam eden çınlama veya kulakta ağrı varsa vakit kaybetmeden bir kulak burun boğaz uzmanına başvurmalıdır.