Yazılar

Hamileler evden çıkarken bu önlemleri mutlaka almalı

Hamileler evden çıkarken bu önlemleri mutlaka almalı

Hamilelik döneminde vücut ısısı normalden daha yüksek oluyor ve bu durum anne adaylarını sıcaklık artışına karşı çok daha duyarlı hale getiriyor. Bu nedenle sıcak ve nem artışının yaşandığı yaz mevsiminde hamilelik sıkıntılı bir sürece dönüşebiliyor. Örneğin anne adaylarında baş ağrısı, kas krampları, mide bağırsak problemleri, nefes almada güçlük, ödem, endişe, gerginlik ve huzursuzluk gibi ruh hali değişiklikleri daha sık görülüyor. Dahası, anne adayının vücut ısısı 39 derecenin üzerine çıkarsa dehidrasyon ve sıcak çarpması gibi ciddi sorunlar gelişebiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca,  yaz aylarında gelişebilecek sağlık sorunlarını önlemek için bolca su içmenin ve güneşin zararlı ışınlarından kaçınmanın son derece önemli olduğuna dikkat  çekerek, “Sıcak havalarda yetersiz su içmek baş dönmesi ve bayılmanın yanı sıra organlarda hasar ve erken doğumla sonuçlanabilen dehidrasyona yol açabiliyor. Bunun yanı sıra, yapılan çalışmalar hamileliğin 6-8. haftalarında hipertermi, yani vücut ısısının yükselmesi sorunu yaşayan annelerde bebeklerin daha yüksek oranda spina bifida gibi nöral tüp defekti riskiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor” diyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca,  anne adaylarının yaz mevsiminde sağlıklı ve rahat bir hamilelik geçirebilmeleri için almaları gereken önlemleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca

Dr. Jale Dal Ağca

Kıyafetiniz pamuklu olsun

Vücut ısınızın yükselmemesi için yaz aylarında rahat, havadar, pamuklu ve hafif kıyafetleri tercih etmeniz önem taşıyor.

Güneş ışığından uzak durun

Hamilelik döneminde güneş yanığına ve cilt lekelerine daha yatkın olduğunuz için öğle saatlerinde asla dışarı çakmayın. Eğer mecbursanız, en az SPF 30 güneş koruyucusu krem, güneş gözlüğü, geniş kenarlıklı şapka veya güneş şemsiyesi kullanarak kendinizi sert UV ışınlarından koruyun. Kreminizi gün içinde terlediğinizde ya da yüzdükten sonra tekrar uygulayın ve özellikle yüzünüzü koruduğunuzdan emin olun.

Bol su içmeyi alışkanlık edinin

Metabolizma hızının yükselmesi nedeniyle hamilelikte sıvı ihtiyacı artıyor. Yeterli sıvı kan dolaşımını iyileştiriyor, vücut ısısını düzenliyor. Böbreğe giden kan hacmi arttığı için idrar yolu enfeksiyonlarına karşı da koruyuculuk sağlıyor. Su tüketimi aynı zamanda mide problemleri ve kabızlık sorununun giderilmesinde de çok etkili oluyor. Besinler bebeğe daha iyi ulaşıyor, toksinler vücuttan daha iyi temizleniyor ve ödem oluşumu azalıyor. Yetersiz su içildiğinde aynı zamanda bebeğin de suyu azalabiliyor. Son aylardaki sıvı kaybı yalancı doğum kasılmalarını da tetikliyor ve sıvı kaybı düzeltilmezse kan hacminde ve kan basıncındaki azalma erken doğum eylemine neden olabiliyor. Dolayısıyla günde en az 8-10 bardak su içmeyi alışkanlık edinin, eğer egzersiz yapıyorsanız bu miktarı arttırın.

Vücudunuza su püskürtün

Yanınızda su dolu sprey şişesi bulundurun ve vücut ısınızı düşürmek için kendinize periyodik olarak su püskürtün.

Bol bol yüzün

Yüzmek yaz aylarında serinlemeniz için yapılabileceğiniz en güzel aktivite. Yüzmenin serinlemenizi sağlayabilmesi dışında, suyun kaldırma gücü sayesinde rahat hareket etmenizi sağlayacak düşük dirençli, bacak ve bel-sırt kaslarınızı güçlendirme açısından da en etkili egzersiz olduğunu unutmayın. Bu sayede kalp damar sistemine yük bindirmeden kan dolaşımını düzenliyor, uyku kalitesini arttırıyor, kilo kontrolü sağlıyor. Günde 30 dakika çok rahat yüzebilirsiniz. Ancak yüzerken birkaç noktaya dikkat etmenizde fayda var; aşırı efor harcamamaya çalışın, yavaş ve emin yüzün. Kramp ihtimalini göz ardı etmeyip, kıyıdan çok uzaklaşmayın. Güneşin daha az etkili saatleri tercih edin.

Havuz yerine denizi tercih edin

Eğer mümkünse denizde yüzmeyi tercih edin. Denizde yüzme şansınız yoksa, temizliğinden emin olduğunuz, havalandırması iyi olan havuzlardan yararlanabilirsiniz. Enfeksiyon riskine karşı ıslak mayo veya bikiniyle oturmayın. Havuzdan çıktıktan sonra hemen duş alıp, mayonuzu değiştirin. Denizden sonra bir süre tuzlu suyun cildinizde kalmasına izin verebilirsiniz, ancak yine ıslak mayonuzu değiştirmeniz gerektiğini unutmayın. Eğer düzenli yüzme şansınız yoksa güneşin etkisini yitirdiği saatlerde 45 dakika- bir saat yürüyüş yapmanız, bir diğer güvenilir egzersiz seçeneğinizdir.

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi

Egzersiz saatlerine dikkat edin

Yaz aylarında egzersizlerinizi sıcak basması riski nedeniyle sabahın erken saatleri veya güneş battıktan sonra yapmaya özen gösterin. Zira, sıcak hava terlemeyi arttırdığı için su ve mineral kaybınız daha fazla oluyor. Hamilelikte akciğer hacminin azalması, sıcak ve nemli havalarda nefes almanızı da iyice zorlaştırıyor.  Dışarıdaki hava herhangi antrenman için elverişli değilse klimanın olduğu iç mekanları tercih edin.

Uzun süre ayakta kalmayın

Yaz aylarında sık görülen diğer bir sorun ise bacaklarda şişme, bir başka deyişle ödem oluyor. Ödemi hafifletmek için her gün ayaklarınızı kalp seviyenizin üzerine kaldırarak biraz zaman geçirin. Çok uzun süre ayakta kalmamak, rahat ayakkabılar giyinmek, düzenli egzersiz yapmak ve bol su içmek, ödem için uygulamanız gereken diğer önlemleri oluşturuyor.

Kafein ve baharatlardan uzak durun

Yaz aylarında iştahınız azalsa da sizin ve bebeğinizin sağlığı için protein açısından zengin yiyecekler ve sağlıklı yağlarla beslenmeye özen gösterin. Kavun, karpuz, çilek ve salatalık gibi bol miktarda su içeren meyve ile sebzeleri keyifle tüketebilir, sağlıklı soğuk içecekler hazırlayabilirsiniz. Kahvede bulunan kafein idrar sökücü etkisiyle sıvı kaybına, baharatlı besinler de vücudumuzda ısı üretimine neden oluyorlar. Kışın ısınmak için özellikle içeceklerde tükettiğimiz tarçın, zencefil ve zerdeçalın yanı sıra yemeklere eklediğimiz pul biber, karabiber ile kekik gibi baharatlar da vücut ısısını artırıyor. Dolayısıyla kafein alımını azaltmak, yatmadan önce sıcak içeceklerden ve baharatlı yiyeceklerden uzak kalmak serin kalmanızda fayda sağlayacaktır. Ayrıca yemeklerde pul biber ve karabiber yerine taze yeşilbiber kullanmanız da daha iyi bir seçenek olacaktır. Besin zehirlenmesine karşı, yaz sıcağında çabuk bozulabilecek olan gıdaları tüketmemeye de dikkat edin.

Ayaklarınızı soğuk suya batırın

Yorgunluk, baş dönmesi, halsizlik veya aşırı susama sorunları yaşarsanız, hemen iç mekana sığının. Vücudunuzun sıcaklığını düşürmek için uzanın ve soğuk bir içecek tüketin. Ayak tabanlarınıza, avuç içlerinize ve yanaklarınıza soğuk kompresler uygulamanız, ayaklarınızı soğuk suya batırmanız, vücut sıcaklığını düşürmenizi kolaylaştıracaktır. Durumunuz düzelmezse mutlaka doktorunuzla konuşun.

Hamilelikte alınması gereken 5 kural

Hamilelikte alınması gereken 5 kural

Tüm dünyayı sarsan Covid-19 enfeksiyonundan korunmak hamilelik döneminde ayrı bir önem sahip. Bunun nedeni ise hamilelik sürecinde bağışıklık sistemindeki değişimlerin anne adaylarını viral solunum yolu enfeksiyonlarına daha duyarlı hale getirmesi ve Covid-19 enfeksiyonunun daha ağır seyredebilmesi. Sonbaharla birlikte Covid-19’un yanı sıra damlacık yoluyla bulaşan nezle, grip, farenjit, tonsilit ve sinüzit gibi diğer üst solunum yolu enfeksiyonlarının sık görülmesi, süreci daha da zorlu bir hale getirebiliyor. Yüksek ateş, baş ağrısı, yaygın vücut ağrısı ile seyreden gribe influenza virüsleri neden oluyor ve bu 2 enfeksiyon aynı anda oluştuğunda daha ağır tablolar oluşabiliyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca, Covid-19’un belirtilerinden biri olan yüksek ateşin hamilelik sürecinde bebeği olumsuz yönde etkileyebileceği uyarısında bulunarak, “Anne karnındaki bebeğin özellikle ilk 3 ayda tüm yaşamsal organ ve dokuları tamamlandığı için bu süreçte enfeksiyonlardan korunmak ayrı bir öneme sahip. Bunun yanı sıra diyabet, hipertansiyon, astım ve alerji gibi kronik hastalığı olan anne adaylarının sonbahar gibi mevsim geçişlerinde Covid-19 ve diğer viral enfeksiyonlara karşı yatkınlıkları artıyor. Dolayısıyla bu dönemde mevcut kronik hastalıklarının kontrolü daha önem kazanıyor” diyor. Peki, anne adayları sonbahar mevsimini sağlıklı geçirmek için hangi önlemleri almalılar? Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca, hamilelik döneminde Covid-19’a karşı dikkat edilmesi gereken kuralları anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Günlük ısı değişimlerine dikkat!

Aşırı terlemek ve üşümek bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiliyor. Bu nedenle günlük ısı değişimlerini dikkate alarak giyinmeniz çok önemli. Sonbaharda ısı değişimlerine uygun, sentetik olmayan, pamuklu kıyafetleri tercih edin.

Bu 5 kuralı asla unutmayın!

Hamilelik döneminde sosyalleşmek psikolojimiz üzerinde olumlu etkiye sahip. Ancak sosyalleşirken bu 5 kuralı asla unutmayın: Kalabalık mekanlara girmeyin. Maske kullanın, temas ettiğiniz kişilerin mutlaka maske kullanmalarını sağlayın. 1.5 metrelik sosyal mesafe kuralını asla ihlal etmeyin. Öpüşmekten ve tokalaşmaktan kaçının. Ellerinizi yüzeylere temas ettikten sonra en az 20 saniye boyunca su ve sabunla yıkayın, bulunduğunuz ortamda bu mümkün değilse, dezenfektan kullanın.

Uykusuz kalmayın

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca sağlıklı bir uyku düzeninin bağışıklık sistemini desteklediğini belirterek, şunları söylüyor: “Güçlü bir vücut direnci için uykusuz kalmayın, günde en az 7-8 saat uyumaya özen gösterin. Son 3 ayda bebeğin büyümesi nedeniyle uyku kalitesi azalabiliyor. Dolayısıyla bu dönemde yatak ve yastığın kalitesi çok önem kazanıyor. Uykunun kalitesini artırmaya yönelik bel, sırt ve bacak destek ürünlerinden faydalanabilirsiniz”

Grip aşısını mutlaka yaptırın!
“Hamilelikte güvenle yaptırabileceğiniz aşılardan biri, grip aşısıdır. Grip aşınızı mutlaka yaptırın” diyen Dr. Jale Dal Ağca bunun nedenini şöyle anlatıyor: “Özellikle Covid-19 pandemi döneminde, her 2 hastalığın birlikte olması ağır bir tablonun gelişme riskini artırabileceği için grip aşısı olmayı ihmal etmeyin. Grip aşısı hem sizi hem de doğumdan sonra ilk 6 ay bebeğinizi gripten koruyacaktır”

Bitki çayları tüketin, ancak…
Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için bebeğinizin de sağlığını olumsuz etkilemeyen bitki çaylarından tüketebilirsiniz. Günde 2 fincandan fazla olmamak şartıyla; zencefil, ıhlamur, kuşburnu veya kekik çayı tüketmeniz, bağışıklık sisteminizi destekler. Zencefil, hamilelik döneminde bulantı ve kusma şikayetinde de fayda sağlıyor. Ancak dikkat! Anason, ebegümeci, ısırgan, rezene, meyan kökü, ahududu yaprağı, biberiye, adaçayı ve civanperçemi gibi bitkilerden yapılan çaylar aşırı tüketildiklerinde rahimde kasılmaları uyarıp, düşük ya da erken doğuma neden olabiliyorlar.

Doktorunuz öneriyorsa, besin takviyeleri alın

Eğer ihtiyaç duyarsanız, bağışıklık sistemini güçlendiren ilaç veya besin takviyelerini doktorunuza danışarak kullanabilirsiniz. Doktorunuzun önerisiyle alacağınız C ve D vitamini ile Omega-3 içeren takviyeler vücudunuzun güçlenmesine katkı sağlayacaklardır. Hamilelik döneminde gelişebilecek anemi- kansızlık sorunu da, doktorunuzun önereceği demir-B12-Folik asit takviyeleriyle önlenebilir.

Sağlıklı ve dengeli beslenmek şart!

“Güçlü bir bağışıklık sistemi için sağlıklı ve dengeli beslenmeniz çok önemli” uyarısında bulunan Dr. Jale Dal Ağca önerilerini şöyle sıralıyor: “Karbonhidrat miktarı yüksek gıdalardan uzak durun, kilo alımınıza dikkat edin. Taze ve mevsimine göre sebze ile meyve tüketmeye özen gösterin. Kalsiyumdan zengin gıdalardan beslenmenin hamilelik kalitesini arttırdığını unutmayın. Evde yapılmış yoğurt, peynir, süt ve kefir, vazgeçilmez kalsiyum kaynaklarıdır. Protein miktarı yüksek, şeker oranı düşük gıdaları da sofranızdan eksik etmeyin”

Her gün 30 dakika yürüyün

Düzenli yürüyüş yapmak solunum kondisyonunu artırması sayesinde vücudumuzu enfeksiyonlara karşı daha dirençli hale getiriyor. Vücut bağışıklığınızı arttırmak için bol bol hareket edin, her gün 30 dakika tempolu bir şekilde yürümeyi alışkanlık haline getirin. Bunu, virüslerin bulaşma riskine karşı daha çok sakin bir ortamda, mümkünse açık havada yapmaya çalışın.

Havasız ortamda bulunmayın

Havasız ve kapalı ortamlarda uzun süre bulunmayın. Havada salınan virüs zerrecikleri yüzünden koronavirüsün kapalı alanlarda hava yoluyla bulaşma riski artıyor. Hapşırma, öksürme ve yüksek sesle konuşma sonucu salınan virüs partikülleri, kalabalık alanlarda veya havalandırması olmayan kapalı ortamlarda, 20 dakika ile 3 saat havada askıda kalabiliyor. İngiltere’de yapılan çalışmalarda, kapalı ortamlarda kişi başına saniyede 10 litre temiz hava sağlanması gerekliliği ortaya çıkmış. Salgın günlerinde bu durum daha da önemli hale geldi. Dış ortamdan yeterli miktarda temiz havayı içeriye sağlıyorsanız, virüs taşıyan biri olsa bile ortamdaki bulaşıcı maddeyi seyreltmiş olursunuz. Bu da diğer kişilerin hastalığı kapma riskini azaltıyor. Bu nedenle mümkünse 1-2 saatte bir, bulunduğunuz ortamı, içerideki tüm hava değişinceye kadar havalandırın.

Bol bol su için

Solunum yolu enfeksiyonlarında, virüs kurumuş burun ile boğaza daha kolay yapışabiliyor. Bunun sonucunda akciğerlerde enfeksiyon gelişme ve şiddetlenme riski yükseliyor. Bolca su tüketimi solunum yollarını nemlendirerek akciğerlerin enfekte olma riskini düşürüyor. Dolayısıyla sadece yaz mevsiminde değil, yılın tüm mevsimlerinde her gün en az 2-3 litre su içmeyi alışkanlık haline getirin.