Yazılar

Yaz ishallerine karşı korunma önerileri

Yaz ishallerine karşı korunma önerileri

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Güncan, çocukları tehdit eden yaz ishallerine karşı korunma yöntemlerini anlattı.

İshal günde üç ya da daha fazla yumuşak veya sıvı kıvamlı dışkı çıkışı olarak tanımlanır. Çoğunlukla kirli gıda ve sudan kaynaklanan önemli bir halk sağlığı sorunu olan ishal yaz aylarında daha sık görülmektedir. Çocukluk çağındaki ishallerin en sık nedeni virüsler olmasına rağmen yaz aylarında bakteriler ve parazitler ön plana çıkar.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Çocukların Havuzlarda Yuttuğu Sular İshale Yol Açabiliyor

İshaldebulaş  fekal oral yolla (ağız  yoluyla) ve kontamine (yiyecek-su) ile olmaktadır.  Sıcak havalar da enfeksiyon oluşturan virüs ve bakteriler besinlerde kolay ve hızlı bir şekilde üreyerek ishale yol açar. Yine yaz aylarında artan su ihtiyacı nedeni ile kontamine suların veya iyi ilaçlanmamış içme ve kullanma sularının içilmesi, bu sularla bulaşık yıkanması, kontamine sularla yıkanan meyve ve sebzelerin tüketilmesiyle, sıcak ortamda beklemiş gıdaların tüketilmesi sonucu ishal yapan mikroplar ağız yoluyla alınarak insanların bağırsaklarına ulaşır. Bunların yanı sıra çocukların deniz ve havuzlarda yuttukları mikroplu sular da ishale yol açar.

Ağız yolu ile alınan bu ishal etkenlerinin bir kısmı bağırsak duvarında iltihap oluşturarak bağırsak hareketlerini artırır ve bağırsağa su ve iltihabi hücrelerin geçişine neden olur. İshal etkenlerinin bir kısmı da bağırsakta iltihap yapmadan, salgıladıkları toksin denilen zehirli maddelerin etkisiyle su ve tuz geçişini arttırarak ishale neden olur. Bulantı, huzursuzluk, karın ağrısı, kusma ve genelde ateş̧ ile başlangıç̧ olur, sonra sulu dışkılama (ishal) başlar. İshalde dışkı sayısı artar; kıvamı cıvık, su gibi, sümüksü veya kanlı olabilir.

Bu Belirtiler Varsa Doktora Başvurulmalı

İshal vakalarında hastalığın şiddetini belirleyen en önemli unsur dışkılama miktarı ve sıklığı yani sıvı kaybının şiddetidir.  İshalin en önemli istenmeyen etkisi dışkı yoluyla su ve elektrolit kaybederek dehidratasyon dediğimiz vücudun sıvı dengesinin bozulma halidir. Eğer ağızdan verilen sıvılarla çocuğun kayıpları karşılanamazsa çocuğun vücudu susuz kalır ve buna bağlı ağız ve dilde kuruma, ağlarken gözyaşı akmaz,  göz kürelerinde içe çökme, daha seyrek ve koyu idrar yapma, halsizlik ve uykuya eğilimi olmaya başlar. Bu durumdaki çocuklar acilen hastaneye götürülmelidir. Bunların dışında ateş, kusma, karın ağrısı, dışkısında kan olan çocuklar kısa sürede hekim tarafından görülmelidir. Özellikle 2 yaş altındaki ishalli çocuklar öncellikle dehidratasyon bulguları yönünden dikkatle takip edilmelidir.

İshal tedavisinde ana prensip vücuttan kaybedilen sıvı ve elektrolitlerin yerine konmasıdır. Anne sütü alan bebekler emzirmeye devam edilmelidir. Daha büyük çocuklarda yaşına uygun diyetle beslenmeye devam edilmelidir. Çocuğun sıvı alımı; su, çorba, ayran, pirinç suyu, elma, havuç suyu gibi içeceklerle arttırılmalıdır. Yağsız makarna, pirinç pilavı, haşlanmış patates-patates püresi, haşlanmış yağsız et ve tavuk, yağsız ızgara köfte verilebilecek yiyeceklerdir. Gerekli hallerde doktor önerisi ile antibiyotik başlanabilir. Probiyotikler ve çinko destek tedavisi için başlanabilir. İshal kesici ilaçlar önerilmemelidir.

Yaz İshallerinden Korunma Önerileri:

  • İlk 6 ay sadece anne sütü ile beslenme teşvik edilmeli.
  • Kişisel temizliğe dikkat edilmeli. Özellkle ellerin her yemekten önce ve sonra yıkanması gerekmektedir.
  • Kaynağı bilinmeyen denetimsiz içme suları ile yıkanmış sebze ve meyveleri çocuğunuza yedirmeyin.
  • Özellikle güneşte beklemiş̧ şişe ve damacanalardan su içilmemelidir.
  • Gıdaların hazırlanması ve saklanmasında hijyen kurallarına dikkat edilmeli, özellikle yaz aylarında kolay bozulan pişmiş ve hazır gıdaları hemen buzdolabına yerleştirin ve orada saklayın.
  • Mümkün olduğunca dışarda satılan beklemiş yiyeceklerden tüketilmemelidir. Özellikle yaz aylarında açıkta satılan dondurma çocuklar için önemli bir ishal etkenidir. Güvenilir soğuk zincir kurallarına uygun yerlerden alışveriş yapılmalı.
  • Eriyip tekrar donabilen dondurma gibi gıdaları dikkatli verin. Çünkü dondurma erişmişse eridiği dönemde mikroorganizmalar üremiş olabilir.
  • Krema, mayonez ve az pişmiş gıdaları vermeyin.
  • Güvenli içme ve kullanma suyu sağlanması, suların klorlanması, şüpheli suların kaynatılarak kullanılması önemlidir.
  • Havuz kullanımında suyun temiz, bakımının düzenli yapılmış ve klorlamasının tam olarak yapılmış olması önemlidir.
  • Çocukların havuzda veya denizde su yutmamaları konusunda dikkatli olunmalıdır.

Şeker alışkanlığı çocuklarda dikkat eksikliği yaratıyor!

Şeker alışkanlığı çocuklarda dikkat eksikliği yaratıyor!

“Ramazan bayramı ile beraber bol miktarda şeker, çikolata, tatlı tüketiminin yaşandığı bu dönemde çocuklarımızı aşırı şeker tüketiminden korumalıyız. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de şeker kullanımı ve buna bağlı diyabet, obezit, kalp hastalıkları ve kanser ciddi oranda artmaktadır” diyen İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Özgür Güncan, çocuklarda aşırı şeker tüketimi ve zararlarını anlattı.

Pause Sağlık

İşlenmiş Gıdalardan Uzak Tutun!

Şekerler saf karbonhidratlardır ve yoğun enerji kaynaklarıdır. Diyetle alınan şekerin büyük kısmını besinlerin doğal yapısında bulunan şekerler değil, sonradan eklenen ilave şekerler oluşturur. Şeker pancarından ve şeker kamışından üretilen şeker yanında son yıllarda mısır şurubu, glikoz şurubu ve früktoz şurubu gibi farklı şeker kaynakları besinlerin üretim aşamasında tat verici ve koruyucu amaçlı olarak yaygın olarak yiyecek ve içeceklere eklenmektedir. Şekeri günlük hayatta ev yapımı olarak hazırladığımız pasta, kek, kurabiye, tatlı, reçel, kompostolarda ve yüksek miktarda şeker içeren meyve suyu gibi hazır gıdalarda tüketiyoruz.

“Aşırı Şeker Tüketimi Çocukların Tat Duyusunu Etkiliyor!”

Küçük yaşlardan itibaren yüksek şekerli beslenmek,   tat duyusunu etkileyerek sonrasında da çocuklarımızı  daha çok bu tür besinler tüketmeye teşvik eder. Çünkü tat duyuları yoğun şeker tadını normal olarak görmeye başlıyor ve bu yüzden sebze – meyve gibi doğal besinlerin tatlarını alamamaya buna bağlı olarak doğal besinleri reddetmeye başlıyorlar. Bu nedenle çocuklarımızı ve kendimizi sürekli şekerli yiyecekler isterken ve tüketirken buluyoruz.   Şeker bağımlılık yaratır, sürekli istek duyulur ve sürekli aranılır. Doğal  besinlerin yerini  şeker içeren gıdalar, abur cuburlar, atıştırmalıklar ve fastfood gıdalar alır.  Çocukların doğal sofra besinleri ile beslenmeleri bozulur. Tek yönlü beslenmeye geçiş yaparlar.

Şeker Alışkanlığı Dikkat Eksiliği Yaratıyor!

Şeker ve şekerli  gıdalar tüketildiğinde  vücudumuz daha fazla insülin hormonu üretir. Aşırı ve kontrolsüz insülin ise kanser, diyabet ve tüm kronik hastalıkları tetikler. Şeker, çocukların kan şekerinde dalgalanma yaratarak beyin fonksiyonunu olumsuz etkiler. Çocuklar  derslerine odaklanamaz, öğrenme güçlüğü yaşar. Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu  daha sık görülür. Sağlıklı, zeki çocuklar yetiştirmek istiyorsak onları şekerli gıdalardan  uzak tutmalıyız.  Şekerli gıdalar tüketmek  çocukluk döneminde;  çocukların büyüme hormonlarının salgılanmasını engeller büyüme geriliği,  obezite, diyabet ,  erken ergenlik, diş çürükleri ve  vücut savunmasını bozarak  daha çok hasta olmalarına yol açar.

Çocuklarımızı Şekerden Korumak için Neler Yapmalıyız?

  •  Şekersiz veya daha az şeker eklenmiş ürünleri tercih edebilmek için besin etiketlerini kontrol etmek alışkanlık haline getirilmelidir ve bunu çocuklarımıza da öğretmeliyiz. Besin etiketlerinde yer alan fruktoz şurubu, mısır şurubu, dekstroz, kahverengi şeker, sükroz, sakkaroz, glukoz gibi ifadelerin aslında birer şeker olduğunu unutulmamalıdır.
  • Hazır meyve suyu, gazlı içecekler, şekerli – aromalı içecekler yerine su, ev yapımı soğuk meyve çayı, ayran tercih edin. Su tüketimini artırmak için limon, elma dilimi, nane yaprağı içeren suları tercih edebilirsiniz.
  • Karbonhidrat gereksinmesinin karşılanmasında; tam tahıllar, kurubaklagiller, taze sebze ve meyveler, süt gibi besinler tercih edilmelidir.
  • Şeker ve şekerli besinler ödül olarak tercih edilmemelidir. Çocuklara besinler kesinlikle ödül olarak verilmemelidir. Bu durum sağlıklı beslenme davranışı kazanamamalarının en büyük nedenlerinden biridir. Çocuklara ödül mekanizması olarak sunulan şeker ve çikolata zamanla çocukların beyninde yararlı besin algısına dönüşür.
  • Çocuğunuzu, meyveyi bütün yemeye alıştırın.
  • Gün içerisinde şeker tüketimini azaltmanın bir yolu da protein içeren kahvaltılardır. İyi bir kahvaltı vücudun açlık mekanizmasını dengeler ve tatlı krizlerini önler. Bu yüzden yumurta, peynir, ceviz, tam tahıllı ekmek, mevsim sebzelerinin bulunduğu dengeli bir kahvaltı verilmesi önemlidir.