Yazılar

Öğrenme güçlüğüne ve zeka düzeyinde geriliğe neden olabilir!

Okul zilinin çalmasına çok az bir zaman kaldı.  Ebeveynler, okula yeni başlayacak olan çocuklarının okul öncesindeki son hazırlıklarının tatlı bir telaşını yaşıyorlar. Acıbadem Kartal Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, okula başlayacak olan çocukların eğitim sürecini sağlıklı bir şekilde tamamlamalarında genel sağlık kontrollerinin büyük bir öneme sahip olduğuna dikkat çekerek, “Sağlıklı büyüme  ve gelişmenin değerlendirilmesi, hastalıkların erken dönemde saptanması, eksik aşıların tamamlanması, temel kan değerleri ve vitamin değerlerinin okul öncesinde gözden geçirilmesi, uzun soluklu bir maraton olan okul döneminde anne ve babalara hem destek hem de kılavuz olmaktadır” diyor.  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, bu kontrollerin bazı hastalıklara erkenden müdahale edilmesini de sağladığını belirterek, “Yine  bu kontrollerde eksik aşılar da tamamlanır. Bu sayede, çocuklarımızı aşıyla önlenebilir hastalıklardan korumamız mümkün olmaktadır. Muayenelerde, çocuğun sosyal, motor ve bilişsel fonksiyonlarının değerlendirilmesi de yapıldığından eksiklerin giderilmesi durumunda okul başarısının da artması sağlanacaktır” diye konuşuyor. Peki, okul öncesinde çocukların hangi sağlık kontrollerinden geçmeleri öneriliyor? Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, okul öncesinde yapılması gereken muayeneleri anlattı; önemli bilgiler verdi.

Göz muayenesi: Göz tembelliğinden kırma kusurlarına!

Rutin göz muayenesinin dışında, okula başlamadan yapılacak olan göz muayenesi; şaşılık, göz tembelliği, katarakt, kırma kusurları ile kayma gibi sorunların önceden saptanması ve gerekli müdahalelerin (gözlük, operasyon, göz kapama tedavisi gibi) yapılması çocuğun okul başarısını doğrudan etkiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, görme problemi yaşayan çocukların okulda başarısız ve hırçın olabildiklerini belirterek,  “Unutmayalım ki bazı görme kusurları erken dönemde tedavi edilmelidir, zira ileri yaşta tedavisi güçleşebilir, hatta mümkün olmayabilir” diyor.

Kulak ve işitme muayenesi: İşitme kaybından alerjik tabloya!

Ülkemizde yenidoğan bebeklere işitme testi rutin olarak yapılırken, okul öncesinde işitmenin tekrar değerlendirilmesi son derece önemli. Çünkü, işitme kaybı çocuğun öğrenme güçlüğüne sebep olurken dil gelişimini de olumsuz yönde etkiliyor. Kulak ve işitme muayenelerinde; işitme kaybı, geniz eti ve bademcik problemleri erkenden saptanabiliyor.  İşitme kaybı varsa işitme cihazları; geniz eti, bademcik ve alerjik durumların saptanması durumunda da medikal veya cerrahi yöntemlere başvuruluyor.

Diş muayenesi: Diş çürüğünden ağız ve çenede yapısal bozukluklara

Ağız ile diş bakımı da çocukların büyüme ve gelişimlerini etkiliyor.  Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, okul dönemindeki çocuklarda bu kontrollerin mutlaka yapılması gerektiğini vurgulayarak, “Diş hekiminizin yapacağı rutin kontrollerde ağız ve çene yapısı bozuklukları saptanabilir ve ortodontik tedaviler uygulanabilir. Ayrıca, florür uygulaması gibi dişleri koruyucu tedaviler ile çürük tedavileri de okul öncesinde mutlaka yapılmalıdır” bilgisini veriyor.

Rutin muayene: Vitamin eksikliğinden yüksek tansiyona…

Çocuğunuzun genel doktor muayenesi de okul öncesinde büyük bir önem taşıyor. Muayene sırasında kan basıncı ve nabız ölçümleri yapılıyor. Tam kan sayımı, tam idrar tahlili, kan kolesterol-lipid düzeyi, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri, dışkıda parazit incelemesi, tam idrar analizi, ailevi hastalık var ise  açlık kan şekerine mutlaka bakılması gerekiyor. Sık hastalanan çocuklarda bağışıklık sistemi testlerinin de yapılabildiğine işaret eden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, “Bu analizlerde aşı karnesi gözden geçirilmeli, eksik aşılar varsa, okul öncesi dönemde mutlaka tamamlanmalıdır. Son zamanlarda özel olarak uygulanan takvim dışı meningokok aşıları da yapılmalıdır. Ağır spor yapan çocuklarda kardiyolojik muayene de  çok önemlidir” diye konuşuyor. Rutin çocuk hekimi muayenesinde, ayrıca, çocuğun boy ve kilo ölçümlerinin de yapıldığını anlatan Dr. Pınar Atılkan, “Büyüme geriliği saptanan çocuklarda gerekli testlerin istenmesi ve endokrinoloji bölümüne yönlendirilmesi gerekebilir” diyor.

Demir, B12 ve D Vitamini eksikliğinde okul başarısı düşüyor!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, çocuğun okul başarısını olumsuz etkileyen demir, B12 ve D vitamini eksikliğinin mutlaka tedavi edilmesi gerektiği uyarısında bulunuyor. Dr. Pınar Atılkan, bu vitaminlerin ve demir eksikliğinin neden olduğu sorunları şöyle özetliyor:

B12 vitamini eksikliği: Tipik bulguları arasında; yorgunluk, konsantrasyon ve öğrenme güçlüğünün yanı sıra unutkanlık, halsizlik, el ve ayaklarda uyuşukluk ile karıncalanma gibi şikayetler yer alıyor. Kabızlık, iştahsızlık, denge sağlamada güçsüzlük, bellekte zayıflama ve kilo kaybı da B12 vitamini eksikliği göstergeleri arasında. B12 eksikliği ayrıca kansızlığa da sebep olarak okul başarısında ciddi bir düşüşe sebep olabiliyor.

Demir eksikliği: Zekâ işlevleri ve okul başarısı üzerinde olumsuz etkisi olduğu biliniyor. Demir eksikliği anemisi erken tanı konulup tedavi edilmediği durumda, çocukta ileride demir tedavisiyle kan değerleri normale ulaşsa bile beyin gelişiminde demir elementinin rol alması nedeniyle zeka düzeyinde düşüklük görülebiliyor. Demir eksikliği anemisi olan çocuklarda gelişme geriliği, algılamada gerilik ve dikkat dağınıklığı başlayabiliyor. Demir eksikliği anemisi devam ederse, giderek ilerleyen halsizlik, yorgunluk ve iştahsızlık günlük yaşamı da zorlaştırıyor. Ağır demir eksikliği anemisinde kalp yetmezliği de oluşabiliyor.

D vitamini eksikliği: Halsizlik, kemik ve eklem ağrıları gibi belirtilerle kendini gösteriyor.

Anne hastayken bebeğini emzirebilir mi?

Anne hastayken bebeğini emzirebilir mi?

Anne sütü, bebeğin ilk 6 ay boyunca tüm gereksinimleri olan su, protein, karbonhidrat, mineral ve yağları tek başına karşılayabilen mucize bir besin. Zengin içeriği sayesinde bebeğin büyümesini, gelişmesini ve enfeksiyon hastalıklarından alerjiye, kalp ve damar hastalıklarından kansere kadar pek çok sağlık problemlerinden korunmasını sağlıyor. Üstelik bebeğin zeki, mutlu ve özgüvenli bir birey olabilmesinde de önemli işlevler üstleniyor. Mucizevi faydaları nedeniyle Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı; anne sütünün doğum sonrasındaki ilk yarım saat içinde bebeğe verilmesini, ilk 6 ay tek başına, 2 yaşına kadar da ek besinle birlikte devam edilmesini öneriyor. Ancak anne sütü ve emzirmeyle ilgili toplumda doğru sanılan bazı hatalı bilgiler annelerin gereksiz yere endişeye kapılmalarına neden olabiliyor. Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, ‘anne sütü’ hakkında toplumda doğru sanılan hatalı bilgileri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Pause Dergi

Dr. Pınar Atılkan

Bebeğim ağlıyor, demek ki sütüm yetersiz. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yaygın inanışın aksine, her annede bebeğine yetecek kadar süt oluyor. “Bebeğin ağlaması bir taleptir, bebek anne sütüne ihtiyaç duyduğu sıklığı ağlayarak anlatır. Her ağladığında emzirirseniz, bebeğin büyümesi ve gelişmesi için yeterli süt üretimini sağlayabilirsiniz” diyen Dr. Pınar Atılkan, şöyle devam ediyor: “Bebekler farklı nedenlerden de ağlayabilirler, bu gayet normaldir. Ağlamak bebeklerde iletişim yoludur. Dolayısıyla temel bakımlarını karşılayıp, emzirmeniz yeterli gelecektir. Bebeğinize yapılacak olan aralıklı tartı kontrolleri ve doktor muayeneleri anne sütünüzün yeterli olup olmadığını belirler. Yapılan kontrollerde bebeğiniz yeterli kiloda ve sağlıklı ise endişelenmenize gerek yok.”

Sütüm sulu ve açık renk olduğu için kalitesiz. YANLIŞ! 

DOĞRUSU: Bebek doğduktan hemen sonra ‘kolostrum’ adı verilen ağız sütü geliyor. Koyu sarı ve yoğun bir süt olan kolostrum, içeriğinden dolayı bu görünümde oluyor. Bebeğin bağışıklık sistemini destekleyen kolostrum yaklaşık bir hafta içinde daha berrak ve açık beyaz renkli süte dönüşüyor. Dolayısıyla sütün sulu olması, protein mineral ve besin içeriği yönünden yetersiz olduğu anlamına gelmiyor.

Ek besine geçtiğimde bebeğim anne sütüne ihtiyaç duymaz. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı; ilk 6 ay bebeğin sadece anne sütü ile beslenmesini öneriyor. Anne sütü yeterli gelmezse doktor önerisiyle ek katı besinlere aşamalı olarak başlanabiliyor. Dr. Pınar Atılkan, ancak bu oranın yüzde 30’u geçmemesi gerektiğine işaret ederek, “Temel besinin 8. aya kadar yüzde 70-80 oranında anne sütü olması gerekiyor. Bebek büyüdükçe anne sütünün miktarı da değişiyor. Örneğin, 9-12 aydan sonra besinlerin yarısı anne sütünden yarısı da ek besinden sağlanmalı. Tamamlayıcı beslenmeye de 2 yaşına kadar anne sütü ile beraber devam edilmelidir” diyor.

Göğsüm çok küçük bu nedenle sütüm az olabilir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, sütün miktarı ile kalitesinin anne memesinin boyutundan bağımsız bir durum olduğunu vurgulayarak, “Her annenin sütü bebeğine yeterli geliyor, dolayısıyla annelerin endişelenmelerine gerek yok.” diyor.

Bebeğimi biberonla beslemek yeterli gelecektir. YANLIŞ

DOĞRUSU: Bazı bebekler hem biberon hem anne memesi ile beslenebiliyorlar. Ancak bebeğin mümkünse ilk 4-6 hafta, zorunlu haller dışında, biberonla beslenmemesi gerekiyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, “Beslenmek için biberon zorunlu olsa bile anne bebeğini yine emzirmelidir. Zira, yaşamsal faydalarının yanı sıra anne sütü çok daha kolay sindirildiği için bebek daha sık besleniyor.” diyor.

İkiz bebeklere anne sütü yetmez. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Anne sütü ikiz bebeklere de rahatlıkla yetecek miktarda oluyor. Hatta anneler ikiz bebeklerini eş zamanlı bile besleyebiliyorlar. Bunun için çeşitli emzirme pozisyonları öneriliyor.

Pause Dergi

Hasta olduğumda emzirmemeliyim. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, emzirmeyi ertelemek veya tamamen kesmek gereken sadece kanser ve epilepsi gibi birkaç nadir hastalık olduğunu belirterek, şöyle devam ediyor. “Ayrıca bazı kanser ve epilepsi ilaçları, tedavi amaçlı radyoaktif ışın alınması, tüberküloz ve meme başı herpesinde emzirme önerilmiyor. Annenin zorunlu kullanması gereken ve anne sütüne yüksek oranda geçebilen ilaçlar varsa, bunlar da mutlaka doktora danışılarak kullanılmalıdır.”

Sütümü arttırmak için vitamin almalıyım. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Yine yaygın inanışın aksine yeterli ve dengeli beslenildiği takdirde anne sütünü artırmak için vitamin takviyesine gerek olmuyor. Sütü arttıracak olan 3 kural var: Sağlıklı ve dengeli beslenmek, sık emzirmek ve bolca su ile sıvı içmek.

Tahıl eklemek gece uyumasına yardımcı olur. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Anne adaylarında anne sütüne ve formül sütlere ‘tahıl’ eklendiğinde bebeğin daha iyi kilo alacağına dair yanlış bir inanış var. İlk 6 ay anne sütüne veya zorunlu hallerde verilen formül süte kesinlikle tahıl eklenmemeli. Bunun nedeni ise tahıl eklenmesinin sindirim sistemi üzerine olumsuz etkileridir. Dolayısıyla bebek her uyandığında emzirmek gerekiyor. Bebeğin uyku atıştırmalığı olan memeden gelen süt, ayrıca anne ve bebek arasındaki bağı da güçlendiriyor.

Formül mama versem bebeğim daha iyi uyur ve daha çok kilo alır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: “Formül mamanın sindirimi daha uzun ve zordur. Dolayısıyla beslenme aralıkları çok daha uzun olacaktır” bilgisini veren Dr. Pınar Atılkan, “Anne sütünün sindirimi ise çok daha kolaydır. Bu nedenle anne sütü ile beslenen bebekler daha huzurlu uyurlar ve daha çok kilo alırlar. Ayrıca anneyle bağ kurdukları için kendilerini güvende hissederler.” diyor.

Anne sütü: Bebeğin ilk doğal aşısı!

Anne sütü: Bebeğin ilk doğal aşısı!

Bebeğin ilk altı ay boyunca tüm gereksinimleri olan su, protein, karbonhidrat, yağ ve mineralleri tek başına karşılayabilen mucize bir besin, anne sütü. Dünya Sağlık Örgütü; yaşamın ilk 6 ayı için sadece anne sütünü, ardından 2 yıl ve daha uzun süre uygun tamamlayıcı beslenme ile devam eden anne sütünü öneriyor. Uzmanlar da her fırsatta pandemi sürecinde de bebeklerin anne sütü ile beslenmeleri gerektiğine dikkat çekiyorlar. Çünkü anne sütü, içeriğindeki antikorlar sayesinde bebeği başta Covid-19 olmak üzere pek çok enfeksiyona karşı koruyabiliyor.

Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan “Yapılan çalışmalar; annenin Covid-19 pozitif olduğu durumlarda da anne sütünün alınmasının çocuğun klinik seyrinde olumsuz bir etkisinin olmadığını gösteriyor. Üstelik bu virüse karşı koruyucu etkisi olması ve bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirmesi nedeniyle pandemi sürecinde de mutlaka emzirmeye devam edilmesi gerekiyor. Covid-19 pandemisi, emzirme ve anne sütünün; doğal bağışıklama gücü sayesinde virüs hastalıklarından korunmada ne denli etkin ve önemli olduğunu göstermiştir. Ayrıca anne sütünün bebeğe verilen ilk ve doğal aşı niteliğinde mucizevi bir iksir olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır” diyor. Ancak emzirme sırasında virüsün damlacık yoluyla bebeğe bulaşmaması için bazı kurallara dikkat etmek de büyük önem taşıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, “1-7 Ekim, Emzirme Haftası“ kapsamında anne sütünün faydalarını ve pandemide emzirirken dikkat edilmesi gereken 5 kuralı anlattı; önemli önerilerde bulundu!

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Pınar Atılkan

Covid-19 enfeksiyonundan koruyor

Anne sütünde yer alan çeşitli antikorlar bebeğin bağışıklık sisteminin güçlenmesine destek sağlıyor. Ayrıca viral enfeksiyonlarda koruyucu rol üstlenen lökositler, makrofajlar, polimorfnüveli lökositler, T lenfositler çoğunlukta olmak üzere B lenfosit ve kök hücreler ile tüm immünglobulinler (Ig) anne sütünde doğal olarak bulunuyor ve bebeği Covid-19’da gibi pek çok enfeksiyonda koruyucu rol üstleniyor. Bu nedenle pandemi döneminde bebeğin anne sütüyle beslenmesi ayrı bir önem taşıyor.

Astımdan obeziteye

Anne sütüyle beslenme, bebeklerde astım,  obezite, tip 1 diyabet, şiddetli alt solunum yolu enfeksiyonu, orta kulak iltihabı,  mide ve ince bağırsak yolunu kapsayan gastrointestinal enfeksiyonlar, erken doğan bebeklerde nekrotizan enterokolit (bağırsaklarda oluşan iltihaplanma) gibi pek çok hastalıktan koruyor.

Her zaman sağlıklı

Anne sütü; bebek ne zaman ihtiyaç duyarsa hazır, temiz, sıcak, ek araç ihtiyacı olmadan, çöp oluşturmadan ulaşılabilecek en sağlıklı gıdadır.

Ruhsal gelişimi destekliyor

Emzirme uzun dönem ten tene temasın sağlaması sayesinde bebeğin ruhsal gelişimini destekliyor, anne-bebek bağının sağlıklı kurulmasını sağlıyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

5 yaş altı ölümleri önleyebiliyor

Saygın tıp dergilerinden Lancet’in 2016 raporuna göre; pek çok hastalıktan koruması ve bağışıklık sistemini güçlendirmesi sayesinde anne sütü ile yılda 820 bin hayat kurtulabildiği gibi, 5 yaş altında görülen ani ölümlerin de yüzde 13’ü engellenebiliyor.

Zeka seviyesini yükseltiyor

Geniş çaplı yapılan çalışmalardan köken alan Amerikan Pediatri Akademisi ve Dünya Sağlık Örgütü’nün ortak raporları; uzun süreli emzirmenin ileri çocukluk döneminde daha yüksek IQ değerleri ve daha gelişmiş bilişsel fonksiyonlarla ilişkili olduğunu öne sürüyor.

Pandemide emzirmenin 5 önemli kuralı!

Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Pınar Atılkan, COVID-19 pozitif iseniz veya şüphe duyuyorsanız, bebeğinizi emzirirken dikkat etmeniz gereken 5 kuralı şöyle anlatıyor:

  • Bebeğinize dokunmadan önce ve sonra ellerinizi öncelikle 20 saniye sabun ve suyla yıkayın veya ellerinizi dezenfekte edin
  • Odanızı sık sık havalandırın
  • Maskenizi mutlaka takın ve nemlendirdikçe değiştirin
  • Giysilerinizi 60-90 derecelik ısıda yıkayın
  • Yüzük ve bilezik gibi aksesuarları kullanmayın