Yazılar

İlk anda neler yapmalı, nelerden kaçınmalı?

İlk anda neler yapmalı, nelerden kaçınmalı?

Yaz mevsimi tüm güzellikleriyle gelse de hava sıcaklıklarındaki artış ile tatil sezonunun açılması nedeniyle doğada ve denizde daha fazla zaman geçirmemiz, birtakım tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Yaz aylarında güneş çarpması, böcek ısırıkları, suda boğulma ve burun kanamaları en sık görülen sorunlar arasında ilk sıralarda yer alıyor. Özelikle çocuklar, yaşlılar, kronik hastalıkları olanlar ve hamileler, bağışıklık sistemleri ile vücut sıvı-elektrolit dengelerinin daha hassas olması nedeniyle daha fazla risk altındalar! Acıbadem International Hastanesi Acil Servis Sorumlu Hekimi Dr. Rıdvan Acar, yaz mevsiminde sıkça karşılaşılan bu sorunlarda ilk yardımın doğru yapılmasının yaşamsal önem taşıdığına dikkat çekerek, “İlk yardım uygulamaları sağlık personeli gelene kadar bilinçli bir şekilde uygulandığında hayat kurtarabiliyor. Örneğin suda boğulmada, eğitim almış kişiler tarafından temel yaşam desteği sağlanırsa, kişinin kurtulması olasıdır. Veya yılan ısırmalarında ilk yardım uygularken ısırılan yeri emmek gibi yapacağımız bir hata bize ve hastaya ölümcül bir zarar verebiliyor.” diyor. Acıbadem International Hastanesi Acil Servis Sorumlu Hekimi Dr. Rıdvan Acar, yaz aylarında sık görülen sorunlarda neler yapılması gerektiğini anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Rıdvan Acar

GÜNEŞ ÇARPMASI

Yaz aylarında güneş altında uzun süre kalmak; güneş çarpması, güneş yanıkları, bazı cilt hastalıklarının alevlenmesi, uzun dönemde ise cildin yaşlanması ile cilt kanseri risklerini ortaya çıkarıyor. Güneş çarpması; güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmaya bağlı olarak baş ağrısı, bulantı, bilinç bulanıklığı ve yüksek ateş gibi semptomlarla kendini gösteriyor. Tedavide geç kalındığında kalıcı karaciğer ve böbrek fonksiyonu kayıplarına, hatta ölüme bile yol açabildiği için güneş çarpmasına erken müdahale yaşamsal önem taşıyor.

Ne yapmalı?

  • Sıcak çarpmasında kişiyi serin bir yere alın ve soğuk kompres yapın.
  • Bol sıvı tüketip istirahat etmesini sağlayın.
  • Mümkünse ılık duş aldırın. Duş yapamıyorsa baş, koltuk altı ve kasık bölgelerine soğuk suyla ıslatılmış bez yerleştirin. Bu kompresi 20 dakika düzenli olarak uygulayın.
  • Buna rağmen durumunda değişiklik görülmüyorsa, kusma ihtimaline karşı yan yatırıp zaman kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurun veya tıbbi yardım çağırın.

BÖCEK ISIRMALARI

Yaz aylarında sık görülen sorunlardan biri de böcek ısırmaları oluyor. Ülkemizde en sık sivrisinekler, arılar ve kene ısırmaları görülüyor. Böcek ısırıkları ciltte kızarıklık ve döküntü oluşmasına yol açıyor. Bunlar ağrılı olabiliyor, bazen de çok kaşınabiliyor. Ayrıca enfeksiyonlar da gelişebiliyor. Böcek ısırıklarında bazı kişilerde hafif bir alerjik reaksiyon oluyor; ısırığın etrafındaki geniş bir alan şişiyor, kızarıyor ve ağrılı hale geliyor. Alerjik bünyeli kişilerde ise solunum güçlüğü, baş dönmesi ve yüzde şişme gibi ciddi bir alerjik reaksiyon meydana gelebiliyor, bu durum acil tıbbi tedavi gerektiriyor. Dr. Rıdvan Acar, ısırılan bölgede irin ve apse gibi iltihap belirtileri varsa ve bunlar 2 gün içinde geçmemişse zaman kaybetmeden hastaneye başvurmanız gerektiği uyarısında bulunarak, “Zira bu durum böceğin zehirli olabileceğine ve enfeksiyona işaret edebiliyor, tedavide geç kalındığında da tehlike arz ediyor” diyor.

Ne yapmalı?

  • Böcek sokmalarında: Böcek ciltte ise öncelikle böceği steril bir cımbızla uzaklaştırın. Sonrasında bölgeyi sabun ve suyla yıkayın. En az 10 dakika boyunca soğuk kompres yapmak ve mümkünse ısırılan bölgeyi yukarıya kaldırmak, oluşan şişliği azaltmaya yardımcı olacaktır. Enfeksiyon riskini azaltmak için bölgeyi tahriş etmekten de kaçının.
  • Arı sokmalarında: Yapmanız gereken ilk şey, arının iğnesini hemen çıkarmak olmalı. Hızlı müdahale sayesinde iğneden salınan zehrin yayılmasının önüne geçileceği için oluşabilecek reaksiyonların şiddetlenmesi engelleniyor. Ancak dikkat! İğneyi cildi sıkarak çıkarmak daha fazla zehrin vücuda yayılmasına neden olabiliyor. İğneyi çıkardıktan sonra sorunlu bölgeyi cildi rahatlatması, kir ile varsa zehrin bölgeden temizlenmesi için soğuk su ve sabunla yıkayın. Zehrin vücut tarafından daha az emilmesi ve şişliğin hafiflemesi amacıyla sorunlu bölgeye buz kompresi yapabilirsiniz. Buzu havluya sardıktan sonra ısırılan bölgede 20 dakika boyunca bekletin. Ayrıca ısırılan bölge kol veya bacağınız ise ağrı ve şişliğin hafiflemesi için bu bölgeyi yüksekte tutmanızda fayda var.
  • Kene ısırmalarında: Keneyi vücuttan çıkarmayın, üzerine herhangi bir şey dökmeyin ve öldürmeye çalışmayın. Rıdvan Acar, kene ısırıklarında herhangi bir şikayet olmasa bile hiçbir müdahalede bulunmadan ve zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmanız gerektiğine işaret ederek, “Kene çıkarma işleminin uzmanlar tarafından yapılması çok önemli, aksi halde bir kısmı cilt altında kalabiliyor ve enfeksiyonun kene salyası ile aktarılması sonucu hayatı tehdit eden sorunlara neden olabiliyor.” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

SUDA BOĞULMA

Boğulma, vücutta dokulara yeterli oksijen gitmemesi sonucu dokularda bozulma meydana gelmesidir. Nefes almada güçlük; gürültülü, hızlı ve derin solunum; ağızda köpüklenme, yüzde, tırnak ile dudaklarda morarma, genel sıkıntı hali ve bayılmayla kendini belli ediyor. Dr. Rıdvan Acar, suda boğulmada ilk yardımın çok önemli olduğu uyarısında bulunarak, “Yapılacak müdahale ile kişi hayatta kalabileceği gibi yanlış ya da geç kalınmış müdahaleyle istenmeyen durumlar oluşabiliyor” diyor.

Ne yapmalı?

  • Boğulma riski taşıyan kişinin sırtüstü pozisyon almasını sağlayın. Çok iyi derecede yüzme bilmiyorsanız onu yüzerek çıkarmanız sakıncalı olacaktır. Bu durum sizin de aynı sorunu yaşamanıza neden olabilir.
  • Hızlı ve dikkatli bir şekilde sudan çıkardıktan sonra solunum ve nabız kontrolü yapıp sırtüstü yatırın.
  • Müdahale ederken baş ya da gövdede bir kırılma riskine karşı başını çok fazla arkaya itmeyin. Solunumunu engelleyecek materyaller varsa üzerinden çıkarın. Islak kıyafetlerini çıkarıp üzerini kuru bir örtüyle örtün.
  • 112’yi arayarak yardım isteyin. 20-30 dakika geçse bile yapay solunumla kişinin soluk vermesi sağlanıyor. Sağlık ekipleri gelinceye dek düzenli olarak yapay solunum yapın.

BURUN KANAMALARI

Kuru ve sıcak hava şartları burun kanaması riskini artırıyor. Burun damarlarının belirgin ve çok yüzeysel olduğu kişilerde şiddetli sümkürülmesi ve kurcalanmasıyla burun kolayca kanayabiliyor. Dr. Rıdvan Acar, burun kanamasından korunmak için kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız, kalp ve tansiyon sorununuz varsa, günün en sıcak saatlerinde mümkün olduğunca güneşe çıkmamanız gerektiğine dikkat çekiyor.

Ne yapmalı?

  • Bol soğuk su çekerek içeride hiç pıhtı kalmayacak şekilde burnunuzu yıkayın.
  • Dik oturup ve başınızı hafif öne eğip parmaklarınızla burun kanatlarına 5-10 dakika baskı uygulayın.
  • Kanama nedeni sıklıkla tansiyon yüksekliği olduğu için kan basıncınızı ölçün.
  • Kanama kontrol altına alınamadıysa hastaneye başvurun.

Üst solunum yolu enfeksiyonları arttı!

Üst solunum yolu enfeksiyonları arttı!

Tüm dünyayla birlikte ülkemizde de etkisini devam ettiren Covid-19’un gölgesinde girdiğimiz sonbaharda, havaların soğumasına okulların açılması ve kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirilmesi de eklenince üst solunum yolu enfeksiyonları başta olmak üzere birçok hastalık karşımıza sık çıkmaya başladı. Ancak dikkat! Acıbadem International Hastanesi Acil Servis Sorumlu Hekimi Dr. Rıdvan Acar, pandemide hastanın kimi durumlarda evde geçirebileceği soğuk algınlığı (nezle) gibi şikayetlerinde telaşa kapılarak gerekmediği halde acil servise başvurmasının doğru olmadığını belirterek “Burun akıntısı, hapşırık gibi sorunlar yaşayan hastaların yüksek ateş veya nefes darlığı gibi şikayetleri olmadığı takdirde, acil servise değil, polikliniğe gitmelerini öneriyoruz. Böylece acil servislerde, uzmanların acil ihtiyacı olan hastalara ayıracak zamanı kalabiliyor, ayrıca başvuracak kişiyi farklı enfeksiyon risklerinden uzak tutuyor” diyor. Acil Servis Hekimi Dr. Rıdvan Acar, bugünlerde acil servislere başvurularda büyük artış olduğunu belirtirken, en çok başvuru nedenlerini sıraladı; pandemide acil servise gitmeden önce dikkat edilmesi gereken belirtileri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Soğuk algınlığı ve gripte acile gitmeden önce…

Havaların soğuması soğuk algınlığı veya grip semptomları ile acil servise başvuruların oranını artırıyor. Hapşırık, burun akıntısı, burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı ve öksürük gibi şikayetlerle seyreden üst solunum yolu enfeksiyonları, bazı ortak belirtiler nedeniyle Covid-19 ile karıştırılabiliyor. Dr. Rıdvan Acar “Ancak yüksek ateş, nefes darlığı gibi aciliyet gerektiren bir durum olmaması halinde ilk etapta acil servise başvurmak yerine, önce kişinin evde istirahat etmesi, kendini gözlemlemesi, C vitamininden zengin besinler tüketmesi, yeterli süre uyuması ve bol su içmesi önemli. Gerekirse poliklinik hekimine başvurulabilir. Bu süreçte hekimin önerisi olmadan antibiyotik kullanmamaya çok dikkat etmek gerekiyor, çünkü antibiyotik virüslere etki etmiyor” diyor.

Bu şikayetler varsa dikkat!

Özellikle bazı şikayetlerin ertelemeye gelmeyeceğini ve bu durumda mutlaka acil servise başvurmak gerektiğini belirten Dr. Rıdvan Acar, şöyle konuşuyor: “Nefes darlığı, anaflaksi (çok ciddi alerjik reaksiyon), göğüs ağrısı, aniden başlayan karın, baş ve bel ağrılarının dikkate alınması gerekir. Ancak acil servise en sık başvuru nedenleri arasında yer alan baş ağrısının aniden başlamış olması, ayrıca baş ağrısına eşlik eden ateş, kusma ve ense sertliği gibi menenjiti gösteren bulguların olup olmadığına bakmak gerekir. Hastalar bu sorulara verecekleri cevaba göre acil servise başvurmalıdır. Aksi halde o esnada acilde kalp krizi geçiren bir kişinin tedavisi engellenmiş olunabilir!”

Pause Sağlık, Pause Dergi

Karın ağrısına bu şikayetler eşlik ediyorsa!

Çocukluk çağı şikayeti olarak algılanan karın ağrısı yetişkinlerde de acil servise başvurularda ilk sıralarda yer alıyor. Dr. Rıdvan Acar karın ağrısının genelde bağırsak enfeksiyonları ve kabızlık gibi acil olmayan durumlardan kaynaklanabildiğini belirterek “Aciliyet gerektiren durumları atlamamak için hastanın göbek üstünde ağrı hissedip hissetmediği önemlidir çünkü göbek üstünde hissedilen ağrıda kalp krizi akla gelmelidir. Bilinç bulanıklığı, ağızdan aseton kokusu gelmesi ise diyabetik ketoasidozu (yani şekerin aşırı yükselmesi, aşırı sıvı kaybı ve kanda asidik yükselme seyreden ciddi bir rahatsızlık) hatırlatmalıdır. Yine ani başlayan karın ağrısı, buna eşlik eden iştahsızlık ve şiddetli ishal durumlarında da vakit kaybetmeden acil servise başvurulması gerekir” diyor.

Çocuklarda ateş varsa dikkat!

Çocukların acil servise getirilme nedeninin genellikle yüksek ateş olduğunu, pandemi döneminde Covid-19 hastalarının da sıklıkla ateş yüksekliği yakınması ile acil servise başvurduklarını belirten Dr. Rıdvan Acar; ateş yüksekliği olan bir hastada menenjit riskine dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor. Fışkırır tarzda kusma, ense sertliği, şiddetli baş ağrısı ve vücutta döküntü gibi bulguların menenjit hastalığına işaret edebildiğini kaydeden Dr. Rıdvan Acar, çocuklarda ayrıca yüksek ateş nedeniyle ateşli havale tehlikesi bulunduğunun, bu nedenle hekim önerisiyle ateş düşürücü şurup ve ılık duş, vücudun eklem yerlerine soğuk suya batırılmış bez uygulamasına rağmen 38 derece ve üzeri ateşi olanların acil servise getirilmesi gerektiğini söylüyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Bel ve sırt ağrısında dikkat!

Kalp krizi belirtileri arasında yer alan bel ve sırt ağrılarının da acil servis uzmanlarının sık karşılaştığı başvuru nedenleri arasında olduğunu vurgulayan Dr. Rıdvan Akar, toplumda yaygın görülen bel ve sırt ağrısında kritik ayırıma dikkat çekerek şöyle konuşuyor: “Önceden ağrı olup olmadığı, ağrının aniden mi başladığı, bel fıtığı öyküsü olup olmadığı gibi konular sorgulanıyor. Çok şiddetli ve ani başlayan sırt ağrıları aort damarında yırtık olduğuna işaret edebilir. Bazen böbreklerden kaynaklı ağrı da bel ağrısı ile karışmaktadır. Bu durumda muayene ve gerekli tetkikler bir an önce yapılmalıdır” diyor.

Baş dönmesi varsa…

Acil servise sık başvurulan durumlardan biri olan baş dönmesi konusunda Dr. Rıdvan Acar şu bilgileri veriyor: “Vertigo eğer santral sinir sisteminden kaynaklanıyorsa nörolojik muayene bulguları eşlik edebilir ve acil durumdur. Eğer kulaktan kaynaklanıyorsa şiddetli baş dönmesi ile bulantı ve kusma da olmaktadır. Baş pozisyonu değişikliği ile şikayet artar. Hastanın şikayetlerini azaltmaya yönelik tedavi düzenlenir.”