Yazılar

Divertikülit belirtileri nelerdir?

Divertikülit belirtileri nelerdir?

Şiddetli karın ağrısı, ateş, titreme, karında şişlik gibi belirtiler birçok farklı hastalıktan kaynaklanabileceği gibi, bağırsak hastalığı olarak bilinen divertikülit nedeniyle de gelişebiliyor. Divertikülit tedavisi hastanın yaşına, ek hastalıklarına, hastalığın yaygınlığına göre farklılık gösterebiliyor. Divertikülit belirtileri hafifse evde tedavi ve divertikülit diyeti uygulanabiliyor ancak bağırsaklarda apse, fistül, obstrüksiyon (tıkanıklık), bağırsak duvarında delinme gibi durumlarda cerrahi tedavi tercih edilebiliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Şule Namlı Koç, divertikülit hastalığı hakkında bilgi verdi.

Divertikül, bağırsak iç yüzeyinde bulunan astarda fıtıklaşma şeklinde kendini gösteren küçük, baloncuk şeklindeki yapılardır. Bağırsakta baloncuk gibi bir görünüme sahip olan divertiküler yapılarda iltihaplanma ya da enfeksiyon gelişimi ile karakterize durum olursa buna divertikülit adı verilmektedir. Divertikülit hastalığı kendini farklı belirtilerle gösterebilmektedir. Divertikülit belirtileri genel olarak şu şekilde sıralanabilir;

Dr. Şule Namlı Koç

  1. Şiddetli karın ağrısı divertikülite işaret edebilir. Karın ağrısı birçok farklı rahatsızlıktan kaynaklanabilmektedir. Ancak özellikle karnın sol alt kadranında yaşanan şiddetli ağrılar divertikülit belirtisi olabilmektedir.
  2. Ateş ve titreme önemsenmelidir. Ateş ve titreme vücutta enfeksiyon belirtileri arasındadır. Divertikülit kaynaklı enfeksiyon da ateş ve titremeye yol açabilir.
  3. Karında şişkinlik divertikülit belirtileri arasındadır.
  4. Kabızlık çok farklı nedenlere bağlı olarak yaşanabilir. Özellikle diğer şikayetlerle birlikte yaşanan kabızlık divertikülit belirtisi olarak değerlendirilebilir.
  5. Mide bulantısı ve bağırsak alışkanlıklarında belirgin değişiklik divertikülit belirtileri arasındadır.
  6. Rektal kanama her zaman ciddiye alınması gereken bir şikayettir. Rektal kanamalar divertikülit belirtisi olarak yaşanabilmektedir.

Bu belirtilerin bir veya bir kaçının yaşanması durumunda uzman bir doktora başvurulması gerekmektedir.

Obezite ve sigara kullanımı riski artırıyor

Divertikül, genellikle kalın bağırsakta zayıf olan alanların basınç altında kalması sonucunda gelişir. Bağırsağa uygulanan bu basınç, çeşitli büyüklükteki keselerin kolon duvarından dışarı fıtıklaşmasına neden olur. Divertikülit ise divertikül duvarı basınç altında kalıp yırtıldığında, bağırsağın o kısımda iltihaplanma ve bazen enfeksiyon gelişmesi nedeniyle ortaya çıkar.  Bazı faktörler divertikülit gelişme riskini artırmaktadır.  İleri yaş, obezite, sigara kullanımı, hareketsiz yaşam, yüksek hayvansal gıda alımı ve düşük lifle beslenme ile bazı ilaçların kullanımı divertikülit gelişme riskini artırır.

Tedavide geç kalmayın

Divertikülit teşhisinde hastanın şikayeti ve muayenede sol alt kadranda hassasiyet saptanması, laboratuvarda kan ve dışkı testleri, görüntülemede ultrasonografi ve batın tomografisi önemli rol oynar. Tedavi seçimi hastanın genel durumu, yaşı, tıbbi özgeçmişi, ek hastalıkları, hastalığın yaygınlığı ve komplikasyonları, medikal tedavilere olan toleransı ve hastanın tedavi tercihine göre yapılır.

  • Belirtiler hafifse, evde tedavi yeterli olabilir. Bu durumda divertikülit tedavisi için antibiyotikler reçete edilir. Ancak yeni kılavuzlar çok hafif vakalarda antibiyotik gerekmeyebileceğini belirtmektedir.
  • Bağırsakların daha kolay toparlanması ve dinlendirilmesi için birkaç gün boyunca sıvı bir diyetle beslenme önerilir. Belirtiler düzeldiğinde, diyete yavaş yavaş kademeli bir şekilde katı yiyeceklerin eklenmesi önerilebilir. Lifli beslenme önemlidir ve hastalara uzun vadede önerilir. Hastanın şikayetleri şiddetli ise ve ek hastalığı mevcutsa yatarak tedavi önerilebilir. Bu durumda damar yolundan beslenme ve antibiyotik tedavisi ile yakın takip yapılır.
  • Bağırsaklarda apse, fistül, obstruksiyon yani tıkanma, bağırsak duvarında delinme gibi bir komplikasyon varsa veya birden fazla divertikülit atağı geçirilmiş ise hastanın durumuna göre ameliyat ile cerrahi tedavi de uygulanabilir.

Divertikülit diyeti yapabilirsiniz

Her hastada farklı besinler hastalığı tetikleyebileceği için kişi hangi gıdaların şikayetlere veya atağa neden olduğunu takip ederek hastalığı kötüleştiren gıdalardan kaçınmalı ve diyetini buna göre ayarlamalıdır. Düzenli tuvalete çıkmaya çalışmak, kabızlık ve ıkınmaktan kaçınmak, divertiküler hastalığı önlemek ve komplikasyonlarını azaltmak için diyet önemlidir.

  • Lif içeren gıdalar tüketmek: Lif, dışkıya daha fazla su çekerek daha hacimli, yumuşak dışkı çıkarılmasını sağlar. Böylece bağırsaklarda daha hızlı hareket ederek daha kolay atılır.
  • Su içmeyi ihmal etmemek: Daha fazla lifli gıdalar tüketmek daha fazla su emilmesine neden olur. Bu sebeple dışkıyı yumuşak ve hareket halinde tutmak için lifli gıdalarla birlikte içilen su miktarını artırmak gerekir.
  • Düzenli egzersiz yapmak: Düzenli fiziksel aktivite, yiyeceklerin bağırsak sisteminden geçmesine yardımcı olur. Mümkünse her gün düzenli olarak egzersiz yapmak kabızlığı önemli ölçüde engeller.

 

İleri vakalarda ameliyat gerekebilir

Divertikülit hastalığının tedavisinde cerrahi müdahale gerektiren durumlar olabilmektedir. Genel olarak divertikülit tedavisinde cerrahi tedavi şu durumlarda yapılmaktadır.

  • Bağırsakta apse, fistül, tıkanıklık, bağırsak duvarında perforasyon (delinme) gibi bir komplikasyon varsa
  • Birden fazla divertikülit atağı geçirilmesi durumunda
  • Kişi bağışıklık sisteminin zayıf olması durumunda cerrahi müdahale ile tedavi gerekebilmektedir.

Divertikül hastalığı olanlarda uygulanabilen iki ana ameliyat türü vardır:

  • Birincil Bağırsak Rezeksiyonu: Bu cerrahi yöntemde bağırsağın hastalıklı bölümleri çıkarılır ve sağlıklı bölümleri yeniden birleştirir. Bu prosedür bağırsak hareketlerinin normale dönmesini sağlar. İltihap miktarına bağlı olarak açık veya endoskopik cerrahi tercih edilebilir.
  • Kolostomi ile Bağırsak Rezeksiyonu: Kalın bağırsak ve rektum sağlıklı bağırsak kısımlarını yeniden birleştirmenin mümkün olmadığı kadar çok iltihap içeriyorsa, cerrah öncelikle bir kolostomi açar. Rektum, kalın bağırsak ile anüs arasında bulunan bağırsak bölümüne verilen isimdir. Kolostomi, karın duvarında bir kesi ile açıklık oluşturması ve kalın bağırsağın sağlıklı kısmına bağlanması ile yerleştirilir. Kişinin dışkısı açıklıktan bir torbaya geçerek torbada birikir. Bağırsaktaki iltihap hafiflediğinde, kolostomi kaldırılarak çevrilerek bağırsak yeniden bağlanabilir.

Mide bulantısının nedenleri

Mide bulantısının nedenleri

Toplumda herkesin yaşayabileceği en yaygın şikayetlerden biri olan mide bulantısı, yemeği fazla kaçırmak, araç tutmaları, hoş olmayan koku ve görüntülere karşı tepki ya da üşütmek gibi daha masum nedenlerden kaynaklanabildiği gibi, ciddi hastalıkların habercisi de olabiliyor. Mide bulantısı; ülser, mide bağırsak enfeksiyonları, ani başlayan gastrit, bağırsak tıkanıklığı, apandisit gibi sindirim sistemi rahatsızlıkları başta olmak üzere stres, gebelik, vertigo, migren, tansiyon sorunları hatta beyin tümörü gibi tablolara da işaret edebiliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Şule Namlı Koç, mide bulantısının nedenleri hakkında bilgi verdi.

Mide bulantısı bir hastalık değil, vücutta farklı nedenlerden kaynaklanan mekanizmaların tetiklemesi sonucu ortaya çıkan bir tepki ya da farklı hastalıkların belirtisidir. Mide bulantısına yol açabilecek ve dikkat gerektiren çeşitli hastalıklar şu şekilde sıralanmaktadır:

Memorial Ataşehir Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Şule Namlı Koç

Dr. Şule Namlı Koç

  • Gıda zehirlenmesi

Gıda zehirlenmelerinde ortaya çıkan ilk belirtilerden biri mide bulantısıdır. Gıda zehirlenmelerinde mide bulantısı şikayetine; kusma, ishal, ateş, karın ağrısı ve kramplar gibi şikayetler de eklenebilmektedir.

  • Gastrit

Mide zarının iltihaplanması olarak tanımlanabilen gastrit genellikle helikobakter pilori mikrobundan kaynaklanmaktadır. Gastrit aniden ortaya çıkabileceği gibi (akut gastrit) zamanla yavaş yavaş belirti göstererek de görülebilmektedir (kronik gastrit). Gastrit hastalarında görülen belirtiler arasında mide bulantısı çok yaygındır. Mide bulantısı ile birlikte kusma, karnın üst bölgesinde ağrı ve şişkinlik eşlik eden şikayetler arasındadır.

  • Ülser

Mide asidinin çeşitle nedenlerle mide veya 12 parmak bağırsağında harabiyet oluşturarak doku kaybına neden olması olarak tanımlanan ülser farklı belirtilerle kendini belli etmektedir. En sık rastlanan ülser belirtisi karnın üst tarafından ortaya çıkar ağrı olmakla birlikte mide 4- bulantısı, kusma, iştah kaybı gibi şikayetlere de neden olabilmektedir.

  • Bağırsak enfeksiyonları

Bağırsak enfeksiyonlarında mide bulantısı çok sık görülen belirtiler arasındadır. Mide bulantısının yanında karın ağrısı, kanlı ishal, ateş gibi belirtiler bağırsak enfeksiyonu şikayetleri arasında yer almaktadır.

  • Safra kesesi hastalıkları ve safra kesesi ameliyatları

Safra kesesi hastalıkları; safra kesesinin akut iltihabı, safra yolu yaralanmaları ve darlıkları, safra yolu kistleri, safra kesesi taşları, safra kesesi kanseri gibi farklı şekillerde yaşanabilmektedir. Bu hastalıklarda sık görülen şikayetlerden biri mide bulantısı veya kusmadır. Mide bulantısı ve kusma şikayetleri safra kesesi hastalıklarından cerrahi tedavi gören hastalarda ameliyat sonrasında da devam edebilmektedir.

  • Gastroözefageal reflü

Mide içeriğinin farklı nedenlere bağlı olarak mideden yemek borusuna doğru geri kaçışıyla ortaya çıkan gastroözefageal reflü hastalığında en sık görülen belirti mideden boğaza doğru yayılan yanma hissidir. Yemeklerden sonra veya gece yatarken yanma hissi daha fazla görülebilmektedir. Beraberinde göğüs ağrısı, yutma güçlüğü, boğazda yumru hissi, mide bulantısı ve kusma şikayetleri de yaşanabilmektedir.

  • Bağırsak tıkanıklığı

Bağırsak tıkanıklığı müdahale edilmediği takdirde hayati tehlikeye yol açabilen rahatsızlıklardan birisidir. Ani ve şiddetli karın ağrısı, karında şişlik, gaz ve gaita çıkaramama gibi belirtilerin yanında mide bulantısı ve kusma gibi şikayetler görülebilmektedir.

  • Kanser ve kanser tedavisi

Mide bulantısı kanser belirtisi olabilmektedir. Özellikle sindirim sistemi kanserlerinde hazımsızlık, şişkinlik gibi belirtilerle birlikte mide bulantısı, kusma, iştahsızlık, kilo kaybı gibi şikayetler yaşanabilmektedir. Kanser tedavisi ya da kanser tedavisinden sonra da mide bulantısı şikayetleri yaşanabilmektedir. Kemoterapi tedavisi sırasında ani mide bulantısı ve kusma şikayetleri görülebilmektedir. Mide bulantısı ve kusma şikayetleri kemoterapi sırasında olabileceği gibi sonrasında da ortaya çıkabilmektedir.

  • Vertigo (Baş dönmesi)

Hastalar farklı nedenlere bağlı olarak vertigo yani baş dönmesi yaşayabilmektedir. Şiddetli vertigo durumunda kişi genellikle hareket edememektedir ve ilk görülen şikayetler mide bulantısı ile kusma olmaktadır.

  • Kulak enfeksiyonu

Kulak enfeksiyonları genellikle şiddetli kulak ağrısı ile kendini belli etmektedir. Ancak iç kulak enfeksiyonlarında kulak ağrısına mide bulantısı, baş dönmesi gibi şikayetler eklenebilmektedir .

  • Beyin travması ve beyin tümörü

Kafa travmaları ya da beyin tümörü gibi rahatsızlıklar hastalığın şekline göre farklı belirtiler gösterebilmektedir. Beyin travması veya beyin tümörlerinde şiddetli baş ağrısı, mide bulantısı, kusma, konuşma bozukluğu, kol veya bacaklarda güçsüzlük, görme bozuklukları gibi şikayetler yaşanabilmektedir.

  • Apandisit

Bağırsağın defans mekanizması ve bağışıklığı düzenlemeye yardım ettiği öngörülen apandisitin iltihaplanmasının en tipik belirtisi sağ kasık ağrısıdır. Ancak ağrı ile birlikte mide bulantısı, kusma, sindirim güçlüğü gibi şikayetler de yaşanmaktadır.

  • Migren

Migren ataklarının en belirgin özelliği zonklama şeklinde baş ağrısıdır. Ancak bu baş ağrısına; mide bulantısı, kusma, ışık ve sese karşı hassasiyet gibi şikayetler de eklenmektedir.

  • Kalp krizi

Kalp krizi sırasında yeterli oksijen alınamadığı için baş dönmesiyle birlikte mide bulantısı ve kusma şitayetleri yaşanabilmektedir.

  • Böbrek ve idrar yolu hastalıkları

Böbrek taşları veya idrar yolu enfeksiyonları şiddetli ağrının yanı sıra mide bulantısı ve kusma gibi şikayetlerle de kendini belli edebilmektedir.