Yazılar

Bağışıklık sistemi nasıl gelişir

Bağışıklık sistemi nasıl gelişir

Vücudu hastalıklara karşı koruyan karmaşık bir savunma sistemi olan bağışıklık sistemi, vücuda saldıran yabancı organizmaları (Bakteri, virüs, parazit) tanır ve gerektiğinde bu organizmalar ile “savaşarak” sağlığı korur. Bağışıklık sistemi, vücuda ait olan ve olmayan maddeleri ayırt edebilme yeteneğine sahiptir. Bağışıklık sisteminin doğal ve edinilmiş olarak ikiye ayrıldığını söyleyen Liv Hospital İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf Emre Uzun güçlü bir bağışıklık için olmazsa olmazlardan bahsetti.

 

Dr. Yusuf Emre Uzun

Bağışıklık sistemi nasıl çalışır?

Bağışıklık sistemi, vücutta geniş bir etki alanına sahip olduğu için birçok farklı hücre tipi, protein ve diğer moleküllerin koordineli bir şekilde çalışmasını içerir. Bu sistemin sağlıklı bir şekilde işlev görmesi, vücudu çeşitli enfeksiyonlara ve hastalıklara karşı korur. Doğuştan var olan ya da sonradan gelişen bazı hastalıklar örneğin kanser, immun yetmezlik sendromları, özellikle otoimmun hastalıkların tedavisinde veya organ nakli sonrasında kullanılan steroidler ve bağışıklığı baskılayıcı ilaçlar, HIV gibi bazı enfeksiyonlar bağışıklık sisteminin normal çalışmasına engel olarak enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir.

Doğal Bağışıklık Sistemi: Vücutta doğuştan var olan bir savunma sistemidir. Cilt, mukoza zarları, tükürük, gözyaşı gibi fiziksel bariyerler ve makrofajlar, nötrofiller gibi hücreler bu sistemin bir parçasıdır. Doğal bağışıklık sistemi, hemen hemen her tür yabancı maddeye karşı genel bir koruma sağlar.

Edinilmiş Bağışıklık Sistemi: Vücut yabancı bir organizma ile karşılaştığında özel bir yanıt geliştirir. Bu yanıt, organizmanın tanınması ve daha önce maruz kalınmış bir enfeksiyon veya aşı sonrasında gelişir. Edinilmiş bağışıklık sistemi, antikorlar ve özgün hücresel yanıtlar gibi özel savunma mekanizmalarını içerir. Bu sistem, bir mikroorganizma ile ilk kez karşılaşıldığında etkinleşir ve daha sonra aynı mikroorganizma ile tekrar karşılaşıldığında daha hızlı ve etkili bir yanıt geliştirir.

Sağlıklı bir bağışıklık sistemi için olmazsa olmazlar

1) Yeterli ve dengeli beslenme (Taze sebze ve meyve, protein, tam tahıllar, kuru baklagiller yönünden zengin beslenmek). Aşırı kilolu ya da aşırı zayıf olmak, karbonhidrattan zengin ya proteinden fakir beslenmek bağışıklık sistemini olumsuz etkileyen faktörlerdir. A, B, C, E, D vitaminleri, selenyum, demir, çinko bağışıklık sisteminin fonksiyonu için önemlidir.

2) Yeterli sıvı alımı

3) Kişisel ve çevresel hijyen kurallarına uymak

4) Düzenli fiziksel aktivite (Haftada en az 150 dakika orta düzeyde egzersiz)

5) Yeterli ve kaliteli uyku

6) Stresten uzak durmak

7) Sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan kaçınmak

8) Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığı tarafından önerilen aşıları zamanında yaptırmak

Bu temel öneriler dışında “bağışıklık güçlendirici” olarak sunulan destek ürünleri veya ilaçların kullanımından önce mutlaka bir hekime danışmak ve hekimin gerekli gördüğü tetkikleri yaptırmak gereklidir.

 

Covid sendromu düzenli takip edilmeli  

Covid sendromu düzenli takip edilmeli  

Diyabet, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, solunum hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkları olan kişilerde Covid geçirmek sağlıklı bireylere göre daha fazla risk taşıyor. Covid sürecinin barındırdığı bu riskin yanı sıra hastalığı atlattıktan sonraki dönem de yakın takip edilmesi gereken bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Covidin uzun dönem etkileri halen tam olarak bilinmiyor olsa da, kronik hastalarda Covid sonrası süreç hayati önem taşıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi İç Hastanesi Bölümü’nden Uz. Dr. Yusuf Emre Uzun, kronik hastaların Covid süreci, uzamış Covid sendromu ve düzenli takiplerin önemli hakkında bilgi verdi.

Dr. Yusuf Emre Uzun

Diyabette kan şekeri kontrolü günde 3-4 sefere çıkabiliyor

Diyabet, insülin etkisi ya da sentezindeki yetersizlik nedeniyle ortaya çıkan kan şekeri yüksekliği ile karakterize, sürekli tıbbi bakım gerektiren, kronik bir metabolizma bozukluğudur. Bu hastalığın tedavisinde amaç, kan şekeri kontrolü sağlamanın yanı sıra hastalığın akut komplikasyon riskini azaltmak ve hastaları kronik komplikasyonlardan korumaktır. Diyabet hastalarının takibinde hastanın evde kendi kendine kan şekeri ölçümü yapması önemlidir. Bu ölçümler özellikle insülin tedavisi alan hastalarda, gebelerde, kan şekeri henüz kontrol altına alınamamış hastalarda daha sık yapılmalıdır (günde 3-4 kez) Tedavi değişikliği yapılan hastalarda ve araya giren hastalık (covid-19) durumlarında evde kan şekeri ölçüm sıklığı artırılmalıdır. Bu hastalarda hem hiperglisemi (kan şekeri yüksekliği) hem hipoglisemi (kan şekeri düşüklüğü) sıklığı artmıştır. Evde kan şekeri ölçümleri bu komplikasyonların önüne geçilebilmesi ve tedavinin optimize edilebilmesi açısından faydalıdır.

Tansiyonun damarlarda bıraktığı tahribat nedeniyle düzenli kontrol şart

Kan basıncı için ideal değerler büyük tansiyon 120 mmHg, küçük tansiyonun ise 80 mmHg civarında olmasıdır.  Üst üste iki gün ve iki kez yapılan ölçümlerde büyük tansiyonun 140 mm Hg ve üzerinde ya da küçük tansiyonun 90 mm Hg ve üzerinde olmasına hipertansiyon (yüksek tansiyon) adı verilmektedir. Hipertansiyonu yani yüksek tansiyonu olan hastalarda Covid-19 enfeksiyonunun daha ağır seyretme riski bulunmaktadır. Örneğin Covid-19 enfeksiyonu seyri sırasında kontrolsüz tansiyon yükseklikleri ile karşılaşılabilmektedir. Tansiyon yüksekliği genelde hastalarda herhangi bir komplikasyona sebep olmadığından kendi kendine fark edilmesi zordur. Bu nedenle her yaştan sağlıklı bireylerin dahi düzenli olarak kan basıncı ölçümlerini takip etmesi, yüksek tansiyonun kontrolünü kolaylaştırmaktadır. Çünkü uzun süre hipertansiyon sorunu yaşayan ve daha sonra kan basıncı düşürülüp tedavi edilen kişiler bile damar hastalıkları riski taşımaktadır. Günün çoğu saatinde tansiyon normal seviyelerde tutulsa da ara sıra artan kan basıncının damarlarda meydana getirdiği zararı telafi etmek mümkün değildir. Bu nedenle günün farklı zamanlarında tansiyonun ölçülmesi ve izlenmesi önemlidir.

Bu hastalık gruplarına dikkat!

Covid-19 ‘a karşı risk altında olan kronik hasta grupları şöyle sıralanmaktadır:

  • Kanser
  • Tip 2 diyabet
  • Hipertansiyon
  • Koroner arter hastalığı
  • Kalp yetmezliği
  • Kalp kası hastalıkları
  • Kronik böbrek hastalığı
  • Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH)
  • Obezite
  • Organ nakline ya da farklı hastalıklara bağlı bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar

Uzamış Covid sendromu riski kronik hastalıklarda artıyor

Uzamış Covid (long Covid) sendromu, covid-19 enfeksiyonu geçiren hastalarda hastalığa bağlı fiziksel ve/veya zihinsel semptomların 4 haftadan uzun sürmesi durumunda kullanılan bir tanımlamadır. Bazı kaynaklar semptomların 2 aydan daha uzun sürmesini uzamış Covid sendromu olarak kabul etmektedir. Uzamış Covid sendromunda en sık görülen semptom ve belirtiler; yorgunluk, nefes darlığı, göğüs ağrısı, öksürük, koku kaybı, eklem ağrısı, baş ağrısı, ağız kuruluğu, göz kuruluğu, iştahsızlık, baş dönmesi, kas ağrısı, uykusuzluk, saç dökülmesi, terleme ve ishaldir. Semptomların gerileme süresi hastalık şiddetine, hastanın yaşına ve kronik hastalıklarına bağlı olarak değişebilmektedir. Bu semptomların gerilemesi 2 hafta kadar sürebilmekteyken bazı hastalarda 6 aya kadar uzayan süreler bildirilmektedir. Hastalığı daha ağır geçiren hastalarda iyileşme süresinin daha uzun olması beklenmektedir. Uzamış Covid sendromu kadınlarda, obez bireylerde, astım ve KOAH öyküsü olan kişilerde ve hipertansiyon, kalp hastalığı, diyabet, immün yetmezlik gibi kronik hastalıkları olan kişilerde daha sık ve uzun süreli olarak görülmektedir.

Covidin uzaması bu sorunları beraberinde getiriyor

Uzamış Covid sendromu görülen hastalarda birden fazla organ ve sistemde komplikasyonlar gelişebilmektedir. Bu komplikasyonlardan bazıları şu şekilde sıralanabilir:

  • Kardiyovasküler: Aritmi (ritim bozukluğu), miyokardit (kalp kası iltihabı),
  • Solunum: Pulmoner emboli, kronik öksürük, nefes darlığı
  • Endokrinolojik: Yeni gelişen diyabet, diyabet hastalarının kontrolünde bozulma, tiroidit
  • Nörolojik: Koku ve tat kaybı, konsantrasyon güçlüğü, hafıza sorunları, uyku problemleri
  • Psikiyatrik: Depresyon, anksiyete
  • Dermatolojik: Saç dökülmesi, dermatit

Sağlıkta dijital dönüşüm hastalıkların takibini kolaylaştırıyor

Covid- 19  geçirmiş hastaların özellikle de eşlik eden kronik hastalıkları olan bireylerin oksijen saturasyonu, kan şekeri, kalp ritmi gibi parametreleri yakın takip edilmelidir. Memorial Dijital Sağlık Asistanı ile hastaların tansiyon, nabız, ateş, kan şekeri, oksijen saturasyonu anlık takip edilebilmektedir. Evde kullanılabilen bir cihaz vasıtasıyla kronik hastalıkları bulunan ve yaşamsal önem taşıyan değerlerinin düzenli kontrolü gereken hastalara doktoru ve hemşiresi tarafından dijital olarak yakından takip ve etkileşim imkanı sağlayan önemli teknolojiler sunulmaktadır.