Yazılar

K Vitamini kovid ile mücadelede çok önemli

K Vitamini kovid ile mücadelede çok önemli

Pandemi sürecinde bağışıklığın desteklenmesi için birçok vitamin üzerinde çalışmalar yapılıyor. Bu vitaminler arasında C, E ve D vitaminleri etkinlikleri konusunda kesin kanıtları olan ve en çok konuşulan vitaminler arasında yer alıyor. K vitamini ise Covid-19 ile mücadelede üzerinde durulan diğer önemli bir vitamin olarak karşımıza çıkıyor. Özellikle D vitamininin biyoyararlılığını artırmak ve bağışıklığı daha da desteklemek için K vitamini içeren besinlerden de zengin beslenmek önem taşıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Aslıhan Altuntaş, K vitaminin faydaları ve bulunduğu besinler hakkında önemli bilgiler verdi.

Memorial Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Aslıhan Altuntaş

Dyt. Aslıhan Altuntaş 

Covid tablosu şiddetli seyreden çok sayıda hastada D vitamini eksikliği saptanıyor

Yapılan çalışmalar vücuttaki D vitamini düzeyinin Covid-19 hastalığı tablosunda düşünüldüğünden çok daha etkili olduğunu göstermektedir. Covid-19’a yakalanan ve durumu kritik seyreden hastaların D vitamini düzeyinin düşük olduğu; hafif belirtiler yaşayan ya da asemptomatik bireylerde ise D vitamini seviyelerinin yüksek olduğu görülmektedir. D vitamini konu olunca düşünülmesi ve değerlendirilmesi gereken başka parametreler de ortaya çıkmaktadır. Çünkü bedendeki her mekanizma aslında birbiri ile ilişki içinde olmaktadır. D vitamini için de en yakın ilişki K vitamini olarak ifade edilmektedir.

K vitamini eksikliği D vitamini eksikliğine de yol açabilir

K vitamini, sağlıklı kemik ve damar yapıları için önemli olan yağda çözünen bir vitamindir. Kan pıhtılaşmasında ve kemik metabolizmalarının devamlılığında etkili olmaktadır. Eksikliğinde kan pıhtılaşma süresi uzar ve kanama sürelerinde artış veya nedensiz kanamalar görülebilir. Kanayan bölgenin aşırı kanaması ve zor pıhtılaşması durumu görülür. Ciltte kolay morarma, siyah renkli veya kanlı dışkılama, tırnak altlarında kanamaya bağlı kırmızı beneklerin oluşması, vücudun mukoza ile kaplı olan ağız içi, burun gibi bölgelerinde kanamalar, bebeklerde göbek kordonu bölgesinde kanama ve sünnetin ardından iyileşmenin gecikmesi, sürekli olarak kanama gibi sorunlar K vitamini eksikliği belirtilerindendir. Yetişkin bireylerde eksikliği sık görülen bir durum değildir. Yeni doğan bebeklerde, ülseratif kolit, Crohn hastalıkları gibi inflamatuar bağırsak hastalıklarında eksikliği görülebilir. K vitamininden eksik bir beslenme D vitamini eksikliğine de neden olabilir. Diyabet, obezite, kalp-damar hastalıklarında da etkili olduğu çalışmalar ile kanıtlanmıştır.

K vitamini için tolere edilebilen herhangi bir üst sınır saptanmamasına rağmen nadir de olsa toksisite görülebilir. K vitamini yüksekliği, genelde düzenli K vitamin takviyesi kullanımı sonrasında görülür. Küçük bir olasılık da olsa K vitamini içeren besinlerin aşırı tüketimi sonrasında da ortaya çıkabilir.

Covid-19 nedeni ile hayatını kaybedenlerde K vitamini eksikliği sık görülüyor

Pandemi süreci ile birlikte K vitamini araştırmalara konu olan vitaminlerden biri olmuştur. Covid-19’un akciğerdeki elastik liflere zarar verdiği, bu liflerin korunması için vücudun daha fazla “matriks gla” proteinine ihtiyaç duyduğu bu nedenle de daha fazla K vitaminine ihtiyaç olduğu bazı çalışmalarda gösterilmiştir. Hastalığı kritik seyreden ya da Covid-19 nedeni ile hayatını kaybedenlerin K vitamini eksikliğinin daha yüksek olduğu kaydedilmiştir. Bu nedenle K vitamini eksikliği olması kişiyi akciğer komplikasyonlarına daha açık hale getirebilir.

Bu besinleri sofranızdan eksik etmeyin

K vitamini K1 (filokinon) ve K2 (menakinon) olmak üzere doğal 2 formda alınır. Beslenme ile en rahat alınan şekli K1 vitamini şeklidir. Ispanak, brokoli, maydanoz marul, lahana, roka, tere, lahana gibi yeşil yapraklı sebzelerden, alglerden ve yeşil çaydan alınır. K2 şekli ise bağırsaklarımızda bakteriler tarafından sentezlenir ve probiyotik içeriği yüksek olan yoğurt, kefir, turşu, sert peynir gibi besinlerden ve et ürünlerinden alınır.

Pandemi sürecinde D vitamini biyoyararlılığını artırmak ve bağışıklığı daha da desteklemek için K vitamini içeren besinlerden zengin beslenmek önemlidir.

  • Günde en az 1 kez bol yeşillikli salata tüketilmesi
  • Düzeli olarak kefir ve yoğurt tüketilmesi
  • Mevsimi de gelmişken haftada 2-3 kez lahana, brokoli gibi mevsim sebzeleri bulunması
  • Ev yapımı az tuzlu ya da tuzsuz turşular ve sert peynirlerin günlük tüketilmesi bağışıklığı desteklemek için gereklidir.

K vitamini faydaları şöyle sıralanıyor:

  1. Kemik sağlığının dostudur

K vitamini eksikliğinin kemik erimesine neden olduğu yapılan çalışmalar ile gösterilmiştir. K vitamini kemik mineral yoğunluğunu en az kalsiyum kadar destekler. Bu nedenle kemiklerin korunması ve sağlığının sürdürülmesinde önemlidir.

  1. Dişleri korur

K vitamini ve diş sağlığı arasındaki ilişkiyi araştıran çalışmalar devam etmekle birlikte, dişler için önemli olan osteokalsinin sentezinde görev alması nedeni ile diş sağlığı korunmasında K vitamini önemlidir. Güçlü ve sağlıklı dişler için yeterli K2 vitamini almak gerekmektedir.

  1. Hafızayı güçlendirir

Özellikle yaşlılığa bağlı ortaya çıkan demansların önlenmesinde, unutkanlığın azalmasında K vitamini yeterli tüketimi ve kan değerlerinin yüksek olmasının etkisi olduğu düşünülmektedir.

  1. Tansiyona iyi gelir

K vitamini damarlarda kalsiyum birikimini önler. Bu sayede damar hastalıklarının oluşmasını önler. Bununla birlikte kan basıncının düşmesine yardımcı olduğundan tansiyon üzerinde de etkilidir.

Kan sulandırıcı kullananlar dikkat!

Kan inceltici ilaçlar kullananların K vitamini zengin besinleri tüketirken veya takviyesini kullanırken mutlaka diyetisyen veya hekime danışmaları önemlidir. Çünkü bu ilaçlar K vitamini ile etkileşime girerler ve kanama riskini artırabilirler. K vitamini veya D vitamini besin desteği olarak alınabilir. Her ikisi de yağda eriyen vitaminler olduğundan yağlı besin tüketimi sonrası alınmalıdır. Tüketim düzeyleri ise mutlaka gerekli tetkikler sonrası sağlık profesyonelleri tarafından önerilmelidir.

Brezilya cevizine dikkat

Brezilya cevizine dikkat

Sağlıklı beslenmek isteyenlerin son dönemlerde sık rağbet ettiği Brezilya cevizi, selenyum içeriğiyle bağışıklık sistemini korumada yardımcı oluyor. Ancak bu besinin kullanımı konusunda dikkatli olunması gerekiyor çünkü fazla miktarda tüketim sağlığı olumsuz etkileyebiliyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Aslıhan Altuntaş, Brezilya cevizi hakkında bilgi verdi.

Peru ve Bolivya’da yetişen kinoa, chia gibi ürünlerle birlikte değerlendirilen Brezilya cevizi atıştırmalık değil ‘süper gıda’ kategorisinde bulunmaktadır. Birçok çiğ kuruyemiş gibi, Brezilya cevizinin de glütensiz bir gıda olduğu unutulmamalıdır.

Günlük selenyum ihtiyacını karşılar
Brezilya cevizinin 100 gramında 655 kalori vardır. Doymuş ve sağlıklı doymamış yağlar açısından zengin olan Brezilya cevizinin birkaç tanesi gündelik selenyum ihtiyacını karşılar. Yani Brezilya cevizini diğer tüm kuruyemişlerden ayıran özelliği içeriğinde bulunan selenyum miktarıdır. Potasyum, karbonhidrat, magnezyum da içeren Brezilya cevizinin dozunda tüketilmesi gerekir. Brezilya cevizinin içeriğindeki selenyum, çok önemli bir mineraldir ve güçlü antioksidan özelliği vardır. Sağlıklı bir bağışıklık sistemi ve hücre yenilenmesi için günde 5-6 adet Brezilya cevizi yeterli miktarda selenyumu sağlar. Yapılan çalışmalarda diyabet hastalarında selenyum eksikliği görülme olasılığının normal popülasyona göre daha yüksek olduğu saptanmıştır.

Selenyumun etkisi
Brezilya cevizinin tiroid bezinin daha etkili çalışmasını sağladığına dair araştırmalar vardır. Bunun sebebi de içeriğinde yüksek oranda selenyum bulunmasıdır. Selenyum, vücudun daha düzgün çalışmasını destekler ve enerji verir. Çalışmalara göre, bağışıklık sisteminin düzgün çalışması için selenyum gereklidir. Selenyum da Brezilya cevizinde yüksek miktarda vardır.

Günde 5-6 tanenin üzerine çıkılmamalı
İyi ve damar sağlığını olumlu etkileyen doymamış yağları içerdiği gibi aynı zamanda doymuş yağ içeriği de vardır. Bu nedenle gereğinden fazla tüketimi damar sağlığı açısından olumsuz sonuçlara neden olabilir. Her besinde olduğu gibi Brezilya cevizi de kararınca yenmelidir. Günde 5-6 adet üzerinde tüketilmemelidir.

Kalbe faydalıdır
Selenyumun bağışıklığı kuvvetlendirici etkisi olduğundan, Brezilya cevizi de selenyum içeriğiyle bağışıklığa katkıda bulunur. Brezilya cevizinin faydaları arasında en önemli olanlarından biri de, kalbe faydasıdır. Brezilya cevizinin kalbe faydaları, içeriğindeki doymamış yağ asitlerinden gelir. Brezilya cevizi bu özelliği ile kan akışını dengeler ve kalp damarlarının tıkanmasının önüne geçer. Düzenli olarak tüketildiğinde ise kalp krizi gibi ciddi kalp rahatsızlıklarına yakalanma riskini azaltır.

Cildin erken yaşlanmasını önler
Brezilya cevizi cilt sağlığını iyileştirmek için iyi bir tercihtir. Selenyum ve E vitamini içeriği cilde sağlıklı bir parlaklık kazandırır, cildin elastikiyetini artırır. Böylece erken yaşlanmayı önler. Ayrıca Brezilya cevizinin cilt kuruluğu, egzama gibi hastalıkları önlediği konusunda araştırmalar da vardır. Brezilya cevizindeki bulunan vitaminlerin saçları daha parlak hale getirdiği de bilinmektedir.

Günlük miktarı aşmayın
Tuzlu ve yağlı bir besin olduğundan fazla miktarda tüketim kilo artışına neden olabilir. Bunun yanında hassas bünyeye sahip olanlar, alerjiye meyilli olanlarda bazı alerjik reaksiyonlar oluşturabilir. Günlük miktarı aşmak mide rahatsızlıklarına sebep olabilirken, sağlığı olumsuz etkileyebilir.