Yazılar

DHL Express,  e-ticaret büyüme dalgasının başladığını söylüyor

DHL Express,  e-ticaret büyüme dalgasının başladığını söylüyor

Uluslararası ekspres kargo hizmet sağlayıcısı DHL Express, bugün “B2B e-ticaret Kılavuzu: e-ticaret’te yeni büyüme dalgası” başlıklı yeni raporunu duyurdu. Çalışmada, B2B e-ticaretin önümüzdeki yıllarda giderek büyüyeceği öngörülüyor. 2025 itibarıyla tedarikçiler ile satın alma profesyonelleri arasındaki tüm B2B etkileşimlerinin yüzde 80’inin dijital kanallarda gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Covid-19 pandemisinin dijitalleşmenin hızı üzerindeki etkisi ve teknolojiye hakim milenyum kuşağının satın alma gücü, e-ticaretin küresel ölçekteki büyümesinin itici güçleri arasında öne çıkıyor.

B2B sektörünün geleceği için öngörülenler, son yıllardaki ciddi B2C e-ticaret artışıyla da kendini gösteriyordu. Bu doğrultuda DHL Express de özellikle yılbaşı, “Black Friday” ve “Cyber Monday” gibi alışveriş çılgınlığının yaşandığı günlerde son yıllarda yüksek büyüme oranları kaydediyor. DHL Express ağındaki toplam B2C e-ticaret hacmi, 2020’de önceki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 40 arttı. Bu gelişme, şirketin 2020 yılı finansal sonuçlarına da olumlu yansıdı. Deutsche Post DHL Group’un ekspres kargo birimi, geçtiğimiz seneyi toplam 19,1 milyar euro ciro (önceki yıla göre yüzde 11,9 artış) ve 2,7 milyar euro VFÖK (önceki yıla göre yüzde 34,9 artış) ile kapatarak yarım yüzyılı aşan geçmişindeki en iyi sonuçlara ulaştı. DHL Express, küresel ağı ve hizmet sunduğu sektörlerin kapsamı sayesinde hızla değişen ticari taleplere yanıt verebildi. Ayrıca, 220’den fazla ülke ve bölgedeki varlığıyla pandemi sırasında da tüketicilerin ve işletmelerin dünya çapında ticaret yapmalarını sağlayarak bağlantıda kalmalarına destek oldu.

John Pearson: Covid-19’un anahtarı e-ticaret ve küresel lojistik

Tüm dünyada kepenklerin kapandığı dönemde, dijitalleşme ve global ticaret sayesinde küreselleşmenin hatırlandığını belirten DHL Express CEO’su John Pearson, pandemide tüketicilerin online alışverişe yöneldiğini ifade etti. Pearson “Pandemi bu gelişmeyi şimdiye dek görülmemiş bir şekilde hızlandırırken küresel pazarda ürün satan işletmeler de arttı. Böylece e-ticaret ve küresel lojistik, yerel kapanmaların kilidini açacak, ekonomilerin devamlılığını sağlayacak ve birçok müşterimiz için Covid-19’un etkisini azaltacak bir anahtar haline geldi.” dedi

e-ticaretteki büyüme Covid-19 ile ivme kazandı

Dijitalleşme ve alışveriş alışkanlıklarındaki değişimler nedeniyle büyüyen tek sektör B2C e-ticaret olmadı. Statista’nın verilerine göre pandemi başlamadan önce 2019’da, B2B e-ticaret siteleri ve pazar yerlerindeki satışlar, küresel ölçekte B2C sektörünün pazar büyüklüğünü geride bırakmış, yüzde 18,2 artarak 12,2 trilyon dolara ulaşmıştı. Research And Markets’in araştırmasına göreyse Covid-19 ve hızlandırdığı dijitalleşme sayesinde bahsedilen bu küresel B2B e-ticaret hacminin 2027 yılına kadar 20,9 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Pandemi ile birlikte online alışveriş ve sınır ötesi sevkiyatların yeni normale dönüştüğünü anlatan DHL Express Küresel Satışlar Başkan Yardımcısı Michiel Greeven, bu durumun sadece B2C perakendecileri için değil B2B e-ticaret için de geçerli olduğunu belirtti. Şirketlerin online satış platformlarının önemini kavramaya başladığını ifade eden Greeven, küresel ekspres kargoya duyulan ihtiyacın da artacağını ve DHL Express olarak tüm B2B şirketlerini yolculuklarında destekleyeceklerini ifade etti.

Milenyum kuşağı da B2B e-ticaretin muazzam potansiyelini tetikliyor

DHL Express tarafından derlenen rapor, küresel B2B e-ticaret pazarındaki büyümenin itici gücü niteliğindeki faktörleri ortaya koyuyor. Küreselleşme ve dijitalleşme gibi genel trendlerin yanı sıra teknoloji odaklı milenyum kuşağı da e-ticareti büyütüyor. Milenyum kuşağı şimdiden karar verici pozisyonlardaki B2B satın alma profesyonellerinin yüzde 73’ünü oluşturuyor. Bu kuşağın B2C sektöründeki deneyimleri, B2B işlemleri yaparken yüksek beklentilere dönüşüyor ve şirketleri satış platformları gibi dijital yatırımlara yönlendiriyor.

DHL Express Küresel Satış Programları ve Küresel e-ticaret Başkan Yardımcısı Leendert van Delft yeni sınır ötesi ve e-ticaret fırsatlarından yararlanmak isteyen B2B işletmelere, değişen satın alma davranışlarına adapte olmaları gerektiğini hatırlattı ve şöyle devam etti: “Sektörün dijitalleşmesine ivme kazandıran milenyum kuşağının giderek B2B sektöründe karar verici roller alması bu açıdan daha büyük önem taşıyor. B2B müşteri deneyimlerinin dijital B2C deneyimleriyle daha uyumlu olması gerekiyor. Biz, uluslararası e-ticaret uzmanları olarak işletmelerin sürekli değişime adapte olmalarını ve potansiyellerini gerçeğe dönüştürmelerini destekleyecek bilgi birikimine ve iç görülere sahibiz.”

DHL Express yüksek müşteri talebini karşılamak için yatırımlarını sürdürüyor

DHL Express’in 2020’de dünya çapındaki müşterileri (B2C ve B2B) için teslim ettiği toplam gönderi sayısı, 2019’a kıyasla günlük ortalama yüzde 9 artışla 484 milyon adede ulaştı. DHL Express, ağındaki bu ihtiyaca yanıt vermek amacıyla dünya çapında ileri teknolojili tesislere 1 milyar euro’dan fazla yatırım yapıyor; böylece gönderi ayrıştırma kapasitesini (2013’ten bu yana yüzde 65) artırıyor, yeni çalışanlar (işgücü önceki yıla göre 10 bin kişi büyüdü) istihdam ediyor ve filosuna (önceki yıla göre 20 uçak daha fazla) yeni kargo uçakları ekliyor. DHL Express bir süre önce sekiz adet Boeing B777 geniş gövdeli kargo uçağı daha satın aldığını ve filosuna iki Airbus A321 katmak için Smartlynx Malta ile iş birliği yaptığını duyurdu. DHL Express, bu sayede dünya çapındaki müşterilerinin küresel e-ticaretteki patlamadan yararlanmasını sağlamaya devam ediyor.

 

Balparmak E-ticaret rekor kırdı

Balparmak E-ticaret rekor kırdı

Balparmak, tüketicilere en doğal ve sağlıklı haliyle sunduğu bal ve arı ürünleriyle pandemi döneminde online mağazasının cirosu 4 kat arttı.
Bal ve propolis gibi bağışıklığı destekleyici ürünleriyle e-ticaret sitesinde ziyaretçi rekoru kıran markanın, 2020 yılında e-ticaret sitesi trafiği bir önceki yıl mart-mayıs ayları arasına göre yüzde 600 artış gösterdi. Balparmak’ıın bağışıklık destekleyici ürünleri olan alkolsüz saf propolis ve Apitera ürünlerinin satışları 10 kat büyürken, bu ürünleri doğal şifa ürünü bal çeşitleri takip etti.

Mart-Mayıs döneminin en çok satılan 5 ürünü sırasıyla Propolis Plus, Yüksek Yayla Balı, Kestane Balı, Propolis Plus Çocuk ve ApiteraMix oldu. 2020 yılının en çok satılan 5 ürün ise sırasıyla Yüksek Yayla Balı, ApiteraZen, Kestane Balı, Propolis Plus ve ApiteraUp şeklinde gerçekleşti. Pandemi dönemi siparişlerinin büyük kısmı ilk kez online mağazayı ziyaret eden kişilerden oluştu. En çok ürün satın alan illerin başında 3 büyük şehir İstanbul, İzmir ve Ankara yer alırken bu üç şehri Adana, Diyarbakır, Antalya ve Samsun izledi.

Pazarlamanın bir yeni hali

Kaya Çiftliği bi’tık uzağınızda

Kaya Çiftliği bi’tık uzağınızda

Türkiye’nin ilk kahvaltı market zincirini yaratan Kaya Çiftliği, hedefine e-ticareti koydu. Edirne’de, İpsala’da doğan Kaya Çiftliği, bugün 21 ildeki 109 mağazasıyla Türkiye geneline ve tüketicilere aracısız olarak ulaşıyor. Kaya Çiftliği, İpsala’daki 32 dönüm arazi üzerinde kurulu fabrikasında ve İstanbul-Sultanbeyli’de 10 bin metrekare üzerine konumlanan genel müdürlük binası ve lojistik merkezinde toplam 850 çalışan istihdam ediyor. Kaya Çiftliği Yönetim Kurulu Başkanı Zülfikar Kaya, üretim teknolojisi ve Ar-Ge faaliyetlerinde trendleri ve gelişmeleri sürekli takip ettiklerini söylüyor.  2020 gündemlerinin en önemli maddesinin e-ticaret olduğunu açıklayan Kaya, “Mayıs ayının ortası itibariyle Kaya Çiftliği Bi’tıkta ismiyle mobil uygulamalarda ve internet sayfamızdan hizmete başladık. Hedefimiz İstanbul içinde 2 saat içerisinde ürünlerimizi tüketiciyle buluşturmak” diyor.

Üretime ara vermedi

Pandemi döneminde de üretimini ve büyümesini sürdüren marka aslında 80’li yılların başında Kaya Kardeşler ismiyle küçük bir bakkaliye olarak açıldı. Kaya Çiftliği, bugün 21 ilde 109 zincir mağazayla ulaştı. Kaya Çiftliği Yönetim Kurulu Başkanı Zülfikar Kaya, bakkaliyenin ardından önce 2000’li yılların başlarında Edirne’nin İpsala ilçesinde ufak bir mandırayla birlikte süt ürünleri üretimine başladıklarını söylüyor. Kaya, ardından fabrika satış mağazaları kurarak bu alanda zincir mağazacılık kuran ilk ve öncü şirket olduklarını belirtiyor.

Günlük 200 ton süt işleme kapasitesine sahip üretim tesislerinde 2017 yılında tam otomatik sisteme geçilerek verimlilik yüzde 100 artırıldı. İşte o günden sonra Kaya Çiftliği, büyümede hız kazandı.

 

İlk çeyrek güven verdi

Kaya Çiftliği, bu zamana kadar yaptığı teknoloji yatırımlarının meyvesini 2020 yılının ilk çeyreğinde aldığı finansal sonuçlarla kanıtladı. Kaya Çiftliği Yönetim Kurulu Başkanı Zülfikar Kaya, “Yurt dışı ve HORECA hedeflerine ağırlık verdik. Kaya Çiftliği, 2020 ilk çeyreğinde %20 büyüme gerçekleştirdi. Günde 200 ton, ayda 6 bin ton süt işleme kapasitesine ulaştık. Şimdi en önemli perakende de yakaladığımız başarıyı e-ticarette de yakalamak” diyor.

Kaya Çiftliği’nin büyümesine devam edeceğini söyleyen Kaya, açıklamalarını şöyle sürdürüyor: “Beyaz peynir, yoğurt, kaşar peyniri, yöresel ürünler ve tereyağı olarak beş ana grup altında, 140 çeşit ürün çeşitliliğimiz var. Tüketiciye mağazalarımızda toplam 700 kalem ürün sunuyoruz. 2018’de büyüme oranımızı yüzde 70’lere çıkarmıştık. Otomasyona verdiğimiz öncelikle yatırımlarımızı geliştirdik. İnsan kaynağımızın kalitesini sürekli eğitimlerle artırarak 2019 için belirlediğimiz hedeflerin yüzde 120 üzerine çıktık.  2020 yılının geri kalanında da yeni şubeler açmaya devam edeceğiz. Franchise başvurularını değerlendirmeye devam ediyoruz.”

Yeni mağazalar yolda

2020 yılının ilk çeyreğinin ardından Kaya Çiftliği, büyümesini sürdürmek, yeni mağazalara ve yeni ihracat pazarlarına ulaşmak için yatırımlarını sürdürüyor. Kaya Çiftliği Yönetim Kurulu Başkanı Zülfikar Kaya, her ay yüzlerce franchise ön talep başvurusu aldıklarını söylerken franchise bedellerinin mağaza başına ortalama 900 bin TL yatırım bedeli olduğunu sözlerine ekliyor. Bu hizmeti anahtar teslim verdiklerini ifade eden Kaya, yeni hedef mağazalarının merkezi konumda olmasına, cephesinin en az 8 metre olmasına, yüksek girişli olmamasına, teşhir için 80-100 arası, depolama için ise en az 40 metrekarelik alana sahip olmasına dikkat ettiklerini söylüyor. Markanın hedefinde Ankara özellikle öne çıkarken Kaya, girmedikleri diğer illerden ve büyükşehirlerden gelecek talepleri de değerlendireceklerini belirtiyor.

Kaya Çiftliği Yönetim Kurulu Başkanı Zülfikar Kaya, ihracattaki ilk adımlarını Orta Doğu’ya açılarak attıklarını söylüyor. Markanın şu an Kuveyt’te ulusal ve yerel marketlerde ürünleri satılıyor. Kaya, ihracat planları hakkında “Dubai’ye açılmaya hazırlanıyoruz. Avrupa ve diğer Orta Doğu ülkeleriyle görüşmelerimiz devam ediyor. Yeni anlaşmalar yaparak taleplere karşılık vermek ve en önemlisi Türk kahvaltı kültürünü tüm dünyaya yayıp tanıtabilmeyi hedefliyoruz” diye konuşuyor.

Soğuk zincir ve hijyen

Taze gıda sektöründe hijyen, sağlıklı üretimin yanı sıra soğuk gıda zincirinin bozulmadan perakende noktalarına ulaştırılması büyük önem taşır. Özellikle süt ve süt ürünleri sektöründe bir markanın var olabilmesinin en önemli koşullarından biri de kendi soğuk zincir lojistik sistemine sahip olmasıdır. Kaya Çiftliği’nin markalaşmasında ve yaygınlaşmasında şirketin lojistik gücünün de büyük payı var.
Kaya Çiftliği Yönetim Kurulu Başkanı Zülfikar Kaya, şöyle açıklıyor: “Günlük 200 ton süt işleme kapasitesine sahip olan Kaya Çiftliği, 140 farklı üretim çeşitliliğiyle yıllık 12 bin ton sevkiyat gerçekleştiriyor. Gider sıralamasında lojistik maliyetleri üçüncü sırada yer alıyor. Tüm depolama ve dağıtımımızı, yönetim ve lojistik merkezimiz İstanbul-Sultanbeyli’den gerçekleştiriyoruz. Lojistik operasyonlarımızın yüzde 98’ini kendi bünyemizde çözebiliyoruz. Bu konuda da teknolojinin çok katkısını görüyoruz. Web üzerinde çalışan bir yazılım kullanıyoruz. 21 adetlik frigorifik araç filomuzla süreçleri yönetirken optimum kaynak ve maksimum fayda sağlıyoruz. Bunun için lojistik süreçlerimizi sürekli gözden geçiriyoruz.”

 

E-ticaret AVM savaşı

E-ticaret AVM savaşı

FİBA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin, AVM’lerin kültürel ve sosyal anlamda önemi artarak devam edeceğini söyledi.

FİBA Grubu’nun finans ve finans dışı sektör tecrübesini, gayrimenkul bilgisi ile birleştiren FİBA Commercial Properties (FİBA CP) ana sponsorluğunda Alışveriş Merkezleri ve Yatırımcıları Derneği tarafından düzenlenen 12. AYD Alışveriş Ekonomisi Zirvesi yapıldı.

FİBA Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin’in katılımıyla gerçekleşen ve JLL Ülke Başkanı Avi Alkaş’ın sorularını yanıtladığı oturumda Murat Özyeğin, dünyadaki gelişmeler ışığında AVM’lerin kültürel ve sosyal anlamda öneminin artarak devam edeceğini belirtti.

Murat Özyeğin, “Üç çocuk yetiştiren bir baba olarak yeni yetişen neslin önündeki en büyük düşman ellerindeki ekranlar. Onların getirdiği sosyalleşme eksikliği. İnsanlar birbirinden kopuyor. Bu noktada yeni nesil AVM’ler sosyal, kültürel bir çok aktivitenin yapıldığı, daha ziyade bir yaşam merkezi, birliktelik merkezi olarak çok önemli rol oynamaktadır. İleride otoparklarında basketbol sahası olan, turnuvaların yapıldığı, hobi ve gezi kulüplerinin bulunduğu, bunun yanında sağlıklı yerel ürünlerin satıldığı küçük dükkanların yer aldığı farklı alanlarda kendilerini ön plana çıkaran AVM’ler göreceğiz” dedi.

E-ticaretin de bunu hızlandıracağını belirten Murat Özyeğin, “E-ticaret AVM’lerin bu saydığım özelliklerinin daha da ön plana çıkmasına sebebiyet verecektir. E-ticaret alışveriş deneyimini bir yaşamsal sosyal deneyimle birleştirme noktasında AVM’lerle buluşacak. Dünyada artık çok büyük e-ticaret şirketleri AVM’ler veya mağazalar alıyor” dedi.