Yazılar

MÜMSAD’ın yeni başkanı Ebru Akdağ oldu

MÜMSAD’ın yeni başkanı Ebru Akdağ oldu

Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği’nin 15. Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda, 15 yıldır başkanlık görevini yürüten Metin Yurdagül onursal başkan unvanını alırken, son 5 yıldır MÜMSAD Genel Koordinatörlüğünü yürüten Gıda Mühendisi Ebru Akdağ da yönetim kurulu başkanlığına seçildi.

Dondurulmuş ürünler, bitki ve meyve çayları, margarin, toz gıdalar ve kuru çorbalar gibi son dönemlerde hızla büyüyen gıdaların üreticilerini çatısı altında toplayan MÜMSAD’ın 15. Olağan Genel Kurulu, İstanbul’da yapıldı. Genel kurulda seçilen yönetim kurulunun kendi içinde yaptığı toplantısında, başkanlığa Ebru Akdağ getirildi.

Gıdayı saklamanın en güvenilir yollu

Gıdayı saklamanın en güvenilir yollu

Günlük hayatın yoğun temposu içinde hayat kolaylaştıran dondurulmuş gıdaları değerlendiren MÜMSAD Genel Koordinatörü, Gıda Mühendisi Ebru Akdağ, taze ürünün sofraya ulaşana dek besin değeri kayıpları yaşadığını buna rağmen dondurulmuş gıdaların ‘Tek Tek Hızlı Dondurma’ yöntemi ile besin değerlerini koruduğunu vurguluyor.

Dondurulmuş gıdada besin değerleri korunur

Gıdaların sağlıklı saklanması için en güvenilir yollardan birinin gıdaların belirli koşullarda dondurularak korunması olduğunu belirten Ebru Akdağ, “En iyi dondurma işlemi, marketlerden satın aldığımız dondurulmuş gıdalara uygulanan “Tek Tek Hızlı Dondurma” IQF (Individual Quick Freezing) yöntemiyle yapılandır. Bu işlemde meyve ve sebzeler -40 C’de şoklanır ve ürünlerin merkez sıcaklığı 5 – 8 dakika gibi kısa bir sürede -18 C’ye düşer. Bu işlem sayesinde hücre zarı çatlaması engellenir, hücre öz suyunda küçük buz kristalleri oluşur ve besin değeri kaybının önüne geçilir. Yavaş gerçekleşen ev tipi dondurma esnasında ise meyve ve sebzelerin hücre zarı çatladığından, ürünlerde besin değeri kayıpları engellenemez.” dedi.

Taze ürünler sofraya ulaşana dek besin değerlerini kaybeder

Taze olarak satın alınan sebze ve meyvelerin de düşündüğümüz kadar taze olmadığına değinen Akdağ, “ Meyve sebze tüketimi sağlıklı bir beslenmenin vazgeçilmezidir. Taze ürünlerin, pazar veya market olsun, satış noktasına ulaşması hasatından hale gidişine, nakliye, depolama gibi süreçleri de hesaba katınca, yaklaşık 1 haftalık yolculuğunun ardından olur. Bu esnada besin değeri kayıpları da başlar. Dondurulmuş ürünler ise, hasadın ardından birkaç saat (en geç 8 saat) içerisinde şoklanır.  Bu nedenle de besin değeri kaybının önüne geçilir.” diye konuştu.

Margarin hakkında bilgi kirliliği var

Margarin hakkında bilgi kirliliği var

Gıda alanındaki bilgi kirliliğiyle ve önyargılarla bilimsel referanslarla mücadele eden Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği (MÜMSAD), özellikle margarin konusunda yanlış bilinen doğruları paylaşarak, tüketicileri bilgilendiriyor.

Bilgi kirliliğinden en fazla etkilenen gıda: Margarin

MÜMSAD Genel Koordinatörü Ebru Akdağ, tüketiciler için margarin hakkında bilinmesi gereken bilimsel gerçekleri şöyle sıralıyor; “151 yılı aşan bir geçmişi olan margarin, değişen bilimsel veriler, yaşam alışkanlıkları ve teknolojik gelişmeler doğrultusunda yenilenerek üretilmeye devam ediyor. Ülkemizde üretilen, yerli margarinler tamamen bitkisel kökenli yağlardan üretiliyor.  Bitkisel kökenli hiçbir ürün kolesterol içermediğinden margarin de kolesterol içermez. Türk Gıda Kodeksi’ne göre %1’in altındaki trans yağ içeriği ‘trans yağ yoktur’ şeklinde ifade edilir. Ülkemizde üretilen margarinler de trans yağ içermez.  Hatta tüketicileri bilgilendirmek için margarin paketlerinin üzerinde “trans yağ yoktur” logosu da yer alır.

Doymuş yağ mı doymamış yağ mı?

Dengeli beslenme için günlük enerjimizin %30’unu yağlardan almamız gerektiğini hatırlatan Ebru Akdağ, “Sağlık otoriteleri tarafından günlük yağ tüketiminde doymuş, tekli-doymamış, çoklu-doymamış yağ asitlerinin 1/1/1 oranında alınması önerilir. Doğadaki bütün yağlar hem doymuş hem doymamış yağ içerir. Yumuşak (kase) margarinlerdeki doymuş yağ asidi oranı neredeyse sıvı yağlar seviyesindedir. Doğadaki hiçbir yağ bu yağ asitlerini 1/1/1 oranında içermez. Modern margarin ise bu orana en yakın yağ türüdür.” diyerek, yanlış bilinen doğruları paylaşıyor.

Dondurulmuş gıda ile koronavirüs ilişkisi yok

Dondurulmuş gıda ile koronavirüs ilişkisi yok

Çinli Profesör Li Lanjuan’ın virüsün eksi 20 derecede 20 yıl saklanabileceği iddiasının arkasında bilimsel bir çalışma yer almıyor. Salgın sürecinde bilimsel dayanağı olmayan bu tür iddialar hatalı bilgilendirme yani infodemiyi besliyor. Uluslararası otoritelerin belirttiği üzere, gıda kaynaklı herhangi bir vakanın yaşanmadığını hatırlatan MÜMSAD Genel Koordinatörü, Gıda Mühendisi Ebru Akdağ, “Birleşmiş Milletler’in işaret ettiği gibi infodemi de en az salgın kadar tehlikeli bir boyuta ulaştı” dedi.

 

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (EFSA), ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), ABD Hastalık Kontrol ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonu (FAO) gibi uluslararası otoritelerin gıda kaynaklı bulaşmaya dair bir kanıt olmadığı konusunda hemfikir olduğunu söyleyen MÜMSAD Genel Koordinatörü, Gıda Mühendisi Ebru Akdağ, asıl kaçınılması gerekenin bilimsel olmayan bilgiler olduğunu vurguladı. Akdağ sözlerine şöyle devam etti: “İnfodemi bilim dışı bilgilerin yayılmasına yol açmakla kalmayıp, toplumda yarattığı panikle yanlış kararlar alınmasına neden olabiliyor. Besin değeri manavdan aldığınız meyve ve sebzeden bile yüksek olan ve her türlü bulaşma, bozulma riskinden arındırılmış halde bulunan dondurulmuş ürünleri suçlamak yerine güvenle tüketmeliyiz.”

 

Çin ve Norveç otoriteleri de bilgilendirici açıklamalar yaptı

Virüsten en kolay korunma yönteminin el hijyeni olduğunu söyleyen Ebru Akdağ, “Başta çiğ hayvansal gıdalar olmak üzere, neye dokunursanız dokunun hemen ardından ellerinizi sabunlu suyla yıkamak, gıda güvenliği bakımından izlenmesi gereken temel kuralların başında geliyor. Kaldı ki, bu ürünlerin bir de pişirilerek tüketileceği düşünülürse, dondurulmuş gıdalara ilişkin böyle bir riskin bilimsel dayanağı olmadığı açıktır. Yine, Çin Gıda ve Sağlık otoriteleri ve Norveç Gıda Güvenliği Otoritesi de bahsi geçen dondurulmuş gıda ile Covid-19 bulaşması arasında bir bulguya rastlamadıklarını, koronavirüsün gıda güvenliğini etkilemediğini tüm dünyaya açıkça duyurdular.” diye konuştu.

Gerçek risk bilimsel olmayan bilginin yayılması

Dondurulmuş tüm gıdalarla ilgili iddiaların da bilimsel referans içermediğini vurgulayan Akdağ, “Bu konu ülkemizin gündeminde de tüm dondurulmuş ürünlerle ilişkilendirilerek yer aldı. Ancak bunun bilimsel kanıtı yok. Aksine bilinen markaların ambalajlı gıdaları, kalite kontrol sistemi içerisinde, tüm bulaşma ve bozulma risklerinden arındırılmış şekilde üretildiği için güvenilirdir. Sadece dondurulmuş ürünler değil, güvenilir gıda kriterlerini sağlayan tüm gıda ürünlerini gönül rahatlığıyla tüketebilirsiniz” diyerek infodemi salgınına yol açan bilimsel nitelik taşımayan bilgilerin yayılımının önüne geçmek için bilinçli tüketici olmak gerektiğinin altını çizdi.

Türk margarin sektörünün başarısı

Türk margarin sektörünün başarısı

Sektörün istikrarlı bir şekilde büyümeye devam ettiğini söyleyen Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği (MÜMSAD) Genel Koordinatörü Ebru Akdağ, dünya hala trans yağ limitlerini tartışırken, ülkemizde margarin sektörünün bu yıl “Trans yağsız” üretimde 12. yılını kutladığını belirtti.

Türkiye’nin lokomotif sektörlerinden gıda sektörü gerek iç tüketimin gerekse de ihracatın artmasıyla büyümeye devam ediyor. Margarin sektörünün 2019’u verimli geçirdiğini söyleyen Mutfak Ürünleri ve Margarin Sanayicileri Derneği (MÜMSAD) Genel Koordinatörü Ebru Akdağ, 2019’da yapılanları değerlendirdi.

“Gıdada bilgi kirliliğine karşı farkındalığı yükselttik”

MÜMSAD’ın 2019 yılında gıda alanındaki bilgi kirliliğiyle ve önyargılarla mücadele etmeye devam ettiğini söyleyen Ebru Akdağ, “Bilimsel gelişmelerin, global trendlerin sıkı takipçisiyiz. Üniversitelerin Beslenme ve Diyetetik, Gıda Mühendisliği Bölümleri, tıp doktorları, paydaş STK’lar ve fikir liderleri ile sürekli iletişim halindeyiz. Bugüne kadar Türkiye genelinde 30 şehirde 57 üniversitede düzenlenen sempozyumlarla, yaklaşık 10.500 öğrenciye, 6.500 sağlık uzmanına ve akademisyene ulaştık. 2020’de yoğun bir ajandamız var. Daha fazla kişiye ulaşarak gıda güvenliğine dair bilgi alışverişinde bulunacak ve gıdada bilgi kirliliğine karşı verdiğimiz mücadeleye devam edeceğiz.” dedi.

2019’da dünyanın gündeminde trans yağ vardı

Türkiye’de gıda ürünlerinde kullanılmasına izin verilen “Trans yağ yoktur” logosunun 12 yıldır MÜMSAD’ın üzerinde tescilli olduğunu söyleyen Ebru Akdağ, “2019 yılının margarin sektörü için en heyecan verici yanı, trans yağsız üretimin 12. yılında başarı hikayemizin hem ülkemizde hem de uluslararası platformlarda daha çok yankı bulmasıydı. Brüksel’de düzenlenen IMACE (Avrupa Margarin Birliği) Uzmanlar Kurulu Toplantısı’nda ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO), 16 Ekim Dünya Gıda Günü kapsamında Elazığ’da düzenlediği uluslararası sempozyumda Türkiye margarin sektörünün trans yağı yok etme başarısını anlattık. Sektörün gönüllü uygulamasıyla trans yağların elimine edilmesi dünyada örneğine az rastlanır bir başarı hikayesi” diye konuştu.

Gıda ürünlerinde tuz azaltma çalışmaları yıllardır devam ediyor

MÜMSAD’ın gönüllü olarak öncülük ettiği bir diğer alanın da ürünlerde tuz azaltma uygulaması olduğunu söyleyen Akdağ, “MÜMSAD çatısı altındaki firmalar yıllardır aşamalı olarak ürünlerinde tuzu azaltma adımları atmaktadır ve konulan hedefler de Sağlık Bakanlığımız tarafından takdirle karşılanmıştır. Biz MÜMSAD olarak gıda güvenliğini ve toplum sağlığını her şeyin üzerinde tutuyoruz. Unutmayalım ki hepimiz birer tüketiciyiz ve hem kendimiz hem de sevdiklerimiz için en güvenilir olanı seçmek bizim de sorumluğumuzdur.” değerlendirmesini yaptı.