Yazılar

Endometriozis, her 10 kadından birinde görülen bir sağlık sorunu!

Bazı kadınlar regl döneminde çok şiddetli ağrılar yaşayabiliyor. Yaşam kalitesini de düşüren bu ağrılar, hem fiziksel hem de ruhsal olarak kadınları zorluyor; kimi zaman işini kimi zaman da aile hayatını etkiliyor. Çoğu zaman ‘normal’ kabul edilen bu ağrılar konusunda uzmanlar uyarıyor: “Normal sandığınız ağrı, endometriozis (çikolata kisti) habercisi olabilir”

Endometriozis, her 10 kadından birinde görülen bir sağlık sorunu. Bu hastalığa dair regl döneminde yaşanan ağrının en sık rastlanan belirti olduğuna dikkat çeken Acıbadem Fulya Hastanesi Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Hale Göksever Çelik, “Endometriozis, kalıtsal bir hastalık. Özellikle annede bu ağrılar varsa, kız çocuklarında da aynı durumun görülmesi mümkün. O nedenle anneler regl dönemi başladıktan sonra kızlarındaki belirtilere dikkat etmeli, şiddetli ağrı durumunda, mutlaka bir jinekoloğa götürmeliler. Aynı zamanda kendi ağrılarını normal gibi algılayıp, ihmal etmemeliler. Tüm kadınlar için en ideali, her hangi bir şikayetinin olup olmadığına bakmadan yılda bir kez jinekolojik muayeneye gitmeleridir. Zira bazen bazı jinekolojik hastalıklar gibi endometriozis hiçbir belirti de vermiyor. Asemptomatik dediğimiz bu durumda; hiçbir şikayeti olmasa bile ultrasonda çikolata kisti tanısı koyduğumuz hastalar var. Bundan dolayı rutin yıllık jinekolojik muayenelerini aksatmamalılar” diyor.

Prof. Dr. Hale Göksever Çelik

Prof. Dr. Hale Göksever Çelik

Derin  endometriozise dikkat!

Endometriozis, rahim içini döşeyen hücrelerin rahim dışında yumurtalıklar, karın içi zarı, tüpler, idrar kesesi, bağırsaklar, üreterler gibi herhangi bir yere yapışması ile kendini belli eden bir hastalık. Adeta rahim içi hücreler vücutta dolaşıyor ve bir organa yapışarak orda bir doku oluşturuyor. Bulunduğu organ ya da bölgeye göre farklı sorunlara yol açıyor.  Derin endometriozis hastalarından “disüri” adı verilen işeme veya “diskezi” adı verilen dışkılama sırasındaki ağrı, sık rastlanan belirtilerin başında geliyor. Endometriotik odaklar, rahimden idrar kesesi veya bağırsaklar üzerine giderek yerleşiyor, bu organların yapısını ve işleyişini değiştirerek çeşitli sağlık sorunlarına zemin hazırlıyor.

Üreme döneminde görülüyor

Menopoz döneminde sıklığı azalmakla birlikte tüm yaşam boyunca karşılaşılabilen endometriozis, genellikle 18-45 yaş aralığındaki kadınları hedef alıyor. Üreme çağındaki kadınların yüzde 10-12’sinde görüldüğü tahmin ediliyor. Belirtilerin göz ardı edilmesi, ağrıların adet döngüsünde normal gibi algılanması ise bu şikayetler nedeniyle doktora başvurulmamasının en önemli nedenlerinin başında geliyor. Dolayısıyla uzmanlar, gerçek endometriozis oranın daha yüksek olabileceğine işaret ediyor.

Okula, işe gidemeyecek kadar şiddetli ağrı temel belirti…

Temel belirtisi “dismenore” yani çok şiddetli regl ağrısı olan endometrioziste, kadınların menstürasyon döneminde gündelik hayat akışları sekteye uğruyor; ve bu kadınlar okula veya işe gidemeyecek duruma gelerek, ağrıyı dindirmek için hastanelerin acil servislerine başvurmak zorunda bile kalabiliyor.

Çok genel bir belirti olan kasık ağrısının pek çok farklı hastalığı düşündürdüğüne değinen Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Prof. Dr. Hale Göksever Çelik “Kasık ağrısı da belirtilerden biri olabilir. Altta yatan endometriozise bağlı olarak adet dönemleri dışında da bu kadınlar ağrı deneyimleyebilir. Tanı için endometriozis konusunda deneyimli uzman tarafından detaylı jinekolojik muayene ve ultrason incelemesi yapılmalıdır. Yumurtalıklarda yerleşen endometrioma (çikolata kisti) olarak adlandırdığımız endometriozis veya karın zarı üzerindeki ‘süperfisyel peritoneal endometriozis’ adını verdiğimiz milimetrik endometriotik odaklar kadınların yaşam kalitesini düşüren kronik kasık ağrılarına yol açabilir” diyor.

Boşanmalara sebep oluyor

Endometriozisli kadınlarda görülen diğer bir belirti ise “disparoni” olarak adlandırılan, cinsel ilişkide yaşanan ağrılar. Özellikle derin endometriozis odakları olan kadınlar için cinsel ilişki bir ıstırap halini alıyor; kadınlar bu nedenden dolayı cinsel ilişkiden kaçınıyor. Yapılan bilimsel çalışmalar endometriozisli kadınlarda yaşanan bu cinsel sorunların boşanma oranlarını artırdığını ortaya koyuyor.

Anne olmayı engelleyebiliyor

Tedavi sürecinde ağrı kesici ilaçlar ve hormon içeren tedavilerin yanı sıra cerrahi yöntem ile endometriozis odakları/ kistlerinin çıkarılması veya ortadan kaldırılması gibi seçenekler değerlendiriliyor. Hastalığın yumurtalık rezervine etkisine dikkat çeken Prof. Dr. Hale Göksever Çelik “Bilimsel literatürde de kanıtlandığı gibi endometriozisin kendisi de, endometriozis cerrahisi de yumurtalık dokusu üzerinde tahribata, dolayısıyla yumurta sayısının ve kalitesinin düşmesine yol açıyor. Zaten tüm kadınlarda fizyolojik olarak yaş ile azalan yumurtalık rezervi, endometriozisi olan kadınlarda daha hızlı tükeniyor. Bu nedenden dolayı, endometriozisi olup yakın gelecekte gebelik planlamayan kadınlara mutlaka yumurta ya da embriyo dondurmayı öneriyoruz” uyarısında bulunuyor.

Her 10 kadından biri bu hastalıkla uğraşıyor!

Her 10 kadından biri bu hastalıkla uğraşıyor!

Ülkemizde yaklaşık 2 milyon kadında görülen endometriozis hastalığı günümüzde giderek yaygınlaşıyor. Toplumsal farkındalık yetersiz olduğundan kadınsal hastalıklarda hekime başvurmak yerine çoğunlukla internetten ya da arkadaşlardan bilgi edinilmesine, son iki yıldır devam eden Covid-19 pandemisi sürecinde hastaneye gitme endişesi de eklenince hastalık daha da ileri seviyeye ulaşabiliyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı ve Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mete Güngör, Mart ayı Endometriozis Farkındalık ayı kapsamında yaptığı açıklamada, üreme çağındaki her 10 kadından birinin kapısını çalan endometriozis hastalığı hakkında bilinmesi gereken 6 önemli noktayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Mete Güngör

Bu sinyallere dikkat!

Rahmin iç duvarını döşeyen dokunun rahim dışında bulunması olarak tanımlanan endometriozis, bazı hastalarda hiçbir belirti vermeden sinsice ilerlerken; çoğu hastada ise kronik karın ağrısı başta olmak üzere, özellikle adet döneminde şiddetli ağrı ve aşırı kanamaya, ağrılı ilişkiye neden oluyor. Endometriozis bağırsakları etkilemişse; ağrılı dışkılama, mesaneyi etkilemişse kanlı idrar ve yanma şikayeti görülüyor. Üreme organlarında meydana getirdiği hasarlar ise kısırlığa yol açabiliyor.

Başka hastalıklarla karışabiliyor!

Halk arasında ‘çikolata kisti’ olarak bilinen endometriozis pek çok hastalıkla benzer şikayetlere yol açabildiği için, hastalar çoğunlukla bu ağrıların endometriozisten kaynaklandığını bilmiyor ve farklı branşlarda bir çok doktora başvurarak zaman kaybedebiliyor. Örneğin; toplumda çok sık görülen bel ve sırt ağrıları, sürekli yorgunluk, karın ağrısı, karında şişkinlik ve gaz gibi sorunlar endometriozisten kaynaklanabiliyor.

Anne olmayı engelleyebiliyor!

Endometriozisin kısırlığa neden olduğu halen tartışılan bir konu. Prof. Dr. Mete Güngör Her endometriozis hastalığı kısırlığa yol açmaz. Bazı hastalar kendiliğinden gebe kalabiliyor ama endometriozis odakları özellikle tüplerde, yumurtalıklarda tıkanıklıklar ve yapışıklıklara yol açarak kısırlığa neden olabiliyor. Ayrıca endometriozis odaklarından salgılanan bazı maddeler de yumurta ve spermin döllenmesine veya rahim içerisine yerleşmesine engel olabiliyor. Yapılan çalışmalarda ‘çocuğum olmuyor’ diyerek hekime başvuran kadınlarda yüzde 15-55 oranında endimetriozis olduğu tespit edilmiştir” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Tedavisi tanısından daha kolay!

Endometriozis kadınlarda miyomlardan sonra en sık görülen iyi huylu bir hastalık olmasına karşın çoğunlukla böyle bir hastalığın varlığı bilinmediğinden birçok kadın regl ağrılarının normal bir durum olduğunu ve bununla yaşamak zorunda olduğunu düşünüyor. Yol açtığı şikayetler sıklıkla başka hastalıklarla da karıştığından tanısı 10 yılı bulabiliyor. Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mete Güngör “Genç kızlarda da görülen endometriozis yıllarca tanı konulamadığından çoğunlukla ilerlemiş durumda karşımıza çıktığı için tedavisi daha kompleks bir hale gelebiliyor. Endometriozisin tedavisi; hastalığın seviyesine, semptomlara ve hastanın çocuk sahibi olmak isteyip istemediğine göre değişebiliyor. İlaç tedavisi, ameliyat ya da her iki yolla birden tedavi edilebiliyor” diyor.

Kansere neden olabiliyor!

Yapılan bilimsel çalışmalar; Yumurtalık (Over) kanserinin, endometriozisi olan hastalarda daha sık görüldüğünü ortaya koyuyor. Prof. Dr. Mete Güngör “Her endometriozis kistini ameliyat etmiyoruz. Hastanın şikayeti yoksa, kist 5 cm’den küçükse ve hasta genç ise bu kistleri bir süre takip edebiliriz. Çünkü bu hastalık yüzde 10-30 oranında tekrarlayabilir. Bu nedenle ameliyat edeceksek önemli bir nedenimiz olmalıdır” derken, ameliyat gerektiren durumları ise şöyle açıklıyor: “Şiddetli ağrı, tedaviye rağmen gebe kalamamak ve kanser açısından şüpheli görüntü durumunda ameliyat gerekir. Özellikle 40-50 yaş arasında ortaya çıkan endometriozis kistleri kanserin habercisi olabildiğinden ameliyat edilerek patolojik incelemelesi yapılmalıdır.”

Bu etkenler endometriozis riskini artırıyor!

Prof. Dr. Mete Güngör, hastalık riskinin ailesinde endometriozis olanlarda diğerlerine göre 6 kat daha fazla görüldüğünü vurgulayarak, diğer risk unsurlarını şöyle sıralıyor: “İlk adet kanamasının 11 yaşından önce olması, 27 günden kısa aralıklarla adet olmak, adetin 7 günden uzun sürmesi, hiç gebe kalmamış ve doğurmamış olmak, yüksek düzeyde östrojene maruz kalmak, normal adet döngüsünü engelleyen yapısal anomalilerin varlığı, yakın akrabalarda görülmesi, sağlıksız beslenme, özellikle et ağırlıklı, sebzeden yoksun ve yağlı beslenme, aşırı kafein tüketimi endometriozis için diğer risk faktörleri olarak kabul edilmektedir.”

Endometriozis olabilirsiniz

Endometriozis olabilirsiniz

Ülkemizde kadınların çoğu adet döneminin ağrılı geçmesini “normal” kabul ettiği için çok önemli bir sağlık sorunu da sinsice ilerliyor. Belirtileri ve şiddeti tümörün yerleştiği bölgeye göre farklı sorunlara yol açan, anne olmanın önündeki en büyük engellerden biri olarak karşımıza çıkan bu tehlikeli hastalık ülkemizde her 10 kadından birinde görülüyor. Halk arasında ‘çikolata kisti’ olarak bilinen ve başka rahatsızlıklarla da ortak belirtiler gösteren endometriozisin tanısı bazen 10 yılı bile bulabiliyor! İşte, tüm dünyada bu tehlikeli hastalığa karşı farkındalık oluşturabilmek için toplumun dikkati her yıl Mart ayında endometriozise çekiliyor. Hastalığın zamanında fark edilmesinin tedavi açısından da büyük önem taşıdığını vurgulayan Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı ve Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mete Güngör,  “Endometriozis, karın bölgesindeki organlarda kalıcı hasar bırakabilir. Ayrıca kısırlığın da başlıca nedenlerinden biri. Kısırlık nedeniyle hekime başvuran kadınların yüzde 15 ila 55’inde görülüyor. Endometriozisin yumurtalık kanserini artırdığını gösteren çalışmalar da var. Bu nedenle olası bir şikayette mutlaka hekime başvurulmalı” diyor. Prof. Dr. Mete Güngör, endometriozis hakkında önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Ülkemizde üreme çağındaki her 10 kadından birinde görülen endometriozis, rahmin iç tabakasında bulunması gereken endometrium dokusunun rahim dışında başka organlarda yerleşmesine ve yerleştiği bölgede hastalık oluşturmasına deniliyor. Anne olmanın önündeki en büyük engellerden biri olan ve özellikle şiddetli adet ağrılarıyla kendini gösteren  endometriozis; karın zarı üzerinde, yumurtalıkları rahime bağlayan tüplerde, idrar kesesi ve idrar borusunda, bağırsaklar üzerinde ya da yumurtalıklarda, nadiren de akciğer, göz, göbek ve diyafram gibi bölgelerde ortaya çıkabiliyor. Endometriozisin adet dönemi hormonlarından etkilendiğini kaydeden Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı ve Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum, Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Mete Güngör,  “Bu nedenle döngüsel olarak büyüyüp kanamaya yol açarlar. Bu kanamalar, bulundukları yerlerde doku reaksiyonlarına, iltihaplara, yapışıklıklara ve kistlere neden olur. Uzun vadede organların birbirine yapışması bile söz konusu olabilir” diyor.

Adet süresi 7 günü geçiyorsa!

Özellikle 15-49 yaş arasındaki kadınlarda görülen ve ülkemizde 1,5 milyon kadını etkileyen bu hastalığın nedenleri tam olarak bilinemiyor. Ancak ailesinde endometriozis olan kadınlarda hastalığın görülme riskinin 6 kat arttığını belirten Prof. Dr. Mete Güngör, diğer risk nedenleri hakkında şunları söylüyor:

“Kadınların ilk adet kanamasının 11 yaşından önce olması, adet döngüsünün 27 günden kısa sürmesi, 7 günü geçen adet kanamaları, hiç hamile kalmamış ve doğum yapmamış olmaları, yüksek düzeyde östrojene maruz kalmaları, menstrüel kan akımını bozan anomaliler, endometriozis riskini artıran diğer etmenler. Ancak yağlı beslenmenin, fazla et ve kafein tüketiminin de risk faktörü olduğu kabul ediliyor. Öte yandan hamilelik, düzenli egzersiz ve geç adet görme ise riski azaltan etmenler olarak öne çıkıyor.”

 Karında şişkinlik zannettiğiniz…

Endometriozisin yumurtalıklarda görülmesi halk arasında “çikolata kisti” olarak bilinen endemetriomaya oluyor. “Karnımda şişkinlik hissediyorum” diyen, sürekli gaz şikayeti yaşayan kadınlar, bu yakınmaların çikolata kistinden kaynaklandığını öğreninceye kadar birçok hekimin kapısını çalıyor. Şikayetler nedeniyle genellikle dahiliye ya da gastroenteroloji uzmanlarına başvurulduğunu dile getiren Prof. Dr. Mete Güngör, “Karında şişlik ya da gaz zannedilen aslında endometriozis nedeniyle gelişen kist olabiliyor. Tedavi için doğru adresi bulana kadar kadınlar çok zaman kaybedebiliyor. Bu da kistin büyümesine ve şikayetlerin de artmasına yol açıyor” diyor.

Anne olmayı engelleyebiliyor

Yaşam kalitesini düşüren endometriozisi kadınlar için daha da önemli hale getiren bir başka nokta da doğurganlık üzerine olan etkisi. Endometriozisin özellikle tüplerde ve yumurtalıklarda tıkanıklığa, yapışıklığa yol açması nedeniyle yumurtalıklardan yumurta salınımını engelleyebileceği ve bunun da kısırlığa sebebiyet verebileceğini anlatan Prof. Dr. Mete Güngör, şunları söylüyor:

“Endometriozis odaklarından salgılanan bazı maddeler, yumurta ve spermin döllenmesine ya da rahime yerleşmesine de engel olabiliyor. Bu alanda yapılan çalışmalar da kısırlık nedeniyle hekime başvuran kadınların yüzde 15-55’inde endometriozis olduğunu gösteriyor. Ancak her endometriozis hastalığı da kısırlığa yol açmıyor. Bazı hastalar doğal yollarla hamile kalabiliyor. Bazıları da yardımcı tedavi yöntemleri ile bebek sahibi olabiliyor.”

Yumurtalık kanseri daha sık görülüyor

Endometriozis ile ilgili zihni kurcalayan en büyük soru işaretlerinden biri de hastalığın kansere yol açacağı endişesi. Bazı bilimsel çalışmalarda yumurtalık kanserinin endometriozisi olanlarda daha sık görüldüğü sonucuna ulaşıldığını kaydeden Prof. Dr. Mete Güngör, Özellikle ileri yaşta görülen endometriozisin çok iyi değerlendirilmesi, cerrahi yöntemlerle çıkarılıp patolojjk değerlendirmeden geçirilmesi gerekiyor” diye vurguluyor.

Esas tedavi yöntemi cerrahi

Endometriozis tanısı hastanın şikayetlerinin dinlenmesinin ardından fiziki muayene, ultrason, MR ve laparoskopi gibi kimi tetkik yöntemleri ile konuyor. Tedavi ise hastalığın seviyesine, belirtilerin şiddetine ve kadının çocuk sahibi olmak isteyip istemediğinize göre ilaçla ve cerrahi yöntemlerle gerçekleştiriliyor. İlaç tedavisi daha çok ağrının temel sorun olduğu durumlarda uygulanıyor. Endometriozisin asıl tedavi yönteminin cerrahi olmasına karşın her hastanın ameliyat edilmediğini ifade eden Prof. Dr. Mete Güngör, “Ameliyat doğurganlığı artırmak ve ağrıyı azaltmak için tercih ediliyor. Özellikle hayat kalitesini bozan şiddetli pelvik ağrı yaşayan, ilaç tedavisinden fayda görmeyen, endometriozisi olduğu bilinen ve istediği halde hamile kalamayan ve büyük çikolata kisti bulunan kadınlarda cerrahi yönteme başvuruluyor. Ancak endometriozis yüzde 10-30 oranında nüksedebiliyor.”

Endometiozis ameliyatlarının “kapalı yöntem” olarak bilinen laparoskopik yöntem ile yapılması tercih ediliyor. Üreme organlarına dokunulmadan, küçük kesilerle yapılan bu ameliyatlar sayesinde daha az doku hasar görüyor ve hasta kısa sürede iyileşiyor. Bu ameliyatların tecrübeli hekimler tarafından yapılması ise hastanın doğurganlık ve hormonal fonksiyonlarının bozulmaması ve hastalığın tekrarlama olasılığının azalması için önem taşıyor.

Bu belirtilere dikkat!

Endometriozis yol açtığı yakınmaların çok çeşitli olmasından dolayı gözden kaçabiliyor. Bu nedenle kadınların bedenlerinden gelen sinyalleri doğru algılayarak zamanında harekete geçmesi yaşam konforunu artırıyor. Peki, vücudumuzdan gelen hangi sinyaller endometriozisten kaynaklanıyor? Prof. Dr. Mete Güngör, bu belirtileri şöyle sıralıyor;

  • Bel ağrısı,
  • Uzun süreli kasık ve karın ağrısı,
  • Şiddetli adet sancıları,
  • Aşırı kanamalı adet,
  • Cinsel ilişkide ağrı,
  • Sürekli yorgunluk,
  • Hamile kalmada güçlük,
  • Kısırlık,
  • Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik ve idrar yaparken ağrı,
  • Kabızlık, şişkinlik
  • Dikkati toplayamama,
  • Depresyon