Yazılar

Bodrum’un yeni eğlence mekanı “Itzá”

Bodrum’un yeni eğlence mekanı “Itzá”

Türkiye’nin en önemli tatil bölgelerinden Bodrum yeni bir eğlence mekanına daha kavuşuyor.

Adını Maya kültüründen alan “Itzá”  ambiyansı, zengin dünya mutfağı ve birbirinden keyifli müzik programıyla misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor.

Yalıkavak’ta konumlanan mekan, eğlence dünyasının çok yakından tanıdığı başarılı isim Erkan Kara’nın işletmeciliğinde hizmet verecek.

Itzá

Haziran ayında, Bodrum Yalıkavak’ta açılacak Itzá, birbirinden lezzetli yemek menüsü ve kusursuz servisinin yanı sıra, Dj kabininde konuk edeceği yıldız isimlerle de muadili olan Ibiza, Tulum ve Mykonos’taki eğlence kültürünü kendine göre uyarlayıp üst seviyeye çıkaracak.

Dünya mutfağından lezzetler

Beach, Roof, Restaurant olmak üzere, üç ayrı bölümden oluşan Itzá, restoran kısmında Akdeniz mutfağı ağırlıklı dünya mutfağı lezzetlerine yer verecek. Roof bölümü birbirinden özel etkinliklere ev sahipliği yaparken, beach kısmında dünyaca ünlü sanatçılar sergileyecekleri performanslar ile misafirlere keyifli bir şölen yaşatacak.

Erkan Kara

Erkan Kara

Birçok büyük DJ ile anlaşma yapan Itzá, sahne performansı ile misafirlerine eğlenceli dakikalar yaşatacak Satori, Claptone, Kadebostany gibi dünyaca ünlü ismi şimdiden açıkladı.

Pause ile “10 Soruda”nın konuğu Erkan Kara

Pause ile “10 Soruda”nın konuğu Erkan Kara

Pause Dergi ile “10 Soru da”nın bu ay ki konuğu eğlence hayatına yön veren başarılı işletmeci Erkan Kara oldu.

1-İşletmede olamasa olmaz kural nedir?

Her işletmecinin kendine özgü kuralları ve çalışma şekilleri vardır. Ama bana göre bir işletmede olması gereken genel kurallar

Her personelin kendi alanında eğitimli olması, kendini geliştirmeye açık, vizyon sahibi ve işine olan saygısı olmazsa olmazlarımızdandır.

İş ortamında gereken ciddiyetin, disiplinin, saygı ve mutlu çalışma ortamının sağlanması iyi bir işletmenin başlıca kurallarındandır.

Sosyal bir iş yaptığımız için öncelikli olarak çalışanlarımızın ve gelen dostlarımızın sağlığı ve güvenliği ön planda olmalıdır. Bunun için de gereken tüm önlemler profesyonel bir şekilde alınmalıdır.

Hizmet sektörü birebir ilişkiler, samimiyet ve güleryüz ile yürüyen sosyal işlerdir, teknoloji ne kadar gelişse de insan iletişimi en önemli faktördür. Bunun içinde haftada bir personel meetingleri, psikolojik eğitimler, müşterilere davranış şekilleri, iş ahlaki eğitimleri benim en önem verdiğim konulardandır. Sonrasında da iyi ve kaliteli sunumlar, müşterileri memnuniyetinin sağlanması için yapılan çalışmalarımız gelir.

İyi bir işletmede para kazanma on planda olmamalı, öncelik kaliteden, iyi hizmetten, konseptin çizgisinden odun vermemektir. Bunlar beraberinde başarı ve parayı getirir.

2-İyi işletmeciyi tarif eder misin?

İyi işletmeci kozmopolit bir müşteri kitlesine sahip olduğumuz için hepsiyle ayni dili konuşmak adına kendini her anlamda geliştiren, saygılı, üretken, yenilikçi, güleryüzlü, sempatik bir dünya insani olmaktır. A dan z’ye hedef kitlesini belirleyip bu kitleye göre bir konsept hayata geçiren ve bunu insanlara sevdirip devamlılığını sağlayan kişidir. Sektörde ki kendi alanında trendleri belirleyen örnek kişilerdir.

3-Eğlence veya yemek sektöründe şimdi ki trendi nedir?

Artık trend sektörde sadece yeme-içme eğlence değil, düşük kalorili, vejetaryen, vegan, glütensiz ve yağsız gibi diyetlere uygun menüler geliştirerek organik beslenmeye yönelik bir deneyim yasatmaya odaklanıyor. Geçmişte fast-food markaları tarafından domine edilen alanların artık slow food markaları tarafından penetre edildiğini görüyoruz. Kişileştirilmiş, otantik ve yenilikçi bir konseptle farklılaşmaya çalışan yeni markaların bu gayretinde ise sağlıklı ve yerel gıda ürünleri tercih ediliyor.

Eğlence olarak da kapasite olarak daha küçük ama kalite olarak daha üst olan minimal konsept mahalle barlarında insanlar kendini daha mutlu ve samimi hissediyor. Bu konuda en iyi örneklerde New York, Paris, Tokyo gibi şehirlerde mevcut.

4-En iyi yemek en iyi eğlence hangi ülkede?

İtalya, Meksika ve Uzak Doğu mutfakları dünyada en sevilen mutfaklardır fakat Türk mutfağının zenginliği ve lezzeti bence en değerlisi.

Eğlence de ne yazık ki ülkemiz dünyada ön sıralarda değil. Bana sorarsanız bir kültürü gerçekten yaşattığı için Berlin ve New York bu işin yeri.

5- En Popüler mutfak?

Uzak doğu mutfağı özellikle Sushi

6- En popüler içki?

Hennessy Cognac son yıllarda çok popüler, bunun yanında çoğu kokteyle güzellik katan Patron Tekila, Monkey ve Hendrick’s Cin, ancak ülkemizde rakı ve viski tüketimi de hiçbir zaman azalmıyor.

7 – Trendleri kim belirliyor?

Bence çoğu insanın yaşam tarzlarından dolayı beğenerek takip ettikleri popüler r&b yıldızları, süperstar dj’ler, movie starlarlar, top modeller modadan müziğe lifestyle olarak yon veriyor.

8- Hayalindeki mekandan bahseder misin?

Hayal ettiğim mekandan bahsedersem çok uzun sürer ama denizin altında oluşturulan bir yapıda VIP bir restauranttan terkedilmiş büyük eski bir fabrikayı underground bir kulübe çevirmeye kadar çok hayalim var. Ülkemizde daha önce yapılmamış dünyada nadir güzel örnekleri olan şeyler genelde.

9- Müşteriyi bir görüşte analiz edebilir misin?

20 yıllık eğlence sektörü tecrübelerimden dolayı evet edebilirim. Bu da işin en önemli noktalarından biri zaten. İyi bir işletmecinin sahip olması gereken özellik insan psikolojisini iyi tanıyıp analiz etmesidir. Yıllar boyunca müşterilerimizin her halini gördüğümüz ve onlarla yasadığımız için bu konuda büyük tecrübelere sahip olduk.

10 –Kariyerinden bahseder misin?

16 –17 yaslarımda gündüz matineleri vardı ve ilgimi çekti bende o yaşlarda gündüz partileri yapmaya başladım ve sektöre girdim. 18 yaşımda okul okuduğum dönemde Etiler’de Point adında ilk mekanımı açtım ve sonrasında Ahmet San hayranlığım olduğu için ayni zamanda Point Production adında bir organizasyon şirketi kurdum ve başta Park Orman olmak üzere birçok organizasyon yaptım. Gelen teklif üzerine Point Club’in şubesini Taksim’e açtım. Burası House Müziği yapan ilk kulüplerden biriydi. İlerleyen yaşlarımda işlettiğim ve açtığım mekanlardan bazıları; Türkbükü Mio Beach, Etiler Garbo, High-End, Etiler Mansion, Türkbükü 34 Beach, Erdal Acar’la ortak Kalamıs Home Store, Bodrum Fink, Nişantaşı Biber ve Ji After, Türkbükü Ganj ve son olarak Huysuz Kalamış başlıcaları.

“Eğlence sektörünün nabzını tutamayan bu piyasadan silinir”

“Eğlence sektörünün nabzını tutamayan bu piyasadan silinir”

Pause Dergi’nin bu ay ki işletmeci konuğu Erkan Kara oldu. Eğlence sektörünün başarılı işletmecisi Erkan Kara ile eğlence hayatını, deneyimlerini ve sektördeki 26 yıllık tecrübesini konuştuk. Keyifli okumalar…

—-Okuyucularımıza kendi tanıtır mısın?

Doğma büyüme İstanbulluyum. Eğitimimi İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesinde tamamladım. Okul hayatım devam ederken 16-17 yaşlarında dönemin popüler olan gündüz matineleriyle bende kendi imkanlarımla etkinlikler yapmaya başladım. Daha sonra 18 yaşında Etiler’de ilk gece kulübümü açtım ve işletme hayatım böylelikle başlamış oldu. Başarılı geçen sezonların ardından birçok yeni mekan teklifleri gelmeye başladı. Arka arkaya mekanlara ciddi cirolar yaptırdım. 26 yıldır da eğlence sektörüne yön veren, proje üreten isimlerden biriyim. Ben sadece işletmeci değil, dünya trendlerini takip ederek eventler düzenliyorum. Sektöre birçok ünlü kulüp, beach, restaurant, cafe vs. kazandırdım ve severek devam ediyorum.

 

—–Gece hayatı ve eğlence sektörü denilince ilk akla gelen isimler arasındasın. Bu isimler arasına adını nasıl yazdırdın?

Bahsettiğim gibi 18 yaşında ilk gece kulübümü açtım. Mesleğe gece hayatıyla başlayınca adım hep öyle duyuldu. Hâlbuki Bodrum’da 2 tane rekor kıran beach işlettim aynı zamanda ortağıydım. Kalamış’ta çok ünlü bir restoranın da ortaklığını ve işletmesini yaptım. Ama ağırlıklı gece hayatından keyif aldım. Gece hayatı farklı bir kültür… Hele kaliteli gece hayatı; güzel müzik, güzel mekan ve doğru eventle birleşince gelen misafirlerimiz sayesinde fısıltı gazetesi başlıyor. Böyle böyle eğlence sektörü algısı da oluşuyor.

—–Bir çok mekanın açılışını sen yaptın. İlk tercihler arasındasın. Peki bu işin sırrı nedir?

Yeni nesil cebindeki parayı çok bilinçli harcıyor. Dünya trendlerini takip ediyor, dünyayı geziyor ve güzel müzik dinlemeyi seviyor. Benim onlarla ortak noktam aynı fikirde olmamız ve aynı şeylerden keyif almamız. 26 yıldır bu sektörde olup bu kadar trend takip eden bir işletmeci daha olduğunu sanmıyorum. Mekanlarda düzenlediğim doğru eventler, sosyal medyayı çok aktif kullanıyor olmam, onların merakla takip ettiği influcerlarla çalışmam ve hizmet sektörünün tanıtımı için noter olarak gördüğüm medyayı doğru kullanıyor olmak bu işin sırrı. Eğlence sektörünün nabzını tutamayan bu piyasadan silinir.

——-Yardımda ve sosyal sorumluluk projelerinde hep öndesin. Bu aralar destek verdiğin bir proje var mı?

Sosyal sorumluluk her vatandaşın görevi… Sadece Türkiye’de değil tüm dünyadaki ihtiyaç sahiplerine yetişebilmek isterim. Bunun için para içinde yüzmenize gerek yok. Yolda bir hayvana su vermek bile gece sizi rahat uyutur. Bu yaz Ganj Türkbükü’nü işletiyorum. Gelir gelmez yaptığım ilk iş “Tohum Otizm Vakfı” farkındalık projesi oldu. Ganj’ın bütün duvarlarında şuan otizm vakfının posterleri var. Her hafta bir vakıf veya STK ile çalışıyorum. Misal önümüzdeki hafta “kadına şiddet suçtur” posterlerini mekanımın duvarlarında göreceksiniz.

Geçen yaz ve kış sezonunda da birçok yardım organizasyonun ana sponsorluğunu yaptım. Çocuklar ve sokak hayvanları ile ilgili. Böyle organizasyonların içinde yer almak beni çok mutlu ediyor. Bence herkes elinden geldiğince sosyal sorumluluk projelerine ağırlık vermeli. Bizim Ganj Türk bükünde yaptığımız bu çalışma dilerim diğer işletmelere örnek olur. Sadece mesleğiniz ile ilgili değil, insanlığınızla da örnek olmak ve öncü olmak önemli.

——–Sektörün zorlukları nelerdir? Avantajlar ve dezavantajlar neler?

Hizmet sektörü genel olarak zordur. Herkesi memnun edebiliyor olmanıza imkan yok. Ama ben mükemmeliyetçi bir insanım. Mekanımda yüzü asık bir kişi görsem memnun edene kadar uğraşırım. Misafirlerimin çoğu benim arkadaşım olarak ayrılırlar mekanlarımdan. Bu kadar sosyal olma zorunluluğu çalışmayı sevmeyene göre dezavantaj olsa da benim için muhteşem bir avantaj.

Sektörel zorluklara gelirsek alkol zamları, yüksek kiralar, döviz artışları ve turist azlığı şuan için bizi zorluyor. Ama yavaş yavaş toparlanacağımıza inanıyorum.

——–Korona nedeniyle zor bir sezon oldu. Yaz senin için nasıl geçti?

Normal seneler için sezon sonuna yaklaşıyoruz cümlesi doğru. Fakat bu sene geç açıldığı için ben bir müddet uzayacağını düşünüyorum. Eylül ortasını göreceğiz. İnsanlar tatile henüz doymadılar. Kimisi de daha sakin olacak diye Eylül ayını bekliyor. 2. Dalga durumunda İstanbul’da değil tatil yerlerinde bahçelerinde kısıtlamaları yaşamak istiyorlar.

Ganj Türkbükü geçen sezon, ağırlıklı canlı müzik performansları ile ilerlemişti. Ben ve ekibimin gelişi ile harika DJ line up lar yaptık. Murat Tokuz, Furkan Çavuş, Oğuz Saral, Emre Şenol, Kubilay Aydın gibi iyi isimler Ganj’da DJ kabininde bu sezon. Ayrıca Türkbükü’nde ilk olarak teknelere özel sushi servisi başlattık. Değerli sushi şefi Yunus Sipahioğlu ile çalışıyoruz. Sezonun uzunluğu değil verimliliği önemliydi biz çok iyi bir sezon geçiriyoruz.

—–Kışlık bir mekan sürprizi var mı?

Bodrum sezonunu kapatınca Kuruçeşme’de harika bir mekanla karşılayacağım misafirlerimi. Geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden Türkiye’nin ilk Drag Queen’nive sahne sanatının öncüsü Seyfi Dursunoğlu anısına “Huysuz” isimli bir mekan açıyoruz. Huysuz Virjin Türk eğlence dünyasında önemli bir devirdi. Biz eğlence sektörüne hizmet verenler olarak bu devrin kapanması yerine devam etmesini önemsiyoruz.

“Huysuz” isimli mekanın yanı sıra Bebek’te büyük bir “Sushi House” geliyor. Konsepti Türkiye’de bir ilk olacak. İçeriği sürpriz olsun.

 

Teknelere sushi servisi

Teknelere sushi servisi

Geçtiğimiz yaz kapılarını açan Ganj Türkbükü yeni sezona işletmeci Erkan Kara ile merhaba dedi. Korona virüs tedbirlerinin ön safhada tutan mekan, iskele üzeri beyaz kumu ve bohem tarzı ile dikkat çekiyor. Korona virüs sonrası paket servisin ön plana çıkması ile mekanlarda bu konuda atağa geçti.  Ganj Türkbükü, 24 yıl Japonya’da “Japon Mutfağı” eğitimi alan, Taksim’de bulunan Ninja Restoran’nın sahibi, özel sushi şefi Yunus Sipahioğlu’nun yönetiminde teknelere ve mekan misafirlerine özel 8 farklı çeşit sushi menüsü sunuyor.

Sandığı kimseye bırakmadı