Yazılar

Gözlerdeki alerji görme kaybına neden olabilir!

Gözlerdeki alerji görme kaybına neden olabilir!

Acıbadem Ankara Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Uğur Emrah Altıparmak, gözlerde görülen bahar alerjisinin özellikle küçük çocuklarda zor geçebileceğine dikkat çekerek mutlaka hekime başvurulması gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Altıparmak, gözlerdeki şiddetli kaşıntının, görme kaybıyla sonuçlanabilecek “Keratokonus” hastalığına yol açabileceğine dikkat çekerek anne babaları uyardı.

Acıbadem Ankara Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Uğur Emrah Altıparmak bahar mevsiminde yaşanan göz alerjileriyle ilgili önemli bilgiler verdi. Prof. Dr. Altıparmak bahar aylarında açan çiçeklerden doğaya yayılan polenlerin insanlara da ulaştığını ve bahar alerjisinin çok yaygın olduğunu söyledi. Alerjinin çoğu hastada burun akıntısı ve tıkanıklığı ile burun bölgesinde kaşıntı şeklinde kendisini gösterdiğini belirten Prof. Dr. Altıparmak “Alerji bazı hastalarda solunum güçlüğü, hatta astıma neden olabilir. Bazı hastalarda ise gözlerde kaşınma ve sulanma şikayetlerine neden olur. Gözde bahar alerjisi olan hastalar bu mevsimin geldiğini hemen hissederler. Gözlerde kaşınma, kızarma, sulanma en tipik bulgulardır” dedi.

Özellikle daha küçük çocuklarda bahar alerjisinin daha ağır ve zor geçebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Altıparmak, “Aileler çocuklarının gözlerinde beyaz tabaka (sklera) ile saydam tabaka (kornea) birleşiminde kızarıklık ve kabarıklıklar görebilirler. Bu ağır geçen alerjinin bir bulgusudur” diye konuştu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Uğur Emrah Altıparmak

Bahar alerjisi olan çocuklar muayene edilmeli

Gözde bahar alerjisi olan çocukların mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Altıparmak, gözlerin sık ve şiddetli bir şekilde kaşınmasının, zaman içinde saydam tabakayı oluşturan kolajen liflerin güçsüzleşmesine ve şeklinin bozulmasına neden olabileceğini ifade etti. Prof. Dr. Altıparmak “Böyle bir değişikliğe uğrayan saydam tabaka normalde cami kubbesi gibi olan yapısını kaybeder ve sivrileşmeye ve koni şeklini almaya başlar. Buna keratokonus hastalığı adı verilir. Gözde bahar alerjisi keratokonus hastalığı için en önemli risk faktörlerinden biridir. Ailesinde hiç keratokonus hastası olmayan bir çocukta şiddetli kaşıma nedeniyle keratokonus hastalığı meydana gelebilir” sözleriyle anne babaları uyardı.

“Görme kaybıyla sonuçlanmasın”

Prof. Dr. Altıparmak, “Keratokonus” hastalığının, her ne kadar ışın tedavisi (Cornea cross-linking) ile durdurulabilen, sert veya hibrit lenslerle tedavi edilebilen bir hastalık olsa da görme kaybı ile sonuçlanabileceğine işaret ederek “Çocuğunuzda veya sizde gözlerde bahar alerjisi varsa, damlalarla tedavisi mümkündür. Bu amaçla anti-histaminik ve kortizonlu damlalar yaygın olarak kullanılır. Son yıllarda kortizonlu damlaların olası yan etkilerinden kaçınmamızı sağlayan ve bağışıklık sistemini daha güvenli şekilde baskılayabilen damlalar da mevcuttur” dedi. Prof. Dr. Altıparmak, basit gibi görülen bahar alerjisinin ciddi bir görme kaybına dönüşmemesi için, alerjiye karşı en başından önlem almak gerektiğini vurguladı.

Glokom nedir?  Nasıl tedavi edilir?

Glokom nedir?  Nasıl tedavi edilir?

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Göz Sağlığı ve Hastalıkları uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Serdar Özateş, “Erken teşhis ile görme kaybını önlemek mümkün mü?, Kimler risk altında?, Tanı için neler gerekli?” ve birçok soruyu yanıtladı.

Glokom, göz sinirinin hasarıyla karakterize olan ve kalıcı görme kaybına sebep olabilen bir hastalıktır. Tüm dünyada yaklaşık 80 milyon glokom hastası bulunmaktadır. Glokom kalıcı görme kaybı nedenleri arasında 2. sırada yer almaktadır. Glokom sinsi seyirli ve ilerleyici bir göz hastalığıdır. Glokom hastalarında göz sinirinde meydana gelen hasar belirli bir düzeye ulaşmadıkça hastalarda herhangi bir şikâyete yol açmayabilir.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Serdar Özateş

  • Erken teşhis ile görme kaybını önlemek mümkün mü?

Glokomda erken tanı ve tedavi, görmenin korunması açısından çok önemlidir. Artmış göz içi basıncı, 40 yaş üzerinde olmak, yüksek miyop ya da hipermetrop olmak ve aile bireylerinde glokom hikayesi olması başlıca risk faktörleridir. Risk faktörlerine sahip olan hastaların yılda en az 1 kez muayene olmaları tavsiye edilmektedir. Glokom hastalarının büyük çoğunluğunu glokom olduğunu bilmeyen kişilerin oluşturduğu düşünüldüğünde rutin göz muayenesinin önemi çok daha iyi anlaşılmaktadır.

  • Glokom için kimler risk grubunda?

Artmış göz içi basıncı, 40 yaş üzerinde olmak, yüksek miyop ya da hipermetrop olmak ve aile bireylerinde glokom hikayesi olması, şeker hastalığı, ince kornea kalınlığı, kortizon kullanımı glokom için önemli risk faktörleridir.

  • Glokom tanısı için neler gerekli?

Glokom tanısı ayrıntılı bir göz muayenesi, göz içi basıncı ölçümü, görme alanı muayenesi ve göz sinirinin ayrıntılı değerlendirilmesi ile koyulabilir. Tek bir muayene glokom tanısını koymada yeterli olmayabileceğinden düzenli aralıklar muayene önem kazanmaktadır.

  • Glokom tedavisi görmeyi iyileştirmede etkili mi?

Glokom ilerleyici görme alanı kaybı yarattığından glokom tedavisi ile bu ilerleme yavaşlatılabilir ya da durdurulabilir. Tedavi ile glokoma bağlı gelişen görsel fonksiyon kaybı geriye döndürülemez.

  • Yeni doğan bebeklerde glokom görülür mü?

Glokom, yeni doğan bebekler dahil her yaş grubunu etkileyebilmektedir. Özellikle yeni doğan bebeklerde aile hikayesi, ışığa karşı hassasiyet, gözde sürekli sulanma ve normalden daha geniş kornea çapı varlığında glokom akla gelmelidir.