Yazılar

Pınar Süt 50 yıldır süt üreticilerini destekliyor

Pınar Süt 50 yıldır süt üreticilerini destekliyor

Pınar Süt, 1973 yılından bu yana süt çiftçiliğini destekleyerek Türkiye’yi sağlıklı, güvenilir süt ve süt ürünleriyle buluşturmaya devam ediyor. Süt sektörünün lider markası olarak İzmir’den sonra Eskişehir ve Şanlıurfa yatırımları ise Anadolu’nun ve hatta Türkiye’nin ekonomik ve toplumsal gelişiminde önemli rol oynuyor.  Pınar Süt, 20 binden fazla süt üreticisiyle çalışarak günlük 3 milyon litre çiğ süt işliyor.  Süt hayvancılığının sürdürülebilir bir şekilde gelişmesine destek olan Pınar Süt, bulunduğu bölgelerdeki süt üretimine canlılık kazandırırken, aynı zamanda et ve yem ticaretinin gelişimine de katkı sağlıyor.

Pınar Süt’ün gıda güvenliği, kalite, hayvan sağlığı ve beslemesindeki uzmanlığı, inovasyon ve yenilikçiliğe verdiği önem ile 50 yıldır sektörün lideri olduğunu belirten Pınar Süt Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı, “Üreticilerimiz, tedarikçilerimiz, bayilerimiz ve çalışanlarımızla birlikte 500 bin kişilik bir ekosisteme sahibiz. Sağlıklı ve mutlu nesiller için tüm dünyaya karşı sorumluğumuzun bilincinde olarak, çalışmalarımızı toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilen, bilim temelli, kalite odaklı iş anlayışı ile belirlediği iş hedefleri doğrultusunda yürütüyoruz. Bu çalışmalar arasında üreticilerimizi desteklemek ve çiğ sütün kalitesini artırmak için gerçekleştirdiğimiz “Sütümüzün Geleceği Bilinçli Ellerde” projesiyle birlikte genç çiftçilerin sürdürülebilir tarım ve kırsal yaşam beklentilerini anlamayı ve sürdürülebilir tarımda yer almasını teşvik etmek amacıyla   “Genç Çiftçi Mesleki ve Bireysel Kapasite Gelişimi Programı”nı hayata geçirdik. Bizler için en önemlisi, genç çiftçileri süt üreticiliğini devam ettirmek için ikna edip tarımı sürdürülebilir kılmak. Özellikle son yıllarda tarım sektöründe yaş ortalaması yükseliyor.

Yapılan araştırmalar, üreticilerin yarıdan fazlasının 50 yaşın üzerinde olduğunu gösteriyor. Sektörün yenilenmesi, teknolojinin süreçlere daha fazla dahil edilmesi, farklı görüş açılarıyla zenginleşmesi için süt sektörünün genç üreticilere ihtiyacı var. Tarımın geleceği için sürdürebilirlik çok önemli. Bu yolda başlattığımız Genç Çiftçi Mesleki ve Bireysel Kapasite Gelişimi Programı ile gördük ki genç çiftçiler, üretim ve karar verme mekanizmalarında daha çok yer almak istiyor. Bunun için de Sütümüzün Geleceği Bilinçli Ellerde projemizle gerçekleştirdiğimiz eğitimlere katılıyorlar. Pınar Süt olarak 1973 yılında başladığımız çiftçi eğitimlerimizi 8 yıldır Pınar Enstitüsü çatısı altında devam ettiriyoruz. Pınar Enstitüsü “Sütümüzün Geleceği Bilinçli Ellerde” projesiyle şimdiye kadar 14 farklı ilde 8 binin üzerinde üreticiye hayvan sağlığı, hayvan besleme ve hijyen eğitimleri verdik. Süt sektöründe Türkiye’nin öncü markası olarak, ülkemizdeki süt üretimini ve bölgesel kalkınmayı destekleyerek geliştirdiğimiz için gurur duyuyoruz.” dedi.

“Sürdürülebilir tarımın geleceği genç çiftçilerin elinde”

“Sürdürülebilir tarımın geleceği genç çiftçilerin elinde”

Pınar Süt Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı, IFCN Dairy Research Network (Uluslararası Sütçülük Araştırma Bilgi Ağı) tarafından düzenlenen Süt Forumu 2021 kapsamında “Sera Gazı Emisyonları ve Gelişmekte Olan Ülkeler için Çözümler” başlıklı oturuma konuşmacı olarak katıldı.

Sürdürebilir Tarım için genç çiftçilerin önemini vurgulayan İdil Yiğitbaşı, “Süt üretimi iklim krizinden olumsuz olarak etkileniyor. İnek başına süt veriminin artması sera gazı emisyonlarını azaltmak için en önemli araç. Türkiye’de süt üretimi 1970’lerden bu yana hayvan başına yıllık 500 kilogram seviyesinden 3,158 kg’a ulaşırken; Türkiye’de süt üretiminin halen Avrupa’nın gerisinde olduğu görülüyor. Sütte verimliliğin artması için süt çiftçilerinin farkındalığının artırılması ve bilinçlendirilmesi; eğitim çalışmalarının çeşitlendirilmesi ve teknolojinin kullanımıyla teknik ekipmanların güçlendirilmesi önemli” dedi.

“Ülkemizde üretilen sütün yüzde 66,4’ü 1-9 ineğe sahip, yüzde 29,8’i ise 10-49 ineğe sahip süt üreticilerinden geliyor. Bizler için en önemlisi genç çiftçileri süt üreticiliği için ikna edip tarımı sürdürülebilir kılmak” diyen Yiğitbaşı; “Özellikle son yıllarda tarım sektöründe yaş ortalaması yükseliyor. Yapılan araştırmalar, üreticilerin yarıdan fazlasının 50 yaşın üzerinde olduğunu gösteriyor. Sektörün yenilenmesi, teknolojinin süreçlere daha fazla dahil edilmesi, farklı görüş açılarıyla zenginleşmesi için süt sektörünün genç üreticilere ihtiyacı var. Tarımın geleceği için sürdürebilirlik büyük bir öneme sahip” şeklinde konuştu.

Pınar Süt Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı

Sütümüzün Geleceği Bilinçli Ellerde Projesi ile Eğitimler Devam Ediyor”    

Kurulduğu günden bu yana üreticilere yönelik eğitim faaliyetlerini ara vermeden sürdürdüklerini belirten Pınar Süt Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı, şunları dile getirdi: “Sütün verimliliğinin ve kalitesinin artması için Pınar Süt olarak 1973 yılında başladığımız çiftçi eğitimlerimizi 8 yıldır Pınar Enstitüsü çatısı altında, “Sütümüzün Geleceği Bilinçli Ellerde” projesi ile devam ettiriyoruz. Süt sektöründe Türkiye’nin öncü markası olarak, ülkemizdeki süt üretimini bölgesel kalkınmayı da destekleyerek geliştirdiğimiz için gururluyuz. Sera gazı emisyonlarının azaltılması açısından değerlendirdiğimizde, süt üretim çiftliklerinde süt miktarı ve çiğ süt kalitesinin artırılması için doğru sağım uygulamaları, hayvan refahı gibi  çok önemli alanlar var ve gelişmekte olan ülkelerin bu alanlara yatırım yapması gerektiğine inanıyoruz. Bunların yanı sıra, sütün işlenmesi ve paketlenmesi de önemli bir süreç olarak karşımıza çıkıyor. Bu süreçte enerji verimliliği, yenilenebilir enerji kullanımı, atık yönetimi, biyogaz yatırımı, ambalaj azaltımı ve verimli paketleme gibi alanlar, odaklanılması gereken alanların başında geliyor. Süt alım ve ürün lojistiğinde optimizasyon sera gazı emisyonlarının azaltılması açısından oldukça önemli. Bunun yanı sıra tüm değer zincirinde daha iyi ölçme ve data yönetimi önemli. Üreticiden tüketiciye kadar tüm değer zincirimizde sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda projeler geliştiriyor, sürdürülebilirlik yolumuza paydaşlarımızı da dahil ederek gelişimimizi sürdürüyoruz.”