Yazılar

Abdimed’e yeni genel müdür

Abdimed’e yeni genel müdür

Türk ilaç sektörünün lider firmalarından Abdi İbrahim, profesyonel kadrosunu yeni bir atamayla güçlendirdi. Abdimed’e Genel Müdür olarak atanan Yalım Üner, “hayatı ve geleceği iyileştirme” yolculuğunda Abdi İbrahim’e ve sektöre başarılı çalışmalarıyla katkı sağlayacak.

Yalım Üner kimdir?

Abdimed’de 1 Temmuz 2021 tarihi itibari ile Genel Müdür olarak göreve başlayan Yalım Üner, 1986 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun olduktan sonra ilaç sektöründe ulusal ve uluslararası şirketlerde önemli görevlerde bulundu.

Kariyerinde Nutricia Early Life Nutrition’da Medikal ve Ruhsatlandırma Direktörü, Nutricia Research/Amsterdam’da Orta Avrupa ve Yakın Doğu Ar-Ge Direktörü, Danone Türkiye’de Genel Sekreter (Tikveşli, Hayat, Sırma ve Nutricia için Hukuk, Etik Uyumluluk, Kurumsal İlişkiler, İç-Dış İletişim, Data güvenliği), Nutricia’da Medikal ve Kurumsal İlişkiler Direktörü ve son olarak Nutricia Türkiye-İran Genel Müdürü olarak görev yapan Yalım Üner, Abdimed’in yeni Genel Müdürü oldu.

Enza Home “En Çok Sen” diyor

Enza Home “En Çok Sen” diyor

Enza Home “En Çok Sen” yeni reklam filmiyle dikkat çekiyor.

Mobilyada yenilikçi tasarımlar sunan Enza Home’un yeni reklam filmi yayına girdi. “En Çok Sen” diyen yeni reklam filmiyle benzersiz tasarımların altını çizen Enza Home, kendi dokunuşlarıyla kendi zevkini, çizgisini, rengini yansıtan evler tasarlayan hedef kitlelerini ön plana çıkarıyor. Evini tasarlayan tarz sahibi insanların kendi yaşam stilleriyle bütünleşebilecek, detaylarıyla kendi tarzını yansıtabilecek, rafine zevklere nokta atışı mobilyalar sunan Enza Home’un reklam filmi dillere pelesenk olacak jingle’ı ve keyifli görüntüleri ile dikkat çekiyor. Reklam filmi Ali Demirel imzasını taşıyor.

Reklamın künyesi:

Reklamveren: Enza Home (Yataş Grup)

Reklamveren Yetkilileri: Selmin Gündoğdu, Dilek Toyga, Yasemin Özgan, Özge Akçaer

Reklam Ajansı: Çözüm

Yaratıcı Ekip: Zeynep Karakaşoğlu, İrem Alkan, Mert Kalabalık

Marka Ekibi: Yusuf Ziya Erdönmez, Elif Onat Bozkurt, Yasemin Asaad

Stratejik Planlama Ekibi: Ahmet Yener, Serra Demir, Kerem Can Erdönmez

Optimizasyon Müdürü: Neslihan Gücüm

Ajans prodüksiyon ekibi: Tansu Aktürk

Prodüksiyon şirketi: Norr Film

Yönetmen: Ali Demirel

Kullanılan Mecralar: TVC – Dijital

DHL Express,  e-ticaret büyüme dalgasının başladığını söylüyor

DHL Express,  e-ticaret büyüme dalgasının başladığını söylüyor

Uluslararası ekspres kargo hizmet sağlayıcısı DHL Express, bugün “B2B e-ticaret Kılavuzu: e-ticaret’te yeni büyüme dalgası” başlıklı yeni raporunu duyurdu. Çalışmada, B2B e-ticaretin önümüzdeki yıllarda giderek büyüyeceği öngörülüyor. 2025 itibarıyla tedarikçiler ile satın alma profesyonelleri arasındaki tüm B2B etkileşimlerinin yüzde 80’inin dijital kanallarda gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Covid-19 pandemisinin dijitalleşmenin hızı üzerindeki etkisi ve teknolojiye hakim milenyum kuşağının satın alma gücü, e-ticaretin küresel ölçekteki büyümesinin itici güçleri arasında öne çıkıyor.

B2B sektörünün geleceği için öngörülenler, son yıllardaki ciddi B2C e-ticaret artışıyla da kendini gösteriyordu. Bu doğrultuda DHL Express de özellikle yılbaşı, “Black Friday” ve “Cyber Monday” gibi alışveriş çılgınlığının yaşandığı günlerde son yıllarda yüksek büyüme oranları kaydediyor. DHL Express ağındaki toplam B2C e-ticaret hacmi, 2020’de önceki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 40 arttı. Bu gelişme, şirketin 2020 yılı finansal sonuçlarına da olumlu yansıdı. Deutsche Post DHL Group’un ekspres kargo birimi, geçtiğimiz seneyi toplam 19,1 milyar euro ciro (önceki yıla göre yüzde 11,9 artış) ve 2,7 milyar euro VFÖK (önceki yıla göre yüzde 34,9 artış) ile kapatarak yarım yüzyılı aşan geçmişindeki en iyi sonuçlara ulaştı. DHL Express, küresel ağı ve hizmet sunduğu sektörlerin kapsamı sayesinde hızla değişen ticari taleplere yanıt verebildi. Ayrıca, 220’den fazla ülke ve bölgedeki varlığıyla pandemi sırasında da tüketicilerin ve işletmelerin dünya çapında ticaret yapmalarını sağlayarak bağlantıda kalmalarına destek oldu.

John Pearson: Covid-19’un anahtarı e-ticaret ve küresel lojistik

Tüm dünyada kepenklerin kapandığı dönemde, dijitalleşme ve global ticaret sayesinde küreselleşmenin hatırlandığını belirten DHL Express CEO’su John Pearson, pandemide tüketicilerin online alışverişe yöneldiğini ifade etti. Pearson “Pandemi bu gelişmeyi şimdiye dek görülmemiş bir şekilde hızlandırırken küresel pazarda ürün satan işletmeler de arttı. Böylece e-ticaret ve küresel lojistik, yerel kapanmaların kilidini açacak, ekonomilerin devamlılığını sağlayacak ve birçok müşterimiz için Covid-19’un etkisini azaltacak bir anahtar haline geldi.” dedi

e-ticaretteki büyüme Covid-19 ile ivme kazandı

Dijitalleşme ve alışveriş alışkanlıklarındaki değişimler nedeniyle büyüyen tek sektör B2C e-ticaret olmadı. Statista’nın verilerine göre pandemi başlamadan önce 2019’da, B2B e-ticaret siteleri ve pazar yerlerindeki satışlar, küresel ölçekte B2C sektörünün pazar büyüklüğünü geride bırakmış, yüzde 18,2 artarak 12,2 trilyon dolara ulaşmıştı. Research And Markets’in araştırmasına göreyse Covid-19 ve hızlandırdığı dijitalleşme sayesinde bahsedilen bu küresel B2B e-ticaret hacminin 2027 yılına kadar 20,9 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Pandemi ile birlikte online alışveriş ve sınır ötesi sevkiyatların yeni normale dönüştüğünü anlatan DHL Express Küresel Satışlar Başkan Yardımcısı Michiel Greeven, bu durumun sadece B2C perakendecileri için değil B2B e-ticaret için de geçerli olduğunu belirtti. Şirketlerin online satış platformlarının önemini kavramaya başladığını ifade eden Greeven, küresel ekspres kargoya duyulan ihtiyacın da artacağını ve DHL Express olarak tüm B2B şirketlerini yolculuklarında destekleyeceklerini ifade etti.

Milenyum kuşağı da B2B e-ticaretin muazzam potansiyelini tetikliyor

DHL Express tarafından derlenen rapor, küresel B2B e-ticaret pazarındaki büyümenin itici gücü niteliğindeki faktörleri ortaya koyuyor. Küreselleşme ve dijitalleşme gibi genel trendlerin yanı sıra teknoloji odaklı milenyum kuşağı da e-ticareti büyütüyor. Milenyum kuşağı şimdiden karar verici pozisyonlardaki B2B satın alma profesyonellerinin yüzde 73’ünü oluşturuyor. Bu kuşağın B2C sektöründeki deneyimleri, B2B işlemleri yaparken yüksek beklentilere dönüşüyor ve şirketleri satış platformları gibi dijital yatırımlara yönlendiriyor.

DHL Express Küresel Satış Programları ve Küresel e-ticaret Başkan Yardımcısı Leendert van Delft yeni sınır ötesi ve e-ticaret fırsatlarından yararlanmak isteyen B2B işletmelere, değişen satın alma davranışlarına adapte olmaları gerektiğini hatırlattı ve şöyle devam etti: “Sektörün dijitalleşmesine ivme kazandıran milenyum kuşağının giderek B2B sektöründe karar verici roller alması bu açıdan daha büyük önem taşıyor. B2B müşteri deneyimlerinin dijital B2C deneyimleriyle daha uyumlu olması gerekiyor. Biz, uluslararası e-ticaret uzmanları olarak işletmelerin sürekli değişime adapte olmalarını ve potansiyellerini gerçeğe dönüştürmelerini destekleyecek bilgi birikimine ve iç görülere sahibiz.”

DHL Express yüksek müşteri talebini karşılamak için yatırımlarını sürdürüyor

DHL Express’in 2020’de dünya çapındaki müşterileri (B2C ve B2B) için teslim ettiği toplam gönderi sayısı, 2019’a kıyasla günlük ortalama yüzde 9 artışla 484 milyon adede ulaştı. DHL Express, ağındaki bu ihtiyaca yanıt vermek amacıyla dünya çapında ileri teknolojili tesislere 1 milyar euro’dan fazla yatırım yapıyor; böylece gönderi ayrıştırma kapasitesini (2013’ten bu yana yüzde 65) artırıyor, yeni çalışanlar (işgücü önceki yıla göre 10 bin kişi büyüdü) istihdam ediyor ve filosuna (önceki yıla göre 20 uçak daha fazla) yeni kargo uçakları ekliyor. DHL Express bir süre önce sekiz adet Boeing B777 geniş gövdeli kargo uçağı daha satın aldığını ve filosuna iki Airbus A321 katmak için Smartlynx Malta ile iş birliği yaptığını duyurdu. DHL Express, bu sayede dünya çapındaki müşterilerinin küresel e-ticaretteki patlamadan yararlanmasını sağlamaya devam ediyor.

 

MÜSİAD büyüme rakamlarını değerlendirdi

MÜSİAD büyüme rakamlarını değerlendirdi

MÜSİAD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan’ın, TÜİK’in açıkladığı 2020’nin tamamı ve dördüncü çeyrek büyüme rakamlarıyla ilgili yaptığı yazılı açıklama şöyle;

Yakın tarihin en zorlu ekonomik süreci olarak Covid-19, 2020 yılı genelinde küresel ekonominin daha önce yaşadığı hiçbir krizle kıyaslanamayacak kadar büyük bir belirsizlik ortamı oluşturmuştu. Hatırlayacağımız üzere 90’lı yıllarda Körfez Savaşları; 2000’li yıllarda 11 Eylül Olayları, Irak Savaşı ve nihayet 2008 Finans Krizi; 2010’lara gelindiğinde ise Brexit ve Ticaret Savaşları ile yüzleşmek zorunda kalan küresel ekonomi, böylece 2020’li yıllara da Covid-19 kriziyle başlamış oldu. Bu süreçte küresel sistem hem arz hem de talep yönüyle büyük bir şoka girerken; sermaye, mal ve insan hareketliliği neredeyse durma noktasına gelmişti.

Böylesi zorlu bir dönemde Türkiye ekonomisinin pozitif büyüme trendini sürdürerek yıl genelinde %1,8 oranında büyümesini, takdire şayan bir performans olarak değerlendiriyoruz.

Aynı zamanda yılın son çeyreğinde %5,9 oranında büyüyen Türkiye ekonomisi, G20 ülkeleri içerisinde 2020 genelinde Çin’le birlikte pozitif büyümeyi başaran tek ülke olmuş ve bu zorlu süreci en az hafif hasarla atlatan ülkelerin başında yer almaktadır.

Elbette söz konusu büyüme performansımızın sürdürülebilir bir niteliğe kavuşabilmesi için, önümüzde uzun ve zorlu bir yol bulunmaktadır. Bu süreçte Covid-19’la mücadeleyi oldukça dikkatli bir biçimde sürdürerek, ekonomik aktivitedeki canlılığı muhafaza etmeliyiz.

MÜSİAD olarak önümüzdeki dönemde, bugüne kadar üretim-ticaret-yatırım üçgeninde göstermiş olduğumuz çabanın üzerine çıkmamız gerektiğine inanıyoruz.

Bu bağlamda yılın son çeyreğinde hanehalkı tüketiminde gözlenen %8,2’lik artışı ve yatırımların %10,3 oranında genişlemesini memnuniyetle karşılıyoruz. Bununla birlikte 2021 yılında net dış talebin büyümeye daha fazla katkı verebilmesi için, ihracata yönelik imalat üretimine mutlaka ağırlık vermemiz gerektiğini yineliyoruz.

Yılın son çeyreğinde %10,3 oranında genişleyen sanayi sektörü ve %10,5 oranında büyüyen imalat sanayiinin, büyümenin lokomotifi olma niteliğini 2021 yılında da sürdüreceğini temenni ediyoruz. Zira her fırsatta dile getirdiğimiz gibi büyük bir üretim üssü olmaya aday olan Türkiye’nin muadili olan ülkelerle kıyaslandığında en büyük avantajı, mevcut imalat potansiyeli ve esnek üretim kapasitesidir. Bu potansiyeliyle ülkemizin; 2021 yılı ve sonrasını kapsayan dönemde, birbiriyle uyumlu para ve maliye politikalarının da itici gücüyle, pozitif büyüme performansını artırarak sürdüreceğine inanıyoruz.

Roche 2020 finansal durumunu paylaştı

Roche 2020 finansal durumunu paylaştı

Dünyanın önde gelen biyoteknoloji şirketlerinden ve kişiye özel tanı ve tedavinin de öncü firmalarından Roche, İsviçre’nin Basel kentinde düzenlenen ve dijital olarak gerçekleştirilen konferansta 2020 yılının finansal sonuçlarını açıkladı.

Roche’un, İlaç ve Diagnostik bölümlerinin yıl boyunca gerçekleştirdiği çalışmalarla 2020 yılındaki grup satışları 58.3 milyar İsviçre Frangı seviyesine ulaştı.

Geçtiğimiz yıllardaki finansal başarısını 2020 yılı performansına da taşıyan şirketin %1 oranında artan grup satışları 58.3 milyar İsviçre Frangı seviyesinde oldu.

İlaç Bölümü’nün satışları beklenenden daha güçlü biyobenzer rekabeti ve COVID-19 salgını nedeniyle %2’lik bir gerilemeyle 44.5 milyar İsviçre Frangı olarak kaydedildi. Diagnostik Bölümü’nün satışları ise %14 oranında yükselerek,13.7 milyar İsviçre Frangı olarak gerçekleşti. Diagnostik Bölümü’ndeki bu büyümede Roche’un yeni COVID-19 test portföyü etkili oldu.

Şirket 2020 yılında 19 yeni molekülün Faz III deneme ve onay çalışmalarıyla bir rekora imza atarken, Ar-Ge alanına yaptığı yatırımları %8 artırdı. Şirket Ar-GE’ye 12.2 milyar İsviçre Frangı yatırım yaptı.

TürkTraktör 2020’yi ödül ve başarılarla kapattı

TürkTraktör 2020’yi ödül ve başarılarla kapattı

TürkTraktör ihracattan Ar-Ge ve patente, iş sağlığı ve güvenliğine kadar, farklı alanlardaki çalışmalarıyla 2020 yılında da başarı ve ödüllerine yenilerini ekledi.

TürkTraktör Genel Müdürü Aykut Özüner, pandeminin etkilerinin hissedildiği zorlu bir senede, bu başarıların kendileri için büyük bir motivasyon olduğunu söyledi. Özüner,  “Uzun yıllardır, birçok alandaki yatırımlarımız ve yenilikçi çalışmalarımızla, içinde bulunduğumuz ekosistem için katma değer yaratmayı sürdürüyoruz. Ne mutludur ki bu çabalarımız her yıl üzerine yenileri eklenen başarılı sonuçlar ve ödüllerle taçlanıyor.  Bu başarılarda emeği geçen bütün çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum” dedi.

İhracat – En Büyük ve Değerli Markalar

Uzun yıllardır dünyada 130’dan fazla ülkeye sunduğu ürünleriyle, traktör ihracatında liderliğini sürdüren TürkTraktör, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından yapılan ‘Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı’ araştırmasında, Makine ve Aksamları sektörü 1.si olarak seçildi.

TürkTraktör, TİM İhracatın Yıldızları Yarışması’nda, en fazla ülkeye ihracat yapan ve ihraç ürünlerine çeşitlilik katan markaların dahil olduğu ‘Sınır Tanımayan Şampiyonlar’ kategorisinde 2.lik ödülüne layık görüldü.

İstanbul Sanayi Odası’nın yürüttüğü Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması’nda TürkTraktör, genel sıralamada 56. basamakta yer alırken; kendi sektörünün ise 1.’si olarak açıklandı. Şirket aynı zamanda BrandFinance tarafından hazırlanan Türkiye’nin en güçlü ve değerli markalarının sıralandığı 2020 yılı listesinde ‘Türkiye’nin En Değerli 37. Markası’ olmayı başardı ve “En Değerli Traktör Üreticisi” seçildi.

Ar-Ge ve Patent

Türkiye’de traktör sektöründe iki Ar-Ge Merkezi ile çalışmalarını sürdüren TürkTraktör, 2020 yılsonu itibarıyla 11’i uluslararası olmak üzere, toplam 190 aktif patente sahip.

TürkTraktör, Ar-Ge faaliyetleri kapsamında TurkishTime tarafından hazırlanan “Ar-Ge 250, Türkiye’nin En Çok Ar-Ge Harcaması Yapan Şirketleri” araştırmasında en fazla patent alan 10., en fazla Ar-Ge harcaması yapan 32. şirket olarak açıklandı.

İş Sağlığı ve Güvenliği

İş sağlığı ve güvenliğini her zaman en öncelikli konu olarak benimseyen TürkTraktör,  pandemiye karşı hayata geçirdiği Güvenli Üretim uygulamalarıyla her iki fabrikası için de TSE Covid19 Güvenli Üretim Belgesi’ni almaya hak kazandı.

TürkTraktör İş Sağlığı ve Güvenliği alanındaki başarılı uygulamalarıyla 2020 Mayıs ayında 62.si düzenlenen British Safety Council – Uluslararası İş Güvenliği Ödülü’nü kazandı. Şirket MESS -Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası İSG Yarışmasından ise 2 ödülle döndü. TürkTraktör’ün, çiftçiler için daha güvenli çalışma alanları oluşturmak üzere hayata geçirdiği Bilinçli Çiftçi Güvenli Tarım projesi ‘Altın Eldiven’ ödülüne, Erenler Fabrikası saha çalışanlarının gerçekleştirdiği çalışma ise ‘Altın Öneri’ ödülüne layık bulundu.

Turizm kredilerinin yüzde 42’si yapılandırıldı

Turizm kredilerinin yüzde 42’si yapılandırıldı

Turizm sektörüne ençok kredi sağlayan bankalardan DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, 2020’de TL kredilerdeki hızlı yükseliş ve peşinden gelen faiz artışının 2021’de takipteki alacak oranını yukarı çekeceğini söyledi.

“2020’nin üçüncü çeyreğindeki hızlı toparlanmanın ardından zorlu dönem 2021’de başlıyor” diyen Ateş takipteki kredilerin daha da artacağını söyledi.

2020 yılının başından beri TL kredi artışının yüzde 40’ı geçtiğini dolayısıyla takipteki kredi oranı artışının 2021 yılında mevcut duruma göre daha yukarıda olacağını öngördüklerini belirten DenizBank Genel Müdürü Ateş, turizm kredilerinin yüzde 42’sini yapılandırdıklarını söyledi.

Tam Faktoring yeni adı Tam Finans ile yoluna devam ediyor

Tam Faktoring yeni adı Tam Finans ile yoluna devam ediyor

Pandemi döneminde Türkiye ekonomisinin can damarı olan esnaf ve KOBİ’lerin ihtiyaç duydukları finansal desteği sağlamak üzere yanlarında yer alan Tam Finans, bu yılı yüzde 25 büyümeyle kapatıyor.

Tam Finans CEO’su Hakan Karamanlı, “Biz yaptığımız işi bir sosyal sorumluluk olarak gördük ve müşterilerimize sahip çıktık, onlar da bize sahip çıktı. Ticaretin finansmanında dünyanın en iyi kuruluşu olmak istiyoruz” dedi.

Türkiye’de faktoring sektörünün önde gelen şirketlerinden Tam Faktoring, yoluna Tam Finans adıyla devam etme kararı aldı. 30 kişilik Ar-Ge Merkezinde geliştirdiği yenilikçi ürünleri, müşterilerine saniyeler içinde hizmet verebilme ayrıcalığı, istikrarlı büyüme çizgisiyle sektörde fark yaratan Tam Finans, esnaf ve KOBİ’lerin finansal ihtiyaçları için her zaman onların yanında yer alıyor.

Tam Finans CEO’su Hakan Karamanlı, yeni markanın dönüşümünü anlatırken, “Bizim sloganımız şu: Tam doğru işi yapar, işini doğru yapar! İşimizi doğru ve çok iyi yaptığımız için büyüdük. Ekibimize baktığım zaman değişimden korkmayan ve daha fazlasını isteyen insanlar görüyorum. Bu cesarete sahip oldukları için çalışanlarımızı birer kahraman olarak görüyoruz. Çok yenilikçiyiz, yeni ürün ve iş birliklerinin bizim şirketimizde ardı arkası hiç kesilmez. Başarımızın ardında da bu değişim ve gelişim heyecanımız yatıyor. Şimdi bu heyecanı adımıza da yansıttık ve yolumuza Tam Finans olarak devam ediyoruz. Daha fazlası için ‘Tam Finans’ zamanı diyoruz.” açıklamasını yaptı.

8 yılda 110 bin firmaya kredi verdi

8 yıl önce kurulan Tam Finans’ın 25 farklı kentteki 38 şubesi, 10 mobil ekibi, 400’ün üzerinde sahada olmak üzere 600+ kişilik ekibi, 3,1 milyar TL cirosu ve 1,2 milyar TL aktif büyüklüğüyle sektörün en büyük şirketi olduğunu vurgulayan Karamanlı, sözlerine şöyle devam etti:

“Bizim odak noktamızda, sanayinin gerçekten en alt düzeyinde faaliyet gösteren KOBİ’ler, esnaf ve küçük işletmeler yer alıyor. Müşterilerimizin yüzde 60’ı banka müşterisi değil. Bu işletmelere, faturalı alacakları karşılığında, herhangi bir bilanço büyüklüğü ya da ciro kriterine bakmaksızın faktoring hizmeti veriyoruz. Müşterilerimiz kesinlikle önyargı ile bakmıyoruz, sektör başta olmak üzere hiçbir genelleme yapmıyoruz. Arkadaşlarımız kapı kapı dolaşıp, bu işletmelerin ayağına kadar giderek, nakit ihtiyaçlarına yardımcı olmaya çalışıyor. Sektörümüzde bizim gibi bir başka kuruluş daha yok! 8 yıl gibi kısa sayılacak bir geçmişte, 110 bin firmayla iş yaparak müşteri sayısında açık farkla lider konumuna geldik.”

 

Duracell’den esnek çalışma modeline destek

Duracell’den esnek çalışma modeline destek

COVID-19 sürecinden dersler çıkaran Duracell, “Future of Work” projesiyle tüm çalışanlarını kapsayan yeni bir sürdürülebilir ve esnek çalışma modeline öncülük ediyor.

Bu yeni esnek çalışma kültürüyle çalışanlar, daha bireysel olan gündelik işleri uzaktan yürütürken, iş birliği, beyin fırtınası, sosyalleşme ve yüz yüze görüşme gerektiren diğer tüm etkileşimler için ofiste bir araya gelecek. Bu amaçla Ataşehir’deki yeni merkez ofisine taşınan Duracell, aynı zamanda İstanbul genelinde 10 farklı konumda bulunan Smart Ofis’lerden de faydalanabilecek. Yeni normalin gereklerine uygun olarak tasarlanan bu model, verimliliği ve motivasyonu artırıyor.

Covid 19’un Türkiye’de tespit edilmesinin ardından Duracell, çalışanlarının sağlığını korumak üzere, 16 Mart 2020 itibariyle uzaktan çalışma sistemine geçti. Şirketteki tüm operasyon çevrim içine taşındı.

Çalışanlarla nabız yoklama araştırmaları

Evden çalışılan süre içerisinde tüm çalışanlar, global düzeyde düzenli aralıklarla nabız yoklama anketlerine katıldı. Ankete katılan çalışanların %95’i, uzaktan çalıştıklarında eşit derecede veya daha verimli olduklarını söylerken, haftada bir veya iki kez yüz yüze görüşmenin önemli olduğunu belirtti. Ayrıca, bu yeni modelin, çalışanların üretkenliğini olumlu etkilerken, onların aileleriyle daha fazla zaman geçirmesini sağladığı ve çalışanların performansını artırdığı tespit edildi.

Fiziksel katılımın uzaktan etkileşime kıyasla daha fazla değer yarattığı durumlarda çalışanların toplantılara katılması için özel dizayn edilmiş, kişiye özel masaların olmadığı Ataşehir’deki genel merkezde fiziksel toplantılara katılmak mümkün olabilecek. Bunun yanında hazır ofis çözümü sunan bir şirketle yapılan anlaşma kapsamında da çalışanlar İstanbul genelinde 10 farklı konumda bulunan ortak çalışma ofislerinden faydalanabilecek.

Duracell, tüm çalışanlarının ofis konforunu ve üretkenliğini evlerinde de yaşayabilmeleri ve sürekli bağlantıda kalabilmeleri için, zaten mevcut olan laptop ve şirket cep telefonunun yanında, ergonomik masa, sandalye, kilitli dolap, ayaklık, monitör, internet, fanlı laptop stand’ı, kulaklık gibi ihtiyaçları da temin etti. Yeni çalışma modelinde, ekip çalışması ve etkileşim sağlamak için ortak çalışma saatleri belirlenirken, çalışanlara, iş yoğunluklarına göre zaman yönetimi özgürlüğü tanındı.

DHL Express “e-ticarette kargo tarihi zirveye taşıdı”

DHL Express “e-ticarette kargo tarihi zirveye taşıdı”

DHL Express, 2020’nin yaklaşan yüksek sezonunda bugüne dek görülmemiş çevrimiçi alışveriş ve kargo gönderim hacimlerine ulaşılmasını bekliyor. Giderek yükselen küreselleşme ve dijitalleşme seviyesi, küresel çapta satış yapan tüccarların sayısını çoğaltırken aynı zamanda da müşterilerin dünyanın dört bir yanında satışa sunulan ürünler arasında dilediklerini seçebilmelerini sağlayan alışveriş aplikasyonları gibi çevrimiçi pazaryerlerinin önemli ölçüde artmasını sağladı. Bunun sonucu olarak, ülkeler arası ticaret son yıllarda sürekli olarak büyümeye devam etti. Bu yıl pandemiyle birlikte gelen hâkim belirsizlik hali de eklenince, tüketicilerin alışveriş etkinlikleri, eşi görülmemiş biçimde çevrimiçi dünyaya taşındı. Bu durum, özellikle, yaklaşan “Kara Cuma” ve “Siber Pazartesi” gibi son derece popüler alışveriş günleri ve elbette yılbaşı alışverişi sezonunun tamamı için geçerli olacak. Bu nedenlerle, DHL Express, e-ticaret yoluyla alışverişte dünya çapında yepyeni bir zirveye ulaşılmasını bekliyor. 2020 yılında tüm ağında %35 civarında bir e-ticaret hacmi artışı deneyimi yaşayan DHL Express, yaklaşmakta olan yüksek sezonun bu oranı daha da artıracağını ve gönderi sayılarında, geçen yılın yüksek sezonuna kıyasla yüzde 50’den fazla artış olacağını öngörüyor.

Lassen; “Geçen yılın yüksek sezonuna göre %50’den fazla artış bekliyoruz”

DHL Express Türkiye CEO’su Claus Lassen, söz konusu durumu şöyle açıklıyor: “Küreselleşme ve dijitalleşme gibi mega trendlerin küresel ticaret üzerinde muazzam bir etkisi var. Aynı zamanda Covid-19’un, çevrimiçi alışveriş ve buna bağlı kargo süreçlerini yeni normal haline getirerek 2030’u 2020’ye çektiğini söylemek bile mümkün. Üstelik bu sadece B2C perakendeciler için değil B2B e-ticaret için de geçerli. Yılın geride kalan kısmında önemli alışveriş tarihlerinde elde edilen rakamlar, çevrimiçi satışların en az yüzde 35 arttığını şimdiden ortaya koymuş durumda ve bu sonuç yüksek sezon için %50’nin üzerindeki beklentimizi doğruluyor. Bizler de bu yoğun talebe en iyi şekilde cevap vererek gönderilerin mümkün olan en hızlı şekilde teslim edilebilmesini garanti altına almak için çalışıyoruz. İnsanları birbirleriyle bağlantılandırmak ve hayatlarına değer katmak için üstlendiğimiz misyonu yerine getirmek üzere gayret sarf eden çalışanlarımızın ve sahadaki kuryelerimizin, işlerini güçlü bir adanmışlıkla yapmalarından gurur duyuyoruz. Covid-19’un hem ekonomiyi hem de kişisel hayatları sekteye uğrattığı bu dönemde sergiledikleri performans olağanüstü.”

“1 milyar euro yatırım, 10 bin personel istihdamı”

Bir yandan gönderi hacminin böylesine artması ve bir yandan da Covid-19’un dünya çapında yayılması ile karşı karşıya olan lojistik hizmet sağlayıcılar açısından, son derece zorlayıcı koşullar söz konusu olduğunu dile getiren Lassen “Müşterilerimizin ihtiyaçlarını karşılamak ve ürünlerini mümkün olan en kısa taşıma süresi içerisinde dünyanın her yerine kargolamak için her yıl aşağı yukarı 1 milyar euro yatırım yapıyoruz. Covid-19 ikinci dalgasına hazırlıklı olmak adına dünya çapında 10 binin üzerinde yeni personel alımı gerçekleştirdik. Her yıl altyapıyı güçlendirmek adına hub’lara ve gateway’lere, uçaklara, araçlara ve son teknolojiye yaptığımız yatırımlar sayesinde, operasyonlarımızın kapasitesini katlayarak büyütmeyi başardık ve böylelikle gönderi hacminde beklenen artışı yönetmeye hazır hale geldik. E-ticaret gönderileri ve aynı zamanda son derece önemli koruyucu ve tıbbi malzemeler alanlarındaki büyük talepleri yönetebilmek için ciddi miktarda ek kargo uçuşu gereksinimi de söz konusu; aynı zamanda yolcu uçaklarının çoğu da hâlâ uçuş yapamıyor. DHL Express olarak bu sorunun üstesinden gelebilmek için günlük uçuş sayısında kayda değer bir artışa gittik. Bu yıl yalnızca DHL Express’te dört yeni B777 F tipi geniş gövdeli uçağı faaliyete geçirdik ve iki tanesinin de önümüzdeki ay faaliyete geçmesi bekleniyor. Bu altı yeni uçak, şirketimizin yılda 3 bin kıtalararası ek uçuş gerçekleştirmesini sağlayacak” dedi.

Yatırımlar ve katlanarak büyüyen kapasite (seçilmiş örnekler): 

Yer Yatırım Rakamı Hayata Geçtiği Tarih Kapasite artış %
Köln (Almanya) 123 Milyon EUR Kasım 2019 Üçe katlandı
Malmö (İsveç) 20 Milyon EUR Ekim 2020 Üçe katlandı
Malpensa (İtalya) 109 Milyon EUR Eylül 2020 12 kat daha fazla
İstanbul 135 Milyon EUR 2021’in ilk çeyreği 25 kat daha fazla