Yazılar

Kimler 3. doz aşı olmalı?

Kimler 3. doz aşı olmalı?

Hazırlanması yıllarca sürmesi gereken bir antiviral Covid 19 ilacı için zaman olmadığı için dünya bir Covid 19 aşısı üzerine yoğunlaştı ve büyük ölçüde başarılı oldu. İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nail Özgüneş, açıkladı.

Bu günlerde dünya genel olarak aşılama açısından önemli bir düzeye ulaştı. Ülkemiz de, yetkililerin açıklamalarına göre yeterli sayıda aşıyı temin ederek düzenli bir şekilde aşılama uygulamasını yürütmektedir.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Sinovac aşısı Covid-19 global salgınını önlemede ilk aşamada başarılı oldu mu?

Her şeyden önce tamamen global özellikli bu salgında önleme çalışmaları bir bütünlük kazanmadı. Neredeyse bir Doğu-Batı ayrımı kendini gösterdi. Ama sonuçta önemli oranda aşılama gerçekleşti. Peki aşı ne yapacaktı ya da ne yaptı? Açıklamalar çok rahatlatıcıydı. Hastalığı hafif geçirmeye, yoğun bakım servisine ihtiyacı azaltmaya, ölüm olayını önlemede büyük yararları oldu. Öte yandan yerel çalışmalar da oldu. Ülkemiz yerli aşıyı hazırlamak için çalışmalara devam ediyor. Tarihimizde özellikle virüs aşısı üretimine yaklaşmakta zorlanan Türkiye bugünlerde yerli aşıyı üretme aşamasına çok yakın bu sevindirici bir gelişme.

“Bulabildiğiniz aşıyı olun”

Aşının Covid-19 ile savaşta halk sağlığı ve genel epidemiyolojik görüşler doğrultusunda önemli olduğundan tüm dünya hemfikirdir ve “hangi aşıyı olalım?” sorusu gündeme geldiğinde “bulabildiğiniz aşıyı olun” yanıtı verilmesi doğru bir yaklaşımdır. Bu düşünceyle epey yol almış bulunuyoruz. Şimdi de “üçüncü aşıyı olmak gerekli mi?” sorusu zihinlerimizi meşgul etmeye başladı. Gerçi büyük çoğunluk istekli bir şekilde üçüncü aşıyı oldu ama yine de kuşku duyanların sayısı az değildir. Üçüncü aşı olması yararlı olabilir ama zorunlu olduğunu söylemekten çok destekleyicidir ve Covid-19 için bağışıklığı güçlendirici olabileceği açıktır. Bu bakımdan, uygulanması tavsiye edilir fakat çeşitli sebeplerden bu üçüncü aşı yapılamamışsa, bunun büyük bir kayıp olduğunu söylemek zordur. Önceki iki aşıdan sonra yeterli IgG antikoru oluşturmayanlara ise özellikle yapılması gereklidir.

Yaz aylarında bu enfeksiyonlara dikkat!

Yaz aylarında bu enfeksiyonlara dikkat!

Yaz sıcaklarının gelmesi ve normalleşme sürecinin başlamasıyla, tatil planları da yapılmaya başlandı. Koronavirüsün denizden veya havuzlardan bulaşmayacağını uzmanlar açıkladı. Ancak havuzlardan kapabileceğimiz başka enfeksiyonlar mevcut! İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nail Özgüneş, açıkladı.

Havuz ve denizler koronavirüs bakımından taşımıyor!

Denizden yararlanılacak bir tatil bölgesine gidiyorsak; bulunduğumuz ortam neresi olursa olsun, plajlar dahil insanlara belirli bir mesafede (bildiğimiz gibi bu iki metreye kadar olabilir) uzak durmak durumundayız. Olağanüstü büyük olan deniz suyu, virüsler için bir depo olamaz. Bu bakımdan deniz suyundan, hatta havuz sularından; koronavirüsün insanlara ulaşması mümkün değildir. Esasen bu gibi virüsler; aşırı nem ve ıslaklığa karşı duyarlıdırlar ve onlar için bir avantaj değildir, aksine bu bizim için avantajdır. Bu bakımdan denizlerden yararlanmanız için bir engel yoktur. Tatilimizi geçirdiğimiz sürede; sağlığımızı bozacak davranışlardan kaçınır, sosyal mesafe kuralına uyar, iyi beslenir ve kendimize iyi bakarsak bu zorlu virüse karşı her zaman, daha avantajlı durumda olacağımız bir gerçektir.

Yaz aylarında sık karşılaşılan bu enfeksiyonlara dikkat!

  • Göz enfeksiyonları

Yüzme havuzları, sıcak ve nemin etkisiyle bazı enfeksiyonların yayılımını kolaylaştırır. Havuz suyunun dezenfeksiyonunda yararlanılan klor bazlı maddelerin uygunsuz kullanımı tahrişlere, kornea yüzey bozukluklarına ve gözün bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur. Belirtileri çapaklanma, kızarıklık, bulanık görme, kaşıntı, yanma ve batmasıdır. Gözlerinde enfeksiyon olan kişiler, diğer havuz kullananların sağlığını düşünerek bulguları düzelinceye kadar havuz kullanmamalıdır. Lens kullananların ise havuza lensleriyle girmemeleri uygun olur. Havuza lensleriyle giren kişilerde, şiddetli göz ağrılarının olması çeşitli enfeksiyonlardan dolayı olabilir. Bu nedenle havuza ya da denize girerken havuz gözlüğü kullanımı önemlidir.

  • Sindirim sistemi enfeksiyonları

Havuzlardan bulaşan enfeksiyonların en başında, sindirim sistemi enfeksiyonları gelmekte ve bu durum kendini bulantı ve/veya ishal ile kendini göstermektedir. Rotavirüs, Hepatit A, Salmonella, Shigella, E. Coli (Turist İshali) olmak üzere çok çeşitli virüs ve bakteriler su sirkülasyonu ve klorlamanın yetersiz olduğu havuzlarda uzun süre canlılığını koruyabildiği için bu mikropları içinde barındıran havuz suyunun yutulması ile ortaya çıkar.

  • Genital bölge ve idrar yolu enfeksiyonları

Daha çok uygunsuz koşullara sahip havuzlardan kaynaklanan, idrar yolu enfeksiyonları ve kadınlarda görülen vajinit de sık rastlanan ve rahatsız edici enfeksiyonlar olarak karşımıza çıkar. Bu enfeksiyonlar idrar yaparken yanma, sık idrara çıkma, bel ve kasık ağrısı, genital bölgede ağrı, kaşıntı ve akıntı gibi belirtilerle kendini göstermektedir. Genital siğiller (HPV) de, havuzlardan bulaşabilmektedir.

  • Deri enfeksiyonları ve mantarlar

Bazı deri enfeksiyonları ve mantarlar havuz yolu ile bulaşabiliyor. Bunların başında, genital siğiller ve ‘molluskum kontagiozum’ gelmektedir. Sıcak ile artan terlemenin, yaz aylarında mantar üremesini kolaylaştırdığı biliniyor. Aşırı miktarda klor kullanılan havuz suları, duyarlı bazı kişilerde ciltte tahrişe neden olabiliyor. Hijyenik olmayan ortamlardan ya da temiz olmayan havlulardan da uyuz, impetigo gibi deri hastalıkları bulaşabiliyor.

  • Dış kulak yolu enfeksiyonları ve sinüzit

Dış kulak yolu enfeksiyonu, sulu ortamı seven bakteriler ve bazen de mantarların sebep olduğu bir durumdur. Şiddetli kulak ağrısı, kulakta akıntı ve işitme azlığı, kaşıntı ve ileri durumlarda kulakta şişme ve kızarıklığa neden olur. Uzun süre suda kalma ya da kulağa su kaçması sonucunda risk artar. Aynı zamanda suya dalma esnasında eğer varsa sudaki bakteriler burun yoluyla sinüslere kadar ulaşabilir ve sinüzite neden olabilir.

Peki bu enfeksiyonlardan korunmak için neler yapmalıyız?

  • Klorlamanın ve su sirkülasyonunun yeterli olmadığını düşündüğünüz havuzlara girmeyin.
  • Havuzda kesinlikle su yutmamaya özen gösterin. Özellikle sakız çiğnerken, su yutulabileceği için yüzerken sakız çiğnemeyin.
  • Çocuk havuzu ve yetişkin havuzlarının ayrı olduğu tesisleri tercih edin.
  •  Islak mayo ile uzun süre oturmayın, mutlaka kurulanın.
  • Havuzun bulunduğu kısma girmeden ayakların antiseptik solüsyonlar ile yıkandığı, havuza girmeden duş almanın ve bone kullanımının zorunlu olduğu tesisleri tercih edin.
  • Havuzdan çıktıktan sonra hemen duş alarak üzerinizdeki olası mikrop ve fazla klordan temizlenin ve temiz çamaşırlar giyin.
  • Havuzdan çıkar çıkmaz kurulanın. Çünkü bazı bakterilerin, uyuz ve mantar gibi enfeksiyonların gelişiminde nem, çok önem taşıyor.
  • Havuza girerken mutlaka kulak tıkacı kullanın.
  • Aktif bir kulak enfeksiyonunuz varsa ya da kulağınıza tüp takıldı ise havuza girmekten kaçının.
  • Sinüzitten korunmak için havuza dalarken ya da suya atlarken burun tıkacı kullanın ya da burnunuzu elinizle kapatın.
  • Göz enfeksiyonları açısından, havuz suyuyla teması en aza indirmek ve bu amaçla yüzücü gözlüğü kullanmak yararlı olur.

Aşılar arasındaki fark!

Aşılar arasındaki fark!

Koronavirüs salgınında süreç; hepimizin de bildiği gibi ülkemizde, vatandaşlarımızın lehine ilerliyor. Pandemi sürecinde; vaka artışı hızı ve ölüm oranları, tüm dünyada kabul gören kriterlerdir. Alınan önlemlerin sonucu olarak; vaka ve ölüm oranlarının azalması, beklenen bir durumdur. Şimdi önemli olan bu değerlerin, sıfıra yaklaşması ya da sıfır olmasıdır. Bunun için bazı fedakarlıklarda bulunarak, önlemleri her açıdan uygulamak, oldukça gereklidir.

Biontech Aşısını Mı Sinovac Aşısını Mı Tercih Etmeliyiz?

İstanbul Okan Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Nail Özgüneş, aşı tercihinde dikkat edilmesi gerekenleri anlattı. Özgüneş, “Her iki aşı da olur. Biontech aşısı ölü aşı olmadığı için bağışıklığı baskılanmış kişiler için uygun değil. Hangi aşı müsait ise o yapılmalıdır“ dedi.

Bu Aşılar Mutasyonlu Virüslere Karşı Etkili Mi? Aşıların Yan Etkileri Var Mıdır?

Bu aşılar, günümüzde mutasyonlu virüslere karşı da etkili olarak kabul edilmektedir diyen Özgüneş, “Genel anlamda önemli yan etkileri olmadığı kabul edilmekle birlikte, İngiltere’de uygulanan AstraZeneca aşısının kan pıhtısı oluşturduğu iddiası üzerinde ısrarla durulmaktadır” dedi.

Aşılar Ölüm Oranını Azalttı Mı?

Özgüneş, “Henüz, böyle bir iddia için zaman erken olmakla birlikte, bu mümkün gibi görünmekte ve öyle olduğu iddia edilmektedir. Öte yandan aşıya rağmen hastalığı geçirenlerin hafif geçirdikleri gözlenmektedir” açıklamalarında bulundu.

Koronavirüsü Atlatan Kişiler Aşı Olmalı Mıdır?

Bugünkü bilgilerimize göre korona hastalığını geçirseniz bile, aşı yaptırmanızı önermekten başka çaremiz yok. Hastalığı geçiren kişiler aşı olduğunda bir zararı görülmemiştir. Herhangi bir zararı yok.

Yerli Aşı Korona İle Savaşımızda Bizlere Umut Olur Mu?

Evet, yerli aşı ülkemiz için koronaya umut olabilir. Çünkü bu aşıya çok rahat ulaşacağız demektir. Yeterli sayıda vatandaşımız aşılanmış olacaktır. Böylelikle salgınla olan mücadelemizde bizleri iyi bir noktaya getirecektir.

Aşının 2. Dozunu Yaptırmadığımızda Hayati Risk Oluşur Mu?

Evet, aşının ikinci dozunu yaptırmadığımızda hayati risk olabilir. Daha bugün 3. doz aşıdan bile söz edilmektedir. Bu nedenle randevu aldıktan sonra aşı yaptırmaya gitmeyenler tekrar düşünmelidirler.