Yazılar

Ruhsal, zihinsel ve fiziksel yenilenme için…

Ruhsal, zihinsel ve fiziksel yenilenme için…

Bunaltıcı sıcaklarına rağmen çoğu insanın yazı çok sevmesinin, adeta bütün kış ‘yaz gelsin’ diye beklemesinin bilimsel bir sebebinin olduğunu biliyor muydunuz? Acıbadem Maslak Hastanesi’nden Uzman Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç “Mevsimlerin değişmesiyle birlikte bedenimiz ve ruhumuz da değişim ve yenilenmeden geçer. Yaz mevsimi yenilenme, canlanma ve enerjinin sembolüdür. Yapılan çalışmalar da gösteriyor ki; serotonin adı verilen mutluluk hormonu güneş ışığına bağlı olarak yazın artarken, melatonin denilen uyku hormonu ise azalıyor. Yazın daha canlı olunmasının temelinde; güneş ışığının olumlu etkileri ile artan serotonin hormonuna bağlı gelişen mutluluk etkili oluyor” diyor. Bu nedenle kendimizi yenilemeye başlamamız için yaz döneminin daha fazla fırsat sunduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç, yazın yenilenmemizi sağlayacak 8 yöntemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç

Açık havaya çıkın!

Sonbahar ve kış aylarında havanın kararması ve soğumasıyla daha fazla olumsuz psikolojik etkilerle karşılaşıyoruz. Güneş ışığının yokluğu kişiyi karamsar ruh haline sokup, depresyonu da tetikleyebiliyor. Yaz güneşi antidepresan etki yaratarak, kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlayacağından ve fiziksel, zihinsel, ruhsal yenilenmenize destek olacağından, yazın güneşin zararlı ışınlarından korunmaya yönelik önlemleri almak koşuluyla mutlaka açık havada zaman geçirin.

Su için!

Yazın kendinizi yenileme listenizde ilk sıralara mutlaka yeterli su tüketmeyi yazın. Özellikle yaz sıcaklarında vücudumuz terleme yoluyla su kaybettiğinden dolayı su içmek için kesinlikle susamayı beklemeyin, bol su için. Vücudumuz kadar beynimizin de suya ihtiyacı var. Yaşam kaynağı olan su, yeterince tüketildiğinde baş ağrılarını azaltıp stresi önlerken, insanın öğrenme yeteneğinin artmasına da yardım ediyor. Vücudun uyanık ve canlı kalmasını, enerjik hissetmeyi sağlıyor. Bu nedenle günde en az iki litre su içme alışkanlığı kazanın ve kış aylarında da yeterli su içmeye dikkat edin.

Yaşantınıza ‘hareket’ katın!

Uzman Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç “Sabah uyandığınızda, başlayacağınız güne dair taşıdığınız umutlar, heyecanlar, o günü şekillendiriyor. Güne mutlu başlamada en önemli etkenlerden biri hareket/spor. Her gün 45 dakika tempolu ve sadece burundan nefes alarak yürüyüş, kan dolaşımını sağlayarak beyne gidecek oksijen ve glikoz miktarını artırıyor, dopamin ve serotonin üretimi ile kişinin ruh halini iyileştiriyor, anksiyete ve depresyona iyi geliyor. Gün içerisinde psikolojik, zihinsel ve fiziksel yenilenme sağlayarak motivasyonu artırıyor.

Zamanı esnetmeyi öğrenin!

Uzman Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç “Havanın erken karardığı soğuk kış akşamlarında çoğu planımızı erteliyor, erkenden eve gidip dinlenmeyi tercih ediyoruz. Havanın geç karardığı yaz akşamlarında ise uzun süreler dışarıda kalabiliyor, dışarıda veya evde arkadaşlarımızla daha fazla vakit geçirebiliyoruz. Yapılan araştırmalar da, bir arkadaş çevresi ve güçlü sosyal ağlar içinde yer almanın, insanın beden ve ruh sağlığına olumlu şekilde güçlü etkide bulunduğunu gösteriyor. Zamanı esnetmenin ruhumuza iyi geldiğini ve mutlu hissettirdiğini unutmayın ve yazın bu avantajıyla ilk adımı atın” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Sağlıklı beslenme düzenine geçin!

Kış aylarına göre taze sebze ve meyve tüketimi yazın daha fazla oluyor. Uzman Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç yaz beslenmesinin vücudun yenilenmesi için fırsat oluşturduğunu belirterek şöyle konuşuyor: “Yapılan bilimsel çalışmalar; düşük kalorili beslenmenin ömrü uzattığını gösteriyor. Yaz aylarında kışa nispeten daha düşük kalorili ve daha sağlıklı beslendiğimiz, çoğunlukla sebze ağırlıklı hafif yiyecekler tükettiğimiz için protein ve doğal şeker başta olmak üzere tüm ihtiyaçlarımızı dengeli alabiliyoruz. Yazın sağlıklı beslenme düzenine geçerek ve sürdürülebilir diyet uygulayarak yenilenme yolunda sağlıklı ve güzel bir başlangıç yapabilirsiniz.”

Kendinize yeni alanlar açın!

Televizyon, internet ve sosyal medyada ‘işinize yaramayacak ya da ruhunuza iyi gelmeyecek’ konular ya da kişilere ayıracağınız zaman yerine, zamanınızı doğru yöneterek kendinize yeni alanlar açın. Sanal dünyalar, kişilerin gerçeklik algısını etkiliyor ve bazen önemli durumları atlayıp, unutturabiliyor. Bazen de fazla duygusallaşarak takılınmaması gereken olaylar büyütülüyor, abartılı tepkiler veriliyor. İlgi alanlarınızda yapacağınız değişimler, ruh sağlığınızı da olumlu etkileyecek.
Zihin detoksu yapın!

Yaz mevsimi pozitif düşünce sistemimizi destekliyor, kışın bunalan ruhumuza yazın doğan güneş, umut oluyor. Mevsime göre farklılık gösteren duygusal değişimlerin nedeni; beynin melatonin salgısından ileri geliyor. Melatonin bize mutluluk veren bir salgı. Ve gelin görün ki melatonin gün ışığıyla bağlantılı olarak salgılanıyor. Bu nedenle yaz ayını fırsat bilip, olumlu düşüncelere yelken açın. Ruhunuza, zihninize ve bedeninize iyi gelmeyen kötü düşünceleri silip zihinsel detoks uygulayın.
Mutluluğu seçin

Uzman Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç “Sizi mutlu edecek konular ve insanlar seçin. Burada, anlık mutluluklardan bahsetmiyoruz. Sonrasında ve devamında insana kendisini iyi hissettiren, huzur ve mutluluk veren, bir adım ötesine taşıyabilecek seçimler yapmak lazım.  Bizleri mutsuz eden kişilerden ve durumlardan uzak durarak, bize olumlu enerji veren insanlar ile vakit geçirmeliyiz. Unutulmamalıdır ki; mutluluk bulaşıcıdır ve mutluluğu yakalayıp, sahip çıkmak bizim elimizdedir” diyor.

Yeni yılda yenilenmenin püf noktaları

Yeni yılda yenilenmenin püf noktaları

2022 yılına girmeye sayılı günler kaldı… Hemen hepimiz; heyecan, mutluluk, hüzün, pişmanlık ve umutla geçen yılımızın değerlendirmesini yapıyoruz… Yeni yıl için yeni kararlar alıyor, bu doğrultuda planlarımızı uygulamaya başlıyoruz… Çünkü yeni yıl çoğumuz için yeni bir başlangıç demek! Her yıl hayatımızı yeniden gözden geçirmemizin ise ortak bir nedeni var; daha mutlu ve huzurlu bir yaşam sürmek! Acıbadem Maslak Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç, yeni yılın, yeni yaşın, aslında her yeni günün kendimize hedefler belirlememiz açısından iyi bir fırsat olduğunu belirterek, “Hayatınızla ilgili güzel başlangıçlar yapmak için özel günleri beklemeyin. Tarihler kontrolünüz altında değildir. Yeni bir günü, ayı ve yılı kontrol edemezseniz, fakat kendinizle ilgili değişimde, kontrol sizde. Ancak siz isterseniz hayalleriniz gerçekleşir ve değişim başlar.” diyor. Uzman Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç, ömür boyu mutlu olmak için nelere dikkat etmemiz ve nelerden kaçınmamız gerektiğini anlattı; önemli önerilerde bulundu!

Pause Sağlık, Pause Dergi

Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç

‘Gerçekçi’ planlar yapın

Geçen yıla ait, sizi en çok rahatsız eden konuyu netleştirmeniz, atacağınız ilk adım olmalı. Uzman Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç, ardından konuyla ilgili gerçekçi hedefler belirlemeniz gerektiğine dikkat çekerek, önerilerini şöyle anlatıyor: “İhtiyaçlarınızdan daha fazla beklentiye sahip olmanız, ilerlemenizi olumsuz yönde etkileyecektir. Dolayısıyla hayatınızla uyumlu planlar yapmalısınız. İlgilerinize ve yeteneklerinize uygun hedefler belirlemeniz, başarılı olmanızı kolaylaştıracaktır. Önemli olan isteklerinizi bilmek ve sizin için uygun mu onu tartabilmek, aynı zamanda da uğruna emek harcayabilmektir. Hedef belirlerken, sadece ulaşabildiğiniz hedeflere karar kıldığınızdan emin olun. Aksi takdirde, hedefler bir sonraki yıla ertelenen hayaller olmaktan öteye geçemez.

 Hedeflerinizi somutlaştırın! 

Hedefinizin gerçekçi olmasına dikkat edin. “Ayda 10 kilo vereceğim” gibi gerçekleşmesi zor planlar, anlamlı bir hedef değildir; tekrar başa dönmenize yol açabilir. Ayrıca neden kilo aldığınızı da sorgulamayı ihmal etmeyin. Mutsuzluk, rahatlık, çaresizlik veya açlık mı sizi fazla yemeye sürüklüyor? Veya hareketsiz bir yaşam mı sürüyorsunuz? Gerçeğin ne olduğunu tespit ederseniz, hedefinize doğru adımlar atmış olursunuz.

 “İstiyorum” deyin!

Planınızın başarılı olmasındaki en önemli faktörlerden biri de, “Bunu istiyorum” diyebilmek, onu doğru tanımlamaktır. Örneğin; neyi başarmak istiyorsunuz, ne olsun istiyorsunuz? gibi!

Pause Sağlık, Pause Dergi

Planınızı yazıya dökün! 

Uzman Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç, “Planlama yapmamak, başarısızlığı planlamaktır” uyarısında bulunarak, şöyle devam ediyor: “Hedefleriniz için zaman çizelgesi oluşturun. Bunları ne kadar zamanda hayata geçireceğinizle ilgili yazılı bir plan hazırlayın ve gerçekleştirdiğiniz her hedefin yanına bir işaret koyun. Böylelikle neleri hayata geçirebildiğinizi görür ve motive olursunuz”

 Büyük hedefleri küçük parçalara ayırın

Uzun vadeli hedeflerinizi ve bu hedefinize ulaşmanız için yapmanız gereken alt çalışmaları, yani kısa süreli hedeflerinizi belirleyin. Geniş bir sürece yayılan hedefleriniz varsa, onları küçük parçalara ayırın. Hareket planınıza her bir parçayı, hangi tarihlerde olabilecekse, ona göre yerleştirin. En sonuna da ana hedefinizi yerleştirin.

 Net ve olumlu tanımlar yapın

Hedeflerinizi belirlerken net cümleler kurun; net olmak hedefe ulaşmak için çeşitli strateji ve taktikler geliştirmeyi kolaylaştırıyor. Dolayısıyla “Bu yıl para biriktireceğim “demek yerine, “Her hafta kenara şu kadar para ayıracağım” deyin. “Bu yıl dansa gideceğim“ yerine, “Bu yıl salı ve çarşamba günleri dansa gideceğim“ şeklinde cümle kurun. Uzman Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç, ayrıca hedeflerinizi uygularken cümlelerinizin olumlu bir dil içermesine dikkat etmeniz gerektiğini belirterek, “Çünkü düşüncelerimiz sözcüklere, sözcüklerimiz eylemlerimize dönüşüyor ve nasıl düşünürsek bir zaman sonra ona evrilmeye başlıyoruz. Bu nedenle olumlu dil kullanmak daha mutlu, huzurlu ve başarılı olmak için oldukça etkili bir araçtır. Örneğin; ’Bundan sonra ağır yemekler yemeyeceğim’ demek yerine ‘Bundan sonra sebze ağırlıklı besleneceğim’ cümlesini tercih edin” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Kendinize inanın

Yaptıklarınızla ilgili olumlu tutumunuzu korumaya devam edin; kendinize güvenin. Hedeflerinizi yakın çevrenizle paylaşın, çünkü etkileşimin en iyi yolu paylaşmaktır! Ayrıca konuşmalarınızın gerçekleşmeyen hedefler üzerinden değil, daha çok gerçekleşenler üzerinden olmasını sağlayın.

 Hedeflerinizi görebileceğiniz yere asın!

Tam olarak neye ulaşmak istediğinizi bir kağıda yazın ve onu her gün görebileceğiniz bir yere asın. Bu size, neye dikkat etmeniz gerektiği konusunda hatırlatma olacaktır. Örneğin “Aileme zaman ayıracağım” yazıp notunuzu buzdolabının üstüne asmak yerine, eve girdiğinizde tam karşı duvarınıza asın ve net olun: “En az iki haftada bir ailemle yemek yiyeceğim” gibi.

 İnancınızı kaybetmeyin

“Başarısızlıkların her zaman olabileceğini unutmayın. Pazartesi akşamı yeni başladığınız diyeti bozmuş olabilirsiniz. Ama bu, salı günü tekrar başlayamamak demek değildir” hatırlatmasını yapan Uzman Klinik Psikolog Seren Öztoprak Kılıç, sözlerine şöyle devam ediyor: “Aksamalar olduğunda inancınızı ve motivasyonunuzu kaybetmeyin. Çabaladığınız sürece karşılığını göreceksiniz. Yeter ki çabanızdan vazgeçmeyin! Bebekler emeklemekten yürümeye geçerken ortalama 200-250 kez yere düşüyorlar. Her düşüş ayağa kalkmak için bir neden oluyor. Her başarısızlık da başarıya giden yolda tecrübe ve öğrenme”

Pause Sağlık, Pause Dergi

 Sorumluluk alın

Hayat bizlere her zaman, her istediğimizi sunmuyor. Ancak hedeflerinizin gerçekleşmesi sizin elinizde. Bunu kendinize fark ettirmeli, sorumluluklarınızı bilmeli ve ona göre davranmalısınız.

 Ödül önemli!

Başarılarınızın farkına varın, kendinizle gurur duyun. Ulaştığınız her hedefiniz için kendinizi küçük bir hediye ile ödüllendirin. Örneğin; bir fincan, bir kitap, bir süs eşyası gibi! Böylelikle kendinizi motive edecek ve daha istikrarlı olacaksınız.

İhtiyacınız varsa, yardım alın

Hedeflerinizi gerçekleştirme konusunda; çocuklarınızdan, eşinizden, ailenizden, hatta gerekiyorsa konunun uzmanından yardım alın. Böylelikle en yakınlarınızdan göreceğiniz destekten mahrum kalmamış olursunuz.