Yazılar

PRP ve Mezoterapi saç  dürülmesine engel olur mu?

PRP ve Mezoterapi saç  dürülmesine engel olur mu?

Dış görünüş ve estetiğin önemli bir parçası olan saçların dökülmesi, kişiyi hem psikolojik hem de sosyal açıdan olumsuz yönde etkileyebiliyor. Sağlıklı bir bireyde günlük yaklaşık 100-150 adet saç telinin dökülmesi normal sayılırken, bu sayının üstünde dökülme olması altta yatan başka sebeplere işaret edebiliyor. Genetik faktörler, cilt hastalıkları, vitamin ve mineral eksikliği ile bazı hastalıklar saç dökülmesinin nedenleri arasında yer alırken, tedavinin mutlaka dökülmenin nedenine yönelik uygulanması gerekiyor. Bununla birlikte saç büyümesini destekleyen PRP ve mezoterapi gibi hızlı ve başarılı tedavilerin uygulanması da mevcut saçları güçlendirerek​ dökülmeyi azaltıp, saç çıkmayan kıl folikullerden saç çıkışını destekliyor. Memorial Ankara Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. İbrahim Özcan, saç sağlığı için PRP ve mezoterapi uygulamaları ile ilgili bilgi verdi.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. İbrahim Özcan

Günlük 100-150 adet saç teli dökülebilir

Saç dökülmesi, saçların normalden fazla dökülmesi durumudur. Bir saç telinin sırasıyla büyüme, dinlenme ve dökülme olarak üç fazlı bir yaşam döngüsü bulunmaktadır. Bu döngüyü tamamlayan saç teli dökülür ve yerine aynı kıl folikülünden yeni saç teli çıkar. Sağlıklı bir bireyde  günde yaklaşık 100-150 adet saç teli dökülebilmektedir. Eğer bu sayılardan daha fazla bir dökülme oluyorsa bunun araştırılması gerekir.

Saç dökülmesinin farklı sebepleri olabilir

Normalin üstünde olan saç dökülmesinin genetik faktörler, cilt hastalıkları ve kıl gelişimi bozuklukları, beslenme bozuklukları, vitamin eksikliği, mineral eksikliği, hormonal problemler, bazı iç hastalıklar, bazı ilaçlar, kemoterapi, gebelik, kozmetik ürünler, stres ve depresyon gibi farklı sebepleri bulunabilmektedir. Bu sebepler saç dökülmesinin en sık nedenleri arasında yer alır.

Tedaviyi altta yatan sebep belirler

Saç dökülmesi, sebebe bağlı olarak birçok farklı şekilde ortaya çıkabilmektedir. Ani saç dökülmesi saçın taranması, yıkanması ve hafif çekmeden sonra fazlaca saçın dökülmesi şeklinde fark edilir. Bununla birlikte sabah uyanıldığında yastıkta fazla miktarda saç bulunması da belirtiler arasında yer alır. “Androgenetik alopeside” olarak da adlandırılan erkek tipi dökülme ise zaman içeresinde ön saç çizgisinin geri çekilmesi ve tepe bölgede açılma meydana gelmesi şeklinde gözlemlenir. Saç kıran denilen “Alopesi areatada” durumundaysa, saçlarda bölgesel olarak bozuk para büyüklüğünde dökülme alanları ortaya çıkar. Saç dökülmesi tedavisi ise belirlenen sebebe yönelik olarak uygulanır. Bunun yanı sıra saç büyümesini destekleyen PRP ve mezoterapi gibi uygulamalar ve ilaç tedavileri kullanılabilir. Bazı olgularda ise saç ekimi yapılabilir.

PRP ve mezoterapi saç dökülmesini azaltmaya yardımcı olur

Direkt saç köklerine yapılan PRP ve mezoterapi uygulamaları hem hızlı sonuç alınması, hem de tedavi başarıları göz önüne alındığında son yıllarda giderek önemi artan ve popülerleşen tedavi yöntemleri arasında yer alır. PRP tedavisinde kişinin kendi kanı alınıp,  işlemden geçirilerek platelet ve büyüme faktörlerinden zengin olan plazma kısmı ayrıştırılarak kişinin saç köklerine enjekte edilir. Mezoterapide ise dışardan hazır flakonlarda saç için gerekli aminoasit, vitamin ve mineral açısından zengin içerikler enjeksiyon yoluyla saç köklerine verilir. Her iki tedavi yöntemi de mevcut saçları güçlendirerek​ saç dökülmesini azaltır ve saç çıkmayan kıl folikullerden saç çıkışını destekler. Saç dökülmesini tamamen durdurmaz, ancak normalden fazla miktardaki saç dökülmesini en aza indirerek daha güçlü ve sağlıklı saçlar oluşmasını sağlar. Bu işlemlerden hastalar ortalama üçüncü seanstan sonra fayda görmeye başlar. Kişiden kişiye değişmekle beraber etkisi ortalama 6 ay ile 1 yıl arasında devam eder.

Hamileler ve emziren annelere uygulanmamalıdır

PRP ve mezoterapi işlemleri 18 yaşından büyük, saç dökülmesi yaşayan bireylere uygulanabilir.  Ancak kan sulandırıcı ilaç kullananlara, kanama bozukluğu olanlara, uygulama yapılacak bölgede enfeksiyon ve iltihap olanlara, hamilelere, emziren annelere ve kanser hastalarında uygulama yapılmaz. Mezoterapi uygulamasında kişinin ürün içeriğindeki maddelerden birisine karşı alerjisi varsa ya da ürtiker hastasıyla bu uygulamaların yapılmaması gerekir.

İşlem sonrası belli bir süre saçın yıkanmaması gerekir

2-4 haftada bir uygulanan PRP ve mezoterapi tedavilerinin genellikle 4-6 seans yaptırılması önerilmektedir. İşlem sonrası ilk 6 saat süresince saçın yıkanmaması, şişlik olursa buz uygulaması yapılması gerekmektedir. işlem sonrası iki gün boyunca sauna ve buhar odasına girilmemeli, enfeksiyon riski nedeniyle havuz ve denizden de bir süre uzak durulmalıdır.

Covid ile uyuz vakaları arttı

Covid ile uyuz vakaları arttı

Son zamanlarda Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de görülme sıklığı artan uyuz paraziti, toplumun her kesiminde ortaya çıkabiliyor. Fiziksel temas ile çok hızlı bir şekilde bulaşabilen bu hastalığın, tedaviye karşı direnç geliştirdiği de gözlemleniyor. Kötü hijyenin yanı sıra özellikle Covid-19 pandemi sürecinde aile içi temasın artması ve bulaş riski nedeniyle kişilerin hastaneye gitmeye çekinmesi uyuz vakalarında artışa neden oluyor. Hastalığın tedavisi için ilaç kullanımına ve hijyen şartlarına çok dikkat edilmesini, aynı zamanda vaka varlığında bütün ailenin birlikte tedavi edilmesi gerektiğini belirten Memorial Ankara Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. İbrahim Özcan, uyuz hastalığı ve tedavi yöntemleri ile ilgili bilgi verdi.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. İbrahim ÖzcanHer toplumda ve her ekonomik düzeyde görülebilir

Ciltte şiddetli kaşıntı ile belirti veren uyuz hastalığına gözle görülmeyen bir canlı olan sarcoptes scabiei hominis akarı neden olmaktadır. Yaş ve cinsiyet ayrımı gözetmeyen uyuz hastalığı her toplumda ve her ekonomik düzeyde görülebilmektedir. Bağışıklık sistemi güçlü olmayan ya da bağışıklığı baskılanmış kişilerde ağır seyredebilen bu hastalık, fiziksel yollarla kişiden kişiye kolaylıkla, 20 dakika gibi bir süreçte bulaşabilmektedir.

Kaşıntı gece uykudan uyandıracak şiddette olabilir

Geceleri artış gösteren hatta hastayı gece uykusundan uyandırabilecek şiddette olan kaşıntılar ağırlıklı olarak el bilekleri, kol iç kısımları, koltuk altı, parmak araları, göbek çevresi, kalça, ayak bilekleri, kadınlarda meme uçları, erkeklerde ise genital bölgede ortaya çıkmaktadır. Kaşıntının yanı sıra belirtiler arasında beyaz-gri renkli tünel benzeri 1-10 mm uzunluğunda yapıların yanı sıra kaşıntı izleri, küçük kabarcıklar ve sivilceye benzer yapılar görülebilir. Çocuklarda ise belirtiler daha çok kulak arkası, yüz, avuç içi ve ayak tabanında oluşabilir.

Kötü hijyen uyuz hastalığının başlıca sebebi

Hijyen şatlarının yeterince iyi sağlanmadığı ve genellikle okul, yurt, bakım evleri, askeriye veya hapishane gibi toplu bulunulan ortamlarda uyuz hastalığının bulaşma oranı çok daha yüksektir. Aynı yatakta yatma, el ele tutuşma, aynı havluyu kullanma, aynı ayakkabı ya da terliği giyme, ortak kıyafet kullanma, uzun süreli fiziksel temas ve cinsel ilişki gibi fiziki temasın yüksek olduğu durumlar uyuz parazitinin bulaşma ihtimalini artırır.

Tedaviye direnç arttı

Son dönemde Avrupa’da olduğu gibi ülkemizde de uyuz vakalarında artış görülmektedir. Karantina sürecinde özellikle kalabalık ailelerde aile içi temasın artması ve insanların Covid-19 bulaş riski nedeni ile hastaneye gitmeye çekinmesi nedeni ile uyuz vakalarında artış yaşanmaktadır. Artan uyuz vakalarının yanı sıra son zamanlarda uyuz parazitinin tedaviye direncinin arttığı ve farklı doktorlara giderek, 5-6 kez tedavi olan ancak yine de iyileşmemiş hastaların sayısında da belirgin derece yükselme olduğu gözlenmektedir.

Aynı ortamda yaşayan kişiler de tedavi edilmeli

Spesifik bir laboratuvar tetkiki bulunmayan uyuz hastalığının teşhisi, hastanın şikayetleri ve fiziki ya da dermatoskopik muayenesi ile konulabilmektedir. Bununla birlikte şüpheli alanlardan alınan örneğin mikroskop ile incelenmesi ile de hastalık belirlenebilmektedir. Uyuz hastalığının tedavisinde ise temel olarak permetrin içeren kremler, sülfürik merhemler, lindan içeren losyonlar, krotamiton içeren kremler ve benzil benzoat losyonların kullanımı bulunmaktadır. Oral yolla alınan kaşıntı ilaçları da tedaviye yardımcı olmaktadır. Ancak tedavide kullanılan bu ilaçlar, uyuz akarlarını ve yumurtalarını hemen öldürse bile, kaşıntı maalesef bir süre daha devam edebilmektedir.  ilaç kullanımının yanı sıra hastaya ait çamaşır, havlu ve nevresimler 60 derecede yakınmalı ve kızgın ütü ile ütülenmelidir. Halı ve mobilyalar elektrikli süpürge ile süpürülmeli ve sonrasında toz torbası muhakkak değiştirilmelidir.  Ayrıca aynı ortamda yaşayan kişilerin de aktif şikayeti olmasa bile hasta ile aynı anda tedavi olması gerekmektedir. Çünkü bulaşma riski yüksek olan uyuz hastalığının belirtilerini göstermesi 2 -6 haftayı bulabilmektedir.

Uyuzdan korunmak için 5 önemli öneri

1.Uyuzdan korunmada hijyen oldukça önemlidir. İnsanların toplu halde bulundukları ortamlarda, toplu ulaşım araçlarında temizliğe son derece dikkat edilmelidir.

2.Kişisel korunma için, hasta olduğundan şüphelenilen kişilerle temastan kaçınılmalıdır.

3.Başkaları ile iç çamaşırı, havlu, nevresim gibi vücut ile direkt teması bulunan eşyalar ortak kullanılmamalıdır.

4.Kişi kendi kişisel hijyenine dikkat etmelidir.

5.Ev, araba gibi ortak kullanım alanlarının temizliği düzenli gerçekleştirilmelidir.