Yazılar

Kanser riskini göz ardı etmeyin

Kanser riskini göz ardı etmeyin

Çağın hastalığı olarak tanımlanan kanser her geçen gün yaygınlaşıyor. Bununla birlikte her hangi bir belirti ortaya çıkmadan önce hastalığın erken dönemde yakalanması ve tedavi başarısının artmasına olanak sağlayan kanser taramaları hayati önem taşıyor. Yapılan muayene ve tetkikler sonunda kanser riski belirlenen hastalarda tanı için daha detaylı işlemler yapılabiliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Halil Öztürk, kanser taramasının önemi hakkında bilgi verdi.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Halil Öztürk

Erken tanı tedavi şansını artırıyor

Her hastalıkta olduğu gibi kanser tedavisinde de erken tanı büyük önem taşımaktadır. Herhangi bir belirti oluşmadan hastalığın teşhis edilmesini amaçlayan kanser taramalarını özellikle riskli gruptaki kişilerin ihmal etmemesi gerekmektedir.

Kanser taramalarını 4 ana başlık altında değerlendirmek mümkündür.

1-Kanser taraması nasıl yapılır?

  • Fizik muayene
  • Laboratuvar testleri
  • Görüntüleme yöntemleri
  • Genetik testler

2-Kimler kanser taraması için daha uygundur?

  • Ailesinde ve kendi geçmişinde kanser öyküsü olanlar
  • Kanser ile ilişkili olabilecek bazı genetik bozukluklara sahip olanlar
  • Kanser oluşumuna sebep olabilecek tütün kullanımı veya kimyasal maddelere maruz kalanlar
  • İleri yaştakiler

3-Hangi kanserler için düzenli tarama önerilir?

  • Meme Kanseri: Mamografi ile yapılan taramaların özellikle 40-70 yaş arasındaki kadınlarda meme kanserine bağlı ölümlerin belirgin olarak azalttığı gösterilmiştir. Taramalarda 25-39 yaş arasında yıllık meme muayenesi ve 40 yaş üstünde ise meme muayenesi ile birlikte mamografi yapılması önerilir.
  • Servikal (rahim ağzı ) kanser: HPV (human papillomavirus) testi ve PAP smear tek başına veya birlikte yapılması önerilen testlerdir. 21-29 yaş arasındakilerin üç yılda bir PAP smear testi yaptırması, 30-64 yaş arasındakilerin her yıl PAP smear testi ve 5 yılda bir HPV testi önerilir. 65 yaş üstünde son on yıldaki testlerde anormal bulgu yoksa taramaya gerek olmadığı düşünülmektedir.
  • Kolorektal (kalın barsak) kanserler: Dışkı testleri (dışkıda gizli kan ve dışkı DNA testi) ve kolonoskopi bağırsak kanserlerini tarama ve erken tanısında kullanılan testlerdir. 45 yaşından itibaren her yıl dışkıda gizli kan ve 10 yılda bir kolonoskopi yapılması önerilir.
  • Prostat kanseri: 45 yaşından itibaren muayene ile birlikte PSA (Prostat spesifik antijen ) taraması yapılır. Ancak ailesinde prostat kanseri bulunanlarda daha erken yaşlarda taramaya başlamak daha uygun olacaktır.

4 -Risk faktörlerinin veya belirtilerin olması durumunda yapılması önerilen kanser taramaları nelerdir?

  • Endometrium (rahim) kanseri: Yıllık transvajinal ultrasonografi ve endometrial biyopsi önerilir.
  • Karaciğer kanseri: Kronik viral hepatitlerde, otoimmün hepatit, karaciğer sirozu durumunda veya doğuştan gelen bir karaciğer hastalığınız varsa yılda bir karaciğer ultrasonografisinin yapılması ve AFP ( Alfa feto protein) ölçümü uygun olacaktır.
  • Over (yumurtalık ) kanseri: Yakın akrabalarınızda over kanseri varsa, BRCA1 veya BRCA2 genetik mutasyonlarına sahipseniz, yılda bir transvajinal ultrasonografi ve CA 125 ölçümü önerilmektedir.
  • Akciğer kanseri: Sigara içenlerde (1 paket 20 yıl veya 2 paket 10 yıl) sigara içimi varsa ya da son 15 yıl içinde sigara bırakılmışsa 50-80 yaş arasında, tarama için düşük doz bilgisayarlı akciğer tomografisinin çekilmesi gerekmektedir.

İlerleyen yaşlarda hangi vitaminleri kullanmak gerek?

İlerleyen yaşlarda hangi vitaminleri kullanmak gerek?

Yaşın ilerlemesi ile birlikte, vücut için önemli olan vitamin ve mineral düzeylerinde eksiklikler görülebiliyor. Bu durum kimi zaman kronik hastalıkların, kullanılan ilaçların etkisi ile ortaya çıkarken, kimi zaman da sindirim sistemindeki emilimin bozukluklarından kaynaklanabiliyor. Oysa bu maddeler yaş aldıkça metabolik fonksiyonların korunmasında anahtar rol oynuyor. Memorial Ataşehir Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Halil Öztürk, ilerleyen yaşlarda gerekli olan vitamin ve mineraller hakkında bilgi verdi.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Dr. Halil Öztürk

Kemikleri korumak için kalsiyumu ihmal etmeyin

İleri yaşlarda kalsiyum emiliminde azalma görülebilir. Yetersiz D vitamini de sık görülen sebeplerden biridir. Kalsiyum eksikliğinde kemik erimesi riski artar, kasların çalışmasında düzensizlikler ortaya çıkar. Süt, yoğurt ve peynir, zengin kalsiyum kaynaklarıdır. 50 yaş üzerinde günlük 1200 mg kalsiyum alınması önerilmektedir.

Hafızanızı B 12 vitamini ile destekleyin

Et, süt, yumurta vitamin B12 kaynaklarıdır. Ancak çeşitli hastalıklar sebebiyle kullanılan ilaçlar, mide cerrahisi ve atrofik gastrit gibi durumlar vitamin B12 emilimini azaltır. Diyabet ve mide sorunları nedeniyle kullanılan bazı ilaçlar da vitamin B12 eksikliğine yol açabilmektedir. Vejetaryen beslenenlerin düzenli B12 desteği alması gerekir. Bu vitaminin eksikliğinde; halsizlik, unutkanlık, denge bozuklukları, sinir sistemi bozuklukları ve kansızlık sık karşılaşılan durumlardır.

Hücrelerinizi folik asit ile yenileyin

Folik asit yeni hücrelerin oluşması, yaşaması için önemlidir. Yaşa bağlı olarak ve bazı ilaçların kullanımı sırasında eksikliği ortaya çıkabilir. Kronik alkol kullanımı, mide-bağırsak hastalıkları da eksikliğe sebep olan önemli etkenlerdir. Vücutta folik asit eksikliğinde; kansızlık, iştah kaybı kaslarda güçsüzlük, unutkanlık gibi belirtiler görülür; damar sertliğine yol açan homosistein folik asit ve vitamin B12 eksikliğinde artar.

D vitamini ile bağışıklık sisteminize kalkan oluşturun

D vitamini kalsiyum emilimini artırır. Kemik, kas, sinir ve bağışıklık sistemi için gereklidir. En büyük D vitamini kaynağı güneş ışınları olmasına karşın, yaşlandıkça bedenin güneş ışınlarından D vitamini oluşturma yeteneği azalmaktadır. Hem vitamin hem de hormon gibi etki gösteren D vitamininin bazı kanser türlerini ve bazı otoimmün hastalıkları önlediği de düşünülmektedir.

Kalbinizi ve kemiklerinizi K2 vitamini ile koruyun

Toplam K vitamininin yaklaşık onda biri K2’ dir. K1 daha çok pıhtılaşmada rol alırken, K2 vitaminin kemik ve kalp-damar sağlığı üzerinde olumlu etkilerinin olduğu gösterilmiştir. Kalsiyumun kemiklerde birikimini artırarak güçlenmesini sağlar, damarlarda ise kalsiyum artışını engelleyerek damar sertliğini önleyebileceği gösterilmiştir. Karaciğer, yumurta, peynir önemli K2 vitamini kaynaklarıdır.

Mutlu hissetmek için B6 vitaminini eksik etmeyin

Metabolik reaksiyonların düzenli çalışması, sinir hücreleri arasındaki iletişim ve bağışıklığın artırılması için B6 vitamini önemlidir. Serotonin adı verilen mutluluk hormonu yapımında önemli rol alır. Eksikliğinde depresyona eğilim artar. Damar sertliği riskinin artığını gösteren homosistein de vitamin B6 eksikliğinde artmaktadır.

Kaslarınızı magnezyum ile güçlendirin

Magnezyum; kemik dokusu, kas dokusu, sinir dokusu için gereklidir. Bağışıklığı güçlendirir. Kan basıncı ve şekerin düzenlenmesinde etkilidir. Fiziksel ve ruhsal gevşeme sağlar. İleri yaşlarda sık karşılaşılan kas ağrıları ve uykusuzluk üzerine olumlu etkileri vardır. Yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, soğan, patates, kereviz, tam tahıllar, ceviz, badem, yer fıstığı, üzüm, incir, portakal magnezyumdan zengindir.

Çinko ile daha zinde uyanın

Yaşın ilerlemesi ile birlikte çinko eksikliği oranı yükselmektedir. Vücuttaki biyokimyasal reaksiyonların çoğunda çinko görev alır, hücreyi zararlı etkilerden korur. Yorgunluk, enerji düşüklüğü, tat ve koku alma bozukluğu, saç dökülmesi, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu bağışıklık sisteminde zayıflık çinko eksikliği belirtileridir. Eksikliğinde insülin direnci ve diyabete eğilim artmaktadır.

Bağışıklık sistemine selenyum ile doping yapın

Selenyum tiroid bezinin iyi çalışması için önemlidir. Bağışıklığı artırır, hücreleri dışarıdan gelen olumsuz etkilere karşı koruyucu etkisi vardır. Vücutta selenyum değerlerinin ölçülmesi ve yeterli miktarda alımına özen gösterilmesi gerekir.