Yazılar

Menopozda sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin

Menopoz, yumurtalıklarda folliküllerin tükenmesiyle hormon üretimi ve adet döngüsünün kalıcı olarak bitmesiyle başlıyor. Bir hastalık değil, doğal biyolojik bir süreç olan menopoz kadınlarda 45-55 yaşlarında başlıyor. Bu süreçte yaşam kalitesi, hormon düzeylerindeki azalma nedeniyle etkilenebiliyor. Her kadında farklı şiddet ve sürelerde görülen menopoz, sadece fizyolojik değil psikolojik ve sosyal etkileri de beraberinde getiriyor. Günlük yaşamın sorumluluklarıyla birleştiğinde bu değişimler kadının yaşam kalitesini zorlaştırabiliyor. Ancak belirtilerin fark edilmesi, düzenli kontrollerin yapılması ve uygun tedavi yöntemleriyle menopoz süreci sağlıklı bir şekilde yönetilebiliyor. Memorial Bodrum Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Nevin Numanoğlu, “18 Ekim Dünya Menopoz Günü” nedeniyle menopoz süreci ve tedavi yaklaşımları hakkında bilgi verdi.

Op. Dr. Nevin Numanoğlu

Op. Dr. Nevin Numanoğlu

Yılda Bir Kere Jinekolojik Kontrolle Gidin

Menopozdaki her kadının ihtiyaçları ve şikayetleri farklıdır ve bireysel değerlendirme önemlidir. Menopoz döneminde düzenli sağlık kontrolleri, hem erken teşhis hem de yaşam kalitesinin korunması açısından kritik bir rol oynar. Bu süreçte detaylı öykü ve aile geçmişi alınması, genel sağlık durumunu ortaya koymak için önemlidir. Geniş kapsamlı biyokimyasal testler (kan sayımı, idrar analizi, kan şekeri, lipidler, karaciğer enzimleri) olası risklerin önceden belirlenmesine yardımcı olur. Ayrıca yıllık smear testleri, rahim ağzı sağlığını korumak için aksatılmamalıdır. Mamografi ve meme ultrasonu, meme kanseri açısından erken teşhis imkânı sunarken, düzenli olarak takip edilmesi gereken en önemli tarama yöntemlerindendir. Menopoza girmeden önce görülebilen Kanama düzensizlikleri normal kabul edilmemeli, mutlaka araştırılmak üzere doktora başvurulmalıdır. Yılda en az bir kez yapılan jinekolojik muayene, olası sağlık sorunlarını erken fark etme ve gerekli önlemleri zamanında alma açısından büyük önem taşır.

Düzenli Tedavilerle Menopoz Döneminde Cinsel Sağlığınızı da Koruyabilirsiniz

Menopoz döneminde östrojen hormonunun azalmasıyla birlikte vajinal bölgede belirgin değişiklikler ortaya çıkar. Vajinal kuruluk, yanma, tahriş ve ağrılı cinsel ilişki (disparoni) bu dönemde sık karşılaşılan şikâyetler arasındadır. Bu fiziksel değişiklikler zamanla cinsel isteksizliğe ve çiftler arasında iletişim sorunlarına yol açabilir. Uygun vajinal ilaç tedavileri sayesinde vajinal dokunun sağlıklı yapısı korunabilir. Bu tedaviler yalnızca cinsel hayatı rahatlatmakla kalmaz, aynı zamanda idrar yolu enfeksiyonlarının ve idrar kaçırma şikâyetlerinin azalmasına da yardımcı olur. Düzenli doktor kontrolü ve kişiye özel tedavi planlaması, menopoz döneminde cinsel sağlığın korunmasında büyük önem taşır. Ayrıca bu süreçte yalnızca tıbbi tedavi değil, yaşam tarzı düzenlemeleri de önemlidir. Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, yeterli sıvı alımı ve eşler arasında açık iletişim, menopoz döneminde cinselliğin sağlıklı şekilde devam etmesine katkı sağlar.

Hormon Replasman Tedavisi Menopoz Dönemi Kolaylaştırabiliyor

Menopoz döneminde sık kullanılan yöntemlerden biri olan Hormon Replasman Tedavisi (HRT), kadınların en çok çekindiği tedavi seçeneklerinden biridir. Meme kanseri riskinin gündeme gelmesi endişe yaratsa da, her kadın için bu tedavi sakıncalı değildir. Tedaviye başlanıp başlanmayacağı, fayda ve risk dengesine bakılarak kişiye özel şekilde değerlendirilmelidir. Doğru hasta seçildiğinde HRT, menopoz belirtilerini azaltarak yaşam kalitesini belirgin şekilde artırabilir. HRT uygulanması uygun olmayan durumlar da vardır. Rahim ve meme kanseri öyküsü bulunan kadınlarda, nedeni açıklanamayan anormal vajinal kanamaları olanlarda, karaciğer hastalıklarında, pıhtı atma riski yüksek olanlarda, şişmanlık, hipertansiyon ve aşırı sigara kullanımı olanlarda HRT önerilmez. Ayrıca kalp krizi öyküsü olan kadınlarda da bu tedavi riskli olabilir. HRT, sıcak basmaları, gece terlemeleri, uykusuzluk, vajinal kuruluk gibi yaşam kalitesini olumsuz etkileyen semptomların hafifletilmesinde oldukça etkilidir. Ayrıca osteoporoz riskini azaltarak kemik sağlığını da koruyabilir. Ancak her tedavide olduğu gibi HT’de de düzenli doktor kontrolü ve kişiye özel takip büyük önem taşır. Tedaviye başlanmadan önce ayrıntılı muayene, laboratuvar testleri ve aile öyküsü değerlendirilmelidir.

İyi huylu prostat mı? kötü huylu prostat mı?

Prostat, erkeklerde idrar torbasının çıkışında yer alan ve idrar kanalını (üretra) çevreleyen ceviz büyüklüğünde bir salgı bezidir. Erkek üreme sisteminin doğal bir parçası olan prostat, yaygın inanışın aksine bir hastalık değil; her erkekte bulunan normal bir organdır. Ancak yaşla birlikte bu bezde çeşitli hastalıklar gelişebilİir. Sık, acil ve gece idrara çıkma, idrar yolu enfeksiyonları da neden olabilen iyi huylu prostat büyümesi günümüzdeki ileri lazer teknolojik yöntemleriye tedavi edilebiliyor.  Memorial Bodrum Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. İlter Alkan, iyi huylu prostat büyümesinin (BPH) nedenleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Prof. Dr. İlter Alkan

Prof. Dr. İlter Alkan

Büyüyen prostat yaşam kalitesini düşürüyor

İdrar kanalını bir yüzük gibi saran prostat bezindeki büyüme, kanalın sıkışmasına ve idrar akışının zorlaşmasına neden olmaktadır. Bu durum, mesane kaslarının daha fazla çalışmasına, zamanla mesane duvarının kalınlaşmasına ve ileri evrelerde mesanenin tamamen boşalamamasına yol açabilir. İdrar sonrası mesanede idrar kalması enfeksiyon ve böbrek hasarı riskini artırabilir. Bazı vakalarda hasta aniden hiç idrar yapamaz hale gelir ve sonda takılması gerekebilir. Bu da genellikle cerrahi müdahale gerektiren bir durumdur.

Kesik kesik idrara çıkma prostat büyümesinin belirtisi olabilir

  1. Sık idrara çıkma
  2. Ani idrar yapma hissi
  3. İdrar kaçırma
  4. Zorlanarak/ıkınarak idrar yapma
  5. Kesik kesik idrar
  6. Mesanenin tam boşalmadığı hissi

Bu belirtiler tedavi edilmediğinde mesane fonksiyon bozukluklarına ve hatta böbrek yetmezliğine yol açabilir.

Risk faktörlerini biliyor musunuz?

  • Yaşlanma: 50 yaş üstü erkeklerin yarısında, 75 yaş üstü erkeklerin ise % 70-80’ inde BPH görülür.
  • Genetik Yatkınlık: Yakın akrabalarında BPH olan kişilerde risk daha fazladır.
  • Etnik Köken: Asya kökenlilerde daha az, siyah ırkta daha sık görülür.
  • Obezite: Kilo problemi olan bireylerde daha yaygındır.

HoLEP Yöntemi ile Konforlu Tedavi

İyi huylu prostat büyümesinin tedavisinde kullanılan HoLEP (Holmium Lazer ile Prostat Enükleasyonu) yöntemi, bilimsel olarak etkili ve güvenli olduğu kanıtlanmış modern bir tekniktir. Son teknoloji Magneto 150W ile HoLEP, özellikle büyük prostatlarda bile güvenle uygulanabilmektedir. Yöntem şu avantajları ile bilinmektedir:

* Tamamen kapalı (endoskopik) cerrahi, cilt kesisi olmadan uygulanır.

* Hızlı ve hassas doku çıkarımı

* Minimum kanama riski

* Büyük prostatlarda dahi güvenli kullanım

* Yalnızca 1 gün hastanede yatış ve sondalı kalma süresi

Kapalı olarak gerçekleştirilen bu ameliyat sayesinde hasta hızlıca iyileşmekte ve kısa sürede günlük yaşamına geri dönebilmektedir.

Erken tanı çok önemli

Prostat sağlığı, erkeklerin genel sağlığının ayrılmaz bir parçasıdır. Erken tanı, doğru tedavi ve gelişmiş cerrahi teknikler sayesinde yaşam kalitesini yükseltmek mümkündür. Özellikle idrar yapma şikayetleri yaşayan erkeklerin vakit kaybetmeden bir üroloji uzmanına başvurmaları önerilmektedir.

Prostat büyümesinden korunmak için…

Prostat büyümesini tamamen önlemek mümkün olmasa da bazı yaşam tarzı değişiklikleri riski azaltabilir. Aşırı kilo ve yüksek vücut yağı, hormon dengesini bozarak prostat büyümesini tetikleyebilir. Bu nedenle;

* İdeal kiloda kalmak

* Yağ oranını düşürmek

* Sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek

* Düzenli egzersiz yapmak, prostat sağlığını destekleyen önemli faktörlerdir.