Yazılar

Sivilcesiz bir cilt için ne yapmalı

Sivilcesiz bir cilt için ne yapmalı

Genellikle ergenlik dönemi hastalığı olan ve halk arasında sivilce olarak bilinen akne, günümüzde yetişkin insanlarda da ortaya çıkabiliyor. Kadınlarda erkeklere göre daha fazla görülen yaygın bir deri hastalığı olan sivilceyi yanlış beslenme alışkanlıkları, yüze uygun olmayan ürünler, gözenekleri tıkayan ağır kapatıcı özellikteki makyaj ürünleri, stres ve mekanik travma (sivilceyi patlatmak, oynamak) tetikliyor. Sadece yüz bölgesinde çıktığı bilinen sivilce; omuz, sırt üst kısımları, göğüs gibi yağ bezlerinin yoğun olduğu bölgelerde de oluşabiliyor. Hormonal sebeplere de bağlı olabilen sivilce, kişiye özel uygulamalarla tedavi edilebiliyor. Memorial Hizmet Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Selma Salman, sivilcenin sebepleri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Memorial Hizmet Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Selma Salman

Dr. Selma Salman

 Sivilceye yol açan faktörlerden uzak durun

Sivilceler cilt yüzeyinde kalıcı izlere neden olarak hastalar için önemli bir sosyal sıkıntı oluşturmaktadır. Sivilceler cildin yağ bezlerinin normalden fazla yağ (sebum) üretmesi, ölü hücrelerin atılamaması ile gözeneklerin tıkanması, p. acnes adı verilen bakterilerin çoğalması ve sonuçta oluşan yangısal olaylar nedeniyle görülmektedir. Sivilceler hakkında bilinçli olmak korunmada önemli bir yere sahiptir. Sivilce ile ilgili bilinmesi gerekenler şöyle sıralanmaktadır.

  1. Sivilceler sadece ergenlik döneminde oluşmaz. Sivilcelerin %80-90’ı genellikle ergenlik döneminde çıkar. Bunun  sebebi ergenlik dönemde hormonların etkisi ile artan yağ salınımıdır. Ancak erişkin sivilcesi dediğimiz ve 25 yaşından sonra da başlayan akne tipi de bulunmaktadır. Bu dönemde çıkan sivilceler kişilerde  hormonal bozukluklar olabilir. Ayrıca sivilcelerin oluşmasında ailesel yatkınlığın da etkisi bulunmaktadır
  2. Sivilceler vücudun her bölgesinde çıkabilir. Sivilceler genellikle yüzün özellikle alın, çene ve yanak bölgesinde çıkmaktadır. Özellikle çene bölgesine yoğunlaşan sivilcelerin hormonal olma ihtimali yüksektir. Bu hastalarda özellikle adet düzensizliği, tüylenmede artma varsa mutlaka hormon tetkiklerine bakılmalıdır. Bunun dışında alın, yanak, omuz sırt üst kısımlar ve göğüs gibi yağ bezlerinin yoğun olduğu bölgelerde de sivilce ortaya çıkmaktadır. Yüzde görülen aknelerin tedavisi sivilcenin şiddetine göre belirlenir. Hafif şiddetli ve siyah noktaların ön planda olduğu sivilce probleminde topikal retinoidler, benzoil peroksit, azeleik asit, salisilik asit gibi etken maddeleri içeren sürme tedaviler kullanılır. Orta şiddetli, iltihaplı sivilcelerden zengin akne probleminde sürme tedavilerin yanında ağızdan antibiyotik kullanımı da önerilir. Şiddetli, iz bırakan, derin-kist yapan ve diğer tedavilere cevap vermeyen sivilce probleminde ise ağızdan alınan A vitamini türevi bir ilaç tedavisi önerilir. Hormonal tedavi de altta yatan hormonal durum varlığında ya da hiperandrojenizm bulguları olan tüylenme artışı gibi ek bulgular varlığında kullanılmaktadır.
  3. Sırt ve göğüs üstünde çıkan sivilcelere benzer tedaviler uygulanır. Ancak bu bölgede kıl kökü iltihabı dediğimiz sivilce benzeri döküntüler de çıkabilir. Sivilce ile karışabilen, genellikle ilaçlarla tetiklenen ve yüzden ziyade gövdede çıkan sivilce benzeri döküntüler başka bir hastalıktır. Doktorunuz dermatolojik muayene ile iki durumun ayrımını kolaylıkla yapabilmektedir. Bu bölgede çıkan sivilcelerde keseleme, yolma gibi mekanik travmadan kaçınılmalı, pamuk oranı yüksek terletmeyen hava aldıran rahat kıyafetler tercih edilmelidir.
  4. Sivilce tedavisinin yarıda bırakılması hastalığın tekrarlanmasına neden olur. Sivilceler tedavi sonrası yeniden nüks edebilir. Bu durumun çoğunlukla sebebi tedavinin erken kesilmesidir. Bununla birlikte tedavi bitiminden sonra cilt bakımına dikkat edilmemesi, hormonal problemlerin varlığı başka sebeplerdir.
  5. Sivilceler antibiyotikle tedavi edilebiliyor. Sivilcelerin tedavileri hastaya göre planlanmaktadır. Bu nedenle bazı akne hastalarına antibiyotik tedavisi uygulanmaktadır. Orta şiddette ve iltihaplı sivilcelerin baskın olduğu akne probleminde sürme tedavilerin yanında ağızdan antibiyotik tedavisi de verilmektedir. Antibiyotik direnci gelişmesini önlemek için ağızdan alınan antibiyotikler tedavide tek başına değil sürme tedaviler ile kombine edilerek uygulanır.
  6. Sağlıksız beslenme sivilce riskini artırır. Fast food tarzı beslenme, süt ve yüksek glisemik indeksli beslenme tarzı sivilce riskini tetiklemektedir. Az yağlı, sebze ağırlıklı Akdeniz tipi beslenme sivilce riskini azaltır.
  7. Sivilce alerjik bir hastalık değil. Sivilceler alerjik bir hastalık değildir. Bu nedenle hastalara herhangi bir alerji testi önerilmez.
  8. Cilt bakımı sivilce riskini azaltır. Akneye yatkın kişiler sabah akşam jel formunda bir yıkama ürünü ile yüzü yıkanmalı, gözenekleri sıkılaştırmak ve kalan kiri temizlemek için toniklemeli ve son olarak akne karşıtı etken maddeler içeren su bazlı bir krem ile yüzü nemlendirilmelidir. Yüze sert kese yapılmamalıdır. Sert peeling yapan ürünler haftada 1-2 seferden fazla kullanılmamalıdır.
  9. Tedavisi aksatılan sivilceler yüzde izlere neden olabilir. Sivilce izleri deri ile aynı seviyede ya da çukur izler şeklinde olabilir. Deri ile aynı seviyede olan izler için  derinin üst tabakasının soyulması şeklinde olan kimyasal peeling, enzim peeling, karbon peeling gibi dermokozmetik işlemler yeterli iken; çukur izlerde cilt atında kolajen üretimini tetikleyen Altın İğneli Radyofrekans, Dermapen, PRP uygulaması, Mezoterapi, Fraksiyonel lazer gibi tedaviler önerilmektedir.

Tatile lekesiz çıkın

Tatile lekesiz çıkın

Güzellik ve estetik algısını bozan önemli faktörlerden biri olan cilt lekelerinin en önemli sorumlusu güneş olarak biliniyor. Ancak solaryum, gebelik, doğum kontrol ilaçları, yara ya da yanık sonrasında da lekeler toplumda sık görülüyor. Bu lekelerden tatile gidip henüz güneş görmeden pratik bir şekilde kurtulmak yeni mevsime sağlıklı bir ciltle girilmesini sağlıyor. Memorial Hizmet Hastanesi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Selma Salman, cilt lekelerinin tedavisi hakkında bilgi verdi.

Pause Sağlık

Kullandığınız ilaçlar cildinizde lekelenmeye sebep olabilir

Başta beyaz tenliler olmak üzere güneş ışıkları kişilerin yüz, omuz, dekolte bölgesi ve sırtta küçük kahverengi lekeler oluşturmaktadır. Alın, yanak, burun, çene ve üst dudak bölgesinde maskeyi andıran lekelenmeler ise genellikle esmer tenli kadınlarda görülmektedir. Bu lekeler gebelik, bazı ilaçların kullanımı ve menopoz gibi sebeplerle de oluşmaktadır. Leke tedavisine başlanmadan önce kapsamlı bir cilt muayenesi yapılması gerekir. Tanının net olarak konulması ve benlerden ayrımının doğru bir şekilde yapılması gerekir.

Kimyasal peeling ile cilt lekelerine etkin çözüm

Çeşitli kimyasal maddelerin cilde sürülüp belirli bir süre bekletildikten sonra bol suyla ciltten arındırılması ile yapılan kimyasal peeling, derinin üst tabakası olan epidermiste kontrollü olarak kısmi veya tam hasar oluşturulmasını sağlamaktadır. Ciltte birkaç gün süren soyulma, sonrası cilt lekelerden arınarak pürüzsüz bir görünüme kavuşmaktadır. Çiller, akne lekeleri ve melasma için kullanılan tedavi yöntemlerinden birisi olan kimyasal peeling, güneşin olmadığı sonbahar ve kış aylarında tercih edilmektedir. Etkin sonuç almak için 2 haftada bir 4-6 seans yapılması gerekmektedir. İşlem sonrası bol nemlendirici ve güneş koruyucu kullanılmalıdır.

Cilt sarkmaları ve gözaltı morluklarına vitaminli çözüm

Cilt lekeleri mezoterapi yöntemi ile de başarılı bir şekilde tedavi edilmektedir. Cilt sarkmaları, cilt kırışıklıkları, bölgesel incelme, göz altı morlukları ve saç dökülmesi gibi bir çok dermatolojik sorunda kullanılan mezoterapi; ilaçlar, çeşitli bitki özleri, vitaminler, eser elementlerden oluşan karışımların cilt altına uygulanması ile yapılmaktadır. Cilde uygulanan ve yenileyici özelliği olan hyaluronik asit, antioksidanlar, vitaminler, mineraller ile amino asitler cildin uyarılmasını sağlayarak cildi parlak ve sağlıklı bir  görünüme kavuşturmaktadır. Mezoterapi işleminin lazer, dermapen, fraksiyonel mikroiğneli radyofrekans  gibi yöntemlerle bir arada uygulanması leke tedavisinin etkinliğini artırmaktadır.

PRP esmer tenli kişilere de uygulanabiliyor

Son dönemlerde cilt lekelerinin tedavisinde öne çıkan yöntemlerden biri de PRP’dir. Trombositten zengin plazma-PPR işleminde uygulama yapılacak kişinin kanı özel bir tüpe alınmaktadır. Elde edilen trombositten zengin plazma, cilde yaklaşık 1 cm aralıklarla enjekte edilmektedir. Tek başına leke tedavisinde çok etkili olmasa da fraksiyonel mikroiğneli radyofrekans, dermapen gibi yöntemler ile kombine edildiğinde daha başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Lazer ya da peeling yapılamayan esmer kişilere uygulanmaktadır.

Gebelik lekelerinden lazer tedavisi ile kurtulabilirsiniz

Cilt lekesi tedavisinde uzman doktorlar tarafından hastanın ten rengi, lekenin yüzeysel ya da derin olması, lekenin açık ya da koyu renk olması gibi özellikler belirlenmesi gerekir. Lazer uygulaması bu konuda önemli seçeneklerden biridir. Lazer uygulaması ışık kaynağından çıkan ışınların bir tüpte biriktirilerek belli bir noktaya yönlendirilmesi ile sağlanmaktadır.  Belirli dalga boyundaki ışığı emme yeteneği taşıyan doku bileşenleri kromofor olarak adlandırılır. Leke tedavisinde kullanılan lazerlerden biri Q-switched Nd-YAG lazerdir. Leke tedavisinde kullanılan dozlarda lazerle işlem sonrası ciltte hafif kızarıklık oluşabilir. Bunun dışında deride soyulma ve yara olmaz. Hastalar günlük hayatlarına devam edebilirler. Lazer tedavisi gebelikte yüzde ve yaşlılıkta el üzerinde görülen lekelerde, dövme silmede ve çeşitli cilt hastalıkları konusunda güvenle uygulanan etkili bir yöntemdir. Çok koyu tenlilerde tercih edilmemektedir.