Yazılar

Oruç tutarken sağlıklı kilo verebilirsiniz!

Oruç tutarken sağlıklı kilo verebilirsiniz!

Ramazan ayı, sağlığı olumsuz yönde etkileyen beslenme alışkanlıklarından uzak durmak ve doğru alışkanlıklar kazanmak için bir fırsattır. Eğer bu süreç her gün kızarmış, fazla yağlı yiyecekler ve tatlılardan zengin bir beslenmeyle geçirilirse;  kiloda artış, kan kolesterol ve şeker seviyelerinde bozulmalar görülebilir. Kişinin ihtiyacı olan miktarda, dengeli ve sağlıklı bir şekilde beslenmesi Ramazan boyunca sağlıklı, aktif ve dinç kalmaya yardımcı olacaktır. Memorial Şişli Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümünden Uz. Dyt. Nur Sinem Türkmen, Ramazan ayında sağlıklı bir şekilde oruç tutmak ve bu dönemde kilo almak yerine ideal kiloya ulaşmak için önemli önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Uz. Dyt. Nur Sinem Türkmen

Uzun süreli açlıkta vücut yağ depolarını kullanır

Yiyecek veya içecek tüketilmeyen oruç saatlerinde vücut, gece boyunca tüketilen besinlerden gelen tüm enerjiyi kullandıktan sonra karaciğer ve kaslarda depolanan karbonhidratları ve yağ depolarını kullanmaya başlar. Çoğu insan için bu durum kötü bir sonuç doğurmaz fakat diyabet gibi kronik hastalıkları olanlar ya da hamileler ve emziren anneler oruç tutmadan önce mutlaka doktorlarına danışmalıdır. Kilo kaybetmek isteyenler için Ramazan ayı, fazla olan vücut yağ depolarından kurtulmak için bir avantajdır. Ancak bu avantaj doğru bir şekilde beslenilerek kullanılmalıdır. İftar ve sahurda şekerli ve yağlı yiyecek ile içeceklere yönelmek ise kolaylıkla kilo alımına neden olmaktadır.

İftardan hemen önce veya 2 saat sonra egzersiz yapın

Sahur, iftar ve iftardan 2 saat sonra yapılan ara öğün ile oluşturulmuş bir diyet programı ve iftardan hemen önce veya 2 saat sonra yapılan egzersizler uyguladığında Ramazan döneminde de kilo kaybedilebilir. Önemli olan kişinin ihtiyacı kadar ve kan şekeri seviyesini hızlı yükseltmeyen gıdalardan zengin beslenmesidir. Oruç tutarken mutlaka protein kaynaklarına ve sebze tüketimine önem verilmelidir. Yeterli ve dengeli bir şekilde oluşturulacak sahur ve iftar menüleri metabolizma hızını canlı tutacaktır. İftardan hemen önce veya 1-2 saat sonra yapılacak düzenli egzersizler veya yürüyüşlerle de kilo almanın önüne geçilebilir.

Kilo kontrolü için tatlı ihtiyacını meyvelerden sağlayın

Kilo kontrolü sağlamak isteyen kişiler mutlaka bu dönemde tatlı ihtiyacını taze meyvelerle karşılamalı, şekerli yiyeceklere ise haftada 1 şeklinde sınırlama getirilmelidir. Yağ açısından zengin gıdaların, özellikle hayvansal yağların, yağlı etlerin veya margarin/tereyağlı hamur işlerinin tüketimi azaltılmalıdır. Yiyecekleri kızartmak yerine, fırında pişirme, haşlama veya ızgara gibi diğer pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. Beyaz ekmek, pirinç, makarna, pide yerine tam buğday ekmeği, tam buğday unu ile yapılan pide, bulgur, tam buğday makarna tüketimi zengin lif ve besin değeri sayesinde uzun süre tok tutarak porsiyon kontrolü sağlamayı kolaylaştırmaktadır.

Sahurda lif ve besin değeri yüksek gıdalar tüketin

Metabolizmanın düzgün bir şekilde çalışmaya devam etmesi için mutlaka sahur yapılmalıdır. Sahur öğünü, kahvaltı gibi düşünülebilir. Kan şekeri seviyesini dengede tutacak, enerji ve lif içeriği yüksek tam buğday unu ile yapılmış ekmek-pide, yulaf bazlı tahıl gevrekleri gibi kaliteli karbonhidrat kaynakları ve uzun süre tok tutacak proteinden (örneğin; yumurta, süt ve süt ürünleri) ve sağlıklı yağlardan zengin (örneğin; yağlı tohumlar, zeytin, avokado) besinler tercih edilmelidir.

Şekerli, kafeinli içecekleri ve tuzlu besinleri tüketmeyin

Sahurda en az 500 ml su içilmedir. Ayrıca, su içeriği yüksek besinleri tüketerek de su alımı artırılabilir. Salatalık, domates gibi hem lif hem de su içeriği yüksek sebzeler ve meyveler öğüne eklenmelidir. Sahur sırasında çay, kola gibi kafeinli ve şekerli içeceklerden kaçınılmalıdır. Bu içecekler daha sık idrara çıkılmasına ve daha fazla su kaybedilmesine neden olabilir. Aynı şekilde, vücuttan su atılmasına sebep olacak şarküteri ürünleri, tuzlu peynir- zeytin vb. fazla tuzlu gıdalardan uzak durulmalıdır.

Çorba ve ana yemek arasında 15 dakika ara verin

Oruç 1 bardak su ve isteğe göre 1 adet hurma veya zeytin ile açılabilir. Daha sonra, hafif bir başlangıç olması için çorba ile devam edilebilir. Diğer yemeklere geçmeden önce mutlaka 15 dakika ara verilmelidir. Mide rahatsızlıklarından korunmak için yavaş ve ihtiyaçlara uygun miktarlarda beslenilmelidir. İftarda, genel olarak, yağ veya şeker bakımından zengin, kızarmış ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmalıdır.

İftardan sonra bol hareket edin

Ramazan ayında sıkça tüketilen tatlılar çok fazla şeker içermektedir. Her iftardan sonra düzenli olarak tatlı tüketmek kilo alımına sebep olabilir. Tatlı ihtiyacı, iftardan 1 saat sonra meyve tüketilerek karşılanabilir. Mevsimine göre su içeren veya lif içeriği yüksek, bağırsakların düzenli çalışmasına katkıda bulunacak armut, elma, kayısı gibi sezonunda olan herhangi bir meyve tüketilebilir. İftar sonrasında mümkün olduğunca hareket edilmeli, düzenli bir şekilde yürüyüşe çıkmalı veya evde yapılabilecek egzersizlerle fiziksel aktivite seviyesi artırılmaya çalışılmalıdır.

Mutlaka günlük 2 litre su tüketin

Ramazan ayında oruç tutan çoğu insan baş ağrısı, yorgunluk ve konsantre kaybı, kabızlık gibi bağırsak sorunları, vücutta ödem oluşumuna neden olabilecek dehidrasyon (su kaybı) yaşamaktadır. Vücut su depolayamaz. Bu nedenle, oruç sırasında, böbrekler idrarda kaybedilen miktarı azaltarak mümkün olduğunca fazla su tasarrufu sağlamaya çalışır. Fakat tuvalete her gidildiğinde, nefes alındığında ve terlendiğinde vücut su kaybetmeye devam eder. Hava durumuna ve oruç uzunluğuna bağlı olarak, oruç tutarken gün içinde kaybedilen su, iftar-sahur arasında ortalama 2 litre içilirse herhangi bir sağlık sorununa neden olmamaktadır.

Örnek Sahur Menüsü;

Yumurtalı ve sebzeli omlet

Beyaz peynir

Tuzsuz zeytin veya ceviz

Bol yeşillik, domates, salatalık vb.

Tam tahıllı ekmek

1 bardak süt veya kefir veya haşlanmış yumurta

1 kase yulaf ezmesi ile yoğurt 1 avuç badem/fındık/ceviz vb. 1 porsiyon meyve

Örnek İftar Menüsü;

Kremasız bir çorba, ızgara/haşlama/fırında pişmiş et/tavuk/balık/hindi

Tam tahıllı ekmek veya bulgur pilavı yoğurt/ayran/cacık veya kremasız bir çorba

Kuru baklagil veya sebze yemeği tam tahıllı ekmek veya bulgur pilavı yoğurt/ayran/cacık

 İftar Sonrası Ara öğün;

1 avuç içi büyüklüğünde meyve ve karışık çiğ kuru yemiş

Kestane hem tok tutuyor hemde mutluluk veriyor

Kestane hem tok tutuyor hemde mutluluk veriyor

Soğuk kış günlerinde ilk akla gelen yiyeceklerden biri olan kestane; kavrulmuş, haşlanmış ve tatlı olarak tüketilebiliyor ya da pilavlara, yemeklere lezzet veriyor. Kalorisi düşük bir besin olan kestane yüksek miktarda lif, protein ve karbonhidrat barındırıyor. Aynı zamanda potasyum, magnezyum, demir ve fosfor içeriğiyle zengin bir mineral kaynağı olarak tanımlanıyor. Memorial Şişli Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Nur Sinem Türkmen, kestanenin faydaları hakkında bilgi verdi.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uz. Dyt. Nur Sinem Türkmen

Vitamin ve mineral kaynağı

Bir kuruyemiş olan kestane ceviz, badem ve fındığın aksine daha az yağ, yüksek oranda nişasta ve C vitamini içerir. Hafif tatlı bir tada sahiptir ve nişasta oranı yüksek olduğu için un olarak da kullanılabilir. Kestane unu glüten içermez, ekmek ve hamur işlerinde kullanılabilir. Kestane C, E ve B vitaminlerini (B1, B2, B3, B6 ve B9) içerir. Ayrıca fosfor, magnezyum, kükürt ve kalsiyum gibi diğer mineralleri de içerir. Ayrıca sindirim sisteminin düzgün çalışması için gerekli olan iyi lif kaynağıdır. Ayrıca lifler besinlerin emilimini yavaşlatır, şeker ve kolesterol seviyelerini düzenlemeye yardımcı olur. 3 adet orta boy pişmiş kestane, 1 ince dilim ekmek değişimi olarak tüketilebilir.

Tok tutuyor ve kabızlığı önlüyor

C vitamini içeriği ile kolesterol düşürücü etkisi vardır. Ayrıca kestanenin içinde bulunan Omega-3 ve Omega-6 yağ asitleri kolesterol seviyesini olumlu yönde etkiler. Kestane yüksek bir antioksidan potansiyele sahiptir ve vücuttaki iltihaplanmayı önler. Antioksidan özellikleri ile kalp hastalıklarına ve kansere karşı da koruma sağlamaktadır. Kestane, lif ve karbonhidratları nedeniyle oldukça doyurucu bir besindir ve uzun süre tokluk sağlar. Bağırsak florasını destekler, kabızlığı önler. Lif içeriği sayesinde bağırsaklarda yavaş emilir ve kan şekerinin çabuk yükselmesine neden olmaz. Bu özelliği ile şeker hastaları da kontrollü olarak bu besini tüketebilirler.

Sinirleri güçlendiriyor ve mutluluk veriyor

Kestane kalsiyum, fosfor ve magnezyum içeriğiyle kemikleri ve dişleri sağlıklı tutar. Kestanedeki fosfor ve B vitaminleri sinir sistemi için faydalıdır. B vitamini sinirleri güçlendirir ve beyindeki mutluluk hormonu serotonin üretimini destekler. Sinir sistemi, vücudun birçok bölgesini kontrol etmekten sorumlu olduğu için çok önemlidir. Kestane, vücudunuza bol miktarda antioksidan sağlayarak sinir sistemi için faydalıdır ve bu da zihinsel sağlığın gelişmesine katkıda bulunur. Kestane, zengin amino asit içeriğine sahiptir. Bu nedenle vegan beslenen kişiler, yaşlılar ve sporcular da kestane tüketebilirler.  İster bütün ister un şeklinde olsun kestane, çölyak hastalığı veya glüten intoleransı olan kişiler için iyi bir kaynaktır.

Şeker hastaları kontrollü tüketmeli

Özellikle şeker hastaları için nişasta ve şeker dikkat edilmesi gereken gıda bileşenleridir. Kestanenin, yüksek karbonhidrat içeriği nedeniyle şeker hastalığı, kolit veya obezite hastalarına kontrollü tüketilmesi önerilmektedir. Kestane çiğ tüketildiğinde sindirim sorunlarına neden olabilecek bazı aktif maddeler içermektedir. Hazımsızlık veya gastrit gibi bağırsak sorunlarına neden olabilir. Kestanenin pişirilerek yenmesi gerekmektedir.

KESTANELİ KIŞ SALATASI

Malzemeler (4 kişilik)

400 gr çiğ kestane veya 300 gr pişmiş kestane

200 gr taze mantar karışımı

200 gr balkabağı

1 adet rezene

150 gr ıspanak veya su teresi

400 gr haşlanmış ve kıyılmış tavukgöğsü

1 çay kaşığı tuz

Salata sosu;

4 yemek kaşığı zeytinyağı

3 yemek kaşığı elma sirkesi

2 yemek kaşığı su

1 çay kaşığı bal

Yapılışı

Kestaneleri ayıklayıp tuzlu suda pişirin. Sağlam ve parçalanmadan çıkarın. Kestaneleri soyun ve ayırın. Sebzeleri ve mantarları yıkayın. Rezeneyi 8 parçaya, bal kabağını küplere ve mantarları dörde bölün. Salata sosunun tüm malzemelerini bir karıştırıcıda karıştırarak sosu hazırlayın.

Kestaneleri, sebzeleri ve tavuğu bir fırın tepsisine koyun, sosun yarısını malzemelerin üzerine ekleyin ve 140ºC’de 20-30 dakika fırında pişirin. Kalan salata sosunu yarım saat sonra veya gerekli değilse piştikten sonra ekleyin. Sıcak olarak servis yapın.