Yazılar

Miyom ameliyatı anne olmayı önler mi?

Miyom ameliyatı anne olmayı önler mi?

Rahmin düz kas tabakasından kaynaklanan iyi huylu tümörler olan miyomlar ülkemizde her 5 kadından 1’inde görülüyor. En sık üreme çağı olan 25-45’li yaş grubu kadınlarda teşhis edilen miyomların yaygınlığı, son yıllarda doğurganlık oranlarının azalması ve yüksek östrojen maruziyeti nedeniyle giderek artıyor. Her ne kadar iyi huylu tümörler olsalar da miyom dokusu içinde 1000’de 1 olasılıkla kanser dokusu bulunabiliyor. Ayrıca rahmin iç duvarında yerleşmiş olan miyomlar embriyonun gelişmesine engel olarak çocuk sahibi olmayı önleyebiliyor. Bu nedenle erken teşhis ve tedavi miyomlarda büyük öneme sahip. Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Cihan Kaya, genelde belirti vermedikleri için miyomların çoğunlukla rutin muayeneler sırasında tesadüfen fark edildiklerine işaret ederek, “Dolayısıyla hiçbir yakınma olmasa dahi 21 yaşından itibaren yıllık jinekolojik muayeneler ihmal edilmemeli. Ayrıca miyomlar büyüdüklerinde düzensiz ya da miktarı artmış adet kanamaları, kasık  bölgesinde baskı-dolgunluk hissi ve ağrı,  sık idrara çıkma, idrarı tam boşaltamama hissi, kabızlık ve erken doyma gibi şikayetlere yol açarlar. Bu tür sorunlarda da mutlaka hekime başvurmak gerekiyor” diyor.

Miyomların ilaçlar ve açık veya kapalı cerrahi yöntemlerle tedavi edilebildiğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Cihan Kaya, “Ancak toplumda miyomlar hakkında doğru sanılan pek çok hatalı bilgi mevcut. Gerçeği yansıtmayan bu bilgiler hastaların gereksiz yere endişeye kapılmalarına veya hekime başvurmayarak teşhis ile tedavinin gecikmesine neden olabiliyor” diyor. Doç. Dr. Cihan Kaya, miyomlar ile ilgili doğru sanılan 10 hatalı bilgiyi anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu!

Acıbadem Bakırköy Hastanesi

Doç. Dr. Cihan Kaya

Miyom ameliyatında rahim alınır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Miyom ameliyatında rahmin alınması şart değildir. Özellikle ileride hamile kalmayı planlayan kadınlarda rahim korunarak sadece miyomlar çıkarılabiliyor.

Miyom ameliyatı sonrasında hamile kalınamaz. YANLIŞ

DOĞRUSU: Miyom ameliyatı; yaş, azalmış yumurtalar, tüplerde tıkanıklık ya da sperm fonksiyonlarında bozukluk gibi  başka bir neden yoksa çocuk sahibi olmayı etkilemiyor. Aksine, özellikle rahim iç duvarına yerleşmiş olan miyomlar embriyo gelişiminde sorun oluşturuyor.

Miyom ameliyatı adet olmayı önler. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Miyom ameliyatında sadece miyomlar alındıysa her ay düzenli adet görmeye devam ediliyor.

Miyom ameliyatı menopoza neden olur. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Miyomlar rahim kaynaklı iyi huylu tümörlerdir. Miyom alınması sonrasında yumurtalıklarından salgılanan östrojen hormonunda azalma görülmüyor. Yumurtalıklardan bağımsız yapılar olmaları nedeniyle miyom alınması ile menopoz arasında bir ilişki yoktur.

Her miyomun ameliyatla alınması gerekir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Herhangi bir şikayete neden olmayan miyomlarda düzenli aralıklarla takip yeterli iken adet düzensizliği, anemi, sık idrara çıkma, kabızlık ile ağrı kesicilere yanıt vermeyen ve günlük hayatı olumsuz etkileyen ağrı gelişmesi ile çocuk sahibi olamama gibi durumlarda  cerrahi olarak müdahale gerekiyor.

Miyom ameliyatı zor bir ameliyattır. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Ameliyatın zorluğu ya da süresi; miyomların sayısı, boyutu ya da yerleşim yerine göre değişiyor. Günümüzde açık cerrahi, histeroskopi, laparoskopi (kapalı ameliyat), robot yardımlı cerrahi ya da vNOTES (kesisiz vajinal laparoskopik cerrahi) yöntemleriyle miyom alınması işlemi başarıyla gerçekleştiriliyor.

Rahmin alınması cinsel isteksizliğe neden olur. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Miyom nedeniyle sadece rahim alınması ve yumurtalıkların korunması cinsel fonksiyonlarda değişikliğe yol açmıyor. Cinsel isteksizlik kadın ve erkek ile ilişkili birçok faktöre bağlı olarak gelişiyor.

Acıbadem Bakırköy Hastanesi

Tüm miyomlar menopoz döneminde küçülürler. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Miyomlar östrojen hormonuna bağımlı tümörlerdir. Doç. Dr. Cihan Kaya, menopoz dönemiyle birlikte östrojen seviyeleri düştüğü için miyomların kısmen küçülebildiğini belirterek, “Ancak bu tablo her hastada aynı olmuyor. Menopoz süreci bazı kadınlarda yıllarca sürebiliyor. Dolayısıyla menopoz sürecini beklemek özellikle organ bası şikayetleri olan, düzensiz adet kanamalarına yol açan ve giderek büyüyen miyomları olan hastalar için önerilmiyor”

Rahmin alınması zamanla rahim sarkmasına yol açar. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Sadece miyomların ya da organ sarkması olmayan bir tabloda rahmin alınması, uygun cerrahi tekniklerin kullanılmasıyla yeni bir organ sarkmasına neden olmuyor. Altta yatan, özellikle zor doğumlar sonrası görülen bir organ sarkması varsa bu şikayetler de rahim alınması sırasında düzeltilebiliyor.

İlaçlar uzun süre kullanılabilir. YANLIŞ!

DOĞRUSU: Özellikle kasık ağrısı şikayeti ön planda olan hastalarda ağrı kesiciler faydalı olabiliyor. Doç. Dr. Cihan Kaya, ancak yan etkileri nedeniyle ilaçların uzun süre kullanılmaması gerektiğini vurgulayarak, “Ayrıca adet kanaması olan hastalarda tercih edilen progesteron içeren haplar ya da spiraller uzun dönem kullanımda adet görememeye yol açabiliyor. Üreme hormonlarını baskılayan iğneler rahmin alınmasını istemeyen hastalara tavsiye edilebiliyor. Ancak bu ilaçlar da menopoz benzeri sıcak basması, gece terlemesi, baş ağrısı, kemik erimesi ve mide bulantısı gibi bazı olumsuz yan etkilere sahipler. Bu nedenle üç-altı ay süreli kullanılıyor” diyor.

Miyomlar iyi huylu kitle olsalar da… Dikkat!

Miyomlar iyi huylu kitle olsalar da… Dikkat!

Rahmin kas hücrelerinden kaynaklanan iyi huylu kitleler olan miyomlar kadınlarda oldukça sık rastlanan bir hastalık. Öyle ki görülme sıklığı yaşa göre değişmekle birlikte her 4 kadından 1’inde ‘miyom’ tespit ediliyor! Bu iyi huylu kitleler rahmin her yerinde gelişebiliyor; rahmin iç dokusuna çok yakın olabilecekleri gibi, dış duvarına yakın olup karın içine de büyüyebiliyorlar. Genellikle hiçbir şikayete ve ciddi sorunlara yol açmasa da bazı miyomlar yoğun veya düzensiz adet kanamalarına, kasık ağrılarına, dahası hamile kalmaya veya düşüğe neden olabiliyorlar! Ayrıca çok nadir rastlansa da 40 yaş üstünde oluşan ve hızlı büyüyen miyomlar sarkom adı verilen kötü huylu kitleler de olabiliyor. Dolayısıyla takip ve gerektiğinde tedavi edilmesi büyük önem taşıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Özgüç Takmaz, çoğunlukla herhangi bir yakınmaya neden olmadığı için miyomların büyük bir kısmının rutin yapılan jinekolojik kontrollerde tespit edildiğini belirterek, “Bu nedenle en az yılda bir kez muayene olmayı ihmal etmemek çok önemli. Miyom tespit edildiğinde ise korkulmasın, çünkü çoğunlukla sadece ultrason muayenesi ile takip yeterli oluyor. Yaşam kalitesini düşüren sorunlara yol açtığında veya anne olmayı engellediğinde ise ilaç tedavisi veya cerrahi yöntemle tedavi edilebiliyor. Günümüzde tıbbi teknolojilerde yaşanan hızlı gelişimler sayesinde daha etkin ve daha güvenli ameliyatlar yapılıyor, hastalar kısa sürede günlük yaşamlarına dönebiliyor.” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Doç. Dr. Özgüç Takmaz

Henüz nedeni bilinmiyor, ancak…

Miyomlar her yaşta görülse de yaş ilerledikçe saptanma ihtimali artıyor. Bunun nedeni ise miyomların kadınlık hormonu olan östrojen ile büyümeleri ve zamanla östrojene maruziyet arttığı için ultrasonda görülebilecek boyuta ulaşmaları. Miyomların tam olarak neden kaynaklandığı henüz açıklığa kavuşmamış olsa da bazı genlerin riski arttırdığı biliniyor. Dolayısıyla özellikle ailesinde miyom öyküsünün bulunması önemli bir risk faktörü olarak gösteriliyor. Ayrıca hiç hamile kalmamak veya doğum yapmamış olmak da riski artıran diğer etkenleri oluşturuyor. Yapılan bazı çalışmalar da düşük D vitamini ve A vitamini seviyelerinin miyom oluşma ihtimalini arttırdığını gösteriyor.

Miyomların 6 önemli sinyali!

Miyomların büyük çoğunluğu şikayet oluşturmuyorlar. Ancak bazı durumlarda yerleştikleri bölge veya boyutlarına göre farklı yakınmalara neden olabiliyorlar. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Özgüç Takmaz miyomun belirtilerini şöyle anlatıyor:

  • Adet bozukluklarına yol açabiliyor. Adet kanamalarının yoğun ve uzun süreli olması, ara kanamalar veya lekelenme kanamaları gibi sorunlar miyom belirtisi olabiliyor.
  • Adet döneminde gelişen ağrı da miyomlardan kaynaklanabiliyor.
  • Gebelik kesesinin rahme yerleşmesini veya yerleşen kesenin büyümesini önleyebiliyorlar. Bunun sonucunda hamile kalmayı engelleyebiliyor ya da düşüğe yol açabiliyorlar.
  • Karında şişkinlik ve gaz problemleri yapabiliyor. Bağırsaklara baskı oluşmuş ise kronik kabızlık, zor ve ağrılı dışkılama sorunu gelişebiliyor.
  • Miyom mesaneye doğru büyümüş ise sık idrara çıkma problemi yaşanabiliyor.
  • Ağrılı cinsel ilişki de büyük miyomların sinyali olabiliyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

İlaç veya cerrahi yönteme başvuruluyor

Ultrasonda tespit edilen miyomlar boyutlarındaki değişimler ve oluşturdukları şikayetlere göre ya tedavi ya da takip ediliyor. Çeşitli yakınmalara neden olan, hızlı büyüyen, hamile kalınmasına engel teşkil eden veya hamilelik oluştuğunda düşüğe yol açabilecek olan miyomlarım tedavi edilmeleri gerekiyor. Menopoza sokan iğneler, rahim damarlarının anjiyo ile tıkanması, ultrason veya MR cihazı ile eritme yöntemleri, ameliyatsız tedavi yöntemlerini oluşturuyor. Doç. Dr. Özgüç Takmaz, “Ancak miyomlar bu yöntemlerle tam olarak yok olmadıkları ve genelde tedavinin ardından bir süre sonra tekrar büyüdükleri için tüm dünyada halen en sık miyomektomi ameliyatı ile tedavi ediliyor.” bilgisini veriyor.

Kapalı cerrahi kritik öneme sahip! 

Günümüzde miyomektomi ameliyatı ile çok sayıda veya büyük miyomlar güvenli ve etkin bir şekilde temizlenebiliyor. Miyomektomi ameliyatları klasik açık yöntem, laparoskopik (kapalı) ve robotik yöntem olmak üzere 3 şekilde uygulanabiliyor. Ayrıca rahim iç duvarına yakın olan miyomlar vajinal yol ile yapılan histeroskopik yöntemle de çıkartılabiliyor. Hastaya hangi cerrahi yöntemin uygulanacağına miyomun boyutu, yerleşim yeri ve sayısı dikkate alınarak karar veriliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Özgüç Takmaz, miyomektomi ameliyatlarında en sık laparoskopik ve robotik yöntemlerin tercih edildiğini belirterek şöyle devam ediyor: “Çünkü bu tür kapalı cerrahi yöntemlerde ameliyat sırasında kanamalar daha az oluyor, hastalar ameliyat sonrasında daha az ağrı sorunu yaşıyor ve hastaneden çok daha kısa sürede taburcu olabiliyorlar. Kapalı cerrahi yöntemler ayrıca hastaların daha hızla iyileşmelerini, dolayısıyla günlük yaşamlarına daha kısa sürede dönmelerini sağlıyor.”

Erken doğum ihtimali mi? Gebelikte miyom…

Erken doğum ihtimali mi? Gebelikte miyom…

Birçok kadın hayatının herhangi bir evresinde miyomlar sebebiyle doktora gitmek durumunda kalmıştır. Hatta bazı kadınlar vücudunda miyom olduğundan bile habersiz olabilir. Çoğu zaman tehlikesiz gibi görünse de söz konusu hamilelik olduğunda ekstra dikkat gerektiren miyomlar, kendilerinden beklenmedik sonuçlar doğurabiliyor. Avrasya Hastanesi Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Çiğdem Yavuz Yurtsever, miyomların gebeliğe etkilerini anlatıyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Op. Dr. Çiğdem Yavuz Yurtsever

Miyom nedir?

Düz kas ve yoğunluğu olan iyi huylu kitlelere miyom denir. Kadınlarda oldukça sık rastlanılan kitleler olan miyomların hamilelikte görülme oranı yüzde 8 kadardır. Hamilelikte görülen miyomun davranışı, hamile olmayan kadınlara göre değişiklik gösterir.  Miyomların oluşmasında hormonlar ve genetik faktörler önemli bir rol oynar. Hamilelikte miyomların ortaya çıkmasının arkasında; artan hormon salgıları, özellikle de hamilelikte salgılanan human koryonik gonodatropin hormonunun salgılanması ve rahimin artan kan miktarıyla birlikte büyümesidir.

Hangi belirtiler ile ortaya çıkıyor?

Miyomlar genel olarak çok fazla belirti göstermezler. En tipik belirtileri ise şu şekilde özetlenebilir;

  • Karın bölgesinde görülen hafif bir ağrı,
  • Baş dönmesi,
  • Baş ağrısı,
  • Mide bulantısı,
  • Kusma.

Gebelik döneminde de yaygın olarak görülüyor

Hamilelik döneminde miyomların ortaya çıkması yaygın bir durumdur. Miyomlar daha çok ilk hamileliğini yaşayan anne adaylarında görülmektedir. Gebelikte görülen miyomlar, anne adayının yaşıyla da doğru orantılıdır. Yaş arttıkça miyom oluşma riski de artar.

Miyomlar rahim içerisinde 3 farklı şekilde bulunur

Submüköz tipi miyomlar, rahmin iç tabakasına yakın bir yerde bulunurlar. İntramural tipi miyomlar, tamamen rahim kasının içine yerleşirler. Son olarak subseröz tipi miyomlar ise rahmin dış yüzeyine yerleşmiş şekilde bulunurlar. Her ne kadar miyomlar gebeliğe engel teşkil edecek sorunlara yol açmasa da gözlem altında tutulması önemlidir.

 Dikkat, bu riskler ile karşı karşıya kalabilirsiniz!

Bir risk oluşturması için miyomun rahim içinde yerleştiği bölge, sayısı ve büyüklüğü etkin bir rol oynar. Genel olarak;

  • Erken doğum tehlikesi,
  • Düşük olma ihtimali,
  • Fetüsün rahim içinde pozisyonunun doğru olmaması,
  • Plasentanın erken ayrılması tehlikesi,
  • Bebeklerde gelişim bozukluğu,
  • Sezaryen riskini arttırma,
  • Doğum sonrası şiddetli kanama gibi riskleri vardır.

Miyomlar kısırlığa yol açar mı?

Her ne kadar doğrudan bir bağlantısı olduğu kanıtlanmasa da kısırlık tedavisi görürken miyomlarını aldıran kadınların hamile kalma ihtimallerinin arttığı görülmüştür. Bu konuda yapılan araştırmalar gösteriyor ki, rahim içine yerleşmiş miyomların kısırlık üzerinde en fazla etkisi olan miyom olduğudur. Diğer iki çeşit miyomun ise daha az bir etkiye sahip olduğu yapılan araştırmalarda görülmektedir.

Tedaviyi ihmal etmeyin!

Daha önce de belirttiğimiz gibi miyomlar tehlikesiz gibi gözükse de kontrol altında tutulması gereken bir durumdur. Çünkü genel olarak masum olan miyomlar hızla büyüyebilir ve nadir görülen bir kanserli miyom olabilir. Doktorun yapacağı ultrason, MR veya diğer görüntüleme cihazlarıyla yapacağı muayene sonrasında tedavinin şekline karar verilmelidir. Eğer miyom tehlikeli bir şekilde büyüyorsa cerrahi işlem ile alınması gerekebilir.

Miyomlara izsiz ve ağrısız operasyon

Miyomlara izsiz ve ağrısız operasyon

Rahmin düz kas tabakasından kaynaklanan iyi huylu tümörler olan miyomlar, doğurganlık çağındaki kadınlarda oldukça sık rastlanan bir hastalık. Öyle ki ülkemizde her 5 kadından birinde, çapı ufak veya büyük, az ya da çok sayıda  ‘miyom’ tespit ediliyor! Vücuttaki östrojen seviyelerinin daha yüksek olması nedeniyle sıklıkla üreme çağındaki 18-45 yaş grubundaki kadınlarda görülen miyomlar, rahim alınması operasyonlarının en sık nedenini oluşturuyor.

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Cihan Kaya, miyomların hastaların çoğunda herhangi bir şikayete yol açmadıkları için genellikle rutin muayeneler sırasında tesadüfen tespit edildiklerine dikkat çekerek, “Miyomlar bazı hastalarda ise düzensiz ya da miktarı artan adet kanaması, kasık bölgesinde ağrı, kabızlık ile sık idrara çıkma gibi yakınmalara neden olabiliyor. Daha da önemlisi, rahim içerisinde yerleşmiş olan miyomlar hamilelik oluşumunu önleyebiliyor; hamilelik oluşsa bile tekrarlayan düşüklere veya erken doğuma yol açabiliyor. Herhangi bir yakınma oluşturmayan miyomlarda düzenli aralıklarla takip yeterli gelirken, yaşam kalitesini düşüren sorunlara yol açtığında veya anne olmayı önlediğinde ise ilaçla veya cerrahi olarak müdahale etmek gerekiyor” diyor.

Doç. Dr. Cihan Kaya

V-NOTES ile ‘izsiz’ ve ‘ağrısız’ ameliyat!

Günümüzde miyom ameliyatlarının büyük çoğunluğu, hastalara açık cerrahiye göre daha az hastanede kalış süresi ve daha kısa sürede günlük aktivitelere dönüş imkanı gibi önemli konforlar sağlayan ‘laparoskopik’, bir başka deyişle kapalı yöntemle yapılabilir oldu. Son yıllarda teknoloji dünyasında atılan dev adımlar sayesinde laparoskopik ameliyatlarda hastaların yüzünü güldüren önemli bir gelişme daha yaşandı; tüm işlemlerin ‘doğal açıklıktan’ gerçekleştiği V-NOTES yöntemi!

Dünyada ve ülkemizde birkaç yıldır uygulanan V-NOTES yönteminin hastalara sağladığı en dikkat çekici faydaları; tüm işlemlerin doğal açıklıktan uygulanması nedeniyle karın bölgesinde kesi izi oluşturmaması ve bu sayede operasyon sonrasında ağrı oluşumunu önlemesi! Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Cihan Kaya, “V-NOTES cerrahisi; karın duvarına hiçbir kesi yapmadan, laparoskopik aletler eşliğinde, doğum kanalından gerçekleştirilen cerrahi yöntem demek. Miyomların izsiz ve ağrısız çıkarılmasını sağlayan bu yöntem sayesinde hastalar ameliyat sonrasında hastaneden aynı gün taburcu olabiliyor; kısa sürede iş ve günlük yaşamlarına dönebiliyorlar” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Karın bölgesinde ‘iz’ olmuyor

Tıp dünyasında büyük heyecan yaratan V-NOTES yöntemi; özellikle çocuk istemeyen ve büyük miyomlar nedeniyle düzensiz adet kanaması, sık idrara çıkma, kabızlık, cinsel ilişki sırasında ağrı ve sürekli oluşan kasık ağrısı nedeniyle rahmin alınması gereken hastalarda uygulanabiliyor. Ayrıca rahmin korunmasını isteyen hastalarda, özellikle rahmin dış kısmına yakın yerleşimli miyomlarda da kolaylıkla yapılabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı  Doç. Dr. Cihan Kaya, gerek rahmin korunduğu gerekse tamamen alındığı durumlarda başvurulabilen V-NOTES yönteminin nasıl uygulandığını şöyle anlatıyor:

“Doğum kanalının en derin noktasına yapılan 2-3 santimlik kesilerden karın boşluğuna ulaşılıyor. Bu yöntem için özel olarak geliştirilmiş, doğum yolunu koruyucu platformlar yardımıyla, karın içerisindeki organlar görünür hale getiriliyor. Ardından miyomlar kamera ve laparoskopik aletler yardımıyla vücut dışarısına alınıyor. Doğum kanalı tekrar onarılarak operasyon tamamlanıyor”

Pause Sağlık, Pause Dergi

Ameliyat sonrasında ‘ağrı’ sorunu yaşanmıyor!

Klasik laparoskopide karın cildine ve cilt altı dokulara yapılan ufak kesiler ve ameliyat süresinin uzun olması gibi etkenler nedeniyle, ameliyat sonrasında özellikle alt karın bölgesi ile kesi yerlerinde ağrı gelişebiliyor. V-NOTES yönteminde ise tüm işlemler doğum kanalında gerçekleştiği ve ortalama 30-45 dakika gibi kısa bir sürede tamamlandığı için ameliyat sonrasında ağrı sorunu yaşanmıyor.

Hastalar normal doğum yapabiliyor

Yöntemin sağladığı bir başka önemli fayda ise ameliyat süresinin kısa olması ve karın bölgesinde kesi olmaması sayesinde hastaların aynı gün taburcu olabilmeleri. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Cihan Kaya, “V- NOTES ameliyatından sonra hastalar ortalama 6-18 sonra evlerine dönebiliyor, iş ve günlük aktivitelere kısa sürede dönüş yapabiliyorlar. Karın bölgesinde kesi yeri fıtıklarının gelişmemesi ve kesi izlerine bağlı kozmetik kaygıları önlemesi de bu yöntemin diğer önemli faydasını oluşturuyor”  diyor. Doç. Dr. Cihan Kaya, ameliyat sonrasında hastaların normal doğum yapabileceklerini de sözlerine ekliyor.

Hangi jinekolojik sorunlarda uygulanıyor?

  • Miyomlar
  • Ağır adet kanaması
  • Erken evre rahim kanseri
  • Yumurtalık kistleri
  • Dış gebelik
  • Rahim sarkması
  • Tüp ligasyon (bağlanması) istemi
  • Tüp bebek öncesi tüplerin alınması