Yazılar

Karsan ve Ukrayna Kharkiv Belediyesi iş birliği

Karsan ve Ukrayna Kharkiv Belediyesi iş birliği

Karsan, ürün yelpazesiyle dünya kentlerinin ulaşımında rol model olmaya devam ediyor. Son olarak ulaşım altyapılarının geliştirilmesi konusunda Ukrayna’nın Kharkiv şehrinde düzenlenen Uluslararası Mintrans Forum’a Jest ve Atak modelleriyle katılan Karsan, Kharkiv Belediye Meclisi ile iş birliği sözleşmesine imza attı. Karsan, Kharkiv kentinin modernleşmesi kapsamında güçlendirilecek ulaşım altyapısına, bilgi ve ürün gamıyla destek verecek ve kente yapılacak toplu taşıma araç yatırımında söz sahibi olacak. Sözleşmenin ardından düşüncelerini paylaşan Kharkiv Belediye Başkan Vekili İgor Terekhov, yatırım kapsamında 500 adetlik araç alımı planlandığını, 6 ve 8 metrelik araçların ilk 150 adedinin ise bu yıl içerisinde alınacağını ve bu doğrultuda Karsan ile iş birliği yapmak istediklerini ifade etti. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Karsan CEO’su Okan Baş, “Kharkiv Belediyesi ile imzaladığımız iş birliği sözleşmesinden ve kente sağlayabileceğimiz katkılardan mutluyuz. Bu kapsamda Ukrayna iş ortağımız MDG ile 150 adet Jest ve Atak aracını, Temmuz ayından başlayarak Ekim ayına kadar teslim edilecek şekilde anlaştık.” dedi.

Red Dot Tasarım Ödülü CUPRA Formentor’a

Red Dot Tasarım Ödülü CUPRA Formentor’a

CUPRA Formentor, 2021 Red Dot Ürün Tasarımı Ödülü’nü kazanarak başarılarına bir yenisini daha ekledi

Dünya genelinde tasarım alanındaki çeşitliliği ve kaliteyi artırmak amacıyla 1955 yılından bu yana düzenlenen Red Dot ödülleri sahiplerini buldu. SEAT’ın bünyesinde, sportifliğin, performansın ve teknolojinin harmanlandığı bağımsız bir marka olarak faaliyet gösteren CUPRA’nın Formentor modeli ‘Ürün Tasarımı’ kategorisinde ödüle layık görüldü.

Gündelik ihtiyaçları bir performans otomobilinin tutkusu ve duygusuyla harmanlama yeteneği sayesinde jürinin beğenisini kazanan CUPRA markası ve Formentor modeli, böylece bu sınıfta ne kadar iddialı olduğunu da bir kez daha kanıtlamış oldu.

Fiat Egea Cross ile “Olay Değişti”

Fiat Egea Cross ile “Olay Değişti”

Fiat, satış rekorları kıran Egea Ailesi’nin en yeni üyesi Egea Cross’a özel bir reklam filmi hazırladı.

14 Nisan akşamından itibaren yayınlanmaya başlayan reklam filminde; başarılı oyuncu Engin Öztürk, Egea Cross’un direksiyonuna geçti.

Concept imzalı reklam filmi, İstanbul’un farklı lokasyonlarında üç günde çekildi. ‘Olay değişti’ temasıyla yaratılan

Fiat Egea Cross reklam kampanyası, televizyon filmi dışında, basın, açık hava, radyo, internet gibi farklı mecraları kapsıyor.

2019 ve 2020 yıllarında olduğu gibi, 2021 yılının ilk 3 ayında da tüketicinin en çok tercih ettiği marka olan Fiat’ın, satışa çıktığı andan itibaren büyük bir ilgiyle karşılanan Egea Cross modelinin reklam filmi yayınlandı.

Concept ile hayata geçirilen Egea Cross reklam filminin yaklaşık dokuz aylık titiz bir çalışmanın ürünü olduğunu söyleyen Fiat Pazarlama İletişimi Müdürü Burak Umur Çelik ise, “Her şeyiyle tam ve erişilebilir bir otomobil sahibi olmanın mümkün olduğunu ispatlayan Egea modelimizin; sedan, hatchback ve station wagon seçeneklerine eklediğimiz dördüncü gövde tipi Egea Cross yine Türk tüketicisinin büyük beğenisiyle karşılandı.

Egea Cross için hazırladığımız reklam filmimizle bu kez de yüksek ve donanımlı araçlara ulaşılabilir koşullarla sahip olmanın mümkün olduğunu vurguluyoruz. Yer aldığımız bu yeni segmenti de Egea Cross ile demokratize ediyor,  “Olayı Değiştiriyoruz”. Reklam yüzümüz Engin Öztürk ise duruşuyla, Egea Cross’un temsil ettiği değerlere mükemmel bir uyum sağladı. Bu iletişim kampanyasının Egea Cross’un segmentinde dinamikleri değiştireceğine inancımız tam.” diye konuştu.

Künye

Reklamveren: Fiat

Reklamveren Yetkilileri: Özgür Süslü, Burak Umur Çelik, İpek Mete, İrem Olguner

Reklam Ajansı: Concept

Executive Kreatif Direktör: Kerem Özkut

Kreatif Direktör: Gökhan Özdemir

Kreatif Grup Lideri: Emre Günaydın

Yaratıcı Ekip: Berke Gülçiçek, Gizem Serçe, Görkem Can Uygun, Kübra Demirkaya, Elif Melike Setenci

Grafik: Alper Dabak, Ahmet Kök, Erhan Özden

Müşteri İlişkileri Direktörü: Barış Alemdar

Marka Ekibi: Buket Arca Han, Kübra Yazıcı, Mirac Oltan Başar, Seda Ayral

Stratejik Planlama: Onur Aydın, Aytuğ Ateş, Su Solak

Ajans Prodüktörleri: Mert Turan, Hilal Kınalıada

Prodüksiyon: Anima İstanbul

Yönetmen: Aytuğ Üngör

Yarını sürümek

Yarını sürümek

Lotus, ürün, stratejik ve teknoloji duyurularıyla dolu küresel dijital konferansta geleceğini her zamankinden daha fazla ortaya koyuyor.

Dört yeni araç mimarisi, yeni teknoloji yol haritası, yeni bir küresel perakende kimliği ve yepyeni bir otomobilin adı. Lotus, işinin ve markasının devam eden dönüşümü hakkında bir dizi büyük haber duyurusu yaptı.

Lotus Cars ve Lotus Engineering için yeni bir şafağı müjdeleyen bu haber, Lotus’un küresel sanal konferansı olan Driving Tomorrowaracılığıyla dünya çapında yayınlandı.

www.DrivingTomorrow.LotusCars.com.

Lotus Cars Genel Müdürü Matt Windle: “Lotus’u dönüştürmek için devam eden Vision80 planımız yolda. Bu yıl Lotus için çok önemli bir yıl, özellikle spor otomobillerimizle bir dönemin sonuna geliyoruz ve diğerine başlıyoruz. Dünyaya Elise, Exige ve Evora’yı veren ruh ve tutku, yeni nesil otomobillerde – yepyeni Lotus Emira gibi otomobillerde yaşayacak. ”

Lotus Emira: 6 Temmuz’da dünya lansmanını yapıyor

Lotus, bugüne kadar yalnızca kod adı Type 131 ile bilinen ve şimdi Lotus Emira olduğu onaylanan yepyeni spor otomobili hakkında daha fazla ayrıntıyı doğruladı. ‘E-meer-a’ olarak telaffuz edilen kelime, çok sayıda eski dilde bulunur ve genellikle ‘komutan’ veya ‘lider’ olarak tercüme edilir. Lotus’u heyecan verici yeni bir geleceğe doğru bir yolculuğa çıkaran heyecan verici yeni spor otomobil olduğu için bu son derece uygundur.

Emira, 6 Temmuz Salı günü, prodüksiyon evi Hethel, Lotus Advanced Performance Center’da tanıtılacak ve 8-11 Temmuz’da Goodwood Festival of Speed’de kamuya açık dinamik çıkışını yapacak.

Lotus arabanın hibrit olmayacağını doğruladı. Emira, bir dizi içten yanmalı motorla güçlendirilecek. Yeni ek güç aktarma merkezi olacak Emira, son derece verimli ve en son teknolojiyi kullanacak.

Özel elektrikli spor otomobil mimarisi, aynı zamanda elektrikli araçlara da geçiş yapan Renault’nun Alpine spor otomobil markası ile ortaklaşa geliştiriliyor.

Ayrıca, mevcut modellerden bataryalı arabalar geliştirmeye çalışmak yerine elektrikli spor arabalar ve elektrikli SUV’lar yapmasına izin verecek iki yeni araç mimarisiyle Geely yatırımının ayrıntılarını da ortaya koydu.

Lotus için ilk kez Evija hiper otomobilinin gösterdiği saf elektrikli bir gelecek, başından beri Vision80 stratejisinin bir parçası oldu. Lotus Emira’dan sonra her yeni Lotus arabası elektrikli olacak.

Yenilenen Q2

Yenilenen Q2

Audi’nin dört yıl önce pazara sunduğu ve Q model ailesinin en küçüğü olan Q2 yenilendi. Dış tasarımdaki dikkat çekici ayrıntılar ve özellikle yeni Matrix LED farlarıyla ayırt edilen Q2, yeni sürüş asistan sistemleri gibi geliştirmelerle daha eğlenceli, konforlu ve güvenli.

Audi’nin başarılı model ailesinin en küçüğü olan Q2 yenilenen haliyle Türkiye’de 35 TFSI motor seçeneği ile Advanced ve S line donanım seviyelerinde showroomlarda satışa sunuldu.

 Tasarımdaki çarpıcı ayrıntılar

Yenilenen Audi Q2’de göze ilk çarpan, tasarımındaki detaylar oluyor.  Karakteristik olarak sağlam, sportif ve çok yönlü bir ailenin üyesi olan Q2 yeni haliyle de gücünü ve sunduğu güveni görünümüne yansıtıyor. Kompakt SUV’un yeni boyutlarında sadece uzunluğunun artığı; eskisinden 17mm uzayarak 4,21 metreye ulaştığı görülüyor. 2,60 metrelik aks mesafesi, 1,79 metrelik genişliği ve 1,54 metrelik yüksekliği ise değişmiyor. Bu boyutlar ve spor süspansiyonuyla modelin sürtünme katsayısı da kendi sınıfı için son derece başarılı bir değere; 0,31’e ulaşıyor.

Audi tasarımcıları, daha önceki tasarımdan bilinen, ön ve omuz çizgisini karakterize eden çokgen motifi arka tarafa da uygulamış. Tamponun her iki tarafında difüzöre ekli büyük beşgenler yer alıyor. Ön kısım da değiştirilmiş ve farların altındaki yüzeyler daha belirgin hale getirilmiş. Büyük hava girişi görüntüsüne sahip beşgen detaylar, özellikle isteğe bağlı S line donanım seviyesinde aracın daha etkileyici görünmesine katkı vermiş. Tek çerçeveli ızgara ise öncekine oranla daha alçağa konumlandırılmış ve ön bölümün daha geniş görünmesini sağlamış.

Yenilenen Audi Q2 Türkiye’de Advanced ve S line donanım paketleriyle alınabiliyor. Gövdenin alt kısmında, Advanced donanımda Manhattan gri; S line donanımda ise gövde renginde boyanmış eklemeler, her iki donanım seviyesinde gövde renginde ayna korumaları ve ön tarafta alüminyum şeritler bulunuyor. C sütunu kaplamaları da Advanced donanımda Metalik Manhattan gri; S line donanımda ise Selenit gümüş renginde sunuluyor.

pause oto

En üstün teknoloji: Matrix LED farlar

Yenilenen Q2’de en önemli geliştirmelerin başında standart olarak sunulan Matrix LED ön ve LED arka farlar geliyor.  Yedi ayrı LED’ten oluşan modüller ve akıllı kontrol özelliği, uzun huzmelerin dahi, diğer yol kullanıcılarının görüşünü etkilemesinin önüne geçiyor. Bu yedi LED aynı zamanda, dinamik dönüş sinyalleri için de çalışıyor. Eşkenar dörtgen şeklindeki optik bileşenlerin arkasına yerleştirilen on adet diyot da gündüz farları için ışık üretiyor.

TFSI motorun verimi

Kompakt SUV’un yenilenmiş hali, Q2 35 TFSI olarak Türkiye’de satışa sunuluyor. 1.5 litrelik TFSI motor 150 PS güç çıkışına sahip ve 1.500 ile 3.500 devir arasında 250 Nm tork üretiyor. COD; yani düşük yük ve motor hızlarında, ikinci ve üçüncü silindiri geçici olarak devre dışı bırakan verimlilik sisteminin yer aldığı model, 0’dan 100 km/s hıza 8,6 saniyede ulaşabiliyor ve 218 km / s maksimum hız değerine sahip.

Ferah ve kaliteli iç mekan

Audi Q2’nin iç mekanında da yenilikler göze çarpıyor. Jet tasarımlı yuvarlak hava çıkışları ve vites seçme kolunda yeni rötuşlar yapılmış. Standart olarak sunulan panoramik cam tavan aracı daha aydınlık ve havadar kılıyor. Ayrıca karartılmış arka camlar da isteğe bağlı olarak alınabiliyor. 405 litrelik bagaj, arka koltukların katlanmasıyla 1.050 litreye ulaşıyor. Standart olarak sunulan katlanabilir arka koltuklar ve eşya gözleri paketi, arkada 12 Voltluk USB şarj noktası, elektrikle açılıp kapanabilen bagaj kapağı ve isteğe bağlı olarak alınabilen spor koltuklar da iç mekandaki konfor öğeleri arasında.

Ayrıca aracın iç kısmında ışıkla sağlanan çok sayıda yenilik yer alıyor: gösterge panelindeki trim şeridi, orta konsoldaki dizlikler vb.

pause oto

Geniş ve kişiselleştirmeye açık konfor seçenekleri 

Yeni Q2’de ekranlar neredeyse tamamen yenilenmiş.  MMI radyo plus standart olarak sunulurken, MMI Navigasyon paketi isteğe bağlı olarak alınabiliyor. Audi Q2’nin Türkiye’de satılan Advanced ve S Line donanımlarında Opsiyonel olarak sunulan Konfor ve Teknoloji paketleri de Q2 modeli kişiselleştirmeye imkan tanıyor.

Konfor paketinde, Leatherette deri döşeme, alüminyum iç görünüm ve ambiyans aydınlatma paketi ile ön koltuk ısıtması sunulurken, isteğe bağlı alınabilen diğer paket olan Teknoloji paketinde, her iki donanım seviyesinde için, Audi akıllı telefon ara yüzü, AUX girişi, 10 GB müzik belleği, 8 hoparlör ve Audi sanal kokpit plus yer alıyor. MMI Navigasyon paketi isteğe bağlı olarak sunulurken, yine Bang&Olufsen ses sistemi de opsiyonel seçenekler arasında yer alıyor.

Her iki donanım için de Matrix LED ön farlar ve LED arka farlardan, elektrikli ayarlanabilir, katlanır ve ısıtmalı, kendiliğinden kararan dış aynalara kadar bir çok konfor öğesi standart olarak sunuluyor.

pause oto

Yolda daha da fazla güven

Audi, yeni Q2 için çok sayıda sürücü asistan sistemi sunuyor. Otomobilin önündeki trafiği izleyen, sürücüyü diğer araçlar, yayalar veya bisikletlilerle olası çarpışmalara karşı uyaran, sürücünün tepki vermemesi durumunda, fren yaparak kazayı önlemeye veya şiddetini azaltmaya çalışan Audi pre sense ön güvenlik sistemi bunların başında geliyor.

Türkiye’de satılan Q2’lerde geri görüş kamerası ve ön-arka park sensörünü içeren Park yardımı paketi standart olarak sunulurken, isteğe bağlı olarak kör nokta asistanı içeren Audi Pre Sense Basic ve Park asistanı gibi sürücü asistan sistemleri alınabiliyor.

 

Rolls-Royce ve Hermès farkı

Rolls-Royce ve Hermès farkı

“Zirve ürünümüzün bu muhteşem ifadesi, Rolls-Royce Motor Cars için bir dönüm noktasını temsil ediyor ve üç yüzyılı aşkın, birleşik deneyim ve mirasa sahip iki markayı bir araya getiriyor. Bu Phantom, Rolls-Royce ve Hermès arasındaki derin ve gerçek bir işbirliğinin sonucudur. Burada, tasarımcıların, malzeme uzmanlarının ve yetenekli zanaatkarların gerçek anlamda benzersiz bir deneyim yaratmak için yan yana çalıştığı ve aynı zamanda çokca yaratıcı bir zorlayıcılığı, teknik olarak zorlu bir projede birleştirmek ve müşterimizin olağanüstü vizyonunu bu kadar güzel bir şekilde hayata geçirmek unutulamaz bir ayrıcalık oldu. ”

Torsten Müller-Ötvös, CEO, Rolls-Royce Motor Cars

“Bu eşsiz Phantom, Doğu ve Batı, antik ve modern, huzur ve neşenin bir birleşimidir. Hermès ile birlikte çalışılan harika bir yaratıcı ve kültürel değişimdi; birbirimizden çok şey öğrendik. Bir müşterinin özel bir proje getirmesi her zaman bir zevktir. Cesur, net ve yaratıcı bir vizyonun bu kadar mükemmel bir şekilde gerçekleştiğini görmek heyecan verici. ”

Michael Bryden, Baş Tasarımcı, Rolls-Royce Bespoke Collective

Rolls-Royce Motor Cars, Hermès ile benzersiz bir işbirliği içinde muhteşem Phantom’u yarattı. Paris’teki Hermès ve Goodwood, West Sussex’teki Home of Rolls-Royce’da Bespoke uzmanlarından oluşan bir ekip tarafından tasarlanan ve el yapımı olan Phantom Oribe, sahibi Japon girişimci Yusaku Maezawa’nın kişiliğini ve tutkularını yansıtıyor. Müşteri, arabayı özel hava yolculuğunun dingin ayrıcalığını yola getiren bir ‘Kara Jeti’ olarak tasarladı.

Otomobilin çarpıcı iki tonlu dış görünümü, Maezawa-san’ın önde gelen bir koleksiyoncusu olduğu antika Japon Oribe eşyalarının karakteristik yeşil ve krem sırlarıyla eşleşiyor. Üst kısım, müşteri için özel olarak oluşturulan ve tamamen özel bir renk olan Oribe Yeşili ile tamamlanmıştır. Rolls-Royce, alışılmadık bir hareketle, boyayı Phantom’un eşleştirileceği müşterinin özel jetinde kullanıma hazır hale getirdi. Goodwood’daki Surface Finish Center’daki uzmanlar tarafından aylar boyunca geliştirilen bu 16. yüzyıl seramiklerini karakterize eden parlak, koyu yeşil renk, sırları mükemmel bir şekilde yakalar. Etki, krem beyazı alt bölümle güzel bir şekilde tamamlanır.

Oribe ürünlerinden ilham alan renk grubu, Paris’teki Hermès tasarımcıları ve zanaatkarları ile Goodwood, West Sussex’teki tasarımcı, mühendis ve zanaatkârlardan oluşan, Rolls-Royce Bespoke Collective’in gerçek bir zihin buluşmasıyla yaratılan ve gerçekleştirilen iç mekanda uyumlu bir şekilde devam ediyor. Birlikte, her bir bileşenin her iki markanın en iyi geleneklerini bünyesinde barındırmasını sağlamak için ortak uzmanlıklarını ve marifetlerini uyguladılar.

İç mekan ağırlıklı olarak Hermès Enea Green deri ile tamamlandı ve müşterinin hemen her temas noktasını içeren detaylara kadar uzanıyor. Örneğin; direksiyon simidi, tutma kolları, vites seçici ve aracın klima ayarları için kumandalar.

Hermés deri, üst gösterge panelinin, iç sütunların ve arka bagaj rafının etrafında dolaşıyor. Aynı zamanda torpido gözü ve bagaj kaplaması, orta konsol, sürahi saklama bölmesi ve şampanya soğutucusu gibi daha az görünür yüzeyleri de kaplıyor. Projenin gerçekten işbirlikçi doğasının ve iki üreticinin karşılıklı saygısının bir işareti olarak, torpido gözü kapağı Hermés imzası “Habillé par Hermès Paris” ile kabartılmıştır.

Narin Hermès fitilleri arka koltukların koltuk başlıklarını ve baldır desteklerini süslerken, yumuşak Seashell White vurgular ve uyumlu kuzu yünü paspaslar, baştan sona bir ışık ve ferah alan hissi yaratır.

İç mekan ayrıca Rolls-Royce Bespoke tasarım ve el işçiliği örnekleriyle doludur. Örneğin; ahşap hoparlör perdeleri, kapılara uygulanan Open Pore Royal Walnut kaplamanın titizlikle delinmesi, kesintisiz, dokulu estetik ve hassas bir haptik oluşturmasıyla oluşturulur. Açık Gözenekli Royal Walnut ayrıca orta ve arka konsollar ile piknik masası sırtlarına uygulanır. Rolls-Royce için bir başka ilk olarak, iç mekanda kapı kolçaklarında, orta ve arka konsollarda Hermès ‘Toile H’ kanvası ve en önemlisi de Hermes Özel Tavan Döşemesi bulunuyor.

Hermès, başlangıçta usta saraçlar tarafından kullanılan miras dikiş ve kenar boyama teknikleri kullanılarak oluşturulan deri döşeme ile kendine özgü binicilik mirasını iç mekana taşıyor. Arabanın ön panosu boyunca uzanan ve Rolls-Royce’a özgü bir özellik olan Phantom’s Gallery için Hermès, ünlü Fransız ressam ve ressam Pierre Péron’un (1905-1988) tasarımına dayanan bir sanat eseri sipariş etti. Hermès’in ikonik eşarpları. ünlü Hermès atı motifinden esinlenen eser, Open Pore Royal Walnut üzerine elle boyanmış ve camın arkasında sahnelenmiş gibi sunuluyor.

Müller-Ötvös, “Bu görkemli ve zevkli Rolls-Royce Phantom, dünyanın en büyük markalarından ikisinin yetenekli insanları, Maezawa-san gibi ileri görüşlü, ilham verici bir müşteri ile yakın bir şekilde çalıştıklarında nelerin mümkün olduğunu gösteriyor. Zanaatkarlarımızın ve yeteneklerimizin en iyisini temsil eden zihinlerin, ustalığın, vizyonların ve becerilerin buluşmasıdır. “

ŠKODA’ya “Yılın Yükselen Otomotiv Markası“ ödülü

ŠKODA’ya “Yılın Yükselen Otomotiv Markası“ ödülü

Pandemi dönemi boyunca farklı metriklerde yükselen markaların 21 kategoride oylandığı Rise Of Brands Ödülleri’nde ŠKODA, otomotiv sektöründe “Yılın Yükselen Markası“ seçildi.

Bu yıl ilk kez halk oylaması ile gerçekleşen Rise of Brands Ödülleri’nde farklı sektörlerden toplam 105 marka için 179.340 oy kullanıldı.

Pandemi başlangıcından itibaren kamu ve çalışan sağlığı için tüm tedbirleri alıp, oluşturduğu doğru stratejiler ve iletişim ile süreçten yükselerek çıkmayı başaran ŠKODA, kamu sağlığı için İyilik araçları filosu oluşturarak pandemi döneminin görünmez kahramanları olan sağlık çalışanlarına maske dağıtımı gerçekleştirdi.

Mercedes-EQ markasının lüks sınıftaki ilk elektrikli otomobili EQS

Mercedes-EQ markasının lüks sınıftaki ilk elektrikli otomobili EQS

Mercedes-EQ markasının lüks sınıftaki tamamen elektrikli ilk otomobili EQS, dijital dünya lansmanı ile tanıtıldı.

Mercedes-EQ, tamamen elektrikli ilk lüks sedan modeli EQS ile lüks araç segmentini yeniden tanımlıyor. EQS aynı zamanda lüks ve üst sınıf elektrikli araçlara yönelik modüler mimariye dayanan ilk model olmasıyla da dikkat çekiyor. Üstün teknoloji, tasarım, işlevsellik ve bağlanabilirlik özelliklerini birleştiren EQS, hem sürücü hem de yolculara odaklanıyor. İlk aşamada 245 kW gücündeki EQS 450+ ve 385 kW gücündeki EQS 580 4MATIC modelleri tanıtılan EQS’in, Türkiye’de ise EQS 580 4MATIC modeliyle 2021 yılının son çeyreğinde satışa sunulması planlanıyor.

Markanın elektrikli otomobil vizyonu

Mercedes-Benz, Ambition 2039 girişiminin bir parçası olarak önümüzdeki 20 yıl içinde karbon nötr yeni bir araç filosu sunmayı hedefliyor. Şirket, 2030 yılında, sattığı otomobillerin yarısından fazlasının elektrikli ve şarj edilebilir sistemler dahil elektrikli güç-aktarma sistemlerine sahip olmasını planlıyor. Mercedes-Benz birçok alanda geleceği bugünden düşünüyor. Yeni EQS de bu yaklaşıma uygun olarak, sürdürülebilir bir şekilde tasarlandı. Araçlar karbon nötr bir yaklaşımla üretiliyor ve geri dönüştürülmüş iplikten üretilen halı gibi malzemelerle kaynaklarını verimli kullanıyor. Mercedes-Benz bu nedenle geliştirme ve tedarikçi ağından kendi üretim sürecine kadar tüm değer zincirini dikkatle ele alıyor. Mercedes-Benz AG’nin iklim koruma hedefleri, Science Based Targets Initiative (SBTI) tarafından da onaylandı.

En aerodinamik seri üretim otomobil

Aerodinami uzmanları ile tasarımcıların yakın iş birliği ve “Amaca Yönelik Tasarım” yaklaşımını kapsayan çok sayıda titiz detay sayesinde elde edilen 0,20 Cd sürtünme katsayısı ile en iyi Cd değerine ulaşıldı. Bu, EQS’i dünyanın en aerodinamik seri üretim otomobili yapıyor. Söz konusu değer, özellikle sürüş menziline olumlu yansıyor. EQS, aynı zamanda düşük rüzgar sürtünmesi ile en sessiz araçlardan biri olarak öne çıkıyor.

EQS aynı zamanda enerji geri kazanımı için de çok iyi değerler kaydediyor: DAuto enerji geri kazanım programında 5 m/s², yavaşlama anında 3 m/s² geri kazanımla (2 m/s² tekerlek frenleri) yavaşlama sağlanıyor. Bu durum, fren pedalını kullanmadan durma noktasına kadar yavaşlamayı sağlarken, aynı zamanda menzil de yüksek geri kazanım seviyesinden (290 kW’a kadar) yararlanıyor. Örneğin trafik ışıklarında önde algılanan bir araç olması halinde durma noktasına kadar yavaşlama uygulanıyor. Akıllı enerji geri kazanım sistemi, ECO Assist yardımıyla, sürüş koşullarına göre optimize ediliyor ve diğer unsurların yanı sıra trafik koşullarını veya topografyayı dikkate alarak araç öngörülü bir sürüş tarzı ile hareket ediyor. Sürücü ayrıca direksiyon üzerindeki kulakçıkları kullanarak süzülme fonksiyonunu ayarlayabiliyor ve üç ayrı enerji kazanım seviyesinden birini seçebiliyor.

Yüksek menzil ve düşük tüketim değerleri

770 kilometreye (WLTP) varan menzilleri ve 385 kW’a varan güç üretimi ile EQS’in güç-aktarım sistemi, S-Serisi segmentindeki kullanıcıların gereksinimlerini karşılıyor. Ayrıca 560 kW’a kadar bir performans versiyonu da planlanıyor. Tüm EQS versiyonlarının arka aksında bir elektrikli güç-aktarma sistemi (eATS) bulunurken, 4MATIC versiyonlarının ön aksında da bir eATS bulunuyor.

EQS, çok daha yüksek enerji yoğunluğuna sahip yeni nesil bataryalarla sunuluyor. İki bataryadan daha büyük olanı, 107,8 kWh enerji kapasitesine sahip. Bu rakam, EQC’ye kıyasla yaklaşık yüzde 26 daha yüksek bir kapasite anlamına geliyor (EQC 400 4MATIC: Karma elektrik tüketimi: 21,5-20,1 kWsa/100 km; CO2 emisyonları: 0 gr/km).

15 dakikada 300 km’lik menzil

EQS, doğru akımlı hızlı şarj istasyonlarında 200 kW’a kadar şarj edilebiliyor. 300 kilometreye kadar (WLTP) menzil için yalnızca 15 dakikalık bir şarj yeterli oluyor. EQS, evde veya halka açık şarj noktalarında entegre şarj cihazı kullanılarak AC ile 22 kW’a kadar şarj edilebiliyor. Ayrıca konuma ve batarya tasarrufu sağlayan şarj gibi işlevlere bağlı olarak otomatik olarak etkinleştirilebilen çeşitli akıllı şarj programları bulunuyor.

Elektrikli Zeka özelliğine sahip navigasyon, şarj molaları da dahil olmak üzere en hızlı ve en uygun rotayı birçok etkeni göz önünde bulundurarak planlıyor ve örneğin trafik sıkışıklığına veya sürüş tarzındaki değişikliklere anlık olarak tepki veriyor. Yeni bir özellik olarak EQS’in bilgi-eğlence sistemi (MBUX – Mercedes-Benz Kullanıcı Deneyimi) mevcut batarya kapasitesiyle şarj olmadan ilk hareket noktasına dönmenin mümkün olup olmadığını görselleştiriyor. Rota hesaplamasında manuel olarak eklenen rota üzerindeki şarj noktaları tercih edilebiliyor veya önerilen şarj noktaları hariç tutulabiliyor. Ayrıca şarj başına tahmini ücretlendirme maliyetleri de hesaplanıyor.

 Otomatik konfor kapılar

Opsiyon olarak önde ve arkada otomatik konfor kapılar sunuluyor. Sürücünün araca yaklaşmasıyla ilk olarak kapı kolları yuvasından dışarıya çıkıyor. Kullanıcı daha da yaklaştığında sürücü kapısı otomatik olarak açılıyor. Sürücü, MBUX’i kullanarak -örneğin çocukların okul önünde araca güvenle binmesini sağlamak için- arka kapıları açabiliyor.

EQS, donanıma bağlı olarak 350 adede kadar sensörle donatılıyor. Bu donanımlar mesafeleri, hızları ve ivmelenmeleri, aydınlatma koşullarını, yağış ve sıcaklıkları, koltuk doluluğunu ve hatta sürücünün göz kırpma sıklığını ve yolcuların konuşmalarını takip ediyor. Tüm bu bilgiler, algoritmalar tarafından kontrol edilen ve yıldırım hızında kararlar veren özel kontrol üniteleri tarafından işleniyor. Yeni EQS, Yapay Zeka (AI) sayesinde öğrenme yeteneğine sahip ve buna bağlı olarak yeteneklerini yeni deneyimlere dayalı olarak geliştirebiliyor.

Ses temaları ve ENERGIZING NATURE

EQS’te çok yönlü ses deneyimi, geleneksel bir araçtan, sesi olan bir elektrikli otomobile geçişi sağlıyor. Çeşitli ses temaları, bireysel bir akustik kuruluma izin veriyor. Burmester® surround ses sistemi ile birlikte EQS, Silver Waves ve Vivid Flux olmak üzere iki farklı ses teması sunuyor. Ses Deneyimleri, merkezi ekrandan seçilebiliyor veya kapatılabiliyor. Ayrıca etkileşimli sürüş sesi de iç mekandaki ses sisteminin hoparlörleri ile üretiliyor.

Orman Açıklığı, Denizin Sesi ve Yaz Yağmuru olmak üzere üç farklı ENERGIZING NATURE programı ENERGIZING COMFORT’un yeni özelliği olarak sunuluyor. Bunlar, sürükleyici ve etkileyici bir kabin içi ses deneyimi sağlıyor. Bu sakinleştirici sesler, akustik çevrebilimci Gordon Hempton ile birlikte oluşturuluyor. ENERGIZING COMFORT’un parçası olan diğer programlar gibi, diğer duyulara hitap etmek için aydınlatma modları ve görüntüler de kullanılıyor.

Sürücünün göz kapağını analiz edebilen MBUX Hyperscreen

MBUX Hyperscreen, iç mekân tasarımının en can alıcı noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Büyük ve kavisli ekran, sol A sütunundan sağ A sütununa kadar konsol boyunca uzanıyor. Kavisli camın ardında üç adet ekran bulunuyor ve bunlar bir araya gelerek tek bir ekran gibi görünüyor. Ön yolcuya ait 12,3 inçlik OLED ekran, kişiselleştirme ve kontrol alanı sağlıyor. Yasal düzenlemelere bağlı olarak sürüş esnasında eğlence işlevlerine sadece bu ekrandan erişim sağlanabiliyor. Akıllı kamera tabanlı bir güvenlik sistemi, sürücünün ön yolcu ekranına baktığını algılaması halinde otomatik olarak ekranı karartıyor.

MBUX, uyarlanabilir yazılımıyla kullanıcısına adapte oluyor ve çok sayıda bilgi-eğlence, konfor ve araç işlevi için kişiselleştirilmiş önerilerde bulunuyor. Sıfır katman özelliği sayesinde en önemli uygulamalar duruma ve bağlama göre görüş alanı içinde her zaman en üst düzeyde kullanıma sunuluyor.

En güncel sürüş destek sistemleri, birçok noktada sürücüyü destekliyor. Konsantrasyon Kaybı Yardımcısı ile sunulan mikro uyku işlevi yeni bir özellik olarak devreye giriyor. Sürücünün göz kapağı hareketleri, sadece MBUX Hyperscreen ile sunulan sürücü ekranındaki bir kamera aracılığıyla analiz ediliyor. Sürücü ekranındaki yardım ekranı, sürüş destek sistemlerinin çalışmasını anlaşılır bir tam ekran görünümde gösteriyor.

Toyota’dan 5 yıl garanti

Toyota’dan 5 yıl garanti

“Toyota Garanti Sistemi’ni” 5 yıl/150 bin kilometreye çıkardı.

Geçtiğimiz ay hafif ticari araç segmentine sunulan Toyota Proace City ile başlayan uzatılmış “Toyota Garanti Sistemi” 24 Mart tarihinden itibaren satışı gerçekleşen tüm modelleri kapsıyor.

Toyota bunun yanında ayrıca “Garanti Spesiyal” ile de garanti uygulamalarında farkını ortaya koyuyor. Bu sisteme göre Toyota kullanıcıları, 5 yıl/150 bin kilometrelik Toyota Garanti Sistemi’nin süresi dolmadan önce araçlarının motor, şanzıman ve diferansiyel komponenetleri  için garanti süresini 2 yıl ve sınırsız kilometre olarak uzatabilecekler. 1600 cc’ye kadar olan modeller ve tüm hibritler için 960 TL, 1600 cc üzeri binek otomobiller, Hilux ve Proace City için 1.110 TL ve SUV modeller için 1.320 TL ödeyerek “Garanti Spesiyal” sistemine dahil olanlar bu süre ve sınırsız kilometre kapsamında araçlarının motor, diferansiyel ve şanzımanlarını garanti altına almış olacaklar.

ID.4’e Dünya Yılın Otomobili Ödülü

ID.4’e Dünya Yılın Otomobili Ödülü

Volkswagen’in tamamen elektrikli ilk SUV modeli ID.4, 2021 Dünya Yılın Otomobili “World Car of the Year” seçilirken, aynı zamanda Euro NCAP tarafından gerçekleştirilen güvenlik testlerinden de 5 yıldız almayı başardı.

Otomotiv dünyasının en prestijli ödülleri arasında yer alan ve 24 ülkeden 90’ı aşkın otomotiv gazetecisi tarafından belirlenen World Car Awards’ın 17’incisinde, zirvede ID.4 yer aldı.  Dünya Yılın Otomobili (World Car of the Year) ödülüne hak kazanan araçların, yılda en az 10 bin adetlik bir üretim adedine sahip olması ve en az iki kıtada satışa sunulması gibi kriterlere uygun olması gerekiyor.