Yazılar

Kahvenin en pratik hali

Kahvenin en pratik hali
Hayata geçirdiği projeler ve ürünler ile yaşamı kolaylaştıran Philips, Tam Otomatik Espresso Makinesi ile kahve tutkunlarına benzersiz lezzetler sunuyor.
Espresso, Latte, Cappuccino ve Latte Macchiato gibi 12 çeşit aromatik kahve hazırlayabilen Tam Otomatik Espresso Makinesi pratikliği, lezzetli kahveleri ve kadifemsi yumuşacık süt köpüğü keyfi ikiye katlıyor.

Kişiye Özel Kahve Deneyimi…
Tam Otomatik Espresso Makinesi, tanımlanan 4 kullanıcı profili ile kahvenin aromasını, süt miktarını kullanıcıya göre belirlerken, kişiye özel tarifleri de hafızasına kaydederek kullanıcıların sevdiği kahveyi her seferinde aynı şekilde hazırlayabiliyor.

Ayrıca kahveseverler, kahve özelleştirme seçeneğinin ekstra shot özelliği sayesinde kahveye acılık katmadan, yoğunluğunu isteğe göre kolayca ayarlayabilirken, kahvesine süt köpüğü eklemek isteyen kullanıcılara ise şimdiye kadarki en hızlı süt temizleme sistemi* LatteGo sistemi ile doğru sıcaklıkta ve krema kıvamında elde ettikleri süt köpüğünün tadını çıkarmak kalıyor.

Her Bardakta Mükemmel Sıcaklık, Aroma ve Krema*
Philips Tam Otomatik Espresso Makinesi, akıllı Aroma Extract sistemi ile su sıcaklığını 90 ve 98°C arasında tutarken su akış hızını düzenleyerek demleme sıcaklığı ve aroma çıkarma arasında optimum bir denge yakalayarak kahve tutkunlarına her zaman mükemmel bir deneyim yaşatıyor.

Dayanıklı Seramik Öğütücüler ile 20.000 Bardak Üstün Kaliteli Kahve
Philips Tam Otomatik Espresso, yüzde yüz saf seramikten üretilen ve 12 adımlı ayara sahip olan öğütücüleri kahve çekirdeklerini ultra ince tozdan kalın parçacıklara kadar farklı şekillerde öğütebiliyorken dayanıklı yapısıyla en az 20 bin fincan taze aromatik kahve yaparak uzun yıllar süren kahve keyfi yaşatıyor.

Kahve Makinenizi Temizlemek Artık Çok Kolay!
Kullanıcıları için her daim en iyisini düşünen ve bu doğrultuda çözümler sunan Philips’in Tam Otomatik Espresso Makinesi’ndeki AquaClean filtresi ile kullanıcılar kireç temizleme işlemine gerek duymadan 5 bin* bardağa kadar kahve demleyebiliyor. Çıkarılabilir demleme grubu, musluk suyu altında durulanarak kolayca temizlenebilirken, LatteGo damla tepsisi ve kahve öğütme haznesi bulaşık makinesinde yıkanabiliyor. Böylece zaman tasarrufu ve hijyenik temizlik sağlayarak kullanıcılarına kolaylık sunuyor.

Philips’ten tam otomatik espresso makinesi

Philips’ten tam otomatik espresso makinesi

Philips, Tam Otomatik Espresso Makinesi ile kahve severlere birbirinden lezzetli tatlar sunuyor.

Espresso, Sade Kahve, Cappuccino ve Latte Macchiato gibi 12 çeşit aromatik kahve hazırlayabilen Tam Otomatik Espresso Makinesi pratikliği ve lezzetli kahveleri ile keyfi ikiye katlıyor.

Tam Otomatik Espresso Makinesi, tanımlanan 4 kullanıcı profili ile kahvenin aromasını, süt miktarını kullanıcıya göre belirlerken, kişiye özel tarifleri de hafızasına kaydederek kullanıcıların sevdiği kahveyi her seferinde aynı şekilde hazırlayabiliyor.

Ayrıca kahveseverler, kahve özelleştirme seçeneğinin ekstra shot özelliği sayesinde kahveye acılık katmadan, yoğunluğunu isteğe göre kolayca ayarlayabilirken, kahvesine süt köpüğü eklemek isteyen kullanıcılara ise şimdiye kadarki en hızlı süt temizleme sistemi* LatteGo sistemi ile doğru sıcaklıkta ve krema kıvamında elde ettikleri süt köpüğünün tadını çıkarmak kalıyor.

Fiyatı 6,399 TL’dir.

 

Philips Fidelio X3 kulaklıklar raflarda

Philips Fidelio X3 kulaklıklar raflarda

Philips’in kusurusuz ses performansını konfor ve tasarımla birleştiren üst segment lüks Fidelio X3 kulaklıkları tüm Avrupa ülkelerinde satışa sunuldu.

Fidelio X3’te kullanılan İskoç Muirhead marka deri ve Danimarkalı Kvadrat akustik kumaş sayesinde Avrupa tasarımı konforla birleşiyor.

Philips Fidelio X3 kulaklıkta yer alan 50mm büyüklüğündeki sürücüler sayesinde dinleyicisine tam kapsamlı müzik deneyimi yaşatıyor.

İdeal stereo (sağ-sol) ayrımı için kulaklık isteğe bağlı olarak bağlantı kablosuyla da kullanılabiliyor.

Philips Fidelio X3 Hi-Res Audio sertifikasına sahip .

TP Vision uzmanları Philips Fidelio X3’ü cömert bas, orta seviye ses, enstrüman ve seslerin pürüzsüz bir şekilde ayrımı ile en üst düzeyde temiz spektrum sunacak şekilde tasarladı. Her yönden kusursuz bir müzik zevki sunan ürün; performans, konfor ve tasarımın her detayına titizlikle dikkat edilerek dizayn edildi. Dinleyicisine benzersiz bir deneyim sunan bu özellikler sayesinde X3 bir kulaklıktan çok daha fazlasını vadediyor.

Philips TV, İki EISA Ödülü

Philips TV, İki EISA Ödülü

55’’ OLED805 modeli, 2020-2121 EISA Satın Alınabilecek En İyi OLED TV, 65” OLED+935 modeli, 2020-2021 EISA Yılın Ev Sinema TV’si ödülünü almaya hak kazandı.
TP Vision çatısı altında yer alan Philips TV, OLED teknolojisini baştan beri destekleyerek uzun süredir ürünlerinde güçlü P5 görüntü işleme özelliğini özgün Ambilight teknolojisiyle birleştiriyor.
Philips OLED TV’ler; televizyon pazarında görüntü ve ses kalitesi için standartları belirleyerek prestijli EISA ödülü de dahil olmak üzere bugüne kadar diğer birçok seçkin kuruluş tarafından ödül almaya hak kazandı.
Philips TV; 2020 EISA kazananlarının açıklanmasıyla Satın Alınabilecek En İyi OLED kategorisinde arka arkaya 4.kez, Ev Sinema TV’si kategorisinde arka arkaya 3.kez EISA ödülü kazandı.

Dünya çapında tüketici teknolojisi gurularından oluşan ve 29 ülkeden 55 derginin de katılım gösterdiği EISA (Expert Imaging & Sound Association), yaklaşık 40 yıldır son teknolojiye sahip ve sektöründe çığır açan ürünleri oyluyor.

Philips OLED TV Modelleri Temmuz ayında satışa çıkıyor

Philips OLED TV Modelleri Temmuz ayında satışa çıkıyor

Raflara çıkmaya hazırlanan 800 Serisi Philips OLED TV’ler, 4.nesil P5 görüntü işleme motorunu yapay zekayla birleştiriyor.

TP Vision tarafından yapılan açıklamaya göre; 3 farklı modelle (805/855/865) satışa çıkacak olan OLED TV’ler, 55 inch(140cm) ve 65 inch(165 cm) seçenekleriyle Temmuz ayında raflardaki yerini alacak.

4.nesil P5 görüntü işleme motorunu yapay zekayla birleştiren yeni Philips OLED TV’ler, görüntü kalitesi çıtasını yukarı taşıyor.

TV’lerde bulunan diğer özellikler:

3 taraflı Ambilight

9.Nesil Android işletim sistemine sahip Akıllı TV

50watt çoklu hoparlör

Çoklu hoparlörleri ve farklı odaları birbirine bağlayan DTS Play-Fi özelliği sunan ilk premium TV markası

Yapımında gerçek metal ve deri kullanılan üstün Avrupai tasarım

İskoç menşeili deri uzmanı Muirhead imzası taşıyan uzaktan kumanda

 

Philips’den 5 yeni televizyon

Philips’den 5 yeni televizyon

Philips TV Amsterdam’da gerçekleştirdiği 2020 yeni ürün lansmanında yılın ilk çeyreğinde 5 yeni TV modelini tanıtacağını açıkladı.

Koleksiyonda yer alan Philips OLED 805 ve 855 TV’ler güzel göründüğü kadar akıllı da. 4. nesil P5 işlemci, 3 taraflı Ambilight, Android 9 Smart TV ve yapay zeka özelliği sayesinde görüntü kalitesini farklı bir noktaya taşıyor.

Philips TV, 9235 ve 9435 serilerinde Bowers & Wilkins iş birliğiyle Premium Ses sunuyor.

2020 yılında Performans Serisi’ne 8505 modelini de ekledi. Ayrıca, Dolby Vision, Dolby Atmos, HDR10+ ve HLG uyumu 2020 Android TV ürün gamında da devam ediyor.

Philips dört dörtlük müzik keyfi

Philips dört dörtlük müzik keyfi

TP Vision; dün akşam Amsterdam’da gerçekleştirdiği lansmanda olağanüstü ses performansı, konfor ve lüks tasarıma sahip Fidelio X3’ü piyasaya çıkardığını açıkladı.

Kulaklık tutkunlarını tatmin edecek kalitedeki Fidelio X3, radyonun ilk zamanlarına kadar giden bir geçmişe sahip Philips Sound’un bu yılki amiral gemisi ürünlerinden biri olacak. Sıradan bir üst düzey kulaklıktan çok daha fazlasına sahip olan Fidelio X3, kulaklık modasının öncüsü olmak hedefinde.

Spor yaparken müzik dinlemeyi tercih edenler için de ayrıca yeni ürünler tasarlayan Philips Sound, suya dayanıklı ve hareketlerden etkilenmeyen ürünlerini de tanıttı.

SH402 kulak üstü, SN503 kulak içi ve ST702 true wireless kulaklıklar; kulaktan düşmeyen tasarımı ve güçlü ses kalitesiyle antrenmanları daha rahat ve eğlenceli hale getiriyor.

 

Philips, Türkiye’nin Sağlık Nabzını Ölçtü

Philips, Türkiye’nin Sağlık Nabzını Ölçtü

 2016 yılında gerçekleşen Sağlık Trendleri Araştırması’na göre sağlık durumunun hayat kalitesini olumlu etkilediğini düşünenlerin oranı yüzde 72 iken; 2019’daki araştırmada bu oranın yüzde 84’e yükselmesi, araştırmanın en çok dikkat çeken verilerinden biri oldu.

 Philips Türkiye, IPSOS  iş birliği ile ikincisini gerçekleştirdiği “Türkiye Sağlık Trendleri Araştırması”nın sonuçlarını açıkladı.  Araştırma, Türkiye’nin günümüzdeki sağlık alışkanlıklarının yanı sıra; 2016’daki araştırmayla kıyaslandığında geçtiğimiz üç yıldaki sağlık trendleri değişimlerini de gösteriyor.

 IPSOS, Philips Türkiye için 12 ilde kamuoyunun yanı sıra, doktor, kamu personeli ve basın mensuplarının yer aldığı 1309 kişinin katılımı ile gerçekleştirdiği araştırma kapsamında, Türkiye’nin sağlık trendlerini belirleyen çarpıcı sonuçlara ulaştı. Araştırmanın sonuçları, Philips Türkiye CEO’su Haluk Karabatak ve Philips Kişisel Sağlık Ortadoğu ve Türkiye Genel Müdürü Milena Elmasoğlu’nun ev sahipliğinde, Dr. Fatoş Karahasan moderatörlüğünde düzenlenen basın toplantısında yorumlandı. Toplantıda uzman görüşleri ile Prof. Dr. Murat Aksoy ve IPSOS Sosyal Araştırmalar Bölümü Proje Direktörü Sema Pak Karaca da yer aldı.

 

Araştırma ile ilgili değerlendirmede bulunan Philips Türkiye CEO’su Haluk Karabatak; “Philips olarak 2030 yılına kadar dünyada  her yıl 3 milyar kişinin hayatını iyileştirmeyi hedefliyoruz. Bu strateji doğrultusunda küresel çapta sağlık alanında birçok araştırma yapıyoruz. Türkiye’de de, IPSOS  ile birlikte sağlık trendlerini sorgulayan, halkımızın sağlığa bakışını ortaya koyan ve nabzını tutan bu çalışmanın ikincisini bu sene gerçekleştirdik. Türkiye’de 3,3 milyon insan solunum sıkıntısı yaşıyor, her yıl 300 bin kişi kalp krizi geçirirken, 125 bin kişi kalp damar hastalığı nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu rakamlara baktığımızda Türkiye’de sağlık alanındaki riskleri kolayca görebiliyoruz. Sağlık trendlerine yönelik yaptığımız araştırma ile biz de bu farkındalığı artırmayı hedefledik” dedi.

 

Karabatak sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Sağlık alanında daha az maliyetli bakıma ve dijitalleşmeye yönelik bir trend var. Çoğalan kronik hastalıklar, yaş ortalaması artan ve sürekli büyüyen bir nüfustan bahsediyoruz. Bu sebeple insanların ihtiyaçlarına bir an önce çare bulmak ve bunu yaparken de artan maliyetleri düşürmek gerekiyor. Yaptığımız araştırmada da gördük ki Türk sağlık sistemi dijital sağlık teknolojilerine çok hazır. Konu ile ilgili olarak fikir önderleri, dijital sağlık teknolojilerinin sağlıklı yaşamdan, önlem alma, teşhis, tedavi ve evde bakıma kadar tüm sağlık döngüsünde çok önemli katkı sağlayacağını düşünüyor. Diğer taraftan kamuoyu da dijital sağlık teknolojilerini kullanmaya hazır ve istekli.”

 

Philips Kişisel Sağlık Ortadoğu ve Türkiye Genel Müdürü Milena Elmasoğlu ise “Philips Türkiye olarak, anne karnından başlayarak, yaşamları boyunca bireylerin daha sağlıklı ve kaliteli bir hayat sürdürebilmeleri için çalışıyoruz. Günümüzde sağlık konusunda kişiselleştirilmiş yaklaşımın arttığını görüyoruz. Tüketiciler sağlıklı yaşam konusuna her geçen gün daha fazla ilgi duyuyor. Sağlık Trendleri araştırmamız da bunu gösteriyor. Philips olarak sunduğumuz çözümler ile tüketicilerimizin ihtiyaçlarını anlıyor, onların ihtiyaçları doğrultusunda akıllı ve son teknoloji ürünler geliştiriyoruz” ifadelerine yer verdi.

 

Toplantıda konuşan Prof. Dr. Murat Aksoy ise konuyla ilgili olarak; ‘’Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre günümüzde her dokuz kişiden biri obez, her 11 kişiden biri diyabet hastası. Ülkemizde ise her yedi kişiden biri diyabet hastası. Dikkat çekmemiz gereken bir diğer konu ise; ölüm sebepleri arasında kalp-damar hastalıklarının ilk sırada yer alması. Bu oranlara baktığımızda son birkaç yıldır kronik hastalıkların hızla artmaya başladığını söyleyebiliriz. Philips’in yapmış olduğu araştırmada da gördük ki; toplum her ne kadar sağlıklı olduğunu düşünse de gerçekte bu kronik hastalıklarla yaşamaya çalışıyor ve bu hastalıkların normal olduğunu düşünüyor. Aslında bu hastalıkların pek çoğu önlenebilir ve hastalık ortaya çıktığında doğru teşhis ve tedavi ile çözümü mümkündür. Sağlık alanında kullanılmaya başlanan ‘dijital sağlık teknolojileri’ sayesinde ise bu teşhis ve tedavi süreci daha hızlı olmaktadır. Dolayısıyla teknolojinin sağlık alanında giderek daha fazla kullanılmaya başlanması hem biz doktorlar açısından hem de hasta için oldukça önemli’’ dedi.

 

Türkiye Sağlık Trendleri Araştırması’ndan ilgi çekici sonuçlar…

Araştırmaya göre kamuoyunun yüzde 89’u sağlık durumundan memnun olduğunu söylerken, yüzde 84’ü mevcut sağlık durumunun hayat kalitesini olumlu etkilediğini düşünüyor. Kamuoyunun yüzde 65’i ise sağlıklı kalabilmek için yediğine, içtiğine ve kullandığı ürünlere dikkat ederken, yüzde  65’i uyku düzenine dikkat ettiğini belirtti. Ancak araştırmaya katılan fikir önderleri, kamuoyunun yansıttığının aksine aslında sağlıklı bir toplum olmadığımız görüşünü savunuyor.

 

Kamuoyunun yüzde 83’ü mevcut kilosundan memnun olduğunu belirtirken; fikir önderleri obezitenin hızla arttığı ve halk olarak spor yapmayıp, aynı zamanda çok hareketsiz yaşadığımızı belirtiyor.

Yemek yeme alışkanlıklarını, sağlıklı yaşam kavramı ile özdeşleştiren katılımcıların yüzde 70’i ev yemeği yemeyi tercih ettiğini söylerken, yüzde 57’si  her gün taze, meyve/sebze suyu tüketmeye özen gösterdiğini belirtti.

 

Ayrıca katılımcıların yüzde 59’u bakımsız olduklarında kendini sağlıksız hissediyor.

Katılımcılara göre yüzde 68 ile stres, sağlığı olumsuz etkileyen en önemli faktörlerin başında gelirken; hava kirliliği, sigara-tütün kullanımı, düzensiz beslenme, hareketsizlik ve uykusuzluk diğer olumsuz faktörler arasında yer alıyor. Katılımcıların yüzde 33’ü elektrikli süpürgeyi sağlıkla özdeşleştirirken, yüzde 71’i  ev temizliği ve evdeki temiz havanın, sağlığı olumlu yönde etkilediğini düşünüyor.

 

Anne-bebek sağlığına da değinilen araştırmada annelerin yüzde 75’i beslenmenin, yüzde 66’sı ise anne sütünün bebek sağlığında önemli olduğunu düşünüyor. Araştırmada prematüre bebeklerin bakımı ile ilgili olarak da yüzde 46’lık bir bilinç olduğu görülürken, kamuoyunun yüzde 39’u prematüre doğumu önlemek için doktor kontrollerini düzenli yaptırmanın ve stresten uzak durmanın en önemli iki faktör olduğuna inanıyor.

 

Araştırmanın diğer bir dikkat çekici sonucu ise, halkın diş kontrolüne diğer sağlık kontrollerinden daha az önem verdiğini belirtmesi oldu. Katılımcıların yüzde 42’sinin bir yıl içerisinde hiç diş doktoruna gitmediği görülürken, dişlerini günde iki kez fırçalayanların oranının yüzde 46, günde bir kez fırçalayanların oranının ise yüzde 33 olduğu gözlemlendi.

 

Sağlığın etkin yönetimi için teknoloji çok önemli…

 Teknolojinin sağlıktaki rolü hakkında önemli bilgiler veren araştırma sonuçlarına göre toplumun yüzde 85’i sağlığı yönetmede teknolojinin yardımcı olabileceğini düşünüyor. Kamuoyunun yüzde 76’sı teknoloji ilerledikçe birçok hastalığın tedavisinin kolaylaşacağına inanırken, kamuoyunun yüzde 73’ü ev bakımı ve kişisel bakım için olan elektronik ürünlerin de hayat standardını yükselttiğini belirtiyor.

 

Dijital Sağlık Teknolojileri sayesinde teşhis ve tedavi kolaylaşacak…

 Fikir önderleri, dijital sağlık teknolojilerinin hastalıkların teşhis ve tedavilerini kolaylaştıracağını, hastanelerdeki hasta yoğunluğunu azaltacağını ifade ediyor. Ayrıca maliyet ve zamandan tasarruf sağlayan dijital sağlık teknolojileri sayesinde hasta bakımı ve tedavisinde de kalitenin artacağını öngörüyor. Kamuoyunun da yüzde 76’sı dijital sağlık teknolojileri sayesinde hastalıklara erken teşhis sağlanabileceği görüşünde.

 

Türkiye’de en çok kullanılan görüntüleme cihazları röntgen, ultrason ve MR…

 Araştırma sonucunda çıkan kamuoyunun düşüncesine göre; Türkiye’de görüntüleme cihazları içerisinde en çok, yüzde 51 ile röntgen, yüzde 35 ile MR ve yüzde 26 ile ultrason kullanılıyor. Diğer yandan kamuoyunun yüzde 78’i MR cihazının, yüzde 65’i ise ultrasonun radyasyon içerdiğini düşünüyor. Bilinenin aksine MR ve ultrason radyasyon içermiyor. Meme kanserinden korunma yöntemleri konusunda kadınların daha fazla bilinçlenmesi gerektiğini ortaya koyan araştırmaya göre kadınların yüzde 58’i elle muayene yöntemini uygulamıyor, yüzde 78’i ise mamografi çektirmiyor ve doktor kontrolüne gitmiyor. Bu konuda fikir önderlerinin yorumu ise koruyucu sağlık konusunda daha fazla bilinçlendirme çalışmalarına ihtiyaç olduğu yönünde.

 

Evde Bakım Kültürü Oluşturulmalı

Ayrıca dijital sağlık teknolojilerinin evde bakım hizmetlerine de yarar sağlayacağı düşünülürken, kamuoyunun yüzde 81’i ev tipi cihazların hastaya bakan kişinin hayatını kolaylaştırdığını düşünüyor. Fikir önderleri kronik rahatsızlığı olan ya da hastalıktan sonraki iyileşme evresinde olan hastalar için evde bakımın olumlu katkılarını belirtirken, bunun genel sağlık maliyetlerini düşürmeye yardımcı olduğunu ve evde bakım kültürünün geliştirilmesi gerektiğinin altını çiziyorlar.

 

ARAŞTIRMA KÜNYESİ

Araştırma, IPSOS Araştırma ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş. tarafından Philips Türkiye için gerçekleştirilmiştir. Türkiye kentsel nüfusu NUTS1 düzeyinde temsil eden 12 ilde (İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Bursa, Balıkesir, Erzurum, Gaziantep, Kayseri, Malatya, Samsun, Trabzon) 15-64 yaş arası bireylerle görüşülmüştür. Örneklem tabakalı örnekleme yöntemi ile kurgulanmıştır. Toplam 1309 görüşme tamamlanmıştır ve ağırlık kullanılmamıştır. Araştırma, 2019 yılı Nisan ve Mayıs aylarında yürütülmüş olup, sahada CAPI (bilgisayar destekli) yüz yüze yöntem ile anketler gerçekleştirilmiştir. Araştırmadaki ilgili sorular temel olarak aşağıdaki başlıkları kapsamaktadır:

  • Demografik Bilgiler
  • Sağlık Alışkanlıkları ve Sağlık Geçmişi
  • Sağlık Algısı
  • Sağlık ve Teknoloji
  • Yetişkin Bakımı
  • Gündelik Alışkanlıklar
  • Anne ve Çocuk Bakımı