Yazılar

Kalp ritim bozukluklarında kardiyo varyasyon mu ablasyon mu?

Kalp ritim bozukluklarında kardiyo varyasyon mu ablasyon mu?

Kalp ritim bozukluğunun belirtisi, kalp çarpıntısı, kan basıncı yüksekliği, korku, endişe, stres durumları, aşırı kafein veya alkol alımının sonucu şeklinde ortaya çıkabilir.

Sıklıkla karşılaşılan ve gündelik yaşamı etkileyen kalp ritim bozukluğu, hekim tarafından mutlaka değerlendirilmelidir. Avrasya Hastanesi Başhekimi ve Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Rıza Cenal, kalp ritim bozukluklarında kardiyo varyasyon ve ablasyon konularına değiniyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Ali Rıza Cenal

Kalp ritim bozukluğu (aritmi) nedir?

Kalp hastalığıyla ilgili yaşanan çarpıntılar, kalp ritim bozuklukları olarak adlandırılır. Dakikada 60-100 arasında düzenli atan kalbin düzeninin bozulmasıyla ritim bozukluğu (aritmi) oluşur. Ritim bozuklukları, kalbin elektriksel sistemindeki aksaklıklar sonucunda ortaya çıkan çarpıntılardır.

Kalp ritim bozukluğunun tanısı ve tedavisi
Ataklar şeklinde gelen ritim bozuklukları, ne yazık ki muayene sırasında tespit edilemez. Dolayısıyla hekim, hastaya bazı tanı araçları kullanmasını önerir. Ayrıca EKG gözlem yöntemleriyle hastanın durumu gözlemlenir.

Holter olarak da adlandırılan yöntemle hastaya özel bir cihaz bağlanır. Cihaz, 24-48 saat arası zaman diliminde kişinin gündelik yaşantısındaki kalp atışlarını kaydeder. Sürenin sonunda cihaz çıkarılarak ritim bozukluğunun nedenleri analiz edilir.

Cihazın bağlı olduğu süre zarfında hastada hiç ritim problemi yaşamamışsa gözlem süresi 1-2 haftaya kadar uzatılabilir. Nihayetinde yine de karar verilemezse tanı ve tedavinin aynı zamanda yapıldığı girişimsel işlemlerin uygulanması gerekebilir. Bu girişimsel işlemin teşhis amacıyla yapılan kısmı, elektrofizyolojik çalışma (EPS) olarak adlandırılır.

Kalp ritim bozukluğu genellikle ilaçta tedavi edilebilir. Fakat hastanın ilaç kullanmak istemediği veya ilacın yetersiz kaldığı durumlarda ablasyon ve pil  gibi tedavi yöntemlerine başvurulabilir.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Ablasyon tedavisi nedir?

Ablasyon işleminde, kateter adı verilen ince, plastik kaplı ve yumuşak teller aracılığıyla kalpte ritim bozukluğuna sebep olan odak ya da odaklar, radyo dalgaları kullanılarak tahrip edilir.

Ritim bozukluğundan sorumlu olan ve tahrip edilen odak ise birkaç milimetre boyutundadır. Ablasyon işlemi on dakika ila bir saat arasında sürebilir.

Ablasyon ve elektrofizyolojik çalışma (EPS) arasındaki fark nedir?

Elektrofizyolojik çalışma (EPS) ve ablasyon aynı işlemin teşhis ve tedavi süreçlerine verilen isimlerdir. Elektrofizyolojik çalışma, kalbin elektriksel siteminde bozukluk olup olmadığını tespit etmek için yapılan işlemdir. Kalp damarlarındaki darlıklar balon (stent) yöntemiyle açılarak tedavi edilirken, kalbin elektriksel sitemindeki bozukluklar ise ablasyon yöntemiyle tedavi edilir.

Radyofrekans ablasyon tedavisi

Radyofrekans ablasyon yönteminde, yüksek frekanslı radyo dalgaları aracılığıyla doku ısıtılarak (yakılarak) tahrip edilir. Kriyoablasyon yöntemindeyse tam tersi soğutma (dondurma) işlemi uygulanır.

Ablasyon kimlere uygulanır?

Eğer çarpıntı şikayetiniz varsa, şikayetinizin nedeni teşhis edilemediyse, ilaç tedavi fayda sağlamadıysa veya ilaç kullanmak istemiyorsanız hekiminize danışarak elektrofizyolojik çalışma ve ablasyon işlemi yaptırabilirsiniz.

Hekiminiz bu işleme ihtiyacınız olup olmadığını ve işlemden yarar görüp görmeyeceğiniz konusunda sizlere yardımcı olacaktır.

Damar sertliğinin belirtileri, riskleri ve tedavi yöntemleri nelerdir?

Damar sertliğinin belirtileri, riskleri ve tedavi yöntemleri nelerdir?

Damar sertliği olarak da bilinen ateroskleroz, kalp ve damar hastalıkları arasında en yaygın görülenlerden biridir. Özellikle 40-45 yaş üstü bireylerde sıkça görülen ve görülme oranı da artan damar sertliği, tedavi edilmezse ciddi sonuçlar meydana getirebilir.

Avrasya Hastanesi Başhekimi ve Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ali Rıza Cenal, konuyla ilgili önemli detayları açıklıyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Ali Rıza Cenal

Damar Sertliği Nedir?

Sağlıklı kişilerin damarları esnek bir yapıya sahiptir. Dolayısıyla damarlar yapısı gereği zaman zaman genişleyebilir ya da daralabilir. Böylece kan akış hızı gibi pek çok durum kontrol altında tutulur.

Damar sertliği hastalığı olan bireylerde damar duvarlarında kolesterol birikmesi meydana gelebilir. Ayrıca bağ dokusu oluşumunun artmasıyla damarlarda esneklik ve sertleşme kayıpları yaşanır.

Damarlardaki sertleşen bölümlerden iç kısımlara doğru oluşan plaklar, zamanla damarın tıkanmasına ve kan akışının sağlanamamasına neden olur. Eğer önlem alınmazsa ya da tedavi edilmezse ölümle sonuçlanabilen ciddi sorunlara zemin hazırlar. Kalp krizi ve beyin kanaması gibi ölüme sebep olan hastalıkların çoğunda temel neden damar sertliğidir.

Damar Sertliği Belirtileri Nelerdir?

Damar sertliği, genellikle kendine özgü belirtilere sahip değildir. Ancak neden olduğu diğer önemli sağlık sorunlarıyla teşhisi konulabilir. Oluşan belirtiler, damar sertliğinin görüldüğü bölgeye göre farklılaşır.

Kalp damarlarının sertleşmesi sonucu kalp kasının kasılıp gevşemesinde sorunlar ortaya çıkar. Bu sorunlar kalpte ritim bozukluğu gibi pek çok ciddi probleme neden olabilir. Bu tarz problemlerde vücudun çeşitli bölgelerinde morarmalar ve göğüs ağrısı görülebilir. Kalp damar tıkanıklığı durumlarında kalp krizi de riski çok fazladır.

Ayak ya da bacak damarlarından birinde sertleşme oluştuğunda kasılmalar ve kramplar meydana gelebilir. Beyin damarlarında oluşan sertleşme, görme ve konuşma bozuklukları, bilinç kaybı gibi durumlara yol açabilir. Böbreklerde olan damar sertliği ise böbrek yetmezliği ve hipertansiyon gibi çeşitli sorunlar meydana getirebilir.

Damar Sertliği Neden Oluşur?

Hastalığın oluşumunda çevresel ve genetik faktörler bir arada rol oynar. Ailesinde damar sertliği görülen bireylerde hastalığa yakalanma riski çok daha yüksektir. İleri yaşlarda damarlarda oluşan yapısal bozuklukların onarımı yavaşlar. Dolayısıyla 40 ve 45 yaş üstü bireylerde görülme sıklığı daha fazladır.

Bunların dışında damar sertliğinin oluşumunda risk artırıcı faktörleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Erkek cinsiyet
  • Menopoz sonrasında kadınlarda östrojen hormonunun koruyucu etkisinin azalması
  • Kanda kolesterol, LDL kolesterol ve trigliserit seviyelerinin yüksek, dislipidemi yani iyi kolesterol olarak bilinen HDL düzeylerinin düşük olması
  • Sigara kullanımı
  • Yüksek tansiyon
  • Şeker hastalığı
  • Obezite
  • Yetersiz fiziksel aktivite
  • Sağlıksız beslenme
  • Stresli yaşam

Damar Sertliği Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Çeşitli görüntüleme teknikleri sayesinde damar sertliği teşhisi koyulabilir. Teşhis sonrası ilk aşamada damar tıkanıklığının başka bölgelerde olup olmadığının kontrol edilmesidir.

Tedavi sürecinde hangi yöntemin kullanılacağı hastalığın evresine göre değişmektedir. İleri evrede olmayan durumlarda ilaç tedavisi uygulanabilir. Fakat daha ciddi durumlarda bypass ameliyatı veya minimal invaziv cerrahi yöntemleriyle tedavi uygulanır.

Son yıllarda gelişen minimal invaziv cerrahi yöntemi, küçük kesikle yapılabilmesi ve kalbi daha az yorması nedeniyle damar sertliği tedavisinde tercih edilmektedir. İnvaziv tedavi yöntemi kangren oluşumuyla kesilme riski bulunan ayaklarda oldukça etkilidir.

Kalp krizi, beyin kanaması gibi yüksek ölüm tehlikesi taşıyan ve yaygın olarak rastlanan hastalıkların temelinde yatan damar sertliğinden korunmak amacıyla düzenli olarak sağlık kontrolünden geçmelisiniz. Bunun dışında damar sertliği teşhisi koyulmuş bireylerin ise rutin kontrollerini aksatmadan yaptırması ve tedavi sürecini doktoruyla planlaması hayati önem taşır.