Yazılar

Ofis yaşamının sessiz tehditleri: El ve kol ağrıları!

Çoğumuz sabah masa başına geçip, günümüzün büyük kısmını bilgisayar ekranı karşısında geçiriyoruz. Defalarca yaptığımız küçük tıklamalar, sürekli ekran kaydırmaları derken ilk başta fark edilmeyen bu hareketler, zamanla el, kol ve omuzlarımızda ağrılara, kronik yıpranmalara ve kas sıkışmalarına neden olabiliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli “Kolumuz kürek kemiğinden parmak ucuna kadar tek bir ünite; günlük küçük hareketler bile bu ünitenin geleceğini belirliyor. El, kol ve omuz ünitesindeki dokularımızın biyolojik yaş sürecini yavaşlatmak veya geri çevirerek onların ömrünü uzatmak mümkün” diyor. Uzun ömürlü ve sağlıklı bir yaşam sürmek amacıyla, hastalıklar oluşmadan önlemeyi hedefleyen ve son günlerde öne çıkan ‘Longevity Planı’nda diğer organlar gibi el, kol ve omuzlarımızın da ayrı bir yaklaşım istediğini vurgulayan Prof. Dr. Gereli, el, kol ve omuzlarımızı gençleştirmek için alınması gereken basit ama etkili 4 yöntemi açıkladı; önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Prof. Dr. Arel Gereli

Prof. Dr. Arel Gereli

  • Tekrarlayan hareketlerden kaçının

Uzun süreli cep telefonu kullanımı ve devamlı bez sıkma gibi aktivitelerden kaçının. El, kol ve omuzlarımızı kullanarak her gün sayısız kez yaptığımız tekrarlayan yüklenmeler kas iskelet sisteminde dokularımızın yıpranmasına, zamanla el, kol ve omuzlarımızda küçük yırtılmalara ve sökülmelere yol açarak kronik inflamasyona neden olur. Longevity plan yaklaşımında, mücadele edilmesi gereken temel düşmanlardan biri olan kronik inflamasyon; ağrı, yorgunluk ve güçsüzlük hissi verir, uyku kalitesini bozar ve genel sağlığı olumsuz etkiler. Ayrıca kol bölgesindeki dokuların sertleşmesine ve kalınlaşmasına yol açarak; kolay zedelenmeye, kireçlenmeye, kas yırtığına ve karpal tünel sendromuna neden olur.

  • Doğru postür geliştirin

Kürek kemiğinden itibaren kolun duruşu omuz başları kulak hizasında olacak şekilde göğüs gergin, dirsekler hafif bükülü ve el bilekleri düz şekilde olmalıdır. Özellikle bilgisayar başında çalışanlar için kürek kemiklerimizi öne açılandırarak, dirsek ve el bileklerimiz bükülü şekilde uzun saatler durmak omuz ve kol kaslarımızın kısalmasına, sertleşmesine ve kolay yırtılmasına yol açar. Kötü postür, kola giden damar ve sinirleri sıkıştırarak iyileşme kabiliyetini azaltır. Çevremizi bizi dik ve omuzlarımızı geride tutacak şekilde yapılandırmalı, el bileği ve dirsekler bükülüyken cep telefonu veya tablet ile uzun saatler geçirmekten kaçınmalıyız.

  • Kişiselleştirilmiş egzersiz planı uygulayın

Düzenli egzersizin Longevity planının ana öğelerinden biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Gereli “Ancak her insanın genetiği ve yaşam tarzı farklı olduğundan kişiye ve yaşına uygun bir egzersiz programı tasarlanmalı ve devamlılıkla uygulanmalıdır. El, kol ve omuzlarımızın kullanım ömrünü uzatmak kişiselleştirilmiş egzersiz programları ile mümkündür. Böylece el, kol ve omuzlarımızın fiziksel performansı artırılırken, kas kütlesi korunabilir ve yaşlanma süreci yavaşlatılabilir. Ancak güçlendirme amaçlı aşırı yüklenme ve ısınmadan yapılan hareketler sakatlıkla sonuçlanabildiğinden dikkat edilmeli, güçlendirme ve direnç egzersizleri kadar esneklik, mobilite ve postür egzersizleri de dengeli şekilde uygulanmalıdır” diyor.

  • Kişisel risklerinizi öğrenin

Hastalıklar genetik yatkınlık zemininde çevresel nedenlerle oluşuyor. Bazı insanların el, kol ve omuzlarında doğuştan gelen özellikleri kimi hastalıklarla daha erken karşılaşmasına neden olabiliyor. Bu nedenle detaylı bir muayene ve uygun görüntüleme yöntemleri kullanılarak kendi risk analizinizi yaptırmak için bir uzman görüşü almakta fayda var. Prof. Dr. Arel Gereli “Ortalama yaşın giderek arttığı günümüz dünyasında enerjik, üretken ve kaliteli bir yaşam sürmek için şimdiden tedbir almamız gerekiyor. Unutmayalım ki; sağlıklı yaş alma sürecinde bağımsız ve kendi kendimize yeterli kalmak için el, kol ve omuzlarımız büyük önem arzediyor” diyor.

Masa başı çalışanlar dikkat!

Masa başı çalışanlar dikkat!

Tam şu anda ekran karşısında ne iş yapıyorsanız hemen durun ve sadece 1 saniye o pozisyonda kendinizi gözlemleyin! Ne görüyorsunuz?

Bilgisayar ekranına odaklanmış, omuzlar önde, dirsek ve el bilekleri bükülü halde klavyede yazıyorsunuz! Ya da öne eğilmiş şekilde elinizdeki cep telefonuna bakıyorsunuz! Bu ve benzeri yanlışları her gün ve üstelik çoğunlukla hiç farkında olmadan yapıyoruz. İşte masa başı çalışanları tehdit eden hastalıklara karşı farkındalık oluşturabilmek için “19-24 Eylül Ofiste Sağlık Farkındalık Haftası” kapsamında açıklamalar yapan Acıbadem Altunizade Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli hem tehlikeleri hem de 10 adımda korunma yollarını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Günümüzde hızla yaygınlaşan el, kol ve omuz ağrısı şikayetleri özellikle masa başı çalışanların daha sık kapısını çalıyor. Zira modern çağın hareketsiz (sedanter) yaşam tarzına bir de ofiste masa başında yanlış duruş pozisyonları eklendiğinde sorun çok daha ilerleyerek kabusa dönüşebiliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli “Yoğun iş temposu, sosyal medya kullanımı, devamlı değişen gündem beynimize sürekli veri akışına neden oluyor. Çoğu kez su içmeyi, nefes almayı, hareket etmeyi unutuyoruz. Uzun saatler ekran karşısında hareketsiz kalıyoruz. Bu durum omuz, kol ve ellerimizi çok yıpratıyor üstelik farkında bile değiliz” diyor. Masa başı çalışanları tehdit eden hastalıklar ve önlem alma konusunda farkındalık yaratabilmek amacıyla 19-24 Eylül Ofiste Sağlık Farkındalık Haftası kapsamında hem kendiniz hem de arkadaşlarınız için basit ama etkili bir testle farkındalık oluşturabilir, sağlığınız için sadece 1 saniyede çok ciddi yol kat edebilirsiniz!

Prof. Dr. Arel Gereli

Ağrılar peşimizi bırakmıyor, çünkü!

Masa başında çalışırken yaptığımız bu hatalar nedeniyle ağrılar peşimizi bırakmazken Prof. Dr. Arel Gereli süreci şöyle özetliyor: “Bilgisayar veya cep telefonu karşısında kendimizi sabitlemek için omuzlarımız öne doğru, el ve dirseklerimiz bükülü vaziyette devamlı kasılı kalmak gerekiyor. Uzun süre bu şekilde kalan kaslar ve eklemler esnekliklerini yitiriyor. Kısa vadede kronik ağrıya sebep olurken yıllar içerisinde bu dokular ani yüklenmelere uyum sağlayamıyor. Sonuç olarak omuz ve dirsekte kas yırtıkları, ellerde eklem kıkırdağı kayıpları kaçınılmaz oluyor. Bunun yanısıra, bilgisayar başında yada cep telefonu kullanırken ellerimiz tekrarlayan hareketler yapar. Zaman içinde bu hareketler dokuları kalınlaştırarak yanındaki sinirin sıkışmasına ya da kanal içinde takılmasına neden olur. Saydığımız mekanizmalar zamanla karpal tünel sendromu, eklem kireçlenmeleri, tetik parmak, omuz kası yırtığı hastalıklarına ilerler. Cerrahi müdahale kaçınılmaz olur. Ama bazı basit önlemlerle bunların önüne geçmek mümkün.”

Acıbadem Altunizade Hastanesi

Farkındalıkla önlemek mümkün! 10 etkili önlem!

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli basit ama etkili 10 önlemi şöyle sıralıyor;

  1. Öncelikle masa başında çalışırken hangi pozisyonda durduğunuzun farkına varın. Dik durun, omuzlarınızı geriye alın. Dik durduğunuzda ekran, gözünüzün hizasında olmalıdır.
  2. Klavyede yazarken el ve dirseklerinizi aşırı bükük durumda uzun saatler tutmayın.
  3. Bilgisayar başında kısa molalar verin. Kontrolsüz kullanım; sinir sıkışması, omuz kası yırtığı, kireçlenme gibi hastalıkların yatkın bünyelerde daha erken görülmesine yol açıyor.
  4. 40 dakikada bir ellerinizi 3 dakika dinlendirin.
  5. Telefon elinizdeyken geçirdiğiniz sürenin farkında olun. Elinizde devamlı telefon tutmayın, kullanmadığınızda ellerinizi boş bırakın.
  6. Farkındalığınızı arttırmak için etrafınızdaki insanları uyarın, onları da bilinçlendirin. Zira farkındalık masabaşı çalışanlarda görülen el, kol ve omuz sorunlarında kurtarıcı oluyor.
  7. Ağrıların sebebi çoğu kez bu organlarımıza aşırı yüklenmeden kaynaklandığından, güçlendirme amacıyla ağırlık egzersizleri yapmaktan kaçının. Bilinçsizce yapılan ağırlık egzersizleri kas yırtığı gibi sakatlanmalara yol açabiliyor.
  8. Masabaşı çalışanlarda düzenli egzersiz yaparak ağrıları azaltmak mümkün. Ancak, egzersize ilk defa başlıyorsanız hafif tempoda başlayıp, zaman içerisinde artırın.
  9. Egzersiz/spor öncesi iyi ısınma, spor sırasında ise esneme temelli hareketlere ağırlık verilmesi masabaşı çalışanları sakatlanmalardan korur.
  10. Alacağınız tüm tedbirlere rağmen el, kol ve omuz ağrısı çekiyorsanız mutlaka bir uzman görüşü alın. Çünkü ilerleyen dönemlerde ağrıya hareket kaybı, uyuşma eşlik ettiğinde; ağrılar gece uykudan uyandırdığında cerrahi müdahale gerekebiliyor. Hekime başvurmayı geciktirmek, basit tedavi yöntemleriyle giderilebilecek bir sorunun çok daha ağırlaşmasına neden oluyor.

Masa başı çalışanlara spor uyarısı!

Masa başı çalışanlara spor uyarısı!

Sabah erken saatlerde masa başına geçip akşam mesai bitimine kadar saatlerce oturarak çalışmak… Masa başında çalışanların en büyük sorunu uzun süre aynı pozisyonda hareketsiz kalmak oluyor. Hareketsizlik ise zor bir durum, zira aynı pozisyonu sürdürebilmek için kaslarımızı devamlı kasmamız gerekiyor. Bu durum da özellikle omuz, kol ve el bölgesinde çokça ağrılara neden oluyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli, masa başında çalışanların omuz, kol ve ellerinde oluşan ağrıları spor yaparak hafifletebileceklerine dikkat çekerek, ”Ancak bilinçsiz yapılan spor faydadan çok, zarara yol açabiliyor. Örneğin, masa başında çalışanların kaslarını güçlendirmek için yaptıkları ağırlık ve direnç gibi egzersizler tendon, kas veya kapsül yırtıklarına yol açabiliyor. Dolayısıyla ağırlık ile direnç egzersizlerinden çok yürüyüş, koşu veya pilates gibi egzersizleri yapmakta fayda var” diyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Arel Gereli, 26 Eylül – 2 Ekim Ofiste Sağlık ve Farkındalık Haftası kapsamında, masa başında çalışanların spor yaparken sakatlanmamaları için önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Arel Gereli

Ani yüklenmelerden kaçının

Spor yaparken ani ve patlama tarzı yüklenmelerden kaçınmanız da dikkat etmeniz gereken bir başka önemli kuralı oluşturuyor. Prof. Dr. Arel Gereli, masa başında çalışanlarda duruşa bağlı olarak özellikle omuz ile kol bölgesi kaslarının boyunun kısaldığını belirterek,  “Spor sırasında bu kaslara yönelik ani yüklenmeler kasın boyunun aniden uzamasına ve zaten sertleşmiş olan kasın kemiğe yapışma yerinden kopmasına yol açabiliyor. Bu durumda cerrahi müdahale kaçınılmaz oluyor.” diyor.

Isınmadan spora başlamayın

Tüm spor aktivitelerinde yüklenmeye başlamadan önce en az 20 dakika ısınma hareketleri yapmak büyük önem taşıyor. Bu sayede kasların esnekliği korunuyor ve sakatlanma riski azalıyor. “Ancak ofis çalışanlarında yoğun iş temposunda spor yapmak sadece kısıtlı zamanlarda mümkün oluyor” diyen Prof. Dr. Arel Gereli, şöyle devam ediyor: “Bu nedenle çoğu kez ısınma kısmı atlanarak doğrudan spora başlanıyor. Yeterince ısınmayan kasa yapılan yüklenmeler de kramp, ağrı ve hatta kasın kopması ile sonuçlanabiliyor”

Güçlendirme değil esneklik hedefleyin

Masa başında çalışanların omuz ile kolları gün içerisinde uzun süre hareketsiz kalırken, eller ve el bileklerinde tekrarlayan hareketler yapılıyor. Bu durum omuz ile kol kaslarında spazm, el ve önkol kaslarında ise yorgunlukla sonuçlanıyor. “Unutmayın ki masa başında çalışan kişilerde görülen el, kol ve omuz ağrısının esas nedeni güçsüzlük değil, aşırı kullanımdır” uyarısında bulunan Prof. Dr. Arel Gereli, sözlerine şöyle devam ediyor: “Aşırı kullanılan ve devamlı kasılan dokular sertleşerek esnekliklerini yitirirler. Bu dokuları güçlendirmek adına yük altına sokanlarda tendon, kas veya kapsül yırtıkları sıklıkla görülebiliyor. Bu nedenle masa başında çalışan kişilerin ağırlık ve direnç egzersizlerinden ziyade pilates, yürüyüş ve koşu gibi esneklik ile kan dolaşımını artıran egzersizlere ağırlık vermeleri son derece önemlidir.”

Pause Sağlık, Pause Dergi

Uzun süre aynı pozisyonda sabit kalmayın

Hareketli bir yaşam kas sağlığımız üzerinde kilit bir rol üstleniyor. Zira uzun saatler hareketsiz kalıp arkasından ağır yüklenmeler yapmak sakatlanma riskini artırıyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli, “40 dakikalık çalışma sonrası 5 dakika yürümek, oturduğumuz yerde omuzları geriye alarak esneme hareketleri yapmak, parmaklar, el bileği ile dirseklerimizi gererek esnetmek ağrıyı azaltırken, kasların yumuşaklığını da koruyor. Yumuşak kalan kaslar da sportif yüklenmelere daha iyi adapte oluyor” diyor.

Duruş pozisyonuna dikkat edin

Uzun süre omuzları öne alarak durmak kola giden sinirlerin omuz önünde sıkışmasına ve kürek kemiği çevresindeki kasların sertleşmesine yol açabiliyor. Dolayısıyla masa başında çalışırken dik pozisyonda ve omuzlarınızı geriye alarak durmalı, kollarınızı yumuşak bir zemine koyarak çalışmalısınız. Dik pozisyonda dururken gözünüz hangi hizada ise ekranın aynı seviyede olmasına da dikkat edin.

Ofis hastalıkları artık evimize taşındı!

Ofis hastalıkları artık evimize taşındı!

Bilgisayarın başında saatlerce oturuyoruz… Parmaklarımız, kimi zaman sert dokunuşlarla, adeta özdeşleşiyor klavye tuşlarıyla… Bilgisayar başında olmadığımız zamanlar ise ellerimiz ve parmaklarımız yine sayısız kez çalışıyor akıllı telefonumuzun tuşlarında; gelen maillere veya mesajlara hızlıca yanıt verebilmek için… Kimi zamansa, bazıları ağır olabilen dosyaları taşımamız gerekebiliyor… Bu hareketler, masa başı çalışanlarının her gün rutin olarak ve sayısız kez yaptıkları işlerden bazıları. Ancak dikkat! Her gün seri olarak tekrar edilen bu hareketler; el, kol ile omuz kaslarımızı yıpratıyor ve zamanla günlük hayatımızı olumsuz etkileyen sağlık problemlerine neden olabiliyor.

Bilgisayar kullanmak, akıllı telefon ile mesaj yazmak, ağırlık kaldırmak gibi her gün aynı şekilde, üstelik devamlı yaptığımız işler el, kol ve omuzlarımızdaki dokuların yıpranmalarına neden oluyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli, normalde vücudumuzun kas yıpranmalarını tamir edebildiğini belirterek, “Ancak hareketlerin sık tekrarlanması nedeniyle yıpranma hızının çok arttığı ya da iyileşme yanıtının azaldığı durumlarda, tıpkı bir kumaşın eskimesi gibi doku bütünlüğü bozuluyor. Bozulan dokunun tipine göre de hastalıklar şekilleniyor. Dahası, bu hastalıkların hepsi birbiriyle ilişkili oluyor, genelde biri başlarsa diğerleri de onu takip ediyor” diyor. Peki, günümüzde masa başı çalışanlarını hangi hastalıklar tehdit ediyor? Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli, 23-29 Eylül “Ofiste Sağlık Farkındalık Haftası” kapsamında, aşırı kullanım ve sık tekrarlama sonucu el, kol ile omuzlarımızda görülen 6 hastalığı anlattı; önemli öneri ve uyarılarda bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Arel Gereli

Aşırı kullanıma bağlı hastalıklar arttı!

‘Ofis hastalıkları’ denildiğinde çok değil, bundan yaklaşık iki yıl öncesine dek sadece şirketler geliyordu aklımıza. Ancak Covid-19 pandemisi tüm dünyada pek çok rutini temelden, üstelik bazılarını kalıcı olarak değiştirdi. Çoğu şirketin ‘evden çalışma’ yöntemine geçiş yapması, pandeminin belki de en kalıcı değişimi oldu.

Evden çalışmak başlarda konforlu gibi görünse de, ofisin tüm sorunlarını evlerimize taşımasının yanı sıra çok daha fazla iş yapmamıza neden olarak aslında hiç de öyle olmadığını gösterdi. Örneğin artık el, kol ve omuzlarımızı daha çok kullanmak zorunda kalıyoruz. Bu nedenle aşırı kullanıma bağlı gelişen hastalıkların günümüzde daha fazla görüldüğü uyarısında bulunan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Arel Gereli şunları söylüyor:

“Hayatımızın ortasına yerleşen pandemi süreci ile birlikte ofis hastalıkları artık ofisin dışına çıkmış durumda. İnternetin yoğun kullanımı ile evlerimiz sadece ofisimiz değil, aynı zamanda okulumuz, spor salonumuz, oyun parkımız, alışveriş merkezimiz ve sosyal alanımız oldu. Hayatın bu şekilde devam edebilmesi için gereken temizlik, yemek gibi temel ihtiyaçları da göz önüne aldığımızda, eskiden ağırlıklı olarak masa başı çalışanlarda görülen el, kol ve omuz sorunları artık daha geniş bir kitle ve yaş aralığında gözlenir oldu.”

Pause Sağlık, Pause Dergi

SİNİR SIKIŞMALARI

Bilgisayar ve akıllı telefon gibi cihazları kullanırken uzun süre hareketsiz kalmak veya iş ortamında tekrarlanan zorlayıcı hareketler; omuz, dirsek ya da el bileğinden geçen sinirlerin sıkışmalarına yol açabiliyor. Uzun süre aynı pozisyonda hareketsiz kalmak, zamanla sinirlerin içinden geçtikleri kanallara yapışmalarına, tekrarlanan hareketler ise yapışan sinirlerin yıpranmalarına neden olabiliyor. Sıkışan sinirler da kendini ağrı, uyuşma ve güç kaybıyla gösteriyor.

Ne yapılıyor? Başlangıçta ameliyat dışı yöntemlerle rahatlama sağlansa da, zaman içinde kas erimesi kronikleşiyor ve kalıcı hasar bırakabiliyor. İlaç, atel kullanımı, egzersizler, enjeksiyonlar veya fizik tedavi ile başarılı sonuçlar alınabiliyor. Tedaviye yanıt vermeyen hastalarda cerrahi gevşetme uygulanıyor.

 TENDİNİT

Tendinit; el ve kollarımıza hareket veren kasların ‘tendon’ denilen lifleri ile bu liflerin kemiğe yapıştığı yerlerin iltihabı olarak tanımlanıyor. Bu iltihaplanma günümüzde en sık el ve kol kaslarının, örneğin akıllı telefonumuzu sürekli elimizde tutmamız nedeniyle devamlı kasılı kalmaları ya da bu kaslarımızın bilgisayarda yazı yazmak gibi sürekli aynı işleri tekrarlamaları nedeniyle gelişiyor. Kaslara sürekli ve tekrarlayan yüklenmeler de kas liflerinde gözle görünmeyen yırtıklara yol açabiliyor. Prof. Dr. Arel Gereli bu yırtıkların zamanla tendonun kalınlaşmasına ve sertleşmesine neden olduğuna işaret ederek, “Tendinit, el ve kollarda kullanım ağrısı ile özellikle sabah sertliğiyle kendini gösteriyor. Yavaş seyirli hastalık olmasına karşın hastanın gündelik hayatını olumsuz etkileyebiliyor” diyor.

Ne yapılıyor? Tendinit çoğu kez sıcak- soğuk kompres uygulamaları, fizik tedavi, istirahat ve ağrı kesici ilaçlar gibi ameliyat dışı yöntemlerle tedavi edilebiliyor. Ancak dirençli vakalarda cerrahi müdahale gerekebiliyor”

Pause Sağlık, Pause Dergi

TETİK PARMAK

Tetik parmak; uzun süren tendinitler sonrası ellerimize hareket veren kas liflerinin kalınlaşarak içinden geçtikleri kanallara takılmasıdır. Kendini parmaklarda takılma, kilitlenme ve ağrıyla gösteriyor. Tetik parmak, bilgisayar ve akıllı telefonda uzun yıllar aynı hareketi yapan el parmaklarında sıklıkla görülüyor.

Ne yapılıyor? Prof. Dr. Arel Gereli,  bilgisayar ve akıllı telefon gibi cihazların aşırı kullanımının kısıtlanmaları ve ilaç tedavisiyle iyileşme sağlanabildiğini, dirençli vakalarda ise kanal içinde takılı kalan tendonun cerrahi olarak gevşetilmesiyle kesin çözüm sağlandığını söylüyor.

KİREÇLENMLE

Tüm eklemlerimiz kıkırdak adı verilen ve hareketi kolaylaştıran bir yüzey kaplamasından oluşuyor. Kıkırdak, ince yapısına rağmen oldukça dirençli bir doku aslında. Ancak bir kez yaralandığında kendini iyileştirme kabiliyeti sınırlı oluyor. Bilgisayar ve akıllı telefon kullanımında aşırı ve tekrarlayan parmak hareketleri eklemlerdeki kıkırdağın yıllar içinde aşınmasına ve altındaki kemiğin açığa çıkmasına yol açabiliyor. Kireçlenme; kemiğin sürtünmesi, eklemlerin ağrılı olması ve en sonunda parmakların eğilmesiyle sonuçlanıyor.

Ne yapılıyor? Bilgisayar ve akıllı telefon kullanımın düzenlenmesi, fizik tedavi ve ilaç tedavisine yanıt vermeyen hastalarda ağrıyı kesmek için tutulan eklemin cerrahi olarak dondurulması gerekebiliyor.

EKLEMLERDE KİSTLER

Uzun süre bilgisayar veya akıllı telefon kullanmak gibi ellerimizi devamlı zorlayan hareketler yapmamız parmak eklemlerinin sertleşmesi ve onları birbirine bağlayan bağların devamlı burkulmasıyla sonuçlanabiliyor. Bu kronik burkulmalar bir müddet sonra esneklik kaybına, eklem hareketlerinin kısıtlanmasına ve ağrıya neden olabiliyor. Zorlayıcı kullanım devam ederse eklemlerde kistler oluşabiliyor. Kistler parmaklarda hareket ağrısı ve sabah sertliğiyle kendini gösteriyor.

Ne yapılıyor? Zorlayıcı hareketlerden kaçınmak ve ilaç tedavisi sorunun çözümünde faydalı oluyor, ancak iyileşme uzun sürüyor.

OMUZ KASI YIRTIĞI

Omuz bölgesi kasları; kola hareket veren ve omuz eklemini yerinde tutan kas grubunu oluşturuyor. Ofis haline dönüşen evimizde gün içinde yaptığımız temizlik ya da eşyaları indirme kaldırma gibi tekrarlayan hareketlerimiz bu kasları zorlayabiliyor. Zamanla kaslar kemiğe yapışma yerinden sökülüyor. Kemiğe yapışma yerinde yırtık olduğu için vücudumuzun bu yırtığı iyileştirme kabiliyeti sınırlı oluyor. Yeterince iyileşmeyen yırtık omuz içinde kronik bir yara gibi devamlı ağrımaya ve hareketi de bozarak gündelik aktiviteyi kısıtlamaya başlıyor. Daha kötüsü, aktif kullanım devam ettiği için omuz kasındaki bu yırtık büyüyor.

Ne yapılıyor? Prof. Dr. Arel Gereli omuz bölgesi kas yırtıklarında eğer çok açık ve ağrılı bir yırtık yoksa, her zaman öncelikle ameliyat dışı yöntemlere başvurulduğunu belirterek, “Hastaların büyük çoğunluğu bu şekilde rahatlıyor. Ancak tam kas yırtığı olan ya da ameliyat dışı yöntemlerle rahatlama sağlanamayan hastalarda cerrahi müdahaleyle yırtığın tamiri öneriliyor” diyor.

                       AŞIRI KULLANIMA KARŞI 6 ÖNLEM!

  • El, kol ve omuzlarınızı gereksiz kullanmayın. Gün içinde temel ihtiyaçlarınız için zaten devamlı kullanımda olduklarını unutmayın.
  • Devamlı sıkmak, ovmak ya da ağır kaldırmak gibi tekrarlayan zorlamalardan kaçının.
  • Hareketsiz kalmak veya bir şey tutmak için tüm kaslarımızın devamlı kasılı kalmaları gerekiyor. Bu nedenle el, kol ve omuzlarınızı uzun saatler boyunca kötü pozisyonda hareketsiz bırakmayın. Örneğin elinizde devamlı telefon tutmayın.
  • Her yarım saatte bir yaptığınız işe 5 dakika ara verin. Ara verdiğinizde el, kol ve omuzlarınızı tamamen gevşek bırakın.
  • Her koşulda vücudunuzu dik ve omuzlarınızı geriye almış şekilde konumlandırın.
  • Günümüz yaşam koşullarında el, kol ve omuz sorunları güçsüzlükten değil, genellikle aşırı kullanımdan kaynaklanıyor. Spor yapıyorsanız güçlendirme egzersizlerinin yanı sıra esnekliği ve kas dolaşımını arttıran hareketleri de yapmayı alışkanlık haline getirin.