Yazılar

Pandemide dijital teknoloji “ilaç” gibi geldi!

Pandemide dijital teknoloji “ilaç” gibi geldi!

Günümüzde artık birkaç yıl öncesine göre bambaşka bir yaşlı nüfus profili yükseliyor! Teknolojiyi günlük yaşantısından eksik etmeyen, akıllı telefonlarda sosyal medya aracılığıyla tanıdıklarıyla iletişimde bulunup, sanal ortamda klipler, çiçekler, pastalar gönderen, yeni  arkadaşlıklar kuran, kendilerini yaşları nedeniyle sosyal hayattan dışlanmış hissetmeyen, kısacası artık sohbet etmek için torunlarının, çocuklarının gözünün içine bakmayan! Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi İç Hastalıkları, Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ özellikle iki yıllık pandemi sürecinde teknolojinin içinde olmanın ruhsal ve fiziksel sağlık açısından da yaşlılara büyük faydalar sağladığını belirtiyor.

Birebir iletişimin yerini alamasa da, günümüzde teknolojinin, aktif yaşlanmanın bir parçası olarak yaşamdaki güçlü ve kalıcı yerini aldığını vurgulayan Prof. Dr. Berrin Karadağ şöyle konuşuyor: “Dijital teknolojinin yaşlı bireylerin sosyalleşmesinde önemli bir rolü bulunmaktadır. Yaşlı bireyler, teknolojideki yeniliklere gün geçtikçe uyum sağlamaya çalışmakta ve her geçen gün teknoloji kullanım oranı artmaktadır. Her ne kadar teknoloji kullanımı konusunda endişe duysalar da dijital teknoloji, iletişimden sağlık sorunlarına kadar her alanda onların günlük yaşamlarını kolaylaştırmakta, bağımsız bir yaşam sürmelerine ve aktif bir yaşlanma dönemi geçirmelerine yardımcı olmaktadır. Bu sayede kendine güvenli, hayattan keyif almaya devam eden ve toplumdaki yerini kaybetmekten korkmayan sağlıklı ve güçlü yaş almaya devam eden bir mutlu yaşlılık hedeflenmelidir.”

Prof. Dr. Berrin Karadağ, 18-24 Mart Ulusal Yaşlılar Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, teknolojinin yaşlılara sağladığı 4 önemli faydayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Berrin Karadağ

Mutluluk

Yaş ilerledikçe kişinin sosyal çevresi, iş çevresi, yaşıtları, arkadaşları vb yaşam paylaşımında bulundukları kişi sayısı azalıyor. Sosyal izolasyon nedeniyle oluşan ruhsal durum, sağlık sorunlarının kötüleşmesine ve hayat kalitesinin önemli ölçüde düşmesine neden oluyor. Ancak teknoloji sağlıklı olan veya sağlık sorunları olan yaşlıların mutluluğuna katkı sunabiliyor. Sevdikleri, ailesi ve torunları ile sosyal medya aracılığı ile görüşmeleri, günlük aktivitelerini paylaşabilmeleri özellikle son 2 yıllık pandemi döneminde büyük fayda sağlıyor. Görüntülü görüşme programları, mobil telefonlar ve internet kullanımının artmasının, özellikle yaşlı bireyin mutlu olmasını sağladığını, iletişimini artırdığını ve sosyal etkileşimini olumlu yönde etkilediğini görüyoruz.

Sağlık

Tıp teknolojisi bu konuda çok önemli adımlar atmaktadır. Sağlık çalışanları olarak doktorların, hemşirelerin ve diğer sağlık personelinin, hastası ile arasında oluşturulan elektronik iletişim sistemleri sayesinde, uzaktan da olsa önemli konularda, özellikle yaşlı hastaların yönlendirilmeleri yapılabilmekte ve bu durum da özellikle hareket kısıtlılığı olan bireylerde ayrıca fayda sağlamaktadır. Yaşlı bireyin kendi doğal ortamında teknoloji kullanılarak izlenmesi ve değerlendirilmesinin; sık hastane başvurularını azaltması ve hastanede sıra bekleme, ulaşım, hastane ortamı gibi nedenlerle oluşabilecek stresin kontrol altına alınmasında da yararlı olabileceği düşünülüyor.

Günlük yaşam

Özellikle internet ve sosyal medya yaşlılar için sosyalleşme aracı olarak önemli katkı sağlıyor. Bu sayede yaşlılar toplum ve çevre ile ilgili olaylar ve dünya haberlerini takip etmekte geri kalmazken, bir yandan da toplum içinde ve topluluklarda aktif olarak yer aldıklarını hissedebiliyorlar. Yine digital teknoloji sayesinde para transferleri, fatura ödemeleri ve kültürel faaliyetler gibi bir çok alanda pek çok işi kolayca yapabiliyorlar.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Kendine güven

Yaşlanma ile birlikte sıklıkla içe kapanma, her işten elini eteğini çekme, işe yaramama, sosyal hayat ve yeniliklerden uzaklaşma ve bunların sonucunda da özgüven kaybı meydana gelebiliyor. Yaş ile fiziksel performans da azalınca, yaşlı birey işlerini daha genç çocuklarından veya tanıdıklarından rica yolu ile yaptırıyor. Teknolojideki hızlı gelişmeye uzak kalmayan yaşlılarda ise kendilerine duydukları güven artıyor. Yaşlılara yönelik çekici ve yararlı ürünlerin tasarlanması ve teknolojik seçeneklerin daha etkin kullanımı, yaşlıların yaşam kalitesini iyileştiriyor ve sosyal uyumlarının kolaylaşmasına katkı sağlıyor.

Teknolojide güvenlik çok önemli!

Prof. Dr. Berrin Karadağ, güvenliğin sadece teknoloji kullanımı ve üretiminde değil aynı zamanda sosyal hizmetlerin yürütülmesinde de kilit rol oynadığını belirterek şöyle konuşuyor: “Yaşlı bakımında sağlık birinci derecede önemli faktör olduğundan, emniyet bu faktörün ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Özellikle ilaç kullanımı, rutin kontroller, psikolojik destek, fiziksel koruma, fiziksel ihtiyaçların giderilmesi gibi konularda emniyeti sağlayıcı önlemler alınması gerekiyor. Özellikle yalnız yaşayan yaşlılar için, güvenlik amacı taşıyan izleme sistemleri, ivmeölçer tabanlı giyilebilir sensörler ile düşme durumunun tespit edilmesi, duman ve ısı sensörü ile anormal durumları tespit ve engelleme amacı taşıyan uygulamaların mevcut olduğunu görüyoruz. Teknolojideki bu ilerlemeleri özgür, rahat ve kendine güvenli bir yaşam için kullanmayı hedeflemek gerekiyor. Yalnız yaşayan ve unutkanlık veya hareket kısıtlılığı olan yaşlı bireylerin, sağlıklı ve güvenli yaşam devamı açısından desteklenmeleri, acil durumlarda kullanılabilecek veya haberdar edebilecek alarm sistemleri ile günlük yaşam aktiviteleri ve emniyeti oluşturulabilir.”

Bağışıklığı güçlendireyim derken bu hataya düşmeyin

Bağışıklığı güçlendireyim derken bu hataya düşmeyin

Tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de derinden etkileyen Covid-19 pandemisi ülkemizde birinci yılını doldururken, geçtiğimiz bir yılda bu zorlu süreçten en çok etkilenenlerin başında yaşlılar geldi. Yılın büyük bölümünü evde karantinada geçiren yaşlıların gerek fiziksel gerekse psikolojik açıdan önemli sorunlar yaşadığını belirten Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Geriatri ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ “Salgının birinci yılında halen tam olarak kontrol altına alınamamış olan Covid-19 enfeksiyonu özellikle yaşlıları ciddi şekilde tehdit etmeye devam ederken, tüm dünyada yaşlı nüfusu artış göstermektedir. Son tahminlere göre 2050’ye kadar 2 milyar kişinin 60 yaşından büyük olacağı öngörülmektedir. Yaşlı insanlar, sağlıkları ve yaşamlarının bir dizi sosyal ve ekonomik yönü açısından Covid-19 nedeniyle özellikle risk altındadırlar. Bu nedenle bazı kurallara mutlaka sıkı sıkıya uymalıdırlar.” diyor. Prof. Dr. Berrin Karadağ, 18-24 Mart Yaşlılar Haftası kapsamında yaptığı açıklamada, pandeminin 1. yılına özel olarak yaşlılara önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Sağlık kontrollerinizi aksatmayın

Bir veya birden fazla hastalığı olan (komorbidite) 60 yaş üstü hastalar Covid-19 şiddeti ve ölüm oranı açısından daha yüksek risk altında bulunuyor. Bu hasta grubu, salgın tehlikesi nedeni ile kontrollerini yeterince yerine getiremediğinden, kronik hastalıklara bağlı ölümlerde de artış görülüyor. Covid-19 pandemisi nedeni ile pek çok yaşlı, kronik hastalıklarının kontrolünü aksatmakta olduğundan, bu konu da yine komplikasyon ve ölüm görülme sıklığını tetikliyor. Bu nedenle özellikle kronik hastalıkları göz ardı etmeden kontrolleri aksatmamalıyız ve vücudumuzu güçlü tutmalıyız.

 Beslenmenize dikkat edin!

Hem yalnızlık hem sevdiklerinden uzak kalmak, özellikle yaşlı nüfusta iştah kaybı ve dengeli beslenmeyi etkilerken, buna bir de hareketsizlik eklenince bağışıklık sistemi ister istemez iyice baskılanıyor. Bugünlerin geçmesi için dirayetle savaşmalı, özellikle beslenmemize çok dikkat etmeliyiz. Uygun saat ve uygun havalarda yürüyüşleri aksatmamalı ve bedenimizin izin verdiği kültür-fizik hareketlerini mutlaka yapmalıyız.

 Bu hataya düşmeyin!

Acıbadem Dr. Şinasi Can (Kadıköy) Hastanesi Geriatri ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ “Covid-19 salgınında bağışıklığı güçlendirmek amacıyla kulaktan dolma bilgiler ışığında, son bir yılda aşırı miktarda vitamin ve takviye edici ilaçlar kullanılmış olup belli bir süre sonra da bilinçsiz kullanılan bu vitaminlerin yan etkileri görülmeye başlamıştır. Doktora danışmadan bilinçsiz vitamin kullanımından kaçınmalıyız.” diyor.

Aşı olsanız da bu kuralları esnetmeyin!

65 yaş üstü nüfusun aşılama çalışmalarında birtakım kulaktan dolma haberler ile aşılanmaktan çekinmek ve reddetmek, savaş alanında silahları bırakmak ve savunmasız kalmak gibidir. Elimizdeki tüm imkanları kullanmalı ve sağlık ekibinin önerilerine kulak vermeliyiz. Ancak aşı olduktan sonra da aşıya güvenip; çok önemli kurallar olan maske, mesafe ve hijyeni ihmal etmemeliyiz.

İlaç alımına dikkat edin!

Birden fazla hastalığın varlığı nedeniyle, yaşlı bireyler ilaçları zamanında almak zorundadır ve bu nedenle aile üyelerinden ve bakıcılarından destek istemelidirler. Ateş, kuru öksürük, halsizlik, göğüs ağrısı ve nefes darlığı gibi belirtiler gösterirlerse, tablonun ağırlaşmasını beklemeden acilen acil servise başvurmalıdırlar. Bu belirtileri ihmal etmeyin!

En önemlisi, hem başkalarını hem de kendilerini Covid-19 enfeksiyonundan korumak için el hijyenini uygulamalıdırlar.

Bu belirtiler varsa sakın göz ardı etmeyin!

Yine pek çok aile evdeki yaşlıların kimseyle sıkı temas etmediği için hastalanmayacağını düşünmekte ve bu nedenle de bazı hastalar daha geç hastaneye müracaat ettirilmektedirler. Bu dönemde ateş, öksürük veya ileri yaş grubunda huzursuzluk, huy değişimi gibi bulgular ortaya çıktığında teşhisi aile bireylerinin değil, hastane ortamında doktorların belirlemesi gerekmektedir. Çalışmalar ve gözlemlerimiz açıkça göstermektedir ki, bu popülasyonun yaklaşık yüzde 40’ında, topluluktaki başlıca şikayet olarak düşme, azalan hareketlilik, güçsüzlük ve kafa karışıklığı gibi atipik Covid-19 semptomları görülmektedir.” diyor.