Yazılar

Çocuklarda astımın sebebi nedir?

Astım, solunum yollarının çevresinde gelişen iltihaplanma ve kasların gerilmesinden kaynaklanan kronik bir akciğer hastalığıdır. Çocukluk çağı astımında, polen maruziyeti, soğuk algınlığı, solunum yolu enfeksiyonları gibi tetikleyiciler ile akciğerler ve solunum yolları iltihaplanır. Astımda risk faktörleri ebeveynlerde astım öyküsünün yanı sıra besin alerjisi, atopik dermatit, sigara dumanına maruziyet olarak sıralanabilir. Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Alerjisi Bölümü’nden Prof. Dr. Ersoy Civelek, “6 Mayıs Dünya Astım Günü” nedeniyle çocuklarda astım hastalığı ve dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Prof. Dr. Ersoy Civelek

Prof. Dr. Ersoy Civelek

Çocuklarda ve yetişkinlerde sebebi tam olarak bilinmemekle beraber, anne veya babada astım veya alerjik rinit olmasının, astımın en önemli risk faktörlerinden biri olduğu bilinmektedir. Bunun yanında; hava kirliliği, annenin gebelikte sigara kullanması, doğum sonrası sigara kullanımının devam etmesi, şehir yaşamı, hastanın kendisinde besin alerjisi veya atopik dermatit (egzama) olması, evde rutubet nem küf olması ve sezaryen doğum, bilinen en önemli risk faktörleri arasında yer alır. Astım belirtileri, kişiden kişiye değişmekle beraber, aynı bireyde zaman zaman da farklılık gösterebilmektedir. Bu belirtiler;

1-         Gündüz öksürükleri

2-         Gece öksürükleri

3-         Efor ile başlayan öksürük

4-         Hırıltı

5-         Göğüs ağrısı

6-         Nefes darlığı

Bu belirtilere sahip olan hastalarda başka hastalıkların olmadığı ispatlanır ve hasta özellikle nefes açıcı ilaçlardan fayda görürse astım tanısı daha doğru bir şeklide konur. Anne veya babasında astım olan bir çocuk sağlıklı olabilirken, astımlı bir çocuğun anne ve babası da sağlıklı olabilir. Astımın neden olduğu ve nasıl önlenebileceği henüz tam olarak bilinmemektedir.

Belirtiler 6. aydan sonra görülebilir

Çocuklarda astım şikayetleri genel olarak 6 aydan sonra başlayabilir. Ancak tanıdan önce şikâyetlerin tekrarlayıcı olduğunun belirlenmesi gerekir. Özellikle bebeklik çağında ilk şikâyette astım tanısı koymak yanıltıcı olabilir. Teşhiste genellikle “Okul öncesi astım” veya “Hırıltılı çocuk” isimleri kullanılmaktadır.

Doğru teşhiste kan tahlilleri önemli!

Astım teşhisinde en önemli basamak her zaman doktor-hasta-anne baba görüşmesidir. Bu görüşme sonunda şikayetler astım ile uyumlu olsa bile diğer hastalıkların (bağışıklık eksikliği, akciğer enfeksiyonu gibi) olmadığını göstermek amacıyla bazı kan tahlilleri (kanda bağışıklık hücrelerinin sayılması, bağışıklıkla ilgili maddelerin düzeylerinin ölçülmesi gibi) yapılmaktadır. İlk muayene döneminde akciğer filmi çekilmekte, hasta 5-6 yaşından büyük ise solunum fonksiyon testleri yapılmaktadır. Ayrıca hastada alerji olup olmadığını belirlemek amacıyla alerji deri testi yapılmaktadır.

Astımlı hastaların yaklaşık %80’inde alerji görülüyor

Astım ve alerji aynı şey değildir. Astımlı olan her hastada alerji olmak zorunda değildir. Astımlı hastaların yaklaşık %60-80’inde alerji vardır. Eğer bir hastada alerji varsa şikâyetleri daha iyi kontrol altına almak ve daha az ilaç kullanmak için alerji maddelerinden korunma önlemlerine uyulmalıdır. Bu nedenle astımlı hastalara alerji testi yapılmalı ve varsa korunma yöntemleri önerilmeli, gerekirse uygun hastalarda alerji aşı tedavisi yapılmalıdır.

Astımı okullarda yönetmenin 4 önemli yolu!

Çocuklarda astımın en önemli tetikleyicileri üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarıdır. Özellikle kış döneminde yaşanan viral enfeksiyonlar, astım ataklarının en sık sebepleri arasındadır. Ayrıca, egzersiz, sigara dumanı, ev içi hava kirleticileri ve dış ortam hava kirliliği astımın tetikleyicileri arasındadır. Alerjik olan astım hastalarında alerjenlerle (ev tozu akarı, kedi, polen ve küfler gibi) karşılaşmak da astım ataklarının en önemli tetikleyicileri arasındadır. En önemlisi, okul çağındaki çocuklar için, okullardaki üst solunum yolu enfeksiyonunun kontrol altına alınmalıdır. Bunun için dikkat edilmesi gereken bazı durumlar aşağıdaki gibidir;

  • Sınıflar sık sık havalandırılmalı
  • El hijyenine önem verilmeli
  • Hasta olan çocuklar maske kullanmalı
  • Atak geçiren ancak okula gelebilecek kadar iyi olan çocuklara, rahatlatıcı fıs fıs ilaçlar, okuldaki sağlık birimi tarafından verilmeli

Düzenli ilaç kullanan çocuklarda iyileşme görülmesi mümkün!

Okul öncesi astım şikâyetleri olan ve düzenli ilaç kullanan hastaların yaklaşık %50-55’i, 6-8 yaş civarında şikâyetsiz hale gelebilir ancak kalan %40-45’lik hasta grubunda şikâyetler devam etmektedir. Hangi hastanın düzeleceğini kesin olarak söylemek mümkün değildir. Ayrıca okul öncesi şikâyetleri olan her çocuk için “7 yaşında düzelecek” demek hastalarda gereksiz bir beklenti oluşturabilir ve şikayetler düzelmez ise tedaviye olan güvenleri sarsılabilir. Okul öncesi yaş grubu çocukların hastalıklarının, gelecek dönemde nasıl olacağı ile kesin yargılarda bulunmak doğru bir yaklaşım değildir.

Astım hastaları, Akdeniz tipi diyet ile beslenmeli

Astımda faydası ispatlanmış bir tamamlayıcı tedavi bulunmamaktadır. Astım hastalarının, Akdeniz tipi diyet ile beslenmeleri ve kilolarını kontrol etmeleri önerilmektedir. Astım hastalarının %80’inde alerjik rinit şikâyeti, alerjik rinit hastalarının yarısında astım şikâyetleri vardır. Bu nedenle astımlı hastalar alerjik nezle açısından, alerjik nezleli hastalar da astım açısından değerlendirilmelidir. Astım şikâyetleri hastadan hastaya ve aynı hastada zaman içinde değişmeler gösterebilmektedir. Her astım hastasının ihtiyaç duyduğu ilaç türü ve ilaç dozu birbirinden farklı olabilir. Bu nedenle özellikle şikâyetleri kontrol altında olmayan hastalar, mutlaka çocuk alerji ve immünoloji uzmanları tarafından muayene edilmelidir.

Çocuklarda grip astım ataklarını tetikleyebilir mi?

Gribal enfeksiyon geçiren çocukların sayısı kış mevsimi ile birlikte giderek artıyor. Gribal enfeksiyonlar damlacık yoluyla, yani hasta kişinin hapşırması ve öksürmesi sırasında mikropların havaya yayılması ile bulaşıyor. Kış mevsiminde özellikle kapalı ortamlarda çok sayıda kişinin bir araya gelmesi nedeniyle gribin hastadan hastaya yayılması kolaylaşıyor.  Son dönemlerde RSV, rinovirüs,  influenza, adenovirüs, covid virüsleri dolaşımda bulunuyor ve çok sayıda kişiyi etkiliyor. Bu süreçte astımlı çocukların şikayetleri artabiliyor ve bu nedenle ebeveynlere önemli görevler düşüyor. Memorial Ankara Hastanesi Çocuk Alerjisi Bölümü’nden Prof. Dr. Ersoy Civelek, bu konuda anne babalara önemli bilgiler verdi.

Prof. Dr. Ersoy Civelek

Prof. Dr. Ersoy Civelek

Öksürük, ve nefes darlığı görülebilir

Astım solunum yollarının uzun süreli mikrobik olmayan iltihabi bir hastalığıdır. Geçmeyen öksürük, gece öksürükleri, sabaha karşı öksürük, spor yaptıktan veya oynadıktan sonra ortaya çıkan öksürük ve nefes darlığı astımın en önemli şikayetleridir. Astımda şikayetler nefes borusunun iç kısmını döşeyen zarlardaki hasar nedeniyle ortaya çıkar. Astımlı hastaların şikayetlerinin şiddetine göre günlük koruyucu ilaçlar kullanması gerekebilir. Bu koruyucu tedavide amaç nefes borusunun iç kısmını döşeyen zardaki hasarı kontrol altına almaktır.

Gribal enfeksiyonlar burundan bile başlasa astımı olan çocuklarda akciğerlerin orta ve uç bölümlerinde yer alan nefes borusu bölümünün iç kısmını döşeyen zarlarda hasar oluşturabilir. Astımlı kişilerde zaten hasarlı olan bu bölge gribal enfeksiyon nedeniyle daha fazla hasar görür ve sonuçta astım atağı veya halk arasında bilinen adı ile astım krizi ortaya çıkar. Öksürük, gece öksürüğü ve nefes darlığı gibi şikayetlerin daha önceden yokken gribal enfeksiyonla beraber ortaya çıkması veya olan bir şikayetin şiddetinin artması astım atağı olarak isimlendirilir.

Astım eylem planını uygulamak önemli!

Bu aşamada en önemli görev ailelere düşmektedir. Anne babalar çocuklarında astım şikayetlerin arttığını veya yeni bir şikayetin ortaya çıktığını fark eder etmez astım atağının başladığını anlamalılar. Atakta ilk yapılacak iş rahatsızlığın şiddetini azaltacak ve astım atağının bir an önce bitmesini sağlayacak rahatlatıcı ilaçların kullanılmasıdır. Bu ilaçların nasıl, günde kaç kez ve hangi dozda kullanılacağı hastayı takip eden doktor tarafından daha önceden belirlenmiş olmalıdır. Bu plan “yazılı eylem planı” olarak isimlendirilir. İlk tedavi başladıktan sonra şikayetlerin artışı engellenirse tedaviye planda yazıldığı gibi devam edilir. Eğer kurtarıcı ilaç kullanmaya rağmen şikayetler artıyorsa veya azalmıyorsa hasta doktora başvurmalıdır.

Gripten korunmak için bunlara dikkat edin

  • Özellikle 6 aydan büyük astımlı hastaların grip aşılarını yıllık olarak olmaları tavsiye edilmektedir.
  • Sık sık el yıkamak önemlidir
  • Hapşırır veya öksürürken ağız el ile değil kol ile kapatılmalıdır
  • Kalabalıkta maske takmak gerekebilir
  • Hasta olan kişilerden uzak durulmalıdır
  • Bulunulan odalar sık sık havalandırılmalıdır
  • Yeterli sürede uyumak gerekir
  • Dengeli beslenme de gribal enfeksiyonlardan korunmaya yardım edebilir.