Yazılar

Okulda masum paylaşımlar bulaş riskini artırabiliyor!

Okulda masum paylaşımlar bulaş riskini artırabiliyor!
Yüzyılın salgın hastalığı Covid-19 nedeniyle olağanüstü günlerden geçtiğimiz bu süreçte, öğrencilerin sınıfta dikkat etmesi gereken kurallar da kritik önem taşıyor. Örneğin; kalemi ağıza götürmek, farkında olmadan elini yüzüne, gözüne sürmek, hatta arkadaşlarıyla yiyecek ya da okul araç gereçlerini masumane paylaşmak bile bulaş riskini artırabiliyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hacer Kuzu Okur, gerek pandemi sürecinde, gerekse bulaş riskinin daha da arttığı kış aylarında hastalıklardan korunmak için en etkili yolların başında pandemi kurallarına uymak ve kişisel eşyaları başkalarıyla paylaşmamak geldiğini söylüyor. Prof. Dr. Hacer Kuzu Okur, pandemi sürecinde Covid-19 riskine ve kış hastalıklarına karşı çocuklara mutlaka anlatılması gereken önlemlerle ilgili önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Prof. Dr. Hacer Kuzu Okur

Elleri sık ve doğru yıkamak
Covid-19 enfeksiyonu, grip ve sarılık virüsleri, ishal, hepatitler, döküntülü hastalıklar ve bağırsak parazitleri en çok bulaş imkanını eller aracılığıyla buluyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hacer Kuzu Okur, temiz görünen ellerde bile hastalık yapıcı binlerce mikroorganizma bulunabildiğini belirterek “Ellerin sık ve doğru şekilde yıkanması önemli hastalıklardan korunmada oldukça etkilidir. Çocuklarımıza el yıkama alışkanlığı kazandırmak, onları birçok enfeksiyondan korumada en önemli tedbir olacaktır. Yemeklerden önce ve sonra, tuvalet öncesi ve sonrası, hapşırma ve öksürme sonrası, okul servisinden inince, kedi, köpek ve diğer hayvanlarla temastan sonra, okuldan eve geldikten sonra ve maske çıkarılıp çöpe atıldıktan sonra eller mutlaka yıkanmalıdır” diyor.

Elleri yüze, ağıza ve gözlere sürmemek
Ellerin gün içerisinde çoğu zaman farkında olmadan yüze, gözlere ve ağıza sürüldüğüne, bunun da mikropların vücuda yayılabilmesine yol açtığına dikkat çeken Prof. Dr. Hacer Kuzu Okur “Ellerin yüze, ağıza ve gözlere götürülmesinden kaçınılması çok önemlidir. Bugünlerde Covid-19 enfeksiyonunun yanı sıra gribal enfeksiyonlar, hepatitler, döküntülü hastalıklar ve parazit enfeksiyonlarına da çok sık rastlıyoruz” diyor.

Pause Sağlık, Pause Dergi

Maskeyi doğru bir şekilde takmak
Prof. Dr. Hacer Kuzu Okur, Covid-19 enfeksiyonu ve kış aylarında artış gösteren soğuk algınlığı ve grip gibi hastalıklardan korunmada doğru maske kullanımının en etkili yöntemlerden biri olduğunu vurguluyor. Maskenin sadece ağızı değil, burnu da kapatacak şekilde takılması, çıkarılırken kumaşa temas edilmemesi, sadece iplerinden tutularak çıkarılması ve hemen çöpe atılıp, ardından ellerin mutlaka yıkanması gerektiğini vurguluyor.

Maskeyi nemlendiyse değiştirmek
Maskenin hapşırma ve öksürük sonrası veya yağmurda ıslanması durumunda değiştirilmesinin çok önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Hacer Kuzu Okur “Maske ıslandığında filtreleme özelliğini kaybeder ve fayda yerine zararlı hale gelebilir. Kış mevsiminden dolayı gerek soğuk algınlığı gerekse havanın yağışlı olması sebebiyle maskenin kuru kalması daha zor. Maskenin etkin koruma sağlaması için kuru ve temiz olması önemlidir. Islak maske hemen değiştirilmeli, konuşma ve koşma sonrası hafif nemlenen maske 4 saat sonra değiştirilmelidir” diyor. Çocukların okulda gerektiği durumda yedek maskeye kolayca ulaşabilmesi, çantasında mutlaka yedek maske bulunması gerektiğini belirten Prof. Dr. Hacer Kuzu Okur, her gün yeni bir maske takılmasının şart olduğunu, aynı maskenin kesinlikle ikinci gün takılmaması gerektiğini vurguluyor.

Okul araç-gereçlerini pandemi sürecinde paylaşmamak!
Pandemi sürecinde okulda çocuklar arasında yapılan silgi ve kalem gibi eşyalarla yiyecek paylaşımları bile içinde bulunduğumuz bu olağanüstü süreçte tehlikeyi artırabiliyor. Öksürme ve hapşırma ile bu eşyalara ve yiyeceklere bulaşan hastalık yapıcı mikroplar, eller aracılığıyla vücuda taşınıyor. Prof. Dr. Hacer Kuzu Okur, çocuklara paylaşma ve yardımlaşmanın mutlaka öğretilmesi gerektiğini, ancak yüzyılın salgın hastalığı olan ve hızla bulaş riski bulunan Covid-19 enfeksiyonu nedeniyle bir süre tedbir ve korunma amaçlı olarak bu paylaşımlara ara verilmesi gerektiğinin anlatılması gerektiğini söylüyor.

Yemeği konuşmadan yemek
Prof. Dr. Hacer Kuzu Okur, çocukların gerek oyunlarda, gerekse arkadaşlarıyla sohbetlerinde birbirlerine çok yaklaşmamaları, en azından bir kol boyu uzaklıkta durmaları, teneffüslerde koşturmamaları ve maskeyi açık hava haricinde çıkarmamaları gerektiğini belirtiyor. Yemekte de sohbet etmemek, mümkün olduğunca konuşmadan yemek yemek virüslerin solunum yoluyla bulaşmasını önlemede çok büyük rol oynuyor.

Antibiyotik içerken şunlara dikkat edin!

Antibiyotik içerken şunlara dikkat edin!

Covid-19 enfeksiyonunun tüm hızıyla devam ettiği bugünlerde, bir yandan da her sonbaharda olduğu gibi yine mevsimsel grip ve nezle gibi viral hastalıklar da kapıyı çalmaya başladı! Virüslerin neden olduğu hastalıkların en önemli özelliklerinin başında bulaşıcılığının çok fazla olması gelirken, tedavide bilinen bir ilacının olmaması da önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Zira bu noktada pek çok kişi antibiyotiğe sarılarak fayda yerine daha fazla zarar görebiliyor! İşte, tüm dünyada 18 Kasım Antibiyotik Farkındalık Günü ile bilinçsiz antibiyotik kullanımının tehlikelerine karşı farkındalık yaratılması amaçlanıyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Hacer Kuzu Okur “İnsanlık tarihinin önemli dönüm noktalarından biri; antibiyotiklerin bulunması ve böylece pek çok insanın hayatının kurtarılabilmesidir. Ancak enfeksiyonun nedeninin viral ya da bakteriyel kökenli olup olmadığının ayrımı için klinik ve laboratuvar testlerine ihtiyaç vardır. Antibiyotiklerin mutlaka hekim kontrolünde kullanılması gerekir, aksi takdirde çok ciddi zararlar verebilir” diyor. Prof. Dr. Hacer Kuzu Okur, bilinçsiz antibiyotik kullanımının 5 önemli zararını anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Direnç geliştiriyor

Antibiyotiğin aşırı ve yanlış kullanımı sonucu pek çok bakteri direnç geliştirmiştir. Yani antibiyotik işe yaramaz hale gelir. Bu durum enfeksiyonların tedavi edilememesine neden olur. Antibiyotikler gerekli olduğu zaman kullanılmalı ve önerilen tedavi zamanından önce kesilmemelidir.

Sindirim sistemini bozuyor

Bilinçsiz antibiyotik kullanımı; bulantı, kusma, şişkinlik ve karın ağrıları başta olmak üzere sindirim sisteminin dengesini bozarken, ishale yol açabilir. Ayrıca ağızda yara, diş renginde değişmeye neden olabilir.

Bağışıklık sistemine zarar veriyor

Bağırsak mukozamızdaki yararlı mikropları öldürerek mukozal bağışıklığı bozabilmekte ve yeni enfeksiyonların gelişmesine neden olabilmektedir. Alerjik hastalıkların ortaya çıkmasında artışa yol açabilir. Derideki kaşıntı ve döküntülerden başka öksürük nefes darlığı gibi ileri alerjik reaksiyonlara neden olabilir.

Metabolik sorunlara ve obeziteye yol açabiliyor

Özellikle çocukluk çağında yanlış kullanılan antibiyotikler bağırsak floramızı bozarak emilim sorunları yaratmakta ve diyabet hastalığı zemini oluşturup obeziteye neden olmaktadır.

Karaciğer ve böbrek yetmezliğine zemin hazırlıyor

Prof. Dr. Hacer Kuzu Okur ”Antibiyotikler vücuttan karaciğer ya da böbrek yolu ile atılır.  Pek çok ilaç karaciğer ve böbrek fonksiyonlarını bozmakta ve yetmezliğe neden olabilmektedir. Covid-19 enfeksiyonu ile mücadele ettiğimiz bugünlerde, bir yandan da sonbaharın kendine özgü hastalıkları ile karşı karşıya kaldığımızda hemen antibiyotiğe sarılmak fayda yerine zarar.