Yazılar

Baş ağrısı deyip geçmeyin!

Baş ağrısı deyip geçmeyin!

Stres, uykusuzluk ya da gerilim gibi küçük nedenlerle oluşabilen baş ağrıları kimi zaman migren, menenjit, ağır enfeksiyon gibi ciddi durumlarda da ortaya çıkabilir. Liv Hospital Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nebil Yıldız baş ağrısında dikkat edilmesi gereken sinyalleri anlattı.

Prof. Dr. Nebil Yıldız

Prof. Dr. Nebil Yıldız

Gribal enfeksiyonda baş ağrısı ön plandadır
Enfeksiyonla eş zamanlı gelişen; akut, hastalık kötüleştikçe belirginleşen, tedavisi ile de gerileyen baş ağrıları enfeksiyonla ilişkili olarak kabul edilir. Enfeksiyon gerilim ya da migren tipi baş ağrısını tetikleyebilir, tansiyonun yükselmesine yol açarak da baş ağrısı yapabilir.

Sinüs enfeksiyonlarında burun da tıkanır
Sinüs enfeksiyonlarında ilgili sinüs üzerinde hassasiyet, daha çok alında, burun kemeri ve kökü üzerinde ağrı, hassasiyet, burun tıkanıklığı, burun ve geniz akıntısı, eğilmekle ve eforla artan şiddetli ağrı tanımlanır. Kulak enfeksiyonlarında, kulak arkası ve üzerine, çeneye vuran ağrılarla, boğaz enfeksiyonlarında da boyuna, kulağa, kulak çevresine vuran ağrılarla karşılaşılabilir. Enfeksiyonlarda, özellikle de gribal enfeksiyonlarda yaygın kas ağrıları, kas tutulumları görülebilir, omuz boyun bölgesindeki kas spazmları, kafanın arkasına kulak arkası ve üzerine şakak bölgelerine doğru ağrıya sebep olabilir.

Ağrıyla birlikte ateş varsa dikkat
Baş ağrısı ve ateş birlikteliğinde, kafa içi enfeksiyon (Bakteriel menenjit, apse; fungal, parazitik, viral menenjit, ensefalit) ya da kafa dışı enfeksiyon (göz, kulak, burun, sinüs, boğaz) nedenleri dışlanmaya çalışılır. Bunlara ait belirti ve bulgu yoksa enfeksiyonla beraber başlayan bir baş ağrısı söz konusu ise sistemik enfeksiyona (viral, bakteriyel, fungal) ikincil baş ağrısı olarak kabul edilir.

Liv Hospital

Menenjit ensede ağrı ve sertlik yapar
Menenjit ile ilişkili baş ağrısı, tüm kafada yaygın ama ensede daha belirgindir ve ense sertliği bulguları eşlik eder. Beyin zarındaki duyusal sinirlerin, bakteriyel toksinler, savunma cevabı ile salınan prostaglandin, sitokin, bradikinin gibi maddelerle, uyarılması ağrıyı başlatır. Ensefalit yani beynin iltihabı gelişirse de kafa içi basıncın artışı ağrıyı daha da arttırır. Baş ağrısı çok ön planda ve şiddetli ise, bulantı kusma ateş eşlik ediyor ve ense sertliği saptanıyorsa menenjit mutlaka düşünülmelidir. Mental ve davranışsal değişiklikler, nöbetler eşlik ediyor ve bazı nörolojik ek belirtiler de olaya katılıyorsa da ensefalit düşünülmelidir.

Covid 19 enfeksiyonunda da baş ağrısı gelişebilir
Tek başına baş ağrısı Covid 19 enfeksiyonu kanıtı olarak kabul edilmiyor. Baş ağrısı ile birlikte ateş ve öksürük, boğaz ağrısı, kas ağrıları, nefes darlığı, halsizlik gibi yakınmaların varlığında belirtilerden biri olarak addedilebilir.

Ya sıradan bir unutkanlık değilse?

Ya sıradan bir unutkanlık değilse?
Sık kullandığınız eşyaların yerini unutuyor olmak pek de normal bir durum değil. Buna bir de gün içinde evde-sokakta-işte günlük işlerinizi yaparken zorlanma eşlik ediyorsa, yardıma ihtiyaç duyuyorsanız, unutkanlığa sinyal veriyorsunuz demektir. “65 yaş üzerinde hafif bilişsel bozukluk rastlama oranı yüzde 15’lerin üzerine çıkıyor. Bunların da özellikle unutkanlıkla seyredenlerin yüzde 15 kadarı iki sene, yüzde 30 kadarı beş sene içinde Alzheimer hastalığına evriliyor.” diyen Liv Hospital Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Nebil Yıldız unutkanlıkla ilgili merak edilenleri anlatıyor.

Değişiklikler olabiliyor
Bilişsel fonksiyonlarda yaşlanmayla beraber kabul edilebilir günlük işlevselliğinde fonksiyonları etkilemeyecek düzeyde değişiklikler olabiliyor. Selim yaşlılık unutkanlığı, isimleri ya da konulan eşyanın yerini unutma ama daha sonradan hatırlayabilme gibi durumları içeriyor. Bilişsel fonksiyonların herhangi birinde ortaya çıkan başkalarının da fark ettiği, günlük aktiviteleri etkileyen değişiklik ise hafif bilişsel bozukluk olarak biliniyor. Bunun unutkanlık şeklinde ortaya çıkan tipine daha sık rastlanıyor. 65 yaş üzerinde hafif bilişsel bozukluk rastlama oranı yüzde 15’lerin üzerine çıkıyor. Bunların da özellikle unutkanlıkla seyredenlerin yüzde 15 kadarı iki sene, yüzde 30 kadarı beş sene içinde Alzheimer hastalığına evriliyor.

Ya sıradan bir unutkanlık değilse?

Prof. Dr. Nebil YıldızUnutkanlık ne zaman tehlikeli?

  • Önemli tarihleri, randevuları, toplantıları, ajanda kullanmanıza rağmen unutmaya devam ediyorsanız,
  • Sık kullanılan eşyaların konduğu yeri unutuyor ve sonradan bulamıyorsanız,
  • Yeni tanışılan kişileri tekrar gördüğünüzde tanıyamıyor ya da isimlerini hatırlayamıyorsanız,
  • Yeni konuşulanı, yeni öğrenileni, TV’de izleneni unutuyorsanız,
  • Sohbette tekrar tekrar aynı şeyleri anlatıyorsanız,
  • Aynı şeyleri tekrar tekrar unutuyor ve konuyla ilgili diğer bilgileri hatırlamakta zorluk çekiyorsanız,
  • Kelimeler dilinizin ucuna geliyor çıkaramıyorsanız,
  • Kelimeleri bulmakta zorlanmanızın yanı sıra, cümlede yanlış/çarpık kullanıyorsanız, söyleyeceklerinizi ifadede zorlanıyorsanız,
  • İyi bildiğiniz deneyimleri aktarmakta/ uygulamakta zorlanıyorsanız,
  • Okurken satırları karıştırıyorsanız, daha sonra bıraktığınız yeri bulmakta zorlanıyorsanız,
  • Yazmakta, hesap yapmakta, bilgisayar, cep telefonu kullanmakta zorlanıyorsanız
  • Gün içinde yapılan işlerin düzenini, sırasını karıştırıyorsanız, evde-sokakta-işte günlük işlerinizi yaparken zorlanıyor, yardıma ihtiyaç duyuyorsanız,
  • Daha önce çok kısa sürede yaptığınız işleri bitirme süreniz giderek daha da uzun zaman alıyorsa,
  • Sorunları çözmekte zorlanıyorsanız,
  • Giderek karar vermek sizin için daha da zor oluyor ve gecikiyorsa
  • Çok basit organizasyonları yapmakta zorlanıyor, yardıma ihtiyaç duyuyorsanız; proje, toplantı, yemek, basit bir davet düzenlemek, misafir ağırlamak güç geliyorsa,
  • Bilgiye ulaşmakta, eldeki bilgileri kullanmada zorlanıyorsanız ve
  • Evde odaları karıştırıyor, dışarda çok iyi bildiğiniz yerleri bulmada zorlanıyor, yolu kaybedebiliyorsanız tehlike sinyalleri veriyorsunuz demektir.

“Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada 50 milyondan fazla kişide bunama mevcut ve bunun yüzde 60-70 kadarını Alzheimer hastaları oluşturuyor. Artan yaşlı nüfusla beraber, 2030 yılında bir buçuk-iki; 2050 yılında ise üç katına ulaşacağı öngörülüyor.”