Yazılar

Reyhan Karaca “Beğenilmek için değil, kendim olmak için varım”

 Türk pop müziğinin güçlü kadın seslerinden Reyhan Karaca, yıllardır sahnede ve stüdyoda kendine özgü yorumuyla iz bırakıyor. Duygularını olduğu gibi aktaran, sahiciliğiyle dinleyicinin kalbine dokunan Karaca, yeni albümüyle müzik yolculuğuna içten bir sayfa daha ekliyor. “Ağla Gönlüm” şarkısıyla kırgınlık, kabulleniş ve içsel vedalaşmayı anlatan sanatçı, kariyerinde kadın olmanın getirdiği zorluklara rağmen kendi sesini duyurmayı başarmış, özgünlüğüyle pop müziğin en özel isimlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Röportaj: Ahu Çağdaş

Reyhan Karaca

Yeni albümünüzün hazırlık süreci nasıl geçti, sizi en çok hangi duygu yönlendirdi? 

“Ağla Gönlüm” aslında bir şarkıdan fazlası… benim içimde uzun zamandır susturduğum bir duygunun dışarı çıkma hali. Bu süreçte kendime şunu sordum: “Gerçekten ne hissediyorum?”

Cevap çok netti: Kırgınlık, kabulleniş ve biraz da içsel bir vedalaşma…

Bu şarkıyı söylerken hiçbir şeyi süslemedim. Çünkü bazı duygular vardır ya olduğu gibi anlatırsın ya da hiç anlatamazsın. “Ağla Gönlüm” tam olarak öyle bir şarkı benim için…

Albümdeki şarkılarınızda hangi temaları öne çıkarmak istediniz? 

“Ağla Gönlüm”le birlikte aslında şunu anlatmak istedim: Güçlü olmak, her zaman dimdik durmak değildir. Bazen en büyük güç, içindeki kırıklığı kabul etmektir.

Bu şarkıda aşk var ama acının içinden geçen bir aşk… Gurur var ama sessiz bir gurur… Ve en önemlisi, insanın kendiyle yüzleşmesi var.

Çünkü insan en çok, sustuğu yerde yoruluyor. Ben bu şarkıda o suskunluğu konuşturdum.

Reyhan Karaca

Bugünün müzik dünyasında kadın sanatçıların sesini duyurması sizce nasıl bir yol izliyor? 

Eskiden kapılar daha kapalıydı, şimdi anahtarlar çoğaldı ama rekabet de çok büyüdü. Kadın sanatçılar artık daha görünür ama aynı zamanda daha çok sınanıyor. Yine de sesini gerçekten bilen bir kadın, eninde sonunda duyuluyor.

90’lardan bugüne pop müzikte kadın sanatçı olarak yol almak nasıl bir deneyim oldu? 

Çok şey gördüm, çok şey öğrendim. 90’lar daha saf ama daha zor bir dönemdi. Şimdi her şey daha hızlı ama daha yüzeysel. Ben o iki dünyanın arasında kalmadım, ikisini de içimde özümsedim.

Erkek sanatçıların daha çok ön planda olduğu bir piyasada, kendi sesinizi duyurmak için hangi yolları denediniz? 

Hiç kimsenin gölgesinde durmamayı seçtim. Kendi hikâyemi anlattım, kendi duygumla söyledim. Çünkü taklit edilen değil, hissedilen kalıyor.

Kariyerinizde sizi en çok zorlayan dönem hangisiydi, nasıl aştınız? 

Sessiz kaldığım dönemler… İnsan unutulduğunu sanıyor ama aslında kendini yeniden kuruyor. Ben o dönemlerde müziğe değil, kendime yatırım yaptım. Sonra zaten her şey yerine oturdu.

Reyhan Karaca

Pop müzikte kadın sanatçı olmanın en büyük avantajı ve dezavantajı sizce nedir? 

Avantajı şu: Duyguyu çok derin anlatabiliyoruz. Dezavantajı ise sürekli görünüş üzerinden değerlendiriliyor olmak. Ses ikinci plana atılabiliyor bazen.

Güzellik, kıyafet, sahne imajı gibi konularda kadınların erkeklere göre daha fazla baskı altında olduğunu düşünüyor musunuz? 

Kesinlikle. Kadın sahneye çıkınca önce nasıl göründüğüne bakılıyor. Erkek sahneye çıkınca ne söylediğine. Bu çok net bir fark. Bu yüzden de hep kendimi yeniledim ve hâlâ yeni çıkmış bir şarkıcı gibi heyecanla yenilikleri takip ediyorum.

Bu baskılarla başa çıkmak için kendi yöntemleriniz neler? 

Kendime şunu söyledim: “Beğenilmek için değil, kendim olmak için varım.” O noktadan sonra hiçbir yorum insanı yıkamıyor.

Kadın sanatçı olarak sahnede kendinizi ifade ederken en özgür hissettiğiniz an hangisi oldu? 

Şarkının içinde kaybolduğum an… O an ne kamera var ne seyirci ne de yargı. Sadece ben ve müzik kalıyoruz.

Günlük hayatınızda müziğin dışında sizi en çok besleyen şey nedir? 

Yalnız kalabilmek… Sessizlik benim en büyük ilhamım. Bir de hayata dışarıdan bakabilmek.

Reyhan Karaca

Kadın sanatçı olarak toplumdan aldığınız destek ve eleştiriler arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz? 

Destek motive eder, eleştiri büyütür. Ama ikisini de dozunda almak gerekiyor. Çünkü ikisi de insanı yanlış yere götürebilir.

Genç kadın müzisyenlere en önemli tavsiyeniz ne olurdu? 

Kimseye benzemeye çalışmasınlar. Çünkü en güçlü şey, insanın kendi sesidir.

Yeni albüm sonrası müzik yolculuğunuzda hangi projeler sizi heyecanlandırıyor? 

Daha sahici, daha çıplak işler yapmak istiyorum. Belki akustik projeler, belki sürpriz iş birlikleri… Ama hepsinde tek şartım var: Gerçek olması. Daha çok şarkı üretip daha fazla kitlelere ulaşmak istiyorum.

Dijital çağda kadın sanatçıların kendilerini ifade etme imkânları sizce nasıl değişti? 

Artık kimseye ihtiyaç duymadan sesini duyurabiliyorsun. Ama bu sefer de gürültünün içinden sıyrılman gerekiyor. Yani özgürlük arttı ama mücadele şekil değiştirdi.

Hayalinizdeki sahne veya iş birliği nedir? 

Aslında benim için hayal artık büyük sahnelerden çok, doğru duyguyu paylaşabildiğim anlar…

Uzun zamandır içimde olan bir şey var: Genç meslektaşlarımla bir araya gelip birlikte üretmek. Onların enerjisiyle benim birikimimin buluştuğu, samimi ve sahici projeler yapmak istiyorum.

Bir de yıllardır ertelediğim bir şey… o düet meselesi.

Doğru zamanı, doğru sesi bekledim hep. Artık hissediyorum, o zamanı geldi. İçime sinen, gerçekten kalpten bir düet yapmak ve onu hayata geçirmek istiyorum. Çünkü bazen iki ses, tek başına anlatamadığını çok daha derin anlatabiliyor.

Reyhan Karaca

#ReyhanKaraca #AğlaGönlüm #YeniAlbüm #PopMüzik #KadınSanatçılar #MüzikRöportaj #PauseDergi #TürkMüziği #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity #AhuÇağdaş

Yapay Zekâ Klipte Japonya’yı Ayaklara Getirdi

Ünlü sanatçı Reyhan Karaca, İlhan Özer imzalı “Ağla Gönlüm” şarkısını yapay zekâ destekli klip ile müzikseverlerle buluşturdu. Yayınlandığı andan itibaren dijital platformlarda yoğun ilgi gören klipte Karaca, Japonya’nın büyüleyici atmosferini ekranlara taşıdı.

Sanatçı, “Klibimi Japonya’da çekmek istiyordum fakat zaman olmadı. Yapay zekâ sayesinde oranın harika manzarasını kliple birleştirdik. Ben bir geyşa oldum klipte. Aslında çok da yabancı değilim, benim ruhum bir geyşa” sözleriyle çalışmayı anlattı. Rengarenk hazırlanan klip için Karaca, “Umarım izleyen herkes bizim kadar beğenir” ifadelerini kullandı.

#ReyhanKaraca #AğlaGönlüm #RuhumGeyşa #YapayZekâKlip #MüzikHaberi #Magazin #YeniKlip #Japonya #Sanatçı #DijitalMüzik #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Reyhan Karaca ‘Sen Yaktın’

Reyhan Karaca, söz ve müziği Mustafa Arapoğlu imzalı ‘Sen Yaktın’ isimli yeni şarkısını Hayrettin Güneş yapımcılığında yayınladı.

Grand Müzik etiketiyle yayınlanan şarkının klibi İstanbul’da çekildi. ‘Sen Yaktın’ isimli şarkısına iddialı bir klip çeken Reyhan Karaca,’ Uzun süredir üzerinde çalıştığım bir şarkı oldu. Tarz olarak kendimi yansıttığımı düşünüyorum. Tarz demişken, bana hep Monica Bellucci’ye çok benziyorsun diyorlar. Benziyormuşuz bilmiyorum ama hayat felsefemiz aynı. Monica’nın da dediği gibi ‘20 yaşında güzel olmak doğaldır. Ama 40 yaşından sonra güzel kalabilmek sizin hayat tarzınızı gösterir. Bende bu klibe tarzımı yansıttığımı düşünüyorum. Belki de Türkiye’nin Monica Bellucci’si de benimdir’ dedi.

Reyhan Karaca “Bi’şey Olmaz”

Reyhan Karaca “Bi’şey Olmaz”

Reyhan Karaca, yapımcılığını Hayrettin Güneş’in üstlendiği, sözleri Sadettin Dayıoğlu müziği ise Ahmet Akkaya imzalı  “Bi’şey Olmaz” isimli şarkısını Grand Müzik etiketiyle tüm dijital platformlardan müzikseverlerin beğenisine sundu.

Uzun süredir üzerinde çalıştığı “Bi’ şey Olmaz” şarkısını Amerika’da kliplendiren Reyhan Karaca çekimler sırasında duygularını da dile getirdi. Karaca, ”Titizlikle üzerinde çalıştığım ve çok sevdiğim bir çalışma oldu. Her detayında büyük emek var. Ben her zaman kendime yakışan şarkılar yapmaya özen gösterdim. Farkında mısınız bilmiyorum ama 90’lara tekrar bir dönüş var. Ben yıllardır yeni şarkılar üretmeye devam eden kendime yatırım yapmaya hiç ara vermeden 90’lar ruhunu yaşatmaya çalışan nadir sanatçılardan biriyim.. Aslında sadece 90’ların değil tüm zamanların şarkıcısıyım. Güncel soundlarda bile artık yerli yabancı herkeste bir 90’lar ruhu hakim olmaya başladı. Ne varsa eskilerde var. Eski şarkıların tadı bile bir başka” dedi.