Yazılar

E-SİGARA DA NORMAL SİGARALAR KADAR ZARARLI!

E-SİGARA DA NORMAL SİGARALAR KADAR ZARARLI!

Aktif ya da pasif olarak sigara içmek hem fiziksel sağlık hem de genel yaşam kalitesi açısından oldukça zararlıdır. Sigara kullanımı üst solunum yolu enfeksiyonlarından akciğer enfeksiyonlarına kadar genel yaşam kalitesini etkiliyor. Cilt sağlığını da bozan sigaranın zararları saymakla bitmez. Zararlı alışkanlıklar konusunda masum gibi gözüken tadı tatlı ama kendisi acı olacak sonuçlara sebep olan e-sigaralarda yine son derece zararlı ve bırakılması gereken alışkanlıklardan. 9 Şubat Dünya Sigara Bırakma Günü’nde zararlı alışkanlıklarınızdan kurtulabileceğiniz 5 önemli yöntemi Liv Hospital Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Adnan Sayar anlattı.

Prof. Adnan Sayar

Prof. Adnan Sayar

Sigara genel yaşam kalitenizi bozar

  • Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), amfizem gibi ciddi solunum problemlerine neden olabilir.
  • Kalp damarlarının daralmasına ve kalp hastalıklarının gelişme riskinin artmasına neden olabilir. Sigara içenlerde kalp krizi geçirme riski, içmeyenlere göre daha yüksektir.
  • Sigara içmek, üst solunum yolu enfeksiyonlarına ve akciğer enfeksiyonlarına (örneğin, zatürre) yakalanma riskini artırabilir. Bağışıklık sistemini de zayıflatarak daha sık hastalanmaya sebep olur.
  • Sigara içmek başta akciğer kanseri olmak üzere, ağız, boğaz, yemek borusu, pankreas, böbrek ve mesane kanseri gibi bir dizi kanser türünün gelişme riskini artırır.
  • Sigara içmek, mide ülseri ve reflü gibi sindirim sistemi sorunlarına yol açabilir.
  • Ciltte kırışıklıklara, erken yaşlanmaya ve cilt kanseri riskinde artışa neden olabilir.
  • Sigara içmek, kısırlık riskini artırabilir ve kadınlarda düşük yapma riskini artırabilir.
  • Sigara içenlerde nikotine bağımlılık gelişir ve bırakmak zorlaşabilir.

E-sigarayı en çok gençler kullanıyor
Elektronik sigara, sigara bırakmak isteyenlere önerilen, tam bırakana kadar ara geçiş döneminde kullanılabilen bir alternatif. Zararları hakkında yeterli bilgi olmaması, solunum fonksiyonlarında anlamlı bir bozulmaya sebep olmadığının gösterilmesi, sigara bırakmak isteyenler için, nikotin ihtiyacını karşılayan ve sigaradaki diğer zararlı maddeleri içermeyen bir alternatif olarak görülmesini sağlamıştı. Bu şekilde tütün piyasasında kendine yer bulan elektronik sigaralara, üretici firmalar aroma ve şeker ekleyerek tadını da cazip hale getirdiler. Tatlı, kötü kokmayan, yanmayan nikotin içeriği bu ürünü gençler için cazip hale getirdi.
Günümüzde özellikle lise ve üniversite öğrencileri arasında çok sayıda hiç “yanıcı” sigara kullanmadığını ancak e-sigara kullandığını söyleyen genç nüfus mevcut. ABD’de yapılan çalışmada lise öğrencileri arasında kullanımın %30’a yaklaştığı bildirildi. Son on yılda e-sigara kullanımı tüm dünyada hızla artış göstermekte. Bu artış incelendiğinde; sigarayı bırakmak için e-sigaraya başlayanların çoğunluğunun yanıcı sigaraya geri döndüğü buna rağmen yıllar önce sigarayı bırakmış olanların ise genç nüfus gibi e-sigaraya rağbet gösterdiği görüldü. Bu kadar yaygın kullanım, e-sigarayı halk sağlığı problemi olarak değerlendirilip pazarlama öncesi ayrıntılı analizlerin yapılmasını gerektirmekte. Ancak tüm e-sigaraların tütün ürünü olarak düzenlemeye tabi olması, insan sağlığı üzerine potansiyel zararlarını ölçmek için yapılması gereken araştırılmaların yapılmasını engellemekte. Kullanıcıların sonradan değerlendirilmesi ile yapılan analizler doğrultusunda elektronik sigaraların etkileri tahmin edilmeye çalışılmakta.
E sigaralarda nikotin, propilen glikol, gliserol, metaller, tatlandırıcı ve aroma katkı maddeleri içermektedir. Bu maddeler; bağımlılık, boğaz tahrişi, kuru öksürük, akciğer hasarı, böbrek yetmezliği, kardiyopulmoner toksisite, demans gibi çok çeşitli hastalıklara yatkınlık yaratabilmektedir. E-sigara kullanan kadın nüfusta vücut kitle indeksinin daha yüksek olduğu yani vücut ağırlığının olması gerekenden daha fazla olduğu gösterilmiştir.

Bütün bunlarla birlikte değerlendirdiğimizde yine bağımlılığa sebep olan e-sigaraların da tamamen masum olduğunu söylemek mümkün değildir.Liv Hospital

Zararlı alışkanlıklarınızdan kurtulabileceğiniz 5 önemli yöntem
1- Bırakmayı gerçekten istemelisiniz

Sigarayı bırakmanın birçok farklı yöntemi vardır ve her birey için farklı yöntemler etkili olabilir. En önemli faktör ise kişinin sigarayı bırakmayı gerçekten istemesidir.

2- Kademeli bırakmayı da deneyebilirsiniz
Birdenbire bırakma bazı kişilerin sigarayla bağını tek seferde koparmasını sağlarken, yoksunluk belirtileri nedeniyle bir kesimin sigaraya geri dönmesine ve başarısızlık hissine kapılmasına neden olabilir. Bazıları içinse kademeli azaltma yöntemi ile sigaradan kurtulmak mümkündür.

3- Bantları tercih edebilirsiniz
Bunun yanı sıra sigaradaki bağımlılık yapıcı madde olan nikotini içeren, nikotin sakızları ve nikotin bantları bu sürecin daha kolay geçmesine yardımcı olur.

4- Birlikte tükettiğiniz içecekleri azaltabilirsiniz
Sigarayı bırakırken, sigarayla birlikte tüketilen içecekleri azaltmak ya da sigarayla özdeşleştirilen ortamlardan uzaklaşmak bu süreci kolaylaştıracaktır.

5- Akupunktur gibi alternatif yöntemleri tercih edebilirsiniz
Bazı hastalar hipnoz, akupunktur, meditasyon gibi alternatif yöntemlerden fayda görmektedirler. Sağlıklı yaşam modeline geçmek, düzenli egzersiz, stres yönetimi, sağlıklı beslenme, davranışsal terapiler de kişinin motivasyonunu yüksek tutarak sigaradan kurtulmasını sağlayabilir.

Sigara bırakma yöntemleri çok çeşitlidir. Sigara bırakmayı düşünen kişiler kendi yöntemlerini belirlemekte güçlük çekiyorsa ya da daha önceden bırakmayı denemiş başarısız olmuşsa sigara bırakma polikliniklerine başvurabilirler. Gerek davranışsal modeller, destek tedavileri, gerek ilaçlar, terapiler ile sigaradan tamamen kurtulmak mümkün.

Sigara rahim ağzı kanserine davetiye çıkarıyor

Sigara rahim ağzı kanserine davetiye çıkarıyor

Sağlık alanında yapılan farkındalık günlerinin en önemli amacı hastalık hakkında toplumu bilinçlendirmek ve önleyici yöntemler konusunda cesaretlendirmektir. Toplum olarak rutin kontrollere gitme konusunda iyi bir noktada değiliz. Oysaki belli aralıklarla yapılan rutin kontroller sayesinde olası sorunları başında öğrenerek tedavi sürecinde çok daha iyi ve hızlı ilerleme kaydedilebilir. Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Alper Karalök rahim ağzı kanseri hakkında önemli noktalara değindi.

Doç. Dr. Alper Karalök

Doç. Dr. Alper Karalök

Rahim ağzındaki hücrelerin anormal büyümesi sonucu oluşur
Rahim ağzı kanseri, rahim ağzındaki hücrelerin anormal büyümesi sonucu oluşan bir tür kanserdir. Genellikle Human Papillomavirus (HPV) adı verilen bir virüsün neden olduğu enfeksiyonla ilişkilidir. Ancak, tüm HPV enfeksiyonları rahim ağzı kanserine yol açmaz; çoğu kadın enfeksiyonu bağışıklık sistemleri tarafından temizleyebilir.

Rahim ağzı kanserine yakalanma riski bir dizi faktöre bağlıdır

  • HPV enfeksiyonu: HPV, rahim ağzı kanserinin yaygın bir nedenidir. Cinsel temasla bulaşabilir ve genellikle bağışıklık sistemi tarafından temizlenir, ancak bazı durumlarda kalıcı olabilir.
  • Sigara içme: Sigara içmek, rahim ağzı kanseri riskini artırabilir. Sigara içen kadınların enfekte olmaları durumunda kansere yakalanma olasılıkları daha yüksektir.
  • Dengesiz beslenme: Düzensiz ve sağlıksız beslenme, vücudun bağışıklık sistemini zayıflatarak rahim ağzı kanseri riskini artırabilir.
  • Erken yaşta cinsel aktivite: Erken yaşta cinsel aktivite, HPV enfeksiyonu riskini artırabilir ve dolayısıyla rahim ağzı kanseri riskini yükseltebilir.

Rahim ağzı kanseri genellikle erken evrelerde belirti göstermez

  • Vajinal kanama, özellikle cinsel ilişki sonrası,
  • Ağrılı cinsel ilişki,
  • Pelvik ağrı ve
  • İdrar veya bağırsak alışkanlıklarında değişiklikler evre ilerledikçe ortaya çıkabilir.

Doç. Dr. Alper Karalök

Smear testleri önemli
Erken teşhis, başarılı bir tedavi için kritik önem taşır. Bu nedenle, düzenli sağlık kontrolleri ve Pap smear testleri önemlidir. Pap smear testi, anormal hücreleri erken tespit etmeye yardımcı olabilir, böylece tedaviye başlamak için zaman kazanılır.

Rahim ağzı kanserinden korunmak için neler yapabilirsiniz?

  • HPV Aşısı: HPV aşısı, rahim ağzı kanseri riskini azaltabilir. Genç kızlar ve genç kadınlar için önerilen bu aşı, cinsel aktivite öncesi yapılmalıdır.
  • Düzenli sağlık kontrolleri: Düzenli Pap smear testleri ve HPV testleri, anormal hücreleri erken evrede tespit etmede yardımcı olabilir. Bu testler, kanseri önlemek veya erken teşhis etmek için hayati öneme sahiptir.
  • Sağlıklı yaşam tarzı: Dengeli beslenme, sigara içmemek ve düzenli egzersiz yapmak bağışıklık sistemini güçlendirir, böylece rahim ağzı kanseri riskini azaltabilir.
  • Sağlıklı cinsel ilişki: Güvenilir korunma yöntemleri kullanmak ve cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan kaçınmak önemlidir.

Önleyebilir ve tedavi edebilirsiniz
Rahim ağzı kanseri farkındalık ayı, kadınları bu önemli konuda bilinçlendirmek ve sağlıklarını korumak için bir fırsattır. Sağlığınızı önemseyin, düzenli sağlık kontrolüne gidin ve bilinçli kararlar alarak rahim ağzı kanseri riskinizi azaltın. Unutmayın, rahim ağzı kanseri önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır.

Elektronik sigara kansere davetiye çıkarıyor

Elektronik sigara kansere davetiye çıkarıyor

Son yıllarda kullanımı giderek yaygınlaşan hatta çocuk yaşlara inen sigara, akciğer kanserinin en büyük nedenini oluşturuyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nilüfer Aykaç tek bir adedinde 4 bini aşkın zararlı madde bulunan sigaranın akciğer kanserinin nedenleri arasında yüzde 90 ile ilk sırada yer aldığını belirtirken, masum gibi görülen e-sigaranın da aksine son derece tehlikeli olduğunun ve kansere davetiye çıkardığının yapılan bilimsel çalışmalarla ortaya konulduğunu vurguluyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nilüfer Aykaç sinsi bir hastalık olduğundan genellikle ileri evrede teşhis konulabilen akciğer kanseri hakkında önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Dünyada ve ülkemizde gerek erkeklerde gerekse kadınlarda kanserden ölüm nedenleri arasında ilk sırada akciğer kanseri yer alıyor. Acıbadem Altunizade Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nilüfer Aykaç dünyada her 6 ölümden birinin kanser nedeniyle olduğunu belirterek “Dünya Sağlık Örgütü’ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın (IARC) 2020 yılı dünya kanser istatistiklerine göre akciğer kanseri 1,8 milyon ile en çok ölüme neden olan kanserlerin başında gelmektedir. Buna karşın sadece sigara kullanımını bırakarak akciğer kanserini çok büyük ölçüde önlemek mümkündür” diyor. Dünya genelinde akciğer kanserinden ölümlerin yaklaşık üçte ikisinin sigaradan kaynaklandığını vurgulayan Doç. Dr. Nilüfer Aykaç, elektronik sigaranın da (e-sigara) sanılanın aksine son derece zararlı olduğuna dikkat çekiyor.

Pause Dergi

Doç. Dr. Nilüfer Aykaç

E-sigara içenlerde görülüyor!

Toplumda elektronik sigaranın zararlarına yönelik büyük bir bilinçsizlik olduğunu, bu nedenle e-sigara kullanımının özendirilerek gençleri de etkisine almaya başladığını belirten Doç. Dr. Nilüfer Aykaç şöyle konuşuyor: “Çok üzücü ama gerçek olan şu ki günümüzde sigara içme yaşı 11’e düştü! Üstelik toplumda elektronik sigaranın masum olduğu düşüncesi var ve e-sigara masummuş gibi pazarlanıyor. Oysa yapılan bilimsel çalışmalar; bu ürünlerin kullanıldıktan hemen sonra neden oldukları zararları açıkça ortaya koyuyor. Piyasada 15 binden fazla farklı e-sıvı bulunurken, e-sigara sıvıları esrarın etken maddesi olan tetrahidrokannabinol (THC) ve yağ içerebiliyor. Araştırmalar; özellikle THC içeren sıvılarda bulunan vitamin E asetat ile EVALI (e-sigara ilişkili akciğer hasarı) arasında ilişki olduğunu kanıtladı. Bu hastalık sadece e-sigara içenlerde görülen ve ölümle sonuçlanabilen bir akciğer hasarıdır.”

Ülkemizde satışı yasak ama!

Türkiye’de e-sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin pazarlanmasının yasal olmadığını, buna karşın yüzlerce internet sitesinden serbestçe satılabildiklerini ve yasal kargo firmaları ile tüketicilere ulaştırıldıklarını belirten Doç. Dr. Nilüfer Aykaç “Nikotin içeren ve içermeyen e-sigaralar “Reaktif Oksijen Molekülleri”ni açığa çıkarmakta ve bu moleküller DNA harabiyeti yapmakta, vücudun işlemesi için gerekli enzimleri etkisiz hale getirmektedir. Öte yandan e-sigaralarla yapılan hayvan deneylerinde bu ürünlerin iltihap mekanizmalarını tetiklediği, hücre tamirini duraklattığı, astımla ilişkili kimyasalları aktive ettiği ve akciğer işlevini azalttığı kanıtlanmıştır” diyerek uyarıda bulunuyor.

Pause Dergi

Sinsice ilerliyor, ileri evrede ortaya çıkıyor!

Sinsi bir hastalık olduğundan gizlice ilerleyerek genellikle ileri evrede teşhis konulabilen akciğer kanseri, en çok ölüme yol açan kanser olmasına rağmen aynı zamanda en fazla önlenebilir kanser olarak da karşımıza çıkıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Nilüfer Aykaç, e-sigara, tütün ve tütün mamulleri kullanımına son verilmesiyle akciğer kanserinin yüzde 90 oranında önlenebileceğini belirtirken, ülkemizde etkili tütün kontrolü politikaları ve düzenlemeleriyle önlem alınabileceğini, e-sigara ve ısıtılmış tütün ürünlerinin halen yasal olmayan biçimde süren satışının da engellenmesi gerektiğini, toplumun bu konuda bilinçlendirilmesinin de şart olduğunu söylüyor.

E-sigara masum değil

E-sigara masum değil

Dünyayı etkisi altına alan pandemiden korunmak için “maske, mesafe ve hijyen” kurallarına uysak da bazı kötü alışkanlıklar tüm bu çabaları boşa çıkarıyor. Bunların başında da sigara ve tütün mamüllerini kullanmak geliyor. Sigaranın zararlarına karşı toplumu bilinçlendirmek amacıyla tüm dünyada 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma günü olarak anılıyor ve sigarayı bırakmak isteyenler için yeni bir yaşama başlangıç fırsatı olarak görülüyor. Acıbadem Taksim Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tülin Sevim, Covid-19 enfeksiyonunun yaşamı tehdit ettiği bu süreçte sigarayı bırakmanın hem Covid’den korunmada hem de sağlıklı bir yaşama adım atmada çok önemli bir adım olacağını belirtirken, toplumda daha az zararlı olduğu konusunda yanlış bir kanı bulunan elektronik sigaraların da (e-sigara) Covid-19 riskini 5 kat artırdığını vurguluyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tülin Sevim, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü kapsamında yaptığı açıklamada önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Sigara, nargile, puro, pipo, elektronik sigara gibi tütün ürünleri beş binden fazla kimyasal madde (zehir) içeriyor. Bu kimyasal maddeler tüm hücrelerimize zarar veriyor ve hücrelerimizi yaşlandırıyor. Tütün kullanımından en çok etkilenen organların başında ise akciğerler, kalp ve damarlar geliyor. Sigara içen kişilerin hava yollarındaki savunma mekanizmalarının bozulduğunu ve bağışıklık sisteminin zayıfladığını; bu nedenle de sigara içenlerde solunum yolu enfeksiyonlarının sigara içmeyenlere göre daha sık görüldüğünü ve daha ağır seyrederek ölüm riskini artırdığını belirten Doç. Dr. Tülin Sevim, sigara ve Covid-19 arasındaki ilişkiyi şöyle özetliyor: “Covid-19 enfeksiyonu en çok akciğerleri etkiliyor. Sigara içen kişilerin hava yollarındaki savunma mekanizmalarının bozulması, bağışıklık sisteminin zayıflaması diğer enfeksiyonlar gibi Covid-19 riskini de artırıyor. Covid-19 virüsü vücuda girdiğinde ACE2 reseptörlerine bağlanıyor. Sigara içenlerde, ağız ve hava yollarında reseptör düzeyinin yüksek olması da hastalığa yakalanmayı kolaylaştırıyor ve daha ağır geçmesine neden oluyor.”

Sigara kronik hastalıkları tetikliyor

Ayrıca sigara ve tütün ürünü kullananlar ellerini daha sık ağız, dudak ve yüzlerine götürdükleri için hastalığın bulaş riski bu davranış nedeniyle de artıyor. Sosyal ortamlarda nargile veya elektronik sigaranın kullanıcılar arasında paylaşılması, sigara veya sigara paketlerinin elden ele geçirilmesi de bulaşmayı artıran önemli bir etmen olarak görülüyor. Yapılan birçok çalışmada sigara ve tütün ürünleri kullanan kişilerin ağır hastalık, yoğun bakıma yatış, entübasyon gereksinimi ve ölüm oranlarının hiç sigara içmemiş kişilere göre daha yüksek olduğu ortaya konuluyor. Covid-19 enfeksiyonunun sigara içenlerde daha ağır seyretmesinin bir başka nedeninin de ek hastalıklar olduğuna işaret eden Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tülin Sevim, “Tütün sadece akciğerlerde değil, başta kalp ve damarlar olmak üzere birçok organda hasara yol açıyor. Bu nedenle sigara içenlerde KOAH, kalp damar hastalığı, inme, hipertansiyon, kanser gibi hastalıklar daha sık görülüyor. Bu kronik hastalıkların varlığında Covid-19 ağır seyrediyor ve ölüm riski artıyor.” diyor.

E-sigara sanılanın aksine zehir saçıyor!

Elektronik sigaranın zararları konusundaki bilinçsizlik ise giderek daha fazla kişinin bu ürüne yönelmesine neden oluyor. Özellikle gençlerin e-sigara kullanımı konusunda özendirildiğini, oysa elektronik sigaraların da zehir saçtığını kaydeden Doç. Dr. Tülin Sevim “Elektronik sigara, zararları azaltılmış tütün ürünü olduğu iddiası ile pazarlanmaya çalışılıyor. Oysa e-sigara içerisinde sıvılaştırılmış nikotinin yanı sıra çok sayıda kimyasal madde bulunuyor. Bu kimyasal maddeler arasında sağlık zararları çok iyi bilinen ağır metaller, tütün bitkisine spesifik nitrozaminler, polisiklik aromatik hidrokarbonlar, formaldehidler, propilen glikol, etilen glikol ve özellikle gençlerin ilgisini çekmek üzere eklenen aromalar yer alıyor. Elektronik sigaranın yol açtığı sağlık sorunları üzerine yapılan çalışmalar Covid-19’u da kapsıyor. ABD’de 13-24 yaş arası gençlerde yapılan bir çalışmaya göre e-sigara kullananlarda Covid-19’a yakalanma riski 5 kat artıyor” diyerek uyarıyor.

Pasif içicilik arttı!

Pandemi döneminde yaşanan sosyal izolasyon, sokağa çıkma yasakları, hastalığın yarattığı kaygılar, çaresizlik duygusu, psikolojik baskılara neden olarak sigara isteğini tetikleyebiliyor. Bu dönemde aileler evde daha uzun süre birlikte oldukları için evde pasif içicilik riskinin de arttığını belirten Doç. Dr. Tülin Sevim şöyle konuşuyor: “Çocuklar ve gençler örnek aldıkları ebeveynlerini daha kolaylıkla sigara içerken görüyor. Bu nedenlerle özellikle pandemi döneminde sigara ve tütün ürünlerinin zararları, hastalığın seyri üzerine etkileri, tütünden kurtulmanın önemi anlatılıp, kişilerin sigarayı bırakma konusunda teşvik edilmesi çok önemlidir.”

 

 

 Sigarayı bırakır bırakmaz iyileşme başlıyor!

Acıbadem Taksim Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Tülin Sevim, “Sigarayı bırakanlar kendilerini fiziksel olarak daha iyi ve enerjik hissederler. Ciltleri gençleşir, tat ve koku alma duyuları iyileşir. Arabaları, evleri, giysileri, nefesleri daha güzel kokar. Çevrelerindekileri sigara dumanına maruz bırakma endişesinden kurtulurlar. Para biriktirmeye başlarlar, çocuklara ve gençlere iyi örnek olurlar, daha sağlıklı çocuklar yetiştirirler.” diye konuşuyor. Doç. Dr. Tülin Sevim’in verdiği bilgilere göre sigarayı bırakınca bakın vücudumuzda neler değişiyor?

  • Sigarayı bıraktıktan 20 dakika sonra kan basıncı ve nabız, el ve ayak ısısı normale dönüyor.
  • 8 saat kandaki karbonmonoksit düzeyi normale iniyor. Oksijen düzeyi ise yükseliyor.
  • 24 saat sonra kalp krizi geçirme riski azalmaya başlıyor.
  • 48 saat sonra sinir uçları tekrar büyümeye başlıyor. Tat ve koku alma duyusunda düzelme oluyor.
  • 2 hafta ile 3 ay arasında yürüyüş yapmak ve merdiven çıkmak kolaylaşıyor. Akciğer fonksiyonları yaklaşık yüzde 30 artıyor.
  • 1 ve 9 ay arasında öksürük, yorgunluk ve nefes darlığı azalıyor. Akciğerlerdeki savunma mekanizmaları düzelmeye başlıyor, akciğer enfeksiyonları önleniyor. Soğuk algınlığı, boğaz ve baş ağrısı azalıyor. Konsantrasyon artıyor.
  • 1 yıl sonra koroner arter hastalığı riski, sigara içenlere göre yarıya düşüyor. Sabahları göğüs ağrısı yaşama korkusu kalmıyor.
  • 5 yıl sonra akciğer kanserinden ölüm riski yarı yarıya azalıyor. İnme riski, sigara içmeyenlerle aynı düzeye iniyor. Ağız, boğaz, yemek borusu, mesane, böbrek ve pankreas kanseri riskleri düşüyor.