Yazılar

Rap ve Rock Buluşması: Ozbi’den Güçlü Performans

Türk rap sahnesinin özgün isimlerinden Ozbi, Teoman’ın unutulmaz şarkılarından “Renkli Rüyalar Oteli”ni “Teoman Şarkıları” albümü kapsamında yeniden yorumladı. Teoman’ın söz ve müziğini yazdığı eser, Ozbi’nin güçlü yorumu ve eklediği rap bölümüyle farklı bir anlatım kazanıyor.

Şarkının duygusal omurgası korunurken, Ozbi’nin doğrudan ve sert dili parçaya yeni bir ifade alanı açıyor. Kadının erkeğin çok daha cesaretli olduğu teması üzerinden ilerleyen şarkı, özlem ve anılarla örülü bir hikâyeyi modern bir bakışla yeniden dinleyiciye sunuyor.

“Teoman Şarkıları” projesi, farklı sanatçıların yorumlarıyla Teoman repertuvarını yeniden keşfetmeye devam ederken; “Renkli Rüyalar Oteli” bu seçkide modern dokunuşuyla öne çıkan çalışmalardan biri olarak dikkat çekiyor. Ozbi’nin yorumu, hem Teoman hayranları hem de rap dinleyicileri için yeni bir müzikal deneyim yaratıyor.

#Ozbi #TeomanŞarkıları #RenkliRüyalarOteli #TürkRap #TürkRock #MüzikHaberleri #Magazin #YeniYorum #BayhanMüzik #AvrupaMüzik #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Romantik Bir Hikâye Dijital Platformlarda

1995 yılından bu yana Türkçe müziğin hafızasında kendine özgü bir yer edinen Tual, yeni single çalışması “Akşamüstü” ile dinleyicileriyle yeniden buluşuyor. Sözü ve müziği İzzet İskender Timur Türsen imzası taşıyan şarkı, geçmişin izlerini bugünün duygusuyla birleştirerek romantik bir hikâye anlatıyor.

Yarım kalmış hayaller ve zamana karışan hatıraların izinde ilerleyen parça, dinleyiciyi tanıdık ama derin bir duygu yolculuğuna davet ediyor. Tual, yıllar içinde şekillenen kendine has müzikal dilini korurken, sadeliğin içinden süzülen güçlü bir ifade alanı yaratıyor. Melankolik dokusu şarkı boyunca hissedilirken, pop-rock altyapı bu duyguyu taşıyan sağlam bir zemin oluşturuyor.

#Tual #Akşamüstü #YeniSingle #TürkçeMüzik #RomantikHikaye #PopRock #AvrupaMüzik #MüzikHaberi #DijitalPlatformlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Fethiye’de Doğadan Sofraya: Fabay Gastro Fest 

Fethiye’nin doğasında konumlanan Liberty Fabay, “Fabay Gastro Fest” ile gastronomi tutkunlarını benzersiz bir lezzet yolculuğunda buluşturdu. Gastronomi yazarı Elif Korkmazel’in sunumu ve Şef Mehmet Yalçınkaya’nın katılımıyla gerçekleşen festivalde, bölgenin aromatik otları keşfedildi ve yerel ürünlerle hazırlanan özgün tarifler konuklarla paylaşıldı.

Etkinliğin en dikkat çeken anı, Yalçınkaya’nın geleneksel keşkek ritüeli oldu. Yerel otlardan ilham alınarak hazırlanan tarifler modern yorumlarla sunulurken, doğanın sunduğu aromalar şeflerin yaratıcılığıyla birleşti. Liberty Fabay Genel Müdürü M. Nihat Tümkaya, festivalin Fethiye’nin gastronomi turizmine katkı sağladığını ve sürdürülebilir turizm vizyonunun bir parçası olduğunu vurguladı.

“Fabay Gastro Fest”, doğadan sofraya uzanan ilham verici bir deneyim sunarak Fethiye’nin gastronomi turizmindeki potansiyelini bir kez daha ortaya koydu.

 

#FabayGastroFest #LibertyFabay #FethiyeGastronomi #ŞefMehmetYalçınkaya #DoğadanSofraya #YerelLezzetler #GurmeDeneyim #GastronomiTurizmi #TürkMutfağı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Reyhan Karaca “Beğenilmek için değil, kendim olmak için varım”

 Türk pop müziğinin güçlü kadın seslerinden Reyhan Karaca, yıllardır sahnede ve stüdyoda kendine özgü yorumuyla iz bırakıyor. Duygularını olduğu gibi aktaran, sahiciliğiyle dinleyicinin kalbine dokunan Karaca, yeni albümüyle müzik yolculuğuna içten bir sayfa daha ekliyor. “Ağla Gönlüm” şarkısıyla kırgınlık, kabulleniş ve içsel vedalaşmayı anlatan sanatçı, kariyerinde kadın olmanın getirdiği zorluklara rağmen kendi sesini duyurmayı başarmış, özgünlüğüyle pop müziğin en özel isimlerinden biri olmayı sürdürüyor.

Röportaj: Ahu Çağdaş

Reyhan Karaca

Yeni albümünüzün hazırlık süreci nasıl geçti, sizi en çok hangi duygu yönlendirdi? 

“Ağla Gönlüm” aslında bir şarkıdan fazlası… benim içimde uzun zamandır susturduğum bir duygunun dışarı çıkma hali. Bu süreçte kendime şunu sordum: “Gerçekten ne hissediyorum?”

Cevap çok netti: Kırgınlık, kabulleniş ve biraz da içsel bir vedalaşma…

Bu şarkıyı söylerken hiçbir şeyi süslemedim. Çünkü bazı duygular vardır ya olduğu gibi anlatırsın ya da hiç anlatamazsın. “Ağla Gönlüm” tam olarak öyle bir şarkı benim için…

Albümdeki şarkılarınızda hangi temaları öne çıkarmak istediniz? 

“Ağla Gönlüm”le birlikte aslında şunu anlatmak istedim: Güçlü olmak, her zaman dimdik durmak değildir. Bazen en büyük güç, içindeki kırıklığı kabul etmektir.

Bu şarkıda aşk var ama acının içinden geçen bir aşk… Gurur var ama sessiz bir gurur… Ve en önemlisi, insanın kendiyle yüzleşmesi var.

Çünkü insan en çok, sustuğu yerde yoruluyor. Ben bu şarkıda o suskunluğu konuşturdum.

Reyhan Karaca

Bugünün müzik dünyasında kadın sanatçıların sesini duyurması sizce nasıl bir yol izliyor? 

Eskiden kapılar daha kapalıydı, şimdi anahtarlar çoğaldı ama rekabet de çok büyüdü. Kadın sanatçılar artık daha görünür ama aynı zamanda daha çok sınanıyor. Yine de sesini gerçekten bilen bir kadın, eninde sonunda duyuluyor.

90’lardan bugüne pop müzikte kadın sanatçı olarak yol almak nasıl bir deneyim oldu? 

Çok şey gördüm, çok şey öğrendim. 90’lar daha saf ama daha zor bir dönemdi. Şimdi her şey daha hızlı ama daha yüzeysel. Ben o iki dünyanın arasında kalmadım, ikisini de içimde özümsedim.

Erkek sanatçıların daha çok ön planda olduğu bir piyasada, kendi sesinizi duyurmak için hangi yolları denediniz? 

Hiç kimsenin gölgesinde durmamayı seçtim. Kendi hikâyemi anlattım, kendi duygumla söyledim. Çünkü taklit edilen değil, hissedilen kalıyor.

Kariyerinizde sizi en çok zorlayan dönem hangisiydi, nasıl aştınız? 

Sessiz kaldığım dönemler… İnsan unutulduğunu sanıyor ama aslında kendini yeniden kuruyor. Ben o dönemlerde müziğe değil, kendime yatırım yaptım. Sonra zaten her şey yerine oturdu.

Reyhan Karaca

Pop müzikte kadın sanatçı olmanın en büyük avantajı ve dezavantajı sizce nedir? 

Avantajı şu: Duyguyu çok derin anlatabiliyoruz. Dezavantajı ise sürekli görünüş üzerinden değerlendiriliyor olmak. Ses ikinci plana atılabiliyor bazen.

Güzellik, kıyafet, sahne imajı gibi konularda kadınların erkeklere göre daha fazla baskı altında olduğunu düşünüyor musunuz? 

Kesinlikle. Kadın sahneye çıkınca önce nasıl göründüğüne bakılıyor. Erkek sahneye çıkınca ne söylediğine. Bu çok net bir fark. Bu yüzden de hep kendimi yeniledim ve hâlâ yeni çıkmış bir şarkıcı gibi heyecanla yenilikleri takip ediyorum.

Bu baskılarla başa çıkmak için kendi yöntemleriniz neler? 

Kendime şunu söyledim: “Beğenilmek için değil, kendim olmak için varım.” O noktadan sonra hiçbir yorum insanı yıkamıyor.

Kadın sanatçı olarak sahnede kendinizi ifade ederken en özgür hissettiğiniz an hangisi oldu? 

Şarkının içinde kaybolduğum an… O an ne kamera var ne seyirci ne de yargı. Sadece ben ve müzik kalıyoruz.

Günlük hayatınızda müziğin dışında sizi en çok besleyen şey nedir? 

Yalnız kalabilmek… Sessizlik benim en büyük ilhamım. Bir de hayata dışarıdan bakabilmek.

Reyhan Karaca

Kadın sanatçı olarak toplumdan aldığınız destek ve eleştiriler arasında nasıl bir denge kuruyorsunuz? 

Destek motive eder, eleştiri büyütür. Ama ikisini de dozunda almak gerekiyor. Çünkü ikisi de insanı yanlış yere götürebilir.

Genç kadın müzisyenlere en önemli tavsiyeniz ne olurdu? 

Kimseye benzemeye çalışmasınlar. Çünkü en güçlü şey, insanın kendi sesidir.

Yeni albüm sonrası müzik yolculuğunuzda hangi projeler sizi heyecanlandırıyor? 

Daha sahici, daha çıplak işler yapmak istiyorum. Belki akustik projeler, belki sürpriz iş birlikleri… Ama hepsinde tek şartım var: Gerçek olması. Daha çok şarkı üretip daha fazla kitlelere ulaşmak istiyorum.

Dijital çağda kadın sanatçıların kendilerini ifade etme imkânları sizce nasıl değişti? 

Artık kimseye ihtiyaç duymadan sesini duyurabiliyorsun. Ama bu sefer de gürültünün içinden sıyrılman gerekiyor. Yani özgürlük arttı ama mücadele şekil değiştirdi.

Hayalinizdeki sahne veya iş birliği nedir? 

Aslında benim için hayal artık büyük sahnelerden çok, doğru duyguyu paylaşabildiğim anlar…

Uzun zamandır içimde olan bir şey var: Genç meslektaşlarımla bir araya gelip birlikte üretmek. Onların enerjisiyle benim birikimimin buluştuğu, samimi ve sahici projeler yapmak istiyorum.

Bir de yıllardır ertelediğim bir şey… o düet meselesi.

Doğru zamanı, doğru sesi bekledim hep. Artık hissediyorum, o zamanı geldi. İçime sinen, gerçekten kalpten bir düet yapmak ve onu hayata geçirmek istiyorum. Çünkü bazen iki ses, tek başına anlatamadığını çok daha derin anlatabiliyor.

Reyhan Karaca

#ReyhanKaraca #AğlaGönlüm #YeniAlbüm #PopMüzik #KadınSanatçılar #MüzikRöportaj #PauseDergi #TürkMüziği #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity #AhuÇağdaş

Mehmet Erdem’den Yeni Yorum: “Aldatıldık”

Türk müziğinin unutulmaz eserlerini yeniden yorumladığı serisine devam eden Mehmet Erdem, Sezen Aksu imzalı “Aldatıldık” şarkısını günümüz sounduyla yeniden seslendirdi. Bayhan Müzik etiketiyle 27 Mart’ta tüm dijital platformlarda yayınlanan eser, sanatçının karakteristik vokali ve yalın akustik düzenlemesiyle dikkat çekiyor.

Aldatıldık” Dijital Platformlarda Yayında

90’ların en güçlü şarkılarından biri olan “Aldatıldık”, Alper Atakan’ın düzenlemesiyle modern bir atmosfer kazanırken, eserin ruhuna sadık kalındı. Mehmet Erdem’in klasiklere getirdiği rafine yorum serisi, Nisan ayında sürpriz bir şarkıyla devam edecek.

#MehmetErdem #Aldatıldık #SezenAksu #BayhanMüzik #YeniTekli #TürkMüziği #KlasiklereModernDokunuş #MüzikYeniden #DijitalPlatformlarda #AlperAtakan #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Hit İkiliden Beklenen Şarkı Dijital Platformlarda Yayında

Türk pop müziğinin sevilen isimleri Sefo ve İrem Derici, uzun zamandır beklenen ilk düetlerini müzikseverlerle buluşturdu. Prodüktörlüğünü Aerro’nun üstlendiği, söz ve müziği Sefo’ya ait olan “Senden Kalanlar”, güçlü vokaller ve etkileyici düzenlemesiyle dikkat çekiyor.

Sanat dünyasında yıllardır süren dostluklarıyla bilinen ikili, bu kez sahnede değil stüdyoda bir araya geldi. Şarkının doğum günlerine denk gelen çıkışı, hayranları için ayrı bir sürpriz oldu. Sosyal medyada yaptıkları paylaşımlar ise parçaya olan merakı daha da artırdı.

Şarkının klibi, Ecem Gündoğdu yönetmenliğinde çekildi. Görsel anlatımıyla parçanın duygusunu güçlendiren klip, iki insanın ne tamamen birlikte ne de ayrı olabildikleri bir ilişkiyi konu alıyor.

Sefo ve İrem Derici’nin ilk düeti “Senden Kalanlar”, tüm dijital platformlarda yayında ve kısa sürede listelerde üst sıralara yükselmesi bekleniyor.

#Sefo #İremDerici #SendenKalanlar #YeniŞarkı #TürkPopMüziği #MüzikMagazin #HitDüet #Aerro #EcemGündoğdu #DijitalPlatformlardaYayında #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Şarkıların En Saf Hali: “Romantik Akustik” Yayında

Üretken sanatçı Gökcan Sanlıman, yeni projesi “Romantik Akustik” ile müzikseverlere farklı bir deneyim sunuyor. Sanlıman’ın Eylül 2025’te yayımladığı “Nasıl Hayat?” albümünde yer alan parçaların akustik versiyonlarından oluşan bu özel seri, şarkıların en yalın ve en doğal hallerini bir araya getiriyor.

“Romantik Akustik”, şarkıların ilk ortaya çıktığı duyguyu koruyan sade ve samimi bir anlatım sunuyor. Piyano, gitar ve minimal düzenlemelerle şekillenen parçalar, sözlerin etkisini öne çıkarırken dinleyiciyi şarkıların özüne davet ediyor. Sanlıman’ın içten yorumuyla yeniden hayat bulan bu seri, müzikal sadeliğiyle dikkat çekiyor.

Sanatçı, bu projenin devamını getirmeyi planladığını belirterek, “Romantik Akustik” serisinin şarkıların en saf haliyle dinleyiciye ulaşmayı hedeflediğini ifade etti. Bayhan Müzik ve Avrupa Müzik iş birliğiyle hazırlanan proje, tüm dijital platformlarda yayında.

#GökcanSanlıman #RomantikAkustik #NasılHayat #TürkMüziği #YeniProje #BayhanMüzik #AvrupaMüzik #AkustikSeri #MüzikMagazin #DijitalPlatformlardaYayında #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Cem Adrian’dan Yeni EP: “Yara”

Türk müziğinin en özgün isimlerinden Cem Adrian, yeni enstrümantal EP’si “Yara” ile dinleyicilerle buluşmaya hazırlanıyor. Sanatçının müzik ve kompozisyonunu tamamen kendi üstlendiği çalışma, müzikseverlerle yayınlandı

Toplam 6 parçadan oluşan EP’de yer alan tüm şarkıların mix ve mastering süreci de Cem Adrian tarafından gerçekleştirildi. Tamamen enstrümantal olarak hazırlanan “Yara”, sanatçının duygusal ve atmosferik müzik dünyasını yansıtan yeni bir çalışma olarak öne çıkıyor.

Cem Adrian, bugüne kadar güçlü vokali ve sıra dışı müzikal yaklaşımıyla tanınırken, bu kez sözsüz bir anlatım tercih ederek müziğin saf duygularla buluştuğu bir deneyim sunuyor. “Yara”, sanatçının müzikal yolculuğunda farklı bir pencere açarken, dinleyicilere içsel bir keşif imkânı da sağlıyor.

#CemAdrian #YaraEP #YeniEP #EnstrümantalMüzik #TürkMüziği #MüzikHaber #Magazin #YeniÇalışma #DijitalPlatformlar #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Çağan Şengül ve Hande Mehan’dan Yeni Düet: “Anladım”

Alternatif sahnenin yükselen isimlerinden Çağan Şengül, milyonlarca dinlemeye ulaşan şarkıları ve sahnedeki güçlü performanslarıyla dikkat çekiyor. Sanatçı, bu kez Hande Mehan ile bir araya gelerek yeni düeti “Anladım”ı müzikseverlerle buluşturdu.

Sony Music Türkiye etiketiyle yayımlanan şarkı, ikilinin sahnedeki uyumunu ve duygulu yorumlarını stüdyo ortamına taşıyor. Söz ve müziği Çağan Şengül’e ait olan “Anladım”, ayrılık sonrası geriye kalan hislerle yüzleşmeyi ve kalabalıklar içindeki yalnızlık hissini sade ama etkili bir şekilde anlatıyor.

Parçanın düzenlemesi Burak Bedirli imzası taşırken, yalın prodüksiyon iki sanatçının güçlü yorumunu ön plana çıkarıyor. “Anladım”, klibiyle birlikte tüm dijital platformlarda yayına girdi ve kısa sürede müzikseverlerin ilgisini çekmeye başladı.

Çağan Şengül ve Hande Mehan’ın bu iş birliği, alternatif pop sahnesinde yeni bir soluk olarak görülüyor. İkilinin sahnedeki uyumunu stüdyo kaydına taşıması, şarkının duygusal etkisini daha da artırıyor.

#ÇağanŞengül #HandeMehan #Anladım #YeniDüet #SonyMusicTürkiye #TürkMüziği #MüzikHaber #Magazin #YeniŞarkı #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Müzik yapmak için yapay zekâya ihtiyaç duyanlar müzik yapmasın.”

Türk pop müziğinin güçlü sesi Rober Hatemo, 29 yıllık kariyerinde samimiyetini ve sahne performansındaki canlılığını hiç kaybetmedi. Pause Dergi için gerçekleştirdiğimiz özel röportajda Hatemo, dijital çağda müziğin dönüşümünü, “Full Live Project” fikrinin doğuşunu ve sahneye olan tutkusunu içtenlikle anlattı.

Röportaj: Ahu Çağdaş

Rober Hatemo

“Full Live Project” fikri nasıl doğdu? 

Herşeyin dijital ve gürültülü olmasından ve ben gibi insanların biraz kafa dinleyeceklerini düşündüğümden dolayı böyle bir sound yapıp, enstrümnları ve sesimi en organik şekilde duyurmak istedim. Bütün bunlar bir araya geldiğinde “Full live” adını verdiğim proje doğdu. Piyasada yapay zeka ile yapılan şarkılarında listelere girmesinde bunun bir katkısı var şüphesiz. Müzik yapmak için de yapay zekaya ihtiyaç duyanlarda müzik yapmasın diye düşünüyorum. İyi beste, doğru yazılmış sözler, iyi ve temiz bir vokal, üstat müzisyenlerle bir araya geldiğinde yapılan şarkıların dinleyicide çok çabuk karşılığı olduğunu da bu ilk şarkım olan “Umudum Kalmadı”dan görebiliyorum.

Eminönü meydanında halkın arasında çekilen klip, sizin için ne ifade ediyor? 

Aslında benim için çok önemli bir konu bu. Benim 29 senelik sanat hayatımda çıkardığımşarkılar halk tarafından hep beğeniyle karşılanmış ve beni bu günlere taşımıştır. Ancak ben bazı nedenlerden dolayı bu şarkıları halka söyleyecek konser organizasyonlarında pek bulunamadım. Bu şarkıyı Eminönü meydanında halkın içinde söylememin sebebi de bir yerde onlara olan minnettarlığımın bir göstergesi, bir teşekkür olarak yorumlayabiliriz.

 90’lardan bugüne müzikteki değişimi nasıl gözlemlediniz? 

Benim çıkışım 1997 yılında “Esmer” ile oldu, bakarsanız o şarkıda bile perküsyonlar, bağlamalar hep canlı enstrümanlar kullanılmıştır. Bende bir değişiklik olmadı aslında, zaman zaman trende uyup yaptığım şarkıların dışında. Kendimde bir Rober Hatemo tarzı oturttum. Bunda en büyük etkenlerden biri de çok sahne almam ve sahne de enstrümanlar eşliğinde canlı performans sergilemem. Hiç playback yapmadım. Hep samimi ve hep gerçek oldum. 29 yılda o kadar çok çıkış yapan kaybolan solist gördüm ki saysam liste uzar gider. İşte 90’lardan bu yana hep değişen bir müzik akımı olmasına rağmen hala kalıcı olmamın en büyük nedenlerinden biri bu. Şimdi de çok revaçta olan milyon milyon dinlenen yeni isimleri görüyoruz. Ama çoğu beş sene sonra olmayacaklar. Çünkü hepsi akıyorken küpü doldurmak peşinde, onlarda biliyorlar yirmi sene sonra hatırlanmayacaklarını o yüzden kalıcı bir eser bırakmak peşinde değiller maalesef.

Rober Hatemo

“Damar şarkılar” sizin için neden bu kadar özel? 

Damar şarkılar herkes için çok özeldir çünkü onlarda yaşanmışlık vardır. Ben gerçek hayatımda bu duyguları çok sık yaşayan ama belli etmeyen bir insanım. Bu şarkıları icra ederken adeta bende aynı duyguları yaşıyorum ve bu yüzden dinleyiciye geçirebiliyorum diye düşünüyorum. O şarkılar yazan, besteleyen kadar beni anlatıyor. Çünkü o şarkıyı dinlediğimde “evet bu beni anlatıyor ve ben bunu çek güzel okurum” diyorum.

Günlük hayatınızda sizi en çok besleyen şey ne: şehir, insanlar, yalnızlık, yoksa sahne? 

İlk sıraya sahneyi koyabilirim, orası takdir edildiğiniz ve tanıdığınız tanımadığınız insanların size sevgisini gösterdiği yer. Sahnedeyken ben benim, ikinci sıraya tabii ki insanları koyacağız, çünkü o sizi takdir eden, alkışlayan insanlar olmazsa yaptığınız işin sadece para kazandırmasının hiçbir değeri yok. Ve üç “Yalnızlık”, yalnız kalmayı seviyorum. Günün sonunda insan kafa dinlemeyi arzuluyor ama Şehir hayatı çok yorucu, kalabalık, trafik işte bunlar beni çok yoruyor. Sık sık İstanbul dışına kaçmam da bu yüzden.

“Full Live Project” sonrası hayalinizdeki işbirliği veya sahne neresi? 

Bu projenin devamına Riyad’da Mohammed Abdo Arena’da dev bir orkestra ile kendi şarkılarımı seslendirmek en büyük hayalim.

Dijital çağda müzikle dinleyici arasındaki bağ sizce nasıl değişti? 

Televizyon gitti, müzik kanalları gitti, müzik & eğlence programları gitti, vj’ler gitti. Aracısız kendi öngörüleri ile insanlar kendi beğendiği müzikleri kendi arayıp bulmak zorunda kaldılar. En büyük yararı dünya’da neler olup bitiyor, müzik adına neler yaşanıyor daha çabuk ulaşabiliyoruz.

Rober Hatemo

Eğer müzik yapmasaydınız, hangi mesleği seçerdiniz? 

Çok da düşünmeden cevap vereceğim, zaten baba mesleğim olan kuyumcu zanaatlkarlığını yapardım. Uzun yıllar babamın yanında yaptığım bir işti zaten ama müzik sevdam çok ağır bastığı için o mesleğe yıllar önce veda etmiştim.

Sahneye çıkmadan önce uğurlu bir ritüeliniz var mı? 

Genelde nefes eksersizleri yaparım ama hazırlanıp sahneye çıkmadan önce mutlaka dua ederim. Yakınımda sevdiğim birisi varsa da onu öperim genelde.

Dinleyicilerinizin sizi en çok hangi yönünüzle hatırlamasını istersiniz? 

İyi bir şarkıcı olarak hatırlasınlar yeter çünkü şarkı söylemeyi çok seviyorum ve son nefesime kadar da şarkı söyleyeceğim.

#PauseDergi #RoberHatemo #FullLiveProject #UmudumKalmadı #TürkPopMüziği #CanlıPerformans #Samimiyet #DamarŞarkılar #MüzikVeDuygu #EminönüKlip #29YıllıkKariyer #SahneTutkusu #MüzikVeHayat #MüzikRöportajı #KalıcıEserler #TürkMüzikSahnesi #Ahu Çağdaş