Yazılar

Zatürre ciddi hastalıkları belirtisi olabilir!

“Akciğer dokusunun iltihaplanması olan zatürre (pnömoni), başta bakteriler olmak üzere virüsler ve diğer etkenlerle de gelişebilir. Zatürre tüm dünyada ve ülkemizde çok sık görülen ve ağır geçirildiğinde çocuklarda ölümcül olabilen bir hastalıktır.” diyen Liv Hospital Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Erkan Çakır, zatürrede bulaşmanın nasıl olduğunu, zemin hazırlayan faktörleri, belirtilerini, nasıl tanı konulduğunu, akciğerlerde hasar bırakıp bırakmadığını ve çocuklarımızı nasıl korumamız gerektiğini anlattı.

 

Prof. Dr. Erkan Çakır

Prof. Dr. Erkan Çakır

Zatürrede bulaşma nasıl olur?

Hastalık akciğer ve solunum yolları ile ilgili olduğundan, hapşırma, öksürme ve balgam çıkartma gibi durumlarla kolayca bulaşabilmektedir. Özellikle kreş ve okul gibi kapalı ortamlarda zatürreye neden olan mikroplar kolaylıkla çocuklar arasında yayılabilmektedir. Ağız ve burun sekresyonları ile bulaşmış mendil, çatal, kaşık, bardak, pencere ve kapı kolları ile masa sandalye gibi zeminlerden de hastalık kolayca geçebilmektedir. Bazen dışarıdan mikrop almadan da kendi boğazımız ya da sindirim sistemimizde bulunan mikroplarla da hastalık oluşabilmektedir. Özellikle çocuklarda vücut direncinin düştüğü durumlarda normalde zararsız olan bu mikroorganizmalar zatürreye neden olabilmektedirler. Çocukluk çağında her yaş grubunda zatürreye neden olan mikroplar değişkenlik gösterdiğinden yetişkinlerden farklı olarak çocuklarda zatürre etkenleri çok daha fazla çeşitlilik göstermektedir. Örneğin yeni doğan ya da erken doğmuş bebeklerde etkenler farklı iken, süt çocukluğu, okul öncesi, okul dönemi ve adolesan (ergenlik) dönemlerde de etkenler değişmektedir.
Zatürreye zemin hazırlayan faktörler nelerdir?

Çocuklarda erken ve düşük ağırlıkta doğma (Prematürite), beslenmenin yetersiz olması, yeterli anne sütü alamama, kalabalık ortamlarda yaşama, aşılanmanın eksik olması, hava ve dış ortam kirliliği ile sigara dumanına maruziyet zatürreye zemin hazırlamaktadır. Bazı çocuklarda zatürre daha fazla ortaya çıkmaktadır. Doğumsal akciğer hastalıklarına sahip olma, kistik fibrozis, solunum tüycüklerinin çalışmaması, astım, sinir ve kas hastalıkları, kalp hastalıkları, down sendromu gibi sendromik hastalıklar, bağışıklık sistem bozuklukları ve yabancı cisim aspirasyonları gibi durumlar dirençli ve tekrarlayan zatürreye neden olabilmektedir. Grip zatürreye zemin hazırlayabildiğinden sık grip geçirenlerde de zatürre daha fazla görülmektedir.
Zatürrenin belirtileri nelerdir?

Zatürre bazı durumlarda ani başlayan şikayetlerle kendini gösterirken, bazen de yavaş başlayan ve yavaş ilerleyen şekilde ortaya çıkabilir. Belirti ve bulgular zatürrenin etkenine göre değişmekle birlikte halsizlik, yüksek ateş, öksürük, hızlı ve zorlu soluma, iştahsızlık, göğüs ve karın ağrısı, balgam çıkartma ve bazı vakalarda hırıltı görülebilmektedir. Grip gibi başlamış vakalarda hastalığın ikinci ve üçüncü günlerinde alt solunum yollarına ilerlemesi ile solunum zorluğu, ateşte yükselme, bronşlardan hırıltı ve balgam sesi gelmesi gibi alt solunum yolu enfeksiyonu belirtileri de görülmektedir.
Zatürre tanısı nasıl konmaktadır?

Zatürre ile uyumlu yukarıda sayılan bulguları olan hastalarda bazen sadece bulgular ve fizik muayeneye dayanılarak tanı koyulurken, bazı vakalarda da akciğer grafisi ve kan tetkikleri başta olmak üzere ilave tetkiklerle zatürre tanısı konulabilmektedir.
Zatürre tekrarlar mı?

Zatürre normalde uygun bir tedavi ile klinik olarak yaklaşık 10-14 gün, radyolojik olarak ta 4 hafta içerisinde iyileşen bir hastalıktır. Bazı çocuklarda zatürre zamanında iyileşmez, dirençli olabilir ya da tekrarlayabilir. 1 aydan uzun süren klinik ve radyolojik bulguların olması durumunda dirençli zatürreden bahsedilirken, son 1 yılda 2, hayatı boyunca 3’ten fazla zatürre geçirme durumu ise tekrarlayan zatürre olarak nitelendirilmektedir. Zatürre dirençli olduğunda ya da tekrarladığında başta astım ve kronik bronşit olmak üzere, zatürreye zemin hazırlayabilecek diğer hastalıklar, yabancı cisim aspirasyonları, akciğerin doğumsal anomalileri, anatomik problemler, bronş içi problemler ve bağışıklık sistemi hastalıkları araştırılmalı ve bunlara yönelik testler yapılmalıdır.

ması olan zatürre (pnömoni), başta bakteriler olmak üzere virüsler ve diğer etkenlerle de gelişebilir. Zatürre tüm dünyada ve ülkemizde çok sık görülen ve ağır geçirildiğinde çocuklarda ölümcül olabilen bir hastalıktır.” diyen Liv Hospital Çocuk Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Erkan Çakır, zatürrede bulaşmanın nasıl olduğunu, zemin hazırlayan faktörleri, belirtilerini, nasıl tanı konulduğunu, akciğerlerde hasar bırakıp bırakmadığını ve çocuklarımızı nasıl korumamız gerektiğini anlattı.

Zatürre her zaman ağır mı geçirilmektedir? Ayaktan tedavi edilebilir mi?

Bazı zatürre olguları hafif atlatılıp evde tedavileri yeterli olurken, bazılarında ise ağır seyir gösterip hastaneye yatış gerektirebilmektedir. Özellikle tedavinin ikinci günü dolmasına rağmen ateşin düşmemesi, solunumun düzelmemesi ya da kötüleşmesi, beslenememe, ağır radyolojik bulguların olması, başlangıçta olmayan göğüs ağrısı gibi durumların ortaya çıkması gibi durumlarda ağır zatürreden şüphelenilmeli ve tekrar doktora başvurulmalıdır.
Zatürre tedavisinde zatürreye neden olan mikroba yönelik tedaviler, sıvı alım dengesinin düzenlenmesi, istirahat, ağrı kesiciler ve ateş düşürücüler gibi tedaviler kullanılır. Tedavi şekli ve süresi çocuğun durumuna göre değişmektedir.
Zatürre akciğerlerde hasar bırakır mı?

Zatürre zamanında ve uygun tedavi edildiğinde akciğerlerde hasar bırakmadan iyileşen bir hastalıktır. Tedaviye zamanında başlanmaması, yetersiz tedavi ya da zatürrenin çok ağır geçirildiği bazı durumlarda ise zatürre sırasında ve sonrasında akciğer dokusunda harabiyet, buzlu cam oluşumları, akciğerlerde sönme (Atelektazi), bronşlarda genişleme (Bronşektazi), hava hapisleri ve çeşitli düzeylerde solunum fonksiyon kayıpları meydana gelebilmektedir. Bu yüzden tanının gecikmeden konulması ve yeterli sürede uygun bir tedavi ile hastanın izlenmesi oldukça önemlidir.
Zatürreden çocuklar nasıl korunmalıdır?

Zatürreden korunmak için yapılacakların başında bulaşmanın engellenmesi gelmektedir. Solunum yolu enfeksiyonlarının sık görüldüğü aylarda kalabalık ortamlardan kaçınma ve maske takma, havalandırmanın sağlanması, beslenme ve uyku düzenine dikkat edilmesi, anne sütü alımının özendirilmesi, kişisel hijyene özen gösterilmesi, sigara dumanına maruz kalınmaması gibi önlemler korunmada çok önemli rol oynamaktadır.
Çocukluk çağı aşılamalarının zamanında ve eksiksiz yapılması diğer hastalıklardan korunmada olduğu gibi zatürreden korunmada da hayati önem taşımaktadır. Ulusal aşı takvimimizde yer alan ve zatürreye yol açan Streptococcus pneumoniae (pnömokok) ve Haemophilus influenzae’ya karşı aşılar ve bunların yanı sıra zatürre etkeni olabilecek diğer mikroorganizmalar için de verem aşısı, kızamık, boğmaca ve suçiçeği aşısı rutin olarak tüm çocuklara uygulanmalıdır. Risk gruplarına ayrıca grip aşısı yapılması da yine zatürreden korunmada oldukça önemlidir.

Her yıl 2,5 milyondan fazla kişi zatürreden hayatını kaybediyor!

Her yıl 2,5 milyondan fazla kişi zatürreden hayatını kaybediyor!

Liv Hospital Göğüs Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ömer Ayten: “Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl yaklaşık 500 milyon insan zatürre ve bronşit gibi alt solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanmakta ve her yıl 2,5 milyondan fazla kişi zatürreye bağlı kaybedilmektedir.” diyerek önemli bir sağlık sorunu olan Zatürre hastalığı hakkında bilgiler verdi.
Zatürre nedir?

Zatürre (pnömoni) çoğunlukla bakteri veya virüslerin nadiren de mantarların neden olduğu bir akut solunum yolu enfeksiyonu şeklidir.
Önemli bir sağlık sorunu
Ülkemizde de ne yazık ki enfeksiyon kaynaklı ölümler arasında zatürre ilk sırada yer almaktadır. Zatürre önemli bir sağlık sorunudur. Bu önemli sağlık sorununa dikkat çekmek, hastalıktan korunmak, tedavinin düzenli kullanılmasını sağlamak ve riskli gruplar için aşılanmanın önemini vurgulamak için Dünya Sağlık Örgütü 2009 yılında, 12 Kasım gününü dünya zatürre günü ilan etmiştir.

 

Doç. Dr. Ömer Ayten

Her yaş insanda görülebilir

Zatürre her yaştan insanda görülmekle birlikte, 5 yaş altı çocuklar ve önceden kronik rahatsızlıkları olan yaşlı yetişkinler  (>65 yaş) ile bağışıklık sistemi sorunları olan duyarlı kişilerde daha sık görülür. Bununla birlikte:

  • İleri yaş,
  • Kronik hastalık varlığı,
  • Bağışıklık sistemi hastalıkları ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullanımı,
  • Aşırı sigara ve alkol kullanımı,
  • Uzun süreli hastane yatışları,
  • Yutma bozuklukları ve kusma,
  • Kalabalık yaşam ve kronik kimyasal maruziyeti zatürre gelişimi için tanımlanmış risk faktörleridir.

Hastanın bağışıklık tepkisi önemli
Hastalık hafif seyirli klinik tablolarla seyredebildiği gibi yaşamı tehdit eden klinik tablolara da yol açabilir. Hastalığın seyri büyük ölçüde uygun tedavi ile birlikte hastanın bağışıklık tepkisine bağlıdır. Özellikle 65 yaş üzeri kronik hastalığı olanlarda (kronik kalp hastalıkları, kronik akciğer hastalıkları, inme, kronik böbrek hastalıkları, diyabet vb) hastalığın ağır seyretme riski ve hastalığa bağlı ölüm riski daha yüksektir.

Zatürre tanısı klinik ve radyolojik bulgulara dayanır
Zatürre hastaları sıklıkla solunumsal ve sistemik semptomlarla başvururlar. En sık görülen semptomlar ateş, öksürük (kuru veya balgamlı), nefes darlığı ve batar tarzda göğüs ağrısıdır. Bunun yanında halsizlik, yorgunluk, kas ağrıları ve bulantı da görülebilir. Zatürre tanısı klinik ve radyolojik bulgulara dayanır. Uygun semptom ve fizik muayene bulguları olan hastalarda akciğer grafisinde veya tomografide infiltrasyonların gösterilmesi tanıyı doğrular. Akciğerdeki infiltrasyonların gösterilmesinde akciğer grafisinin yetersiz kalması durumunda akciğer tomografisi daha ayrıntılı bir değerlendirme yapılmasını sağlar.
Tanıda zatürre etkeninin tanımlanması uygulanacak antimikrobiyal tedavinin düzenlenmesinde önemli bir yere sahiptir ancak çoğu zaman etkenin ortaya konması mümkün olmamaktadır. Bu nedenle genel olarak antimikrobiyal tedavi, olası mikrobiyal etkenler göz önüne alınarak ampirik (etkeni bilmeden) olarak başlanır ve etken izole edildiğinde buna yönelik antimikrobiyal tedavide düzenleme yapılır. Tedavide en önemli nokta planlanan antimikrobiyal tedavinin düzenli olarak belirlenen süre boyunca kullanılmasıdır. Yetişkinlerde genellikle uygun antimikrobiyal tedavi ile zatürre büyük oranda akciğerde dokusunda hasar (sekel )bırakmadan iyileşir. Gecikmiş ve yetersiz antimikrobiyal tedavi ampiyem (akciğer zarları arasında enfekte sıvı toplanması), akciğer dokusunda kalıcı hasar oluşumu (sekel) gibi sonuçların yanı sıra solunum yetmezliği ve ölümle de sonuçlanabilir.

Korunmada öz hijyen çok önemli

  • Zatürreden korunmanın en önemli basamaklarını kişinin öz hijyenine dikkat etmesi, bağışıklık sistemini korumak ve zatürre oluşumunu kolaylaştıran risk faktörlerinden uzaklaşmak oluşturur.
  • Ortam hijyeninin sağlanması, stresten kaçınma, dengeli beslenme, uyku düzeninin sağlanması, alkol ve sigara içmemek ve kronik hastalıkların düzenli takip ve tedavisi de yine önemlidir.
  • Kronik hastalığı olan yaşlı bireyler başta olmak üzere kapalı, havasız ve kalabalık ortamlardan mümkün oldukça kaçınmak ve bu ortamlarda maske kullanımı korunmada önemli bir faktördür.

Korunmada diğer önemli bir faktör de aşılardır
İnfluenza’nın  (grip virüsü) hem kendisinin zatürre oluşturabilmesi hem de ikincil olarak bakteriyel zatürrelere zemin oluşturması nedeniyle grip aşılarının yapılması korunmada önemli bir yer teşkil etmektedir. Günümüzde 6 aydan küçük bebekler dışında tüm bireylere yıllık rutin grip aşısı yapılması önerilmektedir.

Zatürre aşısı, zatürrenin en sık etkeni olan Streptococcus pneumoniae’ya karşı geliştirilmiş bir aşıdır. Dolayısıyla tüm mikroorganizmalara karşı etkili değildir. Zatürre aşısısının 65 yaş üzeri tüm yetişkinler ile 19 yaş üzeri ek hastalığı olan (BOS kaçağı, kohlear implant, diabetes mellitus, alkolizm, siroz, kronik böbrek yetmezliği (KBY), kronik akciğer hastalığı, kronik kalp hastalıkları, obezite; erişkinde: BMI ≥40, bağışıklık sistem bozukluğu olanlar) tüm bireylere yapılması önerilmektedir.