20 Soruda Ben “Fatoş Dündar”
1-Savurganlık yaptığınız olur mu? Hayatınızda havalı gösterişli ama “bu benim ilk savurganlığım” diyebileceğiniz ne var?
Kendim için yaptığım hiç bir harcamaya savurganlık olarak bakamıyorum. Çünkü kendimi iyi hissetmemi sağlıyor. Bana pozitif dönüşü oluyor. Bence maddi şeylerin hepsi yeri dolacak şeyler, en önemlisi zamanı boşa harcamamak. Kayıp zamanın telafisi yok ne yazık ki. O yüzden fırsat buldukça kendimizi şımartacak kaçamaklarımız olmalı.
2-Kendinle yüzleşir misin?
Elbette. Ama çok acımasız mısın derseniz; Hayır! Genel olarak insanların bende bıraktıkları ilk intibaa göre hareket ederim ve bunda yanıldığım hiç olmadı. Bir konu ya da insan aklımda bir soru işareti oluşturuyorsa ona dönüp analiz ederim. Neden diye. Sonrasında da ilk hissiyatım neyse onunla hareket ederim. İş hayatımda da özel hayatımda da çok disiplinliyim ve adaletliyim. Sevdiğim insanlara kapılarım sonuna kadar açıktır ama adaleti ve disiplini onlardan da beklerim.
3-Keşke yapsaydım dediğiniz oldu mu? Ne için düşündünüz
Keşkelerim yok benim. Anlarım var. Geçmişte yaşamanın çok lüzumu olmadığını düşünüyorum. Şair Ataol Behramoğlu’nun çok güzel bir şiiri var bilirsiniz.
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı, yoğunluğuna yaşayacaksın bir şeyi
Sevgilin bitkin kalmalı öpülmekten
Sen bitkin düşmelisin koklamaktan bir çiçeği…
Bu dizelerden alınacak çok dersler var. Umuyorum hayat da bana keşkeler yerine iyi kileri vermeye devam eder…
4-İnsanlar üzerinde nasıl bir etki bıraktığınızı düşünüyorsunuz
Bu sorunun muhatabı ben değilim aslında… Eğlenceli biri olduğumu biliyorum. Çok kalabalık bir çevrem var ve birlikte mutlu zamanlar geçiriyoruz. Bunda benim de payım var sanırım. Gülmeyi de çok severim.
5-Size bile garip gelen bir huyunuz var mı?
Saymakla bitmez, nerden başlasam. Ha ha ha… Bence garip bir şey yok. Yaptığım ve yapacağım her şeyde iyi araştırma yaparım, analiz ederim ve başladığımda da sonuna kadar disiplinli bir şekilde devam ederim.
6-Neyi romantik bulursunuz?
Romantizmle yan yana gelemedik hiç. Şayet kastınız ikili ilişkiler ve aşksa ben ilişkimi ve aşkımı daha derinde ve klişelerden çok uzakta yaşamayı severim.
7-En çok neyi harcıyorsunuz: giysi, parfüm veya başka herhangi bir şey?
Notte Orkestrası’nı kurduktan sonra harcamalarım çok fazla şahsi olmamaya başladı. Tüm enerjimi ve konsantrasyonumu işime odakladım. Hayatımın merkezi Notte Orkestrası ve bundan çok memnunum. İnsanların en özel ve güzel günlerine tanıklık etmek ve o anları mutlulukla pekiştirebilmek, o mutlulukta biraz da olsa pay sahibi olabilmek harika bir his.
8-En büyük, en tuhaf korkunuz nedir?
Bütün korkularımdan sıyrıldım; özgürüm.
9-Sınırsızca yaptığınız bir şey var mı?
Çalışmak. Notte Orkestras’ını kurmak hayatımı başka bir yola sevk etti. Sıkılmadan saatlerce aynı yerde durabilirim mesela ki ben sabırsız ve çabuk sıkılan biriydim. İşim hem sabırlı hem de daha olgun birine dönüştürdü beni.
10-Ünlü biri olmak sizce nasıl bir durum?
Ünlü olmak duruma bağlı bir duygu aslında… Çok da sahiplenmemek lazım, hayat değişken çünkü… Dünyaca ünlü yıldızlara baktığınızda çok sade ev yaşamlarını görebiliyorsunuz örneğin. Kimisi sokağa spor kıyafetleri ile çıkıp yürüyüşünü yapıyor, kimi metroya biniyor ve bundan da gayet memnun görünüyor. Ama kimine bakıyorsunuz kısa sürede oldukça tuhaf durumlara bürünebiliyor. Bazıları paranoyak olup sokağa bile çıkamıyor. O duygularda olmak istemem açıkçası çünkü özgürlüğüm her şeyim.
11-Ünlülerin etkileyici olduğuna inanıyor musunuz?
Elbette. Bence sanatla uğraşan herkes başka türlü bakar, başka türlü düşünür, başka türlü yorumlar ve neticesinde başka türlü yaşar. Farklı olan her şeyi etkileyici buluyorum.
12-Aksanını iyi bildiğiniz başka hangi dilde konuşuyorsunuz?
İngilizce…
13-Hayatta yedek planlarınız var mıdır?
Bazen yapıyorum ama hiç uymuyorum.
14-Şuan da sizinle ilgili; benim ve hiç kimsenin bilmediğim bir şeyi bana söyleyebilir misiniz?
Notte Orkestrası’nı çok farklı bir yere taşıyacak büyük bir proje üzerinde gece gündüz çalışıyorum. Büyük bir proje ve şu anda kesinlikle detay veremiyorum.
15- Süper gücünüz olsaydı ne yapmak isterdiniz?
Hayvanlara karşı derin bir sevgim, bir bağım var. Onlara kimsenin zarar veremeyeceği huzurla yaşayabilecekleri bir ütopya kurmak isterdim. Ayrıca canım istediğinde yok olup istediğimde var olmak isterdim.
16-Kahramanlarınız var mıdır?
Bir yerlerde var olma çabası gösteren bütün kadınlar benim kahramanım.
17-Hayattaki altın kuralınız nedir?
Adalet. Her türlü ilişkide ister iş olsun ister ikili ilişkiler; adalet olmazsa olmazımdır.
18-Yemek yapar mısınız? Yapabildiğiniz en güzel yemek nedir?
Hayır. Gerçi bazı zamanlar hoşuma gidiyor ama çok sık yapmıyorum. Sağlığıma çok önem veriyorum. O yüzden kendi kendime sağlıklı yemekler hazırlıyorum. Bir de kuru fasulyeyi çok iyi yaptığım söyleniyor.
19-Hangi şehri sever ve yaşamak istersiniz? Ve neden?
Güney Fransa, Provence bölgesinde yaşamak isterim. Lavanta tarlalarının üzüm bağlarının çevrelediği, evinin bir odasını kendi yaptığı eserlerden oluşan sanat galerisine çevirmiş köylü, kasabalı insanları görebileceğiniz, doğası muhteşem bir yer. Muhteşem yemekler, muhteşem şaraplar ve bohem bir hayat.. Orada kendimi çok iyi hissediyorum.
20-En sevdiğiniz yâda maceralı tatili nerede geçirdiniz?
Nairobi hayatımda gördüğüm en ilginç yerdi. Natiniol Park’ta yaptığım safari beni çok etkiledi… Bence hayvanlar aynen öyle doğal alanlarında, doğal hayatlarını sürdürmeliler ve insanların orada olma amacı sadece onlara iyi bakmak ve gerektiğinde yardım etmek olmalı…
+90 544 455 22 63


