Pazarlamanın bir yeni hali

Pazarlamanın bir yeni hali

Küçük ve orta ölçekli  işletmelerin, kooperatiflerin,  genç, kadın ,mülteci gibi hayatı dezavantajlı sürdüren çeşitli  toplum kesimlerinin güçlendirilebilmesi sağlıklı bir toplum için önemlidir. iktisadi faaliyetlerin toplumun tamamını kapsayabilmesi, hiç kimsenin arkada bırakılmaması insani gelişim ve kalkınma hedeflerinin başında gelir.

Pandemi  koşulları herkesi etkiledi ama kırılgan toplum kesimlerinin ekonomik faaliyetlerine özellikle ağır darbe vurdu. Ingev’in araştırmasına göre  yerli kobilerin yüzde 68’i pandemiden olumsuz olarak etkilendi. Çoğu yüzde 50’den fazla iş kaybına uğradı.  Mültecilerin ekonomiye ve istihdama katkı yapmalarını da sağlayan Suriyelilerin kurduğu kobilerin ise yüzde 86’sı kötü etkilenmiş durumda.

Sosyal dayanışma ekonomisinin en temel unsurlarından birisi olan koopearatiflerin de benzer ölçülerde zorlandığını tahmin edebiliriz.

Kamu, kobi iflaslarını önlemek için çeşitli önlemler alıp, destekler açıklıyor. Bunların devam ettirilebilir olması gerekli. En azından kısa vadede iflasların önüne geçebilir, iş kayıplarını azaltabilir. Ancak, yeterli olmayacağını da gerçekçi biçimde hesaba katmalıyız. Türkiye’de istihdamın üçte biri kayıt dışı. Bu nedenle kısa çalışma ödeneği gibi imkanlardan yarlanamayacak büyük bir grup var. Çok az nakitle işlerini çeviren  KOBİ’lerin arasında kayıt dışı istihdam ortalamadan fazladır.

Daha kırılgan durumdaki kesimlerin ekonomik olarak aktivize edilmesi için yeni ve yaratıcı çabalara ihtiyaç var. Sanal ortamda ticarete  yatkınlıkların artırılması, “online” pazarlama gibi alanlarda yeni adımlar atılabilir. Elbetet, bu tür alanların KOBİ’lerin aktivize olmasını engelleyecek, hatta onların pazara çıkışlarını kısıtlayacak şekilde tekelleşmemesine dikkat ederek.

Yeni ve yaratıcı pazarlama alanlarından bir tanesi de sanal ticari fuarlar.

Ticari fuarlar iş hayatının temel unsurlarından biridir. Ürünlerin ve şirketlerin tanıtılması, pazardaki çok yönlü gelişmelerin öğrenilmesi, rekabet hakkında somut bilgi ediinilmesi, kişisel ilişkiler kurulması gibi faydaları olur. Hepsinin ötesinde  iş bağlantıları yapılmasını sağlarlar. Ne varki bir zayıf bir  kobinin  veya kooperatifin ticaret fuarına katılmasını neredeyse imkansız kılabilecek kadar maliyetlidirler.

Fuar katılımı konusunda çeşitli teşvikler bulunsa da özellikle daha kırılgan olan işletmeler için bu teşviklere erişim kültürü bile kendi başına bir zorluktur.  Fuara katılım maliyetleri ise genellikle ilk bakışta hesaplanandan ve teşvik konusu olabilenden çok yüksektir.  Fuara kayıt için gereken fiyat, ürün portföyü,stand hazırlanması, pazarlama materyallerinin geliştirilmesi, stand personelinin bulundurulması gibi görünür görünmez maliyetler ortalama bir fuar için bile yüksek  maliyet oluşturur.Üstüne bir de seyahat ve konaklama gibi harcamalar biner.

Pandemi birçok benzeri faaliyetler gibi fuarların da durmasına yol açtı. Böylece en önemli ticaret yapma ortamlarından birisi askıya alındı. Dünya ticareti kaçınılmaz olarak ciddi şekilde araldı,daralıyor. Ancak,  her hayırdan bir şer çıkarmaya çalışan iyimser geleneğimize dayanarak buradan da bir hayır çıkabilir.

Buradaki hayır  sanal ticari fuarlardır.

Sanal fuarlar  özellikle desteklenmesi gereken genç ve kadın girişimciler,  genel sorunlarının yanısıra dil,kültür gibi ilave sorunlarla başetmek durumundaki  mülteci girişimciler, pazara çıkmakta zorlanan kooperatifler  daha geniş bir eko sistem oluştuırması gereken “start up”lar için bir yeni fırsat alanıdır.

Sanal Fuarların maliyeti kıyaslanamayacak kadar düşüktür. Seyahat masrafı yoktur, sanal stand yapımı fiziki yapımdan çook daha az zaman ve maliyet alır. Dünya’nın her yerinden herkes oturduğu yerden gezebilir, iş bağlantısı kurabilir…

Üstelik küçük tutardaki sponsor, fon destekleri sayesinde hiçbir maliyet olmadan da  gerçekleştirilebilir.

Halen İngev’in ilkini yaptığı sanal kadın giyim ve ayakkabı fuarına katılım ücretsizdir.Katılımcı olan kobilere ürün katalogu oluşturma, fotoğraf ve video çekimi gibi yine ücretsiz destekler verilmektedir.Dünya’nın bir çok bölgesinde sosyal medya kampanyaları ile duyurularak küçük işletmelerin marka bilinirliği geliştirilebilmektedir.  Bu tür destekleme örnekleri  arttığında yeni bir iş yapma kültürü oluşacaktır.

Hedef, hep olduğu gibi kırılgan toplum kesimlerinin girişimciliğini teşvik etmek, sürdürülebilir geçim kaynaklarına ulaşmalarına destek vermektir. Bunlar aynı zamanda Türkiye’nin ihracat imkanlarını da yeni formatlarda artırabilecekir.

Vural Çakır

Vural Çakır

BRAND CITY / vural.cakir@ingev.org

DİĞER YAZILARI