Sütaş, 45 Yıllık Sütaşkı’yla Dünya Süt Günü’nü kutluyor

Sütaş, 45 Yıllık Sütaşkı’yla Dünya Süt Günü’nü kutluyor

Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, 1 Haziran Dünya Süt Günü açıklamasında sütün insan sağlığı açısından öneminin yanı sıra toplumsal refaha katkısının da altını çizdi.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Organizasyonu (FAO)’nun 2001 yılında, bütün üye ülkelerde, 1 Haziran’da kutlanması kararını aldığı “Dünya Süt Günü” sütün insan sağlığı için önemini, ülke ekonomisine, toplumsal yaşama katkılarını hatırlamak ve hatırlatmak için önemli bir fırsat sunuyor.

Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, Dünya Süt Günü açıklamasında “Süt, insanoğlunun sağlıklı bir yaşam sürebilmesi için en temel, en dengeli ve besleyici gıda. İnsanın doğduğu andan itibaren gelişmesi ve sağlıklı kalması için gerekli olan besin öğelerini doğal olarak içeriyor. Bağışıklık sistemini güçlendirecek şekilde beslenmenin çok önemli olduğu şu günlerde tüm dünya, sağlıklı beslenme açısından sütün önemini bir kez daha hatırladı. Uluslararası Sütçülük Federasyonu* tarafından Mart ayında yayınlanan son rapor; bireylerin sağlığının tüm boyutlarıyla desteklenebilmesi için beslenmede süt ve süt ürünlerinin bir tercihten öte gereklilik olduğuna işaret ediyor. Rapor, süt ürünlerinde bulunan temel besinlerin, her türlü yetersiz beslenmenin önlenmesine katkı sağlamanın yanı sıra çocuklarda daha iyi büyüme, zihinsel performans ve motor fonksiyon gelişimi ile ilişkili olduğunu ortaya koyuyor” dedi.

Sağlıklı ve dengeli beslenme açısından öneminin yanı sıra sütün aynı zamanda en hesaplı ve en kolay erişilebilen gıda olduğunu söyleyen Yılmaz, süt üretiminin ülke ekonomisine kattığı değerin de altını çizdi. Yılmaz, “Sütçülük; en önemli girdisi doğal kaynaklar olan ve üretim sürecinde kullandığı bu kaynakları geri dönüştürebilen bir faaliyettir. Tarımsal ve hayvansal faaliyetleri kapsayan yapısıyla sütçülük, kırsal üretimi destekleyerek kente göçü önleyen, sürekli ve düzenli gelir ve istihdam sağlayan, toplumsal refaha katkıda bulunan bereketli bir meslektir” diye konuştu.

“Sütaş’ın 45 yıllık Sütaşkı’nın karşılığı, tüketicilerin gönlündeki yeri”

45 yıldır tutkuyla çalıştıklarını ve sadece sütçülüğe odaklandıklarını belirten Yılmaz “Sütaş’ın doğal lezzetlerini ülkemizin dört bir yanına ulaştırıyor, toplumun her kesiminin bu mucizevi gıdaya en kolay ve en hesaplı şekilde erişmesini sağlamaya gayret ediyoruz. Ne mutlu bize ki Sütaşkı’mız tüketicilerimiz nezdinde de karşılık buluyor ve Türkiye’de her 10 sofranın 8’inde bir Sütaş ürünü bulunuyor. 45 yıldır, toplumun sağlıklı beslenmesi için ustalık ve uzmanlıkla üretmeye, doğal lezzetlerimizi çiftlikten sofralara ulaştırarak sütün iyiliğini ve bereketini yaymaya, yatırımlarımızla ülkemizin kalkınma ve refahına katkıda bulunmaya, Sütaşkı’mızı Türkiye aşkımız ile birleştirerek devam ediyoruz” dedi.

 

Yurt dışı tatilini 6 ay sonrasına erteledik

Yurt dışı tatilini 6 ay sonrasına erteledik

Türkiye’nin seyahat sitesi Enuygun.com, tüketicilerin pandemi sonrası seyahatle ilgili bakış açılarını öğrenmek için bir anket çalışması yaptı. Seyahat Tercihleri Anketi’ne göre kullanıcılar, haziran, temmuz ve ağustos ayları için şimdiden seyahat planlarını yapmaya başladı. Ege ve Akdeniz bölgeleri tatilcilerin gözde rotası olurken, kamp ve bungalov tatillerine ilgi arttı.

Salgın sonrası yavaş yavaş normalleşmeye başladığımız şu günlerde tüketicilerin seyahat tercihlerine yönelik bir anket düzenledi. Ankete katılanların yüzde 62’si önümüzdeki haziran, temmuz ve ağustos aylarında seyahate çıkmak isterken, yüzde 15’lik kesim ise 3-6 ay arasında seyahat etmeyi planlıyor. Ankete göre; yurt dışında tatil yapmak isteyenlerin yüzde 73’ü ise bu planlarını önümüzdeki 6 ay ve sonrası için yapıyor.

Ankete katılanların en çok özlem duyduğu tatil bölgesi Ege ve Akdeniz kıyıları oldu. Tatil anketine katılanların yüzde 44’ü, Ege ve Akdeniz kıyılarında yeniden tatil yapmanın hayalini kurarken, yüzde 24’lük kesim memleketine gitmeyi arzu ediyor. Katılımcıların yüzde 16’sı Avrupa tatili yapmayı isterken, yüzde 14’lük kesim ise Karadeniz ve yayla turizmine çıkmayı düşünüyor.

Doğada tatil konseptine ilgi artıyor

Anket sonuçlarını değerlendiren seyahat analisti Tuğba Hacıbayramoğlu “Ankete katılanların büyük çoğunluğu bu yaz tatile çıkmak istiyor ancak tatil tercihlerinde değişiklikler var. Katılımcıların büyük çoğunluğu geçen yıl gibi bu sene de aile ziyareti yapmayı ya da yazlıklarında tatillerini geçirmeyi planlıyor. Bu oran yüzde 32. Ancak tatil tercihlerinde her şey dahil otellerin yerini bu yıl kamp ve karavan tatilleri ile butik oteller alıyor. Anket sonuçlarına göre her şey dahil otelde tatil yapmak isteyenler yüzde 18’e gerilerken, butik otel ya da kamp ve bungalov tatilini tercih edenlerin oranı toplamda yüzde 45’lere çıkıyor” dedi.

Ankete katılanların yüzde 35’lik kısmı seyahatlerine uçakla gitmeyi planladığını vurgularken, yüzde 16’sı otobüsle yolculuk edeceğini belirtti. Katılımcıların yüzde 55’inin erkek, yüzde 45’inin kadın olduğu anket çalışmasına katılanların yüzde 36,9’luk bir bölümü 18-24 yaş aralığında, yüzde 14,4 ise 55 ve üzeri olarak kayıtlara geçti.

 

Doğa ile iç içe tatil Six Senses Kaplankaya Rezidansları

Doğa ile iç içe tatil Six Senses Kaplankaya Rezidansları

Six Senses Kaplankaya Rezidansları, gözlerden uzak eşsiz konumu ve huzur veren natürel ortamında konuklarına sürdürülebilir sağlıklı yaşam felsefesini yaşatıyor. Doğa içerisinde özgürce sosyalleşebileceğiniz villa konseptli rezidanslar, Six Senses Kaplankaya ayrıcalığı ile sunuluyor.

Üst düzey hijyen şartları ve güvenlik koşullarını konuklarıyla buluşturan Six Senses Kaplankaya rezidanslarında, birbirinden farklı metrekarelerde ferahlık hissini doyasıya yaşayacağınız villa konseptleri bulunuyor. Sahibi olabileceğiniz veya kiralayabileceğiniz rezidanslarda, tam donanımlı mutfaklar, yaşam alanlarını tamamlayan şık teraslar ve özel ısıtmalı yüzme havuzlarına açılan geniş bahçeler yer alıyor.

Six Senses Kaplankaya rezidans sakinleri, sağlıklı yaşam üzerine birbirinden farklı aktiviteleri ve sayısız deneyimi keşfederek, otel misafirlerine sunulan hizmetlerden özel ayrıcalıklarla faydalanabiliyor. Misafirler, Kaplankaya’nın muhteşem doğasında ender bulunan beş farklı doğal kum plajında da keyifli vakit geçirebiliyor.

Six Senses Rezidanslarına Özel Ayrıcalıklar

Dünyanın en ünlü mimarlarından Carlos Ferrater imzasıyla çağdaşlığın ötesine geçerek, doğallığı ve modernliği birleştiren mimarisiyle Six Senses Kaplankaya Rezidansları göz zevkine olduğu kadar ruha da hitap ediyor.

Villa sahiplerine yönelik concierge, hava, kara ile deniz ulaşımı, genel temizlik, kuru temizleme, alışveriş ve benzeri hizmetler profesyonel bir ekip tarafından yönetiliyor. Six Senses Rezidansları, kişiye özel hizmetleri ve altyapısıyla konuklarına, Ege bölgesinin bütün güzelliklerini, dört mevsim boyunca Kaplankaya’nın eşsiz atmosferinde sunuyor.

Kaplankaya’nın muhteşem doğasını, huzurlu ve keyifli bir ortamda sunan rezidanslar, dünyanın Yedi Harikası’ndan ikisine; Efes’teki Artemis Tapınağı ve Halikarnas Mozolesi dahil olmak üzere bir çok arkeolojik alana yakın mesafesiyle dikkat çekiyor.

Six Senses Rezidanslarında Wellness Deneyimi

Sürdürülebilir sağlıklı yaşam deneyimini her metrekaresinde hissettiren Six Senses Kaplankaya, yogadan pilatese, basketboldan voleybola, tenisten su sporlarına kadar pek çok spor aktivitesini deneyimleme imkânı sağlıyor. Mimarisi, tarihin ve sanatın güçlü bir mozaiğini sunan markanın temel felsefelerinden biri olan bütünsel SPA uygulamalarının yanı sıra Holistic anti-aging, sağlıklı uyku ve kilo verme programlarını içeren terapi teknikleriyle ev sahiplerine sıradışı sağlıklı yaşam deneyimi sunuyor.

10 bin metrekareye yayılan Wellness & SPA alanında 38 terapi odası, Tuz Mağarası, Kristal Buhar Odası, Fin Saunası, Hidroterapi Havuzu, Isıtmalı Şezlonglar, Ayak Terapisi, Igloo, BOİ POD (Vücut Kompozisyon Analizi), Watsu ve Geleneksel Türk Hamamının yanısıra son teknolojiyle dizayn edilmiş fitness salonu ve kapalı yüzme havuzu yer alıyor.

Doğal Ürünlerle Lezzet Noktaları

Six Senses Kaplankaya’da bulunan Sage & Sea, Wild Thyme ve Mezze by the Sea olmak üzere Akdeniz ve Ege mutfaklarının leziz ve yerel lezzetlerini sunan farklı restoranlar, lezzet tutkunlarının vazgeçilmezi oluyor. ‘Eat with Six Senses” konseptiyle bütünleşen Six Senses Kaplankaya’nın organik bahçesinden, yerel balık pazarından ve çevre köylerden gelen doğal ürünler özel menüler eşliğinde sunuluyor.

Kaplankaya’nın en güzel koylarından birinde yer alan Anhinga ise konuklara dinlenmeleri, güneşin ve İtalyan mutfağının tadını çıkarmaları için özel olarak tasarlanmış keyifli bir alan sağlıyor.

Çocuklar Doğa İle İç İçe…

Markanın dört felsefesinden biri olan  “Grow with Six Senses’’ konseptiyle çocukların farklı aktivitelerle sosyalleşerek doğayla iç içe sağlıklı zaman geçirmelerini sağlıyor. Sıradışı deneyimleri odak noktasına alan markanın çocuklara sunduğu aktiviteler arasında; yoga, organik bahçe, yemek atölyeleri ve SPA terapileri bulunuyor.

Earth Lab’de Doğaya Saygı

Six Senses’in sürdürülebilirlik ve doğaya saygı yaklaşımını içinde barındıran Earth Lab’de organik yöntemlerle taze otlar, sebzeler, meyve ve SPA bakımlarında kullanılan bitkiler yetiştirilebiliyor. Misafirler Earth Lab’deki atölye çalışmalarına da katılabiliyor.

Ulaşım
Misafirler Milas-Bodrum Uluslararası Havalimanı’ndan kara yoluyla 50, deniz yoluyla 30, helikopterle 10 dakikalık bir hava yolculuğu yaparak otele ulaşım sağlayabiliyor.

Emirates güvenlik standardıyla sektöre öncülük etmeye devam ediyor

Emirates güvenlik standardıyla sektöre öncülük etmeye devam ediyor

Seyahatin her adımında çalışanlarına ve müşterilerine dikkat etmek için aldığı çok yönlü tedbirleri görücüye çıkaran Emirates, hem uçakta hem de yerde güvenlik ve hijyen standartlarını yeniden tanımlıyor. Dokuz ülkeye tarifeli yolcu uçuşlarına tekrar başlanmasıyla, yeni tedbirler de uygulamaya kondu.

Check-in

Emirates, Dubai Uluslararası Havalimanı’nda ve Dubai’ye yapılan uçuşlarda, her bir yolcuya verilmek üzere ücretsiz hijyen kitleri hazırladı. Bu kitler maske, eldiven, antibakteriyel mendil ve el dezenfektanından oluşuyor. Hijyen kitleri, müşterilerin güvenliğini sağlamak için alınmış olan çok sayıda ilave tedbiri tamamlıyor.

Eldiven ve maske, Dubai Havalimanındaki tüm müşteriler ve çalışanlar için geçerli olup Emirates uçuşlarında sadece maske zorunludur. Havalimanına gelişte, çeşitli alanlardaki termal tarayıcılar tüm yolcuların ve çalışanların vücut sıcaklığını kontrol etmektedir. Seyahat edenlerin check-in, pasaport kontrol, uçağa biniş ve transfer alanlarında gerekli mesafeyi korumalarına yardımcı olmak için zemine ve bekleme alanlarına fiziksel mesafe işaretleri yerleştirilmiş.

Havalimanı ekibi ayrıca, gişede etkileşim sırasında yolcular ve çalışanlar için ekstra güvenlik sağlamak amacıyla her check-in ve pasaport kontrol bankosuna koruyucu bariyerler yerleştirmiş.

 

Transit yolcular

Dubai Uluslararası Havalimanı üzerinden başka bir uçağa transferi bulunan müşteriler, uçaktan indirilmeden önce termal taramadan geçecektir. Havalimanındaki transfer bankolarına da tedbir amacıyla koruyucu bariyerler yerleştirilmiştir. Havalimanı personeli, daha fazla yardım için müşterileri kişisel koruyucu ekipman (KKE) giyerek güvenli bir mesafeden yönlendirecektir. Müşterilere, bağlantılı uçuşlarından önce kapıda ilave bir hijyen kiti verilecek.

Uçağa biniş

Uçağa biniş aşamalı olarak gerçekleştirilmekte olup yolcular sıralarına göre son sıradan ilk sıraya olacak şekilde uçağa binmektedir. Bekleme alanı da tüm müşterilerin sosyal mesafeye uymasını sağlayacak şekilde değiştirilmiştir. Emirates uçağa biniş görevlileri, kişisel koruyucu ekipman (KKE) giyerek uçağa biniş sırasına yardımcı olacak. Uçağa biniş kapıları, her bir uçuş için uçağa biniş tamamlandıktan sonra derinlemesine temizlenmekte ve dezenfekte edilmekte.

Uçakta

Tüm kabin ekibi tamamen KKE’ler ile donatılacaktır. En yüksek güvenlik ve hijyen standartlarını desteklemek için, Emirates 1,5 saatten uzun uçuşlarda takviye olarak ekibe bir kabin servis asistanı (CSA) eklemiştir. CSA’lar 45 dakikalık sık aralıklarla tuvaletlerin temizlenmesini sağlayacaktır. Tüm tuvaletlerde sterilize edici sabun ve el yıkama talimatları bulunmakta.

Temas yoluyla enfeksiyon riskini en aza indirmek için, bu süreçte dergi ve basılı okuma materyalleri sunulmayacaktır. Premium sınıflarda, yolculara tek kullanımlık menü ve şarap listeleri verilecektir. Yorgan, yastık, battaniye, kulaklık ve oyuncak gibi konfor öğeleri, hijyenik olarak kapalı muhafaza edilecektir. Emirates, her kullanımdan önce sterilize edilen yüksek kaliteli çatal bıçak takımı ve tabaklar kullanarak sıcak yemek servisine devam edecek.

Kabin bagajı için check-in yapılması gerekmekte olup müşteriler yalnızca dizüstü bilgisayar, el çantası, evrak çantası veya bebek eşyaları gibi temel eşyaları uçağa getirebilecektir.

 

Emirates’in modern uçak kabinleri, daha sağlıklı ve güvenli bir uçak içi ortam için virüslerin %99,97’sini öldüren ve toz, alerjen ve mikropları kabinin havasından temizleyen gelişmiş HEPA hava filtreleri ile donatılmıştır. Seyahat sonrası Dubai’ye iniş yapan her bir uçak, güvenlik ve tam sterilizasyon sağlamak için gelişmiş temizlik ve dezenfeksiyon süreçlerinden geçecek.

Emirates ekibi

Çalışanlarını korumak için, Emirates kabin ekibine işe gidiş ve dönüşlerinde evlerinden alıp evlerine bırakmak üzere araç tahsis etmiştir. Operasyon ekibi, görevli oldukları uçuşlardan önce havalimanında kendilerine özel tahsis edilmiş bölümden check-in yapmaktadır. Kabin ekibinin konaklaması, uçuşların yapıldığı ülkelerde mümkün olduğunca azaltılmıştır. Konaklamanın gerekli olduğu uzun mesafeli ülkelere olan uçuşlarda ise ekip otellerde ayrı odalarda konaklamakta. Tüm Emirates kabin ekibi, çalışma merkezleri olan Dubai’ye döndükten sonra COVID-19 testinden geçmektedir. Tüm kabin ekibi çalışanlarına, görevleri başında olmaları gerekmediğinde, evlerinde 14 gün karantinaya girmeleri talimatı verilmiş.

 

Covid -19 sonrası turizm sektörünün durumu

Covid -19 sonrası turizm sektörünün durumu

34 yıllık geçmişiyle turizm sektörünün öncü seyahat acentelerinden JOLLY, Covid-19 salgın sürecinin sektöre etkileri ve turizmdeki yeni normalleri gerçekleştirdikleri online basın toplantısında değerlendirdi.

Pandemi sonrası seyahat ile ilgili bakış açılarını öğrenmek üzere 10.000 kişi üzerinden gerçekleştirdikleri tüketici anket sonuçlarını ve Jolly olarak uygulanacak eylem planlarına dair bilgileri, Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar açıkladı. Toplantıda Jolly Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Vardar ve Pazarlama Direktörü Yasemin Develioğlu da yer aldı.

 

Pandemi sebebiyle seyahatlerini gerçekleştiremedikleri misafirleri için tarih değişikliği ve iadelerle ilgili süreci başlattıklarını belirten Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, “Çok yakında tüm misafirlerimizin gönlünü almış olacağız. Otellerden ve havayolu şirketlerinden henüz iadelerimizi alamamış olsak da müşterilerimizin memnuniyeti bizim için çok önemli, onları ailemizin bir parçası gibi görüyoruz” dedi. Vardar, 10 Haziran itibariyle iç turizmde konaklamaların başlayacağını 28 Haziran itibariyle hareketlenmenin artmasını beklediklerini, yurtdışı paket turların ise Eylül itibariyle start alacağını öngördüklerini belirtti.

 

10.000 Kişi Üzerinden Gerçekleşen Anket Sonuçları Çarpıcı Veriler Ortaya Koydu

Jolly Pazarlama Direktörü Yasemin Develioğlu ise Jolly misafirleriyle gerçekleştirdikleri 10.000 kişilik tüketici beklenti anketinin sonuçlarını paylaştı. “Hepimiz uzun zamandır evlerimizdeyiz ve artık hepimizin daha güzel günler hayal etmeye ihtiyacı var. Misafirlerimizin %62si bu yaz için mutlaka bir tatil planladıklarını belirtti. Bu sene tatil planı yapmayan %38lik kitlenin ise ana problemi mevcut salgın. Bu misafirlerimizin %87si salgının etkilerinin azalması durumunda tekrar tatil planı yapacaklarını söylüyor.

Farklı tatil türü eğilimlerinde geçen seneye göre artışlar olmakla birlikte hala misafirlerin yönelimi %60 ile yurtiçi otel konaklaması şeklinde seyrediyor. %20 yurtiçi kültür turlarına gitmeyi planladığını belirtirken, yurtdışı turuna çıkmayı planlayanların oranı beklendiği gibi %7 ile bu sene normalin altında seyrediyor. Villa kiralama, karavan gibi alternatif yöntemlere talebin artmaya başladığını gözlemlemekle beraber bu yöntemleri tercih eden tüketicilerimizin toplamı hala ancak %6larda. Çoğunluk iyi hizmet alabileceği, hijyen önlemlerinden emin olabileceği, geniş açık hava kullanım alanlarına sahip otel konaklamalarını tercih ediyor.

 

Yurtiçi otel konaklaması tercih eden misafirlerin %38i tatil köyü %22si ise yine geniş alanlarından faydalanabileceklerini, Resort otelleri tercih edeceklerini belirtirken, bu sene misafirlerin %22si daha küçük ve sakin butik otellere gideceklerini belirtti. Tatil için zamanlama olarak ise misafirlerin %19u seyahat yasaklarının kalkmasıyla birlikte Haziran’da tatile çıkmayı planladıklarını belirtirken, %31 Temmuz, %35 ise Ağustos ayını tercih edeceğini dile getirdi. Misafirlerin %15i ise tatillerini Eylül ve sonrasına planladıklarını söyledi.

Kültür turlarına çıkacaklarını belirten misafirlerin ise %54ü tarihi kültürel geziye katılmak istediklerini, %30 u deniz tatili içeren bir tur, %13ü ise Açıkhava doğa yürüyüşü turlarına katılmak istediklerini söyledi. Bu sene yurtdışına gitmeyi planlayan %7lik kesimin ise %77 ile hala ilk tercihi Avrupa olarak görülüyor.

Kültür Turlarının Sayısını 54 Şehirden Hareketle 113 Farklı Program Olarak Artırıyoruz

 

Jolly Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar tüm bu veriler ışığında tüm departmanlarımız misafirlerimize en iyi hizmeti sunabilmek için hummalı bir çalışma içindeler. İş ortaklarımızla birlikte misafirlerimizin hijyeni için gerekli tüm koşulları sağlamak üzere çalışıyoruz.

 

Vardar, kültür turlarına da değinerek; Türkiye’nin en çok kültür turu operasyonunu gerçekleştiren seyahat acentası olarak pandemi sonrasında kültür turlarına daha da ağırlık vereceklerini açıkladı. “Bizim, 27 farklı şehirden hareket eden 68 farklı programımız bulunuyordu. Şimdi bu sayıyı 54 şehirden hareket eden 113 farklı programa çıkartıyoruz. Burada misafirlerimizin sağlığı için tur kapasitelerini 45’ten 22 koltuğa küçülttük. Tüm tur programlarımızda açıkhava programlarının zamanlarını artırdık, otobüs içinde geçirilen zamanlamalara limitler getirdik. Tüm araçlarımızın hijyen standartlarına göre güne başlamadan önce hijyenik dezenfeksiyonu yapılacak. Tüm misafirlerimize tur esnasında kullanmaları için hijyen setleri de hazırladık. Büyük gruplarla seyahat etmek istemeyen aile ve arkadaş grupları için 6 ve 12 kişilik butik deneyimler yaşayabilecekleri tur programları geliştirdik. Anadolu’daki operasyonlarımız dahil her ilde günübirlik gezi turları ve doğa yürüyüşü programları hazırladık. .

 

Teknoloji Yatırımına Devam ama Turizmde İnsan Faktörü Kritik

Toplantı söz alan Jolly Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mert Vardar, “Covid-19 salgın süreci, teknolojinin hayatımızda çok önemli bir yeri olduğunu gösterdi. Teknolojiye yatırım yapan ve en çok maddi kaynak yaratan şirketlerin başında yer alıyoruz, burada 100 kişilik bir ekip ile çalışıyoruz. Teknoloji yatırımlarını gerçekleştirmeyen şirketler zamanla yok olup gidecekler. Fakat hiçbir zaman turizmde insan faktörünün önemini unutmamak lazım” dedi. Ayrıca yeni dönemde Türkiye’ de ilk olacak “ görüntülü rezervasyon uygulamasını “ devreye sokacaklarının da müjdesini verdi.

 

Mandarin Oriental yeniliklerle sezona hazır

Mandarin Oriental yeniliklerle sezona hazır

Cennet Koyu’nda yer alan ve büyüleyici bir manzaraya, geniş ve ferah yaşam alanlarına sahip Mandarin Oriental, Bodrum, ilgi çekici yenilikleriyle 2020 sezonuna kapılarını 20 Mayıs’ta açıyor. Akıllarda yer eden Kişisel Asistan hizmeti, havuzlu, bahçeli ve geniş terasa sahip odaları, tam donanımlı mutfağa sahip rezidans daireleri, barbekü köşeleri ve sonsuzluk havuzuna sahip asırlık zeytin ve çam ağaçlarının arasında yer alan göz alıcı süit ve villalarıyla Ege Kıyılarının vazgeçilmez tatil durağı, 2020 yazını unutulmaz anılara dönüştürmek üzere misafirlerini bekliyor!

 

Kişiye özel hizmetlerinin yanı sıra ‘Wellbeing Retreat’ hizmeti ile misafirlerine huzurlu ve sağlıklı bir tatil vadediyor. ‘Wellbeing Retreat’ paketi, içerisindeki günlük olarak hazırlanmış sağlık ve bakım programları, yoga dersleri, vücut analizi ve 5 Element Danışmanlığı ile benzersiz bir tecrübe yaşatmak üzere tasarlandı. Bu özel paket aynı zamanda, Mandarin Oriental, Bodrum’un dingin atmosferinde, misafirlerinin kendilerini yeni baştan yaratacakları günlük bir  detoks menüsünü de içeriyor. The Spa at Mandarin Oriental, Bodrum’un ‘Time Rituals’ (Zaman Ritüelleri) bakımı, misafirlerini bedensel, zihinsel ve ruhsal canlanmaya davet ediyor.

 

‘Bir Gece Daha’ Cennet Koyu’nun tadını çıkarın

Mandarin Oriental, Bodrum, 2020 sezonu açılışına özel, ‘One More Night’ teklifi ile misafirlerini daha uzun süre konaklayabilecekleri unutulmaz bir yaz tatili deneyimine davet ediyor.

20 Mayıs – 30 Haziran arasında, birbirini takip eden en az iki gece konaklama rezervasyonu yaptıran misafirler, hem eğlenecekleri hem de dinlenecekleri bu muhteşem tatili Mandarin Oriental, Bodrum’un hediyesi olan üçüncü gece ile uzatıp, denizin, güneşin, 2 km sahilin, doğa ile iç içe yürüme yolları ve bahçelerinin, Mandarin Oriental’a özgü imza terapilerin ve birbirinden özel enfes manzaralara sahip restoran ve barların tadını doyasıya çıkarabiliyor.

 

Ezber bozan konaklama deneyimi

Mandarin Oriental, Bodrum, 2020 sezonunda ayrıcalıklı özelliklere sahip yepyeni bir villayı misafirleriyle tanıştırıyor. Beş yatak odalı ‘Magnolia Villa’, gözlerden uzak, özel konumuyla eğlenceli bir konaklama arayışında olan büyük aileler için son derece ideal. Tam donanımlı bir mutfağı ve gösterişli bir yaşam alanı bulunan villanın göz kamaştıran manzaraya sahip terasında, barbekü alanı, özel havuz, duş ve geniş bir oturma bölümü mevcut.

 

Tadına doyulmaz bir lezzet resitali

Açıldığı günden bu yana çok sayıda önemli gastronomi ödülüne layık görülen Mandarin Oriental, Bodrum’un, sosyal mesafeli geniş, ferah ve konforlu yeme-içme noktaları, 2020 sezonunda lezzet tutkunlarını zengin bir menü yelpazesiyle buluşturuyor. Mandarin Oriental, Bodrum’un geniş restoran yelpazesi; birbirinden lezzetli yemekleri ve taze, mevsimlik malzemelerle hazırlanan yaratıcı sunumları ile sofistike İtalyan restoranı Assaggio’yu, tatlarıyla iz bırakan balık ve deniz ürünleri restoranı Bodrum Balıkçısı’nı ve sezon boyunca yeni teppanyaki menüsünü servis edecek dünyaca ünlü modern Japon restoranı Kurochan by Ioki’yi içinde barındırıyor.

Mandarin Bar, Mandarin Oriental, Bodrum’un yetenekli miksolojistinin yenilikçi ve inovatif ruhunu yansıtan yaratıcı kokteylleri ve canlı müzik eşliğinde harika vakit geçirmeye olanak sağlarken, The Mandarin Cake Shop görsel dokunuşlarla taçlandırılmış enfes tatlı ve pastalarıyla hem göz hem de damak zevkine hitap ediyor. Resort’un özel plajı Blue Beach’te yer alan Blue Beach Club & Bar’da, misafirler tüm gün Mandarin Oriental, Bodrum’un Türk mutfağında uzman hünerli şeflerinin hazırladığı leziz atıştırmalıkların tadına varabiliyor. Pool Bar & Restaurant, gün boyu sunduğu yiyecek-içecek servisiyle havuz kenarı keyfinden vazgeçmek istemeyenler için birebir! Sofra Restaurant’ın sağlıklı, glütensiz ve doğal seçeneklere de yer verdiği dünya mutfağından titizlikle seçilmiş tatları bir araya getiren zengin à la carte menüsü ise her türlü beklentiyi fazlasıyla karşılıyor.

Mükemmel terapinin tarifi: Doğayla iç içe spor keyfi

Tüplü dalış, şnorkelle yüzme, yelken, balık tutma gibi birçok açık hava aktivitesine ek olarak, iki tenis kortu, bir basketbol sahası, Cennet Koyu boyunca uzanan yürüyüş parkuru ve birden fazla yüzme havuzuyla Mandarin Oriental, Bodrum, sporsever misafirlerinin adrenalin ihtiyacına hayli tatminkar bir cevap veriyor!

Kendinizi şımartmanın en lüks yolu: The Spa at Mandarin Oriental, Bodrum

Global çapta birçok prestijli ödülün sahibi The Spa at Mandarin Oriental, Bodrum, lüks ambiyansında bölgenin en kapsamlı sağlık, bakım ve güzellik uygulamaları seçkisine yer vererek sizi iç huzurunuzu yeniden keşfetmeye çağırıyor. The Spa at Mandarin Oriental, Bodrum, masaj uygulamalarında Mandarin Oriental, Bodrum’un bahçesinden gelen zeytinyağı, adaçayı ve lavanta gibi doğal ürünleri kullanarak sürdürülebilir bir yaklaşımı benimsediğini ortaya koyuyor.

The Spa at Mandarin Oriental, Bodrum aynı zamanda, ‘Wellbeing Retreat’ paketi kapsamında misafirlerin geleneksel Türk hamamı ve sağlık yönelimli yeni terapi alternatiflerini deneyimlemeleri için mükemmel bir seçenek oluşturuyor.

 

Düşlerinizin ötesinde bir düğün

Resort, Bodrum’un ferahlatıcı atmosferinde geniş bir çim alana, zeytin ağaçlarına ve 1.500 kişiye kadar davetli kapasitesine sahip ‘Olive Garden Beach’ gibi tabiatıyla göz kamaştıran düğün mekanlarına da ev sahipliği yapıyor. Ayrıca gelin ve damat adaylarına yönelik bekarlığa veda partileri ve gelinlerin geleneksel kına gecesi organizasyonu da dahil, düğün öncesi eğlenceleri için doğanın kalbinde yepyeni mekan alternatifleri sunuyor.

 

Mandarin Oriental, Bodrum’da Çocuk Olmak!

Çocuk gelişimi programları alanında lider olmakla beraber, 1976’dan bu yana 40’tan fazla ülkede faaliyet gösteren Gymboree, 2020 sezonu boyunca Mandarin Oriental, Bodrum’da ‘Gymboree Play&Music’ kapsamında, çocuklarda güven duygusu ve yaratıcılığı teşvik etmek adına küçük misafirlere eğitici ve eğlendirici aktiviteler sunuyor. Yogadan seramik yapımına, yemek derslerinden özel doğum günü partilerine kadar uzanan etkinlik alternatifleri miniklerin tatil keyfini ikiye katlıyor!

Rezervasyon ve sorular için  www.mandarinoriental.com/bodrum .

 

Caresse, a Luxury Collection Resort & Spa, Bodrum, yaza hazır

Caresse, a Luxury Collection Resort & Spa, Bodrum, yaza hazır

Bodrum ve Bitez koyu arasında bulunan Asarlık Mevkii’nin en sakin ve gizli noktasında konumlanan uluslararası otel zinciri Marriott International’ın, The Luxury Collection bünyesinde yer alan Bodrum’daki ilk resort oteli Caresse, a Luxury Collection Resort & Spa, Bodrum, Haziran ayı ortasında misafirleri ile buluşmaya hazırlanıyor.

Akdeniz çanağındaki ilk ve tek Buddha-Bar Beach, Caresse Bodrum sahilinde aynı tarihten itibaren Buddha-Bar imza lezzetleri ve müzik deneyimi ile sosyal mesafeye önem veren müşterilerin de ideal noktası olacak.

Bodrum’da yaz sezonunu geçirmeyi planlayan misafirleri için  Caresse, a Luxury Collection Resort & Spa, Bodrum Residences’da  kısa ve uzun dönem kiralama seçenekleri de sunuluyor. Caresse The Residences-Bodrum’un ev sahip ve kiracılarının, tüm otel concierge hizmetlerinden faydalanmalarını sağlayacağı özel “Caresse Privee” program ayrıcalıkları da misafirlerini bekliyor.

Lüks düğün ve özel günlerin adresi; Yalıkavak Marina Beach Otel, Bodrum!

Lüks düğün ve özel günlerin adresi; Yalıkavak Marina Beach Otel, Bodrum!

Nefes kesen güzellikteki manzarasıyla ziyaretçilerine unutulmaz tecrübeler yaşatan, Ege Denizi’nin büyüleyici maviliğinin en prestijli adresi, Yalıkavak Marina Beach Otel, Bodrum’da bu yaz da en özel günleriniz için rüya gibi deneyimler sunuyor.

Bodrum’un masmavi ve sofistike atmosferi eşliğinde, eşsiz manzarası ve ayrıcalıklarıyla misafirlerine bir düğün seremonisinden çok daha fazlasını sunan Yalıkavak Marina Beach Otel, sevdikleri ile beraber bu özel günlerini ölümsüzleştirmek isteyen çiftlerin bu yaz da yanında.

Beyaz kumlu sahil

En unutulmaz anılarınızdan biri haline gelecek bu özel gününüzde, denize sıfır konumu ile Yalıkavak Marina Beach Otel kendine ait özel beyaz kumlu kumsalı, palmiyelerin arasında yemyeşil çimleri, berrak mavi suların ardındaki muhteşem günbatımı manzaraları ile çiftleri romantizmin doruklarına ulaştırıyor.

İki otel

Olağanüstü ambiyansı ve şıklığı ile etkileyen Yalıkavak Marina Beach Otel, nefes kesen günbatımı manzaralı verandası ve özel sonsuzluk havuzlu, 110 m²lik Sunset Suite’i ile tüm sevdiklerinizi ağırlayabileceğiniz, 200 kişiye kadar butik organizasyonlar için de harika bir alternatif oluşturuyor. Düğün misafirleri için ise Yalıkavak Marina Boutique Otel, Beach Otel’e yakınlığı ve konforu ile misafir konaklamaları için hoş bir seçenek oluyor. Yemyeşil bir bahçenin içindeki geleneksel Bodrum taş evi olan Yalıkavak Marina Boutique Otel, denize yakınlığı ve Yalıkavak Marinaya birkaç adım uzaklıktaki konumu ile gelin ve damadın misafirleri için yüksek kalite servisler ve keyifli anlar sunuyor.

Kaliteli hizmet

Lüks ve konforun mükemmel karışımından oluşan tümü teraslı geniş 15 tek kişilik ve çift kişilik süite ev sahipliği yapan Yalıkavak Marina Beach Otel ve 18 özel olarak dizayn edilmiş odaya sahip olan Yalıkavak Marina Boutique Otel de gelin ve damadın en yakın ailelerinin ve misafirlerinin sahile anında erişebileceği ve otel personelinden yüksek kalitede hizmet alabilecekleri ayrıcalıklar da bulunuyor.

Seçkin mönü

Yalıkavak Marina Beach Otel, özel günlerde, çiftlere kendi seçtikleri mönüler ile gastronomik lezzet deneyimleri yaşatırken, canlı müzik ve DJ performansı eşliğinde günbatımının keyfini imza kokteyller ile çıkartabilecekleri bir tecrübe yaşatıyor. Konuklarına dünyaca ünlü markaların yer aldığı mağazalardan alışveriş yapma fırsatı sunan, dünyanın en iyi süper yat marinası Yalıkavak Marina’da bulunan otel düğün ve özel davetlerin yorgunluğunu atabilecekleri Türk Hamamı, Sauna, Özel Spa masajları ve Fitness merkezi gibi opsiyonlar bulunduruyor.

Özel kutlamalar, davetler ve görkemli düğünler için üstün hizmet kalitesi, huzurlu ve konforlu ambiyansı ile Yalıkavak Marina Beach Otel bu özel günleriniz için kurduğunuz hayalleri gerçeğe dönüştürüyor. Bu muhteşem ritüellere davetliler isterlerse dünya yatçılık sektörünün en prestijli kurumlarından biri olan The British Yacht Harbour Association (TYHA) tarafından “2018-2019 Dünya’nın En İyi Süper Yat Marinası” ödülüne layık görülen Yalıkavak Marina’ya tekneleri ile yanaşarak katılabiliyorlar.

Yalıkavak Marina Beach Otel ve Yalıkavak Marina Boutique Otel, hem otel, restoran hizmetleri hem de özel plajı ile ışıldamaya da devam ediyor. Yalıkavak Marina Beach Otel ve Yalıkavak Marina Boutique Otel, konuklarını ve çalışanlarını korumak için düzenli önlemlerini ve özel alınan dezenfeksiyon araçları ile prosedürlerini yoğunlaştırmanın yanı sıra etkili personel eğitimlerini de hızla sürdürüyor. Birçok sosyal izolasyon ek önlemlerini de içeren ayrıcalıkları ile misafirlerinin sağlığını ve güvencesini de her zaman önde tutuyor. Yalıkavak Marina Beach ve Boutique Otel, sadece otellerinin konuklarının kullanımına açık özel plajı, 7/24 oda servis hizmetleri ve az sayıdaki premium odaları ile misafirlerinin özel günlerinde de yanında bulunuyor.

Adres: Yalıkavak Marina Beach Otel ve Yalıkavak Marina Boutique Otel

Yalıkavak Marina, Çökertme Cd. No:6 D:6, Yalıkavak, Bodrum/Muğla

Telefon: +90 252 385 44 84

Email: hotels@yalikavakmarina.com.tr

Website: https://yalikavakmarina.com.tr/tr/hotels/

 

Pepsi’nin bilinmeyen yönleri

Pepsi’nin bilinmeyen yönleri

Dünyanın en çok bilinen markalarından biri olan Pepsi bugün 135 yaşında… Hayata geçtiği günden bu yana birçok yeniliğe imza attan Pepsi’nin çok renkli ve ilginç tarihi…

 

“BRAD’İN İÇECEĞİ”

Kuzey Carolinalı eczacı Caleb Davis Bradham, 1893’te ‘Brad’in İçeceği’ adını verdiği içeceği, eczanesinde bir gazoz çeşmesinden satmaya başladı. İçeceğinin ‘dispepsi’ye (hazımsızlık) iyi geldiğine inanan Bradham, 5 yıl sonra içeceğine Pepsi-Cola adını verdi. Hatta 1898’de satışa sunulan yeni Pepsi-Cola’nın formülüne hazmı kolaylaştıran “pepsin” enzimi ve “vanilya” da kattı.

LOGOSU 11 KEZ DEĞİŞTİ

Marka, logosunu 11 kez değiştirdi. Orijinal Pepsi-Cola yazısı birkaç küçük değişiklik yapılarak 1950’li yıllara kadar kullanıldı. 1962’de ‘Cola’ ifadesi tarihe karıştı. Pepsi’nin logosu son olarak 2008’de yenilendi.

KAMYONLA İLK İÇECEK

Pepsi, 135 yıllık tarihinde pek çok yeniliğe imza attı. Dağıtımda at arabası yerine motorlu taşıt kullanan ilk içecek şirketi Pepsi oldu. 1908’de başlayan kamyonla dağıtım, ürünün daha geniş pazarlara ulaşmasını sağladı.

PET ŞİŞEYİ KULLANAN İLK MARKA

1970’li yıllarda icat edilen pet şişeyi kullanan ilk şirket de yine Pepsi oldu. Kırılmayan, içeceklerin niteliğini bozmayan ve daha fazla içecek konulması sağlayan pet şişeler, Pepsi sayesinde içecek sektörünün standartları arasına girdi.

TENİS RAKETİ BİLE VAR

Pepsi dünyanın en çok patent sahibi şirketleri arasında yer alıyor. Pepsi’nin sahip olduğu 500’den fazla patent arasında içecek sektörü dışında ürünler de yer alıyor. Bunlar arasında bir tenis raketi bile var. 1970’li yılların ortasında Pepsi, geleneksel ahşap çerçeve ve naylon ağ yerine, yüksek genlik katsayılı takviyeli sentetik reçine kullanan ilk raketin patentini aldı.

FASULYELİ PEPSI

Pepsi, dünyanın pek çok ülkesinde yerel tatlar içeren değişik formüllerle tüketiciyle buluşuyor. En sıra dışı tatlar Japonya’da! Japonların çok sevdiği adzuki fasulyesi, çilekli süt, biftek otu, salatalık, baobab ağacı meyvesi, yoğurt ve tuzlu karpuz gibi tatlar da Pepsi formülünde yer alıyor.

TÜRKİYE’NİN DE İLKLERİ PEPSI’DEN

Pepsi’nin 2002 yılında piyasaya sürdüğü Pepsi Twist ülkemizin ilk limonlu kolası unvanına sahip. Ayrıca 2007 yılında çıkan Pepsi Max de Türkiye’nin ilk şekersiz kolası olarak tarihe geçti.

GELECEĞE DÖNDÜK!

Geleceğe Dönüş serisinin 1989 yılında vizyona giren 2. filminde, 2015 yılına giden kahramanımız Marty gençlerin ‘Pepsi Next’ ve ‘Pepsi Perfect’ içtiklerini görüyordu. Pepsi, bu ‘hayali’ iki markaya kısa süreli olsa da hayat verdi. Pepsi Next, 2013-2015 yılları arasında piyasada kaldı. Pepsi Perfect ise 2015’te sınırlı sayıda, koleksiyon ürünü olarak piyasaya çıktı.

 

Pub kültürü hakkında doğru bildiğimiz yanlışlar

Pub kültürü hakkında doğru bildiğimiz yanlışlar

–‘Pub’, aslında İngilizcedeki ‘public house’un kısaltılmış hali.

 —Uzun süren şarap tadımlarında, arada damağın sıfırlanması ve temizlenmesi için mutlaka lager bira içildiğini…

–Boşnak kökenlilerin birayı eski kaşarla servis ettiğini…

–Kızartmaları ve yağlı yemekleri daha hafifletip ve bir yudumda damağınızı temizlediğini…

İngilizcede pub kelimesi bir anlamda halkevi demek. Herkese açık olan bu paylaşımcı mekân, iş çıkış saatlerinde ve hafta sonlarında dolup dolup taşar. Pub’lar insanın düşünmeden, rahatça, evi gibi içeri girdiği mekânlardır. Herkes birbirini tanır, tanımıyorsa bile hemen müdavimlerle kaynaşır. Mahallenin dedikoduları, politika, maç sonuçları, kiralık evler, hepsi pub’da konuşulur, tartışılır. Avrupa’da işçi sınıfının küçük ve karanlık evleri, insanları daha sosyal ve geniş pub’lara itti, bu kültürünü geliştirdi. Eskiden, içerisi gözükmesin diye camları buzlu olan pubların camları artık saydam. Mekânlar hafif loş ve biraz karamsar olsa da sıcak, eve benzer, samimi bir havası olur. Hele dışarıda yağmur yağıyorsa, insanın canı dışarı çıkmayı hiç istemez. Sosyalleşme ve bira etrafında dönen bir mekân olduğundan olsa gerek; pub’larda lokanta düzeninde sıra sıra dizili masalara rastlanmaz. Rahat deri koltuklar, uzun masalar, bar tabureleri, hatta genelde evinin dışında uzun süre vakit geçirmek isteyenler için de bir kütüphane bulunur. Ama en önemlisi, mekânın merkezinde, bar ve bira vardır. Bir anlamda bar üzerinde bulunan çeşit çeşit bira kuleleri ve müdavimlerin dirsek çürüttüğü tezgâhla mekânın kalbidir.

Pub nasıl doğdu?

Pubın tarihi ve kültürü çok eskilere dayanır ve tarihte farklı isimler altında gelişip bugünkü halini alır. İlk başlarda, Anglosakson kültürün bir parçası olan ‘Alehouse’ denilen, içeride ale biraların üretildiği evler, bira çevresinde mahallelinin buluşma noktasıydı. ’Alehouse’lardan sonra seyahat edenlerin konaklaması için ‘inn’ ve ‘tavern’ denilen mekânlar açılmaya başladı. Yolcular seyahat ederken, buralarda konaklardı. Aynı zamanda bira ve yemek sunan ‘inn’ ve ‘tavern’ yaklaşık aynı dönemlerde ortaya çıktı. Bugünkü pub isimlerinin birçoğunun içinde hâlâ ‘inn’ kelimesi geçer.

Ne yenir?

Pub yemeklerin genel özelliği, çabuk ve kolay hazırlanması. Öyle uzun uzun masa başında yemek yeme kültürü yoktur. Yerine başrolde atıştırmalıklar var. Bir diğer özelliği de ucuz olması ve neredeyse hepsinde aynı yemeklerin bulunması: Haşlanmış yumurta turşusu, ‘pie’, ‘fish and chips’ ve ‘Ploughman’s Lunch’ gelir. Pub’ın vazgeçilmezlerinden haşlanmış yumurta turşusu, yumurta mideyi tok tuttuğu için, ucuza tokluk sağlar. ‘Pie’ ise, hem İngiliz mutfağının hem de pub mutfağının en sık karşılaşılan yemeğidir. Etli veya tavuklu bu hamur işi fırında pişirilir. ‘Fish & chips’ ise pane balık, patates kızartması ve yanındaki bezelye püresiyle meşhur bir pub lezzetidir. Yanında derin yağda pişmiş balığın yağlılığını kesmek için sirke ikram edilir.

Fıçı ile şişe arasındaki fark

Fıçı bira ve şişe bira iki farklı dünya. Aynı marka bir bira hem fıçıda hem de şişede satılıyorsa bu iki aynı gibi gözüken biranın tatları birbirinden farklı olur. Peki bu fark nereden doğar?

Fıçı biralar, şişe biralara göre daha kısa süreli pastörize edilirler. Bu nedenle, fıçı biranın raf ömrü şişeye göre daha kısa olsa da, içimi şişeye göre daha kolay ve lezzetlidir. Ufak bir tavsiye: İşi bilen, birasını daha soğuk, daha taze isteyen muhakkak fıçıdan servis edilmesini isteyecektir.

Fıçı birayı bardağa doldurmak da sanıldığı kadar kolay değil. Köpüğünü ayarlamak ustalık ister. Birayı köpüksüz istemek, yapılan bir başka hata. Köpük, biranın tazeliğinin, bardağın temizliğinin işareti olduğu gibi; aynı zamanda, birayı korur, biranın daha uzun süre serin kalmasını ve karbonizasyonunun uzun süreli olmasını sağlar.

Bardakların yeterli temizlikte olmadığını düşünüp, fıçı biradan vazgeçen bir grup bira içicisi de var. Kendilerini, bu yüzden fıçı bira keyfinden uzak tutanlara ufak bir tüyo: Bardağın kirli olup olmadığını kolay bir şekilde anlamak için basit bir test uygulanır. Bardak kirliyse bira köpürmez ve biranın baloncukları, bardağın iç yüzeyine yapışıp kalır. Bu durumda tek yapmanız gereken yeni ve temiz bir bardak istemek.

Sofrada şarap mı? Bira mı?

Yiyecek içecek eşleşmesi dendiğinde, herkesin aklına şarap gelir. Şarap, düşünülenin aksine, bazı yemeklerle uyum sağlamaz. Yumurta, yoğurt, enginar gibi malzemelerle veya çok sirkeli, çok limonlu yemeklerle uyum sağlaması gerçekten zordur. Diğer yandan, bol baharatlı ve bol acılı yemeklerle de pek tercih edilmez.

Bu gibi durumlarda, yemek eşleşmelerinde, aslında atıştırmalar dışında normalde pek de rağbet görmeyen bira ortaya çıkar. Bira, tam anlamıyla dört çeker arazi arabası gibidir. Her türlü yiyecek ile her türlü sosla, her türlü pişirme tekniğiyle uyum sağlar. Şerbetçiotundan gelen acılığı, acı yemekleri tamamlar, ağızda temizleyici özelliği yağlı ve baharatlı yemekleri keser, malttan gelen ekmeğimsin tadı nişastalı yemekleri destekler. Tabii 140 tip ve 40 bin çeşit biradan, her biri farklı bir yemekle, diğerlerinden daha iyi uyum sağlayacağı da kesin. Bugün, dünyada bira- yemek uyumu çalışmaları gitgide yaygınlaşıyor, birayla eşleştirilmiş mönüler restoranlarda öneriliyor, hatta bira sommelierleri size biraları tavsiye edip anlatıyor bira kültürü gelişmiş restoranlarda.

Acılı yemeklerde

Bira, çok acılı ya da bol baharatlı yemeklerin karşısında da kolayca durur. Özellikle lager biralar, bu tür yemekleri hafifletir, dengeler. IPA gibi şerbetçiotundan gelen acılığı daha yüksek hissedilen biralarsa çok acılı, çok baharatlı yemekleri dengeleyerek nefis bir uyum yakalar.

Tatlının yanına bira

Önyargıları boşverin, tatlının yanında kahve değil bira isteyin. Mesela ‘Stout’ veya ‘Porter’ gibi koyu renkli biralar çikolatalı, karamelli tatlılarla güzel bir uyum yakalar. Vişneli Belçika biraları da meyvemsi tatlılarla eşleşir.

Patates kızarması mı? Peynir mi?

Dünyada patates kızartması, genelde yemeklerin yanında, garnitür olarak servis edilirken; bizim pub’larda birayla beraber servis edilir. Patates kızartmasının mucidi Belçika bile patates kızartmasını birayla servis etmez, yerine peynir tercih eder. Daha baskın ve yoğun tatlara sahip peynirler aromatik ale biralarla eşleştirilir. Daha nötr tatlara sahip peynirlerse lager biralarla eşleştirilir.

Bira göbek yapmaz

Yüzde 5 alkol seviyesine sahip bir biranın kalorisi, aynı hacimde portakal suyundan bile daha düşük. Unutmayın: Göbeği yapan bira değil, yanındaki eşlikçilerdir. Özellikle de tuzlu fıstık, cips gibi atıştırmalıklar… Biranın yanında ille de bir şeyler yiyip kilo almak istiyorsanız siz de Boşnaklar gibi yapın, biranızın yanından eski kaşarı, kuru eti eksik etmeyin.

Biraya su katılamaz

Pub’larda dönen en hararetli tartışmalardan biri de fıçı biraya su katılıp katılmadığı. Bu dedikodunun çıkmasının nedeni az pastörize edilmesinden