Erzurum havalimanı yenilenen yüzü ile kışa hazır

Erzurum havalimanı yenilenen yüzü ile kışa hazır

Kış turizminin önemli destinasyonlarından Erzurum, yenilenen havalimanı pistiyle sisli ve olumsuz hava şartlarında dahi uçakların güvenle inişlerini sağlayarak hava yoluyla ulaşım problemini ortadan kaldırdı.  Erzurum Havalimanı, CAT3 sistemiyle yapılarak İstanbul Havaalanı teknolojisiyle aynı standartlara ulaşan pisti sayesinde Palandöken’de yeni kayak sezonunda ulaşım sıkıntısı yaşamadan yurt içi ve yurt dışından ziyaretçilerini ağırlayacak.

Türkiye’de hem kar kalitesi hem de havalimanından dağa kolay şekilde ulaşımı bakımından tercih edilen tatil noktalarından Palandöken, yenilenen havalimanı pistiyle bu sezon hava muhalefetine takılmadan hizmet veriyor. Bu durumun turizm adına olumlu katkı sağlayacağını vurgulayan Sway Hotels Yönetim Kurulu Üyesi Berke Dikmen: “Erzurum’da uçakların pistte yaşadığı sorunlar havalimanındaki yenilenmeyle birlikte artık son buldu. Bu durum otellerdeki taleplere de olumlu etki etti. İnsanların Palandöken gibi eşsiz bir kış tatili rotasını tercih etmesinin önündeki en önemli engel de ortadan kalkmış oldu. Erzurum uluslararası alanda da dikkatleri üzerine çekerek olumlu ivme yakaladı.” dedi.

 

IPSOS; SALGIN TOPLUMSAL SINIF AYIRIMI YAPIYOR MU?

IPSOS; SALGIN TOPLUMSAL SINIF AYIRIMI YAPIYOR MU?

Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması ile Ipsos; Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymaya devam ediyor. Hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımalarını düzenli olarak takip eden Ipsos’un gerçekleştirdiği Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırmasın 25 döneminde ülkemizin en önemli sorunları mercek altına alınıyor.

 SALGIN TOPLUMSAL SINIF AYIRT EDİYOR MU?

Ipsos Araştırma şirketi tarafından 12-18 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilmiş olan 11. dönem saha çalışmasında; salgının etkilerinin toplumsal sınıf arasında bir fark gözetip gözetmediği konusu ele alınmıştı.  Aynı soru bu dönem yapılan araştırmalarda tekrar  sorulduğunda vatandaşların bu konudaki görüşünde bir değişiklik olmadığı görüldü. Toplumun yarısı salgının sınıfsal fark gözetmediğini herkesi aynı seviyeye getirdiğini düşünüyor. Bu görüşün gerekçelerinden birisi siyasetçi, iş insanı, sanatçı gibi “ünlü ve varlıklı” kesimlerin de koronavirüse yakalandıklarını veyahut yakalanabileceklerini medyada görmemizle ilişkili olabilir. “Zenginler” de karantinada kalıyor, maske takıyor bilgisi demek ki hepimiz bu konuda eşitiz düşüncesine yol açıyor. Öte yandan bu fikre karşı çıkan, salgının aslında sınıfsal farklılıkları derinleştirdiğini söyleyenler (%43) üst sınıfın salgın sürecinde karantina kaldıkları süredeki yaşam koşullarına, işe gitmek zorunda olmamalarına, tedaviyi aynı şartlar altında almadıklarına dikkat çekiyor.

TOPLUMDA DAHA ZOR GÜNLER GÖRECEĞİZ BEKLENTİSİ HAKİM

Ipsos; Vatandaşlara Temmuz ayı başında salgında zor günlerin geride mi kaldı yoksa daha zor günler bizi mi bekliyor sorusunu yöneltmişti. O dönem vatandaşların %54’ü daha zor günlerin beklendiğini, %31’i ise geride kaldığına hususunda düşüncelerini ifade etmişti. Toplumdaki bu olumsuz hava zaman geçmesine rağmen değişmemiş, hatta geçen zamana içerisinde iyimser beklenti de zayıflamış. Ekim başında yapılmış olan  Ipsos’un haftalık araştırmasında, iyimser beklentiye sahip olanların oranı %22’ye düşerken, kötümser beklentiye sahip olanların ise yine çoğunluğu oluşturduğu (%59) tespit edildi.

TOPLUMUN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU SALGININ EKONOMİK ETKİLERİNE DAİR ENDİŞE TAŞIYOR.

Ipsos’un hayata geçirdiği araştırmada; salgın döneminde bireylerin farklı konularla ilişkili olarak endişe düzeyleri de takip ediliyor. Özellikle toplumda ekonomiye dair endişe seviyesi yüksek, alt ve orta sınıfta bu endişeler üst sosyoekonomik (SES) sınıfa kıyasla daha yüksek olsa da toplumun geneli bu konuda endişeli. Örneğin; çalışanlar arasında işsiz kalmaktan endişe duyanların oranı alt sosyoekonomik sınıfta (DE SES) %94, üst sosyoekonomik sınıfta (AB SES) %70. Ay sonunda faturaları ödeyebilme konusunda endişe yaşadığını belirtenlere baktığımızda bu oran %84… Aynı oran DE SES grubunda %90lara çıkıyor, ancak AB olarak tanımladığımız üst SES grubunda da %73 gibi oldukça yüksek bir seviyede…

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik konuyla ilgili değerlendirmelerinde şöyle; “Daha önceki haftalarda da konu olmuştu; salgın ile mücadele ederken hayati tehlike ile işsizlik tehlikesi arasında sıkışmış hissediyoruz.  İşsiz kalmaktan, hayat pahalılığından, faturalarımızı ödeyemez hale düşmekte  endişeliyiz. Salgının gidişatına dair de daha umutsuz bir durumdayız, önümüzdeki dönemin daha zor geçeceğini düşünenlerin oranı artıyor. Her on kişiden dördü, salgın nedeni ile toplumsal sınıflar arasındaki eşitsizliğin arttığını düşünüyor. Toplumun yarısına göre ise salgın zengin yoksul arasında bir fark olmadığını gösterdi. Böyle düşünenler sanırım naif bir şekilde durumun bu olmasını umut ediyorlar, çünkü gerçekte biliyoruz ki yapılan araştırmalara göre Dolar milyarderlerinin serveti salgın döneminde %28 büyümüş durumda. İngiltere’de yapılan bir araştırma gösterdi ki, salgın zenginlerin tasarruflarını, yoksulların ise borçlarını büyütüyor.” Dedi.

 

Four Seasons Hotel Bosphorus’da eğlence bitmiyor

Four Seasons Hotel Bosphorus’da eğlence bitmiyor

Boğaz’ın etkileyici manzarasına karşı konumlanan Aqua Restaurant, balık ve deniz ürünlerini yaratıcılıkla sunan restoranı ve Boğaz hattını renklendiren şık barı ile yeni sezona hazır.  1 Kasım Pazar günü, özlenen brunch’larına yeniden başlayacak olan Aqua,  özenli servisi, benzersiz menüsü ve canlı performanslarla şehrin keyfini çıkarmaya davet ediyor.

Kasım ayı boyunca her çarşamba dünya müziğinin en seçkin örnekleriyle Barbaros Aqua sahnesinde dinleyici ile buluşurken, her cuma Jale ve Ümit Sayın ile 90’lar, cumartesi geceleri ise her hafta sıra ile Sibel Tüzün, Zeynep Talu, Zuhal Olcay ve Yeni Türkü performansları ile misafirlere keyif dolu saatler yaşatıyor.

Ayrıca salı akşamları piyanist Aslı Güral’ın notaları ile geceler renklenirken, Cheese N’Toast ile leziz peynir ve şarapların tadımı yapılıyor. Perşembe akşamlarını Ayşe Evrim’in repertuvarı keyfe dönüştürüyor. Pazar günleri ise Hande Ateş’in performansı eşliğinde brunch unutulmaz bir hafta sonu deneyimi yaşatıyor.

Domino’s şubelerinde “UV sterilizasyon” dönemi

Domino’s şubelerinde “UV sterilizasyon” dönemi

Güçlendirilmiş sağlık ve hijyen önlemlerinin yanı sıra Türkiye’de “Temassız Teslimat” hizmetini başlatan ilk markalardan biri olan Domino’s, şimdi de farklı bir uygulamayı devreye alıyor. Zararlı mikroorganizmaların DNA’larını bozarak bulunduğu alanı tamamen sterilize eden “UV sterilizasyon cihazını” tüm sipariş sürecinde kullanmaya başlayan Domino’s, fırından teslimata tüm sipariş sürecinde tüketici sağlığını güvence altına almayı sürdürüyor.

Bonfilet’e online satışta

Bonfilet’e online satışta

Bonfilet, online sipariş uygulamaları ile dakikalar içinde kapınızda. Bonfilet kalitesini evine taşımak isteyenler Getir, istegelsin ve Banabi uygulamalarını kullanarak taze et ve et ürünlerine evden çıkmak zorunda kalmadan tek tıkla kolayca ulaşabiliyor.

Bonfilet’in paketlenmiş et ürünleri arasındaki Bonfresh serisi, taze kırmızı etin sabit gramajlı ve tek porsiyonluk olarak kesilip paketlenmesine olanak sağlıyor. Dana antrikottan kuzu külbastıya, steak köfteden soslu kontrfileye kadar 8 çeşidi bulunan Bonfresh lezzetleri, özel ambalajlama tekniği sayesinde besin değerleri korunarak geldiği sofraları ziyafete dönüştürüyor. Özel vakumlu paket, sızdırmazlık için uygulanan düşük sıcaklık sayesinde hassas proteinlerin dokusunu ve besin değerlerini korurken raf ömrünü de buzdolabında 28 güne kadar uzatıyor.

Sofralık zeytin ihracatında rekor kırıldı

Sofralık zeytin ihracatında rekor kırıldı

Pandemi döneminde insanlık eve kapanınca kahvaltı kültürünü geri kazandı. Covid-19 virüsü, bağışıklık sistemini güçlendiren sofralık zeytine talebi arttırdı, sofralık zeytin ihracatında rekor geldi.

Türkiye, 2019/20 sezonunu yüzde 3’lük artışla 145,7 milyon dolarlık zeytin ihraç ederek geride bıraktı. Zeytin ihracatı geçtiğimiz sezon 141,5 milyon dolar olmuştu. Türkiye, 2020-21 sezonunda sofralık zeytin ihracatında 200 milyon dolar hedef koydu.

Türkiye’nin 2018-19 sezonundaki 91 bin 222 tonluk sofralık zeytin ihracatı miktar bazındaki ihracat rekoru konumunu korumaya devam ederken, Türkiye’nin 2019/20 sezonundaki 84 bin 417 tonluk sofralık zeytin ihracatı 145,7 milyon dolarlık döviz getirisiyle yeni ihracat rekoru olarak tarihteki yerini aldı.

Türkiye, 1 Ekim 2019 – 30 Eylül 2020 tarihleri arasında 65 bin 802 ton siyah zeytin ihracatı karşılığı 112 milyon 385 bin dolarlık döviz elde ederken, yeşil zeytin ihracatı 18 bin 614 ton karşılığı 33 milyon 405 bin dolar oldu.

2019-20 sezonuna, hammadde fiyatlarının yüksekliği nedeniyle tedirgin girdiklerini dile getiren Türkiye İhracatçılar Meclisi Yönetim Kurulu Üyesi ve Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı Davut Er, pandemi sürecinde insanların evde kaldığı süreçte evde kahvaltı alışkanlığını geri kazandıklarını, bununda sofralık zeytin ve zeytinyağına talebi arttırdığını kaydetti.

Türk ihracatçısı küçük ambalajlarda zeytin ihracatına yoğunlaştı

Türk zeytin ihracatçılarının küçük ambalajlarda sofralık zeytin ihracatına yöneldiğini bu nedenle daha katma değerli ihracatın zeminini hazırladığını dile getiren Başkan Er, “Bu sezon, 2018-19 sezonuna göre miktar bazında ihracatımız yüzde 7 az olmasına karşın, dolar bazında yüzde 3 ihracat artışı yakaladık. Zeytinde bulunan bitkisel skualen maddesinin bağışıklık sistemini güçlendirdiği bilim insanlarının çalışmalarında ortaya konuluyor. Önümüzdeki süreçte sofralık zeytine olan talepte artış bekliyoruz. 2020-21 sezonunda da katma değerli ürünlere ağırlık vererek sofralık zeytin ihracatında 200 milyon doları hedefliyoruz” şeklinde konuştu.

Şölen’e Güvenli Üretim Belgesi

Şölen’e Güvenli Üretim Belgesi

Şölen, Gaziantep ve İstanbul fabrikalarında hayata geçirdiği uygulamalarıyla, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) COVID-19 Güvenli Üretim Belgesi’ni aldı. Hijyen ve gıda güvenliğini odağına alarak üretimlerini sürdüren ve dünyada COVID-19 salgınının başladığı ilk günden itibaren süreci yakından takip ederek gerekli tüm önlemleri alan Şölen, Türk Standartları Enstitüsü’nün COVID-19 mücadelesi kapsamında hazırladığı COVID-19 Hijyen, Enfeksiyon Önleme ve Kontrol Belgelendirme Programı’nda yer alan 200’den fazla kriteri yerine getirerek denetimlerden başarıyla geçti.

Metro Türkiye, hayvan refahına destekliyor

Metro Türkiye, hayvan refahına destekliyor

Gıda ürünlerinde doğal dengeyi koruyarak verimli üretimin sağlanması için hayvan refahı da büyük önem taşıyor. 2019’da 154 çiftlikte hayvan refahı denetimi yapan Metro Türkiye, bu konuda tedarikçilere düzenli olarak eğitimler de veriyor.

Metro Türkiye ayrıca 2023 yılı sonuna kadar kendi markalı tüm yumurtalarının kafessiz, 2025 yılı itibarıyla da raflarındaki tüm yumurtaların kafessiz olmasını da taahhüt ediyor.

Yumurtanın besleyici değerine dikkat çekmek ve tüketimi yeterli seviyeye getirmek amacıyla, 1995 yılından bu yana her yıl ekim ayının ikinci cuma günü kutlanan “Dünya Yumurta Günü” ülkemizde de 2008 yılından bu yana kutlanıyor. Birleşmiş Milletler tarafından yapılan yıllık çalışmaya göre, son beş yılda, on milyonlarca insan daha kronik olarak yetersiz beslenenlerin saflarına katıldı. Dünya’da Gıda Güvenliği ve Beslenme Durumu raporunda, 2019’da yaklaşık 690 milyon insanın açlıkla mücadele ettiği tahmin ediliyor.

Yeniköy’de bir lezzet durağı “Fonduralı”

Yeniköy’de bir lezzet durağı “Fonduralı”

Fonduralı, birbirinden lezzetli ürünlerin yer aldığı mönüsü ve keyifli müziğiyle misafirlerini ağırlıyor. Muhteşem terası, özenle yapılmış dekorasyonuyla öğle ve akşam yemeklerinde misafirlerini ağırlayan mekan, özel günlere de ev sahipliği yapıyor.

Ağırlıklı deniz ürünleri yanı sıra et, vegan ve vejetaryen yemeklerini de sunan Fonduralı, kendine özgü yorumuyla mönüsünü oluşturuyor. Şef Serdal Aktağ imzalı mekanın mönüsünde soğuk başlangıçlardan; balık tabağı, sırlanmış somon, sıcak başlangıçlardan; kalamarlı mücver, ızgara kuzu fındık şiş, salatalardan; kral yengeç salatası, ana yemekten de tiger karides gibi imza yemekleri bulunuyor. Fonduralı’ya özgü bıldırcın yumurtalı siyah havyarlı jumbo karidesi, rokfor soslu buharda mantıyı ve deniz mahsulü ılık tartar yemekleri hem öğle hem de akşam yemeklerine eşlik ediyor.

Fonduralı’da çarşamba, perşembe, cuma ve cumartesi akşamları canlı performans eşliğinde yemek yiyebilirsiniz.

Aytaç’ın güvenilirliği tescillendi

Aytaç’ın güvenilirliği tescillendi

Avrupa’nın en büyük entegre et tesisiyle tüketicilerine ulaşan Aytaç, gıda güvenliği ve hijyen uygulamalarıyla TSE-Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi almaya hak kazandı.

Yıldız Holding çatısı altında faaliyet gösteren, et ürünleri alanında dünyanın en büyük entegre tesislerinden olan Aytaç, Covid-19 tedbirleri kapsamında üretim tesislerinde alınması gereken önlemleri eksiksiz bir şekilde yerine getirerek, Türk Standartları Enstitüsü (TSE) uzmanları tarafından verilen Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi almaya hak kazandı.