Çalışanlar dünyayı evinde gezdi

Çalışanlar dünyayı evinde gezdi

Türkiye’nin ilk mobil seyahat uygulaması Piri, hayata geçirdiği kurumsal abonelik paketleri ile 2 bin 500 çalışanın dijital olarak dünyayı evlerinden keşfetmelerini sağladı.

Çalışan sadakati ve motivasyonu artırmak adına şirketler kurum içi iletişimi artırmaktan online eğitimlere kadar birçok farklı metodu hayata geçirdi. Bu metotlar arasından uygulamalardan abonelik hediye etme oldukça öne çıktı. Koronavirüs süreciyle birlikte ortaya çıkan seyahat kısıtlamaları seyahat etmeyi, keşfetme duygusunun peşine düşmeyi sevenler için oldukça zorlayıcı oldu. Bu noktada Piri, çalışanlarının mutluluğuna yatırım yapmak ve onların keşif duygularını canlı tutmak isteyen birçok şirket ile iş birlikleri hayata geçirdi.

Hazırlanan kurumsal abonelik paketleri ile Enerjisa Üretim, Anadolu Sigorta, Borusan EnBW Enerji ve Globelink Ünimar’dan 2 bin 500 çalışan Piri ile keşfetmeye dijital olarak evlerinden devam etti. Piri’nin kurumsal abonelik paketi, 20 ülke, 30 şehir, 150 dijital tur, 3000’den fazla sesli içeriğe ücretsiz ve sınırsız erişimi kapsıyor.

COVİD ile mücadele ancak ülkeler arası dayanışma ile mümkün

COVİD ile mücadele ancak ülkeler arası dayanışma ile mümkün

Ipsos, Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması ile Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koyuyor. Hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımalarını düzenli olarak takip ediyor.

Ipsos’un gerçekleştirdiği araştırmanın 16 dönem verilerinden hazırlanan çalışmada; “vatandaşlara ülkeler arası dayanışma mı, yoksa ülkenin kendi gücü mü salgınla mücadelede başarı getirir” sorusuna, her 4 kişiden 3’ü ancak ülkeler arasındaki dayanışma ile salgınla mücadelenin kazanılacağını ifade ediyor. Bu durumda salgınla mücadele ederken bireysel olarak sıkı tedbirler alınması ancak ki diğer vatandaşların da benzer şekilde tedbir alması durumunda anlamlı oluyor. Benzer şekilde bu virus dünya genelinde bir salgına yol açtığı için tek bir ülkenin başarı kazanması kısa vadede önemli iken, orta ve uzun vadede diğer ülkelerin de bu mücadeleyi kararlılıkla sürdürmesine ihtiyaç duyulduğu görülüyor.

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ PERFORMANSINA YÖNELİK TOPLUMSAL ONAY DÜZEYİ ÇOK YÜKSEK…

Ipsos, Mart sonundan bu yana her dönem vatandaşlardan çeşitli kurum ve kişilerin salgınla mücadeledeki performansını değerlendirmelerini istedi. Belirtilen görüşlerde; tüm kurum ve kişiler arasında sağlık çalışanları genel kamuoyu nezdinde birinci sırada olduğu görüldü. Sağlık çalışanlarının performansı tüm dönemlerde %90’ın üzerinde bir onay düzeyine sahip…  Salgınla mücadelede en ön cephede yer alan bu meslek grubu aslında virüsün bulaşması konusunda çok büyük risk altındalar. Sadece kendileri için değil aileleri ve yakınları için de endişe duyuyorlar.  Ipsos’un araştırmasından elde edilen bu veriler; tüm zorluklara rağmen sağlık çalışanlarının ellerinden gelenin en iyisini yaptıklarını ve bu çabanın toplum tarafından görüldüğünü göstermesi açısından oldukça önemli.

VİRÜS UZAKLARDA DEĞİL.

Virüsün ülkemizde ilk kez görülmesinden bu yana yaklaşık 5 ay geçti. 230binin üzerinde kişiye bugüne kadar koronavirüs pozitif teşhisi konuldu. Ipsos tarafından vatandaşlara çevrelerinden birine virüs teşhisi konulup konulmadığı sorusu sorulduğunda her 10 kişiden 3’ü evet cevabı veriyor.

Resmin diğer tarafına bakıldığında, %70’in çevresinde virüs teşhisi konulmuş kimse yok. Toplumun bu kesimi, virüsün etkilerini daha çok medya üzerinden takip ediyor. Bu nedenle medyada ve ilgili kurumların açıklamalarında sadece günlük vaka ve ölüm sayılarının değil aynı zamanda insan hikayelerinin paylaşılması da riskin büyüklüğünü topluma hatırlatabilir ve yaz döneminde bireysel tedbirlerin gevşetilmesi engellenebilir..

KALABALIKLAR HALA ENDİŞE VERİYOR
Salgın nedeniyle bu Bayram, geçmişte yaşanan hatırımızda kalan eski bildiğimiz bayramlar gibi geçmiyor. Ipsos’un Bayram öncesi gerçekleştirdiği araştırmada, toplumun yarısı bu bayramda salgın nedeniyle yakınlarıyla bayramlaşma veya tatile gitme gibi planları olmadığını ifade etmiş bulunmakta. Bayramlaşmayı düşünenler ise daha çok yakın aile üyeleriyle sınırlı kalma eğilimi içinde olduğu görülüyor…

Vatandaşların çeşitli konulara ilişkin endişe düzeylerini sorulduğunda ise kalabalık ortamlarda bulunmanın büyük çoğunluk için halen endişe verici olduğunu ortaya çıkıyor. Bu durumun bayram planlarına yansıdığını söylemek de mümkün. Diğer bir endişe konusu ise aile veya yakın çevrenin kişisel tedbirlere yeteri kadar özen göstermemesi diye ifade ediliyor. Her 4 kişiden 3’ü bu konuda endişe taşıdığını belirtiyor.

Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik araştırmada elde edilen verilerle ilgili yaptığı  değerlendirmede; “Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı günlük vaka sayıları bir süredir 900’ün altına inmedi. Bakanın son günlerde arka arkaya yaptığı ciddi uyarılar ve gerektiğinde bölgesel önlemlerin gündeme gelebileceği yönündeki hatırlatması önemli. Diğer ülkelerde de salgının hızını kesmediğini görüyoruz. Araştırmamıza katılan her üç kişiden biri çevresinde Covid-19 tanısı konulmuş insan olduğunu belirtiyor. Hemen hemen hepimiz kalabalık ortamlara girmekte hala endişe duyuyoruz.

Bu savaşta en ön cephede görev yapan sağlık çalışanlarımıza toplum olarak güvenimiz tam. Ancak öyle büyük bir tehlike ki bu, her dört kişiden üçü ancak devletler arası işbirliği ile üstesinden gelebileceğimize inanıyor.

Özetle savaş devam ediyor, ya da daha doğru bir ifade ile savaş devam etmeli. Henüz rahatlama noktasına gelemedik. Unutmaya başladığımızı düşündüğüm şu yaklaşımı tekrar hatırlatmakta fayda var, virüsle mücadelede ancak devletler ve vatandaşlar el ele vererek kazanabilirler, bireyler olarak bizlerin de sorumluluğumuz var, bu savaşta birbirimize emanetiz” dedi.

 

Godiva’dan yeni seri Signature Mini Bars

Godiva’dan yeni seri Signature Mini Bars

Godiva, “Her yerde seninle, her zaman keyifle” sloganına sahip yeni ürünü Signature Mini Bars serisi ile sizi lezzet yolculuğuna çıkarıyor.

Dünyanın önde gelen premium çikolata markası Godiva, çikolata tutkunlarına sürprizler yapmayı sürdürüyor. Kısa süre önce lanse ettiği Signature Mini Bars serisiyle Godiva, çikolatadan doğan mutluluğu her an, her yerde yanınızda taşımanıza olanak sağlıyor.

Özenle hazırlanmış her bir Signature Mini Bars paketinde yer alan sekiz stick çikolata, özel ambalajları sayesinde sevdiğiniz lezzetleri dilediğiniz zaman, dileğiniz miktarda ve hijyenik koşullarda tüketmenize imkan tanıyor. Tariflerini Godiva Çikolata Şefi Jean Apostolou’nun özel olarak geliştirdiği altı ayrı çeşidiyle Signature Mini Bars, Godiva’nın ikonik tatlarının yanı sıra yepyeni lezzetleri de içeriyor. Sütlü ve yüzde 72 kakao oranına sahip Bitter gibi sade çikolata çeşitlerinin haricinde, Kavrulmuş Bademli Bitter, Deniz Tuzlu Bitter, Sütlü ve Tuzlu Karamelli, Ballı & Bademli ve Sütlü gibi alışılmışın dışında lezzet kombinasyonları da bulunan Signature Mini Bars serisi, özel bir günü beklemeksizin hayatın her anını kutlamak isteyenlere mükemmel bir seçenek sunuyor. Eşsiz Godiva lezzetlerine www.godiva.com.tr adresinden ve tüm Godiva Café’lerden ulaşabilirsiniz.

Divan Otelleri’nden avantajlı paketler “On Numara Paket” ve “Dört Dörtlük”

Divan Otelleri’nden avantajlı paketler “On Numara Paket” ve “Dört Dörtlük”

Divan Grubu, yeni normal dönemde tüm otellerinde geçerli avantajlı 2 ayrı paket hazırladı. Divan Grubu, kusursuz hizmetini ve kalitesini Türkiye’nin dört bir yanında yaşamak isteyen misafirleri için “On Numara Paket” ve “Dört Dörtlük” adlı paketler oluşturdu.

‘Divan Demek Güven Demek’ anlayışı ile hizmet veren / kapılarını açan Divan Otelleri, yeni normal dönemde 2 ayrı paketle misafirlerine avantajlı tatil vadediyor. “On Numara Paket” ve “Dört Dörtlük Paket” adlı 10 ve 4 günlük kahvaltı dahil konaklama paketlerini misafirleri için özel olarak hazırladı. www.divan.com.tr üzerinden satışa sunulan bu özel kampanyada aynı zamanda günleri bölerek farklı Divan otellerini deneyimlemek de mümkün. Tatilini uzatmak isteyen misafirlere ise web sitesinden yapılan işlemlerde % 10 indirim hakkı sunuluyor.

 Kuzum Benim

 Kuzum Benim

 Lezzetiyle tüm Türkiye’den büyük talep gören Balıkesir Kuzu Eti, Balıkesir Ticaret Borsası tarafından yürütülen coğrafi işaret çalışmalarıyla çok daha güvenli ve izlenilebilir bir hale geliyor. Geçmişi Osmanlı İmparatorluğu’na kadar uzanan, yüksek verimli olması ve yetiştiriciler tarafından benimsenmesi ile günümüze kadar yetiştirilen Balıkesir kuzusunda güvenli gıda takip sistemi ile Türkiye’de bir ilke imza atılıyor.

Balıkesir Ticaret Borsası Başkanı Ersin Erdoğmuş yeni takip sistemi ile ilgili yaptığı açıklamada “Borsamız tarafından 02.01.2018 tarihinde, Türk Patent Ve Marka Kurumuna, Türkiye’de ilk defa ve halen tek olmak üzere; tescilini yaptırdığımız “Balıkesir Kuzu Eti” coğrafi işareti kapsamında çalışmalarımızı sürdürmeye devam ediyoruz. Yaklaşık 2 yıldan bu yana yaptığımız çalışmalar sonucunda yine Türkiye’de ilk kez olmak üzere “Kuzum Benim!” Markası ile kuzu etinde Güvenli Gıda Takip Sistemi’ni kurmayı başardık. Balıkesir kuzularının, anlaşmalı olan ruhsatlı mezbahalarda sağlıklı bir ortamda kesimi, Türk Gıda Kodeksine uygun olarak muhafazası, nakliyesi ve hijyenik koşullara sahip pazarlama ağından nihai tüketiciye arzı, haksız kazanç ve tağşişin engellenmesi kapsamında, takip sistemini kurguladık. Takip sisteminin kurulması aşamasında, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi, Balıkesir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, Balıkesir Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği, Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü ve kasaplar, lokantalar, kesimhaneler, şarküteri ve marketler ile de protokollerimizi imzaladık. Gerek “Balıkesir Kuzu Eti” Coğrafi İşaretinin alınması süreci, gerekse “Güvenli Gıda Takip Sistemi”’nin kurulması aşamalarında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nden çok önemli destekler aldık. Balıkesir kuzusunun güvenle tüketicilere sunulması noktasında çalışmalarımıza tüm paydaşlarımızla devam edeceğiz.” dedi.

Balıkesir İli Küçükbaş Hayvan Yetiştiricilerinin elinde bulunan, coğrafi işareti kapsamındaki 1.200.000 adet Anaç Koyun ve yıl içinde doğacak yaklaşık 2.000.000 adet kuzuyu kapsayan proje ile üretimin artırılması ve milli ekonomiye katkıda bulunarak tüketicinin sağlıklı gıdaya güven içinde ulaşması amaçlanıyor.

Hilton İstanbul Bomonti’de sanat doğaya taşınıyor

Hilton İstanbul Bomonti’de sanat doğaya taşınıyor

Hilton İstanbul Bomonti, açık havada keyifli ve sanat dolu bir akşamüstü geçirmek isteyen herkesi Masterpiece iş birliği ile düzenlediği heykel yapım atölyesine davet ediyor. 16 Ağustos günü, The Globe restoranın terasında gerçekleşecek olan atölye, sosyal mesafeyi koruyarak sosyalleşmek; kile hayat vermek ve Hilton İstanbul Bomonti’nin imza kokteyllerini deneyimlemek isteyenler için eşsiz bir fırsat.

Şehrin en büyük oteli unvanına sahip olan Hilton İstanbul Bomonti, Masterpiece iş birliğiyle sanatı doğaya taşıyor; açık havada keyifli bir heykel yapım atölyesine imza atıyor. 16 Ağustos günü saat 17.30’da, The Globe restoranın açık alanında gerçekleşecek olan etkinlikte, katılımcıları sanat, keyif ve lezzet dolu bir deneyim bekliyor.

Sanatseverler ve içindeki sanat yeteneğini keşfetmek isteyenler için eşsiz bir fırsat sunan heykel yapım atölyesinde konuklar, bir yandan kile hayat verip kendi eserlerini ortaya çıkarırken bir yandan da Hilton İstanbul Bomonti’nin imza kokteyllerinin de tadına varacak. Bir kokteyl ve çerez tabağının dahil olduğu etkinliğin katılım ücreti KDV dahil 175 TL.

Teknelere sushi servisi

Teknelere sushi servisi

Geçtiğimiz yaz kapılarını açan Ganj Türkbükü yeni sezona işletmeci Erkan Kara ile merhaba dedi. Korona virüs tedbirlerinin ön safhada tutan mekan, iskele üzeri beyaz kumu ve bohem tarzı ile dikkat çekiyor. Korona virüs sonrası paket servisin ön plana çıkması ile mekanlarda bu konuda atağa geçti.  Ganj Türkbükü, 24 yıl Japonya’da “Japon Mutfağı” eğitimi alan, Taksim’de bulunan Ninja Restoran’nın sahibi, özel sushi şefi Yunus Sipahioğlu’nun yönetiminde teknelere ve mekan misafirlerine özel 8 farklı çeşit sushi menüsü sunuyor.

BigChefs’den sokak lezzetleri

BigChefs’den sokak lezzetleri

Sokak lezzetlerine kendine has yorumunu katarak köfte, kokoreç, balık, tantuni ve ciğeri menüsüne ekleyen marka, BigChefs şıklığında sokak lezzetleriyle misafirlerini yaz mevsimine yakışır biçimde ağırlıyor.

BigChefs’in özgün lezzetleriyle buluşturan Gururla Bizden, tasarımı ve şıklığı kadar sıra dışı lezzetleriyle de dikkat çekiyor. BigChefs’in 2020 İlkbahar-Yaz menüsü Gururla Bizden, müdavimi olacağınız unutulmaz sokak lezzetleriyle yaz mevsimini daha da keyifli kılıyor. Buharda pişmiş yumuşacık bun ekmeği arasına eklenerek BigChefs şıklığında ikram edilen sokak lezzetleri, mevsimin tazeliği ve neşeli atmosferini sofralara taşıyor.

Yılda iki defa menüsünü güncelleyerek mutfağına yepyeni tatlar katan BigChefs’in yepyeni sokak lezzetlerinde, domatesli roka salatası eşliğinde kızarmış köfte bun, domates, biber ve cheddar peyniri aromasıyla kokoreç bun, uskumru ve domatesli roka salatası ile balık bun, taze nane eşliğinde tantuni bun, sumaklı soğan ve Arnavut ciğeri ile ciğer bun yer alıyor.

 

 

Yazın keyfi Elani Beach’de çıkacak

Yazın keyfi Elani Beach’de çıkacak

Bodrum’un masmavi suları, doğa ile uyum içinde olan 300 metrelik sahil şeridine sahip mükemmel kumsalı ile Kadıkale’de Sianji Well-Being’de yer alan “Elani Beach & Restaurant” bu yaz da misafirlerine keyifli anılar yaşatıyor. Menüsünde gurme lezzetlerin bulunduğu Akdeniz mutfağı ile leziz kokteyllerin yer aldığı mekan, karantina döneminin tüm stres ve kaygısını mavinin sunmuş olduğu huzura bırakıyor.

Gündüzleri beach olarak sakinliği ve huzuruyla misafirlerini kucaklayan mekan, tüm sıkıntı ve stresi atmaya yardımcı oluyor. Akşamları ise kumsalın hemen üstünde yer alan restoranında misafirlerini ağırlıyor. Akdeniz mutfağının zenginliklerini barındıran restoran, otelin çiftliğinde üretilen mevsimsel ve organik ürünlerle hazırlanmış gurme tatlara imza atıyor.

Elani Beach’e gelen misafirler, Balili terapistlerin yaptığı ödüllü SPA ve Bodrum’un ilk ve tek kaplıcasından da faydalanabiliyor.

Beach’e giriş ücreti günlük kişi başı 200 TL iken 50 TL tesis kullanım ücreti 150 TL ise harcama limiti olarak belirleniyor.

İstanbul’ da tarihine damga vuran lezzet mekanları BÖLÜM 2

İstanbul’ da tarihine damga vuran lezzet mekanları

BÖLÜM 2

Yazı: Murat Söker

Konyalı 1897

Osmanlı sarayında, özel lezzetler…

Konya’ dan 1895 yılında Sirkeci’ ye gelen büyük dede Hacı Ahmet Doyuran’ ın dört masalı ufak bir lokanta olarak açması ile serüven başlamış. Sirkeci’de ‘Konya Lezzet Lokantası’ adıyla açılan işletmeyi bugün 4.kuşak yönetmektedir. İşletmeyi eşsiz kılan ise; Osmanlı yemeklerinin geçmişten günümüze en iyi şekilde hazırlanıp, sunuma gösterdikleri çabalarıdır.

1-Kemal Atatürk ve ülkemizi ziyaret eden devlet başkanları, İngiltere Kraliçesi Elizabeth II, Pakistan Başbakanı Benazir Butto’dan, Amerika eski başkanı Richard Nixon’a kadar birçok ünlü simanın ağırlandığı bir geçmişe sahiptir.

Osmanlı mutfağının eşsiz lezzetlerinden; Hünkar beğendi, Mevlevi pilavı, kuzu kapama, av etleri, ördek palazı gibi çok sık rastlayacağımız buz özel lezzetleri menülerinde bulunmaktadır. Adres: Sultanahmet Mah. Topkapı Sarayı içi, Sultanahmet 0212 513 96 96

Hacı Abdullah Lokantası
Saray mutfağından seçmeler…
Osmanlı’ da batılılaşma süreci ile birlikte, yemeklerin sunumları da değişime uğramıştır. Belki de bu açıdan topluma örnek olması için, lokanta açılışı teşvik edilmiş. Saray mutfağından deneyimli Hacı Abdullah’ ın Karaköy Rıhtımı’ nda açtığı lokantasına ruhsatı bizzat “Sultan II.Abdülhamit Han” tarafından verilmiş. İstanbul’ u ziyaret eden diplomatik heyetler “Abdullah Efendi”de ağırlanmaya başlanmış. 1915 yılında ise “Abdullah Efendi Lokantası”, “Karaköy Rıhtımı’ndan” “Beyoğlu’na” taşınır. “İstiklal Caddesi” üzerinde bulunan “Rumeli Han’ın” alt katından devam eder. Usta’ dan çırağa devir ile işletmecilik geleneği ile “Abdullah Efendi” burada “Usta’dan Çırağa” devredilmiştir.
Geçmişten günümüze pişen yemekleri her zaman özel bir lezzete sahiptir. Mekanın dekoratif bir parçası şeklinde cam kavanozlarda yer alan turşu ve kompostolar denenmesi gereken lezzetlerdir. Ana yemeklerde, kuzu tandır ve incik, elbasan tava, hünkar beğendi mekana özel yemekler arasında yer alıyor.  Adres: İstiklal Cad. Ağa Camii Atıf Yılmaz Caddesi No: 9/A Beyoğlu – 0212 293 85 61

Pandeli Restoran

Mısır çarşısının baharat kokuları ve lezzetli yemekler…

Kurucusu Pandeli Çobanoğlu, Niğde’ den hayat mücadelesi için küçük yaşta İstanbul’ a gelip çalışmaya başlamış. 1901 yılında Eminönü’ nde köfte, piyaz satmaya başlamış. 1926 yılında ise Yağcılar iskelesinde daha büyük bir lokantası olmuş. M. Kemal Atatürk’ ü asker olduğu zamanlardan lokantasının müdavimi olarak tanıyor. 1955’ de çıkan olaylar sonrası çok üzülen Pandelli’ ye, dönemin Başbakanı Adnan Menderes tarafından 1956’ da Mısır Çarşısı’nda bulunan şuan ki yeri tahsis edilmiş. Pandeli 1967’ de vefat edince hekim olan oğlu Dr. Hiristo Çobanoğlu ve Cemal Biberci beraber işletmişler. Daha sonraki süreçlerde onlardan başka işletmecilere geçmiş. O günden bugüne değişmeyen Pandelli’ nin vasiyeti olan pişirme teknikleri ve çalışanlar iç bünyeden yetişecek kuralı değişmeden uygulanmaktadır.  Tarihi süreç içerisinde, her zaman ünlü simaların ziyaretlerine ev sahipliği yapmıştır. Kral 1. Juan Carlos, Kraliçe Elizabeth II, İspanya Kraliçesi Sofia, Audrey Hepburn, Robert De Niro, John Malkovich, Peter Ustinov, Sean Connery Roman Polanski, Sarah Jessica Parker ağırladıkları isimlere örnektirler.  mekanın duvarlarını süsleyen, İznik üretimi el yapımı mavi çiniler içeriye adım atışınızla sizi bir mavi coşkuyla karşılar. Spesiyalleri arasında; sebzeli kuzu incik, kağıtta levrek, hünkar beğendi, patlıcan salatası, badem kurabiyesi, vişne tiridi başlıca lezzetler olarak yer almaktadır.  Adres: Mısır Çarşısı içi No:1 Eminönü  – 0212 527 39 09

Kanaat Lokantası 1933

Osmanlı Türk mutfağı seçkileri ve makul fiyat…

Üsküdar’ da 1933’ den beri hizmet veren bir lezzet durağı diyebiliriz. Sahile çok yakın bir mevkide yer almaktadır. Geniş bir menü çeşidi ile hizmet veriliyor. İşletmelerini okul olarak gören bir aile işletmesi prensibi ile hizmet veriliyor. İşletme prensiplerini genel olarak şu şekilde ifade edebiliriz; Her gün 100- 120 çeşit Osmanlı – Türk mutfağının seçkin lezzetlerini servise sunulmaktadır. Mutfakta çalışan deneyimli ustalar çıraklıktan itibaren yetişenlerden oluşuyor. Fiyatlandırmada kendilerini; kaliteden taviz vermeksizin, maliyet ile orantılı ve erişilebilir seviyede fiyatlandırma ile hizmet sunumu şeklinde anlatmaktadırlar. özel spesiyalleri arasında;  Elbasan tava, beğendili kebap, tandır, kuzu kapama, orman kebabı, Özbek pilavı ve ayva tatlısı başta gelmektedir.  Adres: Selmanıpak Caddesi No:9 Üsküdar – 0216 341 54 44

Yanyalı Fehmi Lokantası

Tarihi mekan, Balkan esintilerine sahip mutfak…                                                                                                                                                               Ataları Yanya’dan (Batı Trakya, Yunanistan batı kısmı) göç eden ailenin bir ferdi olan,   1891 doğumlu Fehmi Efendi kurucusudur. Kadıköy’ de, 1919 yılında, saray mutfağından ayrılmış olan Bolulu Hüseyin Efendi’ yi işe alması ile lokantacılık serüveni başlamış. İşletme ilk açıldığı yerde halen hizmetine devam etmektedir. İstanbul’un işgal günlerine gelen açılış tarihlerinde Fehmi Efendi’ de İngiliz askerlerinin hışmına uğramıştır. Tüm bu zorluklara rağmen pes etmeden mücadeleleri sonucu başarıları daim olmuş.   Özel spesiyali olarak; közlenmiş patlıcanlara sarılan, beğendi sos eşliğinde servis edilen Yanya Köfte özel bir lezzete sahiptir. Adres: Osmanağa Mahallesi (Osmanağa Camii yanı), Kadıköy – 0216 336 33 33

Baylan Pastanesi

Hiç şüphesiz İstanbul’ un simge mekanları arasında yer almaktadır. İlk şube 1923 yılında Loryan ismi ile açılmıştır. Arnavut kökenli Filip Lenas ve kuzeni Yorgo Kiriçi tarafından Beyoğlu’nda açılmıştır. Filip Lenas bir pastacı ustacısıydı, dönemin ünlü çikolata üreticisi Mulatier’de yetişmişti. 1925’de Karaköy’ de, 1961 yılında ise Kadıköy şubeleri hizmete girmiştir. 1934 yılında işletmenin ismi Baylan olarak değiştirilmiştir. Zaman içinde Beyoğlu ve Karaköy şubeleri kapanmıştır. İkinci kuşak Harry Lenas, Avrupa’ da pastacılık üzerine akademik eğitimler alıp yurda dönmesi ile birlikte; Kadıköy şubesinin başına geçmiştir. Kendisi, Türkiye’nin ilk “akademisyen pastacısı” ünvanı ile anılmaktadır. Kendi imzasının attığı ” Kup Griye ” başta olmak üzere birçok yeni ürün geliştirmiştir.  Baylan’ a özel tatlar arasında; Adisababa, Kup Griye, Moncheri, Montebianco, Trüf ve likörlü çikolataları başta yer almaktadır. Adres:  Bebek şubesi: Cevdet Paşa Caddesi No: 52-54 Bebek     – 0212 358 07 60  Kadıköy şubesi: Muvakkıthane Caddesi No:19 Kadıköy –  0216 346 63 50

Vefa Bozacısı

Kış akşamlarına özel lezzet…

Bir lezzet klasiği olarak hafızalarda her zaman var olacak bir marka olmaktadır. Kurucusu Hacı Sadık Bey, 1870 yılında Arnavutluk Prizren’den İstanbul’a gelmesi ile markanın serüveni başlamış. Sadık bey’ in o dönem satılan bozadan farklı bir kıvam elde ederek, kendi lezzetini yaratması beğeni görmüş. Kış geceleri bakır güğümlerle dolaşarak sokaklarda kendi ürününü satmış. 1876 yılında ise, o dönemin en mutena semtlerinden olan Vefa’da, şuanki mevcut işletmesini açmış. Bugün 4. nesil aile fertleriyle faaliyetleri devam etmektedir. Mekanın anı köşesinde, Atatürk’ ün ziyaretinde boza içtiği, bardak muhafaza edilmektedir. Kış aylarının vazgeçilmez lezzeti boza üzerine ekilen tarçın ve yanında sarı leblebiyle misafirlerini ilk günkü konukseverlikle ağırlamaktadırlar. Adres: Vefa Caddesi No:66 Fatih – 0212 519 49 22

 

İnci Pastanesi

Beyoğlu gezintilerinin değişmez klasiği…

Kurucusu, 15 yaşında İstanbul’a göç eden Arnavut kökenli Lucas Zigoridis’ dir.                             1944 yılında Cercle d’Orient binasında (kapanan eski yerleri) açtığı işletme ile faaliyet başlamışlar.  Lucas Bey diğer pastanelerden farklı olmak ve satışlarını artırmak için bir tatlı yaratmıştır. Kendi buluşu olan Profiterol dediği; içi kremayla doldurulmuş hamur toplarının üzerine çikolata dökülerek hazırlanan tatlıları çok beğenilen ve aranan bir lezzet olmuş. Lucas Zigoridis bir röportajında; “profiterolü “Kendim bir şey icat edip, bir de isim uydurunca çok iyi tuttu. Anlayacağınız profiterolün kendisi de adı da uydurma” olarak anlatır. Bulundukları bina bir kaç yıl önce restorasyon için boşaltılınca şuanki yerlerinde hizmete vermeye başlamışlardır. Adres: İstiklal Caddesi, Mis Sokak No: 18/A Beyoğlu  –  0212 243 24 12

Tarihi Sarıyer Muhallebicisi

Boğaz havası ve sütlü tatlılar…

Sarıyer’ in vazgeçilmez mekanı diyebileceğimiz sütlü tatlı çeşitleri ve meşhur böreği ile her daim tercih edilen bir mekan olmaktadır. Kurucuları Arnavut göçmeni Şakir Göçmen, tarafından 1928 yılında kurulmuştur. Ürünlerinde kaliteyi sürdürmek adına kendi çiftliklerinden gelen sütü kullandıklarını belirtmektedir. Katkı malzemeleri ve nişasta benzeri ürünler kullanmadıklarını beyan etmektedirler. Tarihi Sarıyer böreği ve sütlü tatlı çeşitleri her zaman aynı lezzeti ile sunulmaktadır. Adres: Yeni Mahalle Caddesi No:23 Sarıyer – 0212 242 68 83

Lale İşkembecisi

Hijyenik işkembeci…

Kuşaktan kuşağa geçen aile işletmesi bir mekan olarak ikinci ve üçüncü kuşak tarafından işletilmektedir. 1960 yılında Beyoğlu’ nda Arnavut kökenli ciğerci Hüseyin Özer tarafından kurulmuştur. Kurulduğu zamanda, bugünkü gibi konfor ve hijyene önem verilen bir işletme olmuş. Lale isminin seçilmesi de, sektöre özel bir başlangıç yapmalarına atıf yapmak için olduğu ifade ediliyor. Yani bir yerde sektörlerinde Lale Devrini başlatma misyonu ile yola çıkılmış.  İşletme 1966’da ise Baki Akkaya’ ya devredilmiş. Mekanı bugünde oğlu Vedat Akkaya ve üçüncü kuşak olan kızı işletiyorlar. Şuan hizmet verdikleri bina ise; Tarlabaşı Bulvarı üzerinde yer alan aslına uygun restore edilmiş 300 yıllık bir binada faaliyetleri devam ediyor. İlk günden bu yana, işletmenin başarısını perçinleyen temel prensip; hijyene verdikleri önem olduğunu ifade ediyorlar. Spesiyal lezzetleri ise; Damar tuzlama, kokoreç, kelle paça, baş eti en başta gelen lezzetler olarak öne çıkıyor. Adres: Tarlabaşı Bulvarı No:13 Taksim – 0 212 252 69 69