Domino’s’dan yeni lezzetler  

Domino’s’dan yeni lezzetler

Pizzanın yanı sıra çeşit çeşit lezzetleriyle farklı damak zevklerine hitap eden Domino’s, çok sevilen Dürümos’un keyfi daha uzun sürsün diye, bu eşsiz lezzeti Dürümos XL ile büyüttü!

Herkesin severek yediği Dürümos’un keyfi daha uzun sürsün diye şimdi de Dürümos XL’i yaratan Domino’s, Domino’s’a özel dürümün hem boyutu hem de doyuruculuğunu katlayarak lezzet tutkunlarının iştahını kabartıyor.

Hem lezzeti hem de kendisi XL olan yepyeni Dürümos XL, 3 Peynirli ve Tavuklu seçenekleriyle lezzet severlere tam bir ziyafet sunuyor.

Mükellef Domino’s Sofrası’nı genişleten Ekonomik Menü seçenekleri de hem cepleri hem de damakları mutlu ediyor. Ekonomik Menüler’de enfes Sosisli ve Patso Ekmek Arası, onlara eşlik eden ayranla daha da lezzetli hale geliyor. Domino’s’un yepyeni Ekonomik Menüleri, Gel-Al’da sadece 9,99 TL’ye lezzet tutkunlarının hem damaklarına hem de ceplerine hitap ediyor.

Vakko’dan Kurban Bayramı’na özel hediye

Vakko’dan Kurban Bayramı’na özel hediye

Türkiye’de kendi çikolatasını üreten ilk moda markası Vakko, katkısız ve artizan Vakko Chocolate çeşitleriyle, bayrama özel bir anlam katıyor. Vakko, Kurban Bayramı’nda sevdiklerinizi mutlu etmek için çok özel tatlardan oluşan 9 farklı hediye seti ile özel günlerimize renk katmaya devam ediyor.

Farklı çeşit ve gram alternatifleri ile sunulan kofrelerde Vakko Chocalate lezzetleri yanı sıra Vakko Mum, Vakko Eşarp, Vakko Eau de Cologne ve kahve fincanları yer alıyor. Vakko Kofreleri Vakko mağazaları ve www.vakkolatelier.com ‘da satışa sunuluyor. Ayrıca 0546 400 40 40 numaralı telefondan da sipariş edilebiliyor.

Royal Caribbean, Silversea Cruises’in tamamını satın aldı

Royal Caribbean, Silversea Cruises’in tamamını satın aldı

Covid-19’la beraber turizm sektörü büyük bir mücadelenin içinden geçiyor. Yaşanan bu krize rağmen turizm alanlarından kruvaziyer sektöründe, önemli bir satın alma gerçekleşti. Royal Caribbean, 2018 yılında 3’te 2’sini satın aldığı Silversea Cruises’in kalan kısmını da kontrolü altın aldı.

Royal Caribbean, Silversea Cruises’ın kalan 3’te 1’lik kısmını 245 milyon dolara satın aldı. Böylece, bundan iki yıl önce 2 milyar dolar değer biçilen Silversea Cruises’ın mevcut değerinin 735 milyon dolara gerilediği de ortaya çıkmış oldu.

1994 yılında Monako merkezli olarak kurulan Silverseas Cruises’ın bünyesinde toplam 9 gemi bulunuyor. 7 kıtada 900 destinasyonu ağında bulunduran şirketin ABD, İngiltere, Almanya ve Avustralya’da şubeleri bulunuyor.

Doğuş Grubu marinaları satıyor

Doğuş Grubu marinaları satıyor

Doğuş Grubu; Turgutreis, Didim ve Göcek’teki marinalarını CVC Capital Partners’a satıyor.

Marina sektörüne Doğuş Grubu’nun Hırvatistan, Yunanistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan marinalarını satın alarak adım atan CVC Capital şirketin Turgutreis, Didim ve Göcek’te bulunan marinalarını da alıyor.

Lüksemburg merkezli yatırım fonu şirketi CVC Capital, 16 Ocak 2020’de yaptığı açıklamada, D-Marin’in Yunanistan, Hırvatistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki işletmelerini Doğuş Grubu’ndan satın aldığını, Turgutreis, Didim ve Göcek’teki marinaların ise şirket bünyesinde kalacağını ve işletmesinin D-Marin tarafından yürütülmeye devam edeceğini duyurmuştu. Ancak pandemi planları değiştirdi.

Bugün Rekabet Kurumu’nun internet sitesinde yer alan duyuruya göre, Anadolu Göcek Marina Turizm Yatırımları AŞ, Doğuş Didim Marina İşletmeciliği Turizm ve Ticaret AŞ ve Doğuş Turgutreis Marina İşletmeciliği Turizm ve Ticaret AŞ’nin kontrolünün CVC Capital Partners SICAV-FIS S.A. tarafından belirli CVC fonları aracılığıyla tek başına devralınması işlemi için başvuruldu.

Antalya’ya 27 bin 83 yabancı turist geldi

Antalya’ya 27 bin 83 yabancı turist geldi

Antalya Valisi Ersin Yazıcı, Haziran ayında Antalya’yı 21 bin 44 kişinin ziyaret ettiği bilgisini paylaşarak, Temmuz ayı itibarıyla ise bu sayıda az da olsa bir artış yaşandığını anlattı.

Yazıcı şu açıklamalarda bulundu: “En büyük gururumuz şu ki tatil için şehrimizi ziyaret eden misafirlerimizin güvenli turizmi gördükten sonra teşekkürlerle bizlere veda etmesi. Sosyal medya hesaplarında Antalya’nın ne kadar güvenli olduğunu ve bu dönemde şehrimizi seçtikleri için de çok doğru bir tercih yaptıklarını paylaşıyorlar. Biz her ne kadar Antalya güvenli desek de burada tatil yapan bir turistin Antalya’yı sağlıklı ve güvenli bulduğunu söylemesi daha etkili.”

“Gelen misafirlerimizden 10 bin 48’i Ukraynalı”

Antalya’ya gelen yabancı ziyaretçi sayısının giderek arttığını ifade eden Vali Yazıcı, “1-7 Temmuz tarihleri arasında Antalya Havalimanı’na 27 bin 83 yabancı misafir geldi. Gelen misafirlerimizden 10 bin 48’i Ukraynalı. Gelen Ukraynalı misafirlerimizin hepsi de tatillerinden memnun. İngiltere’nin de Türkiye’yi güvenli tatil bölgesi ilan etmesiyle birlikte İngiliz turistlerin de rezervasyonlarında artış gözlemliyoruz” diye konuştu.

COVID-19 süresince alınan başarılı önlemlerin meyvelerinin yavaş yavaş toplanmaya başlandığını ifade eden Antalya Valisi Ersin Yazıcı, “İnanıyorum ki temmuz ayının sonlarına doğru hızlı bir yükselişe geçeceğiz. Ağustos ayı sonu itibariyle de Antalya turizminin normal seyrine döneceğiz diye tahmin ediyorum” dedi.

Godiva Café, Bodrum’da

Godiva Café, Bodrum’da!

Dünyanın önde gelen premium çikolata markası Godiva, Bodrum Yalıkavak Marina’da kafe açtı.

Türkiye’deki 14’üncü mağazasını Bodrum’da açan Premium çikolata markası Godiva, kafe konseptli yeni mağazasında misafirlerini gerçek Belçika çikolatasının doyulmaz lezzetleriyle buluşturuyor.

Benzersiz pralin, trüf ve kare çikolatalarının yanı sıra dondurmalı profiterol, Belçika Waffle, Speculoos Krep ve çikolataya batırılmış taze meyveler gibi birbirinden farklı lezzetlerin yer aldığı yaz menüsüyle çikolata sanatını Ege sahillerine getiren Bodrum Godiva Café, açık havadaki oturma alanında enfes Godiva tatlarını keyifli bir atmosferde deneyimlemenizi sağlıyor.

Banvit, Güvenli Üretim Belgesi’ almaya hak kazandı

Banvit, Güvenli Üretim Belgesi’ almaya hak kazandı

Banvit; ofis ve üretim alanlarında Covid-19 ile mücadeleye uygunluk, bilgilendirme çalışmaları, personel eğitimleri, yemekhaneler, dinlenme alanları, servis ulaşımındaki düzenlemeler ve paydaşlarının sağlığı gözeten uygulamalar kapsamında pek çok çalışma gerçekleştirdi. Bu çalışmalarıyla Banvit, Türk Standartları Enstitüsü’nün (TSE) hazırladığı ‘Covid-19 Hijyen, Enfeksiyon Önleme ve Kontrol Kılavuzu’nda belirtilen tüm şartları sağladığını da belgelemiş oldu.

Konuyla ilgili bilgi veren Banvit CEO’su Tolga Gündüz, “Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü’nün yönergelerini takip ederek, üretim hatlarımızdan ofislerimize kadar olan tüm çalışma alanlarımızı Covid-19 mücadelesi kapsamında sürekli dezenfekte ediyoruz. Uygulamalarımızı, başta çalışanlarımız olmak üzere iş ortaklarımız ve tüm paydaşlarımızın sağlığını her şeyin üzerinde tutarak yürütüyor, önlemlerimizi titizlikle uyguluyoruz. Bu çalışmalarımızın, TSE tarafında karşılık bulması ve Banvit’in “Covid-19 Güvenli Üretim Belgesi” alması bizler için bir gurur kaynağı oldu” dedi.

Banvit’in, beyaz et sektörünün öncü markalarından biri olarak sorumlu üretici kimliğinden taviz vermeden çalışmalarına hızla devam ettiğini vurgulayan Gündüz, “BRF’in global bilgi ve tecrübesini arkamıza alarak, uluslararası standartlarda hijyen sağlayarak, hassasiyetle uyguladığımız önlemlerimizle üretimimize ara vermeden devam ettik. Bu süreçte halkımızın gıdaya sorunsuz olarak ulaşmasını, toplumsal bir sorumluluk olarak gördük. Banvit olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da ülkemiz için yüksek katma değer yaratmaya devam edeceğiz” dedi.

Harbi Meyhane adı gibi meyhane

Harbi Meyhane adı gibi meyhane

Meyhane denildiğinde aklınıza Türk filmlerindeki nostaljik ortam geliyorsa, Harbi Meyhane nostaljik ortamı yaratan ender mekanlardan. Adı gibi Harbi Meyhane her Çarşamba Cuma ve Cumartesi akustik canlı müzik, gramofondan taş plak geceleri, keman, ud ve kanun eşliğinde şarkılara eşlik edeceğiniz eğlenceli geceler vadediyor.  Sıcak atmosferi ile ilk dakika itibari ile müdavi olacağınız mekanda müzikler gibi lezzetlerde çok iddialı. 40 üzerinde sıcak ve soğuk bir birinden lezzetli meze ile her damağa hitap ediyor. Tarator, Köpoğlu Mancası, Humus, Nuraniye, Kereviz Salatası, Haydari soğuk mezelerin yanında mevsimine göre, sıcak deniz mahsulü mezelerde hayli iddialı.

Adres: Ergenekon Mah. Poyraz Sok. No: 5/A Harbiye-Şişli-İstanbul

Tel: 0212 296 00 49 – 0536 69 42

Ruh sağlığı ve ikinci dalga

Ruh sağlığı ve ikinci dalga

COVID-19 pandemisi insanlığı ön görülmemiş bir tehlikeyle burun buruna getirdi. Yeni koronavirüsün sebep olduğu hastalık sonucu yüzbinlerce insan hayatını kaybetti, bir o kadar kişi de sevdiklerinin ölümüne şahit oldu. Karantina ile başlayan ekonomik çöküşün yol açtığı işsizlik sorununa nasıl bir çözüm bulunacağı ise halen büyük bir muamma… Yaşam kayıpları ve finansal güçlükler gibi kontrolümüz dışında ortaya çıkan tüm bu olumsuz gelişmeler dünyayı kasıp kavuran bir çaresizlik, kaygı ve umutsuzluk dalgası yaratmıştır. COVID-19 pandemisini diğer travmatik olaylardan ayırt eden özelliği “zamana yayılmış” olmasıdır. Örneğin, bir terör saldırısında korkunç olay olup bittikten sonra insanlar hayatlarını yeniden düzene sokmak için hemen girişimde bulunmaya başlayabilmişken pandeminin süregelen doğası etkisinin de zamana yayılmasına yol açmıştır

 

COVID-19 öncesi ruh sağlığı problemi yaşayanlar pandemi sürecinde çok daha zorlandılar ve normalleşme sürecinde de zorlanmaya devam etmektedirler. Örneğin, bir Obsesif Kompulsif Bozukluk (OKB) hastasının semptomları normalleşme süreci dahil tüm pandemi dönemi boyunca artış göstermiştir. Bunun sebeplerinden biri hastanın en büyük korkusu olan “mikrop kapma ve bulaştırma” artık bir düşünce ya da sadece bir hayal olmaktan çıkıp global bir gerçek haline gelmiştir. Bunun yanısıra OKB’yi karakterize eden üç önemli davranış şekli aynı zamanda karantina ve normalleşme sürecini tanımlayan tedbirleri de tanımlamaktadır:

Temizlik: Virüs kapmamak için sürekli yıkanmak.

Kontrol: Eşyaların ve kendisinin temiz olup olmadığını sürekli kontrol etmek.

Sayma: Temizlik davranışını sayıya dökmek.

Yine benzer bir şekilde psikoz yaşayan ya da Paranoid Bozukluğa sahip bir kişinin bütün semptomları sürecin belirsiz ve tekinsiz olma özelliğinden dolayı alevlenmiştir.

COVID-19’dan korunmak için anons edilen sosyal mesafe gibi tedbirleri karantina dönemindeyken bile uygulamak zorlayıcıyken yaşamın nispeten eski haline dönmeye başladığı normalleşme sürecinde bu tedbirleri uygulamaya devam etmek “sosyal bir varlık” olan insanoğlu için oldukça fazla zorluk teşkil etmektedir. Aynı şekilde iş hayatında da gerek ağırlıklı olarak evden çalışma düzenine geçilmesi gerek işyerlerinde alınan yeni tedbirler sayesinde sosyal etkileşim de kısıtlanmış durumdadır. Pandemi öncesi yaşantımızda gayet sıradan aktivitelerimizden biri olan gündelik paylaşımlarımız artık bir lüks haline geldi. Var olan mevcut paylaşımlar ise karşımızdakinin gülümsemesini bile doğru düzgün göremediğimiz, maskeler arkasına gizlenen iletişim çabalarından ibaret olmaya başladı. Normalleşmenin eski hayatımıza kıyasla çok daha meşakkatli olma özelliğine bağlı olarak süreçle baş etmede alkol, madde ve kaygı giderici ilaçlara başvurma olasılığı da oldukça yüksektir.

Normalleşme sürecinde kaygının son hız devam ettiğini söyleyebiliriz. Dünyanın üçüncü en büyük, Türkiye’nin ise en büyük araştırma firması olan Ipsos’un Türkiye CEO’su Sidar Gedik yapılan araştırmaların sonuçları doğrultusunda normalleşmeye rağmen “endişenin baki olduğunu” öne sürmüştür. Kontrolün halen tam anlamıyla geri gelmediği bu süreçte maruz kalınan stresten dolayı depresif duygu durumu ve buna bağlı intihar vakalarında artış gözükebilir. Bu yüzden normalleşmeye geçiliyor olması demek ruh sağlığımızın ihmali anlamına gelmemelidir. İlerleyen süreçlerde aşı ve ilaçlarla virüs kontrol altına alınsa da Travma Sonrası Stres Bozukluğuna bağlı olarak gelişecek ruh sağlığı hastalıkları dünya üzerinde var olan toplumları uzun bir süre etkisi altına alacaktır. Tedavi edilmediği takdirde pandemiye bağlı ortaya çıkmış psikiyatrik hastalıklar sosyal, ailevi, akademik ve iş gibi insan yaşamının her alanında uzun vadeli, ciddi sosyal ve finansal problemlere yol açacaktır.

Pandemi sürecinde virüse bağlı ikinci dalganın ne zaman geleceği ya da ne kadar süreceği konusunda net bir bilgi henüz mevcut olmasa da ruh sağlığında ikinci bir dalganın var olduğu muhakkak. Tıpkı karantina döneminde olduğu gibi normalleşme sürecinde de rutini muhafaza etmek ve gerek birey gerek uzmanlar olarak şahsi ve toplumsal ruh sağlığı konusunda eskisine kıyasla çok daha duyarlı olmak belirsizlikle mücadele en önemli ve etkin silahlarımız olacaktır.

Klinik Psikolog Şehnaz Tuna

sehnaztuna@evinizdeterapi.com

“Türkiye Şefin En İyi Tabağı Yarışması”

“Türkiye Şefin En İyi Tabağı Yarışması”

WGS iş birliği ve Aşçılar Derneği, Favori Lezzetler ve Gastronomi Turizmi Derneği destekleriyle, bu yıl 3. kez düzenlenen “Türkiye Şefin En İyi Tabağı Yarışması” ile Türkiye’nin dört bir yanındaki şeflerin uluslararası platformda tanınmaları, yerel ürünleri tanıtmaları, bölge ve kültürlerini paylaşmalarında bir köprü olunması amaçlanıyor.

Katılımın tamamen dijital olarak, fotoğraf ve video paylaşımıyla ücretsiz gerçekleştirileceği yarışmaya; yüksek kaliteli, üstün niteliklerle yemek yapan ve servis eden tüm otel, restoran ve kafe şefleri katılabiliyor. Geçtiğimiz senelerde video gönderimiyle katılım sağlanan yarışmaya, bu sene yaratıcı tabakların fotoğraflarını göndererek de katılım sağlanabilecek.

Türkiye Şefin En İyi Tabağı Yarışması Yeni Kategorilerle Büyüyor

 Kabul edilen tüm fotoğraf ve videolar, World Gourmet Society’nin (WGS) global topluluğuna ve de WGS tarafından belirlenen dünya klasmanında bir jüriye sunulacak. İçerik, başvuru ve değerlendirme süreçlerinin tamamen dijital olarak ilerleyeceği yarışmanın global jürisinde yer alan isimler aşağıdaki gibidir:

  • Alan Coxon – Fransa / TV Programcı, Şef
  • Andreas Döllerer – Avusturya / Lerbach Castle, Almanya & La Taverna, Milano Şefi
  • Andy Hayler – Birleşik Krallık / Gurma, Yemek Eleştirmeni
  • Armando Cristofori – İtalya / Italian Dining Summit Başkanı
  • Erik Wolf – Birleşik Krallık / World Food Travel Birliği Başkanı
  • Hannes Tiefenthaler – Avusturya / Rocchini CEO
  • Holger Bodendorf – Almanya / Michelin Yıldızlı Şef
  • Oliver Lange – A.B.D./ Zuma Baş Şef
  • Uwe Micheel – B.A.E./ Emirates Culinary Guild Başkanı

Birbirinden ünlü ve başarılı uluslararası şeflerin yer aldığı jüri, gönderilen içerikleri aşağıdaki kriterlere göre değerlendirecek ve her kategori için finalistler ve kazanan şef belirlenecek:

 

Fotoğraf ve Video Kategorileri

  • Şef Olarak Kişiliğini Göster (Yıldız Kategori)
  • En Profesyonel Hazırlanmış Fotoğraf ya da Video (Yıldız Kategori)
  • En Yaratıcı Tabak
  • En İyi Malzeme Kullanımı
  • En İyi Pişirme Tekniği
  • En İyi Yerel Lezzet
  • En Eğlenceli Video
  • En İyi Sosyal Medya Etkileşimi

Fotoğraf ve videolar arasından belirlenecek Türkiye finalistlerinin tabakları, 2-5 Eylül 2020 tarihlerinde düzenlenen WorldFood İstanbul kapsamında tanıtılacak ve madalyalarına kavuşacak.

Türkiye Şefin En İyi Tabağı Yarışmasına kabul edilen tüm yarışmacılar, global yarışmaya da doğrudan katılma hakkı kazanacak. Global final ise 25 Ocak 2021 tarihinde Londra’da gerçekleştirilecek ve dünyanın dört bir yanından ünlü şefler ağırlanacak.

Katılımcılar content@hyve.group adresine gönderecekleri fotoğraf ve videolarla “dijital dünyada izlerini” bırakırken, sadece WorldFood İstanbul’un tanıtım çalışmalarından yararlanmakla kalmayacak, WGS’nin prestijli üyelerinden oluşan 50.000’i aşkın gurme ağına gönderilen haber bültenleri ve çeşitli duyuru çalışmalarında da yer alma fırsatı yakalayacak.

Katılım koşullarının neler olduğunu ve yarışmacılardan istenenlerin detaylarını yarışma şartnamesini inceleyerek öğrenebilirsiniz. Detaylı bilgi için: https://www.worldfood-İstanbul.com/Sayfa/sefin-en-iyi-tabagi-yarismasi-2020