16 Tarım Zehiri Yasaklandı

16 Tarım Zehiri Yasaklandı

Tarım ve Orman Bakanlığı 16 pestisit (tarım zehiri) etken maddesinin yasaklanmasına karar verdi. Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı karar için “bu olumlu bir adım ve kullanılan diğer tüm pestisitlere yönelik de aynı kararın alınmasını bekliyoruz” açıklamasını yaptı.

Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği’nin öncülüğünde bir araya gelen Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı’nın çalışmaları kamuoyunda ve karar vericiler nezdinde karşılık bulmaya devam ediyor. 100’ün üzerinde kurum ve inisiyatifinin yer aldığı Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı tarafından başlatılan Zehirsiz Kampanya için Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan güzel haber geldi. Bakanlık, 16 pestisit etken maddesinin yasaklanmasına karar verdi.

Zehirsiz Sofralar Projesi

Pestisitlerin zararları konusunda farkındalık yaratmak ve Türkiye’deki pestisit kullanımını azaltmak için, Avrupa Birliği tarafından Sivil Toplum Diyaloğu V Programı kapsamında desteklenen ve PAN Europe (Avrupa Pestisit Eylem Ağı) ortaklığında yürütülen “Zehirsiz Sofralar” projemiz 1 Nisan’da başladı, 1 yıl sürdü.

Proje kapsamında 12 ay boyunca, pestisitlerin olumsuz etkileri ve pestisitlere alternatif yöntemler hakkında üretici ve tüketicilerde farkındalık yaratmayı, Türkiye ve AB’de pestisitlerle ilgili çalışan STK’lar arasında işbirliğini artırmayı ve pestisit kullanımını sınırlamak için Buğday Derneği ve Türkiye’deki STK’ların kampanyacılık ve lobicilik çalışmalarını güçlendirmeyi hedefledi.

Bu hedeflere ulaşmak için, “Zehirsiz Sofralar” kapsamında, ortak amaçları olan STK ve sivil girişimleri bir araya getirerek Türkiye’de pestisitlerin kullanımını azaltmak ve alternatif tarım ve zararlılarla mücadele yöntemlerini yaygınlaştırmak için bir arada hareket etmelerini sağlayacak Zehirsiz Sofralar Sivil Toplum Ağı kuruldu.

Zehirsiz Yöntem ve Teknikler İçin Bilgi Kaynağı

Proje kapsamında hazırlanan web sitesi (www.zehirsizsofralar.org) bilgilendirici belge, makale ve dokümanlara (pestisitler ve alternatif tarım ve zararlılarla mücadele yöntemleri, iyi uygulamalar, Türkiye ve AB’deki güncel durum, AB’ye üyelik sürecinde atılan adımlar, geleceğe yönelik planlar, mevzuat ve mevzuat değişiklikleri, gıda için yasal denetim mekanizmaları, pestisitler açısından gıda güvenliği, vb.) yer vererek önemli bir bilgi kaynağı sunuyor.

Pestisitlerin zararlarını anlatan ve sağlıklı gıdaya ulaşmak için tüketiciye öneriler sunan “Zehirsiz Sofralar Tüketici Rehberi” ve üreticiler için, pestisitlerin zararlarını ve alternatif yöntem ve teknikleri anlatan “Zehirsiz Sofralar Üretici Rehberi”ne yine web sitesinden online ulaşılabiliyor.

 

The Fabric Lounge ile doğanın içinde nefes alın

The Fabric Lounge ile doğanın içinde nefes alın

The Fabric Lounge, doğası ile ön plana çıkan Kabak Koyu’nda, konforu ve doğayı özenle harmanlayarak misafirlerine anlatılacak yeni hikayeler yaratmak ive doğa içinde nefes almak isteyenlerin yeni adresi.

Sade mimari yapısı, doğal renkleri ve çarpıcı Kabak Koyu manzarasıyla The Fabric Lounge , À La Carte konsepti ve doğanın tüm renklerini içerdiği teması ile farklılık arayanları ağırlamayı hedefliyor.

The Fabric Lounge, her şey dahil À La Carte sistemini benimsiyor ve doğanın eşsiz manzarası eşliğinde, tüm lezzetleri misafirleri ile paylaşıyor. Tadılan her yemek, doğanın mucizesi ile birleşerek konuklarına unutulmayacak bir hikaye kazandırıyor.

Kabak Koyu’nun en iddialı doğa ve deniz manzaralarından birine sahip, 10 adet ahşap Bungalow evden oluşan The Fabric Lounge’da; Pop, Jazz, Tango, Swing, Rock, Classical, Electronic, Hip Hop, Blues ve Reggea isimlerinin verildiği, ruhun gıdasını hatırlatan ve müzik kulağı olan Bungalow Evler’den dilediğinizi seçebiliyorsunuz.

Kabak Koyu’ nun eşsiz doğasına, alabildiğine yeşile maruz kalmak ve yöreye özgü sandal, ardıç, keçiboynuzu ve kızılçam ağaçları arasında hamakta uzanıp kitap okumak ya da The Fabric Bar’ın muhteşem manzarası eşliğinde birbirinden lezzetli kokteylleri yudumlamak, günbatımında sohbet etmek ya da sanatçı performanslarını dinleyerek dans etmek seçeneklerinizden sadece birkaçı…

Ender rastlanan bir jeolojik yapıya sahip olan Mavi Mağara’nın turkuaz sularının deneyimini yaşamadan önce her sabah kuş sesleriyle dolu, yemyeşil ve göz kamaştırıcı bir orman manzarasına karşı uyanıyorsunuz. Gündüzü farklı keyifli olan Kabak Koyu’ nun geceleri ise Samanyolu’nun hiç olmadığı kadar yakın ve parlak ışıkları ile büyülüyor.

Kendinizi Temmuz ayının kavurucu sıcaklarından Aladere Şelaleri’nin oluşturduğu doğal yüzme havuzlarının içilebilir serin sularına bırakabilmeniz için The Fabric Lounge’ ı ziyaret etmeniz yeterli. Antik uygarlıkların kalıntılarıyla çevrili olan, dünyanın en iyi yürüyüş parkurlarından biri olan 3000 yıllık Likya Yolu’nda yürüyüş yapmak ise size ayrıcalıklı hissettirecek.

Faralya Mahallesi, Kabak Sokak No:70-71 Fethiye/Muğla Tel:  +90 533 216 07 46

 

Yılın en Alâ zamanı

Yılın en Alâ zamanı

Alaçatı’nın ayrıcalıklı dokusuna mükemmel uyum sağlayan, bölge müdavimlerinin en favori mekanı Alâ Otel hem izole hem de benzersiz bir tatil deneyimi yaşamak isteyenleri bekliyor. Alaçatı’nın kalbinde saklı bir cennet sunan Alâ Otel, yeni sezona merhaba dedi.

Mahrem bahçesi

Mahrem iç bahçeleri ve avlusuyla sürpriz ve sessiz yaşam alanları sunmak üzere tasarlanan, Endonezya’nın farklı adalarından getirilmiş, tamamı doğal, masif el yapımı mobilyaları; Akdeniz ve tropik bitki florasının başarıyla sentezlendiği bahçe peyzajı ve huzur dolu detaylarıyla farklılaşan tesis, Alaçatı ruhundan kopmadan izolasyonu tatmak isteyen misafirlerini bekliyor.

Birbirinden farklı 20 oda

Her biri diğerinden farklı dekore edilmiş 20 odası bulunan Alâ Otel, kendisine özel alanlar arayan arkadaş grupları veya aileler için ideal mahremiyet ve hijyeni; yöresel tatlar, profesyonel sunumlar ve seçkin bir hizmet anlayışı eşliğinde sunuyor.

 

Mandarin Oriental, Bodrum’dan “Sizin için”

Mandarin Oriental, Bodrum’dan “Sizin için”

Mandarin Oriental, Bodrum, hem misafir alanlarında hem de çalışma alanlarında en üst kalitede son derece sıkı sağlık ve güvenlik önlemlerini “SİZİN İÇİN” kampanyası ile hayata geçirdi.

Mandarin Oriental, Bodrum, asırlık zeytin ve çam ağaçlarıyla çevrili yemyeşil bir doğanın içerisinde, bölgedeki en geniş ve ferah konaklama ve peyzaj alanına sahip, tamamı teras veya balkonlu odaları, keyifli barbekü alanlarını içinde barındıran özel bahçe ve ‘infinity’ havuzlu süit ve villaları, tam donanımlı ve özel mutfaklı rezidans daireleriyle tüm misafirlerine ferah alanlarda unutulmaz bir tatil deneyimi sunuyor.

Mandarin Oriental, Bodrum, misafirlerinin güvende olmaları ve rahatlıkla tatillerinin keyfini çıkarabilmeleri için karşılamadan konaklamaya, yeme içme noktalarından spa’ya, havuzlardan sahillere kadar birçok alanda en ideal atmosferi yaratmak adına “SİZİN İÇİN” kampanyası ile 2020 sezonunu karşıladı. Bu uygulamalar dahilinde, tüm transfer araçlarında sürücü ve misafir bölümleri arasına separatör konumlandırılmasının yanı sıra otel girişlerinde termal kamera ile tarama uygulamasından misafirlere maske temin edilmesine kadar her türlü detay düşünülüyor. Konaklama ünitelerinin girişlerinde bulunan ‘Valet Box’ sistemi sayesinde de misafirlerin bütün istek ve gereksinimlerini sıfır temas ile elde etmeleri sağlanıyor. Rezidans dairelerinde, villalarda ve farklı kategorilerdeki süitlerde bulunan özel mutfak ve geniş yaşam alanları, misafirlere kendilerini evlerinde hissettirirken, restoranların menüleri, ‘Oda Servisi’ kapsamında servis edilerek misafirlere odalarının konforunda farklı lezzetleri deneyimleme fırsatı sunuluyor. Tüm restoran ve barların sosyal mesafe gerekliliklerine uygun şekilde düzenlenmiş geniş, ferah ve konforlu oturma alanlarında misafirler, alakart menüler üzerinden zengin içerikli lezzetlerin tadına varabiliyor. Misafirler, özel fitness salonunda sosyal mesafe kurallarına özen gösterilerek verilen kişiye özel spor derslerinden yararlanabilirken, gün boyu en fazla vakit geçirdikleri plaj ve havuzlarda yine sosyal mesafe kuralları dikkate alınarak yeniden konumlandırılan şezlong ve  kabanalarda güneşin keyfini çıkarabiliyor.

“SİZİN İÇİN” Kampanyası Kapsamında Gerçekleştirilen Uygulamalar

  • Sertifikalı uzmanlar tarafından tüm transfer araçlarının yüksek kaliteli hijyen ürünü Anti-germ nano 50 ile temizlenip dezenfekte edilmesi
  • Tüm transfer araçlarında şoför ve misafir arasında separatör bulunması
  • Transfer görevlileri tarafından ‘Kişisel Koruyucu Ekipman’ kullanılması
  • Milas Bodrum Uluslararası Havalimanı’nda misafir karşılama hizmeti için hazır bulunan otel görevlileri tarafından ‘Kişisel Koruyucu Ekipman’ kullanılması ve gerekli önlemlerin alınması
  • Otel girişinde termal kamera ile tarama uygulanması
  • Tesise giriş esnasında ‘Misafir Sağlığı Beyan Formu’ doldurtulması

Karşılama

Konaklama

  • Özel geniş bahçeler, ‘infinity’ havuzlar, teras ve balkon seçenekleri ile tasarlanmış oda, özel mutfaklı süit, villalar ve geniş yaşam alanı sunan rezidans daireleri
  • Tüm odalarda fiziksel teması önleyen ‘Valet Box’
  • Sertifikalı uzmanlar tarafından tüm misafir odalarının ve özellikle sık dokunulan eşyaların yüksek kaliteli hijyen ürünü Anti-germ nano 50 ile temizlenip dezenfekte edilmesi
  • Konaklama süresince misafir odalarının, kat hizmetleri görevlileri tarafından günde iki kez temizlenmesi
  • Tesisin ortak kullanım alanlarındaki oda anahtarları, kapı kolları, asansör düğmeleri, tırabzanlar, lavabolar vb. alanların sık sık temizlenerek dezenfekte edilmesi
  • Nevresim takımı, havlu ve bornozların 65°C sıcaklıkta yıkanması
  • Misafirlere ücretsiz maske temin edilmesi
  • Tüm ortak kullanım alanlarında el dezenfektanı bulundurulması

Yeme İçme

  • Tüm rezidans daireleri, villalar ve farklı kategorilerdeki süitlerde özel mutfak ve geniş yeme içme alanları
  • Tüm odalar, rezidans daireleri, süitler ve villalarda yeme içme alanına sahip özel teras veya balkon
  • Tüm villa bahçelerinde kişiye özel barbekü alanı
  • Mandarin Oriental, Bodrum restoranlarının menülerinin ‘Oda Servisi’ kapsamında sunulması
  • Tüm restoran ve barlarda sosyal mesafeli geniş, ferah ve konforlu oturma düzeni
  • Alakart kahvaltı servisi
  • Tüm restoran ve barların detaylı temizlik ve dezenfeksiyonu

 

Spa ve İyi Yaşam

  • Kapsamlı fitness ekipmanlarına sahip özel fitness salonu
  • Sosyal mesafe kurallarına özen gösterilerek verilen özel spor dersleri
  • Sağlıklı bir yaşam tarzı için tasarlanmış kilo vermeye odaklı özel konaklama paketi
  • Spa resepsiyonda doğal multi-vitaminler içeren içeceklerin servis edilmesi
  • Klor seviyesinin tesisteki açık havuzlarda 1-3 ppm, kapalı havuzlarda 1-1,5 ppm arasında tutulması ve periyodik kontrolünün yapılması

İdeal Atmosfer

  • Bodrum Yarımadası’nın kuzeyinde 600 dönüm üzerinde kurulu denize sıfır konum
  • Cennet Koyu’nda doğa ile iç içe, yoğunluktan ve stresten uzak bir yaşam alanı
  • Mavi ile yeşilin birleştiği, binbir çeşit bitki ile bezeli doğal bir ortam
  • İpeksi kumlarla örtülü 2 km sahil şeridi
  • Yeşilin maviyle buluştuğu izole bir ortamda sağlıklı yaşam aktiviteleri
  • Tamamen kişiye özel plaj kabanaları
  • Tenis, voleybol ve basketbol sahaları
  • Sertifikalı uzmanlar tarafından tüm plaj mobilyalarının yüksek kaliteli hijyen ürünü Anti-germ nano 50 ile detaylı temizliği ve dezenfeksiyonu
  • Pool & Blue Beach’de doğal multi-vitaminler içeren içeceklerin servis edilmesi
  • Tesis içinde, sağlık ve güvenlik bilgileri içeren dijital panolar
  • Doktor ve sağlık hizmetleri

 

Boston Üniversitesi’nin gastronomi kapıları açılıyor

Boston Üniversitesi’nin gastronomi kapıları açılıyor

Yeditepe Üniversitesi, Boston Üniversitesi ile yaptığı işbirliği anlaşmasıyla mezunlarına dünyanın en güçlü gastronomi programlarından birinde sınavsız yüksek lisans yapma olanağı sunuyor.

Yeditepe Üniversitesi bir ilke daha imza atarak ABD’de bulunan Boston Üniversitesi Metropolitan Koleji (BU MET) ile gastronomi alanında yüksek lisans düzeyinde işbirliği anlaşmasına imza attı. Anlaşmayla Yeditepe Üniversitesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları bölümünden mezun olan ve mezuniyet ortalaması şartını yerine getiren öğrenciler, dünyanın en güçlü gastronomi programlarından biri olan BU MET Gastronomi Yüksek Lisans (Master of Liberal Arts in Gastronomy) programında sınavsız okumaya hak kazanmış oldu.

Bu işbirliği ile Yeditepe Üniversitesi mezunu öğrenciler, BU MET Yüksek Lisans programına sınavsız kabul edilmenin yanı sıra Boston Üniversitesi’nin uluslararası öğrenciler için zorunlu tuttuğu TOEFL, IBT veya IELTS gibi yabancı dil sınavlarından da muaf sayılacak. Son beş yılın mezunlarını kapsayan anlaşmayla ayrıca mezunlar Boston Üniversitesi’nden derecelerini toplam iki dönem kadar kısa bir sürede alabilecek.

Kontrollü Sosyal Hayat; Maske, Mesafe ve Kişisel Temizlik Konusunda Kamuoyu Ne Düşünüyor?

Kontrollü Sosyal Hayat; Maske, Mesafe ve Kişisel Temizlik Konusunda Kamuoyu Ne Düşünüyor?

Ipsos, Koronavirüs Salgını ve Toplum Araştırması ile; Türkiye’de koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymakta ve hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımalarını düzenli olarak takip etmektedir.

Geçtiğimiz hafta başlayan normalleşme sürecinde Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun açıklaması; bu süreci maske, sosyal mesafe ve kişisel temizlik unsurlarına dikkat ederek geçirmemiz yönündeydi. Bu kontrollü sosyal hayatın kamuoyu nezdinde nasıl bir karşılık bulduğunu Ipsos son araştırmasında masaya yatırdı. Kamuoyunun maske kullanımına ve sosyal mesafeye dair tutumlarını ve temizlik konusundaki davranışlarını inceledi.

Maske toplumda utanılacak bir şey olarak görülmüyor.
Toplumda maske kullanmanın salgın sürecinde yavaş yavaş bir norm haline geldiği görülüyor. Maske toplumda utanılacak bir şey olarak görülmüyor. Diğer yandan maske kullanmayı utanç verici bulan veya bu konuda daha ortada bir tutum sergileyenlerin oranı %13 seviyesinde. Özellikle erkekler (%17) ile formel eğitim almamış veya daha düşük formel eğitime sahip bireyler (%18) arasında bu olumsuz algı daha yaygın. Bireylerin yaşına göre bu konudaki tutumlarda farklılaşma olmaması dikkat çekici. Diğer bir ifadeyle, gençler de yaşça kıdemli vatandaşlar da bu konuda benzer bir görüşe sahip.

Toplumun üçte biri, tanıdıklarını sosyal mesafe konusunda uyarmaya çekineceklerini söylüyor

Geçtiğimiz hafta kısıtlamaların kaldırılmasıyla birlikte daha fazla sayıda vatandaş hava almak, yürüyüş yapmak, işyerine gitmek gibi amaçlarla evden dışarı çıkmaya başladı. Bu süreçte bireysel olarak alınması gereken önlemlerin başında sosyal mesafe geliyor. Öte yandan, başkalarıyla fiziksel mesafeyi koruma, öpüşme, sarılma, el sıkışmaktan kaçınma gibi davranışları içeren sosyal mesafe sadece bireysel olarak alınabilecek bir tedbir değil, diğer vatandaşların da ancak buna uyması durumunda anlamlı bir hale geliyor.

Araştırmaya katılan vatandaşlara, tanıdıkları birisi kendileriyle sosyal mesafesini korumazsa bir şey söylemekten çekinip çekinmeyeceğini sorduk. Buna göre toplumun üçte biri, tanıdıklarına bu konuda bir şey söylemeye çekineceklerini beyan ediyor.

Toplumun neredeyse tamamı virüs vakasının Türkiye’de ilk kez görülmesinden bu yana ellerini sabunla sık sık yıkıyor. Benzer şekilde kolonya veya antiseptik kullanımı çok yaygın. Dışarıda eldiven kullanımı ise Nisan ayında en yüksek seviyeye ulaştıktan sonra bugün %50 seviyesine inmiş gözüküyor.

Vatandaşlar koronavirüse yakalanma olasılıkları konusunda tam bir görüş ayrılığı içerisinde.

Üçte biri virüse yakalanmayacağını düşünürken, diğer üçte birlik kesim yakalanabileceğini düşünüyor. Geri kalan üçte bir ise bu konuda daha kararsız bir tablo çiziyor. Her ne kadar medyada virüs nedeniyle hastalanan kişilerin daha çok ileri yaş grubu olduğu ifade edilse de bu konudaki beklentide bireylerin yaşına göre bir farklılaşma gözükmüyor, farklı yaş grubundan bireyler virüse yakalanma olasılıklarını benzer görüyor.

Diğer yandan virüse yakalanma durumunda, bireylerin yaşının iyileşme sürecine dair beklentiyi şekillendirdiğini görülüyor.  36 yaş altı genç ve genç yetişkin bireylerin neredeyse yarısı (%47) hastalığı kolay atlatacağını düşünürken, bu oran orta yaş grubunda %36’ya, orta yaş üstü ve yaşça kıdemli vatandaşlarda %24’e düşüyor.
Virüsü kolay atlatamayacağını düşünenlerin oranı 46 yaş ve üstü bireylerde (%43) diğer yaş gruplarına kıyasla daha yüksek. Öte yandan, genç ve genç yetişkinler dahi bu yönde bir endişe taşıyor (%24).

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik elde edilen bulguları değerlendirdi; “ Salgının hayatlarımıza etkisi 3 aşamalı, ilk aşama bulaşmanın yüksek olduğu, can kayıplarının zirve yaptığı ve bu nedenle karantina uygulamalarının yapıldığı 1. Aşama. 2. Aşama bulaşmanın yavaşladığı, sağlık sistemi üzerindeki yükün hafiflediği ve normalleşme adımlarının atılmaya başlandığı aşama. 3. aşama ise salgının ardından hayatımıza dahil olacak yeni kavramlar, prensipler ile devam edeceğimiz yeni hayat. Şu anda ülke olarak 2. aşamanın ilk günlerindeyiz Normalleşme süreci kapsamında sokağa çıkma kısıtlamasının uygulanmadığı ilk hafta sonunu yaşıyoruz. Yaz mevsiminin de etkisi ile vatandaşlar parklara, sahillere akın ediyorlar, sosyal mesafenin ihlal edildiği görüntüler ile karşılaşıyoruz. Bu görüntüler endişe veriyor.

Sokağa çıkma kısıtlaması kalkarken vatandaşlardan dikkat etmeleri rica edilen 3 ana önlem vardı, maske, mesafe ve temizlik. El temizliği toplumumuzun salgın öncesinde de hassas olduğu bir konu olması nedeni ile bu özel dönemde de en başarılı olduğumuz önlem, el temizliği konusunda sınavı net olarak geçiyoruz. Maske kullanmaktan utanan çok küçük bir kesim hala olsa da toplumun yaklaşık %90’ı için maske kullanımı gayet normal karşılanan bir önlem, öte yandan maskeyi doğru takmak, gerektiği gibi temiz tutmak gibi detaylar hala araştırılmaya muhtaç. Mesafe konusunda gerektiğinde birbirimizi uyarmak konusunda hala çekingeniz. Görünen o ki bizim daha çok odaklanmamız gereken önlemler maske ve mesafe… Bu iki başlık altında gidilecek yolumuz hala var. Normalleşmenin gevşeme anlamına gelmediğini bilmeliyiz. İnsanlarımızın üçte biri kendisinin hastalanma ihtimalini düşük görüyor. Oysa ki gerekli önlemleri almadığımız takdirde risk hepimiz için eşit” dedi.

 

Tavuk Dünyası açılışını bir reklam filmi ile duyurdu

Tavuk Dünyası açılışını bir reklam filmi ile duyurdu

Korona virüs salgını nedeniyle yaklaşık 3 aydır misafirlerini ağırlayamayan Tavuk Dünyası, restoranlarının kapılarını yeniden konuklarına açtı.

Tavuk Dünyası, yaklaşık 3 aydır ödüllü lezzetlerini özleyen tüm konuklarına, restoranlarının kapılarını yeniden açtığını ise yeni reklam filmi ile duyurdu.

‘Teşekkürler Kahraman Şefler, Siz Çok Yoruldunuz, Bundan Sonrası Bizde!’

Tavuk Dünyası yeni reklam filminde, korona virüs salgını boyunca mutfaklarında farklı tarifler deneyerek ‘harikalar yaratan’ tüm ‘Kahraman Şefler’i selamlıyor, önlemlere uydukları ve kahramanca davranarak herkesin evlerinde kalmasını sağladıkları için onlara teşekkür ediyor.

Capacity AVM, tüm hazırlıklarını tamamladı

Capacity AVM, tüm hazırlıklarını tamamladı

Koronavirüs tedbirleri kapsamında misafirlerinin sağlığını en üst düzeyde korumayı hedefleyen Capacity AVM, tüm hazırlıklarını tamamladı.

Sağlık Bakanlığı onaylı gümüş iyon teknolojisi ile nano temizlik, girişlerde termal kameralar ile ateş ölçümü, maske zorunluğu, %100 taze hava ile çalışan klima santrallerinde ultraviyole dezenfeksiyon sistemiyle ziyaretçilerinin sağlığını en üst düzeyde korumayı hedefleyen Capacity AVM, Haziran ayı boyunca 12:00 – 20:00 saatleri arasında “Önce Sağlık Sonra Alışveriş” mottosuyla ziyaretçileriyle yeniden buluşuyor.

Capacity AVM’nin aldığı önlemlerden bazıları;

– SAĞLIK BAKANIĞI ONAYLI GÜMÜŞ İYON TEKNOLOJİSİ İLE NANO TEMİZLİK

– %100 TAZE HAVA İLE ÇALIŞAN KLİMA SANTRALLERİNDE ULTRAVİYOLE DEZENFEKSİYON SİSTEMİ

– TERMAL KAMERALAR İLE ATEŞ ÖLÇÜMÜ

– TÜM TEMAS NOKTALARINDA BUHARLI TEMİZLİK

– MASKE ZORUNLULUĞU

– GİRİŞ NOKTALARI VE AVM İÇERİSİNDE HİJYEN DURAKLARI

– SAĞLIK UYARI VE BİLGİLENDİRMELERİ PAYLAŞIM

– YÜRÜYEN MERDİVENLER, ASANSÖRLER VE ORTAK ALANDA UYGULANMASI GEREKEN SOSYAL MESAFE KURALI BİLGİLENDİRME

Yazla gelen besin zehirlenmesi

Yazla gelen besin zehirlenmesi

Özellikle yaz aylarında dışarıda açık halde satılan yiyeceklerin tüketiminden kaçınmak, et, süt, yumurta ve balık gibi çabuk bozulma potansiyeli olan besinleri açıkta bekletmemek, besinlerin hazırlama ve pişirilme aşamalarında hijyen kurallarına azami özen göstermek hayati önem taşıyor.

Taze ürünler gerekli kurallara dikkat edilmediğinde besin kaynaklı hastalıklara neden olabileceğinden besin hijyenine çok dikkat etmek gerekiyor. Örneğin, et doğradığınız bir bıçağı ve aynı kesme tahtasını yıkamadan sebzeleri doğramak besin zehirlenmelerine neden olabilecek mikroorganizmaların çiğ tüketilen salatanıza geçmesine neden olabiliyor. Taze meyve ve sebzeler açısından zengin bir diyet, sağlığın korunması için gerekli vitamin, mineral ve lifi sağlamak için olmazsa olmaz. Temel hijyen kurallarına uyulması, taze sebze ve meyve kaynaklı besin zehirlenmelerinin önüne geçmekte oldukça etkili bir korunma sağlıyor.

Sabri Ülker Vakfı, besin kaynaklı zehirlenme riskini azaltmak için alınması gereken basit önlemleri paylaştı:

Alışveriş yaparken taze görünen ve iyi durumda olan meyve ve sebzeleri seçin. Kötü kokulu, gözle görünür şekilde hasar görmüş veya küflü besinlerden kaçının.

Sadece ihtiyacınız olan miktarda ürün satın alın ve tazeyken tüketmeye özen gösterin.

Bazı meyve ve sebzeler uzun süre bozulmadan saklanabilir ancak besin değerlerinin korunması için çoğu besini birkaç gün içerisinde tüketmek gerekiyor.

Ürünleri eve getirdiğinizde bekletmeden soğuk (5°) bir buzdolabına koyun.

Daha fazla olgunlaşma gerektiren muz, domates veya meyveler oda sıcaklığında tutulabilir.

Yemeden önce meyve ve sebzeleri akan suyun altında yıkayın. Dış yaprakları veya kabukları soyun. Kabuklarıyla tüketmek istiyorsanız sebzelerin ve meyvelerin dış yüzeylerini akan suyun altında iyice ovalayın.

Kavun, karpuz veya elma gibi sert yüzeyli sebze ve meyveler için sebze fırçası kullanın. Küçük ve daha hassas meyveler için bir kevgir kullanarak, zarar görmelerini en aza indirin. Kapsamlı şekilde iyi bir yıkama, yüzeyde kalan zararlı bakterileri, virüsleri ve kalıntıları gidermek için yeterli oluyor.

Özellikle taze et/balık/tavuk gibi ürünlerde pişirmeden önce kullanacağınız yüzeyleri, aletleri ve ellerinizi temizlediğinizden emin olun. Çapraz bulaşı önlemek için çiğ ürünleri doğradığınız tahta ve bıçağı diğer bir besin için kullanmadan mutlaka iyice yıkayın.

Hazırlanan meyve salatalarını ve diğer kesilmiş ürünleri servis edilene kadar buzdolabında saklayın. Dört saatten fazla buzdolabı dışında bekleyen besinleri tüketmeyin.

 

Çinli seyahat devi Avrupa pazarında

Çinli seyahat devi Avrupa pazarında

Çin’in en büyük turizm ve online rezervasyon şirketi Trip.com (eski adıyla CTrip), Hollanda üzerinden Avrupa pazarına girdi.

1999 yılında Ctrip ismiyle kullanılan, Çin ve Güney Asya’da 400 milyon kullanıcıya ulaşan Trip.com, Hollanda üzerinden Avrupa pazarına giriş yaptı. Ctrip ismiyle faaliyet gösterirken ABD’de Trip.com’u ve İngiltere’de Skyscanner’ı satın alan Ctrip, daha sonra ismini Trip.com olarak değiştirmişti.

Hollanda merkezli BCD Travel, şirket içindeki online acentelerin gruplandığı Travix’i Trip.com’a sattı. Son gizli yapıldığını belitilen satışın rakamı ise açıklanmadı. Trip.com artık, Travix bünyesindeki Vayama, Vliegwinkel ve CheapTickets.nl gibi bir dizi markanın sahibi oldu.

Trip.com’un CEO’su Jane Sun, önümüzdeki 3-5 yıl içindeki dönemde şirketin toplam gelirinin yüzde 40-50’sinin Çin dışındaki ülkelerden elde etmeyi hedeflediklerini açıkladı.