Sianji Well-Being Resort Kaplıca Bodrum kapılarını açıyor

Sianji Well-Being Resort Kaplıca Bodrum kapılarını açıyor

Bodrum’un ilk lüks kaplıca oteli olan “Sianji Well-Being Resort Kaplıca Bodrum”, küresel kırmızı alarma neden olan Koronavirüs sonrası yeni sezonu açmaya hazırlanıyor. 05 Haziran ayında kapılarını açacak olan otelde, Kovid-19’a karşı tesisin her köşesi, tüm çalışan ve misafirleri için kapsamlı üst düzey tedbirlerle kullanıma giriyor.

Sağlığın her zaman öncelik listesinin başında olduğu Sianji Well-Being’te, misafirler bağışıklık sistemini güçlendiren programların yanı sıra  doğadan gelen, zengin mineralli kaplıca suyun faydalarından da

kişiye özel VIP odalarda yararlanabilecekler.  

Sianji Well-Being Resort Kaplıca Bodrum Hotel, Ege’nin havası, Ley hattı geçen enerjik konumu, 4 ayrı sağlık ve diyet programı ve ödüllü SPA hizmetine tamamlayıcı tedavi unsuru olarak bilinen ‘kaplıca’sı ile kusursuz hizmet veriyor. Sianji Well-Being, evlere kapanarak geçirilen, kaygı ve yoğun stres dolu salgın travmasından arınmak isteyenlere sudan gelen şifayı sunuyor. Otel, Dünya Sağlık Örgütünün ‘pandemi’ olarak ilan ettiği koronavirüsü (kovid-19) sonrası aldığı çok kapsamlı önlemlerle kapılarını 05 Haziran tarihinde misafirlerine açmaya hazırlanıyor.

Sianji Well-Being’den İç Rahatlatan Tedbirler

Doğal termal su kaynağını denize karşı, lüks hizmet anlayışıyla sunan Sianji Well-Being Resort Kaplıca Bodrum, aldığı üst düzey tedbirleri ile hayatın normalleşme sürecinde kendini yenilemek isteyenleri davet ediyor.

Misafirlerin gönül rahatlığıyla konaklayabileceklerinin altını çizen Sianji Well-Being Resort Kaplıca Bodrum Hotel Yönetim Kurulu Başkanı Recai Çakır, alınan tedbirler konusunda: “Sianji Well-Being Resort olarak misafirlerimizin sağlığı bizim için çok önemli. Amacımız, hijyenik ve kendilerini güvende hissedebilecekleri bir konaklama tecrübesi ile tatil imkanı sunabilmek. Bağışıklık sistemi güçlü olan herkesin Covid-19’a karşı vücutlarının daha dirençli olduğunu biliyoruz. Otelimizde hizmet verdiğimiz sağlıklı yaşam programlarımız ve bu programları destekleyici ozon tedavi, C vitamini uygulaması, glutasyon, hacamat gibi vücudun direncini artıran uygulamalar ile birlikte tüm misafirlerimize sağlıklı ve güvenilir tatiller sunmayı hedefliyoruz. Pandemi sürecinin başında otelimizde hemen almaya başladığımız hijyen ve temizlik kuralları ile önlemlerimizi de derinlemesine detaylandırdık. Bu tedbirlerimizin yanı sıra, T.C. Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun belirleyeceği kararları da takip ederek olası ilave ve revizeler yapılacağız. Böylece değerli misafirlerimizi hijyenik ve güvenle konaklayabilecekleri otelimizde bekliyor olacağız.” dedi.

Çalışanlar için aldığı önlemleri de anlatan Çakır, “Tüm personele pandemi ve korona ilintili hijyen konusunda sıkı eğitimler verilerek yeterli bilincin oluşturulması sağlanıyor. Tüm personelin otele giriş ve çıkışlarında ateş ölçümleri yapılarak kayıtları alınıyor. Personel transfer araçları yarı kapasite kullanılarak her seferde dezenfekte ediliyor” dedi.

Recai Çakır ayrıca genel mekanlar için el ile temas edilen alanlarda büyük titizlikle hareket edildiğini belirtti ve sözlerine şöyle devam etti: “Personellerimiz temizlik esnasında maske ve eldiven kullanımına özen gösteriyor. Otelimizin her noktasında el dezenfeksiyon aparatı mevcut. Asansörlerimizin kapasitesi en fazla 4 kişi ile sınırlandırılıyor. Check – in ve check out işlemlerinde ise tüm misafirlerimiz otele girişleri esnasında ateş ölçer ile ölçümleri yapılıyor. Bavullar ve diğer eşyalar, eğitimli personelimiz tarafından dezenfekte edilerek misafirlerimizin odalarına güvenli şekilde gönderiliyor. Ödeme esnasında temassız POS makinelerimiz kullanılıyor. Misafir odaları için, oda temizliğinde çalışacak kat görevlisi personel ve idarecilerimiz, maske, galoş, bone ve eldivenler ile çalışıyor. Oda temizliğinde giriş öncesi ilk olarak sisleme makineleri ile odalar temizleniyor ve oda içindeki her bir detay periyodik olarak dezenfekte ediliyor.  Kullanılan tüm tekstiller çarşaf, yastık kılıfı ve havlular dezenfeksiyona uygun yıkama programları ve sıcaklıklarda yenilenerek misafirlerimizin kullanımına sunuluyor.”

Yiyecek ve içecek ünitelerinde yapılan tedbirlerin altını özellikle çizen Çakır, “Otelimizde bulunan kahvaltı dahil konseptimiz için kahvaltı servisimiz a’la carte olarak, ultra her şey dahil konseptimiz ise a’la carte ultra her şey dahil olarak değiştirilerek artık kişiye özel hizmet verilecek. Tüm restoranlarımızda masa, sandalye, tabure ve oturum aralıkları, tavsiye edilen güvenli mesafelere uygun olarak düzenleniyor. Masa araları en az 1,5 metre, sandalye arası ise 60 cm kuralına göre uygulanacaktır. Yiyecek ve içecek ünitelerimizde kullanacak tüm tabak, çatal, kaşık, bıçak, bardak takımları UVL cihazları içerisinde dezenfekte ediliyor. Spa ve termal kullanım alanlarımızda, termal havuzda sıcaklık aralığı 32 ila 40 derece olduğu için kovid-19 virüsüne karşı risk taşımıyor. Ancak sosyal mesafe kuralına göre hizmet veriliyor. Otelimizde 5 adet VIP termal havuzumuz bulunuyor.  Dileyen misafirlerimiz, kişiye ve aileye özel olarak termal havuzlarımızdan faydalanabilecek. Sauna, hamam ve buhar odalarımızda sosyal mesafe kuralına göre kullanım mümkün olacak” dedi.

 

Huzurun adresi Hilton Dalaman Göl Evleri

Huzurun adresi Hilton Dalaman Göl Evleri

Haziran ayında ilk kez misafirlerini ağırlayacak Hilton Dalaman Göl Evleri, izole tatili tercih edenlerin gözdesi olacak. Tamamı havuzla çevrili, kendilerine ait özel iskelesi ve bahçesi bulunan, misafirlerin tüm konforu düşünülerek hazırlanmış Göl Evleri, konforu doğayla içiçe deneyimlemeye davet ediyor.

Akdeniz ve Ege’yi birbirinden ayıran Dalaman Çayı’nın kenarında kusursuz konforu ile Hilton Dalaman Sarıgerme Resort & Spa, yaza huzurlu ve sakin başlamak isteyenlere mükemmel bir fırsat sunuyor. Yeni dönem hijyen anlayışıyla küresel olarak geliştirilen “Lysol Koruması ile Hilton CleanStay” programı ise tatilinizi güvenilir bir ortamda geçirmenizi sağlıyor. Check-in’den check-out’a kadar kapsamlı sağlık ve güvenlik protokollerini devreye alarak tüm yatırımlarını gerçekleştiren Hilton Dalaman Sarıgerme Resort & Spa, güvenilir tatilin adresi oluyor.

Yeni dönem hijyen anlayışı…

Misafirlerinin daha da temiz ve güvenli bir konaklamanın keyfini çıkarmalarını sağlamak için, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve T.C. Sağlık Bakanlığı’ndan ilgili tüm yetkililerin yönlendirmelerini takip eden Hilton Dalaman Sarıgerme Resort & Spa en yüksek temizlik ve hijyen standartlarını koruyarak, geliştiriyor ve sıklaştırıyor.

Misafirler, termal kameralar ile karışlanıp özel dezenfeksiyon alanından geçerek otele giriş yaparken tüm ortak alanlar, nano teknolojiye sahip sertifikalı hastane sınıfı ve yükseltilmiş protokollerin kullanıldığı temizlik ürünleri dezenfekte ediliyor.

Sosyal mesafe koşulları misafir kabulunden, odalara, restoranlara, plajdan asansörlere kadar her alanda uygulanırken görevliler, maske ve tek kullanımlık eldivenlerle hizmet veriyor.

 

Yeni dönem tatil anlayışı; izole ve doğayla iç içe

Denizin eşsiz mavisinin yemyeşil bir bitki örtüsü ile buluştuğu 176 dönüme yayılmış Hilton Dalaman Sarıgerme Resort & Spa’nın 130 dönümü, aromatik, tropikal ve endemik bitkilere ev sahipliği yapıyor. Tatilinizi doğayla bütünleşerek geçirirken konfor ve rahatlığınız için de herşey düşünülmüş.

650 metre uzunluğundaki özel kum plajı, gün boyunca özel servis almak isteyen misafirler için tasarlanmış sahil Gazebo evleri ile denizin keyfini sadece sevdikleriyle geçirmek isteyenlere eşsiz bir olanak sağlıyor.

Sakin bir yemek isteyenler için iddialı lezzetleri ile 5 farklı a’la carte restoranı ile hizmet veren Hilton Dalaman Sarıgerme Resort & Spa, misafirlerinin beslenme alışkanlıklarına yönelik olarak alkali, vejetaryen ve vegan büfe seçenekleri de sunuyor. Kendi bahçesinde ekolojik tarım ile yetiştirdiği tüm sebze ve meyveleri mutfağında kullanarak sağlıklı yaşam mottosunun günümüzde daha fazla benimsenmesinin de öncülerinden olmayı sürdürüyor.

 

Ramazan’da ne yedik

Ramazan’da ne yedik

Ipsos Hane Tüketim Paneli dijital hanelerinden akan kayıtlara göre Sağlık Bakanlığının açıklamasından sonraki 8. haftaya baktığımız zaman; geçen haftaya göre alınan ürün sayısı toplamda %5 artış gösterdi. Haftalardır büyüyen kategori sıralamasında yer almayan bazı kategoriler ramazan dönemi etkisiyle bu hafta artış gösterdi.  Dondurulmuş hamur işleri, vanilya, nişasta ve bardak poşet çay. Gıda ürünlerinin ağırlıklı artışta olduğu bir hafta… Bir süredir artış görülmeyen çamaşır yumuşatıcıları ve deterjanları bu haftanın artış gösteren ürünler arasına girdi. Gıda dışı artış gösteren diş macununun da belli dönemlerde öne çıkmakta olduğu görüldü.

Korona virüsü salgın sürecinde önceki haftaya göre, 8 haftadadır büyüyen 11 kategori var. Bu kategorilerin içinde gıda harici tek kategori «folyo ve streç filmler», içeceklerde «buzlu çay», atıştırmalık ürünlerde de «cips ve kuruyemiş» yer alıyor.

Ipsos Türkiye CEO’su Sidar Gedik araştırma verileri ile ilgili yapmış olduğu değerlendirmede şunları iletti : Korona virüsü açıklamasının üzerinden 8 hafta geçti, bu süreçte alışveriş davranışını etkileyecek bir çok değişim oldu. Okulların evden eğitime başlaması, evden çalışma süreci, belli iş kollarının kapatılması, ev dışında yeme – içmenin yasaklanması, sokağa çıkma yasağının gelmesi ve ramazan ayının başlaması…

8.haftaya geldiğimiz zaman alışveriş davranışlarında tüm bu etkenlerden ramazanın yansımasını çok net görebiliyoruz. Evdeki öğün azalmasına karşılık yemek çeşitliliğinin artacağını geçen haftalarda belirtmiştik, bu hafta alımlara bakıldığında da ilk defa alımında artış olan kategoriler var.

«Dondurulmuş hamur işleri, pişirme yardımcılarından vanilya, nişasta ve bardak poşet çaylar»… Tatlı yapımında kullanılan ürünler ile özellikle dondurulmuş hamur işlerinde ağırlıklı olan milföy hamurunun artması iftar ve sahur sofralarında yapılan börek ve tatlıların olduğunu bize göstermekte. Yine bu hafta artan çamaşır deterjanı ve yumuşatıcılarda ise farklı bir durum var. Bu kategoriler normal zamanlarda evde stokludur, bu hafta bu ürünlerin alımı evdeki stok azalmasından olabilir. Korona virüsü öncesi haftaya göre 8 haftadır büyümesi devam eden 11 tane kategori var. Bu kategorilerin içinde gıda harici tek kategori «folyo ve streç filmler», içeceklerde «buzlu çay», atıştırmalık ürünlerde de «cips ve kuruyemiş» yer almakta. Maya her hafta büyümesi en yüksek kategori ve hala son haftada da büyüme sıralamasında ciddi oranla yer alıyor.”

 

BTA yeni ürünleriyle Getir’de

BTA yeni ürünleriyle Getir’de

BTA, üretim tesislerinde ürettiği birbirinden lezzetli yeni ürünlerle artık Getir’de. BTA tarafından üretilen sandviçler, simitler, pastalar, kekler, profiterol, brownie, cheesecake gibi tatların yanı sıra markanın sıcak yemekleri de artık Getir ile evlere geliyor.

TAV iştiraki olan ve 23 bin metrekarelik üretim tesisi bulunan BTA, ürettiği birbirinden lezzetli tatlıları, sandviçleri, atıştırmalıkları ve yeni tatlarıyla artık Getir’de. BTA Cakes&Bakes üretim tesislerinde üretilen profiterol, kek, brownie, baklava, kurabiye, cheesecake gibi muhteşem tatlıların yanı sıra simit, sandviç, su böreği ve grissini gibi seçenekler de Getir’de yerini aldı.

Getir’in tüm İstanbul kullanıcıları BTA’nın çeşit çeşit tatlı ve tuzlu seçeneklerine ulaşabilirken şimdilik Anadolu yakası kullanıcıları, tüm bu tatlara ek olarak markanın el değmeden paketlenen, taze servis edilen sıcak yemekleri kuru fasulye & tereyağlı pirinç pilavı ve tas kebabı & tereyağlı pirinç pilavı ikililerinden de sipariş edebiliyor.

Tavuk Dünyası ve Kızılay işbirliği

Tavuk Dünyası ve Kızılay işbirliği

Yaşanan yeni korona virüs salgınında Tavuk Dünyası’nın, toplumsal dayanışma ve yardımlaşmayı desteklemek üzere Kızılay’a temin ettiği tavuk ürünleri, 15 farklı şehirdeki 19 aşevinde pişirilerek, 125 bin ihtiyaç sahibinin sofralarındaki yerini alıyor.

Tavuk Dünyası, Türkiye’de yeni korona virüse karşı verilen mücadelede sergilenen toplumsal dayanışmaya, Kızılay’a temin ettiği tavuk eti ürünleri ile destek oluyor.

Kızılay’a gerçekleştirdikleri ürün temini konusunda bir açıklama yapan Tavuk Dünyası CEO’su Volkan Mumcu şunları söyledi: “Salgının ilk günlerinde öncelikle hastalığın yayılımını azaltmak, toplum ve çalışan sağlığını korumak üzere önleyici önlemler üzerine yoğunlaştık. Bu çalışmaları hayata geçirirken; diğer taraftan da bu zorlu süreçte toplumsal dayanışma ve yardımlaşmayı desteklemek adına ‘ihtiyaç sahipleri için ne yapabiliriz’ diye düşünerek, alternatif projeler üretmeyi ve bunları değerlendirmeyi sürdürdük” dedi

 

Kaçış noktası The Bodrum Edition kapılarını açıyor

Kaçış noktası The Bodrum Edition kapılarını açıyor

Türkiye’nin Turkuaz Kıyısında yer alan, Ian Schrager ve Marriott International iş birliği ile açılan The Bodrum EDITION, 1 Haziran’da kapılarını açıyor.

2020 yazında üçüncü sezonuna başlayacak olan The Bodrum EDITION, 108 konuk odası ve süiti, uluslararası üne sahip Perulu şef Diego Muñoz’un önderliğini yaptığı 2 restoranı ve ödüllü Spa’sı ile misafirlerine farklı deneyimler sunuyor.

Beach yenilendi

Otelin ana sosyal merkezlerinden biri olan, gözlerden uzak bembeyaz kumlu plajın yer aldığı BEACH CLUB, sezon açılışı için genişletildi. Ege Denizi’nin sonsuz maviliğine eşlik edecek imza EDITION kokteylleri ile yeme, içme, eğlence ve sanat Beach Club’da bir araya geliyor. Akdeniz bölgesinin zenginliğinden ilham alan, “Olduğun gibi gel” diyen rahat ama şık restoran Morena’da ise yenilenen menüsü ile misafirleri birbirinden lezzetli tatlar bekliyor.

Hijyen ön safada

The Bodrum EDITION’da lüks; sadelikten, sahilin ve restoranların sunduğu mahremiyetten, kalabalıktan uzak huzurdan ve doğadan geliyor. Otel misafirlerini, kaldıkları süre boyunca değişmeyen kişiye özel şezlong seçimi ve fiziksel temasa gerek kalmadan cep telefonları ile odaya girmelerini sağlayan bir uygulama gibi dijital yenilikler bekliyor. İyi yaşam odaklı misafirler ise sonsuz mavilikteki Akdeniz manzarası eşliğinde yapılan Yoga derslerine katılabilir, Yoga for Bad People tarafından hazırlanan In Room Yoga Channel’dan faydalanabilirler.

Açılışa özel 2 promosyon sunan The Bodrum EDITION’da üç geceden fazla kalacak olan misafirleri Stay A While paketi kapsamında %30 indirim ve tercih ettikleri odada upgrade bekliyor. Long Term Suit paket kapsamında ise; Loft Sea View Suite özel fiyatlar ve 24 saat esnek iptal politikası ile mini mutfak, özel balkon, havuz veya bahçe konforu misafirlere sunuluyor.

The Bodrum EDITION Sosyal Mesafeye ve Hijyene Verdiği Önemi Arttırdı

Otelde en üst seviyede dikkat edilen sosyal mesafe ve temizlik protokolleri ile virüs riskini minimuma indirmeyi hedefleyen The Bodrum EDITION’da temizlik görevlileri Nano teknolojiye sahip sertifikalı anti bakteriyel Clean Seal temizlik ürünleri ve ULV makinaları kullanıyor. Odalar bir sonraki misafirlerine teslim edilmeden önce 24 saat bekleniyor. Otelde bütün çalışanlar aralarında en az bir metre olacak şekilde sosyal mesafeye uyuyor.

Maske ve tek kullanımlık eldivenlerle hizmet veren görevliler; odalardan, restoranlara, plajdan asansörlere kadar tüm ortak alanlarda hijyen önlemlerini arttırdı.

 

Turizmde yaraları yerli turist saracak!

Turizmde yaraları yerli turist saracak!

Türkiye’nin önde gelen turizm portalı Tatilsepeti’nin Genel Müdürü Koray Küçükyılmaz ve Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Karayal, dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını sonrası turizm sektörünün genel durumu ve sektörün önümüzdeki döneme ait beklentilerini açıklamak adına sektörde bir ilki gerçekleştirerek online basın toplantısı gerçekleştirdi. Basın toplantısında, Küçükyılmaz ilk çeyrekte yurt dışından gelen ziyaretçi sayısının geçen seneye göre %20,5 oranında azaldığını ve Mart ayında ziyaretçi sayısının %64,7 oranında gerilediğini belirtirken, Karayal koronavirüs salgını sonrası turizm sektörü ve tatil alışkanlıklarının değişimi hakkında açıklamalarda bulundu.

Tatilsepeti üzerinden gerçekleştirilen anket sonuçlarını da açıklayan Küçükyılmaz, ankete katılanların %60’ının salgın sonrası bu sene içinde seyahat etmek istediğini ve ankete katılanların büyük çoğunluğunun tatil için yurt içi seçenekleri değerlendirdiğini açıkladı.

Dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgınında, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de bu durumdan en çok etkilenen pazarların başında turizm sektörü yer alıyor. Türkiye’nin önde gelen turizm portalı Tatilsepeti’nin Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Karayal, Covid 19 salgını nedeniyle turizm sektöründe büyük kayıplar yaşandığını, havayolları, tur operatörleri, seyahat acenteleri, oteller ve benzeri bütün turizm bileşenlerinin bu durumdan olumsuz etkilendiğini belirtse de, iç pazarda geri dönüşün beklenenden hızlı olacağını söylüyor.

Tatil alışkanlıkları değişecek

Basından gelen soruları yanıtlayarak koronavirüs salgını sonrası tatil alışkanlıklarının da değişeceğini söyleyen Karayal, “Salgın, hayatta kalma, güven duyma ve tedbirli olma gibi insanların en temel duygularını değiştirmiş durumda. Her birey, farklı güvenlik algısına sahiptir; ancak çok önemli bir kitleyi önümüzdeki birkaç yıl etkileyecek sosyolojik ve psikolojik olgulardan bahsediyoruz. Bu olgular, her türlü satın alma ve tüketim alışkanlıklarına; dolayısıyla tatil yapma, seyahat etme alışkanlıklarına da etki edecek. Konaklama tesisleri ve havayolları kendi içlerinde birtakım önlemler almaya başladı.  Ancak, bu önlemleri misafirlerimize doğru şekilde anlatmak ve sunmak da çok önemli; burada biz seyahat acentalarına görev düşüyor” açıklamasında bulundu.

%60’lık bir kesim tatil planı yapıyor

Tatilsepeti Genel Müdürü Koray Küçükyılmaz, “TatilSepeti ailesi olarak, misafirlerimizin hem otellerden hem de biz seyahat acentalarından beklentilerini öğrenmek adına bir anket düzenledik. Bizden daha önce rezervasyon yaptıran misafirlerimiz ve sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip eden tatil severlerimize, hangi şartlar sağlanırsa gönül rahatlığı ile tatile gidebileceklerini sorduk. Anket sonuçlarına göre; misafirlerimizin %40’ı bu sene korona riski azaldıktan sonra dahi tatile gitmeyi düşünmüyor. %60’ı ise, belirli tedbirler alınması durumunda tatil planı yapacağını belirtiyor. Tesis genelinde sağlanan sosyal mesafe, doluluk oranı ve misafir çıkışlarından sonra odaların bir süre boş bırakılması gibi konular misafirlerimiz için ön planda yer alıyor” açıklamasında bulundu.

Turizm yaralarını yerli turist saracak

TatilSepeti’nin yaptığı anket sonucunda büyük bir kesim yurt dışı tatilini aklından silmiş durumdayken, yurt içi tatil planı yapmak isteyenlerin oranı %84. Ankete katılanların birden fazla tercih yapabildiği tatil seçeneklerinde %51’i otel ve resortları, %32’si butik otelleri, %28’i tatil köylerini, %28’i ev kiralamayı tercih ederken, tatile giderken kendi arabasıyla gitmeyi tercih edenler %67 oranında; uçak ya da otobüs kullanmayı tercih edenlerin oranı ise %30.

 

Tesislerin doluluk oranı tercihleri etkiliyor

Gönül rahatlığıyla tatile gitmek adına beklentilerin birinci öncelikleri arasında tesisin 50% doluluk ile misafir kabul etmesi, tesis ortak alanlarında sosyal mesafe kurallarına uyulması ve tesis odaların en az 24 saat boş bırakılmış olması konuları yer alıyor. İkinci öncelikler ise, tesisin sağlık raporu dahilinde misafir kabul etmesi ve tesislerde açık büfe yerine, kişiye özel yemek servisi yapılıyor olması maddeleri sıralanıyor.

“Dünyayı etkisi altına alan COVID-19 salgınının getirdiği bu zorlu günler, elbette geride kalacak. Ancak pek çok bilim insanı ve sosyoloğun da belirttiği gibi; kriz sonrası pek çok şey değişecek ve belki de hiçbir eskisi gibi olmayacak. Beklentilerimizin, alışkanlıklarımızın ve dahası gündelik yaşantılarımızın bile büyük bir değişim sürecine girecek” diyen Küçükyılmaz, bu süreci birlikte ve birbirimizi anlayarak atlatmaya davet ediyor.

 

Grand Hyatt İstanbul’da hijyen kuralları

Grand Hyatt İstanbul’da hijyen kuralları

Grand Hyatt İstanbul, her zaman en önemli önceliği olan güvenlik ve sağlık konularında misafirlerine ve iş arkadaşlarına önem ve değer verme taahhüdü doğrultusunda, Hyatt Care & Cleanliness Commitment programına başladı. Temelinde misafire bu özel zamanda ihtiyaçlarını anlama ve karşılamanın yer aldığı Hyatt Care & Cleanliness programının dünya çapında 900’den fazla Hyatt otelinde uygulanmaya başladı.

Global Biorisk Danışma Konseyi (GBAC) tarafından dünyadaki tüm otellerde uygulanmaya başlanan GBAC STAR™ ile Grand Hyatt İstanbul’da temizlik en üst düzeyde sağlanacak. Odalar, lobi, SPA, havuz, restoran, açık-kapalı genel alanlar ve personel alanlarına kadar bütün noktaları kontrol altında tutacak uygulamayla misafirler, kendilerini her zamankinden daha güvende ve sağlıklı hissedecekler.

Hyatt Care & Cleanliness programı, Hijyen Müdürünün de dahil olduğu tıbbi uzmanlar ve sektör profesyonellerinden oluşan bir çalışma grubu önderliğinde yürütülecek.

Korona günlerinde haber kaynağı konvansiyonel medya oldu

Korona günlerinde haber kaynağı konvansiyonel medya oldu

Dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan Koronavirüs salgını, insanların hayatını ciddi oranda etkileyip değişmesine neden olduğunu hepimiz şahitlik ediyoruz. Ipsos araştırma şirketi dünyada ve ülkemizde bu sürecin nabzını her yönüyle izlemeye devamö ediyor. Yapılan son çalışmada küresel alanda neredeyse 2,6 milyar insan sosyal izolasyonla evlerine kapanması,  salgın etkileri sürdükçe virüsle ilgili bilgi sahibi olma isteği çok önemli ihtiyaç haline geldiği çok net görülüyor. Toplumda en büyük bilgi kaynağı konvansiyonel medya olarak herkesin ulaşabildiği alan oldu… Haberlerin herkes tarafından en kolay erişildiği alan halen televizyondaki haber programları (%86) oldu. Ardından; her 10 kişiden 5’i internet haber siteleri/gazeteler, 4’ü ise Facebook ve Twitter gibi sosyal medya üzerinden haber alıyor. Televizyondaki tartışma programları da benzer büyüklükte bir kitle tarafından takip ediliyor.

 

Diğer bir gündem konusu da; vatandaşların neredeyse tamamına yakını hem kendilerinin hem de yakın çevrelerinin salgın konusunda yeteri kadar önlem aldığını düşünürken, diğer vatandaşlara karşın eleştirel bir bakış açısı söz konusu… Türkiye de önlemler alınmaya devam ediyor. Yetkililer zorunlu olmadıkça ‘sokağa çıkmayın’ uyarısı yapıyor. Doktorlar; sokağa çıkmak zorunda olanlara eldiven takma, kolonya bulundurma ve kalabalık yerlerden uzak durma tavsiyesinde bulunuyor. Ancak buna rağmen istenilen tutum tam olarak sağlanamadığından vatandaşların sadece üçte biri diğer vatandaşların da salgın karşısında yeterli önlem aldığını düşünüyor.

Salgın günlük yaşamdaki alışkanlıkları da değişime uğratıyor. Bireyler, karantina, sokağa çıkma yasakları ve hijyen endişesiyle evde daha sık yemek yapıyor. Salgının hayatımıza getirdiği yeniliklerden birisi ise evde ekmek yapmak. Evde ilk kez ekmek yapan veya yapma sıklığını arttıranların oranı oldukça yüksek (%50).

Uygulamalar üzerinden yakın çevreyle görüntülü görüşmek de oldukça yaygınlaşmış. Teknoloji, aile ve arkadaşlarla yüzyüze görüşememenin verdiği sıkıntıları bir nebze de olsa azaltıyor.

 

Titanic Hotels Group Hijyen Manifestosunu açıkladı

Titanic Hotels Group Hijyen Manifestosunu açıkladı

Titanic Hotels Group, COVID-19 Pandemisi ve daha sonra oluşabilecek diğer salgın riskleri nedeni ile yeni bir derinlemesine temizlik ve dezenfeksiyon prosedürünü devreye aldığını duyurdu. Aldığı tüm hijyen ve temizlik önlemlerini “Safe Touch – Hijyen Manifestosu” adı altında açıkladı.

Yaşanan pandemi sürecinin hemen başında oluşturduğu “Merkezi Pandemi İzleme Kurulu” ile gündemi ve gelişmeleri devamlı takip eden Titanic Hotels Group, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Konaklama Sektörü ile ilgili yayınları ve T.C. Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun açıklamaları ve tavsiye kararları ile yüzlerce detaydan oluşturulan yeni hijyen prosedürünün bir özeti olan “Safe Touch – Hijyen Manifestosu” nu hazırladı. Tüm mevcut sağlık ve güvenlik süreçlerini kapsamlı bir şekilde gözden geçiren Titanic Hotels Group, misafirlerinin check-in’den check-out’a kadar güvenliğini ve içlerinin rahat etmesini sağlamak amacıyla uzmanlardan oluşan bir ekiple çalıştı.

 

Hazırlanan temizlik ve hijyen protokolleri, Titanic Hotels Group’un Türkiye ve Almanya’da işletmekte olduğu tüm otellerinde uygulanarak “Safe Touch” damgasıyla temizlik, dezenfeksiyon ve hijyen garantisi sunuyor.

 

Safe Touch – Hijyen Manifestosu çerçevesinde; tüm girişlerde dezenfektan üniteleri, kişisel koruyucu ekipman, temizlik ve dezenfeksiyon sıklığının artırılması ve kaydedilmesi, toplantı ve etkinlik mekanları dahil otellerin her alanında sosyal mesafe uygulanması, hastalık kontrol ve korunma merkezleri, T.C. Sağlık Bakanlığı veya Dünya Sağlık Örgütü tavsiyeleri ve sağlık yönlendirmeleri, gıda güvenliği standartlarının vurgulanması, çalışanlara kapsamlı eğitimler verilmesi olarak sıralanabilir. Titanic Hotels Group’un geliştirilmiş temizlik ve dezenfeksiyon standartları, global hijyen çözümleri sunan Diversey şirketi iş birliği ile geliştirildi, sınıfının en iyisi temizlik ve hijyen çözümleri ile harmanlayarak ve güçlendirilmiş protokoller ve sağlık hizmetine yönelik patentli teknolojiler ile pekiştirildi.

 

Misafirlerimizin sağlığı ve konforu bizim için önemli diyerek açıklama yapan Titanic Hotels Group Genel Direktörü Gökhan Özbatır “Otellerimizin bulunduğu Türkiye ve Almanya’da, dünya çapında yaşanan Covid-19 pandemisi nedeni ile oluşan olağanüstü durumdan, hızlı şekilde normalleşme sürecine geçildiği görülüyor. Her iki ülkenin de sağlık sistemlerinin bu tür durumlar için son derece hazırlıklı ve çok yeterli olması önemli bir etken. Tüm otellerimizin bulunduğu lokasyonlar merkezi ve tam teşekküllü sağlık kurumlarına ulaşımları çok kolay. Resort Otellerimizde dünyaca ünlü MEMORIAL Sağlık Grubu ile iş birliği yapıyoruz ve bu otellerimizde doktor hizmetimiz bulunuyor. Olası vaka durumlarında eylem planlarımız hazır.” dedi.

 

Özbatır; “Misafirlerimiz ve çalışanlarımız için temiz ve güvenli bir ortam sunma taahhüdüyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tüm bunlara ilave olarak Türkiye Cumhuriyeti yetkili otoriteleri tarafından belli kriterler kapsamında oluşturulmasına karar verilen ve dünyada bir ilk olacak ve Turizm işletmelerine uluslararası kabul görmüş firmalar tarafından verilecek salgınlarla ilgili Hijyen Sertifikasyon programına desteklerimiz de sürmektedir” diyerek sözlerini sürdürdü.

 

Misafir&Misafir, Misafir&Çalışan ve Çalışan&Çalışan ilişkilerinin son derece önemli olduğunun altını çizen Titanic Oteller Grubu, bu bilinç ile en hijyenik ve güvenli şekilde misafirlerini yeni hikayelerde buluşmaya davet etti.