SunExpress’de  uçuşlara başlıyor

SunExpress’de  uçuşlara başlıyor

Covid-19 salgınının yayılımını önlemek amacıyla getirilen kısıtlamalar kapsamında tüm yurt içi ve yurt dışı seferlerini askıya alan SunExpress, misafirlerinin ve uçuş ekiplerinin sağlıklı ve emniyetli seyahati için gerekli tüm tedbirleri alarak 1 Haziran’da iç hat uçuşlarına kademeli olarak başlıyor.

Antalya ve İzmir’i hem iç hem de dış hatlarda en fazla noktaya bağlayan havayolu SunExpress’in 1 Haziran itibarıyla merkezleri Antalya ve İzmir’den sunacağı ve önümüzdeki günlerde kademeli olarak güncelleyeceği iç hat uçuş planı şu şekilde:

SunExpress, yeniden başlayan iç hat uçuşları çerçevesinde ana merkezi Antalya’dan Adana’ya haftada 5, Diyarbakır’a haftada 4, Gaziantep, Trabzon ve Van’a haftada 2, Samsun ve Kayseri’ye haftada 1 kez uçuş sunacak.

Aktarma merkezi İzmir ile merkezi Antalya arasında günde 2 sefer düzenleyecek olan SunExpress’in İzmir’den, Antalya dışında toplamda 11 Anadolu kentine düzenleyeceği seferler ise şu şekilde: Diyarbakır’a haftanın her günü, Adana’ya ve Gaziantep’e haftada 4, Trabzon ve Kayseri’ye haftada 3, Erzurum, Samsun ve Van’a haftada 2, Kars, Konya ve Malatya’ya haftada 1 kez. Havayolu, hem İzmir’den hem de Antalya’dan düzenlediği sefer sayısını kademeli olarak artıracak.

Teksüt, 1 Haziran Dünya Süt Günü’nü kutluyor

Teksüt, 1 Haziran Dünya Süt Günü’nü kutluyor!

Teksüt, 1 Haziran Dünya Süt Günü’nü kutlarken, “sağlıklı toplumun yolu süt ve süt ürünü tüketmekten geçer” vurgusu yaptı. Güvenilir beslenme için tüketicileri ambalajlı ve markalı süt ürünleri tercih etmeye çağıran Teksüt, salgın günlerinde ambalajlı ürünün kıymetinin daha iyi anlaşıldığını paylaştı.

Teksüt Satış ve Pazarlama Direktörü Murat Keleş, fiziksel ve zihinsel olarak sağlıklı bir toplum olmanın yolunun, düzenli ve dengeli olarak süt ve süt ürünü tüketmekten geçtiğini söyledi. Keleş, sütün başta protein ve kalsiyum olmak üzere içerdiği diğer mineral ve vitaminlerle en besleyici gıdaların başında geldiğini dile getirdi.

Süt, düşündüğünüzden daha hassas

“Süt, son derece hassas ele alınması gereken bir besin maddesi” diyen Murat Keleş, “Süt, oksijenle temas ettiği andan itibarın mikroorganizmalar da hızla üremeye başlıyor. Bu nedenle süt ürünlerinin modern ve bilimsel yöntemlerle işlenmesi, muhafaza edilmesi ve tüketiciye doğru şekilde ulaştırılması kilit önem taşıyor. Türkiye’nin ambalajlı ve markalı süt kuruluşları, ürünlerini sütün sağılmasından tüketiciye gelinceye kadarki tüm aşamalarında yüzlerce denetimden geçerek son kullanıcıya ulaştırıyor” bilgisini paylaştı.

Salgın günlerinde ambalajlı peynirin kıymeti daha iyi anlaşıldı

Teksüt Satış ve Pazarlama Direktörü, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Koronavirüs nedeniyle hijyen hassasiyetinin artmasıyla tüketici nezdinde ambalajlı süt ve süt ürünlerinin kıymetinin daha iyi anlaşıldığını gözlemliyoruz. Çalıştığımız perakende noktalarından bize ulaşan bilgilere göre, tüketiciler açık ürünler yerine ambalajlı ve özellikle de markalı süt ve süt ürünlerine yönelim gösteriyor. Salgın dönemi, olması gerekeni hızlandırmış gibi görünüyor.”

Süt ve peyniri ambalajlı tercih edin

Ancak Türkiye’de üretilen sütün sadece %48’inin süt sanayii tarafından işlendiğini hatırlatan Teksüt Satış ve Pazarlama Direktörü, Dünya Süt Günü vesilesiyle sağlıklı ve güvenli beslenme için anneleri, babaları, çocukları ve tüm süt sevenleri daha güçlü bir yönelimle; üreticisi, ismi ve adresi belli, markalı ve ambalajlı süt ve süt ürünleri tercih etmeye çağırdı.

Uçuşlar başlıyor

Uçuşlar başlıyor

THY 1 Haziran’da İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir ve Trabzon seferlerine yeniden başlıyor.

Türk Hava Yolları’nın 5 ile seferleri yeniden başlıyor. 1 Haziran’da İstanbul, Ankara, Antalya, İzmir ve Trabzon uçuşları yeniden başlayacak.

Koronavirüs nedeniyle uçuşlarını askıya alan Türk Hava Yolları (THY) seyahat kısıtlamasının kaldırılmasının ardından ilk uçuşunu 1 Haziran Pazartesi günü saat 10.00’da İstanbul’dan Ankara’ya yapacak.

Konuyla ilgili olarak resmi twitter adresinden bir açıklama yapan Türk Hava Yolları (THY) Basın Müşaviri Yahya Üstün, “Bu kadar hasret yeter! 1 Haziran itibariyle yeniden ait olduğumuz yerde gökyüzünde olacağız” dedi.

İstanbul Havalimanı’ndan Ankara’ya yapılacak ilk uçuşun da detayı belli oldu. THY kaynaklarından edinilen bilgiye göre ilk uçuşa Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu’nun da katılacağı öğrenildi. İlk uçuşunu yapacak uçak saat 10.00’da İstanbul Havalimanı’ndan kalkış yapması planlanıyor.

Domino’s dan evlerden sonra şimdi de araca teslimat 

Domino’s dan evlerden sonra şimdi de araca teslimat

Domino’s, evlere serviste müşterilerin sağlık ve güvenle lezzetlerine ulaşabilmesi için hayata geçirdiği Temassız Teslimat hizmetinde yepyeni bir dönem başlattı. Artık Domino’s’un enfes lezzetlerine dışarıda, arabanızın içindeyken de kolayca ulaşabileceksiniz. “Araca Temassız Teslimat” da Temassız Teslimat hizmetinde olduğu gibi, Domino’s’un online ödeme kolaylığı ve sıfır temas güvencesiyle hayata geçiyor.

İster online ister POS’la ödeme

Araca Temassız Teslimat seçeneğini tercih eden lezzet severler, ister Domino’s’un dijital kanalları üzerinden isterlerse şubeyi telefonla arayarak sipariş verebiliyorlar. Sipariş ve ödeme işlemi ayrıca dijital kanallardan da gerçekleştirilebiliyor. Siparişi hangi yolla verirseniz verin, Araca Temassız Teslimat’tan yararlanmak için araba içinde olduğunuzu, aracınızın plakası, rengi ve modelini belirtmeniz ve şubeye ulaştığınızda bilgisini vermeniz yeterli oluyor. Dijital kanallardan verilen siparişlerde, siparişin not kısmına bu bilgilerin yazılması gerekiyor.

“Araca Temassız Teslimat” ile verilen siparişler hazır olduğunda, sosyal mesafeyi korumak üzere Domino’s Lezzet Elçileri sipariş edilen lezzetleri müşterinin arabasının üzerine bırakıyor. Eğer ödeme online yapılmadıysa, Domino’s bunun için de bir çözüm geliştirerek arabanın üzerine tek kullanımlık bir kağıt tabak bırakıyor. Kullanıcılar ödemeyi tabağa bırakarak ya da POS cihazıyla ödeme yaparak sağlık, güven ve afiyetle Domino’s lezzetlerinin tadını çıkarıyor.

Koronavirüsün Dünyada Kontrol Altına Alınması 6 Aydan Daha Fazla Zaman Alacak

Koronavirüsün Dünyada Kontrol Altına Alınması 6 Aydan Daha Fazla Zaman Alacak !!!

Türkiye’de Koronavirüs vakasının ilk kez tespit edilmesini takiben vatandaşların bu konuya ilişkin farkındalık düzeylerini, endişelerini, değişen davranışlarını ortaya koymak ve hükümetin bu konudaki politika ve uygulamalarının kamuoyundaki yansımalarını düzenli olarak takip etmek üzere gerçekleştirdiğimiz bu çalışmamızda; vatandaşların salgının dünyada ve Türkiye’de ne zaman sona ereceğine dair beklentileri birbiriyle örtüşüyor. Genel beklenti virüsün 6 aydan fazla bir süre içinde kontrol altına alınabileceği yönünde… Önümüzdeki birkaç ay içerisinde salgının sona ereceğini düşünenlerde Türkiye için kısmen daha iyimser bir tablo söz konusu (Dünyada: %21; Türkiye’de %29) .Toplumun yaklaşık üçte birinin ülkemizde salgının birkaç ay içinde biteceğine dair beklentisi bulunuyor.

Salgının bireylere günlük hayatta fiziksel ve duygusal zorluklar yaşattığı aşikar. Öte yandan bireylerin daha manevi değerleri sahiplenmesine de yol açtığını görüyoruz. Her 4 bireyden 3’ü salgın nedeniyle anne, baba ve kardeşinin kendisi için daha değerli hale geldiğini beyan ediyor.

Araştırma kapsamında bireylere toplu taşımayı ilk kez ne zaman kullanmaya ve kuaföre/berbere ilk kez ne zaman gitmeye başlayabilecekleri soruldu. Toplumda bu konuda bir görüş birliği olmadığı gözüküyor. Halihazırda  kuaföre/berbere gittiğini belirtenlerin oranı %11, bu oran toplu taşıma kullanma konusunda %14 seviyesinde.

Mayıs ve Haziran aylarında kuaföre/berbere gitmeyi planlayanların oranı %32 iken, bu oran toplu taşıma için %19’a düşüyor. Genel olarak kuaföre/berbere gitmenin, toplu taşıma kullanmaktan daha az çekince yarattığını söyleyebiliriz.

Diğer yandan, her iki faaliyet için de yıl sonunu hatta gelecek seneyi bekleyeceğini belirten bir kesim de var (sırasıyla toplam %17; %23).

Ipsos Türkiye CEO’su verilere ilişkin yaptığı değerlendirmede şöyle konuştu; “ Bilinçli bir şekilde direnmeyi sürdürüyoruz, bu sorunun çok kısa bir zamanda çözülmeyeceğinin farkındayız, toplumun önemli bir kısmı bu sürecin en az 6 ay daha devam edeceğini tahmin ediyor. Önümüzdeki aylarda normalleşme arttıkça yaşamımızın normal parçalarına geri dönmeye başlayacağız ancak henüz hala endişelerimiz çok taze. Her on kişiden dokuzu kalabalık ortamlarda bulunmaktan endişe ediyor, öyle ki hemen hemen her üç kişiden biri bu sene sonuna kadar toplu taşıma kullanmamayı düşünüyor. Vatandaşların %30’una yakını bu sene sonundan önce kuaföre gitmeyi düşünmüyor. Toplumumuzda insanlar arası iletişimin olmazsa olmaz parçaları olan tokalaşma, sarılma, öpüşme gibi eylemlere de halen büyük endişe ile yaklaşıyoruz, hatta hiç yaklaşmak istemiyoruz denebilir.

Salgın ile mücadelede bayrağı sağlık çalışanları taşıyor elbette ancak hepimiz bu süreçte çeşitli fedakarlıklar yapıyoruz. Bu fedakarlıkların en başında da sevdiklerimizden uzak kalmaya razı gelmek var, ailelerimize, dostlarımıza özlemimiz çok yüksek. Salgın süreci manevi değerlerin farkına daha fazla varmamıza neden oldu, mesela özgürlüğümüzün, mesela anne, baba ve kardeşlerimizin değerini daha fazla anladık. Öte yandan her on kişiden dördü için lüks eşyalara sahip olmak artık daha önemsiz.

Bayrama girerken ruh halimizi özetleyecek olursak, mal mülk yerine sevdiklerimizi ve özgürlüğümüzü istiyoruz, virüs ile savaşın devam edeceğinin bilincindeyiz ve henüz gardımızı indirmeye hazır değiliz”…

 

Google’de en çok ne arandı

Google’de en çok ne arandı

Dünya koronavirüsün etkilerine uyum sağlamaya çalışırken, tüketici ihtiyaçları ve davranışları da sürekli değişiyor. Google Arama Trendleri raporuna göre, geçtiğimiz iki haftada Türkiye’de “ne zaman açılacak”, Almanya’da “spor salonları ne zaman açılacak”, İspanya’da “açık dişçiler” İtalya’da ise “açılan kuaförler”  kelimeleri çok aratılanlar arasındaydı.

İngilizler ailelerini düşündü, Polonyalılar anaokullarını merak etti

Kısıtlamaların kapsamı koronavirüsün mevcut durumuyla ilişkili olarak her ülkede farklılık gösteriyor. Örneğin, mağazalar ve okullar Almanya’da ve Hollanda’da yeniden açılırken İngiltere’de bu konuyla ilgili hâlâ belirsizlik hâkim. Google Arama Trendleri raporuna göre, geçtiğimiz iki haftada tüketiciler Türkiye’de “ne zaman açılacak”, İngiltere’de “ailemi ne zaman görebilirim”, Almanya’da “spor salonları ne zaman açılacak”, İspanya’da “açık dişçiler”, Polonya’da “açık anaokulları”, İtalya’da ise “açılan kuaförler” kelimelerini arattı. Türkiye’de aynı zamanda “üniversite sınavı”, “kapıda ödeme” ve “sipariş takip” aramaları artış gösterdi.

Türkiye’de D Vitamini, ateş ölçer ve Ramazan Bayramı arandı

Koronavirüs ile ilgili umut verici gelişmeler olsa da bir yandan belirsizliğin devam etmesi insanları zihinsel ve fiziksel sağlıklarını korumaya odaklanmaya yönlendiriyor. Trendlerden elde edilen veriler, Rusya’da “zihin sağlığı”, Danimarka’da “vücut kitle endeksi”, İspanya’da “online spor”, Polonya’da “dash diyeti” ve Türkiye’de ise “D Vitamini”, “ateş ölçer” ve “Ramazan Bayramı” aramalarının artışta olduğunu gösteriyor.

Yeni normal: YouTube ile gitar çalmayı öğrenmek

Zamanlarının çoğunu evde geçiren insanlar, online eğitim videolarını daha fazla izlemeye başladı. Global YouTube verileri, “dil öğrenimi” ile ilgili derslerin izlenme süresinin geçen yıla göre yüzde 500’ün üzerinde arttığını gösteriyor. Veriler, başlığında “yeni başlayanlar için” veya “adım adım” geçen YouTube videolarının yüzde 65’in üzerinde, başlığında “evde” kelimesi geçen “nasıl yapılır” videolarını yüzde 50’nin üzerinde ve “gitar videoları” ile ilgili eğitici içeriklerin izlenme süresinin ise yüzde 40’ın üzerinde arttığına işaret ediyor.

Eski sevgilinizi sosyal medyada takip ediyor musunuz?

Eski sevgilinizi sosyal medyada takip ediyor musunuz?

Eski sevgililer ilişkilerin en hassas konusu. Ayrıldıktan sonra eski sevgilinizi sosyal medyada takip eder misiniz? Dünya çapında milyonlarca üyesi olan tanışma uygulaması OkCupid araştırmasına göre insanların yüzde 63’ü için bu bir sorun değil. Sosyal medyada takip etmediğimiz şeyler eski sevgililer değil, canlı yayınlar ve yemek paylaşanlar.

Eski sevgili kelimesi bir ilişki için bazen en büyük kavga, hatta ayrılık erinden biri olabiliyor. Kimse sevgilisinin eski sevgililerinden bahsetmesinden hoşlanmıyor. Belki bir tehdit olarak algılıyor ve kıskanıyor. Belki de geçmişi geçmişte bırakmadığı için partnerine kızıyor. Sevgililerimizin eski sevgilileri bizim için bir sorun olabilir ama söz konusu bizim eski sevgililerimiz olduğunda durum değişiyor. Kullanıcılarını uygulama üzerinde sorulan sorulara verilen cevaplara göre insanların büyük çoğunluğu ayrıldıktan sonra da eski sevgilileriyle iletişimde kalıyor gibi görünüyor.

Çoğu kişi için sorun değil

Siz eski sevgililerinizi takip ediyor musun? Ya da sevgilinizin eski sevgilisiyle takipleşmesi sizin için önemli mi? Uygulama içinde kullanıcıların karşısına çıkardığı sorularla buna bir açıklık getirmiş. Pek çok konuda ayrışan kadınlar ve erkekler bu konuda birleşmiş gibi görünüyor. Türkiye’deki kadınların yüzde 63’ü, erkeklerin yüzde 62’si ayrılsalar da sosyal medyadan iletişimde kaldıklarını söylüyorlar. Yani eski sevgililer ilişki içinde kimi zaman kıskançlık sebebi olsalar da söz konusu bizim eski sevgilimiz olduğunda iletişimde kalmakta bir sorun görmüyoruz.

İlk yaptığımız şey takipleşmek

Birini sosyal medyada takip etmek artık ismini öğrendikten sonra yaptığımız ilk şeyler içinde geliyor. “Hoşlandığınız birini sosyal medyada ne zaman takip etmeye başlarsınız?” sorusuna Türkiye’deki kadın ve erkeklerin yüzde 47’si “sevgili olmadan önce” cevabını veriyorlar. yüzde 35’lik dilimse birkaç buluşmadan hemen sonra takip ettiğini söylüyor. Yani sosyal medyada takipleşmek çoğumuz için bir refleks. Ancak bir sosyal medyaya profili, olmazsa olmazlar arasında değil. Takip etsek de hoşlandığımız kişinin sosyal medya profili bizim için o kadar da önemli görünmüyor. “Sosyal medyası olmayan biriyle çıkar mısın?” sorusuna erkeklerin yüzde 87’si, kadınların yüzde 78’i, “Evet, benim için önemi yok” cevabını vermiş. Stalklamak ya da stalklamamak işte bütün mesele bu…

Asıl itici olan yemek ve canlı yayın

Sosyal medya hesabına sahip olmamak çoğunluk için kırmızı çizgi değil. Özellikle de pandemi döneminde yükselişe geçeceği düşünülen sosyal medya uygulamaları sanıldığı gibi listede en üst sırada görünmüyorlar. Araştırmaya göre karantina döneminde en çok tükettiğimiz uygulama Netflix (yüzde 40). Anlaşılan karantina stalklamaktan ziyade bir şey izlemeyi seviyoruz. İkinci sırada yüzde 33’le Instagram geliyor. Üçüncü sırada da yüzde 20’yle anlık mesaj uygulamaları… Türkiye’deki kadın ve erkeklerin asıl kırmızı çizgileri yemek fotoğrafları ve canlı yayınlar! Erkeklerin yüzde 94’üne, kadınların da yüzde 86’sına paylaşılan yemek fotoğrafları itici geliyor. Sokağa çıkma sınırlamaları boyunca neredeyse herkes tarafından akşamları açılan canlı yayınları da insanların sadece yüzde 16’sı beğeniyor.

 

Bal standardı değişti!

Bal standardı değişti!
Tüketici artık balın ham bal ya da işlenmiş yani ısıtılmış bal olup olmadığını bilecek…
Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği Bal Tebliği 2020/7, 31044 sayılı Resmî Gazete’de yayınlandı…
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği, akademisyenler, sektörel dernek temsilcileri ve Tarım ve orman bakanlığı temsilcilerinden oluşan Türk Gıda Kodeksi Bal Komisyonunun 3 yıldır üzerinde çalıştığı yeni bal tebliği yayınladı…
Tebliğde önemli değişiklikler var….
Bunlardan en önemlisi balın kristalleşmesinin (halk arasında balın katılaşması, donması olarak bilinir) doğal olduğu ibaresinin tebliğe girmesidir. Konu hakkında açıklamalarda bulunan Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Ziya Şahin “Bal, elde edildiği bitki kaynağına göre zamanla kristalleşebilir. Bu konu halk arasında yanlış anlaşılıyordu. Bal katılaştığı zaman şeker ilave edilmiş tağşiş edilmiş bal olarak algılanıyordu. Bu nedenle arıcılarımız ballarını tüketiciler ile buluşturmakta zorlanıyordu. Kristalleşmiş balları şeker ilave edilmiş bal zanneden vatandaşlar bu ürünleri satın almadıkları için marketler bu ürünleri üreticilere iade ediyorlardı. Bu iadeler sebebi ile arıcılar zarar ediyorlardı ve ballarını gerçek değerinin altında bal paketleme firmalarına satmak zorunda bırakılıyorlardı. Bal paketleme firmalarının birçoğu balları aşırı ısıtarak (70-80 °C, 15-30 dk) ve ayrıca içindeki besin değerini sağlayan polenleri filtre ederek rafa gönderiyorlar. Burada da amaç balın kristalleşmesini önlemek ve balların uzun süre raflarda sıvı, berrak kalmasını sağlamak. Ama bu işlemler balın besin değerini azaltıyor. Tüketici bunları bilmiyor rafta gördüğü bütün balları aynı işlemlerden geçmiş doğal bal zannediyor. Halbuki gerçek öyle değil. Tebliğe balın kristalleşmesinin doğal bir olay olduğu ve ayrıca ham bal tanımı girdiği için artık tüketiciler bu ayrımı yapabilecek. Ham bal ısıl işlem görmemiş ve içerisindeki polenler tutulacak şekilde filtre edilmemiş baldır. Sadece içerisindeki gözle görülebilen yabancı maddeler süzülür ve kavanozlanır. Böylece kovandan gelen besin değeri korunarak bal tüketicilere ulaştırılır. Ham bal besin değeri açısından en değerli baldır. Aslında balın doğru tüketimi bu şekilde olmalıdır. Ham bal yüksek sıcaklıkta ısıl işlem görmediği için doğal olarak kristalleşir yani donar. Ama balın bu hali ile tüketilmesinde hiçbir sakınca yoktur. Balın asıl şifasından yararlanabilmek için bal ham haliyle tüketilmelidir.” dedi.

Tüketicinin Doğru Bilgilendirilmesinde Gerekliydi
Uluslararası Arı Ürünleri Standartları (ISO) Komisyonu Üyesi Gıda Yüksek Mühendisi Aslı Elif Tanuğur Samancı tebliğdeki revizyonlarla ilgili şunları söyledi: “Tebliğde gerek balın tanımına ve özelliklerine ilişkin gerekse bala uygulanan işlemlere ilişkin yapılan revizyonlar hem tüketiciyi hem de üreticiyi korumak adına çok önemlidir. Tebliğ yeni hali ile oldukça kapsamlı ve detaylıdır. ISO komisyonunda şu an dünya bal standardının oluşturulması çalışmaları devam ediyor. Dünyanın 2. Arıcılık ülkesi olan ülkemiz hazırlamış olduğu bu standart ile dünyaya örnek olacaktır. Özellikle de ülkemize has son derece değerli bir bal çeşidimiz olan çam balının doğru tanımlaması yapılmıştır. Çam balı antibakteriyel, antifungal, antioksidan özellikleri ile dünyada ayrışan, üst kalite bir bal çeşididir. İhracat potansiyeli olan bu değerli bal çeşidimizi, ülkemizde ve dünyada yeteri kadar tanıtamamaktayız. Tebliğin yeni halindeki doğru tanımlamalar ile çam balının dünyada tanıtımına da katkı sağlanacaktır. Ayrıca bitki ismi ile satılan ballarda zorunlu hale getirilen polen analizi ve ayrıca maltoz şekeri analizi ile de balda sahteciliğin önüne geçme noktasında önemli bir adım atılmıştır. Özellikle ham bal tanımının tebliğe girmesi tüketicinin doğru bilgilendirilmesi anlamında son derece gerekli idi. Balların aşırı ısıtılarak kristalleşmesinin engellendiğini tüketici bilmiyordu. Bu konuda tüketici yanıltılıyordu. Ama artık etiketinde “Ham bal” ifadesini gördüğü zaman, tüketici bu balların ısıtılmamış ve kovandan geldiği hali ile besin değeri korunmuş bal olduğunu bilecek. Tercihini bu doğrultuda yapabilecek” dedi.

Turkish Cargo İzmir’den seferlerine başladı

Turkish Cargo İzmir’den seferlerine başladı

En iyi 25 hava kargo taşıyıcısı arasında en yüksek büyüme oranını yakalayan Türk Hava Yolları’nın (THY) kargo markası Turkish Cargo, her gün bir uçak olacak şekilde İzmir’e sefer planlıyor.

Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin düzenlediği video konferansta Turkish Cargo Genel Müdür Yardımcısı Turhan Özen, Kargo Satış Başkan Yardımcısı Ahmet Kaya, Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Adana illeri Kargo Müdürleri yaş meyve sebze ihracatçılarının havayolu kargo ilgili sorularını yanıtladı, pandemi sürecini değerlendirdi.

Yaş meyve ve sebze koronavirüs sebebiyle getirilen seyahat kısıtlaması yolcu uçaklarının trafiğini düşürürken, kargo uçakları tarafında ise yoğunluğu beraberinde getirdi. Kargo uçaklarının yanı sıra THY’nin yolcu filosunda bulunan uçaklarla da kargo taşınıyor. Dünyanın en büyük altıncı hava kargo taşıma kapasitesine sahip olan Turkish Cargo ile raf ömrü az olan katma değerli ürünlerimizi birçok ülkeye hızlı bir şekilde gönderiliyor.

Baklava siparişleri rekor kırdı

Baklava siparişleri rekor kırdı

Ramazan Bayram ile  hazır baklava ve böreğe ilgi arttı. Salgın nedeniyle eve servislerde yoğunluk yaşanırken bu yıl da yurt dışından en çok sipariş Ortadoğu ülkelerinden geldi. İkinci sırada ise Yunanistan yer alıyor.

Bayramın vazgeçilmez lezzeti baklavada sipariş yoğunluğu yaşanıyor. Bu yıl koronavirüs salgını nedeniyle bayramda misafir ağırlanamamasına karşın, hediye gönderimi ve ev tüketimi için taleplerin arttığı belirtiliyor. Türkiye ile özdeşleşen baklavaya yurt içinin yanı sıra dünyanın birçok bölgesinden de talep geliyor. Listenin ilk sırasında bu yıl da Ortadoğu ülkeleri yer alırken, baklava tartışmalarının yaşandığı Yunanistan ikinci, gurbetçilerin yoğunlukta olduğu Hollanda ve Almanya ise üçüncülüğü paylaştı.