Happy Moon’s’dan yeni lezzet markası BOB’S KITCHEN

Happy Moon’s’dan yeni lezzet markası BOB’S KITCHEN

 

Türkiye’de büyük porsiyonları, uygun fiyata, konforlu ortamlarda sunmayı ve lüksü erişilebilir hale dönüştürmeyi ilke edinen Happy Moon’s,  lezzet severleri dünya mutfağından seçenekler ile buluşturacak ve food courtlarda servis verecek yeni markası

İlk şubesi ZORLU AVM  food court katında açılan BOB’S KITCHEN,  yemek yerken hem doyuruculuk  hem de uygun fiyata lezzet arayanlara Dünya mutfağından seçeneklerle hazırlanan menüsü ile cevap verecek. Food Courtlarda porselen tabaklar ile zengin menüsünü servis verecek olan BOB’S KITCHEN her gün farklı yemek arayanların uğrak yeri olmaya aday.

Happy Moon’s Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aymutlu, “Happy Moon’s gerek üstün lezzetleri gerek hizmet kalitesi ile Türkiye’nin aranan markalarından biri konumundayken bu anlayışı food courtlara taşımaya karar verdik. Food courtlarda birçok yemek seçeneğini aynı anda sunan,  müşterilerin kendilerini restoranda hissedeceği şekilde porselen tabak ve metal çatal bıçak servisi ile servis veren ve ana ürün yanında verilen yan ürünler ile de doyuruculuğu uygun fiyat ile birleştiren bir marka kurmayı amaçladık. “ dedi.

İlk olarak Zorlu AVM’ de yolculuğuna başlayan markanın, Türkiye genelinde birçok AVM’ye açılarak büyümesi planlanıyor.

Happy Moon’s Grup olarak halen İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin, Bursa ve Antalya’da 25 mağazasıyla hizmet verdiklerini ve Happy Moon’s markasının konsepti gereği büyümesini daha organize, daha yavaş yaptıklarını ancak yeni konseptleri BOB’S KITCHEN ile çok daha hızlı şekilde büyümeyi hedeflediklerini dile getiren Happy Moon’s Grup Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aymutlu

 “Türkiye’de food courtları uzun süredir gözlemlemekteydim. Bu alanlarda restoran şeklinde servis vererek, birçok farklı mutfaktan lezzeti bir arada sunabilen marka konusunda bir eksiklik olduğunu, müşterilerin ise her gün aynı yemekleri tercih etmek yerine farklı alternatif arayışında olduğunu gördüm. Bu açığı kapatmak üzere neler yapabiliriz düşüncesiyle, uzun değerlendirme ve araştırma süreçleri sonunda yeni markamızı oluşturmaya karar verdik. Şimdilerde ise bu çalışmalarımızın meyvesi olarak ilk şubemizi Türkiye’nin sayılı avm’lerinden biri olan Zorlu AVM ‘de açmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Happy Moon’s ile edindiğimiz tecrübemizi, müşteri ihtiyaç ve beklentilerini iyi analiz ederek yeni markamıza yansıtmayı planlıyoruz. Bunun müşteri tarafına da bu şekilde yansımasını bekliyor ve istiyoruz.” diyerek markanın kuruluş amacını ifade etti.

BOB’S KITCHEN doğru hizmet anlayışı, uygun fiyatı, doyurucu menüleri ve zengin menü seçenekleri ile hızlı şekilde büyüme potansiyeline sahip ve bu büyümeyi hem şirket mağazaları açarak hem de franchise vererek gerçekleştirmesi planlanıyor.

Bu konuda da Happy Moon’s tecrübesini arkasına alan BOB’S KITCHEN yakında birçok noktada karşınıza çıkmayı amaçlıyor.

Hindistan kültürü İstanbul’da

Hindistan kültürü İstanbul’da…
Hindistan Büyükelçiliği, Hindistan’ın öncü sanat ve eğlence şirketlerinden Teamwork Arts, T.C. Dışişleri Bakanlığı ile T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliğinde, iki ülke arasındaki yakın işbirliğinden güç alan Boğaziçi’ndeki Hindistan – India by the Bosphorus Festivali Hindistan’ın kendine özgü sanatsal etkinlikleri ile başladı.

Mart ve Nisan aylarında İstanbul’un yanı sıra Ankara, Konya ve İzmirli sanatseverler ile buluşacak festival, zengin diyalog ve çok yönlü kültürel değişim için alan yaratarak, gösteri ve görsel sanatlardan, yemek ve popüler kültürün sergilendiği etkinliklerle iki ülke arasındaki ahengi ortaya koyacak. Türkiye’de ilk kez düzenlenen festival, izleyicilere Hindistan’ın renkli sanatsal ve kültürel kimliğinden keyifli bir kesit sunarken, iki ülke arasındaki işbirliklerini de teşvik etmeyi amaçlıyor.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’na eşlik eden dünyaca ünlü kemancı Dr L. Subramaniam ve ünlü şarkıcı Kavita Krishnamurti’nin yer aldığı konser ile Ankara’da başlayan festival, 15 Nisan tarihinden sonra İstanbul, Ankara, Konya ve İzmir’deki etkinliklerle devam edecek.


Dünyaca ünlü tasarımcı Tarun Tahiliani İstanbul’a geliyor

Hindistan’ın en ünlü tasarımcılarından Tarun Tahiliani’nin “Hint Modasının Geçmişi ve Rönesansı” başlıklı defilesi 15 Nisan tarihinde Esma Sultan Yalısı’nda düzenlenecek. Defile Hint modasının yıllar içindeki değişimini gözler önüne serecek.

Geleneksel müzikten blues ezgilerine kadar uzanan eklektik bir program
Festival kapsamında Blues & Soul Funk grubu Soulmate (17-19 Nisan) ve iki bin yıllık geçmişi bulunan geleneksel Odissi dansı gösterisi ile Nrityagram – Smarana (24-28 Nisan) da sahne alacak.
Çağdaş bir halk ozanı olan Harpreet ise Rumi ve Faiz gibi ünlü şairlerin şiirlerini Hint halk müziği ile birleştirecek (17-22 Nisan). 20 Nisan’da Konya Mevlana Kültür Merkezi’nde festivale özel bir kürasyonla sahneye çıkacak olan Harpreet, Gilles Chuyen’in Sufi dansıyla birlikte Rumi’nin şiirine ses verecek.

Mahatma Gandi’nin 150. yaş günü etkinliklerle kutlanacak
Mahatma Gandi’nin 150. yaş günü kutlamaları kapsamında Türkiye’ye gelecek olan ünlü kuklacı Dadi Pudumjee’nin Ishara Kukla Tiyatrosu Gandi’nin şiddetsiz ve şiddet-dışı direniş (Satyagraha) mesajlarını sözsüz bir performans ile izleyicilere anlatacak (18-21 Nisan) .
Ankara’daki Milli Kütüphane tanınmış basın fotoğrafçısı Kulwant Roy’un Mahatma Gandi’nin nadir arşiv fotoğraflarından oluşan koleksiyonuna ev sahipliği yapacak. “Gandhi @ 150” sergi 24-28 Nisan tarihleri arasında gezilebilir.
A.K. Chettiar tarafından Gandi hayattayken çekilen ilk belgesel olan ve hayatı hakkında mükemmel detaylara sahip görüntüler içeren “Mahatma Gandhi-20. Yüzyıl Peygamberi” filmi ise sergi boyunca yine Milli Kütüphane’de izlenebilecek.


Hint lezzetleri Ankara HiltonSA’da 

17-22 Nisan tarihleri arasında Ankaralıları ünlü Hintli ünlü şef Picu’nun ev sahipliğini yaptığı bir yemek festivali bekliyor. Şef Picu Ankara HiltonSA’da konuklarını, ülkenin zengin mutfak repertuarında enfes bir gastronomik seyahate çıkartacak.

Bollywood dansları, yoga ve Ayurveda workshoplar’ı meraklılarını bekliyor
Bollywood filmlerinin ünlü koreografı Gilles Chuyen, İstanbul ve Ankara’da düzenlenecek workshoplar’da Bollywood danslarının püf noktalarını öğretecek. Festivalin destekleyicilerinden Hindistan Tamamlayıcı ve Alternatif Terapiler Bakanlığı ile Hindistan Hükümeti festival boyunca yoga sanatı ve teknikleri ile Ayurveda antik bilim ve refahı üzerine atölye çalışmaları da yapacak.

Gülerrmak ana sponsorluğu ve Indorama Ventures, Çelebi, Polyplex ile Yüksel Proje ortak sponsorluğunda düzenlenen festivale, T.C. Dışişleri Bakanlığı ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere Türkiye’den pek çok kurum ve kuruluş da destek veriyor.

TGDF Genel Sekreteri İlknur Menlik: “Fuar teşvikleri gözden geçirilmeli”

TGDF Genel Sekreteri İlknur Menlik: “Fuar teşvikleri gözden geçirilmeli”

 

Eylül ayında düzenlenecek CNR Food Istanbul Fuarı’na ilişkin bilgiler veren TGDF Genel Sekreteri İlknur Menlik, yurt dışı fuarlara katılımı desteklemeye odaklı teşvik mekanizmasının yanlışlığına dikkat çekti. Menlik, “Teşvikleri gözden geçirelim, ülkemizin kaynaklarıyla yurt dışı fuarlar yerine gelin kendi fuarlarımıza destek verelim” çağrısı yaptı.

 

İlk olarak TGDF desteğiyle CNR Fuarcılık tarafından bu yıl 4-7 Eylül 2019 tarihleri arasında CNR Expo Yeşilköy’de düzenlenecek olan CNR Food Istanbul, Gıda ve İçecek Ürünleri, Gıda İşleme Teknolojileri Fuarı’na ilişkin detayları paylaşan Menlik, daha sonra fuar teşviklerinin “yurt dışı fuarlara katılımı destekleyecek şekilde verilmesinin” yanlışlığına değindi.

CNR Food Istanbul 2019

CNR Food Istanbul Fuarı’nın bu yıl ikinci kez 4-7 Eylül 2019 tarihlerinde CNR Expo Yeşilköy’de düzenleneceğini bildiren Menlik, TGDF olarak CNR Fuarcılık ile Türkiye’nin en büyük gıda fuarını düzenleme iddiasıyla yola çıktıklarının altını çizdi.

“Sayın Cumhurbaşkanımızın vurguladığı ‘Yerli ve Milli Üretim’ anlayışı odaklı olarak çok güzel bir işbirliği yaptık” diyen Menlik, CNR’ın hazırlıklarını büyük bir gayretle sürdürdüğü fuarda, Türkiye’de faaliyet gösteren çok sayıda uluslararası şirketin de yer alacağını kaydetti.

“Fuarda Döngüsel Ekonomi’yi konuşacağız”

“Tam da bu noktaya uygun olarak, özellikle uluslararası şirketlerin de yer alacağı fuarımızda, tüm dünya gibi bizim için de büyük önem taşıyan tarım ve gıda sektöründe Döngüsel Ekonomi, ana odak noktamız olacak. Bugün gelişmenin olmazsa olmazı sürdürülebilirlik ve buradan yola çıkarak döngüsel ekonomi… Tarım ve gıdada sürdürülebilir üretimi, fiyat istikrarını nasıl sağlayacağız, tüm bunlar Döngüsel Ekonomi kapsamında konuşacağımız başlıca konular olacak.”

CNR’ın müthiş bir performansla hazırlıklarını sürdürdüğü fuarda, uluslararası firmaların da aralarında olduğu 500-600 katılıma ulaşılacağına olan inancını dile getiren TGDF Genel Sekreteri Menlik, “Şimdilik firma ismi paylaşmayayım ama kamuoyu ile paylaşıldığında göreceksiniz, birçok uluslararası firmanın da ülkemize yakışır bu fuarda, bu ruhun altında imzalarının olacağını göreceksiniz” ifadelerini kullandı.

“Yerli ve Milli Üretim ruhuna uygun dünyanın sayılı bir fuarı olmasını hedefliyoruz”

“Bugün Türkiye Gıda Sektörü dediğimizde, 12 milyar dolar ihracat yapan, yaklaşık 5 milyar dolar ithalatı olan bir sektörden bahsediyoruz” diyen Menlik, CNR Food Istanbul’un; ‘Yerli ve Milli Üretim’ ruhuna uygun, gıdada dünyanın saygın ve sayılı bir fuarı olsun istediklerini dile getirdi. Menlik, “Buradan fuar hazırlıkları ve katılım konusundaki çalışmalarında sergiledikleri olağanüstü performansları dolayısıyla CNR ekibine de ayrıca teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“Yurt dışı fuarlara katılım, biraz turistik amaçlı geziye dönüyor”

Sözü Ticaret Bakanlığı tarafından yurt dışı fuarlara katılım, reklam ve tanıtım amacıyla verilen fuarcılık desteklerine getiren İlknur Menlik, şunları kaydetti:

“Yurt dışı fuar katılımlarına ciddi boyutlarda bir destek anlayışımız var. Her firma bu fuarlara katılım için teşvik alıyor. Biraz, firmaların çalışanlarını yurt dışına gönderdikleri ‘turistik amaçlı gezi’ye dönüyor. Bu yönüyle de bence yanlış bir teşvik yaklaşımımız var.

Sayın Binali Yıldırım geçen gün Fayda/Maliyet analizi yapmak gerektiğini söylüyordu. Bu gerçekten o kadar önemli ki… Bugün yurt dışı fuarlar için verilen teşvikler bakımından Fayda/Maliyet analizi yaptığımızda, bunun bizim ihracatımıza katkısı yüzde 2 bile değil.

Gıda çok önemli, ama aynı zamanda çok özel bir ürün. Sizin ürününüz kaliteli değilse, fuara gidiyorsunuz diye o gıdayı hiç satamazsınız. Sonuçta insan sağlığını doğrudan ilgilendiren bir üründen bahsediyoruz.”

“Bizdeki fuarlara, yurt dışındaki fuarlara katılımcı toplamak olarak bakılıyor”

Fuarcılık sektöründeki olumsuzluklara bir dönem düzenlenen, ancak sonradan son verilen CEBITT fuarını örnek gösteren, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Buraya gelip satın aldıkları fuarları bir süre sonra yok ettiklerini bugüne kadar çok gördük. Yurt dışında bizdeki fuarlara sanki biraz yurt dışı fuarlara katılımcı toplamak gibi bakılıyor.

Biz de gıda sektörü olarak diyoruz ki, gelin teşvik mekanizmalarını Fayda/Maliyet analizi temelinde yeniden yapılandıralım. Fuar, reklam teşvikine bir bakalım. Çünkü buralarda verdiğimiz paralar da vatandaşın parası… Düşünebiliyor musunuz, bir firma sadece fuarlara katılmak için yılda 200 bin dolar teşvik alabilir. Bunun vatandaşın cebine geri dönebilmesi için her gittiği fuarda 1 milyar dolarlık satış yapması lazım. Ben Matematik Profesörü değilim, ama olan birisi otursun, bunun hesabını yapsın!”

“Organizasyon kabiliyetimiz, kapasitemiz var. Biz de en iyisini yapabiliriz”

Türkiye’deki başarılı bir fuar örneği olarak bir aile şirketi tarafından İzmir’de düzenlenen Avrupa’nın en büyük dördüncü tarım fuarını gösteren TGDF Genel Sekreteri İlknur Menlik, “İzmir’de gerçekten alanında Avrupa’da sayılı bir fuar gerçekleşiyor. Bizim bu organizasyon kabiliyetimiz var, bunu yapabiliriz. Buradan gıda sektörüne, ilgili tüm sektör firmalarımıza çağrı yapıyorum, gelin bu kapasitemizi, kabiliyetimizi gıda alanında da ortaya koyalım. Ülkemizin kaynaklarıyla yurt dışı fuarlar yerine kendi fuarlarımıza destek verelim” dedi.

Ayşe Hatun Önal’dan yeni single

Ayşe Hatun Önal’dan yeni single
Yeni single için DMC ile anlasan Ayşe Hatun Önal sözü müziği Mabel Matiz’e ait “KATAKULLİ” yaza damgasını vuracak.
5 Nisan’da digital platformlarda yerini alacak olan “KATAKULLİ” aranjesini  Sabi Satiel ve Mabel Matiz’in birlikte yaptığı parçanın klip yönetmenliğini Murat Küçük yaptı.

Wyndham Grand Kalamış’ın yeni şefi Rafet İnce oldu

Wyndham Grand Kalamış’ın yeni şefi Rafet İnce oldu. 

Anadolu Yakasının ödüllü 5 yıldızlı oteli Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina Hotel’e 5 yıldızlı şef: Rafet İnce! Kalamış’ın inci gerdanlığı Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina Hotel’in mutfağı, bundan böyle uluslararası bir şefe, Rafet İnce’ye emanet…

 

Uluslararası aşçılık yarışmalarında Türkiye’ye sayısız madalya kazandıran, 2008 “IKA-Dünya Aşçılar Olimpiyatı”nda Türkiye’ye ilk defa üç olimpiyat madalyası kazandıran tek Türk şef olan Rafet İnce, uluslararası standartlarda hizmet sunan Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina Hotel’in yeni şefi oldu.

Kalamış Marina´ya karşı konumuyla Marmara Denizi´nin nefes kesen manzarasına hakim, İstanbul’un en popüler alışveriş noktası Bağdat Caddesi’ne 10 dakikalık yürüme mesafesindeki Wyndham Grand İstanbul Kalamış Marina’nın beş farklı restoranının menülerinde artık Executive Şef Rafet İnce’nin imzası olacak.

 

Özel partileriniz için W Istanbul

Özel partileriniz için W Istanbul

Tarihin şıklıkla buluştuğu W Istanbul, düğün öncesi çiftlerin doyasıya kutladığı bekarlığa veda, doğum günü, after-party, özel gün kutlamaları, konsept partileri ve mini moda defileleri ile kutlamaların vazgeçilmez adresi oluyor.

 Akaretler Sıraevler’in merkezinde yer alan W Istanbul, misafirlerine kapıdan içeriye girdikleri andan itibaren en özel duyguları yaşatmaya devam ediyor. W Istanbul, sevdikleri ile tatlı bir veda partisi düzenlemek isteyenlere, en sevdiği müzikler eşliğinde, eğlenceli atıştırmalıklar ve ikramlar hazırlayarak heyecanlarına ortak oluyor.

Ambiyansı ve hoş müzikleriyle cazibe merkezi olan W Lounge, arkadaşlarıyla birlikte keyifli bir gece geçirmek isteyenlerin kalbini kazanmayı başarıyor. Ünlü DJ performanslarıyla misafirlerine birbirinden eğlenceli saatler yaşatan W Lounge kısa süreli açlıkları bastırabilecek şık aperatifleri ve birbirinden zengin kokteyl çeşitleri ile partilerin gözdesi oluyor.

Açık hava konseptiyle temiz havanın tüm çoşkusunu çıkarabileceğiniz W Secret Garden; lezzetli yemekleri, W imzalı kokteylleri ve birbirinden değişik konseptteki etkinlikleri ile misafirlerini bekliyor. W kokteylleri arasında meyve ve baharatlarla aromatize edilen tatlı-ekşi buluşmalar, karamelize edilmiş ananas dilimleri ve taze biberiye gibi birçok farklı detaylar misafirlerin isteğine göre mixolojistler tarafından hazırlanarak servis ediliyor.

Özel partiler W Istanbul Çoşkusuyla Birleşiyor

W Istanbul’un bünyesinde yer alan Extreme Wow Süit, Wow Süit ve  Cool Corner Süit, sahip oldukları geniş oturma ve dinlenme alanları ile doğum günleri, after-party’ler, özel gün kutlamaları, konsept partileri, mini moda defileleri ve bekarlığa veda davetleri için en çok tercih edilen mekanların başında geliyor. Bugüne kadar Rihanna’dan Amy Winehouse’a, Floyd Mayweather’dan Ciara ve Cassie’ye kadar pek çok yıldızı ağırlayan E-Wow Süit, göz kamaştıran boğaz manzaralı terası ve DJ kabini ile adından sıklıkla söz ettiriyor. Ayrıca bu muhteşem süit içerisinde bar, hamam ve buhar odası bulunuyor. Boğaz manzarasına sahip bir diğer süit olan Cool Corner, ses sistemi & W Kitchen’dan özel ikramları ile ön plana çıkıyor. Son teknolojiye sahip eğlence sistemi ve hoş sürprizlerle dolu Wow Süit’te ise dubleks yatak odası, yemek odası, oturma odası, iki adet teras ve mutfak bulunuyor.

 

 

Hem Şifa hem lezzet

Hem Şifa hem lezzet

Ünlü şef Mustafa Baylan, yeni mekanı Cheffood ile lezzet severlere kapısını açtı. Etiler’e yeni bir soluk getiren Cheeffod’un menüsünde, birbirinden lezzetli ve sağlıklı seçenekler bulunuyor.

 

 

Otantik ve ferah dekorasyonuyla Anadolu kültürünü yaşatan mekan, sağlıklı ve günlük çıkan yemekleriyle kısa sürede gönülleri fethetti. Bugüne kadar çok sayıda beş yıldızlı otelin ve ünlü restoranın mutfak şefliğini üstlenen Executive Chef Mustafa Baylan, yeni mekânında ilkleri gerçekleştirmeyi amaç ediniyor. Baylan, doğada doğal olarak yetişen yabani yenilebilir ürünleri, geleneksel pişirme yöntemlerini kullanarak misafirlerine hem şifa hem de lezzet sunuyor.

Mevsimine göre her ay yenilebilir bir yabani otun tema olarak seçileceğini belirten Baylan, “Şifalı bir restoran olmak istiyoruz. Doğalardaki tüm bitkileri en doğru zamanında ön plana çıkartacağız.  Mesela sütlüce otu yaraların iyileştirilmesinde oldukça faydalı bir ot… Sütlüce’nin zeytinyağlısı, çorbası, kavurması, böreğini yapıyoruz. Etle, balıkla, karidesle otları buluşturacağız ama bitki ön planda olacak” diye konuştu.

Sirena Marine Japonya’ya motoryat satmaya başladı

Sirena Marine Japonya’ya motoryat satmaya başladı. Japonya’ya ilk motoryat satan Türk firma olan Sirena Marine, hızla büyümeye devam ediyor.

Türkiye’nin ilk seri yat üreticisi olarak kendi alanında Türkiye lideri olan SIRENA MARINE; dünya pazarlarında da büyümeye devam ediyor.  İtalya, Fransa, İspanya, Hırvatistan, İsveç, Amerika, Meksika, Birleşik Arap Emirlikleri ve Tayland’a motoryat ihraç eden şirket, motoryat üreticileri için oldukça zor bir pazar olan Japonya’ya da ‘Sirena 58 modeli’ ile giriş yaptı.

  

Türkiye’den dünyaya açılan küresel bir marka olma yolunda emin adımlarla ilerleyen Türkiye’nin ilk ve tek seri motoryat üreticisi SIRENA MARINE, dünyanın en önemli tekne üreticilerinin katılımıyla, 7-10 Mart tarihleri arasında düzenlenecek Japan International Boat Show’a katılıyor. Sirena 58 modelini sergileyeceği fuarda SIRENA MARINE aynı zamanda Japonya’ya seri üretim motoryat satan ilk ve tek Türk şirketi olarak önemli bir başarıya da imza atmış oldu.

 Türkiye’nin önde gelen gruplarında biri olan Kıraça Holding’in çatısı altında faaliyet gösteren Sirena Marine; Türkiye’nin ilk seri yat üreticisi Sirena Yachts, yelkenlide ise Euphoria ve Azuree olmak üzere üç markası ile Türkiye’den dünyaya açılan küresel bir tekne üreticisi marka olma yolunda ilerliyor.

Türkiye’nin lideri oldu, İsveç’e bile tekne satmaya başladı

Frers Naval Architecture & Engineering ve Spadolini Design Studio gibi dünyaca ünlü tasarımcılarla çalışan SIRENA MARINE, gerek konforlu alanları, gerekse estetik açısından benzersiz özelliklere sahip tekneleri ile dünyanın farklı ülkelerindeki motoryat tutkunlarının dikkatini çekmeye devam ediyor. Bugüne kadar 400’ün üzerinde motoryat ve 90’ın üzerinde de yelkenli tekne üreten şirket, 30 metre altında tekneler üretiyor.

 

Türkiye’nin ilk seri yat üreticisi olarak kendi alanında Türkiye lideri olan SIRENA MARINE; dünya pazarlarında da büyümeye devam ediyor. SIRENA MARINE’in İtalya, Fransa, İspanya, Hırvatistan, İsveç, Amerika, Meksika, Birleşik Arap Emirlikleri ve Tayland’da olmak üzere toplam 28 bayisi bulunuyor. Bu bayilik ağına kısa bir süre içinde Japonya’nın da eklenmesi planlanıyor.

 

Sirena 58’in Japan International Boat Show’un ilgi odağı oldu

Sirena 58 ise güncellenmiş motorlarıyla hem rakiplerinden daha güçlü, hem de daha fazla emniyet ve kusursuz performans özelliğiyle ayrılıyor. Eşsiz doğa manzaralarını gözler önüne seren geniş dış yüzey alanlarına ve gerek kabinleri, gerek salonuyla daha ferah iç alanlara sahip. Sirena 58 yatlarında iki ve üç kabinli olmak üzere iki farklı versiyon bulunuyor. İki kabinli versiyon her birinin ayrı banyosu bulunan iki geniş master kabine sahip. Üç kabinli Sirena 58 modeli motoryatın ise farklı yerleşim planına sahip iki versiyonu bulunuyor. İlk versiyonda master kabin teknenin orta kısmında yer alıyor. Pruvada iki adet çift kişilik odası ve sol borda da üçüncü bir çift kişilik kabini bulunuyor. Üç kabinli Sirena 58’in farklı yerleşim planlı ikinci versiyonunda ise güverteden pruvadaki geniş master kabine doğrudan geçiş sağlanıyor. Yatın orta kısmında iki çift kişilik kabin daha bulunuyor. Her iki versiyonda da tüm kabinlerin kendine ait banyosu var. Eşsiz doğa manzaralarını gözler önüne seren geniş dış yüzey alanlarına ve gerek kabinleri gerek salonuyla daha ferah iç alanlara sahip olan Sirena 58, güncellenmiş motorlarıyla hem rakiplerinden daha güçlü, hem de daha fazla emniyet ve kusursuz performans sunabiliyor.

Grand Hyatt İstanbul’da Pazar Kahvaltısı

Grand Hyatt İstanbul’da Pazar Kahvaltısı

  Grand Hyatt İstanbul’un yeni menüsü “Grand Kahvaltı” ile Pazar kahvaltınız bir şölene dönüşüyor.

 İstanbul’un en önemli yaşam merkezlerinden iş ve eğlence dünyasının merkezi Taksim’de, yer alan Grand Hyatt İstanbul, nezih ve sessiz bir ortamda misafirlerini ağırlamaya devam ediyor. 34 Restoran’ın şefleri Pazar kahvaltısını bir şölene dönüştürmek üzere hazırladıkları yeni kahvaltı menüsü “Grand Kahvaltı”yı sunuyor.

Ferah atmosferli restoranı ve şehrin ortasında gizlenmiş bahçesinde her Pazar 11.00 – 15.00 saatleri arasında “serpme” olarak sunulacak kahvaltı menüsü “Grand Kahvaltı” da; taze yeşilliklerden, peynir çeşitlerine, pastırmalı yumurtadan, muhlamaya kadar uzanan lezzetler yer alıyor. Sucuk, su böreği, ekmek çeşitleri, sokak simidi, kruvasan ve muffin gibi seçeneklerin yer aldığı kahvaltı menüsünde limitsiz çay ve bir adet taze meyve içeceği sunuluyor.

Pazar gününü keyifle geçirmek ve güzel bir atmosferde sevdikleriyle bir arada olmak isteyenlere özel hazırlanan ve rezervasyonla sunulan menünün fiyatı kişi başı 59 TL.  “Grand Kahvaltı” dan 0-7 yaş aralığındaki çocuklar ücretsiz yararlanırken 8-12 yaş aralığındaki çocuklar için ise yüzde 50 indirim uygulanıyor.

 

HAYAT SU’YUN YENİ ŞİŞE SERİSİ

Çocuk suyu kategorisinin lider markası Hayat Su’yun yeni Kat Kat serisi, ünlü oyuncu Ceyda Düvenci ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinlikle tanıtıldı. Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan Hayat Kat Kat serisi, üst üste geçebilen şişe tasarımıyla oyuncağa dönüşebiliyor. Ceyda Düvenci konuşmasında su içmenin önemine dikkat çekerek, 2-6 yaş arası çocukların günde 1,6 litre su tüketmesi gerektiğini söyledi.

“Su Hayat’tır” felsefesiyle 35 yıldır sektörün öncü markası olan Hayat Su, çocuklar için özel olarak hazırladığı yeni şişe serisi “Hayat Kat Kat”ı, gerçekleştirdiği bir lansmanla tanıttı. Ünlü oyuncu Ceyda Düvenci ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe; Hayat Su Pazarlama Direktörü Gökçe Kunt ve Hayat Su Kıdemli Marka Müdürü Selcen Tokgöz ile eğitimci ve akademisyen Dr. Özgür Bolat katıldı.

Ceyda Düvenci konuşmasında; su içmenin önemine dikkat çekerek, 2-6 yaş arası çocukların günde 1,6 litre su tüketmesi gerektiğini dile getirdi. Düvenci sözlerini şöyle sürdürdü: “Ben, ailem ve çocuklarım yeterli miktarda su tüketmeye çok önem veriyoruz. Çünkü su vücudun ihtiyacı olduğu kadar aynı zamanda suyun içerdiği mineraller de çocuk gelişimi açısından çok büyük önem taşıyor.”

Etkinlikte ayrıca Beşiktaş Çocuk Korosu katılımcılara sürpriz bir konser verdi. Hayatla Keşfet mobil uygulamasında yer alan “Hayat Kat Kat” adlı şarkıyı seslendiren minikler, konuklara keyifli anlar yaşattı.

Üst üste geçirilerek çocuklar için bir oyuncağa dönüşebilen Hayat Kat Kat şişelerinin üzerinde keşfedilmeyi bekleyen farklı karakter bulunuyor. “Hayat’la Keşfet” uygulamasında yer alan 9 farklı hikâye ve oyun sayesinde çocuklara hem İngilizce hem de Türkçe; meslekler, hayvanlar ve rakamlarla ilgili öğretici bilgiler veriliyor. Hayat Kat Kat serisi, bu özellikleriyle Türkiye’de ve Danone Su dünyasında bir ilk olma özelliği taşıyor.