Sabiha Gökçen’in Libya Bağlantısı Trablus Hattıyla Güçlendi

Pegasus, İstanbul Sabiha Gökçen-Trablus Direkt Uçuşlarını Başlattı

İstanbul Sabiha Gökçen,  Pegasus Hava Yolları’nın Libya’nın başkenti Trablus’a başlattığı direkt seferlerle uluslararası uçuş ağını genişletiyor. İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı ile Trablus Mitiga Uluslararası Havalimanı arasında başlayan yeni hat, Türkiye ile Libya arasındaki hava ulaşımı alternatiflerini artırmayı hedefliyor.

İlk uçuşların başlaması dolayısıyla düzenlenen törende, havalimanı yönetimi, Libya diplomatik temsilcileri ve Pegasus Hava Yolları yöneticileri bir araya geldi. Yapılan açıklamalarda, yeni hattın iki ülke arasındaki ticari, turistik ve kültürel hareketliliğe katkı sağlamasının beklendiği belirtildi.

Pegasus tarafından gerçekleştirilen seferler, ilk iki hafta boyunca pazartesi, çarşamba, cuma ve pazar günleri düzenlenecek. 19 Ekim 2026 itibarıyla ise uçuşların her gün yapılması planlanıyor.

Trablus Hattı Kuzey Afrika Bağlantılarını Güçlendiriyor

Akdeniz kıyısında yer alan Trablus, Libya’nın önemli ticaret ve yaşam merkezleri arasında bulunuyor. Yeni hava yolu bağlantısının, iş dünyası ve turizm açısından iki ülke arasındaki seyahat imkanlarını artırması bekleniyor.

Aktarmalı Uçuş Seçenekleri Artıyor

Trablus’tan İstanbul’a ulaşan yolcular, Sabiha Gökçen Havalimanı üzerinden Türkiye iç hatları ile Avrupa, Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya’daki birçok noktaya aktarma yapabilecek.

56 ülkede 153 şehre bağlantı sağlayan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı, yeni Trablus hattıyla birlikte uluslararası destinasyon ağını genişletmeyi sürdürüyor.

#Pegasus #SabihaGökçen #Trablus #Libya #Havacılık #HavayoluHaberleri #DirektUçuş #UluslararasıUçuşlar #MitigaHavalimanı #İstanbulHavalimanları #Ulaşım #Turizm #İşDünyası #KuzeyAfrika #SeyahatHaberleri

D-Marin, Livorno Hamlesiyle İtalya’daki Marina Ağını Büyüttü

D-Marin, Marina Livorno’yu Süperyatlara Açtı: İtalya’daki Marina Ağı Sekiz Destinasyona Ulaştı

D-Marin, İtalya’daki marina yatırımlarını genişletmeye devam ediyor. Şirket, Marina Livorno’nun süperyatlara hizmet vermeye başlamasıyla birlikte ülkedeki marina ağını güçlendirirken, Batı Akdeniz’in öne çıkan yat rotalarındaki varlığını da artırdı.

Marina Livorno’nun hizmete açılması, son dönemde portföye eklenen Marina di Olbia ve Molo Brin yatırımlarının ardından geldi. Böylece D-Marin’in İtalya’daki destinasyon sayısı 2023 yılından bu yana bir marinadan sekiz noktaya yükseldi.

Marina Livorno, 80 Metreye Kadar Süperyatları Ağırlayabilecek

Toskana bölgesinde yer alan Marina Livorno’da süperyatlar için ayrılan Mediceo Pontoon iskelesi hizmet vermeye başladı. Marina, 80 metreye kadar olan yatları ağırlayabilecek kapasiteye sahip.

Denizcilik ve yat bakım hizmetlerinin yoğunlaştığı Livorno’da bulunan tesis, Batı Akdeniz’de faaliyet gösteren süperyatlar açısından stratejik bir konumda bulunuyor. Marina, hem İtalya kıyılarına hem de Fransız Rivierası ve Sardinya gibi önemli yatçılık merkezlerine erişim imkânı sunuyor.

Projenin Tamamlanması 2027 Yılı Sonunda Planlanıyor

Marina Livorno projesi etaplar hâlinde hayata geçiriliyor. İlk aşamada 14 metreye kadar yatlar için 150 bağlama yeri ile iç havzada 400’ün üzerinde bağlama alanının yapımı tamamlandı.

Şirket tarafından paylaşılan bilgilere göre süperyat marinasının ilk bölümünün 2026 yılı sonunda devreye alınması, projenin tamamının ise 2027 yılı sonunda tamamlanması hedefleniyor.

Tarihi Porto Mediceo içerisinde yer alan marina, bağlama hizmetlerinin yanı sıra 7/24 güvenlik, concierge hizmetleri, yeme-içme alanları ve dijital marina yönetim çözümleri gibi hizmetler de sunacak.

Sardinya’daki Marina Yatırımları Dikkat Çekiyor

D-Marin’in İtalya’daki büyümesinin önemli ayaklarından biri de Sardinya’daki yatırımları oldu.

Marina di Olbia, 150 metreye kadar yatlar için 270 bağlama yeri sunarken, aynı anda yedi yata hizmet verebilen 200 metrelik yakıt iskelesiyle öne çıkıyor. Olbia Costa Smeralda Uluslararası Havalimanı’na yakın konumu sayesinde marina, bölgede faaliyet gösteren yat sahipleri ve kaptanlar için önemli bir ulaşım avantajı sağlıyor.

Olbia şehir merkezinde bulunan Molo Brin’in ise tam kapasiteyle faaliyete geçmesinin ardından 150 metreye kadar süperyatlara hizmet vermesi planlanıyor.

Akdeniz’de Bağlantılı Marina Ağı Oluşuyor

Livorno, Olbia ve Molo Brin’in yanı sıra Porto Mirabello, Camille Rayon ve Palma Cuarentena marinaları da şirketin Batı Akdeniz’deki ağı içinde yer alıyor.

Bu destinasyonlar; Balear Adaları, Sardinya, İtalya ana karası ve Fransız Rivierası arasında faaliyet gösteren yatlar için bağlantılı bir marina ekosistemi oluşturuyor. Sektör temsilcileri, Akdeniz’de marina yatırımlarının artmasının bölgedeki yat turizmi hareketliliğini ve yüksek gelir grubu turist trafiğini destekleyen unsurlar arasında yer aldığını belirtiyor.

İtalya, D-Marin’in En Büyük Pazarı Konumunda

Şirketin paylaştığı verilere göre D-Marin bugün dokuz ülkede toplam 28 marina işletiyor. İtalya ise sekiz destinasyonla grubun en geniş bölgesel portföyüne sahip pazarı konumunda bulunuyor.

Marina Livorno’nun süperyatlara açılması, İtalya ve Batı Akdeniz’deki marina yatırımlarının sürdüğünü gösterirken, bölgedeki yat turizmi ve marina işletmeciliği pazarındaki rekabetin de arttığına işaret ediyor.

 

 

#DMarin #MarinaLivorno #İtalya #MarinaYatırımları #Süperyat #YatTurizmi #Akdeniz #BatıAkdeniz #Livorno #Sardinya #MarinaDiOlbia #MoloBrin #DenizTurizmi #TurizmHaberleri #MarinaSektörü #Yatçılık #TurizmEkonomisi #AkdenizTurizmi #LüksTurizm #TurizmHaberleriTR

İstanbul’da Caz ve Gastronomi Tutkunları Aynı Etkinlikte Buluşacak

Elite World İstanbul Taksim bünyesinde faaliyet gösteren Jazz Company, sonbahar sezonunu özel bir caz etkinliğiyle karşılamaya hazırlanıyor. İstanbul’un merkezi noktalarından Taksim’de yer alan mekân, 24 Ekim Cumartesi akşamı müzisyen Sevil Esen’i ağırlayacak.

Etkinlik kapsamında saat 21.00’de yemek servisi ve müzik programı başlayacak. Sevil Esen, 22.00 ile 00.00 saatleri arasında sahne alarak Türkçe ve yabancı caz eserlerinden oluşan repertuvarını dinleyicilerle buluşturacak.

Jazz Company’de düzenlenecek gecede misafirler, a la carte menüde yer alan lezzetler eşliğinde canlı müzik deneyimi yaşayabilecek. Organizasyon, hem caz müziği dinlemek hem de otel restoran atmosferinde akşam geçirmek isteyenler için alternatif bir etkinlik seçeneği sunuyor.

Müzik yolculuğuna amatör olarak başlayan Sevil Esen, tiyatro ve müzikal çalışmalarıyla geliştirdiği sahne deneyimini caz yorumlarıyla birleştiriyor. Sanatçı, özel repertuvarıyla sonbahar sezonunun ilk etkinliklerinden birinde sahne alacak.

Taksim’deki otel ve restoran işletmelerinin kültür-sanat etkinliklerine ev sahipliği yaptığı dönemde gerçekleşecek organizasyon, canlı müzik ve gastronomiyi bir araya getiren etkinlikler arasında yer alıyor.

 

 

 

 

#EliteWorldİstanbulTaksim #JazzCompany #SevilEsen #CazGecesi #İstanbulEtkinlikleri #CanlıMüzik #GurmeHaberleri #OtelHaberleri #Taksim #JazzNight #İstanbulGeceHayatı #KültürSanat #RestoranEtkinlikleri #CazMüziği

HuQQabaz Mersin’de Kahvaltıdan Geceye Uzanan Lezzet Deneyimi

HuQQabaz Mersin‘in en yoğun sosyal yaşam noktalarından Adnan Menderes Bulvarı’nda hizmet veren HuQQabaz Mersin, dünya mutfağından lezzetleri gün boyu süren restoran deneyimiyle bir araya getiriyor. Sabah 09.00’dan gece 02.00’ye kadar açık olan mekân, kahvaltıdan akşam yemeğine, kahve molalarından canlı spor yayınlarına kadar farklı beklentilere hitap eden konseptiyle dikkat çekiyor.

Mersin’in sahil yaşamının merkezinde yer alan restoran, özellikle uzun süren Akdeniz akşamlarında yemek ve sosyal yaşamı bir arada deneyimlemek isteyen misafirlere alternatif sunuyor. Geniş iç ve dış oturma alanlarıyla hizmet veren işletme, günün farklı saatlerinde farklı kullanım alışkanlıklarına cevap veriyor.

Menüde dünya mutfağından esinlenen birçok seçenek yer alıyor. Kahvaltı bölümünde serpme kahvaltının yanı sıra Lotus Kruvasan, Avokado Poşe Yumurta ve Fit Bowl gibi alternatifler bulunurken, bu servis saat 15.00’e kadar devam ediyor.

Öğle ve akşam menüsünde ise Asya Bonfile, Beef Fajita, Falafel Salata, Pizza Margherita, Penne Arrabbiata, Spaghetti Bolonez ve Chicken Dynamite gibi farklı mutfak kültürlerinden lezzetler sunuluyor. Tatlı seçenekleri arasında Churros, Hot Chocolate Cookie ve Black Cheesecake yer alırken, kahve çeşitleri ve imza içecekler menüyü tamamlıyor.

Restoranda ayrıca daha özel organizasyonlar için hazırlanan VIP oda da bulunuyor. Bu alan; aile yemekleri, iş toplantıları, kutlamalar ve özel davetler için kullanılabiliyor.

Önemli spor karşılaşmalarının canlı yayınlandığı mekân, akşam saatlerinde farklı bir atmosfere bürünüyor. Canlı spor yayınlarıyla birlikte misafirler, yemek deneyimini sosyal etkinliklerle birleştirme imkânı buluyor.

Mersin’de gastronomi ve sosyal yaşamı aynı çatı altında buluşturan mekânlar arasında yer alan HuQQabaz Mersin, sahil hattındaki konumu, geniş menüsü ve gece geç saatlere kadar devam eden servisiyle şehirdeki yeme-içme alternatifleri arasında öne çıkıyor.

 

 

 

 

#HuQQabaz #HuQQabazMersin #Mersin #RestoranHaberleri #GurmeHaberleri #DünyaMutfağı #AkdenizLezzetleri #MersinRestoranları #Yemeİçme #KahvaltıMekânları #CanlıSporYayınları #Gastronomi #MersinSahil #FoodLovers #ŞehirYaşamı

Kurumsal Yemek Operasyonlarında Yerinde Üretim ve Catering Modeli Öne Çıkıyor

Q Catering, restoran işletmeciliğinden edindiği mutfak ve operasyon deneyimini kurumsal yemek hizmetlerine taşıyarak farklı sektörlerden şirketlere catering çözümleri sunuyor. Atasay Holding bünyesindeki Q Food & Beverage çatısı altında faaliyet gösteren şirket, üretimden servise kadar tüm süreci tek merkezden yönetiyor.

Kurumsal yemek hizmetlerinin yalnızca yemek hazırlamaktan ibaret olmadığını vurgulayan Q Catering, kurumların çalışan sayılarına, çalışma modellerine ve fiziksel altyapılarına göre özel planlamalar gerçekleştiriyor. Şirket, taşıma yemek ve yerinde üretim modelleriyle hizmet verirken, ihtiyaç duyulan projelerde mutfak alanlarının tasarımı ve ekipman planlamasına da destek sağlıyor.

Q Catering’in hizmet verdiği kurumlar arasında Türkiye İhracatçılar Meclisi, Garanti Rafineri, Nadir Metal, Uyar Holding, Maya Plastik ve Lee Cooper gibi farklı sektörlerden şirketler bulunuyor. Şirket ayrıca grup bünyesindeki markalara da catering hizmeti sağlıyor.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Q Food & Beverage Genel Müdürü Ercüment Eren, kurumsal yemek hizmetlerinde her işletmenin ihtiyaçlarının farklı olduğuna dikkat çekti.

Eren, “Q Food & Beverage olarak yeme-içme sektöründe edindiğimiz operasyon tecrübesini Q Catering çatısı altında kurumsal yemek hizmetlerine aktarıyoruz. Her kurumun çalışan yapısı, üretim kapasitesi ve beklentileri farklılık gösteriyor. Bu nedenle standart bir model yerine, işletmelerin ihtiyaçlarına göre şekillenen çözümler geliştiriyoruz. Yerinde üretim projelerinde mutfak planlamasından servis süreçlerine kadar tüm operasyonu yönetebiliyoruz” dedi.

Şirketin üretim, hijyen ve lojistik süreçleri ise diyetisyenler ve gıda mühendislerinden oluşan Kalite ve Gıda Güvenliği ekibi tarafından takip ediliyor. Kurumsal catering pazarında artan taleple birlikte işletmelerin çalışan deneyimi, gıda güvenliği ve operasyonel verimlilik konularına daha fazla önem verdiği belirtiliyor.

Sektör temsilcileri, çalışan memnuniyetini destekleyen yemek hizmetlerinin şirketler açısından önemli bir ihtiyaç hâline geldiğine dikkat çekerken, kurumsal catering hizmetlerinde esnek ve sürdürülebilir çözümlerin giderek daha fazla tercih edildiğini ifade ediyor.

 

#QCatering #QFoodBeverage #Catering #KurumsalYemek #GıdaSektörü #TopluYemek #YerindeÜretim #KurumsalHizmetler #GıdaGüvenliği #İşDünyası #YemeİçmeSektörü #CateringHizmetleri #ŞirketHaberleri #GurmeHaberleri

Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı’nda 17 Binin Üzerinde Ziyaretçi Ağırlandı

Uluslararası İstanbul Turizm Fuarı (ITF 2026), 24-25 Eylül tarihlerinde Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenerek turizm sektörünün yerli ve yabancı temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi. Dördüncü kez gerçekleştirilen organizasyonda sektörün güncel gelişmeleri, yeni pazar fırsatları ve uluslararası iş birlikleri ele alındı.

Yenikapı Avrasya Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenerek turizm sektörünün yerli ve yabancı temsilcilerini İstanbul’da bir araya getirdi. Dördüncü kez gerçekleştirilen organizasyonda sektörün güncel gelişmeleri, yeni pazar fırsatları ve uluslararası iş birlikleri ele alındı.

Fuara 29 ülkeden 345’in üzerinde katılımcı firma katılırken, 39 farklı ülkeden gelen 300 uluslararası satın almacı da Türk turizm profesyonelleriyle bir araya geldi. Organizasyon boyunca gerçekleştirilen 9 bin 405 B2B görüşme, sektör temsilcilerinin yeni iş bağlantıları kurmasına ve mevcut iş birliklerini geliştirmesine olanak sağladı. İki gün süren fuarı toplam 17 bin 318 kişi ziyaret etti.

Fuar kapsamında düzenlenen Hosted Buyer Programı da dikkat çeken etkinlikler arasında yer aldı. Program kapsamında İstanbul’a gelen uluslararası turizm profesyonelleri, Boğaz ve tarihi yarımada turlarına katılarak şehrin turizm potansiyelini yerinde inceleme fırsatı buldu. İstanbul Kongre ve Ziyaretçi Bürosu’nun (ICVB) destek verdiği programda, İstanbul’un kongre ve turizm destinasyonu olarak uluslararası konumu da değerlendirildi.

ITF 2026 bünyesinde gerçekleştirilen Turizm Zirvesi’nde ise sektörün geleceğine ilişkin önemli başlıklar masaya yatırıldı. İki gün boyunca devam eden zirvede 17 ayrı oturumda 83 konuşmacı yer aldı. Oturumlarda sürdürülebilir turizm, destinasyon yönetimi, geleceğin otelcilik anlayışı, seyahat trendleri, turizm yatırımları ve Avrupa-Türkiye turizm ilişkileri gibi konular ele alındı.

Özellikle sürdürülebilir turizm başlığı altında çevresel sorumluluk, enerji verimliliği, operasyonel sürdürülebilirlik ve değişen turist beklentileri konuşuldu. Organizasyon kapsamında fuarın karbon ayak izi ölçümlenerek etkinliğin çevresel etkisinin verilerle ortaya konulması da dikkat çeken uygulamalardan biri oldu.

Turizm profesyonellerinin katıldığı oturumlarda, turizm sektörünün yalnızca ziyaretçi sayılarıyla değil; daha uzun konaklama süreleri, daha yüksek harcama yapan turist profili ve katma değer odaklı büyüme hedefleriyle değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca Asya-Pasifik, Uzak Doğu, Amerika, Latin Amerika, Orta Doğu ve Kuzey Afrika gibi gelişme potansiyeli taşıyan pazarlara yönelik fırsatlar da gündeme geldi.

Sektör temsilcileri açısından yeni ticari bağlantılar kurulmasına zemin hazırlayan ITF 2026, aynı zamanda İstanbul’un uluslararası turizm ve iş geliştirme merkezi konumunu güçlendirmeyi amaçlayan organizasyonlar arasında yer aldı. Organizasyonun bir sonraki buluşmasının 25-26 Kasım 2027 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde, daha geniş bir alanda gerçekleştirilmesi planlanıyor.

 

 

#ITF2026 #İstanbulTurizmFuarı #TurizmHaberleri #TurizmSektörü #B2BToplantıları #HostedBuyer #İstanbul #TurizmZirvesi #SürdürülebilirTurizm #Otelcilik #SeyahatSektörü #TurizmYatırımları #KongreTurizmi #FuarHaberleri #TurizmProfesyonelleri

Çırağan Sarayı Ekim Ayında Pembe Işıklarla Aydınlatılıyor

Çırağan Palace Kempinski İstanbul ve Meme Sağlığı Derneği (MEMEDER), meme kanseri farkındalık ayı kapsamında bu yıl da ortak çalışmalarını sürdürüyor. On iki yıldır devam eden iş birliğiyle, meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekilmesi hedefleniyor.

Ekim ayı boyunca Çırağan Sarayı’nın Boğaz’a bakan tarihi cephesi ve giriş kapıları pembe ışıklarla aydınlatılacak. Ayrıca otel çalışanları pembe kurdele kullanırken, çeşitli bilgilendirme çalışmaları ve farkındalık eğitimleri de gerçekleştirilecek.

Etkinlik kapsamında konaklayan misafirler, dilerlerse faturalarına bağış ekleyerek MEMEDER’e destek verebilecek. Ortak kullanım alanlarında ve restoranlarda erken teşhise yönelik bilgilendirme materyalleri de yer alacak.

Farkındalık çalışmalarının bir parçası olarak otelde pembe temalı gastronomi uygulamaları da hayata geçiriliyor. Ekim ayı boyunca özel hazırlanan bazı ürünlerden elde edilen gelirlerin MEMEDER’e bağışlanacağı belirtildi.

Yetkililer, meme kanserinde erken teşhisin tedavi sürecindeki önemine dikkat çekerek toplumda sağlık bilincinin artırılmasına yönelik çalışmaların devam edeceğini ifade etti.

 

 

#MemeKanseriFarkındalıkAyı #MEMEDER #ÇırağanPalaceKempinski #ErkenTanı #SağlıkHaberleri #FarkındalıkEtkinliği #İstanbulEtkinlikleri #MemeSağlığı #PembeKurdele #ToplumsalFarkındalık #EkimAyı #KurumsalSorumluluk

Emirates Yolcularına Dubai’de Ücretsiz Deneyim Fırsatı

Dubai Seyahatlerinde Yeni Ayrıcalıklar ve Esnek Rezervasyon İmkânı

Emirates, Dubai’nin kış sezonuna yönelik yeni kampanyasını duyurdu. Kampanya kapsamında belirlenen tarihlerde Dubai’ye gidiş-dönüş bilet alan yolcular, şehrin öne çıkan turistik noktalarına yönelik çeşitli avantajlardan yararlanabilecek.

Havayolu şirketinin açıklamasına göre yolcular, Atlantis Aquaventure Su Parkı, Lost World Aquarium ve Dubai’nin önemli noktalarını kapsayan şehir turu olmak üzere üç farklı deneyime ücretsiz erişim hakkı elde edecek. Kampanyanın, 21 Eylül-11 Ekim 2026 tarihleri arasında satın alınan ve 24 Eylül-13 Aralık 2026 tarihleri arasındaki Dubai seyahatlerini kapsayan gidiş-dönüş biletlerde geçerli olacağı belirtildi.

Emirates yolcuları ayrıca My Emirates Pass uygulaması sayesinde Dubai genelindeki seçili restoranlar, mağazalar, eğlence merkezleri ve etkinlik noktalarında çeşitli indirimlerden faydalanabilecek. Şirketin sunduğu Dubai Experience platformu ise otel, aktivite ve tur rezervasyonlarını tek noktadan planlama imkânı sunuyor.

Havayolu şirketi, kampanya kapsamında yolcularına ücretsiz ve sınırsız tarih değişikliği, belirli ücret koşullarında rezervasyon koruma ve seyahat sigortası seçenekleri gibi ek hizmetler de sağlıyor.

Öte yandan Emirates Skywards üyeleri, uçuşlarda Wi-Fi erişimi ve Dubai’deki çeşitli alışveriş ile hizmet noktalarında mil kazanma ve kullanma fırsatlarından yararlanabiliyor.

 

#Emirates #Dubai #DubaiSeyahati #HavayoluHaberleri #TurizmHaberleri #DubaiKampanyası #EmiratesSkywards #MyEmiratesPass #AtlantisAquaventure #LostWorldAquarium #UçakBileti #SeyahatFırsatları

ROKA’nın Öğle Menüsüne Mevsim Lezzetleri Eklendi

Galataport’ta bulunan ROKA İstanbul, Donburi Express öğle yemeği menüsünü kış sezonuna özel yeni lezzetlerle güncelliyor. Kış Donburi menüsü, 5 Ekim 2026 itibarıyla her gün 12.30-16.00 saatleri arasında misafirlere sunulacak.

Kişi başı 1.100 TL fiyatla servis edilecek menü, salata ve geleneksel miso çorbasıyla başlıyor. Ana yemekte ise misafirler; mevsim mantarları ve sebzelerle hazırlanan Mantar ve Sebzeli Donburi, limon miso soslu Sedir Ağacında Tavuk Donburi veya yuzu miso ile marine edilen Morina Donburi seçeneklerinden birini tercih edebiliyor.

Japon mutfağının geleneksel donburi kültüründen ilham alan menüde, sezon ürünleri ve farklı pişirme teknikleri bir araya getiriliyor. Hızlı servis konseptiyle hazırlanan Donburi Express, özellikle iş ve şehir yaşamının yoğun temposunda öğle yemeği için alternatif bir seçenek sunmayı hedefliyor.

İsteğe bağlı olarak şarap eşleştirmelerinin de sunulduğu menü, Galataport İstanbul’un Boğaz manzarası eşliğinde kış sezonunda servis edilecek.

ROKA İstanbul – Kış Donburi

Başlangıçlar
Taze Salata
Miso Çorbası

Donburi Seçenekleri
Mantar ve Sebzeli Donburi
Sedir Ağacında Tavuk Donburi – Limon Miso
Yuzu Miso Morina Donburi

Servis Saatleri: Her gün 12.30–16.00
Menü Fiyatı: Kişi başı 1.100 TL
Şarap Eşleşmesi: +700 TL / 175 ml

 

 

#ROKAİstanbul #DonburiExpress #JaponMutfağı #Gastronomi #RestoranHaberleri #İstanbulYemeİçme #Galataportİstanbul #Donburi #KışMenüsü #FineDining #YuzuMiso #GurmeLezzetler

Akra Didim, Ege’de Dört Mevsim Turizm Anlayışına Odaklanıyor

Akra Didim, Ege’de Deneyim Odaklı Turizm Konseptiyle Hizmet Veriyor

Akra Didim, Akra Hotels’in Ege Bölgesi’ndeki ilk destinasyonu olarak Didim’de faaliyet gösteriyor. Tesis, konaklama hizmetinin yanı sıra gastronomi, spor, wellness, sanat ve kültür alanlarını bir araya getiren deneyim odaklı bir turizm yaklaşımı sunuyor.

Didim’in tarihi ve doğal zenginliklerinin bulunduğu bir bölgede konumlanan tesis; Apollon Tapınağı, Milet Antik Kenti, Priene Antik Kenti ve Bafa Gölü çevresindeki turizm hareketliliğinin bir parçası olarak dikkat çekiyor.

Akra Didim

Tarihi ve Doğal Doku Tasarıma Yansıyor

Tesisin mimari yapısı, bölgenin doğal topoğrafyasından ve antik kentlerden ilham alınarak tasarlandı. Peyzaj düzenlemelerinde Ege iklimine uyumlu bitki türleri kullanılırken, zeytin ağaçları ve yerel flora ön plana çıkarılıyor.

Tesiste uygulanan peyzaj yaklaşımıyla gastronomi alanı arasında da bağlantı kuruluyor. Aromatik bitkiler, mevsimsel ürünler ve yenilebilir otlar mutfaklarda değerlendirilerek yerel ürün kullanımına odaklanan bir yapı oluşturuluyor.

Konaklama Seçeneklerinde Mahremiyet ve Kişisel Alan Öne Çıkıyor

Tesis bünyesinde yer alan Priene Houses konsepti, daha bağımsız bir konaklama tercih eden misafirlere yönelik seçenekler sunuyor. Farklı büyüklüklerde tasarlanan alanlarda özel havuz, bahçe ve dinlenme bölümleri bulunuyor. Evcil hayvan kabul eden konaklama seçenekleri de tesisin sunduğu hizmetler arasında yer alıyor.

Gastronomi Deneyimi Yerel Ürünlere Dayanıyor

Akra Didim’de faaliyet gösteren farklı restoran ve yeme içme alanları, Ege ve Anadolu mutfağından lezzetlere odaklanıyor. Deniz ürünleri, açık ateş konsepti, yerel tarifler ve bölgesel ürünler gastronomi deneyiminin temel unsurları arasında bulunuyor.

Tesis içerisinde farklı temalara sahip restoranlar ve sosyal alanlar yer alırken, gün boyu hizmet veren yeme içme noktaları misafirlere çeşitli seçenekler sunuyor.

Akra Didim

Wellness ve Spor Olanakları Sunuluyor

Tesis bünyesindeki Sarnıç Wellbeing Merkezi; hamam, sauna, buhar odası, thalasso havuzu ve çeşitli bakım uygulamalarını kapsayan hizmetler veriyor. Yoga, pilates, meditasyon ve nefes çalışmaları gibi aktiviteler de wellness programlarının bir parçası olarak sunuluyor.

Spor olanakları arasında ise tenis, padel ve pickleball sahalarının yanı sıra fitness merkezi bulunuyor. Bu alanlar hem profesyonel sporculara hem de tatil sırasında aktif kalmak isteyen ziyaretçilere hitap ediyor.

Sanat ve Kültür Etkinliklerine de Ev Sahipliği Yapıyor

Akra Didim’in öne çıkardığı alanlardan biri de sanat ve kültür faaliyetleri. Tesiste düzenlenen sanat, müzik, seramik, ahşap işçiliği, dans ve drama atölyeleri farklı yaş gruplarına yönelik içerikler sunuyor.

Bunun yanında yürütülen artist residency programı kapsamında yerli ve yabancı sanatçılar belirli dönemlerde tesis bünyesinde üretim yapabiliyor. Üretilen çalışmalar ise çeşitli sergi ve etkinliklerle ziyaretçilerle buluşturuluyor.

Dört Mevsime Yayılan Turizm Hedefi

Akra Didim, yaz döneminde deniz ve plaj turizmine odaklanırken; ilkbahar ve sonbahar aylarında gastronomi, spor, kültür ve wellness faaliyetlerini öne çıkararak yıl geneline yayılan bir turizm deneyimi sunmayı hedefliyor. Bölgenin tarihi mirası, doğal alanları ve kültürel yapısı da bu yaklaşımı destekleyen unsurlar arasında yer alıyor.

Akra Didim

#AkraDidim #AkraHotels #Didim #EgeTurizmi #TurizmHaberleri #Otelcilik #Konaklama #WellnessTurizmi #GastronomiTurizmi #KültürTurizmi #EgeTatili #DidimOtelleri #Seyahat #TurizmSektörü #TürkiyeTurizmi