“Eker I Run” ‘a kayıt olarak otizmli çocuklara umut olun!

EKER’in “Sağlıklı Yaşam İçin Koş” mottosuyla hayata geçirdiği “Eker I Run Yol Koşusu” 5. kez hayat buluyor. Eker’in sponsorluğunda, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Atletizm Federasyonu, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle, Bursa-Orhaneli yolunda düzenlenecek olan “5. Eker I Run Yol Koşusu”, 7 Ekim 2018, Pazar günü Bursa’nın Nilüfer ilçesindeki Eker Meydan’dan start alacak. 15K, 5K ve Minik Adımlar koşuları olmak üzere 3 ayrı kategorideki yarışlardaki kayıt ücretlerinin her 5 TL’si Tohum Otizm Vakfına aktarılacak.

Eker I Run Yol Koşusu’nun 2018 Sosyal Sorumluluk Partneri Tohum Otizm Vakfı
İpi önce kimin göğüsleyeceği kadar, adımları ile umut olmaya önem verenleri 5. Eker I Run Yol Koşusu’na bekliyoruz. Eker I Run Koşusu için online kayıt 02 Ekim 2018 tarihine kadar www.ekerkosu.com <http://www.ekerkosu.com>  adresinden yapılabilecek.

Otizmin bilinen tek çaresi, erken tanı ile yoğun, sürekli, özel eğitim!
Bugün doğan her 68 çocuktan biri otizm riski ile dünyaya geliyor, dünyada her 20 dakikada bir çocuğa otizm tanısı konuluyor. Doğuştan gelen ve yaşamın ilk üç yılında fark edilen gelişimsel bir farklılık olan otizmin başlıca belirtileri arasında; başkalarıyla göz teması kurmamak, ismi söylendiğinde bakmamak, konuşmada gerilik, parmağıyla ile istediği şeyi gösterememek, akranlarının oynadığı oyunlara ilgi göstermemek, sallanmak, çırpınmak, parmak ucunda yürümek, dönen nesnelere karşı aşırı ilgi ve takıntılı davranışlar sayılabiliyor. Ailelerin çocuklarında aynı yaştaki diğer akranlarından farklı davranışlar ve belirtiler gözlemleniyorsa vakit kaybetmeden otizm konusunda uzman bir çocuk ergen psikiyatristine başvurmaları gerekiyor. Bilimsel araştırmalar, erken tanı ve doğru bir eğitim yöntemi ile yoğun olarak eğitim alan çocukların yaklaşık yüzde ellisinde otizmin belirtilerinin kontrol altına alınabildiğini, gelişim sağlanabildiğini, hatta bazı otizmli çocukların ergenlik yaşına geldiklerinde diğer arkadaşlarından farkı kalmadığını gösteriyor.

JOLLY TUR, ANTALYA’DAKİ GENEL MERKEZİNİN KAPILARINI AÇTI

 

Turizm sektörünün lider tur operatörlerinden Jolly Tur, Antalya’daki yeni genel merkezini açtı. Jolly Tur, gerçekleştirmiş olduğu bu yatırımla Türkiye’nin turizmdeki en önemli değerlerinden biri olan Antalya’da daha fazla büyümeyi hedeflediğini gösteriyor.

Jolly Tur Onursal Başkanı Sinan Vardar, Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar, Başkan Yardımcısı Mert Vardar, Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Üyesi Figen Erkan’ın yanı sıra departman müdürlerinin ev sahipliği yaptığı açılışa TÜROFED Başkanı Osman Ayık, AKTOB Başkanı Erkan Yağcı ve Antalya turizm camiasının önde gelen isimleri ile birlikte 1000’nin üzerinde sektör temsilcisi katıldı.

Ayrıca, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in yanı sıra, Muratpaşa Belediye Başkanı Av. Ümit Uysal, Kemer Belediye Başkanı Mustafa Gül, Serik Belediye Başkanı Ramazan Çalık, Konyaaltı Belediye Başkanı Muhittin Böcek; Jolly Tur’un Türkiye’ye, turizm sektörüne ve Antalya’ya sağladığı katma değer sebebiyle Yönetim Kurulu Başkanı Mete Vardar’a tebriklerini iletti.

Yerli üretim böğürtleni, Turkish Cargo ile dünyaya ulaşıyor

 

Dünyanın 122 ülkesine hizmet sağlayan ve en hızlı büyüyen hava kargo markası olan Turkish Cargo; lezzeti, aroması, iri yapısı ve kalitesiyle öne çıkan Chester türü Türk böğürtlenini, korumalı ve iklimlendirmeli araçlarla muhafaza ederek farklı coğrafyalara taşıyor.

Soğuk zincir statüsünde 2°C‘de, Türk Hava Yolları’nın yolcu uçaklarıyla sevki sağlanan böğürtlenler, Dubai, Cidde, Riyad ve Hong Kong’a taze bir şekilde ulaştırılıyor.

Türkiye’deki en büyük böğürtlen üretim alanı olan Batman ili ve çevresinde; Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında yetişen bu özel böğürtlen türü; antioksidan, vitamin, mineral ve aroması bakımından zengin, 13,5 briks şeker oranı ile diğer böğürtlen türlerinden ayrışan bir lezzete sahip.

Hassas bir ürün olan ve yüksek sıcaklıklara maruz kalmaması için güneş doğmadan toplanıp paketlenen böğürtlenler, Turkish Cargo’nun yüksek standartlara sahip kargo terminalinde bulunan soğuk hava depolarında hiçbir ısı kaybına uğramadan, korunaklı bir şekilde saklanıyor.

İhracatçı Mehmet Sabit Ceylan; ‘’Misyonumuz; milli bir kalkınma hamlesinin parçası olarak bölgemizde üretilebilecek ürünlerin geliştirilmesi, lojistik, sanayii altyapısının oluşturulması ve uluslararası pazara sunulmasını sağlamaktır. Şu anda bunu taze meyve, donuk meyve, meyve suyu konsantresi ve meyve suyu üreterek gerçekleştiriyoruz. Antioksidan, vitamin ve mineral açısından zengin, iri yapısıyla ve kalitesiyle öne çıkan bu böğürtlenler bizim topraklarımızda yetişiyor. Yüksek şeker yoğunluğu ve 20 renk kırmızı içeren nadide böğürtlenlerimizi Turkish Cargo ile sınırlarımızın ötesine ulaştırıyoruz.

Ülke olarak başarıya ulaşmamızdaki en önemli desteklerden biri bizi uluslararası pazara ulaştıracak olan Turkish Cargo’nun kaliteli hizmeti olacaktır. Turkish Cargo’nun hızı ve kapasitesi biz ihracatçılar için büyük bir fırsat oluyor’’ dedi.

Turkish Cargo, üreticiye sunduğu imkânlarla Türk böğürtleninin hem raf ömrünün uzunluğuna hem de yeni ülkelere açılmasına önemli bir katkı sağlayarak Türk ekonomisine olan desteğini de bir kez daha kanıtladı.

Dünyanın herhangi bir ülkesinden gelen ithalat-ihracat talebine rahatlıkla karşılık verebilen Turkish Cargo,  sahip olduğu uçak filosu, operasyonel çeşitliliği ve soğuk hava taşımaları tedarik zinciri ile özel kargolar için güven oluşturuyor.

Pause citys Konuk DJ; Özhan Özal

 

Başarılar ile dolu müzik kariyerine, lise yıllarında (1988) enstrüman çalarak başladı. Uzun süre dönemin tanınmış sanatçıları ile birlikte çalışma imkânı buldu ve müzikal anlamda kendine getiriler sağladı. Bu sırada, babasının işleri dolayısıyla sık sık yurt dışına gidip gelmeye başlayan Özhan Özal, oradaki organizasyonları ve gece kulüplerini gezerek, dans müziği ve eğlence hayatı hakkında deneyim kazandı.

1989-1990 yıllarında, yaşamış olduğu bu deneyimlerden yola çıkarak, o yılların popüler şarkılarını kendine has tarzı ile harmanlamaya ve ortaya çıkan çalışmaları etrafındaki DJ’ler ile paylaşmaya başlamıştır. O yıllardan günümüze İstanbul’un en iyi gece kulüplerinde performans göstermektedir.

Müzik tarzı olarak Deep House ve Tribal House ağırlıklı setler çıkartmakla beraber, dans müziğinin bu türevlerinin ülkemizdeki duayeni olarak da bilinir. Ayrıca dans müziğinin Türkiye’deki gelişiminde kilit bir rol oynayan Özhan Özal, dünyada yapılan müzik altyapılarını Türk Pop müziğine uyarlayan ve “yeniden düzenleme” (Remix) kavramını getiren ilk sanatçılardan biridir. O zamanlar attığı bu adım, günümüzde müziğin ülkemizde devam eden eğlence yaşamı kültüründeki rolünün yapıtaşı olmuştur.

Kulüp sahipleri, sanatçılar ve o yıllarda ülkemizde hâkim olan müzik türü dolayısıyla diğer DJ’lerin de sıcak bakmadığı, destek olmadığı bir hareketi yılmadan, tek başına sürdürerek, Türkçe müziğin gece kulüplerine girmesini sağlamış ve kitleleri peşinden sürüklemiştir. Bu hareket Türkiye’de eğlence hayatına da yeni bir soluk getirmiştir.
Daha sonraları prodüksiyon çalışmalarına devam eden Özhan Özal, 1997 senesinde Kiss FM ve Radio Sport’un prodüksiyon menajeri olarak çalışmaya başlamıştır. Aynı zamanda birçok ünlü pop sanatçısının albüm yapımlarında rol almış, düzenlemeler yapmıştır.

6. Adalararası MacerAda yarışları bugün yapılıyor

İstanbul Adaları, yeni maceraya hazır:
6. Adalararası MacerAda yarışları bugün yapılıyor

Bu yıl altıncı kez düzenlenen Adalararası Macerada yarışları, 16 Eylül Pazar günü Büyükada’da yapılacak.
Pazar günü saat 08.00’de Sedef Adası – Büyükada arasında yüzme etabıyla başlayacak yarışlar, oryantiring haritaları üzerinden iz sürecek takımların bisiklet ve koşu etaplarıyla devam edecek.

İkişer kişiden oluşan yaklaşık 30 takımın katılacağı organizasyonda, erkekler ve mix takımları yarışacak, dereceye girenlere çeşitli ödüller verilecek.
Takımlar, 15 Eylül Cumartesi öğlen saatlerinden itibaren  Büyükada’nın en güzel bölgelerinden olan Aya Nikola’da kampa girecekler. Kamp akşamı sporcular, ultramaratoncu Gürkan Açıkgöz’ün “Koşullar Ne Olursa” adlı sunumunu izleyecekler.
Yarışmanın ödül töreni 16 Eylül Pazar günü saat 15.00’de Aya Nikola alanında yapılacak.

Bir yandan yarış devam ederken, öte yandan Aya Nikola kamp alanı,  Adalı çocukların katıldığı, sanatçı Gül Bolulu yönetiminde çakıl taşlarından enstelasyon ve koşu gibi etkinliklere gün boyu ev sahipliği de yapacak.

MacerAda nedir?
Adalararası Macerada Yarışları, 2013 yılında İstanbul Adaları’nın doğa ve macera sporları açısından sunduğu olanakları duyurmak için başladı. Yüzme, oryantiring, bisiklet ve koşu etaplarını içeren, eğlenceli olduğu kadar dayanıklılık gerektiren bir yarış olarak ulusal yarış takvimlerinde yerini aldı. Adalar Belediyesi, Adalar Kent Konseyi, Adalar Vakfı, Heybeliada Su Sporları Kulübü, Heybeliada Gönüllüleri Derneği, ADYSK, BDK gibi kurumlar ortaklığında, Adalar Rotary Kulübü ve Magma Sponsorluğunda yapılan MacerAda yarışlarını İstanbul Oryantiring Kulübü, team Kronos işbirliğiyle organize ediyor.

Şarbon tehdidi balığa yaradı

 

Ülkemizde bazı illerde yaşanan şarbon vakaları nedeniyle kırmızı et satışları durma noktasına gelirken, sağlıklı yaşam bilinci ve sağlıklı protein ihtiyacından dolayı balık tüketimine olan talep artıyor. Kırmızı etten tedirgin olan tüketiciler daha sağlıklı ve güvenilir buldukları balık ve deniz ürünlerine yöneldi.

 

Her geçen gün sağlıklı yaşam tarzını seçen tüketiciler, kırmızı ette yaşanan şarbon tehlikesiyle birlikte yüzünü balığa çevirdi. Şarbon hastalığı nedeniyle market ve kasaptan aldığı etin güvenliğinden emin olamayan vatandaş, sağlıklı ve güvenilir protein kaynağı olarak gördüğü balığa yöneldi.

 

Denizlerimizdeki avlanma yasağının sona ermesiyle balık tezgahları dolup taşarken, tüketim tercihlerindeki değişim balık ekmek zinciri Dardenia’nın satışlarına da yansıdı.

 

Tüketicilerin sağlıklı beslenme tercihlerinin cirolarına da yansıdığını belirten  Dardenia Genel Koordinatörü Selin Daniyel, “Sağlıklı yaşam trendi artık tüketicilerin beslenme alışkanlıklarını da etkiledi. Sağlıklı beslenme eğilimine son günlerde kamuoyuna yansıyan kırmızı ette şarbon söylentileri de eklenince doğal olarak vatandaş balık ve deniz ürünlerine yöneldi” dedi.

 

Selin Daniyel, sözlerine şöyle devam etti: “1 Eylül’den itibaren avlanma yasağının sona erip balık sezonunun açılmasıyla genelde balık tüketimi artar. Ancak bu yıl kırmızı ette yaşanan şarbon vakaları nedeniyle vatandaş et yemekten çekinir hale geldi. Dolayısıyla protein ihtiyacını karşılamak isteyen tüketiciler de balık tüketmeyi tercih ediyor. Zaten son birkaç yıldır sağlıklı beslenme trendi nedeniyle ciromuzda bir artış gözlemliyorduk. Buna son zamanlarda şarbon hastalığının etkileri de eklenince satışlarımızda gözle görülür seviyelerde artış yaşandı. Bu rakamların ilerleyen günlerde daha da artacağını düşünüyoruz. Sezon balıklarının yanı sıra, ton, levrek, fener, sardalya, uskumru ve mezgit yoğun talep görüyor.”

 

Yeni Spor portalı Pause Spor

Yeni Spor portalı Pause Spor 1 Ekim itibari ile yayın hayatına başlıyor.

İnter Medya İletişim Hizmetleri tarafından hazırlanan, şirketin 4. web sitesi olacak olan www.pausespor.com sporun her dalından haberlerin anlık olarak yayınlayacak.

PORLAND, 29. Uluslararası Zuchex Fuarı’nda

PORLAND’IN 2018 yılı özel koleksiyonları, tasarladıkları konsept standıyla 13-16 Eylül 2018 tarihleri arasında, Tüyap Fuar Merkezi 2. Salon– D20 / C30’da.

1976 yılında temelleri atılan, 1992 yılında, %100 yerli sermaye ile kurulan, bakış açısında sanatın önemli bir yere sahip olduğu Türk markası Porland, tasarıma ve tasarımcıya verdiği değerle, her sezon özellikle dünya trendlerine uygun, ev kesimi ve gastronomi alanında lider konumunu koruyarak hep daha iyiyi hedefleyen yaklaşımıyla çalışmalarını sürdürüyor.

 Dünyanın önde gelen porselen üreticilerinden Porland, 2018 yılı özel koleksiyonlarınıZuchex Fuarı’nda yerli ve yabancı binlerce ziyaretçi ile buluşturmaya hazırlanıyor.Porland, 13-16 Eylül 2018 tarihleri arasında Tüyap Fuar Merkezi 2. Salon – D20 / C30’daki özel konsept standlarında, yılın trendlerini belirleyecek yeni sezona ait Posh, Cosmos ve Christina gibi koleksiyonlarını ve özel tasarımlarını tanıtacak. Üretici kimliğinin yanı sıra perakendede, Türkiye geneline yayılmış büyük metrekarelerde hizmet verdiği mağazaları, toptan satış kanalları, online alışveriş sitesi (www.porland.com.tr) ve cornerları ile tüketicileriyle buluşuyor.

 Bu sene fuar için hazırladığı çok özel konseptiyle dikkatleri çekecek olan Porland’ın stand alanına girdiğinizde; bir eve girmiş gibi olacaksınız. Verandasında bitki dikerek hobisini gerçekleştiren, bahçe partileri verilen, yatak odasından salona, mutfağa ve mini tuvalete kadar tüm yaşam sahneleri ile Porland ürünleri sergilenecek. Stand alanları ve görüşme noktalarının yanı sıra; düğün hazırlıkları yapanlar için de bahçe düğünü konsepti de fuar alanına taşınıyor. Sofra sunum örnekleri ve çeyiz setleri ile ilham verici bir düğün sunuluyor.

 Porland’ın fuar sürprizi ise Şef Erdem Dırbalı’nın özel şovları ve ikramları… Porland ürünlerinin, fonksiyonelliğinin ve estetiğinin gösterildiği aşçı şovu ile zenginleştirilen, mutfak – kafe alanında ziyaretçilerle interaktif bir ortamda buluşuluyor.

 

Türkiye’de ilk ve tek özel reçeteli Alumilite üretimini gerçekleştiren Porland, Alumilite ile fark yaratan desen ve renk zenginliğine,aynı zamanda da yüksek mekanik dayanıma ulaşarak, perakende sektörünün en çok tercih edilen koleksiyonlarını ziyaretçilere sunarak, fuarın ilgi odağı olmaya ve mutfak profesyonellerinden tam not almaya hazırlanıyor.

Güral Porselen Zuchex Fuarı’nda görücüye çıkıyor

Züccaciye sektörünün en prestijli fuarı olarak bilinen ‘29. Uluslararası Zuchex, Züccaciye Ev Eşyaları, Dekoratif Ürünler ve Elektrikli Ev Gereçleri Fuarı’ 13–16 Eylül tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek.  Sektör temsilcileri ve profesyonellerini bir araya getirecek olan fuarda, porselen sektörünün köklü kuruluşlarından Güral Porselen de yepyeni koleksiyonlarıyla yerini alacak.

 

Züccaciye sektörünü tek bir çatı altında toplayan Zuchex Fuarı, bu yıl 13 – 16 Eylül tarihleri arasında Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde 29. kez gerçekleşecek. Güral Porselen, fuarda 2 salon, B-40 ve A-40 no’lu standında ürünleriyle ziyaretçilerini ağırlayacak.

Ziyaretçiler; fuarda dünya trendlerini, yeni sezonun temalarını ve yeni koleksiyonları görme şansını yakalayacak. İş bağlantılarının da yapılacağı bu fuarın, sektörün dış ticaret hacmine de katma değer sağlaması hedefleniyor.

Uluslararası Zuchex Fuarı, yurt içi ve yurt dışından 550 şirketi bir araya getirecek. Yurt içinin yanı sıra yurt dışından da yoğun ziyaretçi gelmesi beklenen Zuchex Fuarı’nı, Avrupa, Balkanlar, Orta Doğu ve Kuzey Afrika başta olmak üzere gelişmekte olan ihracat pazarlarından önemli satın almacıların ziyaret etmesi bekleniyor.

13 Eylül 2018 tarihinde kapılarını ziyaretçilere açacak olan Zuchex 2018 Fuarı, 16 Eylül 2018 tarihine kadar saat 10.00 ve 18.00 saatleri arasında misafirlerini ağırlayacak.

 

Osman Kocaman, “Sürdürülebilir balıkçılık için av yasağı önemli”

Kural dışı avcılığın etkileri konusunda mesleki eğitim verilmesi şart

 

Her yıl 15 Nisan-1 Eylül tarihleri arasında uygulanan av yasağı, sürdürülebilir balıkçılık için büyük önem arz ediyor. Su altı ekosisteminin devamı için sadece av yasağının yeterli olmadığının altını çizen Kocaman Balıkçılık Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kocaman: “Su ürünleri fakülteleri ve balıkçılık kooperatifleri iş birliğiyle balıkçılar ‘kural dışı avcılığın etkileri konusunda’ eğitilmeli.”

 

Her yıl olduğu gibi bu yıl da 15 Nisan’dan başlayan ve 1 Eylül’de sona eren av yasağıyla ilgili açıklamada bulunan Kocaman Balıkçılık Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kocaman, sürdürülebilir avcılığın temin edilmesi ve balık popülasyonunun korunması için av yasağının çok önemli bir yaptırım olduğunu söyledi.

“Su ürünleri fakülteleriyle iş birliği önemli”

Her yıl, yılın belirli dönemlerinde gerçekleşen av yasağının uygulanmasının önemine değinen Kocaman, su altı ekosisteminin korunması ve bu değerli protein kaynağından gelecek nesillerin de faydalanması için bu sürecin kriterlerine titizlikle uyulması gerektiğininin altını çizdi. Kocaman, “Av yasakları denizlerimizi ve balıklarımızı korumak adına alınan bir önlem. Bu dönemde kurallara uymak ve bu kuralları teşvik etmek hepimizin görevi. Şimdiye kadar hep denetimlerin yetersizliğinden yakındık ama balıkçımızın kural dışı avcılığın zararları konusunda bilinçlendirilmesini hep ihmal ettik. Bu konuda alınacak önemlerin en başında, su ürünleri fakültelerimizin desteğiyle  balıkçımıza mutlaka kural dışı avcılığın etkileri konusunda mesleki eğitim verilmesi geliyor. Balıkçılıkta da sadece kaptan veya gemi adamı ehliyeti yeterli olmamalı, denize verilen zararlar konusunda da sertifikalandırma yapılmalıdır. Bilhassa yeni yetişen genç nesilde bu çalışmaların faydalı olacağını düşünüyorum.”