Işık ve Karanlık Arasında İçsel Yolculuk

Chi Art Gallery, 21 Temmuz – 25 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek “Be The Sun” başlıklı karma sergisiyle çağdaş sanat izleyicisini ışık ve karanlık arasındaki varoluşsal yolculuğa davet ediyor. Aziz Çınar, Feyza Çoban, Ekinakis, İrfan Erdal, Erman Gürcüm, Daniel Horoz, Buket Ada Kılıç, Ceren Müftüoğlu, Yunus Özaksu, Cem Öztürk, Loya Kader Öztürkmen, Çiğdem Polat, Ege Subaşı, Ufuk Güneş Taşkın ve Elif Tutka’nın eserlerini bir araya getiren sergi; resimden heykele uzanan farklı üretim pratikleriyle insanın içsel dönüşümünü görünür kılıyor.

Be The Sun sergisi başlıyor

Sergi, ışık ve karanlık arasındaki karşıtlığı yalnızca estetik bir unsur olarak değil, insanın iç dünyasını anlamaya yönelik varoluşsal bir alan olarak ele alıyor.

Sanatçılarla içsel yolculuk

Eserler; görünür olanla saklanan, umutla yas, güçle kırılganlık arasındaki ince çizgiyi araştırarak izleyiciyi öz farkındalık ve dayanıklılık üzerine düşünmeye davet ediyor.

Çağdaş sanatın Anadolu yakasındaki durağı

Chi Art Gallery, İstanbul’un Anadolu yakasında çağdaş sanatın dinamik merkezlerinden biri olarak, bu sergiyle izleyiciyi kendi ışığını üretmeye cesaret etmeye çağırıyor.

“Be The Sun”, insanın kendi karanlığına bakabilme cesaretiyle kendi güneşini yaratabileceğini vurguluyor. Sergi, tüm mevsimlerde kendi ışığını seçenlere ve seçmeye cesaret edenlere adanıyor.

#BeTheSun #ChiArtGallery #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #İstanbulSanat #KarmaSergi #SanatHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Psikologlar İş Hayatına Entegre Oluyor

İş, Örgüt, Endüstri ve Çalışma Psikologları Derneği (IOCP) tarafından yürütülen ENTHALPY Projesi, çalışan sağlığı ve esenliğinde yeni bir dönemi başlatıyor. Türkiye’de ilk kez çalışma alanlarına psikologların entegrasyonunu hedefleyen proje, psikososyal risklerin yönetimi ve çalışan esenliğinin güçlendirilmesi için kapsamlı adımlar atıyor.

Çalışan esenliğinde yeni dönem

ENTHALPY kapsamında meslek kılavuzu, etik kılavuz ve yasa tasarısı hazırlanırken; dijital eğitim platformu iocpegitim.org, yapılandırılmış staj programı ve istihdam ağı ile uzmanların özel ve kamu sektörüne entegrasyonu hızlandırılıyor.

Psikologlar çalışma hayatına entegre ediliyor

42 saatlik etkileşimli eğitim modülleri, akademisyen ve saha uygulayıcılarının desteğiyle hayata geçirildi. ENTHALPY Staj Programı ve İstihdam Ağı sayesinde psikologlar doğrudan iş dünyasına katkı sağlıyor.

Türk Psikologlar Derneği, İş Yeri Hekimleri Derneği ve Risk Yönetimi Derneği gibi kurumlarla geliştirilen iş birlikleri, hekim-psikolog ortak çalışmalarından örgütsel psikoloji eğitimlerine kadar geniş bir yelpazede sürdürülebilir paydaş ağları oluşturuyor.

ENTHALPY Proje Yürütücüsü İdil Işık, “ENTHALPY yalnızca bir hibe dönemiyle sınırlı değil; Türkiye’de iş, örgüt, endüstri ve çalışma psikolojisi alanında uzun vadeli bir gelişim süreci olarak tasarlandı” diyerek projenin sürdürülebilirliğine dikkat çekti.

#ENTHALPY #ÇalışanSağlığı #Psikologlar #İşPsikolojisi #SağlıkHaberleri #ÇalışanEsenliği #IOCP #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Günlük Hayatta Farkında Olmadan Yapılan Kaba Alışkanlıklar

Günlük yaşamda farkında olmadan yapılan bazı davranışlar, görgü kurallarına aykırı olabilir ve çevremizde kaba bir izlenim bırakabilir. Görgü kuralları uzmanları, öz farkındalıkla bu alışkanlıkların önüne geçilebileceğini vurguluyor. İşte sıkça yapılan kaba alışkanlıklar:

Tanıştırmaları atlamak

Bir ortamda yeni tanışan kişileri birbirine tanıtmak kibarlığın temelidir. Tanıştırma yapılmadığında, kişiler kendilerini dışlanmış hissedebilir.

Eli boş gitmek

Bir davete katılırken küçük bir hediye götürmek ev sahibine duyulan saygıyı gösterir. Çiçek, şarap veya ev yapımı kurabiye gibi basit hediyeler yeterlidir.

Hoparlörle konuşmak

Toplu alanlarda telefon görüşmesini hoparlörle yapmak çevreye saygısızlıktır. Kulaklık kullanmak en doğru çözümdür.

Yürürken mesajlaşmak

Telefon ekranına dalarak yürümek hem kaba hem de tehlikelidir. Çevrenizdeki insanlara ve araçlara dikkat etmek gerekir.

Araç kullanırken telefona bakmak

Trafik ışıklarında veya dur işaretlerinde telefona bakmak hem trafiği aksatır hem de tehlike yaratır. Ayrıca birçok ülkede yasal olarak yasaktır.

Kısacası, küçük gibi görünen bu alışkanlıklar sosyal ilişkilerde olumsuz izlenim bırakabilir. Daha bilinçli davranarak hem kendimizi hem çevremizi daha saygılı bir ortamda tutabiliriz.

 

#GörgüKuralları #KabaAlışkanlıklar #Sosyalİlişkiler #Nezaket #Toplum #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Simurg Efsanesi Çağdaş Sanatla Yeniden Yorumlanıyor

Umay Art Hub ev sahipliğinde, Sofisticato Society ‘Dicle Başaran’ işbirliğiyle düzenlenen Payam Latifi’nin “SIMURG” sergisi, 8 Temmuz 2026’da Bodrum Dibeklihan Kültür ve Sanat Köyü’nde özel bir davetle açıldı. Açılış gecesi; koleksiyonerleri, sanat profesyonellerini, galericileri, mimarları, tasarımcıları ve cemiyet hayatının önde gelen isimlerini bir araya getirerek yaz sezonunun dikkat çeken kültür-sanat etkinliklerinden biri oldu.

Serginin Kavramsal Çerçevesi

Burhan Yücel küratörlüğünde hazırlanan sergi, adını yüzyıllardır anlatılan Simurg efsanesinden alıyor. Ancak Latifi, efsaneyi yeniden anlatmaktan çok, özündeki “birlikte var olma” fikrini çağdaş bir sanat diliyle yorumluyor. Sanatçının seramik ve resimlerinden oluşan seçki; Ege’nin ışığından, Bodrum’un gün batımından ve doğanın ritminden besleniyor. Toprak, ateş ve sabrı bir araya getiren üretim pratiği, farklı kimliklere sahip eserleri ortak bir anlatının parçaları haline getiriyor.

Açılış Gecesi

Yoğun katılımla gerçekleşen davette konuklar, sanatçı Payam Latifi ve küratör Burhan Yücel ile serginin kavramsal çerçevesi ve üretim süreci üzerine sohbet etme fırsatı buldu. Etkinlik, Bodrum’un kültür ve sanat yaşamına yeni bir soluk kazandıran buluşmalardan biri olarak öne çıktı.

Ziyaret Bilgileri

“SIMURG” sergisi, 13 Eylül 2026 tarihine kadar Dibeklihan Kültür ve Sanat Köyü’nde yer alan Umay Art Hub’da ziyaret edilebilir. Sergi, izleyicisini ortak hafıza, dayanışma ve dönüşüm üzerine düşünmeye davet ediyor.

#PayamLatifi #SIMURG #UmayArtHub #Dibeklihan #BodrumSanat #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Yapay Zekâ Dünyayı ve Türkiye’yi Nasıl Dönüştürüyor?

Yapay Zeka Dünyayı ve Türkiye’yi Nasıl Dönüştürüyor? İşte Toplumsal Algının Küresel Haritası

Yapay zekanın küresel yükselişi devam ederken, bu teknolojiyi barındıran ürün ve hizmetlerin toplumların bireysel dünyasında yarattığı “heyecan ile endişe” dengesini ve bunların yapay zeka kullanan markalar ile ürünler açısından etkilerini merak ediyor musunuz?

Ipsos tarafından 32 ülkede gerçekleştirilen Global Advisor araştırma verilerinden hazırlanan bu kapsamlı çalışmada; dünya genelindeki eğilimler ile Türkiye’deki oranları karşılaştırarak aradaki çarpıcı farkları, yapay zekanın günlük hayatı dönüştürme gücünü ve insan yaşamına gerçek etkilerini iş dünyasının da çıkarımda bulabilmesi için bilimsel verilerle ortaya koyuyoruz. “Yapay zeka dezavantajlarından çok fayda sağlar” diyen ülkelerin oranlarını, bu teknoloji karşısında heyecan duyanlar ile tedirginlik yaşayanların yaklaşımlarını karşılaştırmak ve ülkemize yönelik çarpıcı bulgular eşliğinde neler incelediğimize bakmak isterseniz detay b,lgileri, grafikleri aşağıda bulabilirsiniz.

Ypay zeka kullanan sektörler, yada ürünlerin ait olduğu markalar, geleceğe dair yönünü belirlerken, ihtiyaç duyacağı soruların yanıtları da bu dosyada mevcut. “Önümüzdeki beş yıl içinde yapay zeka işinizin yerini alacak mı?” Bu büyük kırılma anına dair dünyanın yaklaşımları ve Türkiye’den sorulara verilen ifadeler, geleceğe bakışı, iş dünyasından teknoloji liderlerine kadar herkes için çok kıymetli içgörüler sunuyor.

 

IPSOS’UN TÜRKİYE CEO’SU SİDAR GEDİK’İN  VERİLER İLE İLGİLİ UZMAN YORUMU ŞÖYLE; Yapay zekâ hakkındaki görüşler, teknolojinin kendisi kadar hızlı değişmiyor. Ipsos’un 32 ülkede gerçekleştirdiği Global Advisor AI Monitörü araştırmasına göre bireylerin görüşleri ChatGPT’nin ortaya çıkışıyla yaşanan ani kırılmadan bu yana büyük ölçüde sabit kalmış durumda. Yapay zekâ, içinde bulunduğumuz dönemin en önemli konusu. Ancak bu alanı yalnızca teknolojik gelişmeler üzerinden okumak yeterli değil. Yeni tutumların şekillenmesinde, önceden var olan algılar ve zihinsel çerçeveler belirleyici rol oynuyor.

 Peki yapay zekâyı hayatımıza ne kadar entegre ettik?

Ülkeler ortalamasında her iki kişiden biri, yapay zekânın son 3–5 yılda günlük hayatlarını değiştirdiğini belirtiyor. Türkiye’de bu oran %62 ile ortalamanın üzerinde. Geleceğe bakışta da benzer bir tablo var. Ülkeler ortalamasında her üç kişiden biri, önümüzdeki 3–5 yıl içinde yapay zekâ destekli ürün ve hizmetlerin günlük yaşamı önemli ölçüde değiştireceğini düşünüyor. Türkiye’de ise bu beklenti, 2023’e kıyasla 7 puan gerilemiş durumda.

Araştırma sonuçları bir ikileme de işaret ediyor. “Araştırmaya katılanlar, yapay zekânın dezavantajlarından daha fazla fayda sağlayacağı düşüncesi ile ilgili olarak iki kutba ayrılıyor. Türkiye’de ise yapay zekâya yönelik genel yaklaşım küresel ortalamaya kıyasla daha olumlu.

Ipsos’un uzun süredir vurguladığı “hayranlık” ile “endişe” arasındaki git-gel hâlâ devam ediyor. Bugün ülkeler ortalamasında yapay zekânın kendilerini heyecanlandırdığını söyleyenlerle endişe duyduğunu belirtenlerin oranı neredeyse eşit. Türkiye’de endişe yerini daha çok heyecana bırakıyor.

İş hayatına etkiler konusunda algı daha temkinli. Yapay zekânın iş yapış biçimlerini değiştireceği fikri yaygın olsa da işlerin tamamen yerini alacağına dair endişe düşük. Her üç kişiden biri bu şekilde düşünüyor. Ülkemizde ise bu konudan tedirgin olanların oranı %45 ile ülkeler ortalamasının üzerinde.

Beklentiler net: üretkenliğin artacağı, hataların azalacağı, iş kalitesinin yükseleceği ve daha önce çözülemeyen problemlerin çözülebileceği düşünülüyor. Ancak tüm bu iyimserliğin yanında, uyarı veren tanıdık bir ses de var. Gerilim filmlerindeki “profesör” karakteri gibi, bizi olası riskler konusunda uyaran bir isim: Daron Acemoğlu. Filmlerde genellikle o profesör dinlenmez ve sonuçlar kaçınılmaz olur. İzlerken “dinleyin artık şu adamı” deriz.

O halde bu kez gerçekten dinleyelim:

Daron Acemoğlu’nun Şubat ayında yayınladığı makalesinden benim çıkarımım şu: “İnsanlar düşünmeyi, öğrenmeyi ve bilişsel üretimi bırakmamalı. Aksi takdirde toplu bir bilişsel çöküş riskiyle karşı karşıya kalabilir.”  Yapay zekânın hayatımızda giderek daha fazla yer kaplamasının, kadim bilginin gelecek nesillere aktarılmasının önünde engel olabileceğini pek çok kez dile getirdim. Ama Daron Hoca’nın makalesinden sonra bu durumun bizi “Idiocracy”ye kadar götürmesinden endişe ediyorum.


IPSOS’UN TÜRKİYE CEO’SU SİDAR GEDİK’İN

 

#YapayZeka #IpsosAraştırması #SidarGedik #DaronAcemoğlu #TürkiyeTeknoloji #GlobalAdvisor #AIAlgısı #EndişeveHeyecan #TeknolojiHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Rodin’in Anıtsal Heykelleri Girne’de Sergileniyor

Girne’de modern heykel sanatının en kapsamlı özel Rodin koleksiyonuna ev sahipliği yapan The Arkın Rodin Collection Gallery, koleksiyonuna iki yeni anıtsal eser ekledi. Auguste Rodin’in The Burghers of Calais (Calais Burjuvaları) serisinden Pierre de Wissant ve Jean de Fiennes adlı bronz heykeller, galerideki yerlerini aldı.

Rodin’in insan psikolojisini ve evrensel duyguları güçlü bir biçimde yansıtan bu eserler, korku, fedakârlık, onur ve kırılganlık gibi temaları zamansız bir estetikle bir araya getiriyor. Dünya genelinde sınırlı sayıda dökümü bulunan heykeller, müzecilik açısından da büyük önem taşıyor.

Pierre de Wissant

Rodin’in ölüm ve fedakârlık arasındaki psikolojik gerilimi işlediği Pierre de Wissant, sanatçının yüzey anlayışını ve ifade gücünü yansıtan anıtsal bir çalışma. Figürün yüz hatlarındaki dramatik detaylar, yaklaşan ölüm karşısındaki içsel çatışmayı görünür kılıyor.

Jean de Fiennes

Serinin en genç figürü olan Jean de Fiennes ise korku ile cesaret arasındaki kırılgan ruh halini somutlaştırıyor. Rodin’in yüzeyde bıraktığı hareketli modelleme izleri, ışıkla birlikte değişen canlı bir ifade yaratıyor.

The Arkın Rodin Collection Gallery’de Rodin’in The Kiss, Eternal Spring, Falling Man gibi ikonik eserleriyle birlikte toplam 33 eser ücretsiz olarak sanatseverlerle buluşuyor. Bu yeni eklemeler, galerinin uluslararası sanat sahnesindeki önemini daha da pekiştiriyor.

#Rodin #ArkınRodinCollection #GirneSanat #ModernHeykel #PierreDeWissant #JeanDeFiennes #SanatHaberleri #AugusteRodin #ÇağdaşSanat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Beyoğlu’nda Yeni Sanat Durağı: Camhane Art Gallery

Beyoğlu, sanat ve kültür yaşamına yeni bir soluk kazandırdı. 21 yıllık üretim geçmişiyle tanınan Camhane Sanat Merkezi, bu sürekliliğini yeni kimliği Camhane Art Gallery ile taçlandırdı. Açılış sergisi “Açık 21 Alan”, 21 sanatçının katılımıyla sanatseverlerle buluşuyor ve 10 Temmuz 2026 tarihine kadar görülebilecek.

“Açık 21 Alan” ile Üretim Hafızası

Camhane’nin yıllar içinde oluşturduğu üretim kültürünü güncel bir sergi diliyle görünür kılan “Açık 21 Alan”, cam malzemesi etrafında başlayan ve farklı disiplinlere açılan üretim hafızasını öne çıkarıyor. Zanaat, çağdaş sanat, atölye pratiği ve sergileme alanı arasında kurulan geçirgen ilişki, serginin merkezinde yer alıyor.

Camhane’nin Yeni Kimliği

Kuruluşundan itibaren üretimi odağına alan Camhane, camın kırılganlık, şeffaflık ve direnç gibi özelliklerini yalnızca fiziksel değil, kavramsal unsurlar olarak da değerlendirdi. Yıllar içinde atölye ile sergi mekânı arasındaki sınırları azaltarak üretim sürecini görünür kılan disiplinler arası bir alan oluşturdu. “Açık 21 Alan”, bu yaklaşımı Beyoğlu’ndaki yeni mekânda güncel bir sergi diliyle yeniden yorumluyor.

Kolektif Bir Buluşma Alanı

Küratörlüğünü Yasemin Aslan Bakiri ve Serap Gümüşoğlu’nun üstlendiği sergi, her sanatçının pratiğini bağımsız bir ifade alanı olarak ele alırken, bireysel üretimlerin kolektif bir bütün içinde yan yana gelişine odaklanıyor. “Alan” kavramı yalnızca fiziksel sergi mekânını değil; düşünsel paylaşımı, üretim ilişkilerini ve sanatçılar arasındaki karşılaşmaları da içeriyor.

 

 

#CamhaneArtGallery #Açık21Alan #BeyoğluSanat #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #SanatSergisi #CamSanatı #SanatGalerisi #YaseminAslanBakiri #SerapGümüşoğlu #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Borusan Contemporary’de Yeni Sezon: Barbieri ve “Perili”

Borusan Contemporary, Eylül ayında başlayacak yeni sezonunun ilk detaylarını açıkladı. Yeni dönemin öne çıkan sergileri arasında İtalyan sanatçı Olivo Barbieri’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Zaman Mekân Geometri” ve Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan özel bir seçkiyi buluşturan “Perili / Haunted” yer alıyor.

Fotoğraf sanatında ölçek, perspektif ve mekân algısını sorgulayan özgün yaklaşımıyla tanınan Olivo Barbieri, kırk yılı aşkın sanat pratiğinden beş tematik seriyi İstanbul’a taşıyor. Küratörlüğünü Fırat Arapoğlu’nun üstlendiği sergi, antik kentlerden metropollere, şelalelerden Alp zirvelerine uzanan fotoğraflarla izleyiciyi görsel bir yolculuğa çıkarıyor. Borusan Contemporary’nin özel siparişiyle Anadolu’nun antik kentlerine odaklanan eserler de ilk kez gün yüzüne çıkıyor.

“Perili / Haunted” ile Dijital Çağın İzleri

Yeni sezonun bir diğer dikkat çekici projesi ise Borusan Contemporary Direktörü Dr. Kumru Eren’in artistik direktörlüğünde hazırlanan “Perili / Haunted” sergisi. Rafael Lozano-Hemmer, Memo Akten, teamLab, Quayola ve Kemal Önsoy’un eserlerini bir araya getiren seçki; yapay zekâ, veri teknolojileri ve dijital kültürün şekillendirdiği çağdaş imge dünyasına farklı bir bakış sunuyor. Perili Köşk’ün tarihî atmosferiyle diyalog kuran sergi, hafıza ve gerçeklik kavramlarını dijital çağın bilinmezleriyle buluşturuyor.

 

#BorusanContemporary #OlivoBarbieri #ZamanMekanGeometri #PeriliHaunted #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #FotoğrafSanatı #DijitalSanat #SanatSergisi #PeriliKöşk #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Sürdürülebilir Geleceğe Sanatsal Bakış: Harvest Time

Caresse Art, 15-17 Haziran tarihleri arasında çağdaş sanatın güçlü isimlerinden Zübeyde Çelik’in solo sergisi “Harvest Time”’a ev sahipliği yaptı. 19 özel eserden oluşan sergi, doğa, insan ve gelecek arasındaki ilişkiyi sürdürülebilirlik perspektifinden ele alarak sanatseverlere unutulmaz bir deneyim sundu.

Çelik’in eserlerinde geniş buğday tarlaları, çalışan çiftçiler ve doğanın döngüsel yapısı öne çıkıyor. Sanatçı, impasto tekniğiyle empresyonist etkiler yaratırken, üç boyutlu ve dokunsal bir his uyandırıyor. Çocukluğunda ailesine ait çiftlikte edindiği izlenimlerden beslenen Çelik, eserlerine yaşanmışlık duygusunu ve güçlü bir perspektifi taşıyor.

“Harvest Time”, yalnızca hasat zamanını değil; insanlığın bugün attığı adımların yarın doğuracağı sonuçları da simgeliyor. Sergi, sürdürülebilir bir dünya için toprağın ve başakların önemini vurgularken, izleyiciyi çevresel farkındalık ve toplumsal sorumluluk üzerine düşünmeye davet ediyor.

Caresse Art’ta düzenlenen interaktif Art Talk etkinliği ise sanat ve sürdürülebilirlik ekseninde özel bir buluşma noktası yaratarak büyük ilgi gördü.

 

 

#ZübeydeÇelik #HarvestTime #CaresseArt #ÇağdaşSanat #Sürdürülebilirlik #SanatSergisi #İstanbulSanat #PauseDergi #SanatVeDoğa #SanatHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Porselenin Kobalt Mirası Çağdaş Sanatla Buluşuyor

Şule Gazioğlu Gallery, küratörlüğünü Feride Çelik’in üstlendiği “Kobalt Rotalar” başlıklı karma sergiye 18 Haziran – 12 Temmuz 2026 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Sergi, 14. yüzyıldan 19. yüzyıla uzanan Doğu Asya porselen geleneğini çağdaş sanatın farklı ifade biçimleriyle buluşturarak kobalt mavisinin kültürler ve yüzyıllar arasında kurduğu görsel bağları araştırıyor.

Serginin çıkış noktasını, Giritli bir deniz ticaret ailesinin nesiller boyunca koruduğu Ming, Kangxi, Qianlong ve Edo dönemlerine ait mavi-beyaz porselenler oluşturuyor. Bu tarihsel seçki, çağdaş sanatçıların üretimleriyle yeniden yorumlanıyor. Payidar Şeyma Alışır fotoğraf ve dijital görüntü üretimiyle porselen motiflerini insan bedeni ve belleğin imgeleriyle buluştururken; Setenay Alpsoy ise kent dokularından yola çıkarak tarihsel desenlerin çağdaş karşılıklarını sorgulayan resimler üretiyor.

Çukur taslar, tabaklar, kupalar ve çay bardaklarından oluşan seçki, Ming Hanedanlığı’nın klasik formlarından Edo döneminin zarif estetiğine kadar uzanıyor. Tarihsel nesneler ile çağdaş sanat üretimlerini aynı mekânda buluşturan sergi, mavi ve beyazın yüzyıllardır süregelen görsel dilini yeniden düşünmeye davet ediyor.

 

#KobaltRotalar #ŞuleGazioğluGallery #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #PorselenSanatı #KültürelMiras #FerideÇelik #PayidarŞeymaAlışır #SetenayAlpsoy #SanatHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity