“Hafızanın Rahmi ve Kadim Eşikler” 8 Ağustos’a Kadar Açık

Mersin, Adana ve İstanbul’dan dört çağdaş sanatçı, üretimlerini ortak bir kavramsal zeminde buluşturarak Bodrum’da sanatseverlerle bir araya geldi. “ARKHE: Hafızanın Rahmi ve Kadim Eşikler” başlıklı karma sergi, Boho Galeri’nin taş mimarisi içinde düzenlenen açılışla kapılarını açtı.

Seda Şahbaz, Tuğba Küçükbahar, Vehbi Mangtay ve Nihal Şahin Göl’ün resim, heykel ve seramikten oluşan eserleri; insanın kökeni, hafızası, bilgi arayışı ve dönüşümü üzerine çok katmanlı bir sanat deneyimi sunuyor. Proje Yöneticisi Kaan Yiğit Karaaslan, sergiyi “kentler arasında kurulan bir kültürel diyalog” olarak tanımlıyor.

Antik Yunanca’da “başlangıç” ve “varlığın özü” anlamına gelen Arkhe kavramından ilham alan sergi; doğuş, bellek, sınır ve şifa temalarını çağdaş sanatın farklı disiplinleri üzerinden yeniden yorumluyor.

Her sanatçı kendi özgün diliyle serginin ortak anlatısına katkı sunuyor:

  • Seda Şahbaz yaşamın başlangıcını ve ilk barınağı odağına alan resim ve heykelleriyle,
  • Nihal Şahin Göl bireysel ve kültürel belleğin katmanlarını irdeleyen resimleriyle,
  • Vehbi Mangtay ahşap heykelleriyle bilgi arayışını ve sınır ihlallerini sorgulayan çalışmalarıyla,
  • Tuğba Küçükbahar mitoloji, dişil hafıza ve şifa kavramlarını merkezine alan seramik eserleriyle sergide yer alıyor.

 

Boho Galeri’nin atmosferi, eserleri yalnızca sergilemekle kalmıyor; hafıza, mitoloji ve düşünce arasında kurulan çok katmanlı bir deneyime davet ediyor.

Sergi, 8 Ağustos 2026 tarihine kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak. Ayrıntılı bilgi için Boho Galeri web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

 

 

#BodrumSanat #ARKHESergisi #BohoGaleri #ÇağdaşSanat #SanatVeHafıza #TürkiyeSanat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Beyoğlu’nun Kültürel Belleği Sanatla Buluşuyor

Canopy Istanbul Taksim, kültür ve sanatı otel deneyiminin ayrılmaz bir parçası haline getiriyor. Beyoğlu’nun çok katmanlı geçmişinden ilham alan otel, sergilere, sanat söyleşilerine ve disiplinlerarası etkinliklere ev sahipliği yapacağı yeni kültür-sanat programını The Clique Artworks’ün “A Selection: Passing · Pausing · Noticing” sergisiyle başlattı. Sergi, 22 Temmuz – 10 Eylül 2026 tarihleri arasında ücretsiz olarak ziyaret edilebiliyor.
Sergi Konsepti
Küratörlüğünü Efe Kurt’un üstlendiği sergide, 5 sanatçının 49 eseri otelin mimarisiyle doğrudan diyaloğa giriyor. Lobi merdivenlerinden şarap mahzenine uzanan sergi düzeni, izleyiciyi sabit bir seyirci olmaktan çıkarıp etkin bir katılımcıya dönüştürüyor.
Sanatın Katmanları
Keskin geometrilerden kentsel fragmanlara, yoğun renk alanlarından akışkan sulu boya yüzeylere uzanan eserler; düzen ile rastlantı arasındaki gerilimi serginin ana izleği haline getiriyor. Serginin adı, izleyicinin mekândaki üç hâline işaret ediyor: geçmek, duraksamak ve fark etmek.
Beyoğlu’nun Kültürel Ekosistemi
Canopy Istanbul Taksim, Hilton’un lifestyle vizyonunu Beyoğlu’nun kültürel mirasıyla buluşturarak semt ile bağ kuran yaklaşımıyla çağdaş bir yaşam deneyimi sunuyor. Kültür-sanat etkinlikleriyle Beyoğlu’nun yaratıcı ekosistemine katkı sağlıyor.

#CanopyIstanbulTaksim #SesinHafızası #TheCliqueArtworks #BeyoğluSanat #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #İstanbulSanat #EfeKurt #KültürSanat #SergiHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

“Sesin Hafızası” Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nde

Ressam Şerivan Tutuş, uluslararası üretim pratiğinin yeni halkası olan “Sesin Hafızası: Müzikten Resme Belleğin Katmanları” sergisiyle 8–14 Ağustos 2026 tarihleri arasında T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Resim ve Heykel Müzesi, Mihri Müşfik Sergi Salonu’nda sanatseverlerle buluşuyor. Serginin sanat koordinatörlüğünü Rozerin Tutuş üstleniyor.

Sergi Konsepti

Bellek, göç, kimlik ve ses arasındaki ilişkiyi odağına alan sergi, filozof Henri Bergson’un bellek anlayışından ilhamla farklı coğrafyalardan seçilen 22 müzik eserini 22 özgün resim aracılığıyla yeniden yorumluyor. Her eserin yanında yer alan QR kodlar sayesinde ziyaretçiler, resimlere ilham veren müzikleri dinleyerek görsel ve işitsel deneyimi birlikte yaşayabiliyor.

Kültürel Buluşma

Ahmet Kaya’dan Fazıl Say’a, Goran Bregović’ten Mozart’a uzanan müzik seçkisi; göç, aidiyet ve ortak hafızaya dair farklı kültürel anlatıları aynı sergide bir araya getiriyor. “Sesin Hafızası”, izleyiciyi yalnızca resimlerle değil, sesin bellekte bıraktığı duygusal izler üzerinden düşünmeye davet ediyor.

 

 

SERGİ PROGRAMI

Sergi: Sesin Hafızası: Müzikten Resme Belleğin Katmanları

Sanatçı: Şerivan Tutuş

Sanat Koordinatörü: Rozerin Tutuş

Tarih: 8–14 Ağustos 2026

Açılış: 8 Ağustos 2026 Cumartesi | 18.00

Yer: T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Resim ve Heykel MüzesiMihri Müşfik Sergi Salonu

 

 

#ŞerivanTutuş #SesinHafızası #AnkaraResimHeykelMüzesi #SanatSergisi #ÇağdaşSanat #MüzikVeResim #KültürSanat #BellekVeKimlik #SanatHaberleri #DisiplinlerarasıSanat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Niloufar Jaberi’den “Entanglement/İç İçe” sergisi

ARUCAD Art Space, İranlı genç sanatçı Niloufar Jaberi’nin “Entanglement/İç İçe” başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, insan ve doğa arasındaki görünmez bağları; düzen ve dönüşüm, kontrol ve bırakma arasındaki hassas denge üzerinden ele alıyor.

İnsan ve doğa arasındaki görünmez bağlar

Jaberi’nin eserlerinde insan eliyle oluşturulan yapılar kesinlik ve kontrol arzusunu temsil ederken, doğa sürekli dönüşümün ve uyumun sessiz metaforu olarak öne çıkıyor. Organik formlar ile insan müdahalesinin izlerini bir araya getiren sanatçı, izleyiciyi yaşamı şekillendiren görünmez ilişkiler ağı üzerine düşünmeye davet ediyor.

Genç sanatçılara destek

“Entanglement/İç İçe” sergisi, ARUCAD Art Space’in Open Call programı kapsamında seçildi. Program, farklı disiplinlerden genç sanatçılara üretimlerini profesyonel bir galeri ortamında sergileme fırsatı sunarak çağdaş sanat üretimini teşvik ediyor.

Sergi tarihleri

Niloufar Jaberi’nin sergisi, 14 Temmuz – 7 Ağustos 2026 tarihleri arasında pazartesiden cumaya 10.30–18.30; cumartesi günleri ise 10.30–13.00 saatleri arasında Lefkoşa Müftü Raci Efendi Sokak’taki ARUCAD Art Space’te ziyaret edilebilir.

#NiloufarJaberi #Entanglement #İçİçe #ARUCADArtSpace #SanatSergisi #ÇağdaşSanat #LefkoşaSanat #OpenCall #SanatVeDoğa #SergiHaberi #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Bodrum’da sanat, koleksiyonerlik ve gastronomi buluştu

Casa dell’Arte ve Third Space iş birliğiyle hayata geçirilen The Mediterranean Intellectual Salon serisinin ilk buluşması Bodrum’da yoğun ilgiyle gerçekleşti. “From Wealth to Legacy” temasıyla düzenlenen etkinlik, sanat, koleksiyonerlik ve gastronomiyi aynı masa etrafında buluşturdu.

Sanat ve koleksiyon deneyimi

Casa dell’Arte’nin kurucusu ve koleksiyoneri Ahu Serter’in ev sahipliğinde gerçekleşen gecede davetliler, mekânın özel koleksiyonunu keşfetti. Ardından genç sanatçı İlhak Altıparmak’ın “Bir İhtimalin Israrı” başlıklı kişisel sergisi sanatçının rehberliğinde gezildi.

Sofrada düşünsel yolculuk

Sanat eserlerinin ortasında kurulan sofrada “From Wealth to Legacy: İnsanlar Geriye Ne Bırakır?” sorusu masaya yatırıldı. Moderasyonu Kavaklıdere Şarapları’nın 4. nesil yöneticisi ve Third Space kurucusu Cevza Başman üstlendi. Konuklar, kökenler, değerlerin aktarımı ve miras kavramı üzerine derinlemesine sohbet etti. Anadolu’nun üzüm mirasıyla hazırlanan gurme menü, sanat ve düşünceyi gastronomiyle buluşturdu.

Sergi ve katılımcı deneyimi

Altıparmak’ın tekstil, kâğıt ve video yerleştirmelerinden oluşan sergisi, farklılıkların bir arada var olabilme ihtimalini sorguladı. Katılımcılar etkinlik sonunda kendilerine takdim edilen özel kartlara, geriye ne bırakmak istediklerini kendi el yazılarıyla not ederek etkinliği kişisel bir miras deneyimine dönüştürdü.

#Sanat #CasaDellArte #ThirdSpace #MediterraneanSalon #İlhakAltıparmak #SanatVeGastronomi #Koleksiyonerlik #BodrumSanat #SanatEtkinliği #Kültür #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Mitoloji, beden ve hafıza aynı evrende buluşuyor

Sanatçı Ayhan Işık, bireysel deneyimlerden yola çıkarak normatif kimlikleri, güzellik anlayışını ve iktidar ilişkilerini sorgulayan üretimlerini izleyiciyle buluşturuyor. Mitoloji, din, tarih, beden, queer kimlik, arzu, iktidar ve hafıza aynı görsel evrende birleşiyor.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü’nde yüksek lisansını tamamlayan Işık, 2012’de “20. Yüzyıldan Günümüze Resim Sanatında Şiddet ve Cinsellik İmgesi” başlıklı teziyle mezun oldu. Bu araştırma, sanatçının günümüzdeki üretimlerinin kavramsal arka planını oluşturuyor.

“After the Gods” sergisi

Sergi, tarih boyunca kutsallaştırılan iktidar ve kimlik anlatılarının ardından insanın kendi mitini kurma arayışına odaklanıyor. Geçmişin mitolojik anlatılarını yeniden üretmek yerine, onları bugünün bedenleri, arzuları ve hafızası üzerinden yeniden düşünmeye davet ediyor. Figürler yalnızca karakterler değil; toplumsal normların, cinsiyet rejimlerinin ve iktidar biçimlerinin taşıdığı yükleri görünür kılan tanıklıklar olarak öne çıkıyor.

Ayhan Işık’ın güncel üretimlerinden oluşan seçki, Studio13 Maslak’ta sanatseverlerle buluşuyor.

#AyhanIşık #AfterTheGods #SanatSergisi #Studio13Maslak #ÇağdaşSanat #Mitoloji #QueerSanat #BedenVeHafıza #İktidarVeSanat #İstanbulSanat #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal  #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Bebek Gelişiminde Oyun Matları ve Doğru Oyuncak Seçimi

Bebeklerin sağlıklı gelişimi için oyun, vazgeçilmez bir unsurdur. Bu süreçte güvenli ve teşvik edici bir oyun alanı sunmak büyük önem taşır. Oyun matları, bebeklerin yerde rahatça hareket etmelerini, yuvarlanmalarını ve motor becerilerini geliştirmelerini sağlayan güvenli zeminler sunarken, doğru seçilmiş bebek oyuncakları da bilişsel, duyusal ve sosyal gelişimlerini destekler. Bu iki unsurun bir araya gelmesi, miniklerin çevrelerini keşfetmeleri ve öğrenmeleri için ideal bir ortam yaratır.

Bebeklerin Güvenli Alanı: Oyun Matları

Bebeklerin fiziksel gelişim sürecinde özgürce hareket edebilecekleri bir alanın varlığı kritik rol oynar. Modern ebeveynlerin en büyük yardımcılarından biri olan oyun matları, sundukları darbe emici özellikler sayesinde miniklerin düşme veya çarpma anında zarar görmesini engeller. Yumuşak yapısı ve zemin konforu, bebeklerin sert zeminlerle temasını keserek hem ısı yalıtımı hem de güvenli bir bölge sağlar. Bu ürünler, bebeklerin emekleme ve yürüme denemeleri için ideal bir antrenman sahasıdır.

Bebeklerin motor becerilerini güçlendiren karın üstü zaman (tummy time) aktiviteleri için bu özel zeminlere büyük ihtiyaç duyulur. Bebekler bu aktiviteler sırasında boyun ve sırt kaslarını geliştirirken, matın sağladığı konforlu yapı süreci daha keyifli hale getirir. Hijyenik avantajları da oldukça önemlidir; kolay temizlenebilir yüzeyler sayesinde toz ve kir birikimi önlenir, böylece bebekler her zaman temiz bir çevrede vakit geçirir. Kaliteli ve güvenli modeller için Unigo dünyasını ziyaret edebilirsiniz.

Farklı tasarım seçenekleriyle sunulan oyun matları, bebeklerin görsel algılarını tetikleyen renkli desenleriyle zihinsel süreçlere de katkı sunar. Kaliteli malzemeden üretilen konforlu zeminler, bebeklerin sağlığını korurken ebeveynlerin de içini rahatlatır. Bu alanlar, bebeklerin dünyayı keşfederken ihtiyaç duyduğu yumuşak dokuyu sunarak yaralanma riskini minimize eder. Özellikle kaydırmaz taban özellikleri, hareketli bebeklerin dengesini korumasına yardımcı olurken toksik madde içermeyen içerikler de güvenli bir kullanım deneyimi yaşatır.

Eğitici Bebek Oyuncakları ile Keyifli Vakit

Bebeklerin büyüme serüveninde oyun, sadece eğlence değil aynı zamanda öğrenme sürecinin temel taşıdır. Gelişim aşamalarına uygun seçilen bebek oyuncakları, miniklerin dünyayı anlamlandırmasına büyük katkı sağlar. İlk aylarda bebeklerin görme ve işitme duyuları henüz yeni geliştiği için yüksek kontrastlı renkler, farklı dokular ve hafif sesler çıkaran çıngıraklar ön plana çıkar. Bu tür bebek oyuncakları, duyusal gelişimi desteklerken bebeğin nesnelere odaklanma ve sesleri ayırt etme becerisini artırır. Farklı yüzey dokuları, bebeklerin dokunma duyusunu harekete geçirerek nörolojik gelişimlerine de olumlu katkıda bulunur.

Altıncı aydan itibaren motor becerilerin gelişimiyle birlikte kavrama, tutma ve bırakma hareketleri hız kazanır. Bu dönemde yumuşak bloklar, üst üste dizilebilen halkalar veya basit aktivite masaları el-göz koordinasyonunu güçlendirmek için idealdir. Ancak seçim yaparken eğitici materyaller için en kritik kriter güvenliktir. Oyuncakların keskin kenarlar içermemesi, boyalarının toksik madde barındırmaması ve yutulabilecek küçük parçalardan oluşmaması gerekir. Güvenli materyallerden üretilen egitici setler, bebeklerin hem zihinsel hem de fiziksel kapasitelerini güvenle keşfetmelerine olanak tanır. Doğru seçilen bebek oyuncakları, bebeğinizin keşif merakını desteklerken kaba ve ince motor becerilerinin sistematik olarak ilerlemesini sağlar.

Oyun Alanı Oluştururken Nelere Dikkat Edilmeli?

İdeal bir oyun alanı oluştururken öncelikle alanın ferah ve gün ışığı alan bir noktada olmasına özen gösterilmelidir. Zemin hazırlığında konfor ve güvenlik sunan oyun matları, bebeğin hareket özgürlüğünü artırırken düşme riskine karşı koruma sağlar. Alanın çok fazla eşyayla doldurulmaması, bebeğin odaklanma becerisi ve hareket kabiliyeti için kritiktir.

Materyallerin düzenli bir şekilde yerleştirilmesi ve seçilen bebek oyuncakları çocuğun boy hizasında, kolayca erişilebilir şekilde sunulmalıdır; bu durum öz güven gelişimini doğrudan destekler. Oyuncakların açık raflarda ve kategorize edilmiş şekilde sunulması, bebeğin kendi seçimlerini yapmasına imkân tanır. Karmaşadan uzak, sade ve güvenli bir ortam hazırlayarak bebeğinizle bu özel alanda kaliteli vakit geçirmenin tadını çıkarabilirsiniz.

Siz de bebeğinizin favori oyun alanını oluştururken nelere dikkat ediyorsunuz? Deneyimlerinizi ve merak ettiklerinizi bizimle paylaşmayı unutmayın!

 

 

#BebekGelişimi #OyunMatı #EğiticiOyuncak #MotorBeceri #BebekSağlığı #AnneBabaİpuçları #ÇocukGelişimi #OyunAlanı #PauseDergi

Işık ve Karanlık Arasında İçsel Yolculuk

Chi Art Gallery, 21 Temmuz – 25 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek “Be The Sun” başlıklı karma sergisiyle çağdaş sanat izleyicisini ışık ve karanlık arasındaki varoluşsal yolculuğa davet ediyor. Aziz Çınar, Feyza Çoban, Ekinakis, İrfan Erdal, Erman Gürcüm, Daniel Horoz, Buket Ada Kılıç, Ceren Müftüoğlu, Yunus Özaksu, Cem Öztürk, Loya Kader Öztürkmen, Çiğdem Polat, Ege Subaşı, Ufuk Güneş Taşkın ve Elif Tutka’nın eserlerini bir araya getiren sergi; resimden heykele uzanan farklı üretim pratikleriyle insanın içsel dönüşümünü görünür kılıyor.

Be The Sun sergisi başlıyor

Sergi, ışık ve karanlık arasındaki karşıtlığı yalnızca estetik bir unsur olarak değil, insanın iç dünyasını anlamaya yönelik varoluşsal bir alan olarak ele alıyor.

Sanatçılarla içsel yolculuk

Eserler; görünür olanla saklanan, umutla yas, güçle kırılganlık arasındaki ince çizgiyi araştırarak izleyiciyi öz farkındalık ve dayanıklılık üzerine düşünmeye davet ediyor.

Çağdaş sanatın Anadolu yakasındaki durağı

Chi Art Gallery, İstanbul’un Anadolu yakasında çağdaş sanatın dinamik merkezlerinden biri olarak, bu sergiyle izleyiciyi kendi ışığını üretmeye cesaret etmeye çağırıyor.

“Be The Sun”, insanın kendi karanlığına bakabilme cesaretiyle kendi güneşini yaratabileceğini vurguluyor. Sergi, tüm mevsimlerde kendi ışığını seçenlere ve seçmeye cesaret edenlere adanıyor.

#BeTheSun #ChiArtGallery #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #İstanbulSanat #KarmaSergi #SanatHaberleri #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Psikologlar İş Hayatına Entegre Oluyor

İş, Örgüt, Endüstri ve Çalışma Psikologları Derneği (IOCP) tarafından yürütülen ENTHALPY Projesi, çalışan sağlığı ve esenliğinde yeni bir dönemi başlatıyor. Türkiye’de ilk kez çalışma alanlarına psikologların entegrasyonunu hedefleyen proje, psikososyal risklerin yönetimi ve çalışan esenliğinin güçlendirilmesi için kapsamlı adımlar atıyor.

Çalışan esenliğinde yeni dönem

ENTHALPY kapsamında meslek kılavuzu, etik kılavuz ve yasa tasarısı hazırlanırken; dijital eğitim platformu iocpegitim.org, yapılandırılmış staj programı ve istihdam ağı ile uzmanların özel ve kamu sektörüne entegrasyonu hızlandırılıyor.

Psikologlar çalışma hayatına entegre ediliyor

42 saatlik etkileşimli eğitim modülleri, akademisyen ve saha uygulayıcılarının desteğiyle hayata geçirildi. ENTHALPY Staj Programı ve İstihdam Ağı sayesinde psikologlar doğrudan iş dünyasına katkı sağlıyor.

Türk Psikologlar Derneği, İş Yeri Hekimleri Derneği ve Risk Yönetimi Derneği gibi kurumlarla geliştirilen iş birlikleri, hekim-psikolog ortak çalışmalarından örgütsel psikoloji eğitimlerine kadar geniş bir yelpazede sürdürülebilir paydaş ağları oluşturuyor.

ENTHALPY Proje Yürütücüsü İdil Işık, “ENTHALPY yalnızca bir hibe dönemiyle sınırlı değil; Türkiye’de iş, örgüt, endüstri ve çalışma psikolojisi alanında uzun vadeli bir gelişim süreci olarak tasarlandı” diyerek projenin sürdürülebilirliğine dikkat çekti.

#ENTHALPY #ÇalışanSağlığı #Psikologlar #İşPsikolojisi #SağlıkHaberleri #ÇalışanEsenliği #IOCP #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity

Günlük Hayatta Farkında Olmadan Yapılan Kaba Alışkanlıklar

Günlük yaşamda farkında olmadan yapılan bazı davranışlar, görgü kurallarına aykırı olabilir ve çevremizde kaba bir izlenim bırakabilir. Görgü kuralları uzmanları, öz farkındalıkla bu alışkanlıkların önüne geçilebileceğini vurguluyor. İşte sıkça yapılan kaba alışkanlıklar:

Tanıştırmaları atlamak

Bir ortamda yeni tanışan kişileri birbirine tanıtmak kibarlığın temelidir. Tanıştırma yapılmadığında, kişiler kendilerini dışlanmış hissedebilir.

Eli boş gitmek

Bir davete katılırken küçük bir hediye götürmek ev sahibine duyulan saygıyı gösterir. Çiçek, şarap veya ev yapımı kurabiye gibi basit hediyeler yeterlidir.

Hoparlörle konuşmak

Toplu alanlarda telefon görüşmesini hoparlörle yapmak çevreye saygısızlıktır. Kulaklık kullanmak en doğru çözümdür.

Yürürken mesajlaşmak

Telefon ekranına dalarak yürümek hem kaba hem de tehlikelidir. Çevrenizdeki insanlara ve araçlara dikkat etmek gerekir.

Araç kullanırken telefona bakmak

Trafik ışıklarında veya dur işaretlerinde telefona bakmak hem trafiği aksatır hem de tehlike yaratır. Ayrıca birçok ülkede yasal olarak yasaktır.

Kısacası, küçük gibi görünen bu alışkanlıklar sosyal ilişkilerde olumsuz izlenim bırakabilir. Daha bilinçli davranarak hem kendimizi hem çevremizi daha saygılı bir ortamda tutabiliriz.

 

#GörgüKuralları #KabaAlışkanlıklar #Sosyalİlişkiler #Nezaket #Toplum #PauseDergi #PauseTv #PauseJournal #AhuÇağdaş #PauseMedya #PauseSağlık #PauseSanat #PauseSpor #Hanedancity