Ruzy Gallery Yeni Sezona Fotoğraf, Video ve Enstalasyonu Buluşturan Sergiyle Başlıyor

Ruzy Gallery, yeni sanat sezonunu fotoğraf sanatçısı Marta Syrko’nun “Immersion: Seeing Otherwise” başlıklı kişisel sergisiyle karşılıyor. 1 Ekim – 20 Kasım 2026 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak sergi, fotoğraf, video ve enstalasyonu bir araya getirerek izleyicilere çok katmanlı bir deneyim sunuyor.

Galerinin ilk fotoğraf sergisi olma özelliğini taşıyan “Immersion: Seeing Otherwise”, fotoğrafın sınırlarını video, ışık ve hareketle genişleten mapping teknolojisi destekli interaktif bir video enstalasyonunu da içeriyor. Sergi için özel olarak hazırlanan çalışma, projeksiyonların galeri mekânıyla etkileşime girmesi sayesinde ziyaretçileri eserin bir parçası hâline getiriyor. Böylece fotoğraf, yalnızca izlenen bir görüntü olmaktan çıkıp deneyimlenen bir sanat alanına dönüşüyor.

Serginin merkezinde su ve algı ilişkisi yer alıyor

Marta Syrko’nun sanat pratiğinde önemli bir yer tutan su kavramı, serginin temel çıkış noktalarından birini oluşturuyor. Sanatçı, suyu yalnızca görsel bir unsur olarak değil; beden, mekân, ışık ve zaman algısını dönüştüren güçlü bir etken olarak ele alıyor.

Işığı kıran, sınırları değiştiren ve perspektifi dönüştüren su, sanatçının çalışmalarında fotoğrafın dilini yeniden şekillendiriyor. Bu yaklaşım sayesinde izleyici, yalnızca görüntüye değil, görme biçiminin kendisine de odaklanmaya davet ediliyor.

İstanbul’un suyla kurduğu ilişki sergiye taşınıyor

“Immersion: Seeing Otherwise”, su temasını İstanbul’un özgün coğrafyasıyla da ilişkilendiriyor. Boğaz ve çevresindeki denizler, kentin yalnızca fiziksel görünümünü değil, ritmini ve karakterini de belirleyen unsurlar olarak serginin kavramsal çerçevesine katkı sunuyor.

Sergi, suya dışarıdan bakılan bir manzara olarak yaklaşmak yerine, içinde bulunulan ve deneyimlenen bir alan olarak bakmayı öneriyor. Bu yaklaşım, ziyaretçilerin mekânla ve eserlerle daha güçlü bir bağ kurmasına olanak tanıyor.

Fotoğraf, video ve enstalasyon aynı deneyimde buluşuyor

Sergide yer alan mapping teknolojisi destekli interaktif çalışma, ışık, hareket ve projeksiyonun galeri mekânıyla kurduğu ilişki üzerinden izleyiciyi deneyimin merkezine taşıyor. Böylece sanatseverler eserleri yalnızca gözlemlemekle kalmıyor, serginin oluşturduğu atmosferi fiziksel olarak da hissedebiliyor.

212 Photography Istanbul’un paralel programında yer alan sergi, Ruzy Gallery’nin farklı sanat disiplinlerine alan açan yeni sezon vizyonunun da önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Galeri, bu projeyle birlikte fotoğrafı yalnızca bir görüntü üretim aracı değil, mekânı ve izleyici deneyimini dönüştüren bir ifade biçimi olarak ele alıyor.

1 Ekim – 20 Kasım 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek “Immersion: Seeing Otherwise”, fotoğrafın temsil gücünü yeniden sorgularken, izleyicileri görme eylemi üzerine düşünmeye davet ediyor.

 

 

#RuzyGallery #MartaSyrko #ImmersionSeeingOtherwise #Sergi #Sanat #FotoğrafSanatı #ÇağdaşSanat #İstanbulSergileri #ArtExhibition #VideoEnstalasyon #MappingTeknolojisi #212PhotographyIstanbul #KültürSanat #SanatHaberleri #İstanbulEtkinlikleri

Borusan Contemporary’de Yeni Sezon Başlıyor

Borusan Contemporary, 2026–2027 kültür-sanat sezonunu 19 Eylül’de iki önemli sergiyle açıyor: İtalyan fotoğraf sanatçısı Olivo Barbieri’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Zaman Mekân Geometri” ve Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu seçkisi “Perili”.

Olivo Barbieri ile Görsel Yolculuk

Küratörlüğünü Dr. Fırat Arapoğlu’nun üstlendiği “Zaman Mekân Geometri”, Barbieri’nin kırk yılı aşkın sanat pratiğinden beş seriyi bir araya getiriyor. Arkeolojik alanlardan küresel metropollere, şelalelerden Alp zirvelerine ve Akdeniz kıyılarına uzanan fotoğraflar, ölçek ve perspektif oyunlarıyla tanıdık manzaraları beklenmedik görüntülere dönüştürüyor.

Sergiye adını veren seri, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’nun siparişi üzerine Anadolu’daki dokuz antik kentte üretilen fotoğrafları ilk kez sanatseverlerle buluşturuyor. Perge, Efes, Aphrodisias ve Side gibi antik kentlerin kuşbakışı görünümleri, zamanın katmanlarını ve mekânın geometrisini çağdaş bir estetikle yeniden yorumluyor.

Dijital Kültürün İzleri: “Perili”

Dr. Kumru Eren küratörlüğünde hazırlanan “Perili”, yapay zekâ, algoritmalar, veri teknolojileri ve dijital kültürün çağdaş görsel dünyayı nasıl dönüştürdüğünü araştırıyor. Sergi, Borusan Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan seçilen eserlerle hafıza, özne ve gerçeklik kavramlarını farklı perspektiflerden ele alıyor.

Sanatçının Sözü

Olivo Barbieri, sergiyle ilgili olarak şunları dile getiriyor: “Türkiye’deki dokuz antik kenti fotoğraflama imkânı bulduğum bu seri, geçmişin yalnızca fiziksel yapılarla değil, zaman ve mekânın geometrisiyle yeniden biçimlendiğini gösteriyor. İlgi alanımın merkezinde her zaman hafıza var; düz bir çizgi değil, hem başlangıç hem de varış noktası.”

Sergi Tarihleri

19 Eylül 2026 – 15 Ağustos 2027 tarihleri arasında Borusan Contemporary’de izlenebilecek olan sergiler, İstanbul’un kültür-sanat takvimine güçlü bir başlangıç yapıyor.

#BorusanContemporary #OlivoBarbieri #ZamanMekanGeometri #PeriliSergisi #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #FotoğrafSanatı #DijitalSanat #SanatSergisi

Çağdaş Sanatın 50 Sanatçısı Bir Arada

Galerist, İstanbul çağdaş sanat sahnesindeki 25. yılını “Gönül İşi” sergisiyle kutluyor. 16 Eylül–7 Kasım 2026 tarihleri arasında ziyarete açık olan sergi, galerinin kimliğini şekillendiren yaklaşık 50 sanatçının eserlerini bir araya getiriyor.

2001’den bu yana farklı kuşaklardan sanatçılarla uzun soluklu ilişkiler kuran Galerist, genç üretimlere alan açarken yerleşik pratiklerin gelişimine eşlik etti. 200’den fazla sergiyle Türkiye çağdaş sanatının uluslararası görünürlüğünü destekleyen galeri, eşit cinsiyet temsiline dayalı sanatçı odaklı yaklaşımıyla öne çıkıyor.

“Gönül İşi” Sergisinin Anlamı
Sergi, Galerist’in tarihine arşiv üzerinden bakmak yerine, sanatçıların üretimleri aracılığıyla galerinin kolektif portresini sunuyor. Yapıtlar, sanatçıların kendi pratikleri içinde birer otoportre olarak okunabileceği gibi, galerinin 25 yıllık hikâyesini de görünür kılıyor. Başlık, sanat üretiminde görünmez emeği, özeni ve kararlılığı vurgularken, geçmişten geleceğe uzanan bir yolculuğu kutluyor.

Katılan Sanatçılar
Sergide :mentalKLINIK, Hüseyin Bahri Alptekin, Haluk Akakçe, Yeşim Akdeniz, Taner Ceylan, Hussein Chalayan, Michael Craig-Martin, Ayşe Erkmen, Julian Opie, Sarkis, Nil Yalter, Erwin Wurm ve daha birçok sanatçının eserleri yer alıyor.

“Gönül İşi” sergisi, 7 Kasım 2026’ya kadar Galerist’te ziyaret edilebilir.

 

 

#Galerist25Yıl #Gönülİşi #ÇağdaşSanat #İstanbulSergi #SanatHaberi #KültürSanat #GaleristSergi #SanatçıOdaklı

Harbiye Açıkhava’da Sezen Aksu Şarkıları Senfonik Vol.3

“Senfoni Orkestrası Eşliğinde Zamansız Sezen Aksu Şarkıları” projesi, üçüncü yılında “Tuğba Bizi Sezen’e Götür! Senfonik Vol.3” ile yolculuğuna devam ediyor. 1 Ekim’de Harbiye Açıkhava’da gerçekleşecek konserde Tuğba Yurt’a, Türk balesinin prima donnası Hülya Aksular Sanat Atölyesi (HASAT) danslarıyla eşlik edecek.

2024’te “Hande Bizi Sezen’e Götür!”, 2025’te “Haydi Sezen’e Gidiyoruz!” başlıklarıyla sahnelenen proje, bu yıl da yoğun ilgi üzerine yeniden Harbiye’de izleyiciyle buluşacak.

Kübra Şenyaylar yönetimindeki senfoni orkestrası eşliğinde seslendirilecek Sezen Aksu şarkılarının senfonik düzenlemeleri Deniz Güngören imzasını taşıyor. Hülya Aksular’ın koreografileri ve HASAT’ın dans performansları, geceyi görsel bir şölene dönüştürecek.

Tuğba Yurt’un güçlü yorumuyla sahne alacağı konserde, gecenin heyecanını artıracak sürpriz sanatçılar da sahnede yer alacak. Böylece Sezen Aksu’nun zamansız şarkıları, senfonik düzenlemeler ve dans performanslarıyla unutulmaz bir geceye dönüşecek.

 

#TuğbaYurt #SezenAksu #SenfonikKonser #HarbiyeAçıkhava #KültürSanat #HülyaAksular #HASAT #DenizGüngören

Van Gogh’un 88 Tablosu Hollanda’da Buluştu

Kröller-Müller Müzesi’nde 42 Yıl Sonra İlk

Kröller-Müller Müzesi, Vincent van Gogh’un koleksiyonunda yer alan 88 tabloyu 1984’ten bu yana ilk kez aynı anda sanatseverlerle buluşturuyor.

“Van Gogh, All Our Paintings” başlıklı sergi, sanatçının en önemli eserlerinden “Patates Yiyenler” (1885), “Gece Kafesinin Terası” (1888) ve “Nuenen’deki Eski Kule” (1884) gibi başyapıtları içeriyor. Müze, bu kapsamlı seçkiyi üç ilahi erdem — inanç, umut ve sevgi — temalarıyla ilişkilendirerek sunuyor.

Müze açıklamasında, “Bu, 21. yüzyılın en kapsamlı Van Gogh sergilerinden biri” ifadelerine yer verildi. Sergi, ocak ayına kadar ziyaret edilebilecek.

Van Gogh’un kısa ama üretken kariyerinde yaklaşık 900 resim yer alıyor. Fransa’da yaşadığı dönemde ürettiği “Ayçiçekleri” serisi ve otoportreleri, sanat tarihinin en bilinen eserleri arasında. Müzenin kurucusu Helene Kröller-Müller tarafından 1908-1930 yılları arasında satın alınan tablolar, bugün dünyanın en büyük özel Van Gogh koleksiyonunu oluşturuyor.

 

#VanGogh #KröllerMüllerMüzesi #VanGoghSergisi #HollandaSanat #ÇağdaşSanat #SanatSergisi #VanGoghTabloları

70’ten Fazla Eser 1 Yıl Boyunca OMM’da

Odunpazarı Modern Müze (OMM), 26 Eylül 2026 – 12 Eylül 2027 tarihleri arasında “Yeryüzü Yankıları” sergisini sanatseverlerle buluşturuyor. Ana sponsorluğunu ETİ’nin üstlendiği sergi, küratör Defne Casaretto tarafından hazırlandı.

Sergide farklı kuşaklardan sanatçıların resim, fotoğraf, heykel, seramik, tekstil ve video yerleştirme gibi tekniklerle ürettiği 70’in üzerinde eser yer alıyor. Çalışmalar, anlatıların kültürler ve coğrafyalar arasında aktarılırken geçirdiği dönüşümleri ve yeniden yorumlanma biçimlerini ele alıyor.

Üç kata yayılan sergi, doğa, tarih, sanat ve mitoloji ekseninde farklı zamanlardan imgeleri ve sembolleri bir araya getiriyor. Sergi boyunca anlatılar durağan bir miras olmaktan çıkarılarak mekânda yeniden şekillenen canlı bir yapıya dönüşüyor.

 

 

#OMM #YeryüzüYankıları #SanatSergisi #OdunpazarıModernMüze #DefneCasaretto #SanatHaberi #Eskişehir #ÇağdaşSanat #Sergi

“Şehrin Gözbebekleri” Sergisi 10 Ekim’de Açılıyor

Galeri Diani, yeni sezonunu usta sanatçı Su Yücel’in “Şehrin Gözbebekleri” sergisiyle açıyor. Küratörlüğünü Telga Südor Mendi’nin üstlendiği sergi, 10 Ekim – 1 Kasım 2026 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak.

Su Yücel, İstanbul’un betonlaşan yüzünde kaybolmaya başlayan endemik bitkileri ve şehrin hafızasını tuvale taşıyor. Boğaziçi Keteni, İstanbul Nazendesi, Riva Sığır Kuyruğu ve Çiğdemler gibi türler, edebiyat ve sanatın izlekleriyle buluşarak izleyiciye doğa ve şehir üzerine düşünme fırsatı sunuyor.

Sergi, klasik bir resim sergisinin ötesine geçerek kültür projesine dönüşüyor. Süreç, belgesel niteliğinde bir kitapla kalıcı hale getirilecek. Ayrıca sergi boyunca akademisyenler, sanat eleştirmenleri ve ekologların katılacağı söyleşiler ile Su Yücel’in atölye çalışmaları gerçekleştirilecek.

 

 

#SuYücel #ŞehrinGözbebekleri #GaleriDiani #SanatHaberi #İstanbulSanat #EndemikBitkiler #ÇağdaşSanat #Sergi #KültürProjesi #Sanat

Serap Görünme, Hayal Köseoğlu ve Mehmet Sinan Kuran KANZEN’de Buluşuyor

Chi Art Gallery, 9 Eylül – 10 Ekim 2026 tarihleri arasında Serap Görünme, Hayal Köseoğlu ve Mehmet Sinan Kuran’ın farklı disiplinlerdeki üretimlerini bir araya getiren KANZEN sergisine ev sahipliği yapıyor.

Japonca’da “tamlık” ve “bütünlük” anlamına gelen kanzen, serginin düşünsel çerçevesini oluşturuyor. Sergi, farklılıkların benzerlik aramadan yan yana durarak nasıl bir bütün oluşturabileceğini sorguluyor. Fotoğraf, resim ve çizim üzerinden gelişen üç ayrı sanatçı pratiği, ayrışmalarını koruyarak ortak bir zeminde buluşuyor.

Serap Görünme: Su altı fotoğraflarıyla beden ve çevre arasındaki ilişkiyi duyusal bir deneyime dönüştürüyor.

Hayal Köseoğlu: Renk ve biçimi içsel deneyimlerin görünürlük kazandığı bir ifade alanı olarak kullanıyor.

Mehmet Sinan Kuran: Çizgi ve karakterlerle özgün bir evren kurarak farklılıkların bütünlük içinde var olabileceğini gösteriyor.

Bu üç ayrı dünya, KANZEN sergisinde benzetilmeden, kendi bütünlükleri korunarak yan yana geliyor. İzleyici, önce her sanatçının bağımsız dünyasına giriyor; ardından geri çekildiğinde farklılıkların yan yana durabilme biçiminden doğan uyumu deneyimliyor.

 

 

 

#ChiArtGallery #KANZEN #SanatSergisi #İstanbulSanat #SerapGörünme #HayalKöseoğlu #MehmetSinanKuran #ÇağdaşSanat #SanatHaberi #Sergi

Çocukluk ve Yetişkinlik Arasında Sanatsal Bir Yolculuk

Art Rooms, yeni sergi sezonunu Deniz Doğruyol’un “Inner Talks” başlıklı kişisel sergisiyle açıyor. Çocukluk ve yetişkinlik arasındaki iç konuşmaları resim, obje ve mekân yerleştirmeleriyle görünür kılan sergi, hatırlamanın ve değişmenin bugünün içinde nasıl yaşamaya devam ettiğini sorguluyor.

Büyük gözlü kız figürleri, çizgili çoraplar, el yazıları ve tabela biçimindeki nesnelerle kurulan görsel dünya, çocuksu bir atmosferin altında yetişkin benliklerle karmaşık bir ilişkiyi ortaya çıkarıyor. Doğruyol, masumiyet ile bugünün sesini aynı anlatıda buluşturuyor.

Sergi, 17 Eylül – 19 Ekim 2026 tarihleri arasında pazar hariç her gün 13.30 – 20.30 saatleri arasında Girne’deki Art Rooms’da ziyaret edilebilecek.

 

 

 

#DenizDoğruyol #InnerTalks #ArtRooms #SanatSergisi #ÇağdaşSanat #GirneSanat #SanatHaberi #KişiselSergi #İçKonuşmalar #Sergi

Christiane Peschek’ten Anka Kuşu Kalesi SANATORIUM’da

SANATORIUM, 17 Eylül – 31 Ekim 2026 tarihleri arasında sanatçı Christiane Peschek’in kişisel sergisi “Anka Kuşu Kalesi”ne ev sahipliği yapıyor. Sergi, dünyayı insan merkezli bir bakışın ötesinde; hafıza biriktiren, dönüşen ve yeniden üreten canlı bir sistem olarak ele alıyor.

Peschek, jeolojik süreçleri bedensel ve duygusal deneyimlerle buluşturarak ziyaretçiyi dönüşüm, madde, bellek ve zaman arasındaki ilişkiler üzerine düşünmeye davet ediyor. Sergi, sabit bir galeri sunumundan farklı olarak altı hafta boyunca sürekli değişen bir yapı olarak tasarlanıyor. 24 farklı yeryüzü koşulundan oluşan döngü, serginin her aşamasında yeni bir evreye geçerek izleyicilere farklı deneyimler sunuyor.

Yerleştirmeler, ritüeller, sesler ve yazılar aracılığıyla genişleyen mimari, ziyaretçiyi insanın Dünya ile kurduğu ilişkiyi yeniden düşünmeye çağırıyor. Sergi boyunca ziyaretçiler ayakkabılarını çıkararak ritüelistik bir arınma deneyimine katılıyor, kokulu küller ve tütsüler eşliğinde bedensel bir yolculuğa çıkıyor. Çok kanallı ses yerleştirmeleriyle desteklenen bu deneyim, bedenle doğrudan hissedilen bir sergi atmosferi yaratıyor.

Sergiye eşlik eden “Gaia Scripts” adlı monografik yayın ise Peschek’in pratiğini kapsamlı biçimde ele alıyor. SANATORIUM ve MOUSSE tarafından yayımlanan kitap, sanatçının bedensel, teknolojik ve ekolojik sistemler arasındaki ilişkileri araştıran çalışmalarına geniş bir perspektif sunuyor.

 

 

 

#ChristianePeschek #AnkaKuşuKalesi #SANATORIUM #SanatSergisi #ÇağdaşSanat #İstanbulSanat #GaiaScripts #SanatHaberi #Beyoğlu #Sergi